Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Şahin, Aykut(3)
- Dikmen, Melih(2)
- Erdoğan, Ramazan(2)
- Karakaya, Yunus Emre(2)
- Kizilkoca, Mustafa(2)
- Albayrak, Veysel(1)
- Ali Ziver Bilge(1)
- Bingol, Hulya(1)
- Bingölbali, Abdullah(1)
- Bozkir, Akif(1)
- Ceylan, Tülay(1)
- Feyyaz Öz(1)
- Gacar, Atalay(1)
- Gazal Alkan(1)
- Hülya Pınar(1)
- Karakaya, Yunus E.(1)
- Karataş, Baykal(1)
- Kavuran, Korhan(1)
- Nacar, Eyyup(1)
- Namli, Aysel Kizilkaya(1)
- Oral, Diclehan(1)
- Revan Demirtaş(1)
- Sezer, Süreyya Yonca(1)
- Siyahtaş, Anıl(1)
- Tizar, Ercan(1)
- Tuba Tokgöz(1)
- Tutar, Omer Faruk(1)
- Çağrı Sakalıuzun(1)
- Çelikel, Baha Engin(1)
- Özcan, Büşra(1)
- İnce, Uğur(1)
- İrem Kaya(1)
- İsmail Tekeş(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1Examining the effect of authentic leadership and contextual performance on work engagement among employees working in sports organizations
İnce, Uğur; Özcan, Büşra; Siyahtaş, Anıl; Erdoğan, Ramazan
Background – This study examines the relationship between authentic leadership and employees’ contextual performance and investigates its association with work engagement. Specifically, the aim was to explore how authentic leadership practices are associated with employee motivation and job performance in the sports sector. Methods – The study employed a quantitative research method using measures of authentic leadership, work engagement, and contextual performance. Data were collected through surveys administered to participants, and various statistical analyses were conducted. A mediation analysis was conducted to examine whether work engagement mediates the relationship between authentic leadership and contextual performance. Results – The analysis showed that authentic leadership is positively associated with work engagement (β = 0.516; p < 0.001). Work engagement is also positively associated with contextual performance (β = 0.393; p < 0.001). Mediation analysis suggested that authentic leadership is indirectly associated with contextual performance through work engagement [indirect effect β = 0.205; 95% CI (0.152, 0.259); p < 0.001], while the direct association between authentic leadership and contextual performance remained significant (β = 0.311; p < 0.001). Conclusion – The study’s results indicate that authentic leadership is positively associated with contextual performance via higher employee engagement in the sports sector. The trusting environment and supportive communication provided by authentic leaders are associated with higher employee motivation and linked to better performance outcomes. The findings suggest that sports managers may benefit from cultivating authentic leadership qualities, which are likely to be associated with greater organizational effectiveness.
AtıfOpenAlex1İncele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Munzur Üniversitesi idari personelinin spora bağlılık düzeylerinin incelenmesi
İsmail Tekeş
Spora bağlılık, bireyin sportif faaliyetlere karşı duyduğu ilgi, bu faaliyetleri sürdürme isteği ve sporu hayatının vazgeçilmez bir parçası olarak görme derecesi ile ilişkilidir. Bağlılık düzeyinin yüksek olması, bireyin sporu süreklilik içinde ve gönüllülükle gerçekleştirmesini sağladığı düşünüldüğünden çalışmamızda Munzur Üniversitesinde idari personel olarak çalışan personellerin spora bağlılık düzeylerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın evrenini Munzur Üniversitesinde çalışan idari personeller oluştururken örneklemini ise 159 idari personel oluşturmaktadır. Çalışmada katılımcıların kişisel bilgilerini belirlemek amacıyla demografik bilgi formu ve Spora Bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Çalışma verileri doğrultusunda normallik sınaması yapılmış ve sonucunda normal dağılım gösterdikleri tespit edildiğinden parametrik testlerden independent t testi ve one way anova testi kullanılmıştır. Çalışmada hata payı p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Munzur Üniversitesi idari personellerinin spora bağlılık düzeyleri ve alt boyutları ile cinsiyet, yaş ve çalışma yılı değişkenleri açısından istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Spora bağlılık düzeyleri ve alt boyutları ile çalışma yeri ve aktif spor yapma durumu değişkenine göre istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Çalışma bulguları doğrultusunda spora bağlılık ölçeğinde elde edilen puanların aritmetik ortalaması 46,03 ile örneklem grubunda yer alan bireylerin genel olarak orta düzeyde spora bağlılık sergilediklerini göstermektedir. Ortalama değerin maksimum değerin yaklaşık %66'sına karşılık gelmesi, spora karşı belirgin bir ilgi olduğunu ancak tüm örneklem için yüksek düzeyde bir bağlılıktan söz edilemeyeceğini ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ2The effects of different exercise loads in plyometric resistance training on respiratory and hormonal levels in female volleyball players
Kavuran, Korhan; Tizar, Ercan; Oral, Diclehan; Erdoğan, Ramazan; Çelikel, Baha Engin; Ceylan, Tülay; Sezer, Süreyya Yonca; Karataş, Baykal
Background: The present study set out to ascertain the effects of combined exercises, consisting of resistance training and plyometric exercises at varying degrees of intensity, on biochemical and respiratory parameters in female volleyball players. Methods: The research group consisted of 20 professional female volleyball players who participated in national and international volleyball competitions. Participants were randomly divided into two groups: a control group (n = 10) that performed low-intensity exercises at 30%–50% intensity, and an experimental group (n = 10) that followed a high-intensity exercise programme at 60%–80% intensity. Blood samples and spirometric respiratory function values were collected before and after the 8-week exercise program. The biochemical analyses included the assessment of luteinizing hormone (LH), growth hormone (GH), insulin-like growth factor-1 (IGF-1), and total iron binding capacity. Respiratory function was analysed using forced vital capacity (FVC), forced expiratory volume in one second (FEV1), and forced expiratory flow at mid-expiration (FEF). The data were analysed using the SPSS statistical package. Results: The results demonstrated a decline in IGF-1, GH, and total iron-binding capacity levels, and an increase in LH levels, in the biochemical parameters of the control group. Additionally, FVC, FEV1, and FEF values exhibited an increase in the control group. Conversely, the experimental group demonstrated a significant increase in LH, GH, IGF-1, and total iron-binding capacity levels. With regard to respiratory parameters, an increase in FEF values was observed, whilst FVC and FEV1 values decreased. The present findings suggest that high-intensity plyometric resistance exercises have more pronounced effects on biochemical responses, but may trigger different adaptation mechanisms in respiratory capacit. The results of the study showed that there was a difference between the control group’s GH, IGF-1, FVC, and FEV1 data and the experimental group’s GH, IGF-1, FVC, and FEV1 data. Conclusions: In conclusion, plyometric resistance exercises at varying intensities influence both respiratory and biochemical parameters in female volleyball players. Accordingly, well-planned and individualised plyometric resistance training programmes are thought to enhance both the health and athletic performance of athletes.
AtıfScopus1OpenAlex2İncele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri fakültesi beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ile antrenörlük eğitimi bölümü öğrencilerinin ilk yardım bilgi düzeylerinin karşılaştırılması
Hülya Pınar
Hayatımızın her anında, beklenmedik kazalar ve yaralanmalarla karşılaşabiliriz. Bu tür durumlarda, ilk yardım bilgisi hayati önem taşır. Doğru ve zamanında yapılan bir müdahale, hayat kurtarabilir, kalıcı sakatlıkların önüne geçebilir ve iyileşme sürecini hızlandırabilir. Özellikle spor ortamında, sakatlanma ve yaralanma riski oldukça yüksektir. Bu nedenle, beden eğitimi öğretmenleri, antrenörler ve sporcular için ilk yardım eğitimi son derece kritik önem taşır. Bu bilgiler ışığında yapılan çalışmanın amacı, beden eğitimi ve spor öğretmeni adayları ile antrenör adaylarının ilk yardım bilgi düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği ve Antrenörlük Eğitimi bölümünde öğrenim görmekte olan öğrencileri oluştururken (214 kişi) örneklemini ise 76 beden eğitimi ve spor öğretmeni adayı ve 82 antrenörlük eğitimi bölümü öğrencisi oluşturmuştur. Toplamda katılımcı sayısı 158 olup araştırma evreninin %73,8'ine ulaşılmıştır. Katılımcıların 109'u erkek, 49'u ise kadındır. Araştırmaya katılan öğrencilere dört soruluk kişisel bilgi ve beş soruluk ilk yardım deneyimi formu ve Öztürk tarafından uzman görüşleri alınarak soruların oluşturulduğu toplamda 34 soruluk ilk yardım bilgi düzeyi anketi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS (v26) programına aktarılarak çalışma doğrultusunda belirlenen değişkenlerin yüzde frekans değerleri belirlenmiştir. Verilerin analizinde iki ya da daha çok grup arasında fark olup olmadığını ölçmek amacıyla Ki-kare testi uygulanmıştır. Yapılan istatistiksel analizlerde gruplar arasındaki farklılığın tespiti için anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda ilk yardım eğitimi alıp almama ile kalp masajı ve suni solunum yapmayı bilme konularında bölümler arasında antrenörlük eğitimi bölümü lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ancak uygulanan anketin ilk yardıma yönelik teorik bilgi soruları (23 soru) dikkate alındığında bunlardan 21 tanesine Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü öğrencilerinin doğru cevap verme oranlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Bunlar arasında 10, 12, 14, 21, 23 ve 26. sorulara verilen doğru yanıtlar incelendiğinde ise Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü lehine anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının ve antrenör adaylarının ilk yardım bilgi düzeyi ortalama düzeyde olduğu, bazı ilk yardım konularında ise yetersiz olduğu saptanmıştır. Genel olarak doğru cevapların yüzdeleri incelendiğinde ilk yardım bilgi seviyelerinin düşük seviyede olduğu gözlemlenmiştir. Bilgi düzeyinin yeterli hale getirilmesi için ilk yardım eğitiminin saatleri fazlalaştırılması ve uygulamalı eğitimin artırılması gerektiği önerilebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Ortaöğretim kurumlarındaki pansiyon öğrencilerinin boş zaman engellerinin incelenmesi
Tuba Tokgöz
Boş zaman etkinlikleri bireylerin çalıştıkları zamanların bir ödülü olarak değerlendirilmekte ve özellikle gelişme çağındaki bireylerin, fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak gelişmesinde önemli rol oynadığından bu araştırmada ortaöğretim kurumlarındaki pansiyon öğrencilerinin boş zaman engellerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Elazığ ilindeki ortaöğretim kurumlarına bağlı pansiyonlarda kalan öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise Elazığ merkeze bağlı ortaöğretim kurumlarındaki pansiyonlarda kalan 422 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Gürbüz ve arkadaşları tarafından geliştirilen "Boş Zaman Engelleri Ölçeği Kısa Formu" kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların boş zaman engelleri cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, aile gelir durumu ve düzenli spor yapma durumu değişkenleri açısından incelenmiştir. İstatistiksel incelemede SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiş ve parametrik testler olan İndependent Sample T testi ve One Way Anova testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, cinsiyet değişkeni açısından kız öğrencilerin, okul türü değişkeni açısından fen lisesi öğrencilerinin ve gelir durumu açısından 10000-15000 TL arası gelir durumuna sahip öğrencilerin anlamlı derecede daha fazla boş zaman engeline sahip oldukları tespit edilmiştir. Sınıf düzeyi ve düzenli spor yapma durumu açısından anlamlı farklılıklar bulunmamıştır. Sonuç olarak, pansiyonda kalan öğrencilerden; fen lisesinin diğer liselerden, gelir düzeyi düşük olanların yüksek olanlardan, kızların ise erkelerden daha fazla boş zaman engeline sahip oldukları bulunmuştur. Çalışma bulguları doğrultusunda çalışmaya katılan ortaöğretim kurumlarındaki pansiyon öğrencilerinin boş zaman engelleri puanlarının 45,57 ile ortalama düzeye sahip oldukları saptanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Tekerlekli sandalye basketbol sporcularının besin tercihi ve beslenme bilgi düzeylerinin incelenmesi
Ali Ziver Bilge
Bu kullanım Tekerlekli Sandalye Basketbolu ile uğraşan sporcuların beslenme tercihlerini belirleme oranı ve beslenme bilgisi boyutunun ne kadar yüksek olduğunu ifade etmektedir. Ankete katılan sporcular gönüllü olarak ankete katılmıştır. Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Tekerlekli Sandalye Basketbol şubesi 1000 sporcudan oluşurken tekerlekli sandalye sporu yapan sporcu sayısı Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindedir. Hastanede yatan 150 sporcudan (128 erkek-22 kadın) oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan kişisel özellikler formülünüz, besin tercihleriniz ve beslenme bilginizin ölçeği olarak Yetişkin Beslenme Bilgi Düzeyi Ölçeği'ni (YEDBİN) alınız. SPSS 22.0 yapısının analiz yapısı incelenerek gözlem olarak yüzde ve frekans dağılımı kullanılmış ve gruplar arasındaki ilişkinin seyrindeki farklılık P-korunumu < olan hücreler olarak kabul edilmiştir. 0,05. Sporcu ile kişi arasındaki gelişimi gösteren veriler arasında (p<0,05), özellikle cinsiyet, milliyet, günlük su tüketimi, yaş ve kiloya göre, Alkol tüketiminde bir örüntü olduğu ve beslenme eğitimi almak istemeyenlerin, diyet yapanların ve milli spor yapan kadınların besin tercihleri arasında beslenme türleri ve alım miktarları hakkında bilgi aldıkları saptanmıştır. Milli sporcu olarak değerlendirilirken tekerlekli sandalye basketbolu sporunu ne kadar süredir deneyimledikleri, beslenme ve sigara eğitimlerini nereden aldıklarına ilişkin ifadeler de dikkate alınır. Önleme yöntemi ile yapılan tahsilat karşılaştırmaları sonucunda çıkış yönlerinde anlamlı ve yönlü bir yönlenme tespit edilmemiştir. Ayrıca sporcuların yiyeceklerinde yaptıkları tercihler ile beslenme konusundaki bilgi düzeylerinin karşılaştırılması sonucunda sonuçlar ve olumlu sonuçlar elde edilmiştir (p<0,05). Çözüm Tekerlekli sandalye basketbolu ile uğraşan oyunculara yapılan anket verileri sonucunda yapılan uzatma gözlemlerine göre yemek tercihlerinin ve beslenme bilgilerinin orta düzeyde olduğu belirlendi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılıklarının şiddet eğilimleri ile ilişkisi
Çağrı Sakalıuzun
Bu çalışmada, spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık düzeyleri ile şiddet eğilimleri arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Spor lisesi öğrencileri, yoğun antrenmanlar, rekabet ortamı ve performans beklentileri gibi faktörler nedeniyle psikolojik olarak zorlu bir ortamda bulunmaktadır. Psikolojik dayanıklılık, bireylerin zorluklarla başa çıkma becerilerini etkileyen bir faktördür ve bu nedenle şiddet eğilimleri üzerinde de bir etkiye sahip olabilir. Mevcut araştırmaların ışığında, spor lisesi öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin şiddet eğilimleri ile nasıl ilişkilendirilebileceğini ve bu ilişkinin potansiyel nedenleri ve sonuçlarını irdelemektedir. Spor lisesi öğrencilerinin psikolojik sağlığını anlamak ve gerekli önlemleri almak için önemli bir adım olabilir. Öğrencilerin şiddet eğilimlerinin cinsiyet, bulunulan yere göç, aile içi sözlü şiddet, doğum yeri, aile içi fiziksel şiddet, kaçıncı çocuk olma, en uzun yaşanılan yer, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, zararlı madde kullanımı, aile türü, kardeş sayısı, aile yapısı, anne baba hayatta olma durumu, anne baba tutumu ve aile gelir durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi 2021-2022 Hakkâri ili spor lisesinde 9, 10, 11 ve 12. Sınıfta öğrenim gören 148'i Erkek 116'sı kız öğrenci olmak üzere toplam 362 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Ergen Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ve Şiddet Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiki yöntemlerle analizi yapılan bulgulara göre öğrencilerin aile içi sözel şiddet ve şiddet eğilimi arasında, sözlü şiddet ile şiddet eğilimi arasında, sözlü şiddet ile aile desteği ve sözlü şiddet ve arkadaş desteği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin var olduğu belirlenmiştir. Aile içerisinde sözlü şiddete maruz kalan öğrenciler sözlü şiddete maruz kalmayanlara göre şiddete daha yatkın oldukları ve aile desteğini daha fazla aldıkları ve arkadaş tarafından daha çok desteklendiği söylenebilir. Sözlü şiddete uğrayan öğrenciler psikolojik dayanıklılık anlamında uğramayanlara göre daha dayanıklıdır. Geniş ailede yaşayan öğrenciler çekirdek ailede yaşayan akranlarına göre daha fazla aile desteği gördüğü saptanmaktadır. Anne baba hoşgörülü bir tutum sergileyen ailede yaşayan öğrencilerin şiddet eğilimine yatkınlıkları ihmal eden anne baba tutumu sergileyen ailede yaşayan öğrencilere göre daha az olduğu gözlemlenmiştir. Ailelerin gelir düzeyi yükseldikçe öğrencilerde şiddet eğilimi de yükselmekte, psikolojik dayanıklılıkları da artmakta ve aile desteği fazla olduğu görülmektedir. Ayrıca ilde ve ilçede en uzun yaşayanlar ile şiddet eğilimi arasında, geniş ailede yaşayanlar ile şiddet eğilimi arasında, ihmalkâr anne baba tutumu ve şiddet eğilimi arasında, yüksek aylık gelir ile şiddet eğilimi, psikolojik dayanıklılık, aile desteği, arkadaş desteği ve uyum ölçeği pozitif yönlü anlamlı ilişkinin olduğu sonucu alınmıştır. Şiddet Eğilimi Ölçeği ile Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği arasında pozitif yönlü ve orta seviyede anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Öğrenciler arasında sözlü şiddete uğrayanların şiddet eğilimlerinin sözlü şiddete uğramayanlara göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sporcularda koşulsuz kendini kabul ve sporda mücadele ve tehdit düzeylerinin incelenmesi
Gazal Alkan
Çalışmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan üniversite öğrencilerinin koşulsuz kendini kabul ile sporda mücadele ve tehdit düzeylerini belirlemektir. Bir diğer amacı ise kavramlar arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma koşulsuz kendini kabul ile sporda mücadele ve tehdit değişkenleri arasındaki ilişkinin incelenmesini içerdiğinden, elde edilen bulguların sonucunda ilgili literatürdeki eksikliklerin giderilmesine hizmet edeceği ve yapılacak yeni araştırmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmaktadır. Araştırmanın evreni, 2021-2022 yılı Bahar Döneminde Fırat Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerden oluşmaktadır. Örneklemini ise, Fırat Üniversitesi'nde, Spor Bilimleri Fakültesinin 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar Döneminde öğrenim görmekte olan lisans öğrencileri oluşturmuştur. Bu araştırmada kullanılan ölçme araçları ile elde edilen verilerin analizi, SPSS 22 kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmanın verilerini toplama sürecinde, "Gönüllü Katılımcı Formu" ile birlikte "Koşulsuz Kendini Kabul Ölçeği" (KKKÖ) ve Sporda Mücadele ve Tehdit Ölçeği" (SMTÖ) kullanılmıştır.. Araştırmaya katılan 307 sporcunun %58,3'ü Erkek, %41,7'si kadınlardan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan sporcuların Sporda mücadele ve tehdit algı puanların ortalaması (3,60); Sporcuların kendini kabul ortalaması (4,37) olarak bulunmuştur. KKK algısında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. SMTÖ Tehdit algısında cinsiyet değişkenine göre farklılık belirlenmemiştir. Tehdit alt boyutunda ise Kadınlar erkek sporculara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yaş, Spor yaşı spor kategorisinde genç sporcuların SMTÖ algılarında ve Tehdit algılarının daha yüksek olduğu, ileri yaş sporcularda ise mücadele algılarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yine genç sporcuları koşullu kendini kabul algılarının daha yüksek olduğu, ileri yaş sporcuların ise koşulsuz kendini kabul algıları daha yüksek belirlenmiştir. Sporcuların Mücadele ruhu tehdit ruhundan daha yüksek çıktığı yine çalışma bulgularımızdandır. Genç sporcuların müsabakalarda, dış etkilerden daha fazla etkilendiği belirlenmiştir. Ayrıca genç sporcular motivasyon, kabul edilme, yanlış anlaşılma korkusu, hata ve yanlış yapma korkusunun daha yüksek olduğu belirlenmiş bu durum genç sporcuların başarıları etkilediği ve stres oluşturduğu belirlenmiştir. Genç sporcuların eğitim ve antreman zamanlarında kendini her yönüyle kabul edilmesi gerekliliği ve hayatın normal akışı olduğu yönünde motivasyonel çalışmalar yapılması önerilmektedir. Genç sporcular rakibi ve müsabakayı bir tehdit olarak görülmemesi gerekliliği tehditin mücadele ruhunu olumsuz etkilediği yönünde motuvasyonel görüşmeler yapılması önerilmektedir Anahtar Kelimeler: Sporcular, Koşulsuz kendini kabul, Sporca mücadele ve tehdi, Genç sporcular
- MakaleYalnız künye2023Scopus SJRQ4Bibliometric mapping of research trends in education, physical education, and sports for the disabled
Karakaya, Yunus E.; Dikmen, Melih; Şahin, Aykut
In this study, a relational systematic map of research trends in education, physical education, and sports for disabled people was prepared with the bibliometric mapping method. Scientific data obtained from the Web of Science (WoS) was used in the research. After the search in the WoS database, 423 studies were accessed, and 415 of these were included in the final analysis by applying the exclusion criteria. The VOSviewer (Visualization of Similarities) program was used for the bibliometric analysis. The results of the research demonstrate that the number of studies in the field has increased from the 1980s to the present day. The studies included in the research were published in 50 different countries, in 133 different journals and were carried out by 770 authors working in 409 different universities/institutions. According to the findings, most of the research, the highest number of citations, and the most influential authors were based in the United States of America. The results showed that the most cited author in this field works collaboratively with many national and international researchers. The results of the research may provide practical information for politicians, practitioners, and lecturers to draw their attention to new research trends and opportunities regarding education, physical education and sports for individuals with disabilities.
AtıfScopus1WoS1İncele
- MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ3Mapping Tendencies in Curriculum Research on Physical Education and Sports: A Bibliometric Analysis
Şahin, Aykut; Karakaya, Yunus Emre; Dikmen, Melih
This study aims to investigate previous curriculum research on physical education and sports using the bibliometric mapping method. A systematic map was created for the research tendencies in physical education and sports curricula studies conducted between 1975 and 2021. Accordingly, the intention is to fill a gap in the literature by conducting a general situation analysis about the present status of curriculum studies in physical education and sports based on the publication and citation data obtained from the Web of Science (WoS) database. The software VOSviewer was utilised for the bibliometric analysis. After scanning the studies in the database, 454 studies were accessed at the initial stage. A total of 114 studies were covered in the analysis by following certain exclusion criteria. The findings suggested that curriculum studies in physical education and sports were conducted in association with numerous multidisciplinary research areas. Furthermore, in recent years, a linear increase in curriculum studies has occurred on this subject matter. It was also found that scientists from universities in the United States of America were at the centre of the studies. Another striking result was the limited number of journals specialising in sports and education. The results of the bibliometric maps also demonstrated that the researchers in this field investigated a variety of subjects that can be grouped under four main disciplines: ‘health and physical education,’ ‘curriculum reform,’ ‘contents,’ and ‘pre-service teachers.’ Addedl the results revealed that studies on physical education and sports curricula were conducted with a focus on current developments.
AtıfScopus3OpenAlex2İncele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Yüzme sporunun öğrencilerin sosyalleşmesi üzerindeki etkisine dair veli görüşleri
İrem Kaya
Çalışmanın amacı; yüzme sporunun öğrencilerin sosyalleşmesi üzerindeki etkisine dair veli görüşleri belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Diyarbakır ilinde yüzme spor eğitimi alan 779 öğrenci yaşları 7-11 aralığında olan 208 çocuk velisi örneklem grubunu oluşturmaktadır. Bu araştırma betimsel tarama modeli ile yapılmıştır. Bu çalışmanın verileri için "Beden Eğitimi Dersinin Sosyalleşmeye Etkisi Anketi" kullanılmıştır. Verilerin analizi, SPSS 22 programı kullanılarak %95 güven aralığında istatistiksel analiz yapılmıştır. Sonuç olarak gerek literatürde daha önce yapılan çalışmalar gerekse bu araştırma sonucunda elde edilen veriler değerlendirildiğinde birçok spor dalında olduğu gibi yüzme sporunun da çocuklara sosyal ve bilişsel katkılar sağladığı, çocukların düzenli ve uyumlu bir yaşam sürmesinde etkili olduğu, aile ve çevre iletişimini olumlu yönde geliştirdiği, mücadele ruhunu aşıladığı, rakibi tebrik etme duygusunu kazandırdığı, aynı zamanda takım arkadaşlarıyla kolektif yaşam becerisini kazandırdığı, kazanmanın hazzını ve kaybetmenin üzüntüsünü hissettirdiği bir spor dalı olduğu veli görüşlerine göre belirlenmiştir. Sonuç itibariyle çocukların yüzme sporuyla daha fazla sosyalleştiği ve yaşamına olumlu katkılar sağladığı görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Munzur Üniversitesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığının incelenmesi
Revan Demirtaş
Egzersiz bağımlılığı diğer bağımlılık çeşitlerinde görüldüğü gibi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığı üzerinde negatif sağlık durumlarına neden olabilmektedir. Başta Munzur üniversitesinden okuyan öğrenciler olmak üzere ülkemizde öğrenim gören ve öğrenime devam etmeyen gençlerin egzersiz bağımlılık seviyelerinin öğrenilmesi, egzersiz bağımlılığının olumsuz yol açtığı durumların önüne geçilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması konusunda bilinç oluşturması yönünden yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Munzur üniversitesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı seviyelerini çeşitli dinamikler açısından incelemektir. Çalışmanın evrenini Munzur üniversitesinde ön lisans ve lisans olarak eğitimini sürdüren 5727 öğrenci, örneklemi ise gönüllü olarak çalışmaya katılan 328 öğrenci (180 kadın ve 148 erkek) oluşturmaktadır. Veri elde etme yöntemi olarak; gönüllü katılımcıların kişisel bilgilerinin sorulduğu anket formla birlikte bir de Hausenblas ve Symons Downs (2002) tarafından geliştirilen "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21'' kullanılmıştır. Anketin Türkçeye uyarlanma, güvenirlik ve geçerlilik çalışması Yeltepe ve İkizler (2007) tarafından yapılmıştır. Verilerin incelenmesinde SPSS-25 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada Öğrenciler için yaş, boy ve kilo, kadın-erkek farklılaşmasına göre egzersiz bağımlılığı arasında anlamlı bir fark çıkmamıştır(p>0.05). Fakat Araştırmada Öğrenciler için kronik hastalık, spor türü, eğitim durumu gibi değişkenler ile egzersiz bağımlılığı ile anlamlı bir fark çıkmıştır (p<0.05). Sonuç olarak Munzur üniversitesi öğrencilerinde egzersiz bağımlılığının yaygın olmadığı görülmüştür. Egzersiz bağımlılığı konusunda öğrencilerin konu ile ilgili bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan önlemlerin alınmasının, egzersiz bağımlılığı rizikosu düşürmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Benzer çalışmaların farklı farklı üniversite öğrencilere uygulanmasının genel durumun iyi izah edilmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Bağımlılık, spor, egzersiz
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çocuk futbol ( grassroots) antrenmanlarının reaksiyon süratine etkisi
Feyyaz Öz
Grassroots futbol her geçen gün değeri artan ve hayatımızın bir parçası olan çok önemli bir altyapı projesi olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Bu araştırma ülkemizde bu sporun önemini vurgulamak, taban futboluna katkı sağlamak ve gelişim sürecinin önemli parçası olan reaksiyon süratinin etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmış ve farklı antrenman yöntemleri ile antrenman yapan sporcuların reaksiyon hızına ne derece etki ettiğini ortaya koymak için yapılmıştır. Reaksiyon süratinin gelişime en açık olduğu grup 10-12 yaş grubudur. Bu verileri doğrulamak amacıyla Van İli Ahmet Yesevi Bist Ortaokulu öğrencilerinden hiçbir antrenman programına dâhil olmayan 10-12 yaş arası 30 (15+15) erkek sporcudan (deney grubu ve kontrol grubu) oluşan bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Deney grubunun 8 haftalık çalışma (birinci test ve son test) öncesi ve sonrasında ölçümler alınmıştır. Aynı gün kontrol grubu ölçümleri alınarak kayıt altına alındı ancak kontrol grubuna program uygulanmamıştır. Deney grubunun antrenman süresi ise 8 haftalık süreçte haftada 3 gün ve günde 1 saat farklı antrenman programları şeklinde uygulanmıştır. Çalışma sonunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS paket programları kullanılarak yapılmıştır. Sonuç verilerinin normal dağılıp dağılmadığını kontrol etmek için Skwness-Kurtosis testi kullanıldı. Araştırmaya katılan sporcuların demografik özelliklerine ilişkin yüzde ve frekans analizleri yapılmıştır. Ayrıca eşleştirilmiş t-testleri ve lineer regresyon testleri kullanıldı. Çalışma grubu antrenmanlarının reaksiyon hızına etkisini incelemek için kullanılan parametrik testlerdir. Sonuçların istatistiksel anlamlılığının (P < 0.05) olduğu varsayılmıştır. Çalışmada, test grubundaki sporcuların 8 haftalık bir antrenman programı sonrasında ilk ve son ölçümlerinin reaksiyon süresi değerleri karşılaştırıldı. Bu sonuçlar, deney grubunda 8 haftalık eğitimden sonra sağ ve sol ayaklara ait işitsel ve görsel reaksiyon hızlarının ilk ve son ölçümleri arasında anlamlılık düzeyi (p<0.05) olduğunu gözlemlenmiştir. Kontrol grubu sporcularında ilk ve son ölçüm reaksiyon süresi değerleri karşılaştırıldığında elde edilen sonuçlar, ilk ve son ölçüm arasında anlamlı düzeyde (P > 0.05) bulunamamıştır. Çalışma dikkate alındığında, 8 haftalık kuvvet antrenmanının sporcularla ilgili birçok parametrede (işitsel ve görsel tepkiler, zıplama, esneme, hız skoru ve bacak kuvvet esneme) etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Kuvvet antrenmanında eğitilen sporcuların daha iyi reaksiyon hızlarına sahip olduğu bulunmuştur. Antrenman rejimlerinde yer alan ve direnç antrenmanlarının erkek sporcular (10-12 yaş grubu) üzerindeki etkilerinin araştırıldığı bu çalışma literatür açısından bilgilendirici olup, daha detaylı bir yol haritası çizmek adına farklı yaş grupları ve kadın sporcuların değerlendirilmesi literatüre fayda sağlayacaktır. Bu tür araştırmaların farklı bireyler üzerinde yapılması yararlı olacaktır. Anahtar kelimeler: Futbol, Grassroots, Egzersiz, Reaksiyon Zamanı, Altyapı.
- MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ3Cultural capital competencies of teachers in sports education: A mixed-method study
Karakaya, Yunus Emre; Bingölbali, Abdullah; Şahin, Aykut
Study aim: In this study, the cultural capital competencies of physical education and sports teachers were investigated using the mixed method (quantitative and qualitative) research design. Material and methods: The participants of the quantitative method were 248 physical education and sports teachers working in educational institutions in Turkey, and 24 volunteers from this group were randomly selected for the qualitative phase. The analysis of the data was performed using SPSS 22.0 and QSR NVIVO-10 software. The Cultural Capital Scale was utilized to collect the quantitative data, while the qualitative data was obtained through two semi-structured open-ended questions. Results: The findings of the study revealed no significant differences in the variables of gender, education level and the type of location where the teacher grew up. A positive and high level of correlation was found between the Cultural Capital Scale and the subscale Intellectual Accumulation. The Intellectual Accumulation subscale was found to explain 87% of the variance of the Cultural Capital Scale (R2 = 0.872). Conclusions: Creating educational environments where intellectual accumulation, participation, cultural awareness, and cultural potential dimensions are considered at every stage of education is suggested to enrich the cultural capital accumulations of physical education and sports teachers.
AtıfScopus1WoS1İncele
- MakaleYalnız künye2021THE EFFECT ON JOB SATISFACTION OF EXECUTIVE SUPPORT PERCEPTION OF COACHES IN TURKEY
Kizilkoca, Mustafa; Namli, Aysel Kizilkaya
This study aims to determine the effect of coaches' perception of executive support on job satisfaction. A relational screening model was used in the study for this purpose. Disproportionate sampling was used within the scope of the study, and 516 coaches working in various provinces of Turkey composed a sample of the study. The scale of executive support developed by Karasek et.al (1985) and adapted by Kula (2011) and the scale of job satisfaction made by Bilir and Keser (2019) was used in the collection of data. Pearson Correlation analysis was used to reveal the relationship between scores from scales, Linear Regression analysis was used to determine whether the scores obtained affected each other. Error level in the study was taken as p<0.01. It has been determined that there is a positive and meaningful relationship between the executive support levels of coaches in Turkey and the levels of job satisfaction. It can be said that as the level of executive support increases, the levels of job satisfaction increase. According to linear regression analysis, it was determined that the level of executive support positively affected the job satisfaction levels of coaches. It was observed that the executives' support scores of coaches in Turkey were higher than average with an average of 3.53 and job satisfaction scores were high with an average of 4.08 in our study.
- MakaleYalnız künye2021ANALYZING OF ATTITUDE LEVELS OF STUDENTS AT ELAZIG TOURISM VOCATIONAL HIGH SCHOOL TOWARDS PHYSICAL EDUCATION COURSE
Kizilkoca, Mustafa; Bozkir, Akif; Bingol, Hulya
Our study aimed to examine the attitude levels of students studying in Elazig Tourism Vocational High School towards Physical education course in terms of some variables. The target population of the study of the research consists of high school students studying in Elazig Tourism Vocational High School in 2019-2020. The sample of the research is 135 randomly selected high school students who studied at The Tourism Vocational High School in Elazig. To determine the demographic information of the subjects participating in the study, a personal information form (class, gender, education status of parents) and Physical Education Course Attitude Scale developed by Gullu and Guclu (2009) were used. Skewness and kurtosis tests were used to determine whether the data were normally distributed. As a result of these tests and controls, it was determined that the data of the research were parametric. Attitude levels for physical education courses are not statistically significant for the students studying at Elazig Tourism Vocational High School according to the gender and education status of parents variables. According to the class variable, attitude levels towards physical education courses were found to be statistically significant. According to the study findings, it is observed that the attitude level scores of students studying at Elazig Tourism Vocational High School for physical education are higher than the average with an average of 113.82.
- MakaleAçık Erişim2021Examining Addiction Levels of Tablet, Phone, and Computer Gaming According to the Parents' Opinions of Students Participating Summer Sports Schools
Albayrak, Veysel; Gacar, Atalay; Nacar, Eyyup; Tutar, Omer Faruk
Background: The universe of the research is the athletes of summer sports schools held in Elazig in 2021. The sample consists of the mothers of 669 randomly selected athletes from sports schools. Aim: The aim of the study is to examine the levels of gaming addiction according to the parental opinions of the students participating the 2021 Elazig Summer Sports Schools. Methods: In order to determine the demographic characteristics of the participants in the study, the personal information form(gender, age, school level, mother work status, child's tablet/phone ownership status), and an 18-item scale developed by Ulusoy (2019) was used. Analysis of the data in the research and the calculation of the results found were created through statistical programs in a computer environment. Frequency (f) and percentage (%) distributions of variables were calculated. The data were checked with skewness and kurtosis tests to determine whether they were normally distributed. As a result of these tests and controls, it was determined that the data of the research was parametric. Therefore, t test and variance analysis (Anova) test were used. The error level was taken as p<0.05 in the study. Results: It was determined that there was a statistically significant difference in computer game addiction depending on the gender, mother work status and tablet/phone/computer availability of the students participating summer sports schools in Elazig province. There was no statistically significant difference in computer game addiction depending on educational status and age variables. Conclusion: In line with the study findings, it was observed that the overall average of computer game addiction levels was below average at 45.30 within the framework of the parental opinions of the students participating summer sports schools in Elazig province.
AtıfOpenAlex1İncele




