Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2026
    Evaluation of the Effects of Chrysin in Rats Developed with Lead Acetate-Induced Neurotoxicity Using Biochemical, Histopathological, and Immunohistochemical Methods

    Kandemir, Fatih Mehmet; Benzer, Fulya; Küçükler, Sefa; Yildirim, Serkan; Kandemir, Özge; Dalkılınç, Elif; Uçar, Aybüke Gözde Gültekin

    Lead (Pb) is a heavy metal with high toxicity that can cross the blood-brain barrier and accumulate in brain tissue, causing serious neurological disorders. The aim of this study is to evaluate the potential protective effect of chrysin (CHR) against Pb-induced neurotoxicity. Thirty-five male Sprague Dawley rats were divided into five groups: Control, CHR (50 mg/kg), Pb, Pb+CHR (25 mg/kg), and Pb+CHR (50 mg/kg). Rats were administered CHR (25 or 50 mg/kg) and Pb (30 mg/kg) orally for 7 days. Twenty-four hours after the last treatment, the rats were sacrificed under mild sevoflurane anesthesia by decapitation, and brain tissue samples were collected. Biochemical and histopathological methods were used to measure cholinergic enzyme activity, DNA damage, and oxidative stress parameters in brain tissue. CHR reduced levels of glial fibrillary acidic protein (GFAP), acetylcholinesterase (AChE), and 8-hydroxy-2'-deoxyguanosine (8-OHdG) caused by Pb. Due to its antioxidant properties, CHR decreased Pb-induced lipid peroxidation while increasing glutathione (GSH) levels and the activities of catalase (CAT), superoxide dismutase (SOD), and glutathione peroxidase (GPx). Based on biochemical and immunohistochemical analyses, CHR reduced cyclooxygenase-2 (COX-2), myeloperoxidase (MPO), nuclear factor kappa-B (NF-κB), neuronal nitric oxide synthase (nNOS), prostaglandin E2 (PGE-2), and p53 levels. These findings suggest that CHR may exert a therapeutic effect by alleviating oxidative stress and inflammation induced by Pb-induced neurotoxicity.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Convmixer ve SDD Kullanılarak DEHB Hastalığının EEG Sinyalleri ile Otomatik Olarak Tespit Edilmesi

    Sengur, Abdulkadir; Üzen, Hüseyin; Özçelik, Salih Taha Alperen; Uyanik, Hakan; Karakaş, Buğra

    DEHB, çocuklarda dikkat eksikliği, davranış problemleri, eğitimle ilgili sorunlar ve düşük özgüven gibi problemler oluşturabilir. Bu çalışma, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisini elektroensefalografi (EEG) sinyalleriyle değerlendirmeyi hedefleyen bir araştırmayı özetlemektedir. Araştırma, 30 DEHB tanısı almış çocuk ve 30 sağlıklı kontrol grubunun EEG verilerini kullanmıştır. EEG verileri öncelikle gürültü azaltma amacıyla işlenmiş ve ardından ConvMixer, ResNet50 ve ResNet18 gibi derin öğrenme modelleri kullanılarak sınıflandırılmıştır. Bulgular, ConvMixer'in düşük hesaplama kaynaklarına ihtiyaç duyarak yüksek sınıflandırma başarısı elde ettiğini göstermektedir. Ayrıca, EEG sinyallerinin DEHB teşhisinde kullanılabilirliği konusunda farklı kanalların etkileri incelenmiş ve T8 kanalının özellikle etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma, EEG tabanlı DEHB teşhisi için daha hafif modellerin kullanılabilirliğini ve EEG kanallarının önemini vurgulamaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Balistokardiyografi sinyalleri ile derin öğrenme tabanlı hipertansiyon tespiti

    Sengur, Abdulkadir; Özçelik, Salih Taha Alperen; Uyanik, Hakan

    Kan basıncı, damarlardaki kanın damar duvarlarına uyguladığı basınçtır. Bu basınç değerinin normal kabul edilen seviyelerin üzerinde seyir etmesi yüksek tansiyon (YT) veya hipertansiyon (HPT) olarak bilinir. Hayat kalitesini negatif yönde etkileyen, çoğu zaman organlarda çeşitli tahribatlara sebep olan ve ölümlere yol açabilen bu sağlık probleminin teşhisi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, balistokardiyografi (BKG) sinyalleri kullanılarak HPT'nin otomatik teşhisine yönelik bir yöntem önerilmiştir. Bunun için BKG sinyalleri, sürekli dalgacık dönüşümü filtre bankası (SDDFB) yöntemi kullanılarak zaman-frekans domenine taşınmıştır. Bu işlemler yapılırken kullanılan dönüşüm yönteminde bazı parametre ayarları gerçekleştirilerek dönüşümün kalitesi arttırılmıştır. Daha sonra elde edilen görüntüler ResNet18, ResNet50, VGG16 ve AlexNet evrişimsel sinir ağlarıyla sınıflandırılmış ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Önerilen yöntem ile ResNet18, ResNet50, VGG16 ve AlexNet mimarileri için sırasıyla %98,92, %99,34 ve %99,22 ve %98,07 sınıflandırma doğruluğu elde etmiştir. Elde edilen bu yüksek sınıflandırma sonuçları önerilen yöntemin hipertansiyon teşhisi için kullanılabileceğini ispatlar niteliktedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bir Boyutlu Evrişimsel Sinir Ağı Yardımıyla Faz Kilitleme Değeri ve Diferansiyel Entropi Özellikleri Kullanılarak EEG Sinyallerinde Duygu Tanınması

    Sengur, Abdulkadir; Özçelik, Salih Taha Alperen; Uyanik, Hakan

    Duygu analizi günümüz bilim dünyasında üzerinde en çok araştırma yapılan alanların başında gelmektedir. Özellikle insan-bilgisayar etkileşimi gibi günlük hayatımıza her geçen gün daha çok dahil olan alanların yanı sıra nörobilim ve psikoloji gibi bilim dallarının da yakından incelediği bir konudur. Duygu analizi için konuşma sinyalleri, mimikler, vücut dili, yüz ifadeleri gibi yöntemler kullanılsa da bu yöntemler manipülasyona açık oldukları için biyolojik sinyaller kadar güvenilir sonuçlar vermezler. Bu çalışmada sanal gerçeklik (SG) teknolojisi yardımıyla hazırlanmış, biyoelektriksel bir sinyal olan elektroansefalografi (EEG) sinyalleri ile duygu tanıma için yeni bir yöntem önerilmiştir. Bu yöntemde EEG sinyallerinin alt bantlarının diferansiyel entropi (DE) ve faz kilitleme değeri (FKD) özellikleri, tasarlanan bir boyutlu evrişimsel sinir ağı (1B-ESA) yardımı ile pozitif ve negatif duyguların tanınması için kullanılmıştır. Her iki özellik yardımıyla elde edilen özellik matrisleri on defa teste tâbi tutularak ortalama başarı değerleri elde edilmiştir. Bu testler sonucunda DE ve FKD özellikleri ile en yüksek ortalama başarı puanları, tüm alt bant özellik matrislerinin birleştirilmesi ile sırasıyla %74,0611,41 ve %63,75901,72 olarak elde edilmiştir. Ayrıca çalışmada elde edilen yüksek frekanstaki sinyal bileşenlerine ait testlerin başarı oranlarının düşük frekans bantlarına göre daha yüksek elde edilmesi daha önce bu alanda yapılan benzer çalışmaların sonuçlarını destekler nitelikte olmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele