Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2022
    Dönüşümcü liderlik yenilikçi iş davranışı grup uyumu

    Gün, Gül

    Dönüşümcü liderler, grup üyelerinin yenilikçi fikirleri anlama, takdir etme ve destek- leme yoluyla öğrenmesi ve geliştirmesi için fırsatlar yaratmakta ve grup üyeleri, daha büyük yenilikçi davranışlarla sonuçlanan statükoya meydan okuma korkusunun üste- sinden gelebilmektedirler. Kısacası, motive edici bir iklim yaratan dönüşümcü liderler aynı zamanda yenilikçi bir atmosfer yaratacak ve bu da grup üyelerinin yenilik yapma olasılığının daha yüksek olmasını sağlayacaktır (Feng, Huang & Zhang, 2016). Grup uyumu grubun üyeleri arasındaki karşılıklı olumlu tutumların sayısından ve gücünden çıkarılan grup özelliğidir (Lott ve Lott,1965) Bu çalışmanın amacı, dönüşümcü liderlik davranışlarının yenilikçi iş davranışına etkisinde grup uyumunun aracılık etkisini araş- tırmaktır. Tunceli Devlet Hastanesi çalışanları çalışmanın ana kütlesini oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda dönüşümcü liderlik ve alt boyutlarından idealleştirilmiş etki ve entelektüel teşvikin yenilikçi iş davranışını anlamlı etkilediği tespit edilmiştir. Çalışmada, alt boyutları ile yenilikçi iş davranışı arasındaki ilişkide aracı rolü oynayacaktır hipotez- leri reddedilmiştir

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Comparison Of Outdoor and Indoor Playground Qualifications of State and Private Kindergartens: Case of Malatya Province

    Güllü, Mehmet; Özcan, Ecesu

    In this study, it is aimed to contribute to the determination of the most appropriate spatial dimensions by comparing the dimensions of the indoor and outdoor playgrounds in private kindergartens and public kindergartens in Malatya. In this study, document analysis method was used. When the research findings are examined, it is seen that although there are not specifically multi-purpose halls in public schools other than classrooms, the playgrounds of public kindergartens have large areas where students can engage in activities comfortably compared to private institutions. Again, it has been found that public kindergartens have larger areas in indoor playgrounds compared to private kindergartens regarding quotas, in terms of quota based area measurements.In future research, applying motor skill tests to children studying in public kindergartens and private kindergartens, which have two different service standards, will provide detailed and targeted answers about field competencies from the results achieved.

  • MakaleYalnız künye2022
    The Relationship Between Perceived Social Support and Exercising During Pregnancy and Factors Affecting this Relationship

    Serin, Emine Kaplan; Dal, Nursel Alp

    There are many benefits of exercise practices during pregnancy. However, pregnant women do not exercise or continue despite their benefits. Social support is needed to keep the exercise going. This study aimed to investigate the relationship between perceived social support and exercising during pregnancy and the factors affecting this relationship. This descriptive cross-sectional study was conducted on 164 pregnant women. In the collection of the research data, a questionnaire form, Multidimensional Scale of Perceived Social Support (MSPSS), and Women’s Physical Activity Self-Worth Inventory (WPASWI) were used. It was determined that 74.7% of the participants exercised during their pregnancy period and 36.5% of them exercised regularly. The mean total MSPSS score of the pregnant women was found to be 25.37 ± 12.06 and it was determined that the social support they received was low. The mean total WPASWI score of the pregnant women was found to be 107.27 ± 18.35 and it was determined that their physical activity levels were good. A statistically significant correlation was found between MSPSS and WPASWI in the negative direction (p <0.001). As a result of this study, it was determined that perceived social support affects exercising during pregnancy.

  • MakaleYalnız künye2022
    Kamu denetçiliği kurumu kararlarında uygulanan iyi yönetim ilkelerinin kamu değeri çerçevesinden değerlendirilmesi

    Boyali, Handan

    Günümüzde toplum ihtiyaçlarında yaşanan değişimlere bağlı olarak kamu yönetiminde hızlı bir dönüşüm gerçekleşmektedir. Bu dönüşümle birlikte katılım, şeffaflık, cevap verebilirlik, açıklık gibi bazı değerler uygulamaya koyulmaktadır. Bireyler devletin sunmuş olduğu kamu hizmetlerinde de aynı şekilde değişimi görmek istemektedir. Kamu örgütleri ise bu dönüşümü gerçekleştirme sırasında bazı zorluklar ile karşı karşıya kalabilmekte ve güçlükleri aşabilmek adına uygulanabilir nitelikte çözümler bulmaları gerekmektedir. Bu yollardan biri olan Geleneksel Kamu Yönetimi yaklaşımının merkeziyetçi, bürokratik ve hantal bir yapıda olması kamu hizmetlerinin kalitesiz, verimsiz ve yavaş olarak sunulmasına sebep olmuştur. Ardından ortaya koyulan Yeni Kamu İşletmeciliği yaklaşımında ise vatandaşı müşteri olarak görmesi ve ekonomik verimliliği öncelemesi gibi özellikler bireylerde huzursuzluğa yol açmıştır. Bu yaklaşımlar, gerek kamu yararının sağlanmasında gerekse kamu hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde ortaya çıkan yeni ihtiyaçları karşılamadığından dolayı eleştirilmiştir. Kamu değeri yaklaşımı, yapılan bu eleştirilere getirilen alternatif çözüm önerilerinden biridir. Kamu hizmetlerinin bir sonucu olan kamu değeri, kamu yararının sağlanması adına kamusal alanda yer alan tüm paydaşların katılımı ile üretilmektedir. Kamu Denetçiliği Kurumu ise vatandaşların şikayetlerini inceleyip çözüme kavuştururken, idarelerin hizmet kalitesini artırmayı ve kamuda iyi yönetim ilkelerini uygulamayı amaç edinmiştir. Bu bağlamda bu çalışma, kamu yönetimi literatürünün önemli konuları arasında gösterilen kamu değeri yaklaşımını ele almayı planlamaktadır. Kuramsal ve kavramsal boyutları ile ele alınan kamu değeri kavramı hakkında gerekli bilgilendirmeler yapılmış ve kamu yönetimi disiplinine kazanımı değerlendirilmiştir. Ardından Kamu Denetçiliği Kurumu’ndaki alınan kararlarda iyi yönetim ilkeleri kamu değeri bağlamında incelenmiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Machine Learning-Based Effective Malicious Web Page Detection

    Utku, Anıl; Can, Umit

    The use of the Internet is becoming more and more widespread day by day, putting millions of users at risk of cyberattacks. Especially during the Covid-19 epidemic, internet usage has increased significantly and various cyber-attacks have been made through malicious websites. With these attacks, much information such as people’s private information, bank information, and social information can be captured. Many methods have been developed to prevent cyber-attacks. In particular, methods that use machine learning methods other than traditional methods give more successful results. In this study, it has been tried to automatically detect malicious websites by using the URL properties of malicious websites. For this purpose, popular machine learning methods such as DT, kNN, LightGBM, LR, MLP, RF, SVM, and XGBoost were used. According to the experimental results, the RF algorithm achieved 96% accuracy.

  • MakaleYalnız künye2022
    Neuromarketing Bibliomethric Analysis in Web of Science Database

    Cevher, Muhammed Fatih; Ilze, Sinan

    Analyzing consumers' behavior and understanding their decision-making processes is one of the\rpriorities for marketing. Traditional research methods such as surveys and observation, may be insufficient to\raccurately explain and predict consumer behavior because they that consumers generally display purchasing\rbehavior based on rational and logical decisions. However, neuromarketing seem to be a much more\reffective method for the researchers in understanding consumer beahvior. Using neuromarketing techniques\rin marketing research has begun to be seen as one of the most accurate and consistent ways to reveal the real\rfeelings and thoughts of consumers at the subconscious and conscious level. Thus, in the current study, the\rexisting research in the field of neuromarketing were subjected to bibliometric analysis by focusing on the\rnumber of publications by years, the publishing countries and organizations, the most published authors, the\rmost cited authors, and the variables related to the relevant field by using the keywords map. The qualitative\rand quantitative contribution made to the field was also considered in the analysis. The findings indicate that\rneuromarketing studies started in the early 2000s, and are still being carried out today. The subject of\r"neuromarketing" was scanned in the Web of Science database; 514 studies were accessed and their annual\rdistribution was shown. It was determined that 1231 authors contributed to the field of neuromarketing,\rpublished in 363 journals. The study isexpected to provide new perspectives and insgihts by enlightening\rfuture studies in the field of neuromarketing.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    İstihdam Edilebilirlik Algısı Yaşam Memnuniyetini Ne Ölçüde Etkiler? Munzur Üniversitesi Öğrencilerinden Bulgular

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    Bu çalışma, Türkiye’de 2006 sonrasında kurulan üniversitelerden biri olan Munzur Üniversitesi’ndeki öğrencilerin genel yaşam memnuniyetlerine etki eden faktörleri analiz etmektedir. Bu amaçla, Munzur Üniversitesi’nde yapılan anket çalışmasının verileri kullanılarak, öğrencilerin üniversite-dışı (gelir, boş zaman kullanımı, sağlık ve aile ilişkileri) ve üniversite (akademik ve fiziki olanaklar, istihdam edilebilirlik algısı ve genel değerlendirme) alanlarına ilişkin memnuniyet değişkenlerini içeren bir hiyerarşik doğrusal regresyon modeli tahminlenmiştir. Bulgular, üniversite-dışı alt alanlardan duyulan memnuniyetin genel yaşam memnuniyetini pozitif etkilediğini göstermektedir. Üniversite alanının da dahil edildiği geniş modelde en güçlü değişken istihdam edilebilirlik algısı olmuştur. Öğrencilerin genel yaşam memnuniyetlerinin en temel belirleyicisinin mezuniyet sonrasına yönelik istihdam beklentileri olduğu şeklindeki bu bulgu, Türkiye’de son dönemde artan üniversite mezunu işsizliği ve akademik enflasyon çerçevesinde tartışılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Fucus vesiculosus ve Laminaria digitata Ekstraktlarının \rProstat ve Seminal Vezikül p-PDE5, cGMP, eNOS ve ET-1 \rDüzeyleri Üzerine Etkileri

    Sahin, Kazim; Er, Besir; Erten, Fusun

    Üreme sağlığı yaşam kalitesinin önemli belirteçlerinden biridir. Günümüzde erkek bireylerde düşük \rlibido, erektil disfonksiyon, prematür ejakülasyon, gecikmiş veya inhibe orgazm gibi cinsel işlev \rbozuklukları giderek yaygın hale gelmektedir. Cinsel işlev bozukluklarının tedavisi için destek \rtedaviler arasında fito ve etnoterapiler günümüz dünyasında popülerlik kazanmaktadır. Fucus \rvesiculosus (FV) ve Laminaria digitata (LD), antioksidan, anti-tümör, antikoagülan, anti obezitik, \ranti inflamatuar, antiviral ve antibakteriyel aktivitelere sahiptirler. Bu çalışmanın amacı, FV ve LD\rekstraktlarının üzerine prostat ve seminal vezikül dokularında fosfodiesteraz tip 5 (p-PDE5), siklik \rguanozin monofosfat (cGMP), endotel nitrik oksit sentaz (eNOS) ve endotelin‑1 (ET-1) protein \rdüzeyleri üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışmada, toplam 21 adet erkek 12 haftalık SpragueDawley ırkı sıçan kullanıldı. Sıçanlar üç gruba ayrıldı: 1) Kontrol grubu, 2) FV grubu ve 3) LD \rgrubu. FV ve LD 300 mg/kg CA dozunda gavaj yoluyla 52 gün boyunca günlük olarak hayvanlara \rverildi. Prostat dokusunda kontrol grubuna göre, FV ve LD verilen gruplarda p-PDE5 (P<0.01), \rcGMP (P<0.001) ve eNOS (P<0.05) düzeylerinde artış gözlenirken, ET-1 (P<0.01) protein \rdüzeyinde düşüş tespit edildi. Benzer şekilde seminal vezikül dokusunda da p-PDE5 (P<0.001) ve \reNOS (P<0.001) artış, cGMP (P<0.01) ise sadece LD verilen grupta artış gözlendi. Seminal vezikül \rET-1 (P<0.001) düzeyinde ise prostat dokusuyla benzer şekilde düşüş görüldü. Sonuç olarak, FV\rve LD ekstraktlarının p-PDE5, cGMP ve eNOS, ET-1 sinyal yolaklarını regüle ederek cinsel işlev \rbozuklukları üzerine yararlı etkiler gösterebileceği düşünülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Güney Doğu Anadolu Bölgesi Sülük Faunası Üzerine Araştırmalar

    Özkan, Kadir; Demir, Timur; Balci, Mustafa; Sağlam, Naim; Dörücü, Mustafa; Özbey, Nurten; Kılıç, Ali; Pala, Ayşegül; Sesli, Ahmet; Özbay, Özkan

    Bu çalışma, Ocak 2012- Aralık 2014 tarihleri arasında Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan yedi ilde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin ve Şanlıurfa) bulunan akarsu, baraj, göl, gölet ve sazlık alan olmak üzere toplam 169 tatlısu habitatında sülük faunasının belirlenmesi amacıyla yürütüldü. Sülük örnekleri habitatın özelliğine göre birim zaman, birim çerçeve (Sülük toplama çerçevesi) ve Ekman kepçesi yöntemiyle toplandı. Toplam 169 sulak alanın 53’ünde sülük tespit edildi. Çalışma süresince toplanan sülük örnekleri su bulunan 0,5-1,0 L’lik pet bidonlarla laboratuvara taşındı. Sülük örnekleri önce % 10 etanol içinde bayıltıldı, sonra %70 alkol veya %4 formalin içinde tespit edildi. Toplanmış olan sülükler morfolojik özelliklerine göre stereo mikroskop altında teşhisi yapıldı. Bu çalışma sonunda , Güneydoğu Anadolu Bölgesi sulak alanlarında Albolossiphonia heteroclita, Albolossiphonia sp., Dina apathyi, Dina sp., Erpobdella octoculata, E. testacea, Erpobdella sp., Helobdella stagnalis, Hirudo sulukii, Placobdella costata ve Placobdella sp. olmak üzere altı soya ait toplam 11 farklı sülük türü belirlendi. Söz konusu çalışma kapsamında tesbit edilen H. sulukii dünya için 2016 yılında tanımlanmış bir tıbbi sülük türü olup, bölge halkı tarafından geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları çerçevesinde kullanılmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Age, Growth and Length-Weight Relationship of Tarek (Alburnus tarichi Güldenstädt, 1814) from Lake Van, Türkiye

    Yüksel, Fahrettın; Demirol, Ferhat

    This study was carried out to determine the some population parameters of tarek (Alburnus tarichi Güldenstädt, 1814) in Lake Van between October 3, 2020 and October 13, 2020. A total of 695 specimens were caught by using European Standard (EN 14757) gillnets. The fish sample was consisted of 51.2% female and 48.8% male individuals, so ratio of ♀:♂ was computed as 1.05:1. The age distribution of sample was found 0-7 range. Average total length of the age classes were calculated as, 7.95, 14.37, 18.92, 21.96, 23.14, 23.97, 24.65, 25.60 cm and average weights were calculated as, 3.38, 22.37, 54.98, 89.07, 105.87, 120.42, 132.02, 154.75 g for from 0 to VII age classes respectively. The length-weight relationship (LWR) of population (for all individulas) was described as W=0.0033TL3.3044. The growth type of the fish was determined as positive allometric (+). Fulton condition factor, L∞, Kbrody, t0, W∞ were estimated as; 0.790, 25.9937 cm, 0.4674 year-1, -0.7713 year and 156.1708 g respectively for the all individuals. Our study contributes to updating the literature on the determination of growth characteristics and age distributions of the population of tarek in the Lake Van.

  • MakaleYalnız künye2022
    Investigation of the relationship between emotional labor behavior and job satisfaction of nurses

    Şeker, Sevda Arslan; Gül, Şenay; Erkus Kucukkelepce, Gulhan

    Personal characteristics, experiences, perceptions, working environment of nurses, and the attitudes of managers during the delivery of health services affect the relationship between emotional labor and job satisfaction. The aim of this study was to investigate the relationship between emotional labor and job satisfaction levels of nurses. The study was a descriptive cross-sectional and conducted 151 nurses who agreed to participate in the study. The data were collected between October and December 2019 using "Personal Information Form", "Job Satisfaction Scale for Nurses" and "Emotional Labor Scale". Descriptive statistics, non-parametric tests, Spearman's Rho correlation and Mann Whitney U test were used in the analysis of the data. In the study, it was determined that there was no significant relationship between the Emotional Labor Scale and Job Satisfaction Scale for Nurses total scores (r=0.071; p=0.0389). A statistically significant, weak and positive linear relationship was found between Surface Acting sub-scale of the Emotional Labor Scale and the Pleasant Work Environment sub-scale of the Job Satisfaction Scale for Nurses (r=0.175; p=0.031). Emotional labor behaviors and job satisfaction of nurses affect health care in many ways. The results of this study are stimulating for managers at all levels.

  • MakaleYalnız künye2022
    Enhancing motility of rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) sperm by Tribulus terrestris extract supplementation

    Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz; Aksu, Önder; Karakavuk, Emrah; Ölçülü, Abdullatif; Ince, Olcay Kaplan

    Tribulus terrestris (TT) is a famous traditional plant of family Zygophyllaceae and widely distributes around the world. TT has potential to elevate the testosterone, testosterone precursor and luteinizing hormone levels. In this study, trials were conducted to assessment the impact of Tribulus terrestris addition on sperm motility of rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) for the first time. In the trial, we used to different concentrations [0 µg L-1 (Control), 200 µg L-1, 400 µg L-1, 600 µg L-1, 800 µg L-1 and 1000 µg L-1] of T. terrestris extract. Sperm motility characteristics and longevity were determined. In addition, protodioscin content of T. terrestris extract was assessed. The present study revealed that the presence of T. terrestris caused to increase in sperm motility. The increases in duration (49.00±3.61 s) and motility rate (91.67±2.89%) at 400 µg L-1 were statistically significant (p&lt;0.05). Overall, addition of T. terrestris to activation solution can increase the sperm motility of rainbow trout.

  • MakaleYalnız künye2022
    Comparison of Some Physical and Chemical Properties of Kefir Obtained from Different Kefir Cultures and Brands of Milk

    Ince, Muharrem; Ince, Olcay Kaplan; Eryilmaz, Haydar

    In this study, three different kefir cultures were used to ferment five different brands of milk samples. pH, the dry matter, ash amount, carbon dioxide (CO2) amount, titratable acidity, 1,1-diphenyl-2-picrylhydrazyl (DPPH) free radical scavenging capacity, the reducing power, the Fe(II) ions chelating capacity, the total phenolic content (TPC), copper(II) ion reductive antioxidant capacity (CUPRAC) and mineral matter contents were investigated in kefir samples and results were evaluated statistically. When kefirs’ CUPRAC, TPC, DPPH free radical scavenging capacity, Mg, Zn, and Na concentrations are evaluated in terms of kefir culture, KC1, KC2, KC3, KC1, KC1, and KC1, had the highest values (p<0.05), respectively. If it is evaluated in terms of different brands of milk, kefirs’ CUPRAC, TPC, DPPH free radical scavenging capacity and Na concentrations were found highest (p<0.05) which were produced by M5, M2, M1, and M4, respectively. The data obtained from the experimental studies it was determined that the kefir cultures and milk used had an effect on the quality of the kefir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Urartu kentleri’nden kırsala yansımalar: bingöl- murat höyük ve murat tepe’den çömlekçi işaretleri ve kırmızı perdahlı çanak çömlekler

    Özdemir, Abdulkadir; Danışmaz, Harun

    Bu çalışmada Doğu Anadolu bölgesindeki Murat Höyük ve Murat Tepe’de yapılan kazılarda elde edilmiş, daha önce yayınlanmamış kırmızı perdahlı Urartu çanak çömleği ile çömlekçi işaretleri değerlendirilmiştir. Bu sayede Urartu kentlerinden kırsal bölgelere olan kültürel etki hakkında daha tutarlı bilgiler edinilmiştir. Murat Höyük ve Murat Tepe adını aldığı Murat Nehri’nin kuzeydoğu kıyısında nehrin doğuya doğru menderes yaptığı noktada yer alır. Burada iki yerleşme yan yana bulunmaktadır. Murat Tepe’de yapılan kazılarda Ortaçağ ve Orta Demir Çağı’na tarihlenen iki yapı katı ortaya çıkarılmıştır. Bitişiğindeki Murat Höyükte ise Ortaçağ, Orta Demir, Erken Demir ve İlk Tunç Çağı’na tarihlenen tabakalar belgelenmiştir. Her iki yerleşmede az miktarda çömlekçi işaretleri ve kırmızı perdahlı çanak çömlek malzemesi ortaya çıkarılmıştır. Araştırmalar çömlekçi işaretleri ve kırmızı perdahlı çanak çömleğin çoğunlukla Urartu kentlerindeki elit/saraylı kısım tarafından kullandığını ortaya çıkarmaktadır. Benzer malzemenin Urartu kentlerinin uzağında kırsal bir bölgede yer alan Murat Höyük ve Murat Tepe’de ortaya çıkarılması, krallığın kültürel etkisi hakkında önemli bilgi sağlamaktadır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Kürt şiiri ve müziğinde nevruz

    Daimi, Cengiz

    21 Mart’ta- Dünyanın Güneş karşısındaki pozisyonuna göre gece ile gündüzün eşit olduğu gün- Kuzey yarım kürede yeni yıl ve bahar kutlamaları yapılmaktadır. Antik dönemde 21 Mart, mitolojide karanlık-aydınlık, yaz-kış, doğum-ölüm, kıtlık-bolluk çatışması ekseninde Babil’de ‘Akitu’, Anadolu’da ‘Prullias’ adı ile ölüp dirilen bolluk-bereket tanrıları adına düzenlenen festivaller ile kutlanırdı. Antik Mısır’dan Mezopotamya’ya, Anadolu’dan İran’a, Hindistan’dan Çin’e ve sonraları Roma’ya kadar uzanan bu coğrafya ve kültür ortamında 21 Mart; doğum, diriliş, bolluk-bereket, sağlık-şifa, iktidar olma, kurtuluş, özgürlük, barış ve eşitlik gibi kavramlarla anılmıştır. Kuzey yarım kürede antik dönemden günümüze 21 Mart çeşitli nedenlerle kutlana gelmiştir. Bunlar, Kral Marduk’un ejderha Tiamat’ı öldürmesi, Fırtına Tanrısının yılan İlluyanka’yı öldürmesi, Çemşid’in tahta çıkışı, Feridun ya da Kava’nın Dehhak’ı öldürmesi, Hz. İsa’nın dirilişi, Hz. Ali’nin doğuşu, Ergenekon’dan çıkış/kurtuluş gibi kutlamalardır. Nevruz ya da 21 Mart kutlamaları değişik halkların edebiyat, müzik, felsefe, mutfak, tıp, spor, resim, gravür, itikat, giyim vb. kültür alanlarında önemli yaratıcılığa neden olmuştur. Bu yaratıcılık Nevruz’u Yeni Yıl (Sersale), Bahar (Bihare) bayramı olarak kutlayan Kürtlerin şiirine Nevruziye ve Bahariye, müziğine ise Nevruz şarkıları adı altında sirayet etmiştir. Nevruz Fars, Türk, Azeri ve Kürt halkının edebiyat ve musikisini ortak form ve simgesel kodlarla bezemiştir.

  • MakaleYalnız künye2022
    Bürokrasi ve Siyaset İlişkisinin Parlamenter Sistem ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Özelinde Analizi

    Boyali, Handan; Köroğlu, Kübra

    Siyasal karar alma süreçlerinde kamu hizmetlerini düzenleyip topluma sunmada siyasi iktidar ile bürokrasi iki önemli araçtır. Bu süreçte, siyasetçiler kararları alırken, bürokratlar bu kararları uygulamaktadırlar. Toplumlar ve devletlerdeki gelişmelere paralel olarak değişim göstererek günümüze kadar varlığını sürdüren bürokrasi, yönetim anlayışı veya hükümet sistemi ne olursa olsun bütün devletlerde var olmuştur. Kamu yönetiminin bir aygıtı olan bürokratik yapı, Türkiye’de 1982 Anayasasıyla bürokratik vesayetin kökleşmesi neticesinde verimsiz ve ağır işleyen bir yapıya dönüşmüştür. Parlamenter sistemde toplumsal sorunların çözümünde bazı hususlarda tıkanıklıkların yaşanması ve koalisyon hükümetlerinin olumsuz etkileri yeni hükümet sistemi arayışına sebep olmuştur. Bürokrasinin hantal yapısından kurtulup etkin ve verimli bir hale kavuşturulması arzusu parlamenter sisteme yönelik tartışmalara yol açmıştır. Bu tartışmaların akabinde 16 Nisan 2017 yılında Anayasada yapılan değişiklik ile 24 Haziran 2018’de gerçekleştirilen seçim sonucunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yönetimine geçilmiştir. Bu sistemle, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanında toplanmış, böylece yönetimdeki çift başlılık ve bürokrasideki hantal yapı sona erdirilmek istenmiş, Cumhurbaşkanlığı siyasetin ve bürokrasinin merkezinde yeniden konumlandırılarak farklı bir sürece girilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye’deki Parlamenter Sistem ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde bürokrasi ve siyaset arasındaki ilişki ele alınmıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle bürokrasi ve siyasette nasıl bir dönüşüm yaşandığı değerlendirilmektedir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    The Effect Of Training Given in Birth and Parenting Class on \rPrenatal Attachment and Breastfeeding Self-Efficacy: Example \rFrom Tunceli

    Saridogan, Erdinc; Dal, Nursel Alp; Gumussoy, Sureyya; Ozdemir, Cagdas

    Aim: The aim of this study is to examine the effect of training given \rin birth and parenting class on prenatal attachment and breastfeeding self-sufficiency.\rMethod: This research is a training intervention study. The sample of the research is consisted of 55 pregnant women. The research \rdata were obtained by using the questionnaire form including sociodemographics and pregnancy-related characteristics, “Prenatal \rAttachment Scale and Breastfeeding Self-Efficacy Scale”. \rResults: It was determined that 49.1% of pregnant women participating in the study are between the ages of 25 - 29 years, 74.5% are \runiversity graduates, 60% are housewives, and 77.7% prefer to have \ra natural birth. It was found that prenatal attachment and breastfeeding self-sufficiency (p ˂ 0.05) of pregnant women increased after \rparticipating in the birth and parenting class.\rConclusion: It has been observed that the trainings given in the \rpregnancy information class are effective in increasing the level of \rattachment and breastfeeding competence.

  • MakaleYalnız künye2022
    Orpin ve Menke Besi Ortamlarında Neocallimastix sp'nin Selülotik Enzim Aktivitelerinin Karşılaştırılması

    Comertpay, Sabahattin; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Ekinci, Kübra

    Neocallimastix sp., benzersiz lignoselülotik enzimlere sahip Anaerobik Gut Fungusları\r(AGF) ailesinin bir üyesidir ve genellikle in vitro olarak iki temel besi ortamında da yetiştirilir.\rEnzimatik aktivitelerin tespiti için Orpin besi ortamı tercih edilirken, fermantasyon sırasında oluşan\rgazların değerlendirilmesi için daha çok Menke besi ortamı tercih edilmektedir. Bu iki ortamın\rhedeflenen amaçlar için etkili olduğu gösterilmiş olmasına rağmen, bu besi ortamlarındaki çeşitli\rselülotik enzimlerin aktivitelerini karşılaştırmak için hiçbir girişimde bulunulmamıştır. Bu\rçalışmada Neocallimastix sp.'nin bu iki besiyerinde de 7 güne kadar büyüme hızı ölçülmüş ve her\rikisinde de benzer bir gelişim gözlenmiştir (p>0.05). Ayrıca Menke besi ortamının Aviselaz’ın 5.\r(p<0.001) ve 7. (p<0.0.1) günleri ve 5. güne kadar [0 (p<0.001), 3 (p<0.01), 5 (p<0.0001)] Ksilanaz\raktivitesi için daha iyi olduğu belirlenmiştir. Orpin besi ortamı ise tüm zaman noktalarında [0\r(p<0.001), 3 (p<0.0001), 5 (p<0.05, 7 (p<0.001)] üstün KMSaz aktivitesi sergilemiştir. Selülaz için, aktiviteler her iki ortamda 0. ve 3. günlerde hemen hemen aynı ölçülürken, Menke'de (p<0.0001)\r5. günde ve Orpin'de 7. günde (p<0.01) daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak Ksilanaz\renzim çalışmalarında menke besi ortamınız daha iyi sonuç verdiği tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Effects of Maca Root Extract on Some Molecular Parameters of Kidney Tissue in Rats Fed a High-Fat Diet

    Erten, Fusun

    Maca (Lepidium meyenii) has been used as a dietary supplement in ethnomedicine for centuries.\rMaca has recently become a high-functional food globally, due to its numerous biological benefits.\rThe high-fat diet (HFD) is closely related to the occurrence of obesity. Obesity is a common cause\rfor chronic kidney disease. The aim of this study was to investigate the effects of maca on organic\ranion transporters-3 (OAT-3), organic cation transporter-1 (OCT-1), organic cation transporter-2\r(OCT-2), insulin receptor substrate-1(IRS-1), vascular adhesion molecule-1 (VCAM-1) and\rvascular endothelial growth factor (VEGF) protein levels. In the study, 28 Sprague-Dawley male\rrats were randomly allocated into four groups (n=7); i) Control group (fed with standard diet); ii)\rGroup fed with standard diet and supplemented with Maca (40mg/kg/day) group; iii) Group fed a\rHFD; iv) Group fed with Maca+HFD. After the 60-day of study, kidney OCT-1, OCT-2 and IRS-1\rprotein levels showed a significant increase in the HFD+Maca treated group compared to the HFD\rgroup (P<0.05). Renal OAT-3 level was found to be significantly lower in the HFD group compared\rto the control group (P<0.0001). In addition, a significant decrease in VCAM-1 and VEGF protein\rlevels was observed in the HFD+Maca group compared to the HFD group (P<0.0001). These\rresults show the protective and regulatory activity in the Maca's kidney tissue when both normally\rand the HFD diet is fed

  • MakaleYalnız künye2022
    Effect of Lutein/Zeaxanthin Isomers on the Musclin Signaling Pathway

    Sahin, Kazim; Er, Besir; Erten, Fusun

    Lutein (L) and zeaxanthin (Zi) are plant origin carotenoids. They have anti-inflammatory and\rantioxidant effects. Musclin is a myokine induced by physical activity. The aim of this study was to\rinvestigate the effect of L/Zi supplementation on serum and skeletal muscle musclin levels in rats\rsubjected to physical exercise. For this purpose, the rats were divided into four groups, each\rconsisting of seven rats, as the control group, no exercise, L/Zi treated and no exercise group\r(L/Zi), exercise group (E), and L/Zi treated and exercise group (E + L/Zi treatment). L/Zi was\radministered daily for eight weeks as an oral supplement by gavage at a dose level of 100 mg/kg\rBW. When compared with control, E, L/Zi and E + L/Zi decreased muscle triglyceride level by\r30.8%, 28.3% and 57.4%, respectively and increased serum and muscle musclin levels by 58.03%,\r67.4%, 136.5% and 49.4%, 50.1%, 85.6% respectively. In conclusion, it was determined that\rskeletal muscle and systemic musclin levels were stimulated by L/Zi combination in rats subjected\rto chronic exercise