Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Molecular Identification of Anaerobic Gut Fungi Isolated from Mountain Goats

    Kar, Bülent; Elinç, Cemal

    Anaerobic Gut Fungi (AGF) are found in the Neocallimastigomycota phylum, and it is known that these fungi play an important role, especially in the digestive system of herbivores, as they are the main colonies in the consumption of feed. AGFs provide digestion by breaking down plant tissues with the help of lignocellulosic enzymes they secrete. These enzymes have also been used in the food and feed industry in recent years. In this respect, fungi isolated and identified from different ruminant animals are valuable. In this study, fungi were isolated from mountain goats living in the wild in the Tunceli region and identified morphologically and molecularly. The ITS region of ap-proximately 1500 bp was used in molecular identification. It was determined that 9 isolated fungi belonged to the genera Orpinomyces sp. (AGF-5), Feramyces sp. (AGF-8,10) and Neocallimastix sp. (AGF-1,2,3,4,7,11). Further studies are needed to determine the microbial population in wild ruminant animals.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination of some trace elements in various lichens as biomonitors of pollution and assessment of pollution status

    Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Aslan, Ali; Öbek, Erdal

    Some trace elements in various lichens as biomonitors of pollution were investigated. Also, the pollution status was assessed by enrichment factor, contamination factor, and pollution load index. Investigated elements were Ta, Bi, Hf, Nb, Ga, Sc, Li, Y, Ce, and Sr. The lichen species were Rhizoplaca chrysoleuca, Umbilicaria vellea, Aspicilia calcarea, Pseudevernia furfuracea, and Cetraria islandica. According to the results, lichen species accumulate Sr element well. The highest trace element accumulated by Pseudevernia furfuracea (21.7±1.0 mg/kg; 75%), Rhizoplaca chrysoleuca (31.9±1.6 mg/kg; 61%), Umbilicaria vellea (16.3±0.8 mg/kg; 59%), Aspicilia calcarea (77.9±3.8 mg/kg; 88%), and Cetraria islandica (22.7±1.1 mg/kg; 75%) was determined as Sr. The highest CFs in lichens investigated were calculated for Sr, Ta, and Li. PLI values for Cetraria islandica, Aspicilia calcarea, and Umbilicaria vellea were greater than 1. As a result, it has been proven that these lichen species can be used as good biomonitors of pollution.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    The Tiny Pleurocarpous Moss Platydictya jungermannioides (Brid.) H. A. Crum in Türkiye

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay; Keskin, Ali; Aslan, Züleyha; Çulha, Harun

    In this study, Platydictya jungermannioides, a rare moss species, was recorded for the second time from Türkiye and reported for the third time from Southwest Asia. The present study provides a detailed description of the species, collected from the Bolkar Mountains, along with photographs. Additionally, the ecology and distribution of Platydictya jungermannioides in Türkiye are discussed.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’ de Yayılış Gösteren Hypericum L. Cinsine Ait 3 Taksonun Uçucu Yağ Bileşenleri

    Gedik, Osman; Kurşat, Murat; Tasar, Neslihan

    Bu çalışmada ülkemizin biyolojik zenginliklerinin önemli bir parçası olan ve doğal habitatlarından toplanan Hypericum L. cinsine ait Hypericum uniglandosum Hausskn. ex Bornm., Hypericum microcalycinum Boiss. & Heldr. ve Hypericum scabroides N. Robson & Poulter türleri uçucu yağ bileşenleri yönünden araştırılmıştır. Bu türlerden Hypericum uniglandosum ve Hypericum scabroides türleri endemik türdür. Çalışmada kullanılan bitkiler temmuz- ağustos ayında çiçekli dönemde iken toplanarak uçucu yağ bileşenleri yönünden araştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre 14 farklı bileşen tespit edilmiştir. Bitki örnekleri ile yapılan analiz sonuçlarına göre en çok bulunan bileşen; H. uniglandosum’ da; % 90.25, H. microcalycinum’ da; % 91.46 ve H. scabroides’te; % 91.77 olarak alpha-pinene olmuştur. Bu bileşenden başka değişik oranlar olmakla birlikte beta-pinene, beta-myrcene, limonene, cymene gibi çeşitli bileşenler de analiz sonuçlarına göre rapor edilmiştir. Çalışma materyalimizi oluşturan bitkiler üzerinde farklı oranlarda, farklı bileşenler tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmamızı oluşturan H. uniglandosum ve H. scabroides türleri endemik tür olduğu için uçucu yağ analizlerinin belirlenmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2022
    Bazı Dicranum Hedw. Türlerinin Biyokimyasal Özellikleri

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Ökkeş; Yılmaz, Okkes; Yilmaz; Emre, Irfan; Demirbağ, Mustafa; Yıldırım, Vesile

    Bu çalışmada, beş farklı Dicranum türünün (D. majus, D. fuscencens, D. polysetum, D. scoparium ve D. tauricum) yağ asidi bileşimleri, yağda çözünen vitaminler, steroller, flavonoidler ve fenolik asit seviyeleri ile DPPH radikal yakalama aktiviteleri incelenmiştir. Yağda çözünen vitaminler, steroller, flavonoidler ve fenolik asitler HPLC ile değerlendirilirken, yağ asidi bileşimleri gaz kromatografisi ile değerlendirilmiştir. Çalışma bulgularına dayanarak, incelenen Dicranum türlerinin düşük düzeyde flavonoidler ve yağda çözünen vitaminler sergiledikleri belirlenmiştir. Fakat incelenen türlerin fenolik asitler açısından yüksek olduğu görülmüştür. Özellikle incelenen türlerin önemli düzeyde gallik asit (52,96-63,1 g/g) ve vanilik asit (11,96-44,83 g/g) içerdiği belirlenmiştir. Sinnamik asit konsantrasyonu ise incelenen örneklerde en düşüktür. Bu çalışmada incelenen türlerin radikal yakalama kapasiteleri 250 μl'de %48,92 ile %86,89 arasında değişmektedir. Ayrıca incelenen türlerin stigmasterol içeriklerinin 35,3 ile 46,05 g/g arasında değiştiği saptanmıştır. En düşük ergosterol ve beta-sitosterol seviyeleri ise D. majus ve D. fuscescens'te bulunmuştur. Yağ asidi bileşimi sonuçlarına göre; oleik asit (C18:1 n9), linoelik asit (C18:2 n6) ve -linolenik asit (C18:3 n3)'ün baskın doymamış yağ asitleri, palmitik asit (C16:0) ve behenik asit (C22:0) ise başlıca doymuş yağ asitleridir.

    AtıfOpenAlex6TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Orpin ve Menke Besi Ortamlarında Neocallimastix sp'nin Selülotik Enzim Aktivitelerinin Karşılaştırılması

    Comertpay, Sabahattin; Karaman, Altuğ; Yücel, Halit; Ekinci, Kübra

    Neocallimastix sp., benzersiz lignoselülotik enzimlere sahip Anaerobik Gut Fungusları\r(AGF) ailesinin bir üyesidir ve genellikle in vitro olarak iki temel besi ortamında da yetiştirilir.\rEnzimatik aktivitelerin tespiti için Orpin besi ortamı tercih edilirken, fermantasyon sırasında oluşan\rgazların değerlendirilmesi için daha çok Menke besi ortamı tercih edilmektedir. Bu iki ortamın\rhedeflenen amaçlar için etkili olduğu gösterilmiş olmasına rağmen, bu besi ortamlarındaki çeşitli\rselülotik enzimlerin aktivitelerini karşılaştırmak için hiçbir girişimde bulunulmamıştır. Bu\rçalışmada Neocallimastix sp.'nin bu iki besiyerinde de 7 güne kadar büyüme hızı ölçülmüş ve her\rikisinde de benzer bir gelişim gözlenmiştir (p>0.05). Ayrıca Menke besi ortamının Aviselaz’ın 5.\r(p<0.001) ve 7. (p<0.0.1) günleri ve 5. güne kadar [0 (p<0.001), 3 (p<0.01), 5 (p<0.0001)] Ksilanaz\raktivitesi için daha iyi olduğu belirlenmiştir. Orpin besi ortamı ise tüm zaman noktalarında [0\r(p<0.001), 3 (p<0.0001), 5 (p<0.05, 7 (p<0.001)] üstün KMSaz aktivitesi sergilemiştir. Selülaz için, aktiviteler her iki ortamda 0. ve 3. günlerde hemen hemen aynı ölçülürken, Menke'de (p<0.0001)\r5. günde ve Orpin'de 7. günde (p<0.01) daha yüksek olduğu görülmüştür. Sonuç olarak Ksilanaz\renzim çalışmalarında menke besi ortamınız daha iyi sonuç verdiği tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2021
    Hydrogenosomes in the Anaerobic Fungi: Hydrogen-Producing Organelles

    Yazdıç, Ferit Can; Yazdıç, Fadime; Kar, Bülent; Ozkose, Emin; Ekinci, Mehmet Sait

    Fungi form a very diverse group in eukaryotes. Most of the fungi contain mitochondria and capable of oxidative phosphorylation. On the other hand, anaerobic Neocallimastigomycota fungi are in the gastrointestinal tract of many herbivorous mammals, they contain an organelle known as hydrogenosome instead of mitochondria. These organelles capable of being the key to adaptation to an anaerobic environment that is is unique. In this review, we wish to briefly summarize what is known about function, structure, biochemistry, genetics properties and inheritance of these important organelles.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Removal of Chemical Oxygen Demand, Total Organic Carbon and Color from Textile Industry Wastewater by Using Phanerochaete chrysosporium (ME446)

    Erguven, Gokhan Onder; Yildirim, Numan; Çelik, Aytekin

    Wastewater discharge from textile industries concern environmental risks. Superiority of microbial methods over other high cost combined methods includes conversion of persistent organic materials to non-toxic last materials, sustainability, low cost, and comfortable. Textile wastewaters can have opposite effects on the quality of water in total organic carbon (TOC) and Chemical oxygen demand (COD). Agitation cultures can reach the surface area of the dyes, whereas a static cannot do. Biotreatment of textile wastewater from the dyeing process using white-rot fungus Phanerochaete chrysosporium (P.C) was investigated in agitated and static culture conditions. Dye is the major pollutant component in this wastewater includes some different organic pollutants. The treatment mediums containing distilled water in 1:10 ratio of wastewater were compared for treatment efficiency of P.C. Especially in agitated conditions at 27 oC and 150 rpm, it was achieved a successful treatment results. Under these conditions, a 48h long treatment reduced by 91,46 % of the original COD (from 1484 mg l-1) and by 94,92% the TOC (initial was 723.66 mg l-1). Moreover, treatment reduced color by 86,28 % from 3.550 A540 to 0.487 A540 at the end of the study. The decolorization properties of P.C obtained high performance and we determined P.C showed up to effective removal rate for COD and TOC within 48 hours. We suggest that these fungus pellets of P.C can reach the decolorization and can be a useful tool for bioremediation of textile dye wastewater within a short time period.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Nhibitory Property of Poly (AN-co-VP) Copolymer on Some Dermatophyte Fungiand Yeasts Causing Fungal Infections

    Torgut, Gulben; Kirbag, Sevda; Sönmez, Pınar Erecevıt; Pıhtılı, Güzin

    Antimicrobial susceptibility test for poly (AN-co-VP) copolymer, which we think could be an ideal drug in treatment interventions was evaluated with disk diffusion method and minimum inhibitor concentration. In the antimicrobial measurement data, it was determined that the poly (AN-co-VP) copolymer dissolved in pure water is a significant inhibitory property against the growth of yeast (on Candida spp. with 11.33±0.3 mm barrier area) and dermatophyte fungi (on Epidermophyton sp. and Trichophyton sp.with 12.33±0.3 mm barrier area) (p<0.001) and no inhibitory properties were observed in preventing the growth of all bacteria (Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa, Klebsiella pneumoniae, Staphylococcus aureus, Bacillus megaterium). MIC limit values that prevent the growth of dermatophytes and yeasts supporting the disc diffusion method are 50-100 μL. This study is an alternative approach in order to limit the spread of superficial fungal infections they cause and eliminate these infections that tend to become chronic since this polymer extract has no inhibitory properties on bacteria but prevents the growth of yeast and dermatophytes.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Altındere Vadisi (Maçka, Trabzon) Briyofit Florasına Epifitik Katkılar

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Ezer, Tülay

    Bu çalışmada, Altındere Vadisinin (Maçka-Trabzon) epifitik briyofitleri ve ekolojik özellikleri araştırılmıştır. 2018-2020 yıllarının farklı vejetasyon dönemlerinde, alanın farklı lokalite ve habitatlarındaki (14 istasyon) çeşitli ağaç gövdeleri üzerinden alınan 466 epifitik briyofit örneğinin değerlendirilmesi sonucunda 27 familya ve 37 cinse ait toplam 55 takson (13 ciğerotu, 42 karayosunu) belirlenmiştir. Bu taksonlardan 36’sı alan için yenidir. Belirlenen bu yeni briyofit türleri ile alandaki toplam briyofit sayısı 115’e yükselmiştir. Taksonların hayat formu ve yaşam stratejisi analizleri de yapılmıştır. Hayat formlarından düz halı (Ms) ve Pürüzlü halı (Mr)’nın, yaşam stratejilerinden ise perennial kalıcıların baskın olduğu görülmüştür. Epifitik taksonlar tarafından en çok tercih edilen ağaç Alnus glutinosa olurken en az tercih edilen ağaç Castanea sativa olmuştur. Ayrıca, ekolojik özellikler açısından floristik listedeki taksonların çoğu; nemlilik açısından mezofitik, gölge tercihi açısından sciofit ve pH açısından subnötrofittir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    The moss flora of Pertek (Tunceli /Turkey) district

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin

    In this study, tha moss flora of Pertek district in Tunceli province was investigated. Results of the identificationof moss specimens collected in different vegetation periods the year of 2018, total 46 taxa belonging to 9 families and 23genera were determined. 5 of the all these taxa which are new records for Tunceli are new to B9 square according to thegrid-square system of Henderson. Also, life forms, ecological and floristic characteristics belong to taxa have beenanalysed.

    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Kamilet Vadisi (Artvin, Türkiye) ve Çevresindeki Epifitik Briyofitlerin Hayat Formları, Yaşam stratejileri ve Ekolojik özellikleri

    Alataş, Mevlüt; Ezer, Tülay; Batan, Nevzat

    Bu çalışmada, Türkiye’deki 122 Önemli Bitki Alanından biri olan Doğu Karadeniz Dağları’nın sınırlarıiçerisinde yer alan Kamilet Vadisi (Arhavi-Artvin) ve çevresinin epifitik briyofit florası ve briyofitlerinağaç türlerine göre dağılımları araştırılmıştır. 2015 ve 2016 yıllarının farklı vejetasyon dönemlerinde ağaçgövdelerinden alınan toplam 428 briyofit örneğinin teşhis çalışmaları sonucunda, 51 takson (8 ciğerotu, 43karayosunu) belirlenmiştir. Ekolojik ve floristik yönden incelenen taksonların hayat formu ve yaşamstratejisi analizleri de yapılmıştır. Hayat formlarından saçak ve yastık, yaşam stratejilerinden ise perennialkalıcıların baskın olduğu görülmüştür. Epifitik taksonlar tarafından en çok tercih edilen ağaç Alnusglutinosa olurken en az tercih edilen ağaç Pinus sylvestris olmuştur. Ayrıca, floristik listedeki taksonlarınçoğunun; mezofitik, sciofit ve subnötrofit karakterde olduğu görülmüştür.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    The bryophyte flora of Baskil district (Elazığ/Turkey)

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat

    In this study, the bryophyte flora of the Baskil District (Elazığ) was investigated between April and October 2015. In total 54 taxa (1 liverwort, 53 mosses), belonging to 13 families and 29 genera were determined by identifying bryophyte specimens collecting the study area. From these taxa, twenty four taxa are new records for Elazığ province, according to the grid-square system of Henderson (1961) fifteen taxa are new records for B9 grid square. Pellia epiphylla has been reported for the first time in Elazığ province with the present paper. While the largest families in terms of number of taxa are Pottiaceae (14), Brachytheciaceae (9), Bryaceae and Grimmiaceae (8), the largest genera are Syntrichia (6), Grimmia (6) and Ptychostomum (4). In addition, the life forms of the taxa which were examined in terms of ecological and floristic have been analyzed. From life forms; while Turf life form ranks the first, Cu life form ranks the second. Most of the taxa within the floristic list in terms of some ecological characteristics are xerophyt, photophyt and subneutrophyt

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Cyanus depressus (M. Bieb.) Soják Türünün Karyolojik ve Palinolojik Yönden İncelenmesi

    Doğan, Gülden; Kiran, Yasar; Tasar, Neslihan

    Cyanus (Asteraceae) cinsine ait Cyanus depressus (M. Bieb.) Soják türü karyolojik ve palinolojik yönden incelendi. 2011 yılında Elazığ'daki doğal habitatından toplanan türün temel kromozom sayısı 2n=16 olarak tespit edildi. Türe ait kromozomların median (m) ve submedian (sm) sentromerli olduğu gözlendi. Palinolojik çalışmalar sonucunda polen şekli subprolat, apertürleri tricolporat, ornemantasyonun ise skabrate olduğu belirlenerek, gerekli ölçümler yapıldı

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Probiyotik Maya Olarak Saccharomyces cerevisiae’nın Gelişimine Citrus limon (L.) Burm. f. (Limon)’un Bazı Fitokimyasal Etkileri

    Sönmez, Pınar Erecevit; Kırbağ, Sevda

    Bu çalışmada; besin olarak tüketilen Citrus limon (L.) Burm. f. (limon) ile muamele edilen Saccharomyces cerevisiae ekstraktlarının yağ asidi, vitamin, fitosterol, flavonoid ve resveratrol içerikleri ile antimikrobiyal aktiviteleri belirlenerek karşılaştırmalar yapıldı. Elde edilen sonuçlara göre; limon ekstraktındaki toplam yağ asidi düzeylerinin belirgin, vitamin ve fitosteroller içeriklerinin kısmi seviyelerde olduğu gözlendi. S. cerevisiae ile hazırlanan limon ekstraktlarının toplam yağ asidi düzeylerinin çok belirgin, vitamin içeriklerinin farklı miktarlarda arttığı, flavonoid içeriklerinin ise farklı oranlarda azaldığı saptandı. Çalışmada limonun değişen oranlarda antioksidan ve antimikrobiyal aktivitelere sahip olduğu görüldü. S. cerevisiae içeren limon ekstraktlarının ise antimikrobiyal aktiviteleri incelendiğinde yağ asidi ekstraktlarının tüm bakteri, maya ve dermatofit funguslarda değişen oranlarda etkili olduğu görülürken, vitamin ekstraktlarının Escherichia coli ATCC 25922, Klebsiella pneumoniae FMC 5 ve flavonoid ekstraktlarının ise Bacillus megaterium DSM 32, Staphylococcus aureus COWAN 1, Trichophyton sp. dışındaki tüm mikroorganizmalarda az miktarlarda antimikrobiyal aktivite gösterdiği saptandı. Sonuç olarak; besinsel lif kaynağı olan limonun, bu çalışmada kullanılan potansiyel probiyotik olarak kabul edilen S. cerevisiae için hem enerji kaynağı hemde olumlu yönde etkilerinin olduğu ve limondan elde edilen ekstraktlar içerisinde gelişen bu maya türünün faydalı bitkisel biyolojik bileşiklere değişen oranlarda etki gösterdiği saptandı

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Arapgir ilçesi (Malatya) karayosunu florası

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat

    In this study, the moss flora of the Arapgir District (Malatya) was investigated between April and October 2015. In total 45 taxa, belonging to 11 families and 25 genera were determined by identifying moss specimens collecting the study area. At the same time all the taxa are new records from Malatya province according to the gridsquare system of Henderson (1961) six taxa are new records for B9 grid square. While the largest families in terms of number of taxa are Pottiaceae (14), Brachytheciaceae (11), Orthotrichaceae and Bryaceae (4), the largest genera are Syntrichia (5), Orthotrichum and Tortula (4). Also, the life forms of the taxa which were examined in terms of ecological and floristic have been analyzed. From life forms; while Turf life form ranks the first, Mr life form ranks the second. Finally, the most taxa within the floristic list in terms of some ecological characteristics are xerophyt, photophyt and subneutrophyt

    AtıfTR Dizin9
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Anaerobik Rumen Fungus İzolelerinin Rastgele Çoğaltılmış Polimorfik DNA (RAPD) Metodu ile Filogenetik Analizi

    Özköse, Emin; Ekinci, Mehmet Sait; Çömlekçioğlu, Uğur; Akyol, Ismail; Kar, Bülent

    Bu çalışmada farklı cinslere ait anerobik rumen fungus izolatları arasındaki ilişkinin ortaya konması amacıyla filogenetik analiz, yapılmıştır. Türkiye'nin farklı coğrafi bölgelerinden izole edilen onsekiz fungus kültürü Rastgele Çoğaltılmış Polimorfik DNA (RAPD) tekniği ile analiz edilmiştir. İzole edilen onsekiz fungus kültürüne 10 baz uzunluğundaki primerler kullanılarak Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) uygulanmıştır. Toplam olarak 64 markır bandı gözlemlenmiş ve bu bantların %92.18'inin polimorfik olduğu saptanmıştır. Çoğaltılan DNA büyüklükleri 100 bç ile 700 bç arasında değişmektedir. Fungusları birbirinden ayrıt etmek için önemli derecede polimorfizim gözlemlenmiş ve izole edilen 18 fungusun tamamı açık bir şekilde birbirinden ayrılmıştır

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele