Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

8 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Dindarlık Eğilimi ve Aile İçi Şiddet Farkındalığı Arasındaki İlişkide Toplumsal Cinsiyet Algısının Aracılık Rolü

    Öztürk, Meral; Türk, Ahmet; Tire, Olcay

    Bu araştırma dindarlık eğilimi ve aile içi şiddet farkındalığı arasındaki ilişkide toplumsal cinsiyet algısının aracılık rolünü incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacına uygun olarak tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 18-70 yaş aralığında 463’ü (%68,9) kadın ve 209’u (%31,1) erkek olmak üzere 672 kişi katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması x̄=28,70±10,02’dir. Araştırmada veriler Kişisel Bilgi Formu, Dindarlık Eğilimi Ölçeği, Aile İçi Şiddet Farkındalığı Ölçeği ve Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Pearson korelasyon analizi ile PROCESS Makro regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular, katılımcıların olumlu bir toplumsal cinsiyet algısına, yüksek düzeyde dindarlık eğilimi ve aile içi şiddet farkındalığına sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Dindarlık eğilimi ile aile içi şiddet farkındalığı ve toplumsal cinsiyet algısı arasında pozitif yönlü, toplumsal cinsiyet algısı ile aile içi şiddet farkındalığı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Aracılık analizi sonucunda dindarlık eğilimi ve aile içi şiddet farkındalığı arasındaki ilişkide toplumsal cinsiyet algısının kısmi aracılık etkisine sahip olduğu saptanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ3
    Job satisfaction mediation in the relationship between work-family conflict and life satisfaction among Turkish academics

    Öztürk, Meral; Türk, Ahmet; Tire, Olcay; Gönültaş, Burak M.

    This study examined the mediating role of job satisfaction in explaining the relationship between work-family conflict and life satisfaction among Turkish academicians. Employing a cross-sectional study design 645 academicians aged between 24 and 65 (male = 45.1%, female = 54.9%; professors = 12.1%, associate professors = 17.7%, assistant professors = 28.2%, lecturers = 17.8%, research assistants = 24.2%; mean age and SD = 39.72 ± 8.94) completed the Job Satisfaction Scale, Life Satisfaction Scale, and the Work-Family Conflict Scale. They also self-reported their demographics. The findings from PROCESS MACRO analysis indicated work-family conflict to predict lower job satisfaction among academicians. Those with higher job satisfaction were also self-reported with higher life satisfaction. Lob satisfaction mediated the relationship between the academician’s work family conflict and life satisfaction for higher life satisfaction. The findings of this study indicate a need to implement work-family and life satisfaction measures to enhance job satisfaction among academics.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfScopus1WoS1OpenAlex1
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Evlilik tutumunun bir yordayıcısı olarak çocukluk çağı ruhsal travmaları

    Öztürk, Meral; Tire, Olcay

    Bu araştırmada çocukluk çağı ruhsal travmaları ile evlilik tutumu arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma 18-35 yaş aralığında evli olmayan genç yetişkinlerle gerçekleştirilmiştir. Kolayda ve kartopu örneklemi tekniği kullanılarak internet yoluyla ulaşılabilen 645 kişi anketi doldurmuştur. Katılımcıların 481’i (%74,6) kadın,164 (%25,4) erkek olup yaş ortalamaları 24,15±7,22’dir. Araştırmada “kişisel bilgi formu”, “Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği” ve “İnönü Evlilik Tutum Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni yordama gücünü analiz etmek için Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi’nden faydalanılmıştır. Bulgulara göre katılımcılar çocukluk çağı travmalarına maruz kalmış, en sık duygusal ihmal mağduru olmuşlardır. Katılımcılar genel olarak evliliğe yönelik olumlu tutuma sahiptir. Duygusal istismar, fiziksel istismar ve minimizasyon alt boyutları evlilik tutumu üzerinde anlamlı etkiye sahiptir. Duygusal istismar evlilik tutumunu negatif yönlü etkilerken, fiziksel istismar ve minimizasyon boyutları evlilik tutumunu pozitif yönde yordamaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Examining the relationship between attitudes of ambivalent sexism and dating violence

    Yeşiltepe, Akgün; Tire, Olcay

    The aim of this study is to investigate the relationship between attitudes towards dating violence and conflicting sexist attitudes. This descriptive cross-sectional study was conducted using a total of 283 students at the Faculty of Letters of Munzur University in Türkiye between February and June 2021. The data were collected using a descriptive information form, the Ambivalent Sexism Inventory and the Dating Violence Questionnaire, and analyzed using Mann Whitney U and Kruskal Wallis tests, Spearman’s correlation analysis and Bonferroni test. A statistically significant moderately positive relationship was found between the students’ attitudes of ambivalent sexism and dating violence. The students had a high level of ambivalent sexism and a low level of dating violence. In the study, it was determined that men (74.93±22.41) exhibit higher ambivalent sexism attitudes than women (60.14±22.02), and the mean dating violence rate of men (1.56±0.38) is higher than that of women (1.30±0.29). As a result of the analysis, it was determined that the hostile and protective sexist attitude, which is the sub-dimensions of ambivalent sexism, is higher in male students than in female students. Finally, it was found that those with high protective sexism attitudes have more dating violence attitudes than those with high hostile sexism attitudes. The findings reveal that the ambivalent sexist attitude supports dating violence.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sosyodemografik Değişkenler ve İş-Aile Yaşam Çatışmasının Akademisyenlerin İş Doyumuna Etkisi

    Tire, Olcay

    Akademisyenlerin, nitelikli bireyler yetiştirebilmeleri, araştırma ve bilgi üretme işlevlerini en verimli şekilde yerine getirebilmeleri için yaptıkları işten doyum almaları gerekmektedir. İş doyumu bazı sosyodemografik faktörlerden etkilenebilmektedir. Bununla birlikte iş ve aile yaşamı arasında meydana gelen çatışmanın iş doyumu üzerinde etkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma, iş-aile yaşam çatışması ve sosyodemografik değişkenlerin akademisyenlerin iş doyumuna etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Nicel yaklaşımın benimsendiği bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya katılan 611 akademisyenin 273’ü (%44,7) erkek ve 338’i (%55,3) kadındır. 24 ile 65 yaş aralığındaki akademisyenlerin yaş ortalaması x̄=39,51±8,97’dir. Araştırma kapsamında akademisyenlerin sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak adına Kişisel Bilgi Formu, işten almış oldukları doyum düzeyini belirlemek için İş Tatmini Ölçeği ve iş-aile yaşam çatışması düzeylerini ortaya koymak için İş-Aile Yaşam Çatışması Ölçeği’nden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Araştırmanın verileri çevrimiçi anket tekniği kullanılarak toplanmıştır. Açıklayıcı analizlerde değişkenler arası ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizleri uygulanmıştır. Sosyodemografik değişkenler ve iş-aile yaşam çatışmasının akademisyenlerin iş doyumuna etkisinin incelenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre akademisyenlerin iş doyumları yüksektir. Katılımcılar orta düzeyde iş ve aile arasındaki çatışma yaşamaktadır. Erkekler kadınlardan, yaşlılar gençlerden, çocuk sahibi olanlar olmayanlardan, unvanı yüksek olanların düşük olanlardan, gelir düzeyi yüksek olanların düşük olanlardan daha fazla iş doyumuna sahiptirler. İş-aile çatışması ve aile-iş çatışması az olanların iş doyumları da yüksektir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2019
    Sosyodemografik değişkenler ve namus adına kadına uygulanan şiddete yönelik tutum: üniversite gençliği üzerine bir araştırma

    Tire, Olcay; Ozturk, Meral

    Kadına yönelik şiddet, hem dünyanın hem de Türkiye’nin enönemli toplumsal sorunlarından biridir. Ataerkil kültürün birürünüolan kadına yönelik şiddetin sözde nedenlerinden birisi “namus”olgusudur. Namus kültürünün egemen olduğu toplumlarda kadınlarnamus adına sözel, psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddete uğramakta hattanamus cinayetlerine kurban gitmektedirler. Namus adına kadınauygulanan şiddete yönelik tutumların sosyodemografik değişkenlerdenetkileneceği varsayımından hareketle bu araştırmanın amacı gelecektetoplumsal yapının belirleyicileri ve yön vericileri olacak olan üniversiteöğrencilerinin namus adına kadına uygulanan şiddete yöneliktutumlarının cinsiyet, okunulan alan, sınıf düzeyi, ailenin gelir düzeyi,gelinen bölge, anne-baba eğitim düzeyi gibi sosyo-demografik faktörleregöre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır.Araştırma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin farklı bölümlerindeokuyan tabakalı örnekleme ve kolayda örnekleme teknikleri ilebelirlenen 662 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada kişisel bilgi formuyanında Işık ve Sakallı-Uğurlu (2009) tarafından geliştirilen NamusAdına Kadına Uygulanan Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (NKUŞTÖ)kullanılmıştır. Verilerin analizi ikili gruplar için bağımsız örnekleme ttesti, üç ve daha fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ileyapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre genel olarak öğrencilerin namusadına kadına uygulanan şiddeti onaylamadıkları ancak erkekler, sağlıkve fen bilimleri alanında okuyanlar, birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile annesi okur-yazar olmayan öğrenciler namus adına kadına uygulananşiddete daha olumlu bakmaktadır. Gelir düzeyi, gelinen bölge ve babaeğitim düzeyine göre gruplar arasında farklılık yoktur.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • Kitap BölümüYalnız künye2018
    Historical and Sociological Analysis of Women in Turkey

    Tire, Olcay; Demir, Murat Cem

    AtıfOpenAlex2
    Web of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Women's Powerty in Turkey in terms of Gender Rolles

    Tire, Olcay

    Toplum, cinsiyetlerinden ötürü kadın ve erkeğe ayrı ayrı muamelelerde bulunur; onlara farklı özellikler, davranışlar, görevler, duygular yükler. Ataerkil toplumsal ilişkiler zemininden yükselen bu ayrım, her toplumda rol farklılaşmalarına ve cinsiyete dayalı eşitsizliklere yol açmıştır ve de açmaktadır. Bu rol farklılaşmaları, toplumda kadınların değersiz görülen ev ve bakım işlerinden (çocuk-yaşlı-hasta bakımı) sorumlu tutulmalarına, dolayısıyla kadınların toplumda pasif bir konumda olmalarına neden olmaktadır. Buna karşın erkeklerse çok daha etkin pozisyonları ellerinde tutmaktadırlar. Kadınlara biçilen bu geleneksel roller, bir yandan onların toplumsal hiyerarşideki derecesini alçaltırken diğer yandan erkelere göre daha kolay ve derinden yoksullaşmalarına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı da kadın cinsi üzerinden toplumsal cinsiyet ve yoksulluğun neden sonuç ilişkilerini açıklayıp kadının ücretsiz olarak gerçekleştirdiği bakım emeğindeki sömürüyü ortaya koymaktır.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-28T14:35:11.585699411Z
dc.date.available2026-10-28T14:35:11.585699411Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/267
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleTire, Olcay
person.affiliation.nameEdebiyat Fakültesi, Sosyoloji Bölümü, Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı
person.familyNameTire
person.givenNameOlcay
person.identifier.yok50867705C2B85B59
person.jobTitleDoç. Dr.
person.statusverified
person.urlhttps://akademik.yok.gov.tr/AkademikArama/AkademisyenGorevOgrenimBilgileri?islem=direct&authorId=50867705C2B85B59