Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gul, Muhammet(74)
- Akkurt, Nevzat(39)
- Celik, Erkan(35)
- Serdar, Osman(35)
- Güler, Ömer(33)
- Kutlu, Banu(32)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(32)
- Yucesan, Melih(31)
- Tekin, H.O.(30)
- Yildirim, Numan(30)
- Yildirim, Nuran Cikcikoglu(30)
- ALMisned, Ghada(28)
- Mete, Suleyman(26)
- Danabas, Durali(20)
- Ince, Muharrem(20)
- Serin, Faruk(20)
- Ates, Mehmet(19)
- Can, Erkan(19)
- Onat, Onur(18)
- Benzer, Fulya(17)
- Kocabaş, Mehmet(17)
- Tanyol, Mehtap(17)
- Kizak, Volkan(16)
- Alataş, Mevlüt(15)
- Aydin, Rahmi(15)
- Kahraman, Gökhan(15)
- Kilic, G.(15)
- Polat, Alper(15)
- Susam, Selim Orhun(15)
- Xu, Qian(15)
- Aslan, Naim(14)
- Guler, Omer(14)
- Gürler, Nedim(14)
- Karatay, Gülnaz(14)
- Utku, Anıl(14)
- Yildirim, N. C.(14)
- Özkul, İskender(14)
- Demirol, Ferhat(13)
- Erguven, Gokhan Onder(13)
- Firat, Erhan(13)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2019Tunceli aleviliğinde inanç-müzik ilişkisi üzerine bir alan araştırması
Erdoğan, Göktürk; Mengüş, Erkan; Kara, Huseyin
Tunceli’de alevi inancının şekillenmesi ve aktarılmasında müzikpratikleri, sözlü unsurlarla oluşan kültürel belleğe dair inanç vetoplumsal değerler arasında önemli bir köprü kurmaktadır. Nüfusununbüyük bir bölümü Alevi olan ve konumu gereği Alevilerin Anadolu’dayaşadığı diğer bölgelere nazaran daha homojen bir kültürel yapıya sahipolan Tunceli’de, Alevi inanç geleneğinin mistik (içsel) yapısına ilişkinbilgilerin anlaşılabilmesinde başvurulacak belki de en önemli alan hiçşüphesiz müzik kültürüdür. İbadet ve sosyal yaşam içerisindeçoğunlukla bağlama etrafında bütünleşen müzik pratikleri, Tunceli’dekiinanç sisteminin topluluk tarafından ortak bir paydaya dönüşmesi vegeleneğin günümüze dek aktarılmasını da mümkün kılmıştır. Tunceli’yiinanç açısından özel kılan bir diğer özellik ise bölge halkı tarafındankutsal sayılan “Munzur Baba”, “Sultan Hıdır/Hızır Baba” ve “DüzgünBaba” gibi kutsal ziyaret yerlerinin olmasıdır. Bölge halkının çeşitlivesilelerle ziyaret ettiği bu yerler, Tunceli’deki Alevi inancının mistikyönden kuvvetli referanslara sahip olduğunu da göstermektedir. Tarihi,kültürel ve coğrafi yapısı düşünüldüğünde Anadolu kültür havzasındapek çok inanç biçimini içinde barındıran bu bölge, inançla bütünleşenmüzikal pratikler açısından da oldukça zengindir. Bu çalışma TunceliAleviliğinde inanç-müzik ilişkisi üzerine kurgulanmış bir alanaraştırmasıdır. Bölgenin çok kültürlü yapısı ve geleneksel müzikbiçimleri, tarihsel süreçte Alevilikle birlikte şekillenen bu bölgede müzik ve inanç arasında organik bir ilişkiyi de araştırmaya değer kılmaktadır.Çalışmanın odak noktası ise bölgeye dair mistik ve kültürel söylemlerinve uygulamaların Alevi müzik anlayışında nasıl yer tuttuğu ve TunceliAleviliğinde inancın müzikle olan ilişkisinin düşünsel ve eylemsel boyuttahangi uygulamaları beraberinde getirdiğidir. Nitel araştırma yöntemlerikullanılarak gözlem ve kişisel görüşmelerle araştırılmaya çalışılan konu,sonuçları açısından bölgeye dair geleneksel müzik kültürünü ve bölgeninmüzikal kodlarını inanç üzerinden ortaya koymaktadır.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2019Türkiye’de Zorunlu Göç Mağduru Çocuklar: Çatışmalar ve Yıkımlar Nedeniyle “Kendi Evinde Mülteci Olmak
Çoban Keneş, Hatice
Zorunlu göç, ona maruz kalan tüm gruplar için maddi ve manevi olumsuz sonuçlarıolan travmatik bir süreçtir. Kadınlar, yaşlılar, çocuklar gibi kırılgan konumda olanlariçinse çok daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle de yaşları nedeniylealgılama düzeyleri ve savunmasız konumları dikkate alındığında yerinden edilmeyemaruz kalmanın çocuklar açısından nasıl sonuçlar yaratabileceği öngörülebilir.Çocuklar, bilmedikleri, anlamadıkları ve hiçbir etkilerinin olmadığı nedenler yüzündençıkan savaşlara, çatışmalara maruz kalmakta ve bu sürecin en kırılgan kesimi olarakyaşanan süreçten çok daha ağır etkilenmektedirler. Bu nedenle zorunlu göçünsonuçlarına çocuklar açısından bakılması çocukların ve toplumun sağlığı açısındangerekli ve önemlidir. Ancak, zorunlu göç üzerine yapılmış çalışmalar arasında zorunlugöçün, yerinden olmanın ve yerinden edilmenin sonuçlarına çocuklar açısından bakanaz çalışma bulunmaktadır. Bu amaçla çalışmada göç, zorunlu iç göç, yerinden edilmeliteratüründen yola çıkılarak göç çalışmalarında daha az ele alınan bir konu olarakyerinden edilmiş çocukların görünür kılınmasına aracılık edilecektir.Çalışmada, ağırlıklı olarak Kürt nüfusunun yaşadığı Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2015 yılısonlarında başlayan askeri operasyonlar ve çatışmalar nedeniyle yaşanan yerindenedilmenin sonuçlarına çocuklar açısından bakılmıştır. Bölgede yaşayan sivil Kürtler2015 yılı sonlarına doğru önce silahlı çatışmalar ortasında kalmış, çatışma bitiminde dealtyapı ve binaların büyük ölçüde yıkılmasıyla, zorunlu göçe maruz kalmışlardır.Çalışma kapsamında 6-11 ve 12-18 yaş aralıklarındaki yerinden edilmiş Sur’lu çocuklarlagörüşmeler yapılmış, çocukların anlatımlarıyla, çocukların bakış açısıyla yerindenedilmenin sonuçları ortaya konulmuştur. Çocukların anlatımlarından çıkarılan beştemel gösterge, kendi ülkelerinde olsalar bile bu çocukların çatışmalar ve zorlayerinden edilmenin sonuçlarını birer mülteci gibi yaşadıklarını ortaya koymuştur.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2019Sosyodemografik değişkenler ve namus adına kadına uygulanan şiddete yönelik tutum: üniversite gençliği üzerine bir araştırma
Tire, Olcay; Ozturk, Meral
Kadına yönelik şiddet, hem dünyanın hem de Türkiye’nin enönemli toplumsal sorunlarından biridir. Ataerkil kültürün birürünüolan kadına yönelik şiddetin sözde nedenlerinden birisi “namus”olgusudur. Namus kültürünün egemen olduğu toplumlarda kadınlarnamus adına sözel, psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddete uğramakta hattanamus cinayetlerine kurban gitmektedirler. Namus adına kadınauygulanan şiddete yönelik tutumların sosyodemografik değişkenlerdenetkileneceği varsayımından hareketle bu araştırmanın amacı gelecektetoplumsal yapının belirleyicileri ve yön vericileri olacak olan üniversiteöğrencilerinin namus adına kadına uygulanan şiddete yöneliktutumlarının cinsiyet, okunulan alan, sınıf düzeyi, ailenin gelir düzeyi,gelinen bölge, anne-baba eğitim düzeyi gibi sosyo-demografik faktörleregöre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır.Araştırma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin farklı bölümlerindeokuyan tabakalı örnekleme ve kolayda örnekleme teknikleri ilebelirlenen 662 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada kişisel bilgi formuyanında Işık ve Sakallı-Uğurlu (2009) tarafından geliştirilen NamusAdına Kadına Uygulanan Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (NKUŞTÖ)kullanılmıştır. Verilerin analizi ikili gruplar için bağımsız örnekleme ttesti, üç ve daha fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ileyapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre genel olarak öğrencilerin namusadına kadına uygulanan şiddeti onaylamadıkları ancak erkekler, sağlıkve fen bilimleri alanında okuyanlar, birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile annesi okur-yazar olmayan öğrenciler namus adına kadına uygulananşiddete daha olumlu bakmaktadır. Gelir düzeyi, gelinen bölge ve babaeğitim düzeyine göre gruplar arasında farklılık yoktur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2019The Mediating Role of Power Distance in the Effect of Organizational Culture Teams on the Personnel Empowerment
Gün, Gül
Personnel empowerment, which is influenced by organizational culture, is an important factor for motivation. As a participatory management, personnel empowerment is defined as authorization and empowerment of lower-level employees to make decisions. Hofstede's power distance from cultural dimensions; is explained by emphasizing the power relationship between people. For empowerment practice, it is desired that the level of power in organizations is at a low level. If there is a high level of power in an organization and employees have this culture, then empowerment practices remain very limited. In this context, this study, conducted in textile enterprises, examines whether the power distance has an intermediary role in the influence of organizational culture types on employee empowerment. For this purpose, the required data were collected by surveying employees from textile enterprises operating in Tunceli province. Correlation and a Structural Equation modelling were applied to all 314 of the data obtained. According to the results of this analysis, the findings supporting the basic hypothesis obtained are that culture of adhocracy and personnel empowerment are mediated by the national cultural power distance dimension.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Artırılmış gerçeklik içeren reklamlarda format farklılıklarının hatırlamaya olan etkisi
Coskun, Engin; Sever, Necip Serdar
Reklamı hatırlama ya da farkında olma durumu, reklamcılık alanındaki önemli yapılardan birisi olmuştur. Yardımlıya da yardımsız hatırlama testlerinde reklamın hatırlanması, reklamın başarılı olarak kabul edilmesinde büyük biretmendir. Hatırlamaya etki eden önemli etkenlerden birisi de reklamın yer aldığı mecradır. Özellikle günümüzdetüketicilerin her an mobil olmaları ve gün içerisinde birçok farklı mecrada reklam mesajına maruz kaldığı gözönüne alınırsa, mecranın önemi daha da artmaktadır. Bu çalışma, 360 derece artırılmış gerçeklik desteklireklamların dış mekan reklamları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda,Anadolu Üniversitesi kampüs içinde yer alan raket reklamları, deneysel bir çalışma gerçekleştirilerek 360 dereceartırılmış gerçeklik formatına dönüştürülerek manipüle edilmiştir. Çalışmada, katılımcıların demografiközelliklerinden bağımsız olarak, 360 derece görsellerle birleştirilmiş ve ses unsuru eklenmiş artırılmış gerçekreklamların, reklam mesajını ve marka hatırlamasını önemli ölçüde artırdığı tespit edilmiştir. Bu çalışma,geleneksel reklam hatırlama kavramı ile örtüşmekte olup, ayrıca Z kuşağı için artırılmış gerçek reklamlarınkullanılmasının marka bilinirliğinin önde gelen bir kaynağı olacağını gösteriyor.
- MakaleYalnız künye2019Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Emek-Sermaye-Enerji Faktörlerinin İkame ve Çıktı Esneklikleri
Songur, Mehmet
Üretim fonksiyonu üzerine tartışmalar iktisatçıların daima ilgisini çekmiştir. Bu çalışmanınamacı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, Cobb-Douglas, CES ve VES üretimfonksiyonlarından hareketle, ölçek esnekliği, çıktı esnekliği ve ikame esnekliğini tahminetmektir. Amaç doğrultusunda, dört girdili (emek, sermaye, doğalgaz ve petrol) olacak şekildemodel oluşturulmuştur. Çalışmada 1982-2014 dönemine ait verilerle 22 gelişmiş, 12 gelişmekteolan ülke için doğrusal ve doğrusal olmayan panel veri analiz tekniklerinden yararlanılmıştır.Cobb-Douglas üretim fonksiyonundan elde edilen bulgular, sermayenin çıktı esnekliğiningelişmiş ülkelerde, emeğin çıktı esnekliğinin ise gelişmekte olan ülkelerde daha düşükolduğunu göstermektedir. Ayrıca doğalgaz tüketimi çıktı esnekliği, gelişmekte olan ülkegrubunda istatistiksel olarak anlamsız iken, petrol tüketimi çıktı esnekliğinin gelişmiş ülkelerdedaha yüksek olduğu görülmüştür. CES üretim fonksiyonundan elde edilen bulgulara göre, emekve sermaye arasındaki ikame esnekliği gelişmiş ülkelerde birden büyük, gelişmekte olanülkelerde ise birden küçük olarak tahmin edilmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2019OECD Ülkelerinin Lojistik Performanslarının SWARA Tabanlı EDAS Yöntemi ile Değerlendirilmesi
Aycin, Ejder; Kisa, Ayse Cansu Gok
Son yıllarda, hem ülkelerin ulusal ekonomilerinde oluşturduğu etki hem de rekabet gücüne katkısısebebiyle lojistik sektörüne verilen önem artmıştır. Lojistik performansı yüksek olan ülkelerinticari faaliyetlerinin de gelişmiş olduğu görülmektedir. Bu çalışmada çok kriterli karar vermeyöntemleri bütünleşik olarak kullanılarak, OECD ülkelerinin lojistik performanslarınındeğerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ülkelere ilişkin veriler Dünya Bankası tarafından yayımlananraporlarda yer alan lojistik performans göstergelerinden elde edilmiştir. Çalışma kapsamında yeralan lojistik performans kriterlerinin önem ağırlıkları SWARA yöntemi ile hesaplanmış, ülkelerinlojistik performansları ise EDAS yöntemiyle analiz edilmiştir. Uygulama sonuçlarına göre, enönemli kriterler lojistik hizmet kalitesi, altyapı ve uluslararası sevkiyat olarak belirlenmiştir.Lojistik performansı en yüksek olan ülkelerin ise sırasıyla Almanya, Hollanda ve İsveç olduğusonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin53
İncele - MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ1Earthquake Damage to Nonstructural Elements of Reinforced Concrete Buildings during 2011 Van Seismic Sequence
Yön, Burak; Onat, Onur; Öncü, Mehmet Emin
Infill and partition walls as nonstructural elements are generally constructed with hollow brick masonry and briquette as single or multilayered vertical walls. The seismic responses of infill walls and reinforced concrete (RC) framed buildings have been investigated with field observations after earthquakes all over the world. This study focuses on the reasons infill and partition walls failed as a result of the October 23, 2011 (Mw=7.2), and November 9, 2011 (Mw=5.7), Van earthquakes in Turkey. In this paper, in-plane, out-of-plane, and combined failure mechanisms of single and multilayered infill walls enclosed within reinforced concrete structures were investigated, and construction rules were suggested. To limit the failure of nonstructural elements enclosed within an RC frame, design and construction requirements should be included in the seismic code by adopting suitable solutions for both in-plane and out-of-plane behavior. This paper will be a reference for future studies that investigate infill wall damage. (c) 2019 American Society of Civil Engineers.
AtıfWoS51OpenAlex62İncele
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ4THE EFFECT OF PENDIMETHALIN HERBICIDE ON ANTIOXIDANT SYSTEM IN SAFFLOWER
Beker-Akbulut, Gulcin
Pendimethaline is a dinitroaniline herbicide compound which selectively controls weeds. It is a cell division and growth inhibitor. In this study, pendimethalin herbicide was applied to Dincer and Remzibey cultivars of Carthamus tinctorius L. in 0.004-0.01 M concentration range after germination. The effects of pendimethalin upon peroxidase (POD), ascorbate peroxidase (APX), superoxide dismutase (SOD), catalase (CAT) reduced glutathione (GSH), glutathione reductase (GR), glutathione-Stransferase (GST) and total phenolic content were investigated on the 24, 48 and 72 hours following the treatment. POD, APX, SOD, CAT and GST activities were increased on the 24, 48 and 72 hours in Dincer while decreased at 72 hour in Remzibey. GSH and GR activity were decreased at 72 hour in Dincer and Remzibey. Total phenolic content decreased at 48 and 72 hours in Dincer and Remzibey. In this study, we determined that pendimethalin herbicide affected the antioxidant enzyme activities in Dincer and Remzibey.
AtıfWoS1İncele
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ4THE TOXIC EFFECT OF CADMIUM ON HUMAN ERYTHROCYTES AND NAC'S PROTECTIVE ROLE
Sahilli, Yeliz Cakir
The toxic effects cadmium (Cd), which is a heavy metal, on human erythrocytes and protective effects of N-acetyl-L-cysteine (NAC) on lipid peroxidation and antioxidant enzymes were investigated. The effects of 1, 50, 150 mu M doses of cadmium and 1mM NAC on the level of malondialdehyde (MDA) in human erythrocytes and superoxide dismutase (SOD), catalase (CAT) and glutathione peroxidase (GPx) enzyme activities were investigated. When the Cd was applied alone, it was found that MDA level increased in erythrocytes and SOD, CAT and GPx activities decreased. No statistically significant difference was observed when 1mM NAC administered erythrocytes were compared with the control cells. However, the beneficial effect was seen only in administration doses of Cd at the levels of I and 50 mu M and NAC was observed to have a protective effect. As a result, NAC partially reduced the toxic effect caused by Cd on erythrocytes but could not completely prevent it.
- DerlemeYalnız künye2019Scopus SJRQ2Tribes and States in a Changing Middle East
Solmaz, Deniz
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ1Fundamental vibration frequency prediction of historical masonry bridges
Onat, Onur
It is very common to find an empirical formulation in an earthquake design code to calculate fundamental vibration period of a structural system. Fundamental vibration period or frequency is a key parameter to provide adequate information pertinent to dynamic characteristics and performance assessment of a structure. This parameter enables to assess seismic demand of a structure. It is possible to find an empirical formulation related to reinforced concrete structures, masonry towers and slender masonry structures. Calculated natural vibration frequencies suggested by empirical formulation in the literatures has not suits in a high accuracy to the case of rest of the historical masonry bridges due to different construction techniques and wide variety of material properties. For the listed reasons, estimation of fundamental frequency gets harder. This paper aims to present an empirical formulation through Mean Square Error study to find ambient vibration frequency of historical masonry bridges by using a non-linear regression model. For this purpose, a series of data collected from literature especially focused on the finite element models of historical masonry bridges modelled in a full scale to get first global natural frequency, unit weight and elasticity modulus of used dominant material based on homogenization approach, length, height and width of the masonry bridge and main span length were considered to predict natural vibration frequency. An empirical formulation is proposed with 81% accuracy. Also, this study draw attention that this accuracy decreases to 35%, if the modulus of elasticity and unit weight are ignored.
AtıfWoS14OpenAlex6İncele
- BildiriYalnız künye2019Pneumonia Detection from Radiography Images using Convolutional Neural Networks
Talo, Muhammed
Pneumonia continues to be the leading cause of child mortality in children under the age of five, and 2,400 children, most of whom are babies under 2 years of age, die from pneumonia. In this study, an automated detection system is proposed for the diagnosis of pneumonia with chest radiography images. With the transfer learning technique, ResNet-152 convolutional neural network was customized to recognize pneumonia from radiography images. With this customized architecture, a recognition success of 97.4% was obtained in the detection of pneumonia disease without any preprocessing of raw data or manual feature extraction on radiography images. This model, which was proposed for the detection of pneumonia, found to be more successful when compared with the other successful studies in the literature.
AtıfWoS6OpenAlex16İncele
- BildiriYalnız künye2019An Intrusion Detection System Using Apache Log Files
Ince, Cemile; Omaç, Zeki
Today, thousands of systems are exposed to attacks every day. For this reason, many studies have been done in this area. These studies, using data mining (VM) and machine learning techniques, are trying to determine the intrusion detection by examining the log files in different OSI layers. These studies generally use standard data sets and propose hybrid systems to increase the success rate. In this study, an attack detection system (STS) has been developed by using Inonu University web page log files. The log files used as a data set consist of more than 35 million requests and a total of 326 attacks. As a result, the system was trained using artificial neural network (ANN) and attacks were detected with 99.3% success.
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ4CHARACTERIZATION OF ERBIUM OXIDE NANOPARTICLES
Ates, Mehmet; Kar, Bulent; Bogatu, Coneliu
Considering the advantages of nanoscale materials such as being lighter, more robust, programmable materials, less material usage, less energy requirement during production phase, and no longer producing materials, it is important to produce nanomaterials and determine their properties. Therefore, the characterization of nanomaterials has become one of the pillars of material science. An important aspect of nanoscale material science is the method of characterization of materials that we use or study to learn more about them. In recent years, great importance has been given to rare earth materials with nanostructures. One of the rare earth elements is Erbium and it is one of the newly discovered materials that is used in high technology. Erbium oxide (Er2O3) nanoparticles (NPs) are used in electronic devices. It is used in capacitors, metal oxide semiconductor transistors, and as dopants for optical fiber and laser materials. In this study, Erbium based Er2O3 NPs were characterized. The characterization of Er2O3 was realized using X-ray diffraction (XRD), scanning electron microscopy (SEM), the energy dispersive X-ray (EDX), and Fourier transform infrared spectroscopy (FT-IR). The number of specific peaks and their position fit very well with those from standard XRD spectrum and revealed pure Er2O3 nano oxide. SEM analysis of these particles showed their spherical shapes that are in great extent uniform distributed with nano sizes ranged between 40-60 nm.
- Kitap BölümüYalnız künye2019Immigration Rhetoric of Political Leaders in Turkey FROM GUEST METAPHOR TO EMPHASIS ON NATIONAL INTEREST
Tastan, Inan Ozdemir; Kenes, Hatice Coban; Rountree, C; Tlli, J
AtıfWoS3İncele
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ3Bio-functions of carvacrol-supplemented feeds on lipopolysaccharide-induced rainbow trout (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792)
Kucukgul, A.; Gulsafak, I
To investigate the effects of carvacrol supplementation in rainbow trout induced by lipopolysaccharide (LPS), relative gene expressions levels of some pro-inflammatory cytokines and apoptosis markers in kidney and liver were measured. Fish with a mean weight of 44.71 +/- 1.33 g were studied using four different treatments with three replicates each. Inflammation and apoptosis were performed using LPS of Escherichia coli (25 mu g ml(-1)) except in the control group and only carvacrol (100 mu g ml(-1) diet) containing diets were fed to this group (CAR). The last group was the infected fish fed carvacrol supplemented diet (+CAR). Kidney and liver tissues were removed 3 days after to determine the levels of interleukin-1 beta (IL-1 beta), interferon gamma (INF-gamma), caspase 3 (Cas 3), caspase 8 (Cas 8) using Real-Time PCR analyses. IL-1 beta expressions of both kidney and liver was significantly decreased (12.9 and 2.14 fold, respectively) in LPS treated cells (p<0.05). While IFN-gamma expression was up regulated in kidney, it had down regulation in liver. LPS decreased both Cas 3 and 8 expressions in kidney but increased in liver. +CAR increased expressions of IL-1 beta and IFN-gamma compared with the control (up to 2-3 fold) in all tissues except caspase gene expressions that were similar in the control. In all tissues, IL-1 beta and IFN-gamma expressions increased in +CAR group, expect IFN-gamma in the kidney. However, Cas 3 and 8 expressions including apoptosis was induced by up-down regulations in all tissues compared to LPS-injected fish. The results showed that carvacrol had pro-inflammatory and apoptotic effects especially on liver tissue of LPS-induced inflammation model of Oncorhynchus mykiss.
AtıfWoS4OpenAlex3İncele
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ2An ethnobotanical survey of medicinal plants in Karliova (Bingol-Turkey)
Nadiroglu, Muharrem; Behçet, Lutfi; Çakilcioglu, Ugur
This study aims to identify wild plants collected for medical purposes by the local people of Karliova District located in the Eastern Anatolia region of Turkey and to determine the uses and local names of these plants. A field study had been carried out for a period of approximately 4 years (2013-2016). During this period, 99 vascular plant specimens were collected. Among them, 91 species are wild and 8 species are cultivated plants. Demographic characteristics of participants, names of the local plants, their utilized parts and preparation methods were investigated and recorded. 99 plants were found to be used for medical purposes before in the literature analysis of the plants used in our study, while 9 plants were found to have no literature records. In Turkey, local plant names display differences especially due to local dialects. The plants used in Karliova are known by the same or different local names in various parts of Anatolia. In the research area, local people were found to use 99 plants from 26 families for curative purposes. The medicinal uses of Stenotaenia macrocarpa Freyn & Sint., Inula helenium L., Scorzonera incisa DC., Tripleurospermum caucasicum (Willd.) Hayek, Astragalus chamaephaca Freyn, Geranium libanoticum Schenk, Rhinanthus serotinus subsp. aestivalis (N.W.Zinger) Dostal, Verbascum songaricum Schrenk. and Bunium elegans (Fenzl) Freyn that we found were used in our study area and recorded for the first time. These plants, used for the treatment of various diseases, are abundantly found in this region. Drying of the medicinal plants enabled the local people to use them in every season of the year.
AtıfWoS40İncele
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ4CONVOLUTIONAL LONG-SHORT TERM MEMORY NETWORKS MODEL FOR LONG DURATION EEG SIGNAL CLASSIFICATION
Baloglu, Ulas Baran; Yildirim, Ozal
Background and objective: Deep learning structures have recently achieved remarkable success in the field of machine learning. Convolutional neural networks (CNN) in image processing and long-short term memory (LSTM) in the time-series analysis are commonly used deep learning algorithms. Healthcare applications of deep learning algorithms provide important contributions for computer-aided diagnosis research. In this study, convolutional long-short term memory (CLSTM) network was used for automatic classification of EEG signals and automatic seizure detection. Methods: A new nine-layer deep network model consisting of convolutional and LSTM layers was designed. The signals processed in the convolutional layers were given as an input to the LSTM network whose outputs were processed in densely connected neural network layers. The EEG data is appropriate for a model having 1-D convolution layers. A bidirectional model was employed in the LSTM layer. Results: Bonn University EEG database with five different datasets was used for experimental studies. In this database, each dataset contains 23.6 s duration 100 single channel EEG segments which consist of 4097 dimensional samples (173.61 Hz). Eight two-class and three three-class clinical scenarios were examined. When the experimental results were evaluated, it was seen that the proposed model had high accuracy on both binary and ternary classification tasks. Conclusions: The proposed end-to-end learning structure showed a good performance without using any hand-crafted feature extraction or shallow classifiers to detect the seizures. The model does not require filtering, and also automatically learns to filter the input as well. As a result, the proposed model can process long duration EEG signals without applying segmentation, and can detect epileptic seizures automatically by using the correlation of ictal and interictal signals of raw data.
AtıfWoS17OpenAlex19İncele
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ1Quality characteristics of pomegranate juice concentrates produced by ohmic heating assisted vacuum evaporation
Sabanci, Serdal; Cevik, Mutlu; Cokgezme, Omer F.; Yildiz, Hasan; Icier, Filiz
AtıfOpenAlex48İncele

















