Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Ay, İlhami(2)
- Dal, Murat(2)
- Ergin, Şefika(2)
- Çelik, Ayşe Biçen(2)
- Akbudak, Ilkay Kaydu(1)
- Akgül, Melek(1)
- Alataş, Mevlüt(1)
- Basıbüyük, Zeynel(1)
- Bayrakdar, Cihan(1)
- Boztuğ, Durmuş(1)
- GuRBuZ, Meltem(1)
- Güngör, Hiranur(1)
- Hansu, Osman(1)
- Keskin, Mehmet(1)
- Polat, Berivan Yılmazer(1)
- Sahilli, Yeliz Cakir(1)
- Temiz, Haluk(1)
- Çılğın, Zeynel(1)
- Önal, Ayten Öztüfekçi(1)
- İşler, Fikret(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024Harç atığı ikameli mikro betonlarda sertleşmiş hal ve mikroyapı değerlendirilmesi
Akgül, Melek; Hansu, Osman
İnşaat yıkıntı atığının sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm süreçlerine dahil edilme çalışmaları özellikle yıkım gücü büyük depremler ve kentsel dönüşüm stratejileri sonrası hız kazanmıştır. Bu deneysel çalışmada, İnşaat Harç Atığı (HA)’nın CEM-I 42,5R çimentoya hacimce değişken oranlarda ikame edilmesi ile tasarlanan Mikro Beton (MB)’ların fiziksel, mekanik, durabilite ve mikroyapı özellikleri incelenmiştir. HA çimentoya hacimce %0, %5, 10, 15, 20, 25, 30 oranlarında ikame edilmiştir. Referans setinde kullanılan bağlayıcı miktarı 830 kg/m3’tür. Tüm MB karışımlarında su ve Silis Dumanı (SD) miktarı sabittir ve sırasıyla 400 kg/m3 ve 150 kg/m3 olarak tasarımda kullanılmıştır. 20 ± 2 °C sıcaklıkta kirece doygun su kürü 7 ve 28 gün olmak üzere iki farklı periyotta uygulanmıştır. Ayrıca birer takım numune 28 gün su kürü sonrası 56. ve 90. güne kadar laboratuvar ortamında bekletilmiştir. İlgili deney günlerinde sertleşmiş numuneler ile bir dizi fiziksel, mekanik ve durabilite deneyleri gerçekleştirilmiştir. Mikroyapı analizi değerlendirmeleri 28 günlük su kürü sonrası %0, %15 ve %30 HA ikameli numuneler ve karışımda kullanılan HA’nın X-ışını Difraktometresi (XRD) verilerden sağlanmıştır. Tüm veriler karşılaştırmalı grafikler ile sunulmuştur. Sonuç olarak, %10 HA’nın ikame edildiği 7 ve 28 günlük numunelerde mekanik özellikleri iyileşmesine rağmen, bu oran dahil tüm ikame oranlarında ve sonraki yaşlarda mukavemet kayıpları gözlenmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Antioxidant Activity and Some Chemical Composition of Polytrichum piliferum Hedw. Extracts
Alataş, Mevlüt; Sahilli, Yeliz Cakir
In this study, antioxidant, fatty acid, mineral analysis and some chemical properties of Polytrichum piliferum, a species of moss, were investigated. As a result of the research, it was determined that P. piliferum extract had a moderate effect in terms of antioxidant properties and total phenolic content. Regarding fatty acid compositions, oleic and palmitic acids were found to be high. As a result of mineral analysis, it was found that it could accumulate high levels of aluminum (Al), iron (Fe), calcium (Ca) and potassium (K).
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Hatuniye Medresesi Cephelerinde Meydana Gelen Taş Bozunmalarının Analizleri
Dal, Murat; Ergin, Şefika; Ay, İlhami; Çelik, Ayşe Biçen
Geleneksel yapılarda doğal taşın dayanıklılığı, yapıların günümüze kadar ayakta kalabilmesi için önemlidir. Dış çevre faktörlerinin doğal taş malzemeler üzerinde olumsuz etkileri vardır. Malzeme olumsuz etkenlere maruz kaldığında taşta bozulmalar meydana gelmektedir. Bu bozulmaların ve nedenlerinin doğru tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin sunulması yapıların gelecek nesillere aktarılması için önemlidir. Bozulmaya neden olan etkenlerin tespit edilememesi hasarların büyümesine ve yeni hasar oluşumlarına yol açmaktadır. Çalışmada Hatuniye Medresesi’nin yüzeylerindeki bozulmaların ve nedenlerinin tespit edilmesi, sorunların önlenmesi ve doğru müdahalelerin yapılması açısından faydalı olacaktır. Yapılan analizler sonucunda yapının cephelerinde meydana gelen bozulma türleri ve XRF kimyasal analiz sonuçlarına göre taşın kimyasal özelliklerindeki değişimler tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex7TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Experimental investigation and numeric modelling of the impact performance of basalt fiber reinforced geopolymer concrete
Polat, Berivan Yılmazer; Güngör, Hiranur
Geopolymer concrete (GC) has been found to have better results than Portland cement concrete (PCC), including lower carbon dioxide emissions, higher compressive strength, and greater durability. The study aims to determine the effects of basalt fiber on GC due to the impact caused by the sudden loading effect. Samples were prepared with different mixing ratios for the experimental process, with PCC used as the control sample. Basalt fibers were added to the samples in three different ratios based on optimal mixing ratios determined through physical and mechanical tests, such as UPV (Ultrasonic Pulse Velocity), compressive strength, and flexural strength. Subsequently, fibrous samples were analyzed using SEM (scanning electron microscopy) and EDS (energy dispersive spectroscopy). A drop-weight experiment was conducted on GC plates measuring 50×50×5 cm, which contained two different fiber ratios that yielded the best mechanical and physical properties. The results were analyzed using numerical modeling methods. No changes in content were made. The sample with the highest impact resistance was found to be the 2% basalt fiber-reinforced GC, with a displacement value 21.21% lower than PCC. The language used is clear, concise, and objective, with a formal register and precise word choice. The text follows a logical structure with causal connections between statements and adheres to conventional academic formatting and citation styles. The ANSYS modeling results indicated an 89.63% similarity with the experimental data regarding the displacement values. Additionally, the study demonstrated that the inclusion of basalt fiber additives enhances the impact resistance of geopolymer concrete. Furthermore, numerical modeling can predict the impact behavior of concrete to a significant extent, eliminating the need for experimental processes.
- MakaleAçık Erişim2023Analysis of Deterioration on Stone Surfaces: The Case of Kasimiye Madrasah
Dal, Murat; Ergin, Şefika; Ay, İlhami; Çelik, Ayşe Biçen
The durability of stone is important for traditional buildings to survive today. However, as a result of environmental and atmospheric factors, physical, chemical, biological and anthropogenic degradation occurs on stone surfaces. Detecting, classifying and taking appropriate measures against these degradations on stone surfaces is one of the factors that play a role in the survival of stone structures for a longer period. In this study, the deterioration of the facades of Kasımiye Madrasah in Mardin was analyzed. The deterioration of the building was classified and analyzed. Visual, mapping, and X-Ray Fluorescence Spectroscopy (XRF chemical analysis method) were used as analysis methods. The deterioration of the building was analyzed and classified by visual analysis. The type of deterioration and its ratio to the façade were examined using the mapping method. With the XRF analysis method on the deteriorated stone surfaces, the chemical components on the stone surface were examined and the effect causing the deterioration was examined. The study aims to determine the types and causes of deterioration in the building, to offer solutions, and to ensure that the building is transferred to future generations without losing its originality for many years in the light of this information.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ1Doğu Anadolu’daki Geç Miyosen volkanizmasının örneklerinden biri olan Yamadağ Volkanitleri Malatya ili
GuRBuZ, Meltem; Önal, Ayten Öztüfekçi; Basıbüyük, Zeynel; Akbudak, Ilkay Kaydu; İşler, Fikret
Yamadağ Volcanics which is one of the examples of the Late Miocene volcanism in Eastern Anatolia covers largeareas within the boundaries of Arguvan county of Malatya. The gemstones, subject of this research range from afew centimeters to about 30-40 cm in size and are formed in the cavities of the basalts beonging to Yamadağvolcanics. These gemstones seem to have formed as veins extending in east-west direction and consist of opal (opal-CT) and chrysocolla. Opal formations have various colours such as white, brown, yellow and greenish, while chrysocolla formations are bluish-greenish in color. both opal and chrysocolla are of massive type and their freshsurfaces display waxy luster. Mineral paragenesis and formation conditions of gemstones and are determined byapplying XRD, SEM, FT-IR techniques. ICP-MS technique is used for the determination of the geochemicalcompositions. The gemological characteristics are identified via cabochon and facet cut techniques by usingdiamond coating blade, sintered diamond abrasive discs and polishing machine. Opals are usually composed oftridymite minerals, also in some cases quartz and cristobalite minerals accompany the tridymite minerals. The EDXmeasurements reveal, enrichment of Fe and Al in opals, and of Cu in chrysocolla. The ICP-MS measurements, in chrysocollas reveal, enrichments in LIL elements such as Ba, Sr and in HFS elements such as U. Consequently,gemological studies show that the chrysocolla and opals in study area, which have waxy luster and massivestructure, are suitable for utilization as a gemstone due to its color, hardness, durability, homogeneous distributionof color and processability
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Kızıldağ’da (Sivas) buzullaşma izleri
Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan
A B ST R AC TTürkiye'de Pleyistosen buzullaşmalarına uğramış ancak gerek literatür gerekse de buzullaşma envanterinde yer almayan dağların tespiti son zamanlarda yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri yardımıyla olanaklı hale gelmiştir. Bu çerçevede yapılan tespitlere katkı sunan nitelikte olan buçalışmada, Sivas il sınırları içinde Köse Dağları dağ silsilesi içinde yer alan ve 3025 m yükseltiye sahipKızıldağ'da (Akıncılar ile İmranlı ilçeleri arasında) tarafımızdan bir inceleme yapılmıştır. Kızıldağ'ınbuzullaşma izlerine sahip olduğu önce uydu görüntülerinden belirlenmiş, sonrasında yapılan araziçalışmasıyla yerinde incelenmek suretiyle sahanın buzullaşmalara maruz kaldığı tespit edilmiştir.Bu çalışmaya kadar buzullaşma olgusu bilinmeyen, başka bir deyişle buzullardan bahseden hiçbirçalışma bulunmayan Sivas'taki Kızıldağ'da, kuzeybatı-güneydoğu istikametinde uzanan zirveler hattının kuzeye bakan kesimlerinde belirgin sirk ve morenlerin varlığı buzullaşmaların delilleri olarakkarşımıza çıkmaktadır. Yapılan arazi çalışmaları sonrasında Kızıldağ'da biri uzamış sirk (elongatedcirque) formunda olmak üzere 9 adet farklı büyüklükte sirk ve bunların önlerinde cephe ve yan morenleri (2300 m seviyelerine inen) gözlenmiştir. Kızıldağ'da meydana gelen buzullaşmalar bariz birvadi buzullaşmasından ziyade sirklerle karakterize olan ve Pirene Tipi Buzullaşma tipine dahil edilebilecek bir karaktere sahiptir. Bu çalışma; Kızıldağ'da yer alan Pleyistosen buzullaşmasının uzaktanalgılama yöntemleri ve arazi çalışmaları ile desteklendiği ilk araştırmadır. Arazi çalışmaları, insansızhava aracı, uydu görüntüleri ve altlık haritalardan elde edilen mekânsal veriler CoğraŞ Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak analizlere tabi tutulmuş, sonuçta harita ve çıktılar oluşturulmuştur. Elde edilenveriler ışığında Kızıldağ'da gerçekleşen buzullaşmanın yaklaşık 2,33 km2'lik yüzey alanına sahip olduğu; 2300 m ila 2960 m yükselti aralığında gerçekleştiği ve kalıcı kar sınırının 2655 m olduğu ortayakonmuştur. Kızıldağ'da buzullaşmalarının meydana gelmesinde, sirklerin bulunduğu yükselti ve bakıözelliğinin etkili olduğu ön değerlendirmesinde bulunulmuştur
AtıfTR Dizin8
İncele - Proje2012Dogu Pontidlerde Ordu-Giresun Güneyi ve Kafkuma Yaylası-Ovit Dagı Arası (Rize) Granitoyidlerinin Entegre Jeotermokronoloji [U-Pb, 40Ar-39Ar, Fission-Track, (U/Th)-He] ve Izotop Jeokimyası (Sr-Nd-Pb-O-S) Yöntemleriyle Yerlesme/Soguma/Yüzeylenme Tarihçesinin İncelenmesi
Temiz, Haluk; Boztuğ, Durmuş; Keskin, Mehmet
-


