Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Akgül, Ceylan Sülü(7)
- Coşkun, Hakan(3)
- Akbaş, Avşin(2)
- Gün, Servet(2)
- Tire, Olcay(2)
- Çoban Keneş, Hatice(2)
- Acun, Serdar(1)
- Aktaş, Erkan(1)
- Baykan, Pinar(1)
- Baş, Kazım(1)
- Berk, Cansu(1)
- Buz, Sema(1)
- Cengiz, Aytül Ayşe(1)
- Demir, Murat Cem(1)
- Erkul, Ercem(1)
- Erol, Pelin Önder(1)
- Eviz, Ömer(1)
- Firat, Kamil(1)
- Gonultas, Burak Mirac(1)
- Güler, Nuran(1)
- Güler, Zuhal(1)
- Güleç, Yakuphan(1)
- Gültekin, Ahmet Kerim(1)
- Güntay, Amine(1)
- Kahveci, Mustafa(1)
- Karadağ, Gülendam(1)
- Karatay, Gülnaz(1)
- Küçükdemir, Ayşe Korkmazyürek(1)
- Ozturk, Meral(1)
- Remziye, Kolcu(1)
- Yeşiltepe, Akgün(1)
- Çobanoğlu, Yavuz(1)
- Çomu, Aka Assiye(1)
- Çıvak, Ümit(1)
- Özsel, Doğancan(1)
- İnan, Arzu(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2019Sosyodemografik değişkenler ve namus adına kadına uygulanan şiddete yönelik tutum: üniversite gençliği üzerine bir araştırma
Tire, Olcay; Ozturk, Meral
Kadına yönelik şiddet, hem dünyanın hem de Türkiye’nin enönemli toplumsal sorunlarından biridir. Ataerkil kültürün birürünüolan kadına yönelik şiddetin sözde nedenlerinden birisi “namus”olgusudur. Namus kültürünün egemen olduğu toplumlarda kadınlarnamus adına sözel, psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddete uğramakta hattanamus cinayetlerine kurban gitmektedirler. Namus adına kadınauygulanan şiddete yönelik tutumların sosyodemografik değişkenlerdenetkileneceği varsayımından hareketle bu araştırmanın amacı gelecektetoplumsal yapının belirleyicileri ve yön vericileri olacak olan üniversiteöğrencilerinin namus adına kadına uygulanan şiddete yöneliktutumlarının cinsiyet, okunulan alan, sınıf düzeyi, ailenin gelir düzeyi,gelinen bölge, anne-baba eğitim düzeyi gibi sosyo-demografik faktörleregöre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır.Araştırma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin farklı bölümlerindeokuyan tabakalı örnekleme ve kolayda örnekleme teknikleri ilebelirlenen 662 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada kişisel bilgi formuyanında Işık ve Sakallı-Uğurlu (2009) tarafından geliştirilen NamusAdına Kadına Uygulanan Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (NKUŞTÖ)kullanılmıştır. Verilerin analizi ikili gruplar için bağımsız örnekleme ttesti, üç ve daha fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ileyapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre genel olarak öğrencilerin namusadına kadına uygulanan şiddeti onaylamadıkları ancak erkekler, sağlıkve fen bilimleri alanında okuyanlar, birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile annesi okur-yazar olmayan öğrenciler namus adına kadına uygulananşiddete daha olumlu bakmaktadır. Gelir düzeyi, gelinen bölge ve babaeğitim düzeyine göre gruplar arasında farklılık yoktur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2017Ohal Uygulamaları ve Alternatif Akademi Deneyimleri: “Dersim Dayanışma Akademisi” Üzerine Düşünceler
Gültekin, Ahmet Kerim
- -
- MakaleYalnız künye2016The Transformation of Unemployment Insurance in terms of Active Labour Market Policies
Gün, Servet
Questioned by different perspectives at different levels during short history of capitalism, unemployment, as a socioeconomic fact and a crucial problem in the economy, has still been in existence. In addition to employment policies, compensating mechanisms based on insurance technique have been implemented to combat unemployment during over a century. Unemployment insurance implemented as a part of social security system in Turkey for a quarter century has been changed systematically and shifted semantically. Unemployment benefits have been used as a moderatig tool for active labour market policies rather than as a compensating mechanism from 2008 onwards. The basic philosophy of this transformation is compatible with neoliberal flexibility approach; aimthe is improving employability rather than creating new opportunities for employment. As a matter of fact Labour Agency, as a main actor of activating politics, responsible for the unemployment insurance fund officially is carried out training programs and courses by using the fund to improve employability to be consistent with the demands of market. Do unemployment benefits subjected to systematic interventions pollitically have the same function as it had in the beginning? This paper tries to give a satisfactory answer to such questions by examining activities of Labour Agency both in Tunceli province and in general.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2016Metaforun Ayrımcı Hegemonyanın İnşasındaki Rolü: Suriyelilerin Haberleştirilmesinde Metafor Kullanımı
Çoban Keneş, Hatice
Retorik çalışmaları ekseninde gelişen eleştirel üretimler ve özellikle bilişsel semantik çalışmalar etrafında örgütlenen eleştirel yaklaşımlarla birlikte metafor, bir dil, anlam veya süsleme aracı değil, hayatı anlamanın ve ifade etmenin bir yolu, bir düşünme biçimi olarak görülür. Bu çalışmalar; dil, söylem ve anlam ilişkisinde metaforun hegemonik olan anlamların inşasında ve sürdürülmesinde nasıl ideolojik bir rol oynadığına, oynayabileceğine dair bir perspektif sunar. Aynı çalışmalar metaforlar aracılığıyla bir söylemin ideolojik yapısının sistematik bir şekilde nasıl okunabileceğine ilişkin fikir verir. Eleştirel çalışmaların ortaya koyduğu bilgiden yola çıkan bu çalışmada da gazete haberlerinde sığınmacılara, söylemlerin inşasındaki rolünü sorunlaştırmak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında mültecilerin 2011 Nisan ayı itibariyle Türkiye'ye toplu giriş yapmalarını; Türkiye'de kalış sürelerinin uzaması ve yeni mülteci girişleri ile birlikte özellikle 2015 yılında ekonomiye maliyetlerini; 2 Eylül 2015 tarihinde Bodrum sahiline vuran cansız bedeniyle mültecilerin 'ölüm yolculuğunu' görünür kılan üç yaşındaki Suriyeli mülteci Ayan Kurdi'nin ölümünü konu edinen haberlerden seçilen örnekler analiz edilmiştir. Bu kapsamda ideolojik konumlanışları ve yayıncılık anlayışları birbirinden farklı olan Sabah, Posta,Hürriyet, Zaman ve Cumhuriyet gazetelerinde olayla ilişkili haberlerde Lakoff ve Johnson'un metafor üzerine geliştirdikleri kavramsal çerçeve ile van Dijk'in eleştirel söylem analizi yöntemi bir arada ele alınarak mültecilere yönelik ayrımcılığın üretilmesine ve yaygınlaştırılmasına aracılık eden söylemlerin metaforları kullanma biçimi üzerine odaklanılmıştır
AtıfTR Dizin18
İncele - MakaleYalnız künye2016Scopus SJRQ4Kırsal kesimde yaşlılık: yaşam kalitesi ve ilişkilı faktörler, sivas/turkey
Özsel, Doğancan; Güler, Zuhal; Güler, Nuran
Introduction: This study aimed to identify the Quality of Life (QOL) and associated factorsamong rural elders. They represent a growing percentage in the national population today andhave become increasingly isolated in villages that are being drained due to migration flows fromrural to urban areas. Materials and Method: The universe of the present cross-sectional study consists of people of and over the age of 65 living in villages of the Zara district in Sivas Province. The study sample is composed of 20 villages and 577 elderly individuals living in these villages. The data werecollected with the use of a personal information form, the WHOQOL-Bref QOL scale, the Geriatric Depression scale, and the Barthel Index of Activities of Daily Living through face-to-face interviews. The data thus obtained were evaluated on the SPSS software through the implementation of the distribution measures, Mann-Whitney U test, and Kruskall-Wallis Variance test. Results: Twenty-five per cent of the elderly individuals included in the study perceive theirhealth status as being poor. The difference between gender, age, education, economic status,health perception, dependency information, and score averages in all subfield scores of QOLamong the elderly was found to be statistically significant (p<0.05). Conclusion: Advanced age, female gender, chronic disease, depression, perception of health as poor, dependency, and constantly living in a village were determined to be among thenegative factors that affect the elderly's QOL
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2013Toplum yararına çalışma programı: İşsizlikle mücadelede yeni bir yöntem mi?
Gün, Servet
İşsizlik veya yoksullukla mücadelede yeni bir yöntem olarak kamuoyuna sunulan Toplum Yararına Çalışma Programını merkeze alarak tartışan bu çalışma; Programın müstakil bir proje olmadığı kabulünden hareketle onu yaslandığı paradigma içerisinde kavramaya çalışmaktadır. Bu yaklaşım çerçevesinde, öncelikle büyük resme bakılmakta; bir bakıma sosyal devlet ve enstrümanlarının değişen özelliklerinin izleri sürülmektedir. Yeni dönemde piyasayla ilişkileri bağlamında devletin pozisyonu değişmekte; artık piyasayla uyumlu, kolay- laştırıcı, etkin devlet olma yönünde bir değişim yaşanmaktadır. Bu yeni dönem, sosyal politika disiplininin paradigmasını da kaydırmakta; geleneksel sosyal politika anlayışından köklü bir kopuş yaşanmaktadır. Yok- sullukla mücadelede tarihsel bir deneyim olan İngiliz Yoksul Yasalarını birçok açıdan hatırlatan Toplum Yararına Çalışma Programı, bu özelliği dolayısıyla yoksullukla ve işsizlikle mücadelede tarihsel bir geriye gidişi temsil etmektedir. Batılı ülkelerde çalıştırmacılık (workfare) kavramıyla yaygınlaşan bir paradigmanın Türkiye formülasyonu olarak yapılandırılan Toplum Yararına Çalışma Programını, bu çalışma kapsamında nitel görüşme tekniklerine uygun olarak Tuncelide yaptığımız saha çalışmasıyla betimlemeye çalıştık.
AtıfTR Dizin13
İncele - MakaleYalnız künye2012Türkiye’de hemşehri derneklerinin kırsal yapıdaki rolü
Aktaş, Erkan; Firat, Kamil; Demir, Murat Cem; Çomu, Aka Assiye
Türkiye’de 1980’lerden itibaren giderek artan bir öneme sahip olarak sahnede görünürlük kazanan sivil toplum örgütlerinin bir örneği olan hemşehri derneklerinin çoklu işlevlerinin sorunsallaştırıldığı bu çalışma, İstanbul İli’nde bulunan 356 hemşehri derneği ile gerçekleştirilmiştir. Hemşehri derneklerini genel olarak köy dernekleri ve diğer dernekler şeklinde kategorilendirmek mümkün olsa da çalışmaya göre köy tipi dernekleşmenin baskın olduğu göze çarpmaktadır. Derneklerin kırsal uzamda oynadığı sosyo-ekonomik rolün alt yapı çalışmaları ile sınırlı olduğu saptanmıştır. Hemşehri derneklerinin kente göre kırsal yapıdaki siyasi rollerinin üyeler üzerinde daha az belirleyici, bürokratik yapı üzerinde ise daha belirleyici bir role sahip olduğu bulgusu saptanmıştır. Derneklerin kuruluş yıllarının da kırsal yapıdaki rolleri üzerinde belirleyici olduğu saptanmıştır. 1980 öncesinde kurulan hemşehri dernekleri kırsal alanın yaşam standardı ile ilgili daha fazla faaliyette bulunmuştur. Son olarak, hemşehri dernekleri hem kentsel dönüşüm hem de kırsal dönüşüm çalışmalarında dikkate alınması gereken başlıca sivil toplum kuruluşlarından biri olmalıdır.
AtıfTR Dizin2
İncele








