Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    Tunceli biyolojik atıksu arıtma tesisinde gastrointestinal patojenlerin belirlenmesi

    Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Toraman, Zülal Aşçı; Süer, Ceren Sel; Öbek, Erdal

    Bu çalışmada, Tunceli ili biyolojik atıksu arıtma tesisinde (TBAAT) gastrointestinal patojenler (bakteriyel gastroenterit, viral gastroenterit, enterovirüsler, insan parekovirüsleri, adenovirüsler, dışkı parazitleri) incelenmiştir. TBAAT 'nin giriş ve çıkış suyunda gastrointestinal patojen analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre TBAAT 'nin giriş suyunda enterohemorajik/verotoksin üreten Esherichia coli, salmonella, norovirüsler G1, norovirüsler G2, astrovirüsler, adenovirüsler ve Giardia lamblia ajanları tespit edilmiştir. Bu ajanlar TBAAT 'nin giriş suyunda mevcut olmasına rağmen, TBAAT 'nin çıkış suyunda gastroenterite sebep bakteriyel etkenler, enterovirüsler, parekovirüsler, adenovirüsler (EPA) ve dışkı parazitleri tespit edilmemiştir. TBAAT çıkış suyunda viral ajanlardan olan norovirüsler G2, astrovirüsler ve adenovirüsler pozitif (+) olarak tespit edilmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
  • MakaleAçık Erişim2022
    Güney Doğu Anadolu Bölgesi Sülük Faunasının Araştırılması

    Pala, Ayşegül; Dörücü, Mustafa; Saglam, Naim; Sesli, Ahmet; Özbay, Özkan; Balci, Mustafa; Kılıç, Ali; Özbey, Nurten; Demir, Timur; Arca, Selami

    Bu çalışma, Ocak 2012- Aralık 2014 tarihleri arasında Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan yedi ilde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin ve Şanlıurfa) bulunan akarsu, baraj, göl, gölet ve sazlık alan olmak üzere toplam 169 tatlısu habitatında sülük faunasının belirlenmesi amacıyla yürütüldü. Sülük örnekleri habitatın özelliğine göre birim zaman, birim çerçeve (Sülük toplama çerçevesi) ve Ekman kepçesi yöntemiyle toplandı. Toplam 169 sulak alanın 53’ünde sülük tespit edildi. Çalışma süresince toplanan sülük örnekleri su bulunan 0,5-1,0 L’lik pet bidonlarla laboratuvara taşındı. Sülük örnekleri önce % 10 etanol içinde bayıltıldı, sonra %70 alkol veya %4 formalin içinde tespit edildi. Toplanmış olan sülükler morfolojik özelliklerine göre stereo mikroskop altında teşhisi yapıldı. Bu çalışma sonunda , Güneydoğu Anadolu Bölgesi sulak alanlarında Albolossiphonia heteroclita, Albolossiphonia sp., Dina apathyi, Dina sp., Erpobdella octoculata, E. testacea, Erpobdella sp., Helobdella stagnalis, Hirudo sulukii, Placobdella costata ve Placobdella sp. olmak üzere altı soya ait toplam 11 farklı sülük türü belirlendi. Söz konusu çalışma kapsamında tesbit edilen H. sulukii dünya için 2016 yılında tanımlanmış bir tıbbi sülük türü olup, bölge halkı tarafından geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları çerçevesinde kullanılmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’ de Yayılış Gösteren Hypericum L. Cinsine Ait 3 Taksonun Uçucu Yağ Bileşenleri

    Gedik, Osman; Kurşat, Murat; Tasar, Neslihan

    Bu çalışmada ülkemizin biyolojik zenginliklerinin önemli bir parçası olan ve doğal habitatlarından toplanan Hypericum L. cinsine ait Hypericum uniglandosum Hausskn. ex Bornm., Hypericum microcalycinum Boiss. & Heldr. ve Hypericum scabroides N. Robson & Poulter türleri uçucu yağ bileşenleri yönünden araştırılmıştır. Bu türlerden Hypericum uniglandosum ve Hypericum scabroides türleri endemik türdür. Çalışmada kullanılan bitkiler temmuz- ağustos ayında çiçekli dönemde iken toplanarak uçucu yağ bileşenleri yönünden araştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre 14 farklı bileşen tespit edilmiştir. Bitki örnekleri ile yapılan analiz sonuçlarına göre en çok bulunan bileşen; H. uniglandosum’ da; % 90.25, H. microcalycinum’ da; % 91.46 ve H. scabroides’te; % 91.77 olarak alpha-pinene olmuştur. Bu bileşenden başka değişik oranlar olmakla birlikte beta-pinene, beta-myrcene, limonene, cymene gibi çeşitli bileşenler de analiz sonuçlarına göre rapor edilmiştir. Çalışma materyalimizi oluşturan bitkiler üzerinde farklı oranlarda, farklı bileşenler tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmamızı oluşturan H. uniglandosum ve H. scabroides türleri endemik tür olduğu için uçucu yağ analizlerinin belirlenmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2020
    Investigation of Endohelmints in The Fishes Hunted in Keban Dam Lake Çemişgezek Region (4th Region)

    Şeker, Engin; Aktürk, Burcu; Pala, Ayşegül

    This study was carried out on 210 fish, which were 52 Cyprinus carpio (Linnaeus, 1758), 49 Capoeta trutta (Heckel, 1843), 53 Lucio barbus mystaceus (Pallas, 1814) and 56 Lucio barbus esocinus (Heckel, 1843), which were hunted in the Keban Dam Lake Çemişgezek Region (4th Region) between July 2016 and December 2016. Three parasite species were encountered in 173 infested fish. After autopsy, two parasite types as Diplostomum sp. in the eyes fluid, Khawia sinensis in the intestine were identified in C. carpio. Two parasite species were identified in C. trutta, L. barbus esocinus and L. barbus mystaceus: Diplostomum sp. in eye fluids and Neoechinorhynchus rutili in their intestines. According to the results, it was determined that Diplostomum sp. was the most dominant parasite species with 73.33% prevalence and 8.97 density in 4 fish species examined. The prevalence rates of other identified parasite species N.rutili and K.sinensis were 40.95% and 15.38%, respectively, and densities were 7.11 and 2.25 respectively.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Anaerobik Rumen Fungus İzolelerinin Rastgele Çoğaltılmış Polimorfik DNA (RAPD) Metodu ile Filogenetik Analizi

    Özköse, Emin; Ekinci, Mehmet Sait; Çömlekçioğlu, Uğur; Akyol, Ismail; Kar, Bülent

    Bu çalışmada farklı cinslere ait anerobik rumen fungus izolatları arasındaki ilişkinin ortaya konması amacıyla filogenetik analiz, yapılmıştır. Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinden izole edilen onsekiz fungus kültürü Rastgele Çoğaltılmış Polimorfik DNA (RAPD) tekniği ile analiz edilmiştir. İzole edilen onsekiz fungus kültürüne 10 baz uzunluğundaki primerler kullanılarak Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) uygulanmıştır. Toplam olarak 64 markır bandı gözlemlenmiş ve bu bantların %92.18'inin polimorfik olduğu saptanmıştır. Çoğaltılan DNA büyüklükleri 100 bç ile 700 bç arasında değişmektedir. Fungusları birbirinden ayrıt etmek için önemli derecede polimorfizim gözlemlenmiş ve izole edilen 18 fungusun tamamı açık bir şekilde birbirinden ayrılmıştır

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele