Koleksiyon/r/munzur/2

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleAçık Erişim2023
    Investigation of Structural, Morphological and Magnetic Properties of Equi-molar Fe-Si-Cu/Nb (at.%) Nanocrystals Synthesized by Mechanical Alloying

    Simsek, Tuncay; Güler, Seval Hale

    In this study, equimolar nanocrystalline Fe-Si-Cu (at.%) and Fe-Si-Nb (at.%) alloys were synthesized under an Argon atmosphere by a mechanical alloying method. Experimental parameters were determined as 350 rpm, 10:1 BPR, 120 hours. Phase structures of the synthesized alloys were investigated by X-Ray diffractometry, morphology and elemental analyzes were investigated by SEM-EDS, and magnetic properties were investigated by vibrating sample magnetometer (VSM) technique at room temperature. The crystallite size of the Fe-Si-Cu alloy was found to be 102.3, 22.5, 15.9 and 8.6 nm at the beginning of grinding, after 30, 60 and 120 hours grinding, respectively, and the lattice strains were 0.164%, 0.510%, 0.672% and 1.165%, while the Fe-Si-Cu alloy For the Nb alloy, the crystallite sizes were calculated as 140.8, 42.9, 16.8 and 7.8 nm, and the lattice strains were calculated as 0.134%, 0.301%, 0.639% and 1.271%. According to the magnetism results, the saturation magnetization (Ms) of the Fe-Si-Cu (at.%) alloy was found to be 3146 emu/g, while the saturation magnetization of the Fe-Si-Nb (at.%) alloy was found to be 8.91 emu/g. It was determined that Nb addition to the Fe-Si alloy system caused an increase in the coercivity values.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Demokrat parti döneminde Türkiye dış politikasının Elâzığ basınındaki yansımaları

    Durmuş, İrfan

    Bu çalışma, siyasi tarihimizde ve çok partili yaşama geçişte büyük bir öneme sahip olan Demokrat Parti’nin (DP) iktidarda olduğu dönemdeki dış politikalarının Elâzığ basınında yansımalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 1950-1960 dönemlerini kapsayan Elâzığ basınının önemli gazeteleri taranmıştır. Elâzığ’ın o dönemdeki önemli yazılı basın kaynaklarından Uluova, Turan ve Elâzığ gazetelerinden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Araştırma çerçevesi Elâzığ ilinde yayımlanan yerel gazeteler, DP hükümetinin dış politikaları hakkında yayınlanmış haberler ve araştırmacının yorumundan oluşmaktadır. Çalışma kapsamında 1950-1960 yılları arasında yayına devam eden gazeteler incelenmiş olup 1200 civarında DP ile ilgili haber ve yazılı belgeye rastlanmıştır. Nitel vaka analizi yönteminin benimsendiği çalışma sonucunda, Elâzığ basının DP iktidarının dış siyasetteki uygulamalarını yakından takip ederek dış politikadaki gelişmelere haber içeriklerinde geniş yer verdiği görülmüştür.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kriptografik Yapılar için Seçmeli Kaotik Permütasyonlar Tabanlı Yeni bir S-box Üretme Algoritması

    Artuger, Firat

    Kriptografi, güvenli olmayan ağlar üzerinden iletilen verilerin korunması için algoritmalar tasarlamayı amaçlamaktadır. Bu algoritmalar, verileri şifreler ve üçüncü kişiler tarafından ele geçirilse bile, veriyi anlaşılmaz hale getirir. S-box, algoritmada karıştırma adı verilen temel gereksinimlerden birini sağlamaktadır. Lineer olmama değeri yüksek bir s-box yapısı, çeşitli saldırılarına karşı güvenliği oldukça arttırmaktadır. Bu nedenle, bir şifreleme algoritmasında s-box oldukça hayati bir önem taşımaktadır. Literatüre bakıldığında kaos tabanlı s-box yapıları sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak kaos ile üretilen s-box ‘ların lineer olmama değeri düşüktür. Bu makalede, bu problemin üstesinden gelmek için yeni bir algoritma önerilmiştir. Önerilen yöntemde öncelikle herhangi bir kaotik harita yardımıyla bir s-box üretilir. Daha sonra bu s-box ‘da yine aynı kaotik harita ile seçilmiş iki elemanın yeri değiştirilerek lineer olmama değeri kontrol edilir. Bu değer arttığında s-box güncellenir. Bu şekilde sadece 100 yineleme sonucunda lineer olmama değeri 107.5 olan bir s-box üretilmiştir. Bu değer literatürdeki birçok çalışmayı geride bırakmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Experimental investigation and numeric modelling of the impact performance of basalt fiber reinforced geopolymer concrete

    Polat, Berivan Yılmazer; Güngör, Hiranur

    Geopolymer concrete (GC) has been found to have better results than Portland cement concrete (PCC), including lower carbon dioxide emissions, higher compressive strength, and greater durability. The study aims to determine the effects of basalt fiber on GC due to the impact caused by the sudden loading effect. Samples were prepared with different mixing ratios for the experimental process, with PCC used as the control sample. Basalt fibers were added to the samples in three different ratios based on optimal mixing ratios determined through physical and mechanical tests, such as UPV (Ultrasonic Pulse Velocity), compressive strength, and flexural strength. Subsequently, fibrous samples were analyzed using SEM (scanning electron microscopy) and EDS (energy dispersive spectroscopy). A drop-weight experiment was conducted on GC plates measuring 50×50×5 cm, which contained two different fiber ratios that yielded the best mechanical and physical properties. The results were analyzed using numerical modeling methods. No changes in content were made. The sample with the highest impact resistance was found to be the 2% basalt fiber-reinforced GC, with a displacement value 21.21% lower than PCC. The language used is clear, concise, and objective, with a formal register and precise word choice. The text follows a logical structure with causal connections between statements and adheres to conventional academic formatting and citation styles. The ANSYS modeling results indicated an 89.63% similarity with the experimental data regarding the displacement values. Additionally, the study demonstrated that the inclusion of basalt fiber additives enhances the impact resistance of geopolymer concrete. Furthermore, numerical modeling can predict the impact behavior of concrete to a significant extent, eliminating the need for experimental processes.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Çocukların İnternet Kullanım Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık Becerileri Üzerine Bir Araştırma

    Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Yılmaz, Turkan Karakuş; Aslan, Alper; Bayzan, Şahin; Yıldırım, Önder

    Bu çalışmanın amacı, 8-16 yaş aralığındaki çocukların internet erişimi ve kullanımı, dijital becerileri, karşılaştıkları internet riskleri ve bu risklere yönelik uyguladıkları başa çıkma ve arabuluculuk stratejilerini ortaya koymaktır. Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması düzey-2’ye göre 81 ilden çalışmaya katılan 10.475 öğrenci çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla Global Kids Online çerçevesi ile uyumlu olacak biçimde 8-16 yaş aralığındaki öğrenciler için kişisel ve demografik bilgi formuna ek olarak araştırmacılar tarafından 21 soruluk veri kümesi hazırlanmış, hazırlanan veri kümesi çevrimiçi ankete dönüştürülerek verilerin toplanması sağlanmıştır. Öğrencilerden elde edilen veriler; erişim ve kullanım durumu, dijital beceriler, karşılaşılan riskler, başa çıkma ve arabuluculuk stratejileri olarak beş başlık altında incelenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre; çocukların büyük çoğunluğu internet erişimi için akıllı telefon ve tablet kullanmaktadır. Bununla birlikte çocukların büyük çoğunluğunun internette geçirdiği aşırı zaman akademik başarısını düşürmektedir. Çocukların büyük çoğunluğu, internette pozitif içerik üretme gibi yaratıcı becerilerde istenilen seviyede değillerdir, içerik üretmekten ziyade içerik tüketmektedirler. Çocukların çoğunluğu internette dijital mahremiyetlerini koruma, gizliklerini sağlama noktasında yeterli beceriye sahip değildirler. Ayrıca çocuklar, internette yaşanılan olumsuzluklarda haklarını arama konusunda yeterli beceriye sahip değildirler.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Munzur Üniversitesi Hizmet Binalarının Güç Kalitesi Yönünden İncelenmesi

    Zengin, Bilgin; Tam, Gürkan

    Bu çalışmada, Munzur Üniversitesi Kampüs alanında bulunan hizmet binaları güç kalitesi yönünden incelenmiştir. Çalışma kapsamında Munzur Üniversitesi kampüsünde bulunan hizmet binalarından kesintisiz güç kaynağı ve kompanzasyon sistemi bulunduran bir hizmet binası, yalnızca kompanzasyon sistemi bulunduran bir hizmet binası ve hem kesintisiz güç kaynağı hem de kompanzasyon sistemi bulundurmayan bir hizmet binası olmak üzere toplamda 3 hizmet binası seçilmiştir. Seçilen hizmet binalarına ait akım, gerilim, güç, frekans, güç faktörü, gerilim dengesizliği, akım ve gerilim harmonikleri uluslararası standartlar kapsamında incelenmiştir. İncelenen hizmet binaları için elde edilen sonuçlar, seçilen hizmet binalarının tamamı için güç kalitesi parametrelerinden sadece akım harmoniği problemleri olduğunu göstermiş ve bu problemlerin giderilmesiyle ilgili çözüm önerileri çalışmada sunulmuştur.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2023
    Systematic Literature Review and Scientific Maps on Ecological Architecture and Eco-Architecture

    Dal, Murat; Burkut, Emine Banu

    The purpose of this article is to examine systematic literature reviews and scientific maps on the subjects of Ecological architecture, eco-architecture, and ecological architectural design. The method of this research is bibliometric analysis, one of the quantitative research methods. The data of the research are publications in the Scopus database between 2000 and 2023. For the analysis, graphics from the Scopus database and the Biblioshiny software program were used. Research findings offer a comprehensive overview of theories, concepts, trends, and publications in the field of ecological architecture, eco-architecture, and ecological architectural design. Additionally, the concepts that stand out in the publications are ecology, sustainable architecture architectural design, environment, green building, design, energy efficiency, architecture design, green architecture, experimental simulation, sustainable design, landscape, nature, sustainable design, thermal design, architectural education, climate change, construction, ecological architecture design. The significance of this research lies in its provision of a conceptual foundation for future studies in the intersection of ecology and architecture. For future research, it is recommended to conduct studies using various databases such as Web of Science, ProQuest Dissertations & Theses Global, etc., at different intervals over the years.

    AtıfOpenAlex7TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Tunceli (Pertek ve Çemişgezek) ile Elazığ (Keban ve Sivrice) İlçelerinde Balık Tüketim Alışkanlıklarının Araştırılması ve Karşılaştırılması

    Kuzgun, Nermin Karaton; Şeker, Engin; Kürşat, Muhammed

    Bu araştırma, Elazığ ili Keban ve Sivrice ilçeleri ile Tunceli ilinin Pertek ve Çemişgezek ilçelerinin balık tüketim alışkınlıklarını tespit etmek için yapılmıştır. Bu araştırma, anket uygulaması ile yapılmıştır. Anketler, 2021 yılının Nisan-Haziran aylarında yüz yüze görüşme ve online anket metoduyla yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, bu çalışmanın katılımcıları en çok Pertek ilçesinden, en az Çemişgezek, ilçesinde bulunan katılımcılardan oluşmuştur. Ankete katılan katılımcıların en çok kesimi kırmızı eti, en az kesimi balıketini tercih ettikleri tespit edilmiştir. En fazla balık tüketimi, Pertek ve Keban ilinde olduğu gözlemlenmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Length-Weight, Length-Length Relationships and Condition Factor of Squalius cephalus (Linnaeus, 1758) in the Munzur River

    Serdar, Osman; Ozcan, Ebru Ifakat

    In this study; some features were investigated such as length-weight, length-length relationships and condition factor of Squalius cephalus (Linnaeus, 1758) were collected between 2019-2021 from Munzur River. 49 were female and 59 were male; female/male ratio was found to be 1/1.20. Total length and weight ranged between 8.2-24.1 cm and 6.8-148.6 g for female; 8.9-24.3 cm and 7.3-156.8 g for male. The length-weight relationship of S. cephalus was found W = 0.0079L3,1229 (R² = 0.965) in females, W = 0.0074L3.1536 (R² = 0.971) in males and W= 0.0076L3.1407 (R² = 0.969) in all individuals. It was determined that the b value was not statistically different from 3 in female, male and all individuals (t-test; p>0.05). The growth of the S. cephalus was determined to be isometric (b=3) in the Munzur River. The relationship between total, fork and standard lengths was determined for female, male and all individuals were quite strong (P<0.001; R2>0.927). Condition factor of S. cephalus varies between 0.827-1.438 in females and 0.826-1.517 in males from Munzur River.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Numerical Analysis of Double Geopolymer Concrete Layer with Different Properties

    Polat, Berivan Yılmazer

    Researchers have been working to find alternatives to conventionally produced concrete in recent years. Geopolymer concretes are also the focus of these studies. There are not enough studies on modelling geopolymer concretes, which are the subject of many experimental studies. In this study, which is believed to close the gap in the literature, stress and strain analyses of geopolymer concrete with two different properties under load in two different systems were performed. The locations of the concrete with different properties were also changed in the model, and the results obtained in both cases were compared. It was observed that when the geopolymer concrete with a lower modulus of elasticity and 100% slag content was on top, the stress values decreased, and the strain rates increased.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Akademisyenlerin Örgütsel Adaletsizlik Algıları İle Bilgi Saklama Davranışı Arasındaki İlişkide Örgütsel Sessizliğin Aracılık Rolü

    Uyan, Umut

    Bilgi paylaşımı, kuruluşların en değerli maddi olmayan varlıkları olan bilgiyi etkin bir şekilde yönetmeleri ve kullanmaları için hayati önem taşımaktadır. Yükseköğretim kurumlarının bilgi-yoğun örgütler olduğu düşünüldüğünde bireysel bilginin örgüt geneline dağıtılması daha da kritik hale gelmektedir. Ancak çeşitli bireysel, örgütsel ve bağlamsal unsurlar çalışanları bilgi paylaşma noktasında isteksiz hale getirebilmektedir. Bu çalışmanın amacı akademisyenlerin adaletsizlik algılarının bilgi saklama davranışını ne derece etkilediğini ortaya koymaktır. Araştırmanın temel varsayımı ise adaletsizlik algısının çalışan sessizliğine sebep olduğu, bunun da bireyleri sahip oldukları bilgiyi saklamaya teşvik etmesidir. Araştırmanın verileri Adana ve Mersin illerinde faaliyet yürüten dördü kamu ve ikisi vakıf olmak üzere toplam altı yükseköğretim kurumundan yapılandırılmış anketler aracılığıyla toplanmıştır (n= 289). Araştırmanın bulguları örgütsel adaletsizlik algısının bilgi saklama davranışını teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Ayrıca bulgular, kısmi de olsa, bahsedilen ilişkide örgütsel sessizliğin aracılık ilişkisini doğrular niteliktedir. Araştırma, bilgi-yoğun kuruluşlar olan yükseköğretim kurumlarında bilginin etkin yönetilmesi önündeki bariyerleri ortaya koyması bakımından özgün bir nitelik taşımaktadır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Analysis of Publications on Earthquake Research in Architecture Category and Analysis with R Studio-Biblioshiny Software

    Dal, Murat; Burkut, Emine Banu; Karataş, Lale

    The purpose of this research is to examine the publications focusing on earthquakes in the category of architecture (web of science). The data of the research was analyzed with the Biblioshiny software program. This software program makes a bibliometric analysis on which topics and concepts earthquake research focuses. In addition, images and frequencies of publications related to architecture and earthquakes were revealed. The data of the research was collected between 1-15 July 2023. Results for Architecture (WoS Categories) AND earthquake* (Topic) OR earthquake AND architecture (Topic) OR earthquake AND house (Topic) OR earthquake AND structure (Topic) OR earthquake AND damage (Topic) OR earthquake AND city (Topic) OR earthquake AND urban (Topic) and Türkiye (Countries/Regions). Data were collected with keywords in the Web of Science database. According to the research findings, there are 1033 publications and in the country/region category (Türkiye), 83 publications are accessed. The most used words in the publications are earthquake, urban transformation, Istanbul, seismic, retrofit, assessment, structural, urban, damage, buildings and performance.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    A Graphical Ontology-Based Method for Rapid Damage Assessment of Stone Cultural Heritage Structures After an Earthquake: A Case Study of Mor Petrus and Mor Paulus Church, Adıyaman/Türkiye

    Dal, Murat; Karataş, Lale

    To prevent further damage to historical structures and elements after an earthquake, it is important to implement temporary interventions that aim to stabilize and support the affected area. Within this scope, it is crucial to promptly identify the areas in historical buildings that require urgent intervention. The aim of this study is to design a standardized assessment method that provides an objective evaluation for post-earthquake damage detection in stone cultural heritage structures, independent of subjective assessments, and can be easily and quickly implemented in the field. For the proposed method, the heavily damaged Mor Petrus and Mor Pavlus Church in Adıyaman, which was affected by the 2023 earthquakes centered in Kahramanmaraş, is used as a case analysis. The results of the study demonstrate that the presented method is beneficial for detecting damages in masonry church structures after an earthquake. The graphical ontology-based method followed in the study allows for the identification of damages at the level of structural elements and focuses on areas with urgent damage.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İnfertilite sonrası gebelikte algılanan gelişimsel stresin öz bakım gücüne etkisi

    Can, Hafize Ozturk; Sevil, Ümran; Çakır-Koçak, Yeliz; Dal, Nursel Alp; Öcalan, Dilek; Akmeşe, Zehra Baykal; Gün, Semra

    Amaç: Araştırmanın amacı, infertilite tedavisi sonrası gerçekleşen gebeliklerde algılanan gelişimsel stresin öz bakım gücüne etkisini belirlemektir. Yöntem: Kesitsel tipte yapılan çalışmada, infertilite tedavisi alarak gebe kalan 90 kadın araştırmaya katılmıştır. Araştırmada Birey Tanıtım Formu, Algılanan Stres Ölçeği ve Öz Bakım Gücü Ölçeği kullanılmıştır. Bulgular: Gebelerin yaş ortalaması 30.76±4.29, gebelik haftası ortalaması 13.61±11.71, alınan infertilite tedavi sayısı ortalaması 2.17±1.44, toplam gebelik sayısı ortalaması 1.26±0.55’dir. Kadınların %95.6’sının primer infertilite tanısının olduğu, kadınların %70’inin herhangi bir işte çalışmadığı, %44.4’ünün ilköğretim mezunu olduğu ve %64.4’ünün gelirinin giderine eşit olduğu saptanmıştır. Algılanan Stres Ölçeği toplam puan ortalaması 25.73±5.36, Öz Bakım Gücü Ölçeği toplam puan ortalaması 104.60±15.25’dir. Algılanan Stres Ölçeği toplam puanları ile Öz Bakım Gücü Ölçeği toplam puanları arasında negatif yönlü anlamlı ilişki vardır (r=-0.385, p=0.000). Sonuçlar: İnfertilite tedavisi sonrası gebelerin algıladıkları gelişimsel stres ve öz bakım gücü orta düzeydedir. Kadınların algıladıkları stres düzeyi arttıkça, öz bakım gücü düzeyi azalmaktadır. İnfertilite tedavisi sonrası gebelerin algıladıkları stresi azaltmak, öz bakım gücünü arttırmak için, destekleyici ve bütüncül bir bakım yaklaşımı önerilmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Aile Desteği Çocukların Sağlıklı Yeme Öz Yeterliliğini Etkiler mi?

    Kasımoğlu, Necla; Gürarslan Baş, Nazan

    Amaç: Bu araştırma aile desteğinin çocukların sağlıklı yeme-öz-yeterlilik davranışları üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Mayıs 2021/2022 tarihleri arasında Türkiye’nin doğusunda bir ilin merkezinde 4. sınıfında öğrenim görmekte olan 202 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler ‘Kişisel Bilgi Formu’, ‘Sağlıklı Yeme İle İlgili Aile Desteği Ölçeği’ ve ‘Sağlıklı Yeme Öz-Yeterlik Ölçeği’ kullanılarak yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar destekli programda sayı, yüzdelik, ortalama, standart sapma, t-testi, Kruskal Wallis ve korelasyon ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 10.05±.51’dir. Öğrencilerin anne yaşı, baba yaşı ve anne çalışma durumu ile Sağlıklı Yeme Öz-Yeterlik Ölçeği puan ortalamaları arasında; babanın öğrenim düzeyi ile de, Sağlıklı Yeme ile İlgili Aile Desteği Ölçeği puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Sağlıklı yeme öz-yeterlilik düzeyi ile ailenin sağlıklı yeme alışkanlığını destekleme puan ortalamaları arasında negatif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0.001). Sonuç: Araştırmada elde edilen bulgulara göre, okul dönemi çocuklarının yeme öz yeterliği düşüktür ve aileler sağlıklı yeme davranışlarıyla ilgili destekleri yüksektir. Bu doğrultuda, çocukların sağlıklı yeme öz yeterliği ve ailenin sağlıklı yeme davranışıyla ilgili desteğini yükseltmek için çocuk ve ailesiyle çalışan pediatri hemşirelerinin eğitim ve danışmanlık rollerine gereksinim duyulmaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination and monitoring of tetracycline and degradation products in livestock slaughterhouse wastewater treatment plant effluent

    Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Öbek, Erdal

    Aim of our study was the determination and monitoring of tetracycline (TC) and degradation products (DEP) in livestock slaughterhouse wastewater treatment plant (SWWTP) effluent. For this purpose, TC and DEP values in SWWTP were investigated. The concentrations of TC and DEP were monitored for 12 months. TC, 4-epitetracycline (ETC), 4-epianhydrotetracycline (EATC), anhydrotetracycline (ATC), and physicochemical parameters of pH, suspended solids (SS), BOD5, COD, and TP were calculated. The maximum TC concentration was determined as 1.68±0.08 µg/L in March and the minimum TC was 1.08±0.05 µg/L in January. The maximum ETC was 2.93±0.14 µg/L in March and April. The minimum ETC was 1.98±0.1 µg/L in January. EATC was 10.82±0.5 µg/L in September, and minimum EATC value was determined as 9.14±0.4 µg/L in March. The maximum ATC value was 8.62±0.4 µg/L in June and the lowest ATC value was 6.61±0.3 µg/L in September. Concentrations of TC and DEP detected in SWWTP effluent were listed in descending order as EATC> ATC> ETC> TC.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Evlilik tutumunun bir yordayıcısı olarak çocukluk çağı ruhsal travmaları

    Öztürk, Meral; Tire, Olcay

    Bu araştırmada çocukluk çağı ruhsal travmaları ile evlilik tutumu arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma 18-35 yaş aralığında evli olmayan genç yetişkinlerle gerçekleştirilmiştir. Kolayda ve kartopu örneklemi tekniği kullanılarak internet yoluyla ulaşılabilen 645 kişi anketi doldurmuştur. Katılımcıların 481’i (%74,6) kadın,164 (%25,4) erkek olup yaş ortalamaları 24,15±7,22’dir. Araştırmada “kişisel bilgi formu”, “Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği” ve “İnönü Evlilik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni yordama gücünü analiz etmek için Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi’nden faydalanılmıştır. Bulgulara göre katılımcılar çocukluk çağı travmalarına maruz kalmış, en sık duygusal ihmal mağduru olmuşlardır. Katılımcılar genel olarak evliliğe yönelik olumlu tutuma sahiptir. Duygusal istismar, fiziksel istismar ve minimizasyon alt boyutları evlilik tutumu üzerinde anlamlı etkiye sahiptir. Duygusal istismar evlilik tutumunu negatif yönlü etkilerken, fiziksel istismar ve minimizasyon boyutları evlilik tutumunu pozitif yönde yordamaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Nadir Toprak Elementlerinin Karbon Elyaf Tozu Takviyeli Poliolefinlerin Akışkanlığına Etkileri

    Kismet, Yilmaz; Güray, Serhat

    Bu çalışmada, poliolefinler grubuna ait ticari birer termoplastik olan alçak yoğunluklu polietilen (AYPE), yüksek yoğunluklu polietilen (YYPE) ve polipropilenin (PP) akışkanlığı üzerine karbon elyaf tozunun ve nadir toprak elementlerinin etkileri incelenmiştir. Öncelikle mekanik olarak karıştırılan ağırlıkça %5, %10 ve %15 oranlarında karbon elyaf tozu içeren termoplastiklere ait karışımların eriyik akış analizleri yapıldı. Daha sonra AYPE, karbon elyaf tozu ve %90’nın üzerinde zenginleştirilmiş lantan ve seryum ile çözeltiler hazırlandı ve bunların akışkanlıkları incelendi. Bu çözeltiler hazırlanırken AYPE sentetik tinerde, lantan ve seryum ise su da çözündü ve sonra karbon elyaf tozu takviye edildi. Hazırlanan bu çözeltiler saf termoplastikler (AYPE, YYPE, PP) ile ayrı ayrı ağırlıkça %10, %20, %30, %40 ve %50 oranlarda karıştırılarak akışkanlık ve yoğunluk analizleri gerçekleştirildi. Bu şekilde hem karbon elyaf tozu hem de lantan ve seryum emdirilmiş karbon elyaf tozlarının termoplastiklerin akışkanlık ve yoğunluğu üzerine olan etkileri belirlenerek elde edilen sonuçlar grafiklerle açıklandı.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye-Avrupa Birliği İlişkilerinde Sığınmacı Krizi

    Gökcan, Özkan

    Bu çalışmanın amacı, Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından Suriyeli sığınmacılar konusunun Türkiye-AB ilişkilerinde nasıl bir rol oynadığını analiz etmektir. Çalışmanın temel iddiası, Suriye’de 2011 yılında başlayan savaşın ardından ortaya çıkan sığınmacılar meselesinin özellikle 2015 yılında bir krize dönüşmesinin ardından AB-Türkiye ilişkilerinin seyrini belirleyen ve etkileyen temel konu haline geldiğidir. Zira ortaya çıkan mutabakat metinlerinde ve gerçekleşen ikili görüşmelerde Türkiye’nin AB’ye üyelik süreci ile sığınmacı krizinin beraber ele alınması, bu etkinin önemli bir kanıtıdır. Özellikle 18 Mart 2016 tarihli mutabakat metninde de görüleceği üzere hem Türkiye hem de AB, üyelik süreci ile sığınmacı krizini birlikte ve birbirine paralel ilerleyen konular olarak ele almıştır. Bu durum sığınmacı krizinin insani boyutunun geri plana atılmasına ve bir güvenlik meselesi olarak ele alınmasına doğrudan etki etmiştir. Bu ele alış şekli, Türkiye-AB ilişkilerinde son 10 yılda birçok krizin yaşanmasının da temel nedenlerinden biri olmuştur. Bu kapsamdan hareketle çalışmanın birinci bölümünde öncelikle AB’nin göç ve sığınmacı politikası ve Türkiye’nin bu politikaya uyum süreci ele alınmakta ve çalışmaya bir temel oluşturulmaktadır. İkinci bölümde Suriye’de iç savaşın başlamasından 2016 yılında imzalanan Türkiye-AB mutabakatına kadar ikili ilişkilerden Suriyeli sığınmacılar meselesinin nasıl bir yer kapladığı incelenmektedir. Üçüncü bölümde 2016 yılında imzalanan AB-Türkiye Mutabakatı’nın içeriği ve amacı ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde mutabakatın ardından AB-Türkiye ilişkilerinde sığınmacı krizinin nasıl bir rol oynadığı analiz edilmektedir. Sonuç bölümünde ise çalışmanın genel bir değerlendirmesi ve tavsiyeler sunularak çalışma sonlandırılmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Denetimden Politika Oluşturmaya: Kamu Politikası Sürecinde Kamu Denetçiliği Kurumu’nun Aktör Rolü

    Boyali, Handan

    Küresel gelişmelere bağlı olarak toplumsal hayatın her alanında köklü değişimler olduğu gibi kamu yönetimi alanında da yeni değişimler meydana gelmiştir. Bu çerçevede hükümetlerin kamu yararı ve milli çıkarları doğrultusunda kamu politikaları oluşturulmuştur. Kamu politikası birçok aktörü ve süreçleri kapsamaktadır ve genellikle sorunun tespiti ile başlayıp, söz konusu sorunlara dair politika oluşturma süreçlerini kapsamaktadır. Kamu politikasında yer alan aktörler resmi, gayri resmi ve uluslararası aktörler olmak üzere üç kategoride ele alınmaktadır. Resmi oyuncu kategorisinde; yasama, yürütme (hükümet ve bürokrasi) ve yargı. Resmi olmayan oyuncu kategorisinde; vatandaşlar (seçmenler), siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, medya, üniversiteler ve düşünce kuruluşları. Uluslararası aktörler küresel ölçekte devletler veya uluslararası kuruluşlardır. Bunun yanı sıra oluşturulan politikaların yasalaşması, uygulanması ve değerlendirilmesi gibi süreçlerle de devam etmektedir. Bu bağlamda Kamu Denetçiliği Kurumu kamu politikası sürecine katılım noktasında faaliyetleri bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Özellikle parlamentoya sunmak üzere hazırlamış oldukları yıllık faaliyet raporlarıyla kamu politikalarına ne denli katkı sağladığı görülmektedir. Sunulan raporlardaki tavsiye kararları yoluyla kamu politikasına etki etmektedir. Kamu politikasında aktör rolünün yanı sıra, tavsiye kararlarına uymayan kurumlara yer vermesi ve bu kurumların parlamento tarafından bilinmesi, Kamu Denetçiliği Kurumu’nu etkili bir denetim mekanizması da yapmaktadır. Bu çalışmayla denetimden politika oluşturma süreçlerine değin kamu politikası sürecinde Kamu Denetçiliği Kurumu’nun aktör rolü ele alınmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar