Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Bizans imparatoru ıı. ıoannes komnenos'un doğu politikaları bağlamında antakya seferleri

    Korunur, Harun

    Bizans İmparatorluğu Türk ve Dünya tarihi açısından önemlidir. Kavimler Göçü sonrası Avrupada meydana gelen gelişmeler, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasına sebep olmuştur. Gelişen süreç içerisinde Batı Roma yıkılmıştır. Doğu Roma İmparatorluğu ise varlığını bin seneden daha fazla devam ettirmiştir. Bizans İmparatorluğu Malazgirt zaferinden sonra Anadolu hâkimiyetini kaybetmeye ve yapılan Türk akınlarını durduramamaya başlamıştır. Bu nedenle Bizans İmparatorları, Anadolu’da tekrar hâkimiyet sağlama gayesiyle mücadelelerini sürdürmüşlerdir. II. Ioannes Komnenos zor şartlarda Bizans tahtına oturmayı başarmıştır. Batı’daki sorunlarla mücade etmiş ve sonrasında yönünü Doğu’ya çevirmiştir. Bu bağlamda imparatorun kaybettiği toprakları yeniden ele geçirme gayreti, Kilikya, Antakya ve Suriye bölgelerindeki politikaları araştırmamızın konusunu teşkil etmektedir. Bizans İmparatoru II. Ioannes Komnenos’un Doğu politikaları bağlamında yaptığı mücadeleleri, detaylıca aktarmak, yorumlamak ve bölge tarihine ışık tutulmak istenmiştir. Çalışmada ana kaynaklar ve araştırma eserlerden istifade edilmiştir. Bizans İmparatoru II. Ioannes Komnenos’un tahta çıkışı, Kilikya bölgesinde hâkimiyet sağlaması, Antakya Seferleri ve Müslümanlar ile mücadeleleri işlenmiştir. Son olarak II. Ioannes Komnenos’un ölümü ile konu sonlandırılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2023
    Güçlü Yer Değiştirme Kutuları Üretmek İçin Yeni Bir Yaklaşım

    Artuger, Firat

    S-box, kriptografik yapılar için hayati öneme sahiptir. Çünkü bir simetrik şifreleme algoritmasında karıştırma olarak adlandırdığımız gereksinimi yerine getirmektedir. Bu yüzden geliştirilecek olan simetrik şifreleme algoritmasının başarımı önemli ölçüde s-box yapısına bağlı olacaktır. Bir s-box yapısı olabildiğince lineer bir yapıya sahip olmamalıdır. Yani bir s-box yapısının bakılması gereken en önemli kriteri yüksek lineer olmama değeridir. Lineer olmama değeri ne kadar yüksek olursa algoritmanın kırılması o kadar zor olacaktır. Bir s-box elde etmek için genellikle kaotik yöntemler kullanılmaktadır. Ancak bu şekilde elde edilen s-box yapılarında lineer olmama değeri düşüktür. Bu çalışmada özellikle bu şekilde üretilen s-box yapılarının lineer olmama değerini hızlı bir şekilde arttıran bir yöntem önerilmektedir. Bu yöntemde rastgele elde edilmiş bir s-box yapısında ilk değer sırasıyla diğer tüm elemanlarla yer değiştirilir. Bu şekilde s-box yapısının lineer olmama değeri artar veya eşit kalırsa s-box güncellenir. Bu şekilde sadece 255 iterasyon ile lineer olmama değeri 102.25 ‘den 107.5 ‘e kadar arttırılmıştır. Bir diğer s-box ‘da ise lineer olmama değeri 103.75 ‘den 107.25 ‘e çıkmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Belediye'nin farklı birimlerinde çalışan saha işçilerinin güvenlik algıları ve etkileyen faktörler

    Yeşiltepe, Akgün; Karadağ, Gülendam

    Güvenlik iklimi, işyerlerinde güvenli davranışları ve güvenlik tutumlarını etkileyen bir durumdur. Bu araştırma, Belediye'nin farklı birimlerinde çalışan saha işçilerinin güvenlik algıları ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini bir ildeki 123 belediye saha işçisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri “Tanıtıcı Bilgi Formu” ve “Güvenlik İklimi Ölçeği” kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile 2020 Temmuz – 2021 Haziran tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Student t testi, One Way ANOVA, doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Post-hoc testlerden Bonferroni analizi yapıldı. Güvenlik iklimi ölçeğinin ortalaması 1.93±0.68 ve orta düzeydedir. İşçilerin, eğitim durumu ve çalışma şekli ile istatistiksel açıdan anlamlı bir fark varken (p<0.05) yaş, aylık gelir, çalışma yılı, medeni durum, iş sağlığı güvenliği eğitimi alma ve çalışılan birim ile güvenlik iklimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark yoktur (p>0.05). İşletmeler; işçilerin güvenlik iklimi algısını arttırmak için hizmet içi eğitimler ve periyodik iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgilendirmeler yapmalıdır

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Motor Yataklarında Meydana Gelen Arızaları Tespit Etmek için Yeni Bir Tek Boyutlu Konvolüsyonel Sinir Ağı Modeli

    Yıldırım, Özal; Orhan, Ahmet; Ertarğın, Merve

    Elektrik motorları, çeşitli işlemleri otomatikleştirme ve kolaylaştırma yeteneklerinden dolayı endüstride önemli bir yere sahiptir. Elektrik motorlarında meydana gelen arızalar, cihazın veya sistemin çalışmasını etkileyebilmekte ve büyük maddi kayıplara neden olabilmektedir. Bu nedenle arızaların erken aşamada tespit edilmesi kritik bir öneme sahiptir. Arızaların tespitinde bilgisayar destekli yazılımlar kullanılması maliyetten ve zamandan tasarruf etme potansiyeli nedeniyle ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada, motor yatağı arıza türlerini tespit etmek için derin öğrenme tabanlı bir model önerilmiştir. Tek boyutlu konvolüsyonel sinir ağı (1D-CNN) mimarisi kullanan bu model ile sadece titreşim verileri kullanılarak arıza tipi tespiti sağlanmaktadır. Önerilen mimari, titreşim sinyallerini motor arıza teşhisinde hızlı ve güvenilir olarak kullanan etkin bir modeldir. Çalışma kapsamında farklı hız senaryoları kullanılarak eğitim ve test aşamalarının detaylı performans değerlendirmeleri sağlanmıştır. Genelleme kabiliyeti yüksek olan bu model ile, farklı senaryolarda yüksek doğruluk oranları ile arıza tespiti yapılmıştır.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Osmanlıda Haberleşme Sistemi Çerçevesinde “Diyarbakır Menzilleri”

    Ela, Özkan

    Bir devletin hem kendi içerisinde hem de diğer devletlerle olan iletişimi-nin güçlü olmasında güvenilir ve gelişmiş bir haberleşme ağını kullanıyor olmasının büyük etkisi vardır. Osmanlı Devleti de sınırları geniş bir devlet olduğu için merkezle diğer idari birimler arasında doğru bir iletişim sağlamak için yeni teknikler kullanmayı ihmal etmemiştir. İlk dönemlerde daha ilkel tekniklerle haberleşmeyi sağlayan devlet zamanla iletişim sistemini belirli kurallara bağlı kalarak yürütmeyi denemiştir. Ulaklar adı verilen görevliler vasıtasıyla önemli bilgileri ve haberleri gerekli yerlere ulaştırmak için uygun imkanlar sağlamıştır. Bu görevlilerin uzun mesafe ve yorucu şartlar karşısında yaşadığı sıkıntıları gidermek için devlet istirahat ve güvenlik açısından yeni tesisler inşa etmiştir. Menzilhâne denilen bu birimler haber taşıyıcılarının güvenle dinlenebileceği yerler olmuştur. Ayrıca Osmanlı her yeri menzil olarak belirlememiştir. Mesafe ve konum olarak belirli yerler menzil olarak kabul edilmiştir. Diyarbakır da konum olarak Osmanlı Devleti’nin önemli idari birimleri arasında yer almıştır. Burada kurulan menzilin işleyişi, görevlilerin faaliyetleri de dikkat çeken konular arasındadır. Çalışmamızda Osmanlı Devleti’nde menziller ve Diyarbakır menzillerinin vaziyeti hakkında bilgi verilecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ekip Çalışması Tutumlarının Ekip Performansına Etkisinde Örgüt Yapısının Aracılık Etkisi

    Gün, Gül

    İnsanların bağımsız çalışmayı yönettikleri davranışsal süreçler ve/veya çalışma sırasında ortaya çıkan duyuşsal, bilişsel ve motive edici durumlar genellikle “ekip çalışmasına” adanmıştır. Davranışsal süreçler, iletişim, koordinasyon, uzmanlık paylaşımı ve yardım gibi eylemleri içerir. Acil durumlar, yani karşılıklı saygı ve psikolojik güvenliği içerir. Örgütsel yapı, bir örgütün amaçlarına ulaşmak için bireylerin eylemlerini koordine etme ve kaynakları kullanma şeklini kontrol eden görev ve yetki ilişkileri için resmi sistem olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda ekiplerin organizasyon yapısının kilometre taşı olduğu varsayılmıştır. Bu çalışmanın amacı ekip çalışmasına yönelik tutumların ve alt boyutlarının (Ekip Yapısı, Liderlik, Durum İzleme, Karşılıklı Destek, İletişim) ekip performansı üzerindeki etkisinde örgüt yapısının aracılık etkisinin incelenmesidir. Bu kapsamda, Elazığ ili Fethi Sekin Şehir Hastanesinde görev yapan 115 çalışanından anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak “Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği”, “Ekip Çalışması Performansı”, “Organizasyon Yapısı Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırma, Process yazılımı kullanılarak test edilmiştir. Çalışmada test tekniklerinden biri olan Pearson korelasyon testi, Process Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda ekip çalışması tutumlarının alt boyutlarından biri olan ekip yapısının ekip performansı üzerindeki etkisine organik organizasyon yapısı aracılık etmektedir. Ayrıca, ekip çalışması tutumlarının alt boyutlarından olan karşılıklı destek ve iletişimin ekip performansı üzerindeki etkisine organik organizasyon yapısı aracılık etmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Hypericum L. Cinsine Ait Bazı Türlerin Uçucu Yağlarının Antibakteriyel Etkisi

    Gedik, Osman; Yazdıç, Ferit Can; Tasar, Neslihan; Karaman, Altuğ

    Bitkilerden elde edilen biyolojik aktif bileşenlerin incelenmesi son zamanlarda en çok araştırılan konular arasındadır. Türkiye florasının çok zengin bir yapıya sahip olması, bu coğrafyada yetişen bitkilerin araştırılmasının önemli olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, kimyasal bileşen olarak eski ve yaygın bir kullanım alanına sahip olan aynı zamanda önemli bir tıbbi bitki olan Hypericum cinsine ait 3 taksondan elde edilen uçucu yağlar antibakteriyel etkileri yönüyle araştırılmıştır. Hypericum spectabile Jaub. & Spach (endemik tür), H. scabrum L., H. venustum Fenzl. türlerinin uçucu yağları distilasyon yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen bu yağların antibakteriyel etkileri, in vitro olarak birçok ilaca direnç gösterdiği bilinen; Enterobacter aerogenes (ATCC 13048), Enterococcus faecalis (ATCC 29212), Salmonella enteritidis (ATCC 13075), Staphylococcus aureus subsp. aureus (ATCC 25923), Escherichia coli (ATCC 25922) ve Serratia marcescens (ATCC 13880) patojen bakterileri kullanılarak araştırılmıştır. Türlerin farklı uçucu yağları, çeşitli mikroorganizmalara karşı antibakteriyel aktivite için oyuk agar testi kullanılarak analiz edilmiştir. Tüm uçucu yağların test edilen tüm patojen strainlerine karşı değişen oranlarda (4,80±0,87-27,73±1,27 mm) aktivite gösterdiği gözlenmiştir. Bu türler, literatürde antibakteriyel aktivite açısından yeni değerlendirilen türler arasında gösterilebilir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    3-APTMS takviyeli kitosan-polivinil alkol harman filmlerinin fiziksel ve antibakteriyel aktiviteleri

    Yazdıç, Ferit Can; Gürler, Nedim

    Bu çalışmada kitosan (KT) ve polivinil alkol (PA) karışımına %0, %0.5, %1 ve %2 oranlarında 3-(aminopropil) trimetoksi silan (3-APTMS) ilave edilerek dökme metoduyla filmler hazırlanmıştır. Hazırlanan filmlerin FTIR, SEM, su buharı geçirgenliği, çözünürlük, opaklık ve renk özellikleri incelenmiştir. KT/PA, KT/PA-0.5, KT/PA-1 ve KT/PA-2 filmlerinin su buharı geçirgenliği sırasıyla 3.82×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa⁻¹, 3.14×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa⁻¹, 2.08×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa⁻¹ ve 1.59×10⁻⁶ g m⁻¹ s⁻¹ Pa-1 olarak gerçekleşti. Filmleri su içinde çözünürlüğü azaldı. Artan 3-APTMS içeriği ile filmler daha opak oldu ve UV ışık bariyer özellik gösterdi. Renk özellikleri ise a* değeri artarken b* değeri ise azalarak filmler sarımsı-yeşil oldu. Ayrıca filmlerin Gram negatif (E. coli ) ve gram pozitif (S. aureus subsp. aureus) bakterilere karşı antimikrobiyal aktiviteleri değerlendirildi. Elde edilen KT/PA tek başına S. aureus subsp. aureus (ATCC 25923) ve E. coli (ATCC 25922) ye karşı herhangi bir antimikrobiyal aktiviteyi göstermedi. Dikkat çeken nokta KT/PA'ya eklenen %2 3-APTMS antibakteriyel aktivitenin standart olarak kullanılan ampisilin ile aynı olmasıdır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Östrüs Siklusu Boyunca Sıçan Ovaryumunda ADAMTS-1 Metalloproteinazının Dağılımı

    Parlak Ak, Tuba; Yaman, Mine; Bayrakdar, Ali; Bulmus, Ozgur

    A Disintegrin and Metalloproteinase with Thrombospondins Motifs 1 (ADAMTS-1), ovaryumdaki foliküler gelişim sırasında folikül bütünlüğünü ve işlevselliğini sürdürmek amacıyla yeniden şekillenmede rol oynayan bir metalloproteinazdır. Bu çalışmada, dişi sıçanların farklı östrüs siklusu evrelerindeki ovaryum dokularında ADAMTS-1 immünolokalizasyonu incelendi. Vajinal smear yöntemi ile düzenli siklus gösteren hayvanlar tercih edilerek 18 adet Wistar Albino cinsi sıçan; proöstrüs (Grup I), östrüs (Grup II) ve diöstrüs (Grup III) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Proöstrüs evresinde; folikül epitel hücreleri, teka hücreleri, lüteal hücreler ve intersitisyel hücrelerde yoğun ADAMTS-1 immünoreaktivitesi gözlendi. Östrüs evresinde, proöstrüs evresine göre bu ovarian hücrelerde daha az yoğun ADAMTS-1 immünoreaktivitesi belirlendi. Diöstrüs evresinde, boyama yoğunluğunun foliküler hücreler ile teka hücrelerinde östrüs evresine benzer olduğu, lüteal ve intersitisyel hücrelerde ise daha hafif olduğu saptandı. Histoskor verilerine göre, ADAMTS-1 immünoreaktivitesinin proöstrüs evresinde (2.84±0.13) östrüs (1.18±0.07) ve diöstrüs (1.08±0.10) evrelerine göre en yüksek değere (P<0.05) ulaştığı tespit edildi. Sonuç olarak; foliküler gelişim, ovülasyon ve regresyon süreçlerini içeren farklı siklus evrelerinin ekstrasellüler matriksindeki (ESM) yapısal değişikliklerle ilişkili olarak ADAMTS-1 immünoreaktivitesinde farklılıklar belirlendi.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Krizler ve isyanlar: roma’nın armenia politikası (mö 74-66)

    Doğancı, Kamil; Tosun, Serhat Pir

    Pergamon Krallığı’nın vasiyet yoluyla Roma’ya bırakılması ve Roma’nın da MÖ 129 yılında Pergamon Krallığı’na ait topraklarda Provincia Asia’yı kurması Anadolu’yu büyük bir krize sürüklemiştir. Bu süreçte, Roma’nın Anadolu’daki varlığından rahatsızlık duyan, Pergamon Hanedanı’ndan olduğunu iddia eden Aristonikos ve Pontos Kralı VI. Mithridates Roma’ya karşı direnmişlerdir. Aristonikos İsyanı, kısa süre içinde bastırılsa da VI. Mithridates’in yarattığı kriz ortamı Roma-Pontos Savaşı’nın Armenia’ya kadar sıçramasına neden olmuştur. VI. Mithridates ve müttefikleri Parth İmparatoru II. Mithridates ve Armenia kralı olan damadı II. Tigranes, Kappadokia Kralı I. Ariobarzanes’i defalarca tahttan indirerek Roma’nın tepkisini çekmiş ve nihayetinde Roma ve VI. Mithridates karşı karşıya gelmiştir. Roma, Parth İmparatorluğu’nun da bu güç dengesinde rolü olduğunu öğrenince MÖ 96/95 yılında Sulla önderliğinde Parthlarla saldırmazlık antlaşması yapmıştır. Mithridates Savaşları’nda ise Roma, MÖ 72 yılındaki Kyzikos kuşatmasının ardından psikolojik üstünlüğü ele geçirmiş, VI. Mithridates ise Armenia’ya sığınmak zorunda kalmıştır. Onu takip eden Lucullus komutasındaki Roma ordusu Armenia'ya saldırmış ve MÖ 69 yılında Tigranokerta Savaşı’nda II. Tigranes’i mağlup ederek Armenia topraklarını ele geçirme şansını yakalamıştır. Senatus’un onayını almadan Armenia’ya saldırması ve publicani ile yaşadığı sorunlar nedeniyle Lucullus görevinden alınmış ve yerine Gn. Pompeius Magnus atanmıştır. Pompeius’un bölgeye gelmesiyle birlikte Roma’nın Armenia’daki siyasi düzeni kendi çıkarlarına göre düzenlemeye başladığı görülmektedir. II. Tigranes ve oğlu Genç Tigranes arasındaki anlaşmazlıklardan yararlanan Pompeius, MÖ 66 yılında Artaxata Antlaşması ile birlikte Armenia ve Sophene krallığını paylaştırmıştır. Bu süreçte Roma’nın bölgedeki dengeleri göz önünde tutarak çıkarları doğrultusunda esnek bir politika izlediği görülmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Experimental investigation of engineering properties of silica sand filled mortars containing high doses of SWCNT

    Subaşı, Serkan; Dehghanpour, Heydar; Maraşlı, Muhammed; Doğan, Fatih

    Recently, great efforts have been made by researchers on the mixture of electrically conductive concretes that have been developed for different purposes. In this study, an experimental research was carried out on electrically conductive mortar mixtures especially for shell elements produced for building facade cladding. Six different mixtures were produced, including the non-conductive reference mixture. Single-walled carbon nanotube (SWCNT) was used as nano-sized conductive additive material. SWCNT was added at 0.2% and 0.3% of cement weight. SF was added to the same mixtures as another group at the rate of 4% by total weight. 2, 14, 28, 90 and 180 days electrical resistivities of the obtained conductive mortar samples were measured. As a non-destructive method, dynamic resonance testing was performed and the 28-day damping rates of the samples were determined. Ultrasonic pulse velocity (UPV) and Leeb hardness tests were performed, respectively, by using other non-destructive testing methods to obtain information about the internal structure voids and surface hardness of the samples. SWCNT, which causes low machinability and therefore internal structure voids, caused a decrease in compressive strength and flexural strength, as well as a significant increase in electrical conductivity.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Reclaim of Wrecked Bi-Te Based Materials In Peltier Modules In Thermopower Properties By Mechanical Milling

    Yüzüak, Ercüment; Cetin, Mehmet; Yüzüak, Gizem Durak

    We thoroughly evaluated the effects of various treatments on the structural and electrical properties of the two as-cast materials, “Sb-doping Bi-Te (p-type)” and “Se-doping Bi-Te (n-type)” which are frequently present in abandoned Peltier modules. To investigate the thermoelectric properties of Bi2Te3-based materials, waste alloys characterized by electrical conductivity using the hot-end method. Alloys were purified by performing arc melting on a water-cooled copper crucible in a vacuum of at least 10-3 mbar, with five times melting sessions to assure homogeneity. A single and long milling period of 144 hours is applied. After the compressing operation, the resulting discs with nanostructures were annealed for an hour at 600 K under vacuum conditions. The discs' structural properties were characterized using X-ray diffraction (XRD) and their surfaces and stoichiometries were determined using scanning electron microscopy with an energy dispersive feature. The Seebeck coefficient of the nanoparticle formed n-type Bi-Te based sample is -35.3 μV.K-1 and p-type Bi-Te based sample is 100 μV.K-1 (15% of mean error margin). It was found that a notable improvement was attained in comparison to the initial state with the addition of nanoparticles.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kadınların serviks kanseri taraması inançlarının hpv aşısına yönelik inançları ile ilişkisi

    Koç, Özlem; Baltacı, Nazlı; Yüksekol, Özlem Doğan

    Amaç: Kadınların serviks kanserinin erken teşhisine yönelik tarama programlarına ve serviks kanserine karşı geliştirilen Human Papilloma Virüs (HPV) aşısına yönelik bilgi ve tutumlarının belirlenmesi, serviks kanserinin önlenmesi açısından önemlidir. Bu nedenle bu araştırma kadınların serviks kanseri taramasına yönelik inançlarının HPV aşısına yönelik inançları ile ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu araştırma üreme çağında bulunan 584 kadınla yapılmıştır. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Rahim Ağzı Kanseri Taraması İnanç Ölçeği (RAKTİÖ) ve Human Papilloma Virüs Enfeksiyonu ve Aşılamasına İlişkin Sağlık İnanç Modeli Ölçeği(HPVA-SİMÖ) ile toplandı. Bulgular: Katılımcıların, %82’si düzenli olarak kadın doğum muayenesi yaptırmadığını, %75,5’i smear ya da HPV testi yaptırmadığını, %96,6’sı HPV aşısı yaptırmadığını ifade etti. Katılımcıların RAKTİÖ toplam puan ortalamaları ile HPVA-SİMÖ yarar algısı alt boyutu(r=0,322, p&lt;0,001 ), HPVA-SİMÖ duyarlılık algısı alt boyutu (r=0,252 p&lt;0,001 ) ve HPVA-SİMÖ ciddiyet algısı alt boyutu(r=0,227, p&lt;0,001 ) puan ortalamaları arasında zayıf ve çok zayıf düzeylerde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Sonuç: Araştırma sonucunda katılımcıların serviks kanseri taraması ile ilgili olumlu tutumları ile HPV aşısı yaptırma niyetleri ve tutumları arasında pozitif yönlü korelasyon olduğu bulunmuştur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex10TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    “Âsiyâb-ı felek âhir öğüdür dânemizi”: evliya çelebi’nin seyahatnâmesi’nde değirmenler

    Başkutlu, Salih

    Değirmenlerin kökeni, Eski Çağ uygarlıklarının temel besin maddelerinden olan tahılları öğütmek için kullandıkları ilk öğütme taşlarına dayanmaktadır. Uygarlıklar gelişimlerini ilerlettikçe canlı varlıklara dayanan enerji kaynaklarının yerini su ve rüzgâr gibi doğal enerji türleri almaya başladı. En eski üretim merkezlerinden olan değirmenler Osmanlı medeniyetinin sosyal ve kültürel anlamda gelişmesine de katkı sunmuşlardır. Bu açıdan geniş imparatorluk mülkünde değirmenlere çok sık rastlanırdı. Bu rastlantının en iyi tanıklığını da seyyahlar yapmıştır. Bu seyyahlardan biri olan Evliya Çelebi (1611-1682), günümüzde Evliya Çelebi Seyahatnâmesi olarak bilinen eserinde Osmanlı coğrafyasının ayrıntılı bir panoramasını çizerken değirmenlere geniş yer ayırmıştır. Evliya Çelebi, seyahatnâmesinde el değirmenleri, at değirmenleri, su değirmenleri, yel değirmenleri, araba değirmeni ve gemi/sal değirmenlerinden sıkça söz etmiştir. Çelebi, klasik un değirmenlerinin yanı sıra ağaç işleyen bıçkı değirmenleri, yün eğiren keçe değirmenleri ve demiri döven samakov değirmenlerinden de bahsetmiştir. Bu çalışmada Evliya Çelebi’nin seyahatnâmesi ve Batılı bazı gözlemcilerin notlarından Osmanlı Devleti’ndeki değirmencilik endüstrisi incelenecektir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmeni adaylarının epistemolojik inançları ile öz-yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Karakaya, Yunus Emre; Şahin, Aykut

    Bu araştırma, beden eğitimi ve spor bölümü öğretmen adaylarının öğrenmeye ilişkin epistemolojik inançları ile öz-yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada katılımcı grup basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Bu grup Türkiye’de farklı coğrafi bölgelerde yer alan yedi farklı üniversiteden 1135 beden eğitimi ve spor öğretmeni adayından oluşmaktadır. Katılımcıların görüşlerini belirlemek için “Öğrenmeye yönelik epistemolojik inanç” ve “Öğretmen öz-yeterlik” ölçekleri uygulanmıştır. Araştırmada SPSS 22.0 paket programı kullanılarak ölçek formlarından elde edilen veriler analiz edilmiştir. Öğretmen adaylarının öğrenmeye yönelik epistemolojik inanç ölçeğinde cinsiyet ve sınıf değişkenlerinde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğretmen öz-yeterlik ölçeğinde ise sınıf değişkeninde anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, ancak cinsiyet değişkeninde anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmeni adaylarının öğrenmeye yönelik epistemolojik inançları ile öğretmen öz-yeterlik inançlarının ortalama bir puan düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda aralarındaki ilişkinin pozitif yönde ve zayıf düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği genel yeterliklerine sahip olmaları için öğretim programlarında öğretmen adaylarının yaparak yaşayarak öğrenmelerine daha çok yer verilecek değişiklikler yapılmalıdır. Öğretim programlarına öğretmen adaylarının bilimsel düşünme becerilerini geliştirecek etkinliklerin eklenmesi sağlanmalıdır.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Eğitsel İçerikli Web Sitelerinin Kullanımı: Spor Eğitimi Alan Öğrenciler Üzerine Bir Araştırma

    Karakaya, Yunus Emre; Şahin, Aykut; Yilmaz, Metin

    Bu araştırmanın amacı Türkiye’de spor bilimleri fakültelerinde okuyan öğrencilerin eğitsel içerikli web sitelerini kullanımını etkileyen faktörleri araştırmaktır. Etik kurul onayı Fırat Üniversitesinden alınmıştır (20.11.2020-24/12). Öğrencilerin eğitsel içerikli web sitelerini kullanımını etkileyen faktörleri belirlemek için “Eğitsel İçerikli Web Sitelerinin Kullanımını Etkileyen Faktörler Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen veriler lisanslı SPSS paket programı kullanılarak parametrik testlerden “Tek Yönlü Varyans Analizi” analizi, bağımlı değişkenler arasında ne düzeyde ve ne yönde bir ilişki olduğunu ortaya koymak amacıyla “Pearson Korelasyon Analizi” kullanılmıştır. ANOVA analizi sonucunda eğitsel web sitelerini kullanma sıklıkları ve sınıf düzeyi değişkenlerinde ölçek ve alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Korelasyon analizi sonucunda en güçlü ilişkinin ölçek ile “Memnuniyet” alt boyutu arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak eğitsel içerikli web sitelerinin spor eğitiminde kullanılmasının faydalı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede eğitsel web siteleri çeşitli görsel materyallere erişimde hem öğrencilere hem de öğretim elemanlarına kolaylık sağlamanın yanı sıra öğrencilerin mesleki bilgilerini kendi aralarında paylaşmalarına olanak sağlamıştır. Ayrıca öğrenciler araştırmalarını eğitsel web siteleri aracılığıyla kolayca yapabilmektedirler. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyal ağ ortamlarında daha fazla uygulamanın yer alabileceği ve spor eğitimi sürecinde daha verimli kullanılabileceği belirlenmiştir. Spor eğitimi veren kurumlarda her öğrenim döneminde öğrencilerin internet kullanımı konusunda bilinçlendirilmesi için çeşitli eğitimler düzenlenebilir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Kentsel Trafik Tahminine Yönelik Derin Öğrenme Tabanlı Verimli Bir Hibrit Model

    Utku, Anıl

    Trafik yoğunluğu problemi, kentsel hayatın en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Trafik yoğunluğu sebebiyle harcanan zaman ve yakıt, araç kullanıcıları ve ülkeler için önemli bir kayıptır. Trafikte geçen zamanı azaltmak amacı ile geliştirilen uygulamalar, uzun vadeli trafik yoğunluğu hakkında başarılı tahminlerde bulunamamaktadır. Kameralar, sensörler ve mobil cihazlar üzerinden elde edilen trafik verileri, trafik yönetimi sorununu çözebilmek amacıyla yapay zekâ teknolojilerinin kullanımını ön plana çıkarmaktadır. Bu çalışmada, trafik yoğunluk tahminine yönelik Convolutional Neural Network (CNN) ve Recurrent Neural Network (RNN) modelleri kullanılarak hibrit bir tahmin modeli geliştirilmiştir. Çalışmada, CNN ve RNN'in öne çıkan özelliklerinden faydalanmak amaçlanmıştır. CNN, özellik çıkarma aşamasında, RNN ise sıralı zaman serisi verileri üzerinde öğrenme ve tahmin için etkili bir modeldir. Bu yöntemler hibrit bir şekilde kullanılarak tahmin doğruluğunun arttırılması amaçlanmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan saatlik trafik yoğunluğu veri seti kullanılmıştır. Kullanılan veriseti 2321 farklı nokta için 2020 Ocak ile 2020 Aralık tarihleri arasındaki trafik yoğunluk bilgisini içermektedir. Geçen araç sayısı, Bağcılar Avrupa Otoyolu kavşağında daha yüksek olduğu için bu konum deneysel çalışmalarda kullanılmıştır. Seçilen konum için 9379 satır araç bilgisi bulunmaktadır. Geliştirilen hibrit model Linear Regression (LR), Random Forest (RF), Support Vector Machine (SVM), Multilayer Perceptron (MLP), CNN, RNN ve Long-Short Term Memory (LSTM) ile İstanbul’un 2020 yılına ait trafik verileri kullanılarak test edilmiştir. Deneysel sonuçlar, önerilen hibrit modelin karşılaştırılan modellere göre daha başarılı sonuçlara sahip olduğunu göstermiştir. Önerilen model kavşaktan geçen araç sayısı tahmininde 0,929 R2 değerine, kavşaktan geçen araçların ortalama hızlarının tahmininde ise 0,934 R-Squared (R2) değerine sahip olmuştur.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerının pozitif algılarının çok yönlü ve sınırsız kariyer yönelimlerine etkisi

    Şakar, Murat; Kahraman, Abdulselam

    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin pozitif algılarının çok yönlü sınırsız kariyer yönelimlerine etkisinin incelendiği bu araştırmanın 3 temel amacı bulunmaktadır. Birinci amacı, öğretmenlerin pozitif algılarının çok yönlü ve sınırsız kariyer yönelimleri üzerindeki yordayıcı etkisini ortaya koymaktır. İkinci amacı, pozitif algının çok yönlü kariyerin alt boyutu olan değerlerine göre kariyer tutumu ve kendi kariyerini kendi yönlendirme tutumu ile sınırsız kariyerin alt boyutu olan psikolojik hareketlilik ve örgütsel hareketlilik üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Üçüncü amacı ise, pozitif algının sınırsız kariyer üzerindeki etkisinde çok yönlü kariyerin aracı rolünü araştırmaktır. Bu araştırmanın evrenini Karaman ilinde görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenleri, örneklemini ise Karaman ilinde görev yapan 102 beden eğitim ve spor öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan ölçeklerin doğrulayıcı faktör analizleri AMOS23 paket programı ile yapılmış ve uyum indeksleri araştırmada analizlerin yapılması için uyumlu çıkmıştır. Aracı değişken analizi ise SPSS- PROCESS23 paket programıyla yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, pozitif algının çok yönlü kariyeri ve alt boyutu olan kariyerini kendi yönlendirmeyi pozitif yönde etkilediği, aynı zamanda sınırsız kariyer alt boyutu olan psikolojik hareketliliği pozitif yönde, örgütsel hareketliliği de negatif yönde etkilediği görülmüştür. Pozitif algının tek başına sınırsız kariyere etkisinin olmadığı çok yönlü kariyer aracılığıyla sınırsız kariyeri etkilediği araştırmanın bir diğer sonucudur. Bu sonuçlar, güçlü teorik temellere dayandırılıp ampirik verilerle desteklenerek çağdaş kariyer kuramlarına etki eden psikolojik faktörlere genişlik kazandırması bakımından önemlidir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2023
    Spermatozoa Cryopreservation of Sex-Reversed Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss): The Effect of Dilution Rate and Supplementation of a N-(2-Mercaptopropionyl)-Glycine -Based Extender on Sperm Motility and Fertilizing Capacity

    Kutluyer Kocabaş, Filiz; Can, Erkan; Dogan, Mustafa

    For commercial aquaculture, the obtainment of all-female salmonid populations is important in fish farms. After freezing process, variable spermatozoa maturity, higher sperm concentration, low sperm quality, and reduced fertilization success have been observed in sex-reversed female rainbow trout. For these reasons, the objective of this study was to assess effect of dilution rate and supplementation of a N-(2-Mercaptopropionyl)-Glycine (MPG)-based extender on sperm motility and fertilizing capacity of sex-reversed rainbow trout (Oncorhynchus mykiss). The supplementation of MPG [0 (control, 0), 1 mM; 2 mM; 4 mM] to extenders and dilution ratio (1:9, 1:15 and 1:25) were tested in sex-reversed female rainbow trout spermatozoa during cryopreservation. For thawing, the straws (0.5 ml) were placed in a water bath at 37°C for 30 s. Our results showed that the best concentration of MPG was 2 mM for post-thaw motility duration (120.67±9.07%), fertilization (62.67±3.10%) and hatching rate (54.33±3.10%) at 1:15 dilution rate. Overall, MPG provided improvements during cryopreservation process and could be used as protective agent.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Savunma metni olarak menakıpnameler: Menâkıbu’l-Kudsiyye Fî Menâsıbi’l-Ünsiyye ve Sımavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin ve Manâkıbı

    Akdemir, Fatma Şen

    Menakıpnamelerin yazılış amacı, menakıba konu olan veliyi tanıtmak ve sahip olduğu üstün özellikleri ortaya koyarak onu yüceltmektir. Bu durum Elvan Çelebi’nin yazdığı Menâkıbu’l-Kudsiyye (14. yy) ile Halil bin İsmail’in yazdığı Sımavna Kadısıoğlu Şeyh Bedreddin ve Manâkıbı (15. yy) için de geçerlidir. Menâkıbu’l-Kudsiyye’de Babai isyanı, Elvan Çelebi’nin dedesi ve aynı zamanda isyanın lideri olarak bilinen Baba İlyas konu edinilmiştir. Eserde ayrıca Baba İlyas’ın oğullarının da hayat hikâyeleri ve menkıbeleri anlatılmıştır. Şeyh Bedreddin ve Manâkıbı’nda da aynı şekilde Halil bin İsmail’in dedesi olan Şeyh Bedreddin, Şeyh’in çocukları ve silsilesi, ayrıca ona isnat edilen ayaklanma hakkında bilgiler verilmiştir. Menâkıbu’l-Kudsiyye’nin ile Şeyh Bedreddin ve Manâkıbı’nın konu edinilen kişilerin torunları tarafından yazılmış olmaları bu yazının çıkış noktasını oluşturmaktadır. Her iki eserde de resmî tarih anlayışı çerçevesinde “isyancı” olarak tanımlanan Baba İlyas ve Şeyh Bedreddin, merkeze alınarak olaylar anlatılmış, torunları tarafından aklanmaya çalışılmış; dedeleri hakkında söylenen iddiaların iftira ve yalandan ibaret olduğu iddiası ilginç bir şekilde, birbirine benzeyen yapısal özellikler içerisinde ortak menkıbevi unsurlar ve motiflerle süslenerek işlenmiştir. Bu durum; klasik bir menakıpnamede görülen ele alınan veliyi övme ve onun kutsiyetini abartarak anlatma amacının dışına çıkarak bu eserleri birer savunma metni haline getirmiştir. Bu çalışmada söz konusu iki eser karşılaştırmalı biçimde incelenmiş, aynı amaçla yazılmış olmalarının zemin hazırladığı benzerlikler ortaya koyulmaya çalışılmıştır.