Koleksiyon/r/munzur/2

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleAçık Erişim2024
    Application of Deep Learning for Voice Command Classification in Turkish Language

    Çelik, Yusuf

    In this study, a deep learning model was developed for the recognition and classification of voice commands using the Turkish Speech Command Dataset. The division of training, validation, and test sets was carried out on an individual basis. This approach aims to prevent the model from memorizing and to enhance its generalization capability. The model was trained using Mel-Frequency Cepstral Coefficients (MFCC) features extracted from voice files, and its classification performance was evaluated in detail. The findings indicate that the model successfully classifies voice commands with a high accuracy rate, achieving an overall accuracy of 92.3% on the test set, highlighting the potential of deep learning approaches in voice recognition technologies

    AtıfOpenAlex6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yeniden Üretilen Sinizm: Türkiye’de Merkez-Çevre Anlatısı ve Emin Alper’in Kurak Günler Filminin Kritiği

    Palanci, Cihan

    Öz: Şerif Mardin’in kuramsallaştırdığı merkez-çevre ilişkisi Türkiye’de siyasal ve akademik alanda uzun bir zamandır tartışılmaktadır. Bu tartışma düzlemi sadece teorik düzeyde gerçekleşmeyip sanat gibi birçok disiplin için projeksiyon olma durumundadır. Bu sanat yapıtlarının en önemlileri, özellikle 2000’li yıllarda başlayan ve politik taşra sineması olarak adlandırılan yapıtlardır. Bu yapıtlarda taşra genel olarak geriliğin, değişmemenin, politik statükonun mekanları olarak resmedilmiş ve bu çerçeveden işlenmiştir. Buna karşın Cumhuriyetten bu yana işlenen bu temanın hiç değişmeden günümüze kadar gelebilmesi oldukça ilginç bir durum oluşturmaktadır. Bunun birçok nedeni mevcuttur. Çalışmada bu temayı besleyen merkez-çevre paradigmasının oluşturduğu tartışma evrenine içkin analizler ve eleştiriler yapılmıştır. Bu analiz ve eleştiriler merkez ya da çevreyi idealize etmeden yürütülmüştür. Türkiye’de yaşanan sert politik süreçler ve kutuplaşmaların katkısı ve tarihsel olarak yanlış ya da eksik üretilen teorik gelenek, merkez-çevre kuramının nesnelliğini aşındırmış ve karşılıklı bir delüzyon yaratmıştır. Makale bu eksende Emin Alper’in Kurak Günler filmini ele alıp, yukarıda anlatılanların projeksiyonuyla değerlendirmiştir. Ayrıca dönemin yarattığı öznelliklerin ve sinema sanatına içkin finansal dinamiklerin bu yönetmenlerin taşrayla ilgili sanatsal tavırlarına nasıl etki ettiği tartışılmıştır. Taşranın bahsedilen yönetmenlerin bakış açısında ifade bulan, sözde donukluğu, ilişkisizliği ve bağlamsızlığı da değişen dünya perspektifinden eleştirilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Examining number sense skills of kindergarten children

    Tertemiz, Neşe Işık; Palabiyik, Ersin

    The aim of this study is to determine the number sense skills of preschool (Kindergarten) children. In the study, survey design, one of the quantitative research methods, was used. The study group consists of a total of 114 children attending all the kindergartens (5 kindergartens) in the city center of Tunceli in the 2020-2021 school year. The data collection tool used in the study is the "Preschool Number Sense Test" developed by the researchers. In the analysis of the data, the correct answers obtained by using number sense skills, the correct answers obtained by using rule and operation-based methods, the false answers obtained by using number sense skills, the false answers obtained by using rule-operation-based methods and the questions left unanswered were considered. As a result of the analysis made, it was determined that preschool students used rule- and operation-based methods more in problem-solving when dealing with questions, and it was seen that they used number-sense-based methods less frequently.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı: Türkiye Açısından Dış Ticarette Potansiyel Barındırıyor Mu?

    Ates, Erdem

    Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı (AFCFTA) 2018 yılında kurulmuş, günümüzde 55 üyesi olan ve neredeyse tüm Afrika ülkelerini kapsayan bir serbest ticaret anlaşmasıdır. AFCFTA, dünyanın en fazla üyesi olan serbest ticaret bölgesidir. Anlaşmanın amacı; Afrika kıtasında tek bir ticaret alanı oluşturarak ticaret yoluyla kıtanın ekonomik potansiyelinin tam olarak ortaya çıkartılmasıdır. Cumhuriyet döneminde bölgenin sömürgeleştirilmiş olması ve sonrasında Soğuk Savaş konjonktürü nedeniyle Türkiye ile Afrika ülkelerinin diplomatik ve ticareti bağları zayıf kalmıştır. Türkiye’nin Afrika kıtasına yaklaşımı 1998 yılında kabul edilen “Afrika Eylem Planı” ile değişmiş ve hem diplomatik hem de ticari ilişkiler artmaya başlamıştır. Türkiye 2005 yılında Afrika Birliği’nde gözlemci, 2008 yılında ise stratejik ortak unvanı almıştır. Bunun bir yansıması olarak, günümüzde Türkiye ile Afrika ülkelerinin ticari bağları hızla artmaktadır. Çalışmanın amacı; Orta Vadeli Program (2023-2025) ve 2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planlarında özel vurgu yapılmış olan Afrika kıtasında yürürlüğe girmiş olan AFCFTA ile Türkiye’nin ticari bağlarını incelemektir. Çalışmada 2014-2023 dönemi Türkiye ile AFCFTA ülkelerinin ticari ilişkileri ihracat, ithalat ve doğrudan yabancı yatırım verileriyle yıllık olarak incelenmiş ve Ticarette İki Yanlı (Bilateral) Yoğunlaşma ve İhracat ve İthalatta Sektörel İki Yanlı (Bilateral) Ticaret Yoğunlaşma Endeksleri kullanılmıştır. Sonuç olarak, anlaşma ülkeleri ile Türkiye’nin ticari bağlarının kuvvetlenmesi, Türkiye’nin dış ticarette ülke çeşitlendirmesi yapmasına ve enerji, hammadde ve gıda güvenliğini artırmasına yardım edeceği sonucuna varılmıştır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Modeling changes in the quality attributes of couscous cooked with ohmic heating

    Sabanci, Serdal; Işık, Erdem; Goksu, Ali; Omaç, Basrı

    Kinetic studies on the quality alters of couscous are crucial to the suitable design of ohmic heating treatment. Hence, it was targeted to build mathematical models to forecast the changes in quality attributes of couscous cooked using ohmic heating (OH) in the present study. In addition, the average power and total energy for cooking couscous with OH at a voltage gradient of 17 V/cm were determined. Three dissimilar kinetic models—zero, first, and second—were fitted to the data. Our findings showed that, for the ohmic heating system, as cooking time increased, energy consumption increased while heating system efficacy declined. The best model to reflect the changes in color parameters was the second-order model, while the zero-order model best fit the experimental data observed for the cooking loss, moisture content, and weight increase (%). For all TPA parameters, however, neither model yielded the greatest fit.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Yüzeysel Bir Radikallik Bağlamı Olarak Woke Hareketi

    Palanci, Cihan

    Kimlik siyasetinin 1960’lar ile politik alanın en önemli tartışma nesnelerinden biri olması ve bu tartışmaların muhalif habitusu ikiye bölmesi gözlemlenebilir bir olgudur. Bununla birlikte özellikle 2010’larla başlayan, sosyal medyanın aracılığıyla hızlanan ve yaygınlaşan başka bir tür muhalefet biçiminin yeni kamusal alanlarda kendini gösterdiğini gözlemliyoruz. Woke (Uyanış) aktivizmi olarak adlandırılan bu hareket bir tür hiper-kimlik siyaseti ile ciddi destekçiler bulurken öte taraftan özellikle kullandıkları yöntemlerle ilgili olarak sert bir biçimde eleştiriliyorlar. Woke taraftarları, toplumsal cinsiyet normları, etnik aidiyet, göç ve çevre gibi sorunlar hakkında son derece duyarlıyken bu duyarlılığın dile getiriliş pratikleri öteki politik gruplar tarafından sorunsallaştırılmaktadır. Bu hiper-kimlik hareketinin üyeleri, özellikle sosyal medya kullanıcılarının kamuya açık olarak ifade ettikleri görüşleri hem içerik hem de seçilen sözcükler bağlamında sürekli eleştirmekte ve Woke filtresine takılanlar için yine sosyal medyada yoğun bir eleştiri fırtınası başlatmaktadırlar. Son kertede literatüre “iptal etmek” olarak geçen bu süreç, fail için geri dönülmez bir aşamaya geçebilmekte ve tüm yaşamını etkileyebilmektedir. Bu bağlamda biz çalışmamızda Woke aktivizminin belirli bir çerçevesini oluşturmaya çalışacağız. Bu çerçeve, Woke’un kavramsal olarak konumlandığı yerin tarihsel dinamikleri ve özellikle kavrama yönelik eleştirilerle oluşturulacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    Zeytinyağı oleojelinin şortening ikame maddesi olarak kullanılmasının kekin kalite özellikleri üzerine etkisinin belirlenmesi

    Eroğlu, Zeynep; Orhan, Necla Özdemir

    Bu çalışmanın amacı, zeytinyağı oleojelinin kek üretiminde katı yağ (şortening) ikamesi olarak kullanım potansiyelini araştırmaktır. Bu amaçla, kek formülasyonundaki şortening miktarı % 25 (% 25 Oleojel-kek) ve % 50 (% 50 Oleojel-kek) oranlarında oleojel ile ikame edilmiştir. Kontrol örneğinde (Kontrol-kek) ise yağ olarak sadece şortening kullanılmıştır. Kontrol-kek, % 25 Oleojel-kek ve % 50 Oleojel-kek hamurlarının özgül ağırlıkları, sırasıyla, 0.90 ±0.00, 0.98 ±0.00 ve 1.06 ±0.01’dir. Kek hamurlarının tamamı kaymayla azalan akış özelliği (n < 1, psödoplastik) sergilemiş ve Herschel-Bulkley modeline uygunluk göstermiştir (R2, 0.9975-0.9950). Oleojel içeren kek hamurlarının görünür viskozite değerleri Kontrol-kek örneğine göre daha düşüktür (p < 0.05). Kek hamurlarının G′ değerleri, G′′ değerlerinden daha yüksektir ve bu durum örneklerin katı benzeri yapı sergilediğine işaret etmektedir. En yüksek sertlik değeri Kontrol-kek örneğine (403.92 ±14.84 g) ait iken en düşük sertlik değeri % 50 Oleojel-kek örneğine (303.11 ±12.10 g) aittir (p < 0.05). Formülasyona ilave edilen oleojel miktarı arttıkça keklerin elastikiyeti artmıştır (p < 0.05). Duyusal analiz parametreleri açısından örnekler arasındaki farklılıklar, istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur (p > 0.05). Elde edilen sonuçlar, kek yapımında şortening yerine oleojel kullanımının umut vadeden bir geleceğinin olduğunu göstermektedir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Effect of Synthetic Wastewater on Antioxidant Defence System in Dreissena polymorpha

    Serdar, Osman; Erguven, Gokhan Onder; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Korkmaz, Volkan; Erguven, Gozde

    The effects of the synthetic wastewater on antioxidant defence system in Dreissena polymorpha was evaluated. For this purpose, SOD, CAT, GPX activities and TBARS and GSH levels in tissues were determined by using commercial kits. The activities of SOD and CAT were in sythtetic group were determined lower than the control group in D. polymorpha during 24 and 96 h (p<0.05). After exposure of the cells of D. polymorpha samples to synthetic wastewater, depletion in GSH levels and subsequent increase in TBARS levels were observed, reflecting their unstable state. According to the data obtained from the study, It can be inferred that the biomarkers being domestic monitored are beneficial and effective in evaluating the biochemical mechanisms of wastewater as early warning indicators.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2024
    Effect of Dietary Zinc on the Antioxidant Parameters of Juvenile Common Carp (Cyprinus carpio)

    Aksu, Önder; Harlıoğ, Muzaffer Mustafa; Mustafa, Shokri; Batool, Zahra

    Zinc (Zn) is an essential micro mineral needed for the proper growth and immune function of fish. This investigation was designed to examine the antioxidant role of a fortified diet with different Zn levels in the muscle and liver tissues of carp fry. A four-iso-nitrogen (35% crude protein) practical diet was produced that included graded levels of dietary zinc sulphate as a nutritional zinc resource in the fundamental diet supplemented with increased zinc levels (T1, control, 85 mg Zn kg-1, T2 105 mg Zn kg-1, T3, 125 mg Zn kg-1 and T4, 145 mg Zn kg-1). Even though the SOD and CAT analysis results did not show a linear increase in the increasing Zn ratio in the diets, higher values were obtained compared to the control groups. SOD highest values in T3 for the liver (0.713 ± 0.220 U/ml) and T1 for muscle (0.751 ± 0.144 U/ml), CAT values were highest in T2 for the liver (0.849 ± 0.115 nmol/dk/m) and T2 for muscle (1.059 ± 0.148 nmol/dk/m) was obtained. MDA values were completely higher for the muscle than for the control group, and for the liver, a lower value was obtained in the T2 trial group than in the control group (1.671 ± 0.230 µM). The results of the study showed that Zn contributed significantly to the nutrition of carp fish. It can be concluded that the findings of SOD and CAT analysis endorse the positive contributions of using 105 mg Zn in the diets to promote the antioxidant defense of juvenile carp fish.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2024
    Blum Blum Shub Tabanlı Yeni Bir Kriptografik Anahtar Planlama Algoritması

    Artuger, Firat; Karakuş, Songül

    Blum Blum Shub (BBS) algoritması bilinen güçlü sözde rastgele sayı üreteçlerinden bir tanesidir. Bu algoritma anahtar üretiminde kullanılabilir. BBS temelde iki büyük asal sayının çarpımına ve bir tohum değerine dayanmaktadır. Bu değerlerin seçilmesi oldukça kritik bir konudur. Bu çalışmada bu problemin üstesinden gelmek için yeni bir yaklaşım önerilmiştir. Önerilen yaklaşımda öncelikle asal sayı havuzu oluşturulmaktadır. Bu noktada kullanıcı bir başlangıç ve bitiş değeri belirlemektedir. Belirlenen bu aralıktaki asal sayılar üretilerek bir diziye kaydedilir. Daha sonra bu asal sayı havuzundan kaotik haritalar ile rastgele iki asal sayı seçilir. Seçilen bu asal sayıların dizideki konumları kaydedilir. Tohum değeri ise bu iki asal sayının konumları toplamı olarak ele alınmıştır. Yani seçilecek olan parametreler o an kullanıcının gireceği aralıklarda rastgele bir şekilde seçilecektir. Bu çalışmada bu şekilde rastgele iki bit dizisi elde edilmiştir. Bu diziler 1 milyon bit uzunluğundadır. Elde edilen bu dizilere NIST SP 800-22 testleri uygulanmış olup diziler tüm testleri başarı ile tamamlamıştır.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Automatic Classification of Defective Photovoltaic Module Cells Based on a Novel CNN-PCA-SVM Deep Hybrid Model in Electroluminescence Images

    Imak, Andac

    In today’s world, the rapid development of photovoltaic (PV) power plants has facilitated sustainable energy production. Maintenance and defect detection play crucial roles in ensuring the continuity of energy production. The manual inspection of electroluminescence (EL) images of PV modules requires significant human power and time investment. This study presents a method for the automatic fault detection of PV cells in EL images using hybrid deep features optimized with a principal component analysis (PCA) feature selection algorithm. A lightweight and high-performance model that combines the strengths of convolutional neural network (CNN) architectures was proposed. First, data augmentation techniques were employed owing to the imbalance between the defective and functional classes in the dataset containing EL images. In experimental studies conducted by integrating the PCA algorithm into MobileNetV2, DenseNet201, and InceptionV3 CNN models, accuracy, precision, recall, and F1-score values of 92.19%, 92%, 90%, and 91%, respectively, were achieved. When the results were analyzed, it was observed that the proposed method was effective in detecting faults in PV panel cells.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex8TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Effect of Ferro-Alloys on the Properties of High Entropy Alloy with FeCoNiMnMoV Composition Produced by Arc-Melting Method

    Güler, Seval Hale

    In this study, high entropy FeCoNiMnMoV and FeCoNiMn (Ferro Mo-Ferro-V) alloys were produced by arc melting method. After the arc melting process, the samples were annealed at 1000ᵒC under argon atmosphere for 15 hours physical and thermodynamic calculations were performed to determine the properties of the alloy. In the study, both alloys were characterized. For characterization, XRD, SEM, EDS and Micro hardness were taken from the samples. The aim of my study is to examine the effect of using low-priced starting materials on the microstructure of HEA. For this purpose, ferro-alloys were added to the alloy. As a result, similar properties were obtained for the microstructure of both alloys. However, it has been determined that the hardness of samples containing ferro-alloys decreases more due to their chemical composition, especially after heat treatment.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kocaavşar Deresi (Balıkesir)'nde Unio bruguierianus (Bourguignat, 1853) ve Unio pictorum (Linnaeus, 1758) Türlerinin İlk Kaydı ve Bazı Biyometrik Özellikleri

    Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz; Akça, Ayşe; Atıl, Süleyman

    Bu çalışmada, Kocaavşar Deresi (Balıkesir)’nde (39°40’22”-27°35’34” Kuzey/Doğu) tatlı su midyeleri Unio bruguierianus ve Unio pictorum'un yaşadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu türlerin bazı biyometrik özelliklerini tanımlanmıştır. Bireylerdeki ağırlık (A) (g), kabuk uzunluğu (KU) (mm), kabuk genişliği (KG) (mm) ve kabuk yüksekliği (KY) ölçümleri yapılmıştır. Morfolojik ilişkiler, çok değişkenli istatistiksel analizlerle incelenmiştir. U. pictorum ve U. bruguierianus'un KU, KG, KY ve A ortalamaları sırasıyla şunlardır: 58,20±13,91 ve 75,34±8,08 mm (KU), 29,52±6,93 ve 39,89±7,04 mm (KG), 19,38±4,66 ve 26,33±3,79 mm (KY) ve 25,72±13,56 ve 46,15±9,59 g (A). Temel bileşenler analizi (TBA), her iki tür için KU, KG, KY ve A arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu göstermiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2
    Usability of Essential Oil Extracted Plant Pulp in Screen Printing in the Context of Sustainability

    Ayvaz, Kartal Murat; Teker, Menekse Suzan

    Problem statement; The main purpose of the study, "Usability of De-Essential Plant Pulp in Textile Printing in the Context of Sustainability", is to reveal the industrial use of natural dyes in the textile printing sector. During the preliminary evaluation process, it was seen that screen printing as a printing method has significant advantages for the industrial integration of natural dyes. Based on this, as a result of the applications and analyzes carried out with the experimental research method, it has been revealed that the use of natural dyes on an industrial scale will be possible by transferring the natural dye obtained from plant pulp with essential oil removed to the textile surface with the screen printing technique and ensuring sufficient fastness. In this study, it is aimed to present screen printing as an alternative to traditional fabric printing techniques, as well as to make positive contributions to sustainability by using natural dyes obtained from plant pulp. This increases the importance of the study. As a result, it has been observed that natural dyes obtained from plant pulp with essential oils removed can be transferred to the fabric by screen printing technique, and the pre-mordanting process and fixing in salt water increase the washing and rubbing fastness values. Apart from all these, three new emulsion-free printing techniques have been developed, independent of the emulsion printing technique applied as standard in screen printing technique

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Heidegger Düşüncesinde Teoloji ve Yeni Tanrı

    Karakas, Sevim Ersahin

    Heidegger Batı düşüncesini oluşturan temelleri bize gösterirken aynı zamanda onun onto-teolojik kökenlerini de ortaya koyar. Bu çalışmamızda, Heidegger’in felsefe aracı olan destrüksiyonuyla felsefe ve teoloji arasında nasıl net bir ayrıma gittiğini, Batı metafiziğinin kökeninin onto-teolojik olduğu tespitine nasıl vardığını ve en nihayetinde de Alman filozofun anlayışında Varlık ve Tanrı’nın aynı şeyler olmadığını göstermeye çalacağız. Heidegger, Batı metafiziği ve Modernite eleştirisinin önemli ayaklarından birini oluşturan onto-teolojik köken analiziyle, “Dünya-Varlık hadisesinin” dile gelmesinde başat rol oynayan kutsallık ve Tanrı kavramlarını Hristiyanlık teolojisi dışında “başka” bir biçimde, yani Tanrı kavramını “Dünya-Varlık hadisesini” veren ögelerden biri olarak ortaya koyar. Dolayısıyla bu çalışma, Heidegger’in Tanrı kavramını nasıl zaman mefhumuyla ilişkilendirdiğini ortaya koymaya çalışır.

  • MakaleAçık Erişim2024
    In Search of Scent in Theatre

    Şentürk, Gamze

    Theatre is an art form that brings together visual, auditory, and physical elements, establishing a strong connection between the audience and the performance. This synesthetic art employs an aesthetic language that engages all the senses, creating a unique experience for the audience, where the amalgamation of scent, sound, and visuals offers a multi-sensory journey. The audience experience plays as a holistic bodily encounter, ensuring active engagement. In theatre, the sense of smell is often overlooked. However, in recent years, experimental, innovative, and avant-garde theatrical works have opened up new possibilities for using scents on stage. Surprisingly, the use of scent in theatre can be traced back to ancient times. This study aims to explore the history of the sense of smell, its origin and its use in theatre. Furthermore, it traces how scent has influenced the theatrical experience and evolved into a fundamental element from the ancient era to the early modern period.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Allelopathic Effects of Essential Oils In Some Medicinal And Aromatic Plants on The Development of Oilseed Plants

    Aydın, Sevinç; Karaca Sanyürek, Nesrin; Yaman, Hümeyra; Yılmaz, Ömer

    Traditional methods used to increase plant productivity from the past to the present cause problems owing to their toxicological effects on organism resistance and living things. This has stipulated the creation of strategies to boost plant productivity without adversely affecting the health of living things. Essential oils secreted from various parts of plants stand out as, sustainable, and improvable alternatives and have been the subject of numerous types of research as they have many functional properties. The present research covers the investigation of the allelopathic effect of essential oils of Greek Oregano (Origanum vulgare L. subsp. hirtum), Lavandin (Lavandula x intermedia), and common sage (Salvia officinalis L.) on oilseed plants (Cephalaria syriaca L., Camelina sativa L.) at different ratios. Inhibitory effects of the essential oils obtained by hydrodistillation on the seeds of Cephalaria syriaca L. and Camelina sativa L. species at different concentrations were analyzed under sterile in vitro conditions. The inhibitory effects of essential oils and concentrations were analyzed using the Friedman test. The research revealed that essential oils were effective in weed control through their high inhibitory effect against Cephalaria syriaca L. seeds while reducing the germination power of Camelina sativa L.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Pülümür Çayı-Roj Deresi (Kutudere, Tunceli, Türkiye) Salmo munzuricus Turan, Kottelat & Kaya, 2017 (Teleostei: Salmonidae) Popülasyonunun İlk Kaydı)n İlk Kayıt

    Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz; Turan, Davut

    Bu çalışmada, Munzur Deresi’nde dağılım gösterdiği bilinen Salmo munzuricus Turan, Kottelat & Kaya, 2017 türünün Pülümür Çayı’nın bir kolu olan Roj Deresi’nden ilk defa kaydı verilmektedir. Elde edilen bireyler yakın havzadaki diğer alabalık türleri ile karşılaştırıldığında bu popülasyonun diğer popülasyonlardan farklı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, türe ait morfolojik karakterler detaylı olarak sunulmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Tiyatronun Rönesansı: Pandemi Döneminde Dijitalleşme ve Britanya Tiyatrosu

    Şentürk, Gamze

    2019 yılında ortaya çıkıp dünyayı etkisi altına alan ve insanları evlerine hapseden pandemi süreci, tiyatro başta olmak üzere sahne sanatları üzerinde benzersiz bir etki yaratarak sahneyi bir dönüşüme uğratmıştır. Bu süreçte sahne sanatları alanında gelişen yeni duruma uygun olarak önlemler alınmaya çalışılmış ve sahne adeta yeniden şekillenmeye başlamıştır. Tiyatroda köklü değişikliklerin olduğu bu dönemde Britanya tiyatrosu da önerdiği yenilikçi ve deneysel uygulamalarla pandemi sürecini yönetmeye çalışmıştır. Kuşkusuz bu noktada teknolojinin sunduğu katkı göz ardı edilemez. Pandemi sürecinde dijitalleşen tiyatro, seyircisine yeni deneyimler yaşatmıştır. Sanatın evrensel gücünün bir kez daha anlaşıldığı bu süreçte teknoloji, biçim, içerik ve uygulama açısından tiyatroyu destekleyici bir unsur olarak ortaya çıkmıştır. Seyircisini oyunla buluşturan ve yenilikçi biçimlerin kullanılmasına büyük olanaklar tanıyan teknolojinin tiyatroda bir dönüşüm yaratması söz konusu olmuştur ve adeta tiyatroda bir rönesans yaşanmıştır. Bu çalışma, Britanya tiyatrosunun pandemi sürecini teknolojinin verdiği imkânlarla nasıl aştığını ortaya koymayı ve pandemi sürecinde tiyatro-teknoloji etkileşimini açığa çıkararak teknoloji çağında tiyatro endüstrisinin geleceğini tartışmayı amaçlamaktadır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2024
    İkiz dönüşüm kapsamında kritik hammadde ve teknolojilerinin zaman serileri analizi

    Göçmen, Elifcan; Say, Halise Miray; Öner, Mahir

    Kritik hammaddeler, sürdürülebilir ekonomi için oldukça önemli ve tedarikleriyle bağlantılı olarak yüksek risk taşıyan hammaddelerdir. Yeşil dönüşüm ve teknolojinin dönüşümünü birleştiren ikiz dönüşümde kullanılan teknolojilerde kritik hammaddelerin kullanımı, bu hammaddelerin önemini ve arz riskini arttırmaktadır. Bu kapsamda, ülkede bu dönüşüme zemin hazırlayan teknolojilerin, uygulamaların ve politikaların incelenmesi ve zaman serileri analiziyle incelenmesi amaçlanmaktadır. Yeşil dönüşüm için ülkemizde önemli potansiyeli bulunan ve kritik hammaddelerin kullanıldığı çoğu teknolojinin de kaynağı olan güneş, rüzgâr, hidrolik, jeotermal, termik enerjinin geçmiş verilerinin analizi ve gelecek projeksiyonu sunulmaktadır. Çalışmada kullanılan zaman serileri analizi yöntemleri, basit hareketli ortalama, ağırlıklı hareketli ortalama ve üstel hareketli ortalama yöntemleridir. Üstel hareketli ortalama, güncel verilere daha fazla ağırlık verdiği için, tahmin başarısı ve hata düzeyleri konusunda daha olumlu sonuçlar vermektedir. Böylelikle, her enerji kaynağının gelecek trendleri, bu enerji kaynaklarıyla bağlantılı teknolojilerde kullanılan hammaddelerin talep düzeyi ve bu hammaddelerin kritikliğini de ortaya koyacaktır.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi