Koleksiyon/r/munzur/2

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleYalnız künye2024
    Pülümür (Tunceli/Türkiye) Florasına Katkılar

    Paksoy, Mehmet Yavuz; Başköse, İsa

    Bu çalışma 2018-2022 yılları arasında Tunceli il sınırlarında yer alan Pülümür ilçesi florasına katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Yapılan bu araştırmada toplanan bitki-lerin teşhis edilmesi sonucunda çalışma sahasında 89 familya ve 433 cinse ait 957 taksonun bulunduğu tespit edilmiştir. Bu taksonlardan 115’i endemiktir ve endemizm oranı %12’ dir. Araştırma sonucunda 304 taksonun Pülümür için yeni kayıt olduğu be-lirlenmiştir. Bitkilerin fitocoğrafik dağılımları sırasıyla; 337’si (%35.2) İran-Turan; 85’i (%8.8) Avrupa-Sibirya; 46’sı (%4.8) Akdeniz; 489’u (%51.2) ise Geniş yayılışlı ve Bilinmeyen olduğu görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    ZnO Katkılı PCL+PVC-N3 Polimerlerinin Yapısal ve Optiksel Özellikleri

    Aydin, Handan

    Bu çalışmada poly (-caprolactone) (PCL) ile Poli(vinil klorür) (PVC-N3) blendleri üretilmiş olup, ZnO yarıiletken ilavesi ile oluşan kompozit araştırılmıştır. Öncelikle PCL ve PVC-N3 uygun bir çözelti içerisinde homojenizatör yardımıyla uzun süre ka-rıştırılarak elde edilmiştir. Ayrı bir yerde aynı çözücü ile karıştırılan ZnO hazırlanan blende eklenerek, değişen ZnO oranına göre polimer karışımında meydana gelen fark-lılıklar incelenmiştir. %5, %10, %15 oranlarında ZnO yarıiletkeni eklenmiştir. Hazır-lanan numunelerin yapısal sonuçları XRD ve SEM analizleri ile incelenmiştir. ZnO katkılı kompozitlerinin optik özellikleri UV-VIS spektrometresi ile karakterize edil-miştir. Numunelerin XRD (X-ışını Difraksiyonu) spektrumlarında hekzagonal wurtzite yapılı ZnO’in varlığını göstermiştir. SEM (Taramalı Elektron Mikroskopu) analizle-rinde ise yapıda kümelenmenin artması görülmüş olup; polimer blendinin katkıyla yüzey pürüzlülüğünü değiştirdiğini göstermektedir. Buna ilaveten; PCL+PVC-N3 karı-şımının ZnO ile optiksel etkileşimi UV-Vis spektroskopisi kullanılarak incelenmiştir. UV-Vis ölçümleri kullanılarak numunelerdeki yasak enerji aralıklarındaki değişmeler çeşitli uygulamalar için iyileştirme gösterecek şekilde belirlenmiştir. ZnO-PCL+PVC-N3 kompositlerinin optik enerji bant aralıkları artan katkı içeriğiyle değişiklik gösterdiği görülmüştür.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Teleparallel Energy Density within the Framework of Rainbow Gravitation Theory for A Spatial Self-Similar, Local Rotational Symmetric Model

    Korunur, Murat; Korunur, Sibel

    It is known that the general theory of relativity provides valuable answers about our universe. General relativity theory is used to describe space, time, and mass-energy interactions, while quantum theory is used to explain the behavior and interactions of microscopic particles. The gap between these two theories reveals the need to develop a unified theory of "quantum gravity". However, so far no universal theory has yet been found that fully resolves this conflict. This is a big puzzle that physicists have been working on for a long time, and unifying these two theories harmoniously is one of the biggest challenges in modern physics. One of the theories put forward for this purpose is the "Rainbow" theory of gravity. In this study, Einstein, Bergmann-Thomson and Landau-Lifshitz energy densities are calculated for a spatial self-similar, locally rotationally symmetric model using teleparallel geometry within the framework of the Rainbow theory of gravity. However, the results obtained are evaluated using rainbow functions that are well known in the literature. The obtained results are rewritten as explicit forms of energy densities for Einstein, Bergman-Thomson and Landau-Liftshitz representations using f_1 (\\chi)=1/(1-\\chi)and f_2 (\\chi)=1 rainbow functions. Accordingly, it has been shown that the test particle changes its energy density for the Einstein and Bergmann-Thomson energy-momentum prescriptions but does not change the energy density for the Landau-Liftshitz energy-momentum prescription.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Bir Münâcât Örneği: “Du'â-i Müstecâb”

    Demirbağ, Abdulsamet

    Klasik Türk edebiyatı, yüzyıllar boyunca birçok edebî türün işlendiği zengin muhtevasıyla dikkat çekmektedir. Bu edebî türlerden bazılarının dinî nitelikleriyle ön plana çıktığı görülmektedir. Bunlardan biri de içeriğinde Allah’a yalvarma ve yakarış konularını bulunduran münâcâtlardır. Manzum ve mensur yazılış biçimleri olan münâcâtlarda çaresiz kalan kimselerin Allah’ı yegâne sığınak olarak gördüğü ve ona acziyetini sunduğu görülmektedir. Dolayısıyla münâcâtlar, kulun Allah’a samimi bir şekilde yapmış olduğu duaları içeren metinlerdir. Kulun gereksiniminden doğan bu dua metinleri, geçmişten günümüze varlığını sürdürmektedir. Hem yazılı hem de sözlü kültürde pek çok örneği bulunan münâcâtlara toplum tarafından ilgi gösterilmektedir. Bu münâcât örneklerinden biri de Elazığ’ın Palu ilçesinde yaşamış Şeyh Abud Efendi tarafından yazılan Duâ-i Müstecâb’dır. Bu dua metni, Şeyh Abud Efendi’nin el yazısıyla yazılmıştır. Buna rağmen metnin kendisine mi ait yoksa istinsah mı olduğu tespit edilememiştir. Duâ-i Müstecâb’ı kaleme alan Şeyh Abud Efendi, 1908 yılında Palu’nun Andılar (Sağona) köyünde dünyaya gelmiştir. Babası yörenin önemli âlimlerinden Şeyh Ömer Efendi, annesi ise Zarife Hanım’dır. Dedesi Şeyh Muhammed Efendi’nin (Hacı Baba) yanında eğitim alan Şeyh Abud Efendi, Palu ve yöresinde bulunan birçok yerde fahri imamlık yapmıştır. Öte taraftan Palu’da kanaat önderi görevi üstlenerek halkın birçok sorununu da çözüme kavuşturmuştur. Gittiği yerlerde birçok talebe yetiştirerek ilmî sahaya katkıda bulunan Şeyh Abud Efendi, 2002 yılında vefat etmiştir. Çalışmaya konu olan Duâ-i Müstecâb adındaki bu dua metni, Şeyh Abud Efendi’nin yazdığı mecmuada bulunan müstakil bir metindir. Bu mecmua 34 yapraktan oluşmakla birlikte çalışması yapılan bölüm 12 yapraktır. Bu eserde çalışılan münâcât dışında hutbeler, nikâh duası, cenaze namazının kılınışına dair bilgiler, telkin-i şerif ve birtakım Arapça dua ve metin bulunmaktadır. Çalışmamız mecmuada bulunan Duâ-i Müstecâb başlığı altındaki bölümdür. Dolayısıyla verilen bilgiler bu konu çerçevesinde ortaya konmuştur. Ne zaman yazıldığına dair bir bilgi bulunmayan bu mensur dua, konu çeşitliliği açısından zenginlik göstermektedir. Metinde hem uhrevi hem de dünyevi birçok konudan bahsedilmiştir. Ahlak, bereket, aile, kötü kimseler, anne-baba, fakir-zengin, kabir, cennet ve cehennem... işlenen konulardan bazılarıdır. Metinde Allah’a yalvarma şeklinde edilen bu duaların kabulü için maddi temizliğin yanında manevi bir temizliğin önemine vurgu yapılmıştır. Metnin ilk bölümünde geçen tövbe ifadeleri ise bu hususu kanıtlar niteliktedir. Metinde duaların kabulü için Hz. Muhammed’in aracı kılındığına dair ifadeler de geçmektedir. Bunun yanında mübarek ay ve günlerin isimleri de zikredilmiştir. Çalışması yapılan bu münâcâtın birtakım ifadelerine hem yazılı hem de sözlü kültürde rastlanmıştır. Ancak bu hâliyle bir çalışmanın olmadığı tespit edilerek orijinal metnin hem çeviri yazısı hem de incelenmesi yapılmıştır. Çalışmada metnin yıpranmasından dolayı okunamayan ve yazımı yanlış olan sözcüklerin orijinal hâli esas alınmıştır. Harekeli ve nesih yazı türünde yazılan bu metnin sayfaları tarafımızca numaralandırılmıştır. Her bir sayfada 9-10 satır bulunmaktadır. Metin boyunca yer yer Arapça birtakım ifadeler kullanılsa da metinde sade bir dil kullanımı göze çarpmaktadır. Kullanılan Arapça ifadeler, edilen dua ile bağlantılı verilmiştir. Sade ve akıcı bir dilin kullanılması metnin kolay ve zevkle okunmasını sağlamıştır. Duâ-i Müstecâb’da Eski Anadolu Türkçesinin imla özelliklerini yansıtan birtakım örneklerin olması metne dil açısından zenginlik katmıştır. Söz konusu durum ile ilgili inceleme bölümünde örnekler verilmiştir. Bu çalışmada ilk önce münâcât türü ve örnekleri hakkında bilgi verilecek, daha sonra metnin çeviri yazısı ve incelemesi yapılacaktır. Çalışmanın yapılmasıyla birlikte sözlü ve yazılı gelenekte parçalar hâlinde bulunan dua ifadeleri bir araya getirilerek bütünlük sağlanacaktır. Ayrıca münâcât türünün özelliklerini taşıyan bu dua metninin ortaya çıkarılmasıyla hem dinî hem de edebî sahaya katkı sunulacaktır.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Adventure of Turkish Folk Music with Mass Media in the Context of the Music Industry in Turkey: The Era of Radio and Record

    Kara, Huseyin; Çakır, Mehmet Serkan

    This study historically assessed to what extent Turkish folk music has gained ground in radio and record technology from the mass media. In this context, the study initially drew a general framework of folk music and then reviewed the radio period—the first occasion to perform this genre of music institutionally. It subsequently provided information about the music industry and its development in Türkiye in line with the subject's scope, attempting to exemplify the place of folk music in the record industry. Finally, it analyzed the evolutionary process of "Anatolian Pop," one of the popular music genres of the period that began to gain popularity in Turkey in the 1960s, striving to assess the relationship between this musical genre and folk music by carefully selecting some sample records. As part of the adopted qualitative study approach, the study performed document analysis and subsequently conducted content analysis by listening to representative records, concluding that both the radio and the record industry have provided diversity in folk music production.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Perceptions of and intentions to use value stream costing in lean manufacturing enterprises in turkey

    Türk, Zeynep; Çeviren, Seher Meral

    New methods such as value-stream costing (VSC) and management, which focuses on shortening production times and providing added value for the customer, have become necessary because of rapid developments in technology. The purpose of this study is to examine the intentions of lean companies in Turkey to apply VSC. Survey data analyzed with SPSS and AMOS show that the perceived ease of use for the individual has a significant effect on both the intention to apply VSC and the perception of usefulness for the individual while that for the organization affects the perception of usefulness for the organization.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Common Fixed Point Results for w-α-Distance

    Atıcı Turan, Gülcan; Polat, Fatma

    In this study, we examined some fixed point theorems in non-full metric spaces. We define the notions of α-lower semi-continuous , w-α-distance, w_0-α– distance, w-α-rational contraction and generalized w-α-rational contraction mapping. We also give related theorem and example. Then, we prove Banach’s fixed-point theorem thanks to the concept w-α- distance in metric spaces equipped with an abritrary binary relation. Also, w-α- rational contraction mapping and generalized w-α-rational contraction mapping are defined and by using these definitions, the theorem related fixed point is expressed and proved.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Neural Network Based a Comparative Analysis for Customer Churn Prediction

    Akcayol, M. Ali; Utku, Anıl

    Customer churn refers to a customer's disconnection from a business. The expense associated with customer churn encompasses both the forfeited revenue and the marketing expenditures required to acquire new customers. Mitigating customer churn stands as the foremost objective for every business. Customer churn prediction will contribute to developing strategies enabling businesses to retain these customers by identifying customers with a high risk of loss. In the digital world, the importance of developing customer churn prediction models is increasing daily. In this study, MLP based artificial neural network model was developed for customer churn prediction using customer data from an anonymous telecommunications company. The developed model was compared with kNN, LR, NB, RF, and SVM. The prediction results of the applied models were discussed, and the experimental results showed that all the models compared had over 70% accuracy. Experimental results showed that the developed MLP-based artificial neural network model has the most successful classification performance compared to other models with approximately 95% accuracy.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Evaluation of the Effect of Different Extraction Temperatures on the Synthesis of Silver Nanoparticles from Ocimum basilicum (Basil) Plant

    Aydogdu, Burcu; Unal, Ilkay

    The eco-friendly green synthesis of silver nanoparticles (AgNPs) using Ocimum basilicum (basil) extract at varying extraction temperatures (40°C, 60°C, 80°C, 100°C) was investigated to determine the optimal conditions for nanoparticle formation. Analysis methods such UV-Vis spectrophotometry, Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FTIR), X-ray Diffraction (XRD), and TransmissionElectron Microscopy (TEM) confirmed the crystalline, spherical nature of AgNPs and identified phytochemicals acting as capping and reducing agents. Notably, the extraction temperature was found to influence both the DPPH radical scavenging activity and the structural properties of AgNPs. According to TEM analysis results, it was observed that high extraction temperatures increased the nanoparticle formation efficiency but created a wide size distribution. The crystallite sizes, calculated using the Scherrer equation, for AgNPs synthesized at different extraction temperatures, were determined to be 12.45 nm, 18.77 nm, 17.76 nm, and 16.03 nm, respectively. The hydrodynamic sizes of the AgNPs were found to range between 158.1 and 333.7 nm. The study highlights the critical role of extraction temperature in the synthesis process, suggesting 40°C as the optimal temperature for achieving efficient and environmentally friendly synthesis of AgNPs with enhanced biological activities.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ4
    Erken Eosen yaşlı adakitik andezitler (Gümüşhane, KD Türkiye) içerisindeki mikrogranüler anklavların jeokimyasal karakteristikleri

    Çimen, Okay; Gücer, Mehmet Ali; Güner, Abdulkadir Murat

    Doğu Sakarya Zonu’ndaki (KD Türkiye) erken Senozoyik magmatizması, bölgesel tektonomagmatik gelişime dair önemli veriler sağlamaktadır. Bölgede, adakit veya adakitik intrüzif/ekstrüzif kayaçlar Geç Paleosen’den Pliyo-Kuvaterner döneme kadar yaygın olarak gözlenmektedir. Çalışma alanında, Erken Eosen adakitik andezitler, genellikle 10 km2’den küçük mostralar halinde gözlenmektedir. Adakitik bileşimli bu andezitler bol miktarda mikrogranüler anklav içermekte olup bu çalışmada petrografik/jeokimyasal özellikleri ve ana kayaç ile olan petrolojik ilişkileri irdelenmiştir. Ana kayaca kıyasla nispeten bazik bileşimli anklavlar, küreselden elipsoidala kadar değişen şekillerde ve birkaç cm ile 20 cm arasında değişen boyutlarda gözlenmektedir. Anklavlar mikrolitik yer yer porfirik dokulu olup başlıca plajiyoklas, hornblend, klinopiroksen, ortoklas ve opak minerallerden meydana gelmektedir. Gerek petrografik gerekse petrokimyasal özellikleri anklavların bazaltik andezit türünde olduğunu ve sub-alkalin bir magmadan türemiş olabileceğini göstermektedir. Ana ve iz element değişimleri, gelişimlerinde fraksiyonel kristallenmenin etkili olduğunu ve plajiyoklas, piroksen, hornblend, magnetit ve apatit ayrımlaşmasının büyük ölçüde rol oynadığını göstermiştir. Anklav ve ana kayaçların benzer iz element davranışları felsik ve mafik magmaların karışması esnasındaki etkileşim süreçlerini işaret edebilir. NTE dağılımları ise gelişimlerinde hornblend fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını, buna karşılık plajiyoklas ayrımlaşmasının etkili olmadığını işaret etmektedir. Petrokimyasal veriler, anklavların ana magmasının, kuzey Neotetis Okyanusu’nun tamamen kapanmasından hemen sonra; genleşmeli tektonik rejimin başlangıç aşamalarında, amfibol-eklojit fasiyesi koşullarında okyanusal bazaltların kısmi erimesi ile üretildiğini göstermektedir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Web of Science Veri Tabanında Yayımlanan Beden Eğitimi ve Oyunlaştırma İçerikli Araştırmaların Bibliyometrik Analizi

    Murathan, Talha; Öner, Burak

    Yenilikçi bir yaklaşım olarak oyunlaştırma, eğitim alanında popülaritesi gün geçtikçe artan bir öğrenmeöğretme metodolojisidir. Oyun öğelerinin oyun bağlamı dışındaki durumlarda kullanılması olarak tanımlanan oyunlaştırma, son yıllarda Türkiye’de de beden eğitimi ve spor derslerinde de aktif bir öğretim metodu olarak kullanılmaktadır. Oyunlaştırma yönteminin beden eğitimi öğretimine etkisini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların sayısı da giderek artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi ve oyunlaştırma üzerine yayımlanan bilimsel makalelerin bibliyometrik analiz yöntemiyle incelenmesidir. Bu amaçla, Web of Science veri tabanında, “physical education” ve “gamification” anahtar kelimeleri kullanılarak ulaşılan 89 bilimsel makaleden veri toplanmıştır. Çalışmaya yalnızca makale türünde belgeler dâhil edilmiş, tarama yapılırken herhangi bir dil ve tarih filtrelemesi uygulanmamıştır. Tüm çalışmalardan elde edilen verilerin analizi, VOSviewer (1.6.18 versiyon) yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, yayınların kronolojik seyri, öğelerin (yazar, belge, kurum, ülke) atıf ve doküman sayıları ile en sık kullanılan anahtar kelimeler ağ ve yoğunluk haritalarıyla görselleştirilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve oyunlaştırma üzerine yayınlanan makalelerin sayısında yıldan yıla bir artış olduğu, bu yayınların büyük ölçüde eğitim, sosyal bilimler ve spor bilimleri alanlarında yapıldığı görülmüştür. Ayrıca alanda en üretken yazarın Fernadez-rio Javier, en üretken ülkenin ise İspanya olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Yapay zeka öz-yeterlilik ölçeğinin türkçe’ye uyarlanması: geçerlililik ve güvenirlik çalışması

    Uyan, Umut; Gültekın, Saıt Ugur

    Son dönemde geliştirilen ve geleneksel iş yapma pratiklerimize meydan okuyan yapay zeka (YZ) teknolojileri, otonom araçlardan tıbbi teşhise kadar birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Bahsedilen teknolojiler hızlı ve bağlama uyarlanabilir çıktılar sunabilmesi bakımından kullanıcılarına etkinliklerini arttırmayı vadetmektedir. Diğer taraftan insan-benzeri etkileşim deneyimi sunabilen bu teknolojiler makine-insan ilişkisini benzersiz bir boyuta taşımaktadır. Ancak bahsedilen teknolojilerin bireysel düzeyde benimsenmesi ve kullanımına yönelik bilimsel çabaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda Wang ve Chuang (2023) dört boyuttan oluşan yapay zeka öz yeterlilik (YZÖY) ölçeğini oluşturmuşlardır. Mevcut çalışmanın amacı yabancı dilde oluşturulan ve yazında öncü nitelikte olan bu ölçüm aracının Türkçeye uyarlanmasıdır. Uyarlama çalışması için Munzur Üniversitesinde görev yapan 156 akademik ve idari personelden online anketler vasıtasıyla veri toplanmıştır. Keşifsel ve doğrulayıcı analizlerin sonucunda elde edilen bulgular orijinal ölçeğin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir olduğunu göstermektedir. Kültürel doğrulaması yapılan ölçüm aracının ileride bu alanda gerçekleştirilecek Türkçe çalışmalara katkı sunması beklenmektedir.

    AtıfOpenAlex13TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Tokadî-zâde Şekîb’in Neşîde-i Vicdân’ındaki Manzum Metinler

    Demirbağ, Abdulsamet

    Tokadî-zâde Şekîb, XX. yüzyıl klasik Türk edebiyatı geleneğini devam ettiren şahsiyetlerden biridir. Birçok eser kaleme alan Şekîb’in bu eserlerinden biri de manzum ve mensur metinler içeren Neşîde-i Vicdân’dır. Neşîde-i Vicdân’ın manzum kısmında gazel, kaside, mesnevi, terkib-bend, kıta ve murabba nazım şekilleri ile yazılmış şiirler yer almaktadır. Şair, eserine bir kaside ile başlamış, bir kıta ile eserini sonlandırmıştır. Hz. Muhammed’e ve Ehl-i beyt’e dair derin bir muhabbetin gözlemlendiği şiirlerin bir kısmını dinî ve tasavvufi bağlamda değerlendirmek mümkündür. Özellikle naatlarda ve mersiyelerde bu hususun öne çıktığı, akıcı ve coşkun bir ruh hâlinin dikkat çektiği görülür. Aruz kusurlarına pek rastlanmayan şiirlerde Arapça ve özellikle Farsça terkipler yoğun olarak kullanılmıştır. Ayrıca manzumelerde mürdef kafiye fazlaca kullanılmıştır. Bu çalışmada hacminden dolayı mensur metinler kapsam dışında tutulmuş, sadece manzum metinler üzerinde durulmuştur. Bu çerçevede önce şairin hayatı hakkında kısa bir bilgi verilmiş, sonra manzumelerin çeviri yazısı yapılarak manzumelerin yapı ve anlam özelliklerine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuna ise eserin manzum bölümlerinin orijinal metni eklenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Harç atığı ikameli mikro betonlarda sertleşmiş hal ve mikroyapı değerlendirilmesi

    Akgül, Melek; Hansu, Osman

    İnşaat yıkıntı atığının sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm süreçlerine dahil edilme çalışmaları özellikle yıkım gücü büyük depremler ve kentsel dönüşüm stratejileri sonrası hız kazanmıştır. Bu deneysel çalışmada, İnşaat Harç Atığı (HA)’nın CEM-I 42,5R çimentoya hacimce değişken oranlarda ikame edilmesi ile tasarlanan Mikro Beton (MB)’ların fiziksel, mekanik, durabilite ve mikroyapı özellikleri incelenmiştir. HA çimentoya hacimce %0, %5, 10, 15, 20, 25, 30 oranlarında ikame edilmiştir. Referans setinde kullanılan bağlayıcı miktarı 830 kg/m3’tür. Tüm MB karışımlarında su ve Silis Dumanı (SD) miktarı sabittir ve sırasıyla 400 kg/m3 ve 150 kg/m3 olarak tasarımda kullanılmıştır. 20 ± 2 °C sıcaklıkta kirece doygun su kürü 7 ve 28 gün olmak üzere iki farklı periyotta uygulanmıştır. Ayrıca birer takım numune 28 gün su kürü sonrası 56. ve 90. güne kadar laboratuvar ortamında bekletilmiştir. İlgili deney günlerinde sertleşmiş numuneler ile bir dizi fiziksel, mekanik ve durabilite deneyleri gerçekleştirilmiştir. Mikroyapı analizi değerlendirmeleri 28 günlük su kürü sonrası %0, %15 ve %30 HA ikameli numuneler ve karışımda kullanılan HA’nın X-ışını Difraktometresi (XRD) verilerden sağlanmıştır. Tüm veriler karşılaştırmalı grafikler ile sunulmuştur. Sonuç olarak, %10 HA’nın ikame edildiği 7 ve 28 günlük numunelerde mekanik özellikleri iyileşmesine rağmen, bu oran dahil tüm ikame oranlarında ve sonraki yaşlarda mukavemet kayıpları gözlenmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    The Moss Flora of Fırat University Central Campus (Elazığ-Türkiye)

    Alataş, Mevlüt; Şahin, Harun; Çambay, Zafer

    In this study, the moss flora of Fırat University Central Campus was investigated. As a result of the identification of moss specimens collected from syudy area in different vegetation periods of 2021 and 2023, total of 37 taxa belonging to 8 families and 19 genera were determined. From these taxa, 11 for Elazıg province and 6 for B9 grid square according to the grid-square system of Henderson (1961) are new records. The rich families in terms of number of taxa are Pottiaceae (17), Bryaceae (6) and Orthotrichaceae (5). In addition, the most taxa within the floristic list are xerophyt, photophyt and subneutrophyt.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Antioxidant Activity and Some Chemical Composition of Polytrichum piliferum Hedw. Extracts

    Alataş, Mevlüt; Sahilli, Yeliz Cakir

    In this study, antioxidant, fatty acid, mineral analysis and some chemical properties of Polytrichum piliferum, a species of moss, were investigated. As a result of the research, it was determined that P. piliferum extract had a moderate effect in terms of antioxidant properties and total phenolic content. Regarding fatty acid compositions, oleic and palmitic acids were found to be high. As a result of mineral analysis, it was found that it could accumulate high levels of aluminum (Al), iron (Fe), calcium (Ca) and potassium (K).

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Belediye'nin farklı birimlerinde çalışan saha işçilerinin güvenlik algıları ve etkileyen faktörler

    Yeşiltepe, Akgün; Karadağ, Gülendam

    Güvenlik iklimi, işyerlerinde güvenli davranışları ve güvenlik tutumlarını etkileyen bir durumdur. Bu araştırma, Belediye'nin farklı birimlerinde çalışan saha işçilerinin güvenlik algıları ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini bir ildeki 123 belediye saha işçisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri “Tanıtıcı Bilgi Formu” ve “Güvenlik İklimi Ölçeği” kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile 2020 Temmuz – 2021 Haziran tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Student t testi, One Way ANOVA, doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Post-hoc testlerden Bonferroni analizi yapıldı. Güvenlik iklimi ölçeğinin ortalaması 1.93±0.68 ve orta düzeydedir. İşçilerin, eğitim durumu ve çalışma şekli ile istatistiksel açıdan anlamlı bir fark varken (p<0.05) yaş, aylık gelir, çalışma yılı, medeni durum, iş sağlığı güvenliği eğitimi alma ve çalışılan birim ile güvenlik iklimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark yoktur (p>0.05). İşletmeler; işçilerin güvenlik iklimi algısını arttırmak için hizmet içi eğitimler ve periyodik iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgilendirmeler yapmalıdır

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Traditional and Local Data Usage in Boutique Hotels; Kerme Ottoman Konak

    Güngör, Gizem Nur; Ceylan, Ebru Nalan

    Boutique hotels furnished stylish are one of the types of accommodation facilities. Quality design and architectural features are the basic values that boutique hotels should provide. In today's architecture, steps need to be taken to keep traditional and local architecture alive. In some cases, it is thought that being inspired by traditional and local architecture as a concept in boutique hotel design, will contribute to the preservation of cultural heritage, beyond imitation and copying. Design processes based on data consisting of both natural and cultural elements have a high potential to ensure the protection and sustainability of cultural heritage. In this context, the use of traditional and local data in boutique hotels is examined through the example of Kerme Ottoman Konak in Muğla Akyaka. The hotel was designed as a museum, equipped with Seljuk, Ottoman and local architectural elements, in order to promote the traditional architectural design culture on a global scale and in compliance with the design parameters added to the zoning rules as a result of Nail Çakırhan houses receiving award for successfully interpreting the traditional. In the study, a case study was conducted. The data was obtained through on-site investigations and from the hotel's website. Spatial design was analyzed within the framework of Ching's concepts of "architecture, form, space and order". The design principles, which include the blending of tradition, locality and modernity in relation to Nail Çakırhan's architecture, are schematized and presented. According to the findings, it has been determined that the hotel is a boutique hotel that can be shown as an example in terms of sustainability in the protection and preservation of cultural heritage with its architectural shaping, interior design, material and furnishing usage, which includes elements from Seljuk, Ottoman and local cultures.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleYalnız künye2024
    The Effect Of Genital Hygiene Training Provided To Women With A History Of Vulvovaginal Candidiasis On Genital Hygiene Behaviors And Self-Care Agency

    Ucar, Tuba; Baransel, Esra Sabancı; Sibel, Akgül Kartal

    Objective: The objective of the study was to determine the impact of genital hygiene training on genital hygiene practices and self-care agency levels in women with a history of vulvovaginal candidiasis who lived in rural locations. Methods: The participants of this randomized controlled study were women who had a history of vulvovaginal candidiasis during the previous year and were registered with family health centers in two rural communities in eastern Türkiye. There were 114 women in the sample, including 57 in the intervention group and 57 in the control group. Training on genital hygiene behaviors was given to the women in the intervention group. Results: Before the intervention, there was no significant difference in terms of self-care agency levels and genital hygiene behaviors between the women in the intervention group and the control group (p>0.05). After the first month following the training, the self-care agency levels of the participants in the intervention group increased significantly compared to the control group (94.71±8.08, 83.84±9.52, respectively;). Additionally, the appropriate genital hygiene behaviors mean score of the participants in the intervention group was significantly higher than those in the control group (141.36±15.88, 132.29±20.15, respectively;) (p<0.05). Conclusions: The results of this study showed that genital hygiene behavior training can be a useful strategy for promoting genital hygiene behaviors and self-care agency among women of reproductive age with a history of vulvovaginal candidiasis who live in remote locations.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    İklim Krizinin Medyada Ele Alınışı: Akademik Eğilimlerin ve Çalışmaların Bibliyografik Analizi

    Kenes, Hatice

    Bu çalışma, 2000-2023 yılları arasındaki 23 yıllık süreçte Türkiye’de iklim değişikliğine dair medyada yer alan haberleri ve söylemleri ele alan akademik çalışmaları analiz etmektedir. İklim krizi, günümüzde en büyük çevresel tehditlerden biri olarak kabul edilmekte olup, Türkiye de bu etkileri derinden hissetmektedir. Bu bağlamda medya, farkındalık yaratma ve bilgilendirme konusunda kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle de medyanın kitleselliği ve kitlelere ulaşma hızı göz önüne alındığında iklim değişikliğinin farklı sonuçları ile medyada yer alıp almadığı, nasıl ve ne kadar yer aldığı kamuoyunun bilinçlenmesinde, kamusal baskı oluşmasında, konunun politik mecralarda tartışılmasında etkilidir. Aynı şekilde iklim değişikliğinin toplum, çevre, nüfus, ekonomi ve benzerine etkilerinin bilimsel olarak tartışılması, akademik kamuoyunda paylaşılması da, politika yapıcıların, sivil toplum örgütlerinin konuya dikkatlerinin akademik düzeyde çekilmesinde önemlidir. Bu çalışmanın amacı iklim değişikliğinin yarattığı sonuçların medyada yer alma biçimlerini sorunsallaştıran akademik metinleri analiz etmektir. Böylelikle iklim değişikliğinin medyada (televizyon, online/basılı gazeteler, sosyal medya, kitaplar, reklamlar, filmler, diziler vb.) nasıl ele alındığını sorunsallaştıran bilimsel çalışmalar bibliyografik olarak analiz edilerek iletişim çalışmaları alanındaki akademik ilginin haritası çıkarılacak ve saptamalarda bulunulacaktır.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex9TR Dizin7
    TR Dizinİncele