Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Bas, Kazim(1)
- Baş, Kazım(1)
- Bozkurt, Eyüp(1)
- Bulut, Arzu(1)
- Duygu Büşra Sandıkçı(1)
- Erdoğan, Ramazan(1)
- Fatma Çakan(1)
- Heja Ecer(1)
- Koçal, Meryem(1)
- Kızar, Oktay(1)
- Kızılkoca, Mustafa(1)
- Mehmet Eren Öztürk(1)
- Revan Demirtaş(1)
- Sandikçi, Muhammed Bahadır(1)
- Sengul, Halil(1)
- Tan, Suriye(1)
- Tosun, Nurperihan(1)
- Uslu, Yeter Demir(1)
- Uğurlu, Fatih Mehmet(1)
- Yağmur Külekçi(1)
- Çalışır, İrem Kaptangil(1)
- Önen, Cihan(1)
- Özcan, Büşra(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1The mediating role of problem solving in the relationship between emotional intelligence and mental well-being
Erdoğan, Ramazan; Özcan, Büşra; Kızar, Oktay; Kızılkoca, Mustafa; Çalışır, İrem Kaptangil; Bozkurt, Eyüp; Uğurlu, Fatih Mehmet; Tan, Suriye; Koçal, Meryem
Background: This study aims to examine the relationship between emotional intelligence and mental well-being among university students and to reveal the mediating role of problem-solving skills in this relationship. Methods: Of these students, 707 participated, and the Emotional Intelligence Trait Scale, the Warwick-Edinburgh Psychological Well-being Scale, and the Problem-Solving Inventory were used as data collection tools. The SPSS software was used for data analysis. Results: Emotional intelligence appears to have a significant effect on mental well-being, and emotional intelligence directly significantly predicts problem-solving skills, but mental well-being does not have a significant effect on problem-solving skills. Emotional intelligence appears to have a direct effect on problem-solving, and mental well-being mediates this effect. The explanatory power of the model is moderate in terms of the role of emotional intelligence in predicting mental well-being and more limited in terms of its role in predicting problem-solving skills. Conclusion: In conclusion, emotional intelligence strengthens individuals’ mental well-being and directly positively impacts their problem-solving skills. However, mental well-being does not play a mediating role in the problem-solving process. This suggests that the direct effect of emotional intelligence is primary in improving problem-solving skills, and mental well-being does not serve as a decisive mediating factor in this process. Therefore, interventions aimed at strengthening emotional intelligence can be effective both in enhancing individuals’ mental well-being and in directly supporting problem-solving skills.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Üniversite öğrencilerinin siber güvenlik farkındalıklarının belirlenmesi
Fatma Çakan
Günümüzde internetin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğu kabulünden hareketle gençlere bilinçli internet öğretmek gerekmektedir. Özellikle son dönemde gençlerin daha fazla bir şekilde siber suç mağduru oldukları gözlenmektedir. Hayatın her alanında internetin getirdiği olumlu gelişmelerden faydalanırken bir yandan da pek çok olumsuz eylem ve davranışlara da maruz kalmak söz konusudur. Her ne kadar siber güvenliği sağlamak için kişiler ve kurumlar teknik önlemler alıyor olsa da son kullanıcıdan kaynaklanan bilgisizlik ve ihmal siber güvenlik açıklarına yol açmakta ve siber suçları teşvik etmektedir. Her geçen gün farklı ve çok sayıda siber suç türleri geliştirilmektedir. Bu tür siber suçlardan korunmanın kullanıcıya düşen sorumluluğu; siber güvenliğin ne olduğunu ve siber güvenliğin nasıl sağlanacağını iyi bilmektir. Bu noktadan hareketle, en fazla siber suç mağduru olan gençlerin siber güvenlik farkındalık düzeylerini belirlemeyi, araştırma bulguları doğrultusunda yasa yapıcılara, ebeveynlere, eğitimcilere ve nihayetinde gençlere birtakım öneriler geliştirmeyi amaçlayan bu nicel araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapılanmıştır. Araştırmanın gerçekleştirilmesinde tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda üniversite öğrencilerine, demografik ve siber güvenlik farkındalığına yönelik sorular olmak üzere toplam 33 ifade yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin siber güvenlik farkındalık düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca siber güvenlik farkındalık düzeylerinde demografik değişkenlere göre (cinsiyet, yaş, bölüm, sınıf) anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Gençlerin erken yaşlardan itibaren internet erişimine sahip olması nedeniyle, ebeveynlerin veya çocukların siber suçlar ve siber zorbalık gibi potansiyel risklerin farkında olması ve bilinçlendirilmesi önemlidir. Bu nedenle, çocukluktan başlayarak gençleri siber güvenlik farkındalığı kazandırmak gerekmektedir. Bu bağlamda ilkokuldan itibaren müfredatlara siber güvenlik dersi konulabilir ve siber suçlar hakkında toplumun farklı kesimlerine eğitimler, seminerler, verilebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin yeme farkındalıkları ve spor besin takviyeleri inançlarının psikolojik iyi oluş durumları ile ilişkisi
Duygu Büşra Sandıkçı
Sporcularda fiziksel ve ruhsal sağlığının iyileştirilmesi, yeme eyleminin farkındalık içerisinde gerçekleştirilmesinin yanında besin takviyelerinin de doğru kullanılıp kullanılmadığı ile ilgili olabilir. Bu durumun da bireylerin psikolojik iyi oluş düzeyleriyle ilişkili olabileceği düşünülmüştür. Bu amaçla, Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin yeme farkındalıkları ve spor besin takviyeleri inançlarının psikolojik iyi oluş durumları ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Munzur Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören toplam 361 kadın ve erkek öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem kullanılmamış olup evrenin %88,36'sına (319 kişiye) ulaşılmıştır. Araştırmaya toplam 319 kişi katılmış olup katılımcıların 217'si erkek, 102'si kadındır. Veri toplama aracı olarak 15 maddeden oluşan, sosyo-demografik 'Kişisel Bilgi Formu', 30 sorudan oluşan 'Yeme Farkındalığı Ölçeği' formu, 6 sorudan oluşan 'Spor Besin Takviyeleri İnanç Ölçeği' formu ve 8 sorudan oluşan 'Psikolojik İyi Oluş Ölçeği' formu kullanılmıştır. Çalışmada katılımcıların çoğunluğunun cinsiyeti erkek (%68) iken, %98,1'i bekar ve %82,4'ünün beden kütle endeksi normaldir. Katılımcıların aile tutumları ile yeme farkındalığı arasında anlamlı fark vardır (P<0,05). Hoşgörülü bir ebeveyne sahip öğrencilerin yeme farkındalığı ortancası daha yüksektir. Aile geliri sınıflandırması ile SBTİ ve PİOD arasında anlamlı fark vardır(P<0,05). Aile geliri yüksek olanlarda SBTİ ve PİOD ortanca puanı daha yüksektir. Öğrencilerin sağlık durumu ve fiziksel aktivite sıklığı ile PİOD arasında anlamlı fark vardır (P<0,05). Fiziksek aktivite sıklığı ve sağlık durumu yükseldikçe PİOD puan ortancası artmaktadır. Sonuç olarak Öğrencilerin YF ve SBTİ ile PİOD arasında anlamlı ilişki vardır. Yeme farkındalığı ile psikolojik iyi oluş durumları arasında düşük düzeyde anlamlı ilişki varken spor besin takviyeleri inançları ile psikolojik iyi oluş durumları arasında orta düzeyde anlamlı ilişki vardır. Sağlık açısından yanlış beslenme davranışlarından kaçınılması ve beslenme farkındalığının daha fazla arttırılması öğrencilerin derslerinde başarılı olabilmelerine imkân yaratabilir.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ4Perceived COVID-19 anxiety, fear and depression levels among university students during the decreased restrictions of COVID-19 pandemic
Baş, Kazım
Introduction and aim. The COVID-19 pandemic has negatively impacted human life. It is observed that a significant group affected by this situation are university students. Evaluating the psychological states of students during the transition to normal life from the pandemic period is important. This study was conducted to examine the perceived levels of COVID-19 anxiety, fear, and depression among university students during the descreased restrictions of the COVID-19 pandemic. Material and methods. This cross-sectional study was conducted with 1170 university students. The data were collected using “the Introductory Information Form, the Fear of COVID-19 Scale, the Coronavirus Anxiety Scale – Short Form, and the Depression Scale. Results. It was observed that there was a difference between gender, class, education level, income level, having had COVID-19, and having a deceased relative due to COVID-19 and perceived COVID-19 anxiety and fear and depression levels among university students (p<0.05). Conclusion. During the COVID-19 pandemic, although restrictions have been lifted, students still experience moderate levels of COVID-19 anxiety, fear, and depression. Therefore, considering the factors that affect university students’ mental state, there is a need for services that support students’ mental well-being.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sosyal medyanın Z kuşağı üniversite öğrencilerinin ürün ve hizmet satın alma karar tercihi üzerindeki etkisi
Heja Ecer
Bilgisayarın hayatımıza girmesiyle birlikte günümüzde ihtiyaç haline gelen ve hayatımızın hemen her alanında kullanmamız gereken teknolojik bir cihaz haline gelmiştir. Bu muazzam teknolojik cihaz, süreç içerisinde bilgisayarları birbirine bağlayarak internet (genel ağ) adı verilen küresel iletişim ağını ortaya çıkarmıştır. Böylece internet, dünyanın ekonomik, sosyal, kültürel, teknolojik ve politik yapısı hakkında küresel iletişimi sağlayarak ülkelerin ve toplumların hızlı etkileşim ve bütünleşmesini sağlamıştır. Toplulukların birbirleriyle iletişim kurabilmeleri için internet ortamında çeşitli sosyal medya araçlarının üretilmesi ve yaygınlaştırılması önem kazanmıştır. Böylece küresel ölçekte insanlar arasında anlık ve etkili bir iletişim ortamı oluşturulmuştur. İnternetin küreselleşen dünyada yarattığı etkileşim ile önceki nesillere göre farklı davranış modellerinin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Sosyal medya, hızlı bir küreselleşme ortamı yaratarak Z kuşağının çoğunda aynı karakteristik özelliklerin oluşmasında ve benzer ihtiyaçların ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır. Bu nedenle Z kuşağı internet ve sosyal medya dünyasının içinde doğup büyüdüğü için diğer kuşaklara göre davranışsal olarak daha benzer özellikler göstermektedir. Bu kuşak, diğer kuşaklara göre sosyal medyada daha aktif kullanım göstermektedir. İnternet ile bütünleşen Z kuşağı, alışveriş yaparken hayatlarını kolaylaştıran teknolojik ürünleri tercih ediyor. Bu durum, pazarlama stratejilerinde farklı ihtiyaçları olan Z kuşağını, sosyal medyayı bir pazar alanı olarak gören çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar için stratejik bir hedef noktası haline getirmektedir. Bu çalışmada sosyal medyanın Z kuşağı tüketicilerinin satın alma davranışlarını nasıl etkilediği ölçülmeye çalışılmıştır (Cohen-Almagor, 2013).
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Munzur Üniversitesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığının incelenmesi
Revan Demirtaş
Egzersiz bağımlılığı diğer bağımlılık çeşitlerinde görüldüğü gibi kişinin bedensel ve ruhsal sağlığı üzerinde negatif sağlık durumlarına neden olabilmektedir. Başta Munzur üniversitesinden okuyan öğrenciler olmak üzere ülkemizde öğrenim gören ve öğrenime devam etmeyen gençlerin egzersiz bağımlılık seviyelerinin öğrenilmesi, egzersiz bağımlılığının olumsuz yol açtığı durumların önüne geçilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması konusunda bilinç oluşturması yönünden yararlı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Munzur üniversitesi öğrencilerinin egzersiz bağımlılığı seviyelerini çeşitli dinamikler açısından incelemektir. Çalışmanın evrenini Munzur üniversitesinde ön lisans ve lisans olarak eğitimini sürdüren 5727 öğrenci, örneklemi ise gönüllü olarak çalışmaya katılan 328 öğrenci (180 kadın ve 148 erkek) oluşturmaktadır. Veri elde etme yöntemi olarak; gönüllü katılımcıların kişisel bilgilerinin sorulduğu anket formla birlikte bir de Hausenblas ve Symons Downs (2002) tarafından geliştirilen "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21'' kullanılmıştır. Anketin Türkçeye uyarlanma, güvenirlik ve geçerlilik çalışması Yeltepe ve İkizler (2007) tarafından yapılmıştır. Verilerin incelenmesinde SPSS-25 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada Öğrenciler için yaş, boy ve kilo, kadın-erkek farklılaşmasına göre egzersiz bağımlılığı arasında anlamlı bir fark çıkmamıştır(p>0.05). Fakat Araştırmada Öğrenciler için kronik hastalık, spor türü, eğitim durumu gibi değişkenler ile egzersiz bağımlılığı ile anlamlı bir fark çıkmıştır (p<0.05). Sonuç olarak Munzur üniversitesi öğrencilerinde egzersiz bağımlılığının yaygın olmadığı görülmüştür. Egzersiz bağımlılığı konusunda öğrencilerin konu ile ilgili bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan önlemlerin alınmasının, egzersiz bağımlılığı rizikosu düşürmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Benzer çalışmaların farklı farklı üniversite öğrencilere uygulanmasının genel durumun iyi izah edilmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Bağımlılık, spor, egzersiz
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Üniversite öğrencilerinin namus algısı: Munzur Üniversitesi, sosyoloji bölümü, lisans öğrencileri örneği
Yağmur Külekçi
Namus, kavram olarak "insanlar tarafından oluşturulmuş toplumsal kurallar" temel anlamını taşımaktadır. Ancak söz konusu kavram zamanla, ilk ve temel anlamından sıyrılarak farklı anlamlar kazanmıştır. Tarihsel açıdan yaşanan değişimler ve dönüşümlerin, toplumsal yaşamda da söz konusu olmasıyla birlikte namus olgusu zamanla; cinsiyetler arası ayrımcılığa sebep olan, şiddet temelli bir olgu halini almıştır. Olgunun bu niteliğinin devamında, namus gerekçesi ile işlenen suçlar gün geçtikçe artış göstermiştir ve göstermeye devam etmektedir. Geleneksel toplum yapısından modern bir toplum yapısına geçişin, hayatın hemen her alanında kendisini hissettirdiği yeni dönemde bile kadınlar; namus olarak nitelendirilen toplumsal nitelikteki normları ihlal ettikleri gerekçesi ile şiddete maruz kalmaktalardır. Dünyanın farklı bölgelerinde, farklı terimler ile karşılık bulsa da "namus" olgusu dünyanın her yerinde; kadın yaşamına yönelik bir tehdit unsuru niteliğindedir. Modernite ile birlikte toplumsal cinsiyet rollerinin silikleşmesi durumu söz konusu olsa da kadın yaşamı hâlâ; denetlenmesi ve "gerektiğinde" kısıtlanması gereken bir alan olarak görülmektedir. Bu unsurlar, tezin araştırma konusu olarak "namus" olgusunun seçilmesindeki temel gerekçelerdir. Araştırma konusunun güncelde bir sorun niteliği taşıyor olması ve acil çözüm gerektiren bir konumda yer alması; bu tezin en önemli problemlerindendir. Bu doğrultuda bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin namus algıları araştırılmakta ve onların algılarında etkili olan faktörler incelenmektedir. Toplumsal cinsiyet bağlamında incelenen namus olgusuna yönelik, üniversite öğrencilerinin algılarını ortaya çıkarmak amacıyla, literatür taraması ve niteliksel yöntem doğrultusunda gerçekleştirilen bu araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından oluşturulan "Nitel Araştırma Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Munzur Üniversitesi, sosyoloji bölümü, lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Toplamda 21 öğrenci ile yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Örneklem grubu, kartopu örneklem tekniği ile oluşturulmuştur. Saha araştırması sonucunda elde edilen veriler el ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde "betimsel analiz" yolu kullanılmıştır. Bu çalışmada, öğrencilerin namus algıları ile ilgili çeşitli verilere ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda üniversite öğrencilerinin namus algılarının çeşitli etkenlere göre değişkenlik gösterdiği ve öğrencilerin namus algılarının genel olarak eşitlikçi yönde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın öne çıkan sonuçlarından biri de; tamamına yakını Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan katılımcıların büyük bir kısmının, namus ve namus gerekçesiyle işlenen töre cinayetlerine şahit olmadıkları ve yine tamamına yakınının ailelerinde "töre"nin geçerliliğinin olmadığı sonucudur. Bu sonuç, konuya yönelik genel toplumsal kabuller ile karşıt niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Namus, namus algısı, kadın, toplumsal normlar, şiddet,
- MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ2The effect of COVID-19 restrictions on sleep quality of university students and variables predicting sleep quality
Bulut, Arzu; Sengul, Halil; Uslu, Yeter Demir; Bas, Kazim; Tosun, Nurperihan
BACKGROUND/AIM: The COVID-19 pandemic has created a long period of stress for people worldwide and has significantly affected sleep duration. The pandemic revealed new stress factors that are likely to affect sleep. Uncertainty is a factor that leads to anxiety and depression, which affects sleep. It should also be noted that reductions in sleep quality rather than sleep duration are associated with negative consequences on mental health. This study aims to investigate online that how this situation affected university students. MATERIALS AND METHODS: This research, with a descriptive study design, was conducted in Turkey between June 01, 2021 and July 30, 2021. The sample included 604 people who accepted voluntary participation, chosen by the random selection method. In the study, sociodemographic information form, Pittsburgh sleep quality index (PSQI), morningness-eveningness questionnaire scale (MEQ Scale), Beck depression inventory (BDI), and Beck anxiety inventory (BAI) were used as data collection tools. Pearson correlation analysis was utilized to examine the relationship between the scales. Multiple regression analysis was performed to investigate the role of morningness-eveningness, anxiety, depression, and insomnia severity on sleep quality. RESULTS: Sleep quality was negatively correlated with morningness-eveningness scores (r = -0.32, P < 0.01), and positively and significantly related with anxiety (r = 0.43, P < 0.01), depression (r = 0.40, P < 0.01) and insomnia severity (r = 0.55, P < 0.01). According to regression coefficients, while anxiety (β = 0.041, P < 0.001) and insomnia severity scores (β = 0.226, P < 0.001) positively predicted sleep quality, depression did not predict it significantly (β = 0.009, P > 0.05). A significant difference was found in sleep quality according to morning, evening, and intermediate types (F = 27.401, P < 0.001). CONCLUSION: Events related to the COVID-19 pandemic are associated with reduced sleep quality in connection with increasing negative moods. Considering the importance of sleep for a healthy life, efforts should be made to raise awareness about this issue and to provide psychological help to affected individuals.
AtıfScopus8WoS7OpenAlex10İncele
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021TRB1 bölgesi üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeylerinin karşılaştırılmasına yönelik bir araştırma
Mehmet Eren Öztürk
Bireylerin gelir, gider, tasarruf, yatırım ve harcamalarının planlanması, ekonomik fırsatların ve paranın etkin bir şekilde kullanılması, zararlardan kaçınılması ve bu konuda gerekli önlemlerin alınması gibi birçok kavramı içine alan girift sürece finansal okuryazarlık denir. Bu süreç; teknoloji, bilim ve finansal piyasalarda değişimler devam ettikçe finansal bilginin de güncellenmesi gerektiğinden hayat boyu devam eden dinamik bir süreç olarak düşünülmelidir. Bireysel finansal okuryazarlık oranları arttıkça toplumsal refah da artar. Çünkü bireyden başlayan tasarruf, inovasyon ve girişimcilik toplumun gelişimine katkı sağlar. Bireysel okuryazarlık ve toplumsal refah ayrı düşünülemez. Bu durum finansal okuryazarlık düzeyinin arttırılması için finansal eğitimin gerekliliğini ortaya çıkarır. Böyle bir eğitimin daha verimli olarak yürütülmesi için çalışmalara finansal okuryazarlık düzeylerinin tespiti ile başlanılmalıdır. Böylece süreç daha hızlı ve verimli ilerler. Bu nedenle birçok kurum ve kuruluşlarda, üniversitelerde ilgili konuda araştırmalar yapılmaya başlanmış, seviye tespiti ve karşılaştırmalar gerçekleştirilmiştir. Yaptığımız bu çalışmada amaç TRB1 bölgesindeki dört üniversitede finansal okuryazarlık oranlarının tespitini sağlamak ve bu oranların karşılaştırılmasını gerçekleştirmektir. Bu amaç doğrultusunda; üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeylerini artırmak için ne tür eğitimler verilmesi gerektiği noktasında öngörü sahibi olunacaktır. Bu sebeple Tunceli Munzur Üniversitesi, Bingöl Üniversitesi, Elazığ Fırat Üniversitesi ve Malatya İnönü Üniversitelerinden tesadüfi örneklem yoluyla 21 fakülte, 2 enstitü ve Meslek Yüksek Okullarından 2574 öğrenciye ulaşılmış, anket uygulanmış, veriler elde edilmiştir. Anketlerde demografik bilgiler, temel düzeyde ekonomi ve finans, bireysel bankacılık, emeklilik ve sigortacılık, finansal tablolar, yatırım, vergi ve mevzuat gibi konularda bilgileri araştıran sorulara yer verilmiştir. Bu sorulara bağlı özel ve genel hipotezler kurulmuş, oluşturulan örneklem gruplarında cinsiyet faktörü, okunulan sınıf seviyesi, eğitim alanı ve internet bankacılığının kullanılıp kullanılmamasıyla finansal okuryazarlık arasında anlamlı ilişkiler aranmıştır. Araştırma ile daha önce hiç çalışma yapılmamış olan TRB1 bölgesi finansal okuryazarlık bilgileri çıkarılarak bilime katkı sağlanmaya çalışılmıştır.
- MakaleYalnız künye2021Scopus SJRQ4Reflection of eating awareness and life engagement of university students on the coronavirus (COVID-19) pandemic
Önen, Cihan; Sandikçi, Muhammed Bahadır
Study Objectives: With the restrictions in the pandemic process and the distance education process, changes have occurred in the diet of students. In such periods, which affect human life in a significant way in terms of public health, nutrition must be managed well. The study was conducted to evaluate the eating awareness of university students during the COVID-19 pandemic period and to examine its relationship with their engagement in life. Methods: The population of the cross-sectional study consists of the students of Munzur University. As a precaution regarding the COVID-19 pandemic, the participants were reached on the internet. Results: Eating awareness was statistically higher in men, married people, those with normal weight, and older students. While the life engagement among university students was high, the mean scores of eating awareness and its sub-components were moderate. Life engagement was significantly higher in sports science students than students in other academic units. There was a weak but significant relationship between eating awareness and engagement in life. Conclusion: Eating awareness of university students during the pandemic is at a moderate level. Students with high eating awareness are attached to life more. The highest life engagement among academic units is among sports science students. There is a need for public health initiatives to increase the awareness of eating among the students, against COVID-19 and possible future pandemics.
AtıfScopus3WoS2OpenAlex3İncele

