Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Su Kalitesi Parametreleri için Mann-Kendall ve Yenilikçi Trend Yöntemlerinin Karşılaştırılması

    Acar, Ramazan

    Günümüzde farklı veri setleri (su kalitesi, akım, yağış, sıcaklık vb.) ile eğilimlerin tespit edilmesi için pek çok yöntem mevcuttur. Bu çalışmada trend analizi çalışmalarında yaygın bir şekilde kullanılan Mann-Kendall (MK) test istatistiği ile Spearman Rho test istatistiği ve son yıllarda popüler hale gelmiş olan Şen’in yenilikçi trend yöntemi (ITA), Yenilikçi eğilim çözümlemesi için geliştirilmiş görselleştirme (IV-ITA) yöntemlerinin performansları karşılaştırılmıştır. Bu amaçla Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Ceyhan Nehri’ne ait 20-06-00-001 numaralı istasyonundan alınan 1986-2013 su yıllarına ait yıllık ortalama ve mevsimlik ortalama 8 adet su kalitesi parametresi kullanılmıştır. Öncelikle her bir parametrenin değerleri YSKYY’nde verilen su kalite değerleriyle karşılaştırılmış ve her bir parametreye göre su kalitesi sınıfları belirlenmiştir. Daha sonra her mevsim kendi içinde ve yıllık ortalama değerlerin trendleri karşılaştırılmıştır. Bu nedenle 5 farklı trend testinin karşılaştırılması yapılmıştır. Ancak sırasıyla yapılmış olan homojenlik ve otoregresif korelasyon testi işlemlerine göre hem %95 güven aralığında homojen olmayan hem de korelasyon değeri 0.30’un üzerinde kalan bazı veriler kıyaslamada kullanılmamıştır. Makalede elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde farklı analizlerin birlikte yapılarak kullanılması testlerdeki yanılma payını azaltacağı kanısına varılmıştır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2025
    Investigation of the Benefits of the Floating Solar Power Plant to be Established on Keban Dam Lake using Penman, Linacre and Artificial Neural Networks Methods

    Esen, Hikmet; Kurt, Savaş; Toka, UnalT Unal

    In this study, it will be calculated how much water evaporation will be prevented if a Floating Solar Power Plant (FSPP) is installed on a certain part of the Keban Dam lake in Elazığ (38.41˚N, 39.14˚E), Türkiye by using the Penman and Linacre methods and the Artificial Neural Networks (ANN) method, which are widely used in evaporation calculation. Thus, it will be calculated how much energy can be produced with this saved water. Keban Hydroelectric Power Plant (HPP), examined in this study, is Türkiye's 3rd largest hydroelectric power plant with an installed power of 1.330 MWe. It is the fourth largest lake in Türkiye and the second largest dam lake after the Atatürk Dam. Keban Dam meets the electrical energy needs of 1.750.733 people in their daily lives with an average electricity production of 5.794.927,279 kWh. It has been calculated that thanks to a floating photovoltaic power plant that will cover 10% of the dam lake, a total of 31.305.282 m3 of water in normal water code will be prevented from evaporating annually, and thanks to this water, energy benefit will be provided with the power plant with an installed power of 6.624,84 MWe. In addition, it has been analyzed that 11.297.018 kWh of electricity can be produced from the dam turbines with the water prevented from evaporating thanks to FSPP. Approximately 72.39 MWe energy is needed for the Ağın, Pertek, Serince, Palu-Kovancılar, Uluova, Kuzova irrigation projects around the Keban Dam lake. It has been determined that the amount of water and energy needed for irrigation of these plains can be obtained thanks to FSPP.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2025
    Enhancing water quality prediction with artificial intelligence: A hybrid convlstm model for spatio-temporal analysis

    Utku, Anıl; Kutlu, Banu; Utku, Esen Damla Balo

    Water quality plays a vital role in public health, environmental sustainability and ecosystem balance. However, industrialization, urbanization, and agricultural activities cause water pollution to increase, threatening both human health and aquatic ecosystems. Traditional water quality monitoring methods are usually time-consuming, costly, and require manual intervention. Therefore, developing automatic, data-driven, and high-accuracy prediction models is crucial for sustainable water management. This study created a hybrid ConvLSTM model to increase prediction accuracy. The created model was comparatively analyzed with RF, SVR, XGBoost, MLP, CNN, and LSTM. The dataset used includes historical measurement values of chemical pollutants. Input data includes geographical coordinates of sample points, chemical parameter type, and compliance with regulatory standards. Experimental results show that ConvLSTM provides the lowest prediction errors by learning spatial and temporal dependencies and reaches the highest accuracy rate with 0.994 R2 compared to other models.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The Health Effects of Fluoride and Nitrate in Drinking Water in Tunceli (Türkiye)

    Kutlu, Banu; Çetindağ, Serdar

    Fluoride (F⁻) and nitrate (NO₃⁻) are common inorganic constituents of drinking water and can cause significant public health effects when present at inadequate or excessive concentrations. This study determines the levels of fluoride and nitrate in drinking water collected from 18 stations across Tunceli Province, Türkiye, during 2021, and evaluates the non-carcinogenic health risks for four age groups (infants, children, adolescents, and adults). Fluoride and nitrate concentrations were measured using spectrophotometric methods and Estimated Daily Intake (EDI) and Hazard Quotient (HQ) values were calculated. Fluoride concentrations ranged from 0.06 to 0.31 mg L⁻¹ and were below the WHO guideline value, with all HQ values <1. Nitrate concentrations varied more widely (0.45–64.38 mg L⁻¹), and exceedances of WHO limits were recorded at several rural stations. Infants and children exhibited HQ>1 values, indicating potential health risks associated with nitrate exposure. The findings highlight spatial heterogeneity in water quality across Tunceli and emphasize the need for age-specific monitoring programs and improved groundwater protection strategies.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Evaluation of Susurluk Basin Flows Using Trend Analysis Methods

    Acar, Ramazan

    Trend analysis of annual average flow data is very important for better water resources management, planning and operation. In this study, annual average flow data from M. Kemal Paşa, Orhaneli and Simav flow observation stations located in Susurluk Basin were tested with Mann-Kendall, Spearman Rho and Şen's Innovative trend methods and the trends of the stations were tried to be determined and the performances of these methods were evaluated. In addition, annual average flow data were submitted to regression analysis, yielding equation sets. For each station, the annual and 100-year changes in m3/s were determined. Analyzing the results, only Şen's Innovative Trend Method analysis found a general decreasing trend for all 3 stations. In the analyses of Mann-Kendall and Spearman’s Rho methods, no trend was detected in all 3 stations. In addition, 100-year percentage change values of the data of 3 stations were determined. According to these values, it is concluded that there will be a significant decrease in the flow values of the stations in the future.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex11TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Kocaavşar Deresi (Balıkesir)'nde Unio bruguierianus (Bourguignat, 1853) ve Unio pictorum (Linnaeus, 1758) Türlerinin İlk Kaydı ve Bazı Biyometrik Özellikleri

    Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz; Akça, Ayşe; Atıl, Süleyman

    Bu çalışmada, Kocaavşar Deresi (Balıkesir)’nde (39°40’22”-27°35’34” Kuzey/Doğu) tatlı su midyeleri Unio bruguierianus ve Unio pictorum'un yaşadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu türlerin bazı biyometrik özelliklerini tanımlanmıştır. Bireylerdeki ağırlık (A) (g), kabuk uzunluğu (KU) (mm), kabuk genişliği (KG) (mm) ve kabuk yüksekliği (KY) ölçümleri yapılmıştır. Morfolojik ilişkiler, çok değişkenli istatistiksel analizlerle incelenmiştir. U. pictorum ve U. bruguierianus'un KU, KG, KY ve A ortalamaları sırasıyla şunlardır: 58,20±13,91 ve 75,34±8,08 mm (KU), 29,52±6,93 ve 39,89±7,04 mm (KG), 19,38±4,66 ve 26,33±3,79 mm (KY) ve 25,72±13,56 ve 46,15±9,59 g (A). Temel bileşenler analizi (TBA), her iki tür için KU, KG, KY ve A arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu göstermiştir.

  • MakaleAçık Erişim2024
    İklim Değişikliğinin Etkileri: Türkiye'de Yağış, Sıcaklık Anomalisi ve Su Kaynakları Üzerine Etkilerinin İncelenmesi

    Korkmaz, Meral

    İklim değişikliği, günlük yaşamımızı ve su kaynklarımızı önemli ölçüde etkileyen küresel bir sorundur. İklim değişikliği ile su kaynakları arasındaki karmaşık ilişkiyi anlamak, etkili önleme ve adapte stratejileri geliştirmek açısından hayati önem taşımaktadır. Bu çalışma, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini araştırmayı ve bu konunun önemini vurgulamayı amaçlamaktadır. Su, sınırlı bir kaynaktır ve erişilebilirliği ile kalitesi insan refahı, tarım, enerji üretimi ve ekosistem sağlığı üzerinde doğrudan etki etmektedir. Ancak, iklim değişikliği yağış, sıcaklık ve buharlaşma desenlerini ve dinamiklerini değiştirerek suyun erişilebilirliği ve dağılımında önemli değişikliklere yol açmaktadır. Küresel sıcaklıkların artması, buzulların erimesine yol açarak tatlı su kaynaklarını sürekli olarak azaltmaktadır. Su kıtlığı daha yaygın hale geldikçe, sınırlı kaynaklar için rekabet artmakta ve potansiyel olarak çatışmalara ve sosyal huzursuzluğa yol açmaktadır. Su kaynaklarının önemi ve iklim değişikliğinin erişilebilirliği ile kalitesi üzerindeki kesin etkisi göz önüne alındığında, bu karmaşık ilişkiyi derinlemesine anlamamız kaçınılmazdır. Bu çalışma, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki sosyo-ekonomik ve çevresel etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Sonuç olarak, iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkisi abartılamaz. Bu çalışma, Türkiye'de iklim değişikliğinin neden olduğu değişen yağış desenleri ve artan sıcaklıkların yeraltı ve yüzey su kaynakları üzerindeki etkilerini incelemektedir. Araştırma sonuçlarına göre, kış yağışlarında azalma ve sıcaklık artışı, özellikle Akdeniz ve Güneydoğu bölgelerinde kuraklık koşullarını şiddetlendirmektedir. Özellikle Akdeniz bölgesindeki göllerin uzun dönem uydu görüntüleri incelendiğinde ciddi anlamda azalma görülmektedir. Bu değişimler, yeraltı ve yüzey su kaynaklarının azalmasına ve su kıtlığı riskinin artmasına yol açmaktadır.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex11TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2024
    Şerefiye (Zara-Sivas) Barajının Su Kalitesi İndekslerine Göre Değerlendirilmesi

    Mutlu, Ekrem; Kutlu, Banu

    Sivas ili Şerefiye Baraj gölünün su kalitesinin belirlenmesi üzerine yapılmış olan bu çalışma; Ocak 2014 ile Aralık 2014 tarihleri arasında 3 istasyondan aylık olarak toplanan numuneler üzerinde gerçekleştirilmiştir. 25 değişkenin incelendiği analizlerde su kalitesi, Dünya Sağlık Örgütü içme suyu standartları, su kalite indeksi (WQI), sodyum absorbsiyon oranı (SAR), sodyum yüzdesi, geçirgenlik indeksi (PI), magnezyum indeksi, sulama indeksi ve Türkiye Cumhuriyeti Yüzey Suyu Kalitesi Yönetmeliği (SWQR) Orman ve Su İşleri Daire Başkanlığı değerlerine göre belirlenmiştir. Barajdaki su kalite indeksinin ortalama değeri 46,82, sulama suyu değerleri ortalama 3,90 olarak bulunmuştur. Burada elde edilen sonuçlar Şerefiye Barajı'nın su kalite indeksi ve sulama suyu kalitesi açısından "çok iyi" sınıfta olduğunu göstermiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex4TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Determination of some trace elements in various lichens as biomonitors of pollution and assessment of pollution status

    Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Aslan, Ali; Öbek, Erdal

    Some trace elements in various lichens as biomonitors of pollution were investigated. Also, the pollution status was assessed by enrichment factor, contamination factor, and pollution load index. Investigated elements were Ta, Bi, Hf, Nb, Ga, Sc, Li, Y, Ce, and Sr. The lichen species were Rhizoplaca chrysoleuca, Umbilicaria vellea, Aspicilia calcarea, Pseudevernia furfuracea, and Cetraria islandica. According to the results, lichen species accumulate Sr element well. The highest trace element accumulated by Pseudevernia furfuracea (21.7±1.0 mg/kg; 75%), Rhizoplaca chrysoleuca (31.9±1.6 mg/kg; 61%), Umbilicaria vellea (16.3±0.8 mg/kg; 59%), Aspicilia calcarea (77.9±3.8 mg/kg; 88%), and Cetraria islandica (22.7±1.1 mg/kg; 75%) was determined as Sr. The highest CFs in lichens investigated were calculated for Sr, Ta, and Li. PLI values for Cetraria islandica, Aspicilia calcarea, and Umbilicaria vellea were greater than 1. As a result, it has been proven that these lichen species can be used as good biomonitors of pollution.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 15 · Karasal Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kovacık, Emerdin ve Dumanlı Dağları’ında (Batı Toroslar) Geç Pleyistosen Buzullaşmaları

    Canpolat, Ergin; Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan; Keserci, Ferhat

    Anadolu’nun farklı bölgelerindeki yüksek dağ kütleleri Kuvaterner buzullaşmalarının etkisinde kalmış ve gelişen buzulların bazıları günümüze kadar ulaşmış, iklim değişikliği etkisiyle ortadan kalkan buzulların oluşturduğu yer şekilleri ise çoğu sahada korunmuştur. Türkiye’de literatürde henüz yer almamış farklı büyüklükte buzul sahalarının varlığı son yıllarda yapılan çalışmalarla ortaya konmaktadır. Bu çalışma da yeni buzullaşma sahalarının varlığını ortaya koyan bir yaklaşıma sahip olup, Batı Toroslarda yer alan ve Antalya Körfezinin kuzeyinde bulunan Kovacık Dağı (2288 m), Emerdin Dağı (2405 m) ve Dumanlı Dağı (2311 m) üzerinde oluşan buzullaşmaları konu etmektedir. Bu kapsamda, Kovacık, Emerdin ve Dumanlı Dağlarında Geç Kuvaterner buzullaşmalarının sonucu olarak ortaya çıkan başta sirk ve moren sırtları olmak üzere buzul morfolojisine ait izler topografya haritaları, insansız hava araçları ve detaylı arazi çalışmaları ile haritalanmış, hassas veriler üzerinde geçmişe ait buzul rekonstrüksiyonları ve kalıcı kar sınırı hesaplamaları yapılarak buzulların ulaşmış olduğu seviyeler ve buzullara ait özelliklerin ortaya konması amaçlanmıştır. Buradaki buzullaşmalar sirk buzullaşmaları tarzında olup, daha çok kuzeye bakan ve yarılmanın fazla olduğu yüksek yamaçlarda gelişmiştir. Kovacık Dağında 2, Emerdin Dağında 3 ve Dumanlı Dağında 2 olmak üzere toplam 7 sirk ve bu sirklerin önünde yer alan moren sırtlarından oluşan sınırlı buzullaşma izleri bulunmaktadır. Üç dağın toplam buzullaşma alanı ~ 2,87 km2 olarak belirlenmiş, kalıcı kar sınırı Kovacık Dağında ~1825 m; Emerdin Dağında ~2055 ve Dumanlı Dağında ~1840 m hesaplanmıştır. Kalıcı kar sınır değerleri Türkiye’de bilinen en alçak kalıcı kar sınırı seviyelerini oluşturmaktadır. Kovacık Dağında buzul uzunluklarının yaklaşık 1500 m’ye kadar ve ortalama kalınlıklarının ~46 m’ye ulaştığı belirlenmiştir. Kovacık 1 (Çeşgar) Sirkinde bulunan buzul ~1640 m seviyesine kadar inmiştir. Emerdin Dağı ise buzulların ortalama kalınlıklarının ~50 m’ye ulaştığı, Kızılsırt Sirkinden çıkan buzul dilinin ~1760 m seviyesine kadar indiği belirlenmiştir. Dumanlı Dağında ise buzulların, ortalama kalınlıklarının ~35 m’ye ulaştığı ve Dumanlı 1 Sirkinden çıkan buzul dilinin ~1600 m seviyesine kadar indiği anlaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Geyik Dağı güncel buzulları ve morfometrik özellikleri

    Canpolat, Ergin; Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan; Bozdoğan, Mahsum; Keserci, Ferhat; Güngör, Gülan

    Geyik Dağları, Geç Kuvaterner boyunca yoğun ve tekrarlanan buzullaşmalara maruz kalmıştır. Güncel bir buzulun varlığı bölgede yapılan daha önceki çalışmalarda doğrulanmamış veya tespit edilememiştir. Bölgede yerel gezgin olan Hasan Hüseyin Kahrıman’nın 27 Ekim 2023 tarihinde buzul varlığını sosyal medya aracılığı ile aktarması üzerine buzulları tanımlamak ve yerlerini belir- lemek için uzaktan algılama yöntemleri kullanılmış ve Geyik Dağı’na yapılan arazi çalışması ile güncel buzulların varlıkları doğrulanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda bilimsel olarak Geyik Dağı’nda güncel bir buzulun varlığını tanımlayan ve doğrulayan ilk çalışmadır. Belirlenen yayılış alanları üze- rinden buzul modellemesi, ELA (Equilibrium Line Al titude) hesaplama araçları, bakı ve eğim in- tersect (kesiştirme) analizleri ile sirk morfometrisi yöntemleri kullanılarak buzulların ve içerisinde yer aldıkları sirkler ile yakın çevresinin özellikleri nicel verilerle ortaya konulmuştur. Buzul model- lemesi neticesinde Geyik Orta Buzulu’nun toplam 6000 (±300) m2, Doğu Buzulu’nun 2030 (±100) m2 toplamda ise Geyik Dağı’ndaki buzulların 8030 (±480) m2 alana sahip olduğu tespit edilmiştir. Buzulların ortalama olarak uzunlukları 98 m (metre), ELA değeri ise 2619 m olarak hesaplanmıştır. Buzulların 12-30 ̊ eğim değerleri arasında ve tamamen kuzey bakılı alanlarda bulundukları tespit edilmiştir. Buzullar ve sirklerin morfolojik özellikleri, yüksek rakım, bakı özellikleri ve yüksek kar birikimi Geyik Dağı’ndaki buzulların bu kesimlerde korunmasına pozitif olarak etki etmiştir. Bu- zullar üzerinde yapılan karşılaştırmalı uydu görüntülerinde 06.09.2010 tarihinden günümüze kadar buzulların alansal olarak %50’sinden fazlasının eridiği ve önümüzdeki yıllarda etkisini giderek arttı- ran küresel ısınma ile beraber 5 yıl içerisinde tamamen ortadan kalkacağı tahmin edilmektedir.

    AtıfOpenAlex11TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Consumers’ Preferences for Drinking Water in Istanbul City

    Erguven, Gokhan Onder; Kanat, Gurdal; Erguven, Gozde

    Water is an indispensable resource for living things to survive. In addition to its direct consumption, water is also used in the preparation of foods necessary for eating and drinking. Therefore, it is extremely important that the water used is drinkable, healthy and safe. The aim of this study is to determine the place of network water as drinking water in consumer preferences. In accordance this purpose, an online questionnaire was prepared with 274 participants from different age groups, including students from Yıldız Technical University (YTU) Department of Environmental Engineering and their relatives and neighbours, including different ages and occupational groups. With this questionnaire, the factors affecting their water preferences and water usage profiles were determined. As a result of the survey, 54.1% of the participants use carboy water, 33.8% use pet bottle water, 12.1% use network water. The criteria that consumers pay attention to in their water preferences are taste, smell, color, cleanliness and the amount of mineral substances in the water, respectively. The reasons for preferring the carboy water, which is preferred by the majority, are that they find the carboy water cleaner and safer and that it tastes better. On the other hand, participants who preferred tap water stated that 33.3% of them preferred this water because its clean and reliable properties, 33.3% of it was affordable and 22.2% of it was easily accessible. When the degree of trust in the network water was questioned, 12.2% of the participants said that they found the network water safe, 40.5% did not find it safe and 47.3% said they were not sure. In addition, when the participants ranked carboy water, pet bottle water and network water according to the degree of reliability, the network water was found to be reliable with a large rate of 89.2%. 35.1% of the respondents stated that they would prefer to drink tap water if the Water Administration periodically discloses their water quality reports and indicates that the network water is clean enough.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Ponza ile bakır ve kurşun iyonlarının adsorpsiyon karakteristikleri

    Karacahan, Mehmet Kayra; Demirkiran, Nizamettin; Tanaydın, Zümra Bakıcı; Ince, Muharrem

    Bu çalışmada, kesikli sistemde, ponza kullanılarak çözeltilerden Cu(II) ve Pb(II) iyonlarının uzaklaştırılması amaçlanmıştır. Adsorban miktarı etkisi (0.1-0.5g), Cu(II) ve Pb(II) iyon çözeltilerinin derişim etkisi (Cu(II) için; 3.2-31.8 ppm, Pb(II) için; 10.2-103.6 ppm), çözeltilerin pH etkisi (Cu(II) için 3-6.1(doğal pH), Pb(II) için 3-5.25(doğal pH)) gibi değişken parametrelerin etkileri incelenmiştir. Adsorban miktarının 0.4 g, çözelti iyon derişiminin 6.4 ppm ve pH değerinin 6.1 olduğu optimum şartlarda %91 bakır giderim verimi elde edilirken adsorban miktarının 0.4 g, çözelti iyon derişiminin 20.7 ppm ve pH değerinin 5.2 olduğu optimum şartlarda %97.7 kurşun giderim verimi elde edilmiştir. Deneysel olarak bulunan adsorpsiyon verilerine Langmuir, Freundlich, Temkin ve Harkins-Jura izoterm modelleri uygulanarak modellenmiş ve izoterm sabitleri hesaplanmıştır. Bakır ve kurşun iyonlarının adsorpsiyonunda Freundlich izoterm modeli deney verilerine en uygun model olarak belirlenmiştir. Bakır için ponzanın maksimum adsorplama kapasitesi 2.55 mg g⁻¹, kurşun için bu değer 10.28 mg g⁻¹ olarak bulunmuştur. Adsorpsiyon kinetiklerinin yalancı ikinci mertebeden kinetik modeline daha uyumlu olduğu belirlenmiştir. Farklı sıcaklıklarda standart serbest enerji değişimi (ΔG°), entalpi (ΔH°) ve entropi (ΔS°) değerleri belirlenmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlar, diğer adsorbanlarla karşılaştırıldığında ponzanın sulu çözeltilerden ağır metallerin gideriminde etkin, ekonomik ve alternatif bir adsorban malzemesi olabileceğini göstermiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Etkili Girdi Parametrelerinin Çoklu Regresyon ile Belirlendiği Su Sertliğinin ANFIS Yöntemi ile Tahmin Edilmesi

    Acar, Ramazan; Saplioglu, Kemal

    Su sertliği; özellikle içme suları, endüstri suları ve hizmet suyu alanlarında kullanım hususunda önemli bir kalite özelliğidir. Kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg) ve bikarbonat (HCO3) tuzları ile suyun geçici sertliği; klor (CL), fosfat (PO43), nitrat (NO3), sülfat (SO4) ve silikat tuzlarıyla da suyun kalıcı sertliği oluşmaktadır. Çalışmada, Fırat Havzası üzerinde bulunan 2119 nolu Kemahboğazı akım gözlem istasyonu (AGİ) için Anfis modelleri ile su sertliğinin tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Na, K, CO3, HCO3, CL, SO4, EC, sıcaklık (T), pH ve su miktarı (SM) verileri girdi olarak kullanılmıştır. Ancak modeller oluşturulurken parametre sayısının fazla olması kurulacak Anfis modellerinin sayısını arttırmakta ve bu modeller içerisinden en iyi modeli seçmeyi de zorlaştırmaktadır. Bu zorluğun üstesinden gelebilmek için Anfis modellerinde kullanılacak etkili parametrelerin belirlenebilmesi için çoklu regresyon modeli kurulmuştur. Oluşturulan çoklu regresyon modeline her parametre sırası ile eklenerek Düzeltilmiş R² değerlerindeki değişmeler gözlemlenerek Anfis modelinde kullanılacak etkili parametreler belirlenmiştir. Çoklu regresyon sonucu girdi parametrelerinin CL, EC, HCO3 ve SO4 olarak seçilmesine karar verilmiştir. Çalışmanın ikinci kısmında bu parametrelerin farklı kombinasyon ve alt küme sayıları ile Anfis modellemeleri oluşturulmuştur. Tüm sonuçlar eğitim ve test verileri için R², ağırlıklı karesel hata ve Wilcoxon testi değerleri belirlenmiş ve su sertliğinin belirlenmesinde kullanılabilecek modeller gösterilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex8TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Hidrojel Esaslı Kompozit Kullanılarak Naftol Yeşili B içeren Atıksuların Arıtımında Ortam Parametrelerinin Etkisi

    Tanyol, Mehtap; Pıhtılı, Güzin

    Bu çalışmada, EuCl3 ile katkılanmış poli (4-vinilpridin-ko-akrilamid) {P(4-VP-ko-AAm)/EuCl3} hidrojel kompozit adsorbent olarak kullanılarak atıksulardan naftol yeşili B boyasının giderim verimliliği araştırılmıştır. Naftol yeşili B adsorpsiyon verimliliğinin pH, adsorbent madde miktarı, başlangıç naftol yeşili B boya konsantrasyonu, sıcaklık ve temas süresi gibi değişkenlere bağımlılığı kesikli sistemde incelenmiştir. En yüksek giderim verimi 30 mg/L başlangıç naftol yeşili B konsantrasyonu, 0,05 g/100 mL P(4-VP-ko-AAm)/EuCl3 dozajı, pH=5,42 ve 25 °C sıcaklıkta %98,40 olarak elde edilmiştir. Deneysel denge verileri Langmuir izoterm modeli ile daha iyi uyum sağlamıştır. Kinetik sonuçlar, adsorpsiyon prosesinin hız belirleme basamaklarından biri olarak iç difüzyon ile yalancı ikinci derece kinetiği ile tanımlanabileceğini göstermiştir. Elde edilen deneysel sonuçlar, adsorbent olarak P(4-VP-ko-AAm)/EuCl3 hidrojeli kullanılarak naftol yeşili B boyasının başarılı bir şekilde atıksulardan giderilebileceğini göstermiştir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2020
    Akarsulardaki sediment taşınımının yapay sinir ağları ve anfıs yöntemleri kullanılarak tespiti

    Acar, Ramazan; Saplioglu, Kemal

    İçme suyu ile kullanma suyunun temini, akarsulardaki kirlilik seviyesi ve baraj, bağlama gibi su yapılarınınprojelendirilmesi gibi çalışmalarda sediment miktarının tahmini çok önemlidir. Bu çalışmada, Fırat Havzası üzerindeki Göynük Çayı, Murat Nehri ve Peri Suyu gibi nehirler sediment taşınımı konusunda irdelenmiştir. Bölgedeki istasyonlar için yapay sinir ağları (YSA) ve uyarlamalı ağ tabanlı bulanık çıkarım sistemi (ANFIS) gibi yöntemler denenmiştir. Bu üç istasyona ait uygulamalarda debi(Q), sediment(Qs), sıcaklık(T) ve yağış(P) verilerinden faydalanılmıştır. Bu veriler ile üç istasyon için sediment tahmin modelleri oluşturulmuştur. Oluşturulan bu modeller hem eğitim hem de test aşamalarında regresyon katsayısı (R2) ve ortalama yüzde hatası (OYH) bakımından karşılaştırılmıştır. Regresyon katsayısı bakımındaneğitim ve test aşamalarında en başarılı sonuç yapay sinir ağlarından elde edilmiştir. Ortalama yüzde hatası bakımından ise YSA ve ANFIS yöntemlerinden hem eğitim hem de test aşamalarında birbirlerine yakın sonuçlar elde edilmiştir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Holding of dam water levels at optimum with fuzzy linear programming when electricity is produced in serried dam lakes

    Yucesan, Melih; Kahraman, Gökhan

    In this study, the Euphrates river basin in a sequential manner established a scenario modeled after Turkey's three largest hydropower plant was established. In this scenario, according to the needs of the interconnected system, the lake levels of these three dams were kept at the highest possible level and energy was produced. In this way, the maximum level of water, which means energy, is kept and the turbine-generator units are operated at the highest possible efficiency and electricity is produced. The demand for electricity, the minimum and maximum water required in the dams, were handled as turbid. Then, for the determined scenario, the energy required by the interconnected system from these dams is determined from which dam and how many units will work for how long.

  • MakaleYalnız künye2020
    Detection of Sediment Transport with Artificial Intelligence Models Formed by Using K-Means Clustering Algorithm

    Acar, Ramazan; Saplioglu, Kemal

    It isimportant to detect sediment load truly in the project process of water structures such as both dam and regulator to determine pollution level, to use and to supply potable water. In this work, methods such as Adaptive Neuro Fuzzy Interference Systems (ANFIS), Artificial Neural Networks (ANN) and Multiple Linear Regression (MLR) are experienced for three Flow Observation Stations on Fırat Basin. K-Means Clustering Algorithm is used to select Clustering numbers of ANFIS Models being formed. Sediment (Qs), Precipitation (P), Flow rate (Q) and temperature (P) data from each station are used in this study. Sediment estimation model is developed for each station by using the data. The value of the day when precipitation occurs (P), the value of the day before precipitation occurs (P-1), flow and temperature rates are used as input factors; sediment concentration is used as output factors. The model being formed is compared for all of the stations with regard to regression coefficient (R2 ) and mean percentage error (MPE) in both education and test stages. As a consequence of the analysis, subset numbers of ANFIS model being formed by determining subset of K-Means Clustering Algorithm has more successful results instead of ANFIS Models being randomly formed. It is also observed that the Models of ANFIS and ANN methods have closer results to the values being observed when they are compared to MLR methods.

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Design and Analysis of a Water Pumping System with Photovoltaic Source and Switched Reluctance Motor

    Omaç, Z.

    Solar energy is a clean energy and it is increasingly being used all over the world. In this study, a centrifugal water pump system driven by switched reluctance motor (SRM) has been designed with powered by a photovoltaic (PV) energy source. The voltage of the PV source has been increased by using a boost converter. The mathematical model of the system has been composed in the Matlab/Simulink and simulation results have been obtained. Proportional–integral–derivative (PID) controller has been used to control output voltage of the boost converter at 50 kHz switching frequency. The boost converter is controlled by an eight-bit PIC16F877A microcontroller. The electrical energy obtained by PV panels has been stored in batteries. Battery charge testers have been used to control the battery charge level. The speed and current control of SRM has been done by using DS1103 Ace kit. The values of phases currents have been measured by using hall sensors and transferred to the digital signal processor (DSP) by analog to digital converter inputs. The accuracy of simulation results has been proved by experimental results.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Examination Water Quality of Karkamış Dam Lake

    Tepe, Rıdvan; Kutlu, Banu

    This study was conducted in order to reveal the physico-chemical properties of the Karkamis Dam Lake located within the boundaries of Sanliurfa and Gaziantep, water samples were taken from 5 stations at 4 and 8 m depths between January and December 2015. Temperature, pH, dissolved oxygen, electrical conductivity, ammonium nitrogen, nitrate nitrogen, ortho phosphate, phosphorus, total nitrogen and total phosphorus values of water were measured during the year. The detected values were found as temperature (14.3-21.6°C average: 9.4), pH (8.4-9.1-7.8), dissolved oxygen (9-10-11.8 mg L-1 ), electrical conductivity (251-332-412 ,00S cm-1 ) ammonium nitrogen (0,003-0,069-0,194 mg L-1 ), nitrate nitrogen (1,549-2,292-3,473 mg N L-1 ), nitrite nitrogen (0.001-0.006-0.053 mg L-1), ortho phosphate phosphorus (0.007-0.034-0.076 mg L-1 ), total nitrogen (0.722-1.1514-1.696 mg L-1 ), total phosphorus (0.007-0.016-0.026 mg L-1 ). The Karkamis Dam Lake has a Class I high quality water class according to the Quality Criteria for Inland Water Resources Classification according to the Surface Water Quality Management Regulation.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex8TR Dizin9
    TR Dizinİncele