Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Bir silindir etrafındaki akışın ince kabuk vasıtasıyla düşük bir Reynolds sayısında kontrolü

    Tuğba Südüpak

    Bu çalışmada, bir ince kabuğa sahip bir silindir etrafındaki akışın sayısal benzetimi gerçekleştirilmiştir. Çalışılan, silindir çapına (D) dayalı Reynolds sayısı (Re) Re=75'tir. Silindir bir ince kabuk tarafından çevrelenmiştir. İnce kabuğun üç adet açıklığı bulunmaktadır ve 0,005D'lik bir kalınlığa sahiptir. Açıklıklar arasındaki açılar eşittir. Şu muteakip geometrik karakteristiklerin etkileri incelenmiştir: kabuk üzerindeki üç eş-boyutlu açıklığın mesafesi, hücum açısı ve kabuk dış çapının silindir çapına oranı. Tüm sayısal tahminler için ticari hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) paket program olan Fluent® (Ansys®Academic Research CFD, Release 19.1) kullanılmıştır. Kuvvet katsayılarının grafikleri, ince kabukların direnç düşürmede etkili olamadıklarını göstermiştir. Zaman-ortalamalı direnç katsayısında hafif bir düşüş (%4,5) olmaktadır fakat bu önemsizdir. İnce kabuk, KOK kaldırma katsayısını düşürmede oldukça yararlıdır. M03-11-21, KOK kaldırma katsayısını düşürmede en iyi performansı göstermiştir. RMS kaldırma katsayısı, tek silindir durumuna göre %41,5 düşürülmüştür. Bununla birlikte, ince kabuğun çalkantı direnç ve kaldırma katsayılarını eş zamanlı tetiklemede de gayet başarılı oluğu bulunmuştur. M05-11-20'nin KOK direnç ve KOK kaldırma katsayıları, sırasıyla, tek silindirinkilerden 16,3 ve 2,24 kat fazladır. Kabuk ve silindir arası boşluğun, açıklıkların mesafesinin ve hücum açısının art izinde değişiklik açısından oldukça önemli olduğu not edilmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Dikdörtgen-çentikli plaka ile bir silindir üzerindeki direnci düşürme

    Ferzan Fidan

    Literatürde önceki araştırmacılar tarafından küt cisim direncini düşürmek için birçok akışa ters yönde konumlanmış küçük parçalar önerilmiş olmasına rağmen, bu araştırmaların hiçbirinde bir akışa ters yöndeki parça ve bir küt cisimden oluşan sistemin direncini düşürmek için üç-boyutlu bir parça kullanılmamıştır. Bu çalışmada, çeşitli dikdörtgen-çentikli plakalı sistemlerin aerodinamik performansı deneysel olarak test edilmiştir. Deneyler kapalı-çevrim rüzgar tünelinde gerçekleştirilmiştir. Tüm zaman-ortalamalı direnç, , ölçümlerinde, silindir çapına (D) bağlı Reynolds sayısı (Re) 12000 civarıdır. Bir dairesel silindir ve onun önündeki çentikli plakalardan meydana gelen sistemlerin (P01, P02, P03 ve P04 durumları) sonuçları, tek silindirinki (TS durumu) ve bir dairesel silindir ve onun önündeki düz plakadan meydana gelen sisteminki (P00 durumu) ile kıyaslanmıştır. Ön kısımdaki plakanın tipine bakılmaksızın, sistemlerin 'leri TS'ninkinden daha düşüktür. İki cisim arasındaki çok düşük boyutsuz mesafelerde, 0 düşürme bakımından en iyi performansı P00 durumu göstermiştir. g/D>0,25 için, P04 durumunun performansı P00'ınkine çok benzemektedir. Bununla birlikte, olası en düşük g/D'de 'yi minimuma düşürmede, P03'ün etkinliği en yüksek durum olduğu tespit edilmiştir. g/D=0,75 olduğu durumda, P03 sisteminin 'si, TS'ninkinden ve P00 sistemininkinden, sırasıyla, %37 ve %11 daha düşüktür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Bazı meyvelerden elde edilen şaraplardaki biyojen aminlerin tespiti

    Fırat Tok

    Biyojen aminlerin neden olduğu zehirlenmelerden en sık görüleni, histamin ve tiramin zehirlenmesidir. Biyojen aminlerin toksikolojik etkileri düşünüldüğünde, şaraplardaki biyojen aminlerin belirlenmesinin önemi de anlaşılmaktadır. Biyojen aminler, birçok gıdada doğal olarak bulunan veya mikrobiyal faliyet sonucu oluşan organik bileşenlerdir. Şaraplarda biyojen aminlerin varlığı ve bunların toksikolojik etkileri sağlık açısından önemli bir sorun oluşturabilmektedir. Biyojen aminlerin insan vücudunda bazı metabolik görevleri olmasına rağmen yüksek miktarda tüketildiğinde insan sağlığına zarar verebilirler. Bu çalışma, piyasadan temin edilen 10 farklı meyve şaraplarındaki (nar, karadut, vişne, kavun, çilek, böğürtlen, yaban mersini) amino asitlerin dekarboksilasyonları yoluyla oluşan biyojen aminler incelenmiştir.Piyasadan temin edilen 2'şer adet vişne, çilek, karadut ve 1'er adet yaban mersini, nar, böğürtlen, kavun şaraplarını yüksek performans sıvı kromatografisi (HPLC) cihazında 340 nm (uyarma) ve 420 nm (emisyon) dalga boylarında fluoresans detektör ile biyojen amin analizi gerçekleştirilmiştir. En yüksek putresin değeri 11,72 mg/L ile çilek şarabında tespit edilmiştir. En yüksek histamin değeri 5,68 mg/L ile yine çilek şarabında tespit edilmiştir. Bütün şarap örneklerinde kadaverin, feniletilamin ve triptamin tespit edilmemiştir. Toplam biyojen amin içeriği olarak en yüksek değer 53,96 mg/L ile böğürtlen şarabında en düşük değer ise 11,62 mg/L ile yaban mersini şarabında görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Öküzgözü ve boğazkere üzüm çeşitlerine ait çekirdeklerin yağ asit kompozisyonu bakımından karşılaştırılması

    Necmi Aritürk

    Son yıllarda yapılan çalışmalar üzüm çekirdeklerinde bulunan sağlıklı yağ asitlerinin yüksek bir potansiyele sahip olduğunu ortaya çıkartmıştır. Bu nedenle çalışmamız ülkemizin en önemli üzüm çeşitleri içerisinde yer alan Elazığ bölgesinde yetiştiriciliği yapılan Öküzgözü ve Boğazkere üzüm çeşitlerinin çekirdek yağlarının kalite kriterlerini belirlemek, yağ miktarı ve yağ asit düzeyleri bakımından karşılaştırmak amacıyla planlanmıştır. Yaptığımız analizler sonucunda; miristik asit (%0,36±0,02), palmitik asit (%20,45±0,67) ve palmitoleik asit (%5,80±0,10) miktarları karşılaştırıldığında, Boğazkere üzüm çeşitine ait çekirdeklerde, Öküzgözü üzüm çeşitine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Stearik asit (%1,15±0,03), oleik asit (%19,40±0,4), linoleik asit (%54,75±0,69), alfa-linoleik (%0,07±0,02) ve gama-linoleik asit (%0,24±0,01) miktarları karşılaştırıldığında ise Öküzgözü üzüm çeşitlerine ait çekirdeklerde, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Tespit edilen yağ asitleri oranları çeşit bakımından istatistiki olarak önemli bulunmuştur.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Notes on Dicranella crispa and Schistidium confusum in Turkey

    Alataş, Mevlüt; Karaman, Seher; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay

    In this study, both Dicranella crispa (Hedw.) Schimp (Dicranaceae) and Schistidium confusum H.H.Blom (Grimmiaceae) were recorded a second time from Mersin after Ardahan and Sakarya provinces and, also a first time from The Mediterranean region in Turkey. The specimens collected from the Taşeli Plateau. Description of the species is given along with their ecology and phytogeographical distribution.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Ortaokul Matematik Ders Kitaplarının Matematik Öğretmenleri Tarafından Değerlendirilmesi

    İlhan, Aziz; Korkmaz, Ebru; Tutak, Tayfun

    Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik ders kitaplarını öğretmen görüşlerine göre değerlendirmektir. Bu genel amaçdoğrultusunda çalışmada, ders kitaplarının Liselere Giriş Sınavı (LGS)’ye uygunluğu, öğretim sürecinde aktif kullanımı, okullardauygulanan eğitim müfredatına uygunluğu ve eğitim faaliyetlerindeki ekstra kaynak ihtiyacı da araştırılmıştır. Dolayısıyla araştırmadadurum çalışması yapılmıştır. Veriler analiz edilirken içerik analizi yöntemi tercih edilmiş, frekanslara göre kodlar, kodlara görekategoriler ve kategorilere göre frekanslar oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin Doğu Anadolu bölgesinde bulunanorta büyüklükteki bir ildeki yedi farklı ortaokulda görev yapan yirmi dört ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemseçiminde öncelikle okullar tespit edilmiş, daha sonra bu okullardan hizmet deneyimi en az 5 yıl olan öğretmenler tercih edilmiştir. Buörneklemi oluşturan öğretmenler gönüllülük esasına göre belirlenmiştir. Ayrıca örneklem belirlenirken zaman ve işgücü koşulları gözönünde bulundurulmuştur. Dolayısıyla araştırma örneklemi seçilirken uygun örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmada veritoplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilmiş beş adet açık uçlu sorudan oluşan yapılandırılmış görüşme formukullanılmıştır. Bu form geliştirilirken üç adet matematik eğitimi alanında uzman akademisyenin görüşü alınmıştır. Formun güvenirliğiiçin KAPPA değeri 0,922 olarak hesaplanmış, güvenilir olduğuna karar verilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göreöğretmenlerin büyük çoğunluğu ders kitaplarının LGS’ye uygun olmadığını düşünmektedirler. Bir kısmı ise mevcut kitaplarınbirtakım özellikleri gözden geçirilerek geliştirilebileceği düşüncesindedir. Ayrıca öğretmenlerin büyük çoğunluğu ders kitaplarınıderste aktif bir şekilde kullanmayı tercih etmezken, ders kitaplarını daha çok öğrencilere ödev vermek amacıyla kullanmaktadır.Bununla birlikte öğretmenlerin ders kitaplarının yetersiz olduğunu düşündükleri için öğrencileri ek kaynak kitaplara yönlendirdikleritespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular çerçevesinde ileride bu alanda çalışmak isteyen araştırmacılara ortaokul matematikders kitaplarının kullanımına ve geliştirilmesine ilişkin birtakım önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex25TR Dizin16
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Katı Atık Yönetiminde Kompostlaştırmanın Önemi, Problemler ve Çözüm Önerileri: Türkiye Örneği

    Erguven, Gokhan Onder; Kanat, Gurdal

    Organik atıkların yüksek üretim oranları ve bu atıkların açık çöp sahalarına veya sıhhi olmayan depolama alanlarına atılması olumsuz birtakım çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlara neden olmaktadır. Kompostlama, organik atıkların yönlendirilmesinde daha temiz teknolojilerden birini temsil eder. Elde edinilen son raporlara göre, Türkiye'de 2018 yılında üretilen belediye atık miktarı 32,2 milyon ton olarak gerçekleşti. Diğer ülkelere benzer şekilde, Türkiye'de belediye atıklarının en uygun ve ekonomik yöntemlerle bertaraf edilmesi planlanmaktadır. Belediye atık yönetimi planlaması yönetmeliklerin amaçlarına dayanmaktadır. Mevcut durumda, Çevre Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 8 adet biyolojik atık işleme tesisi bulunmaktadır. Ayrıca, karışık belediye atıklarının işlendiği 6 mekanik-biyolojik ön arıtma ve geri dönüşüm tesisi bulunmaktadır. Atık yönetim planlarında, 2023 yılında oluşan atıkların %65'i düzenli depolama ve %35'i geri kazanımı hedeflenmiştir. Bu çalışmada, Türkiye ve diğer benzer ülkelerdeki belediye atık yönetimi sorunlarının detayları ve başarı öyküleri incelenmiş ve bunlara ilave olarak sonuçlar tartışılmıştır. Kompostlamanın birçok ülke ve Türkiye'de, bazı sorunlarından dolayı hala yaygın bir yöntem olmadığı görülmektedir. İdari ve teknik faktörler değerlendirildiğinde, atık transferi ile düzenli depolama ve biyogaz geri kazanımı ülkedeki en iyi, en kolay ve ekonomik yöntemdir. Biyolojik ve katı atık yönetimi oldukça önemli bir iştir. Bu proses yönetim sistemi için önemli bir rol oynar. Buna ilave olarak Türkiye’deki ve özellikle İstanbul ilindeki ulusal sıfır atık faaliyetleri ile ilgili yönetim ilk aşamadadır ve bu işlemlerin daha iyi sonuç almaları için uzun bir zaman periyoduna ihtiyacı olduğu aşıkardır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Investigation of Air Quality in Terms of Microbiological Density in Some Regions of the European Side of Istanbul Province

    Erguven, Gokhan Onder; Aydin, Sumeyye; Bayhan, Hurrem; Ikizoglu, Bahar

    Microbial fauna of the outdoor ambient air of Istanbul has been determined in European side of Istanbul province at four differentdistricts (Bakirkoy, Fatih, Basaksehir and Esenler) by active and passive sedimentation sampling methods. In addition tometeorological factors, the effect of urbanization and traffic density for the air microbial load is also determined. Outdoor airsampling was performed between April 2014 and November 2015. The sedimentation method was done by standart plate count agar(PCA) opening the cover of the petri dishes containing a prepared medium. Standart plate count agar (PCA) medium was used for thedetermination of total bacteria while malt extract agar (MEA) was used for fungi. The colonies formed at the end of this period werecounted and total number of bacteria and fungi per unit volume and area were determined. Air temperature, relative humidity, windspeed and direction were also recorded. As a result of the active sampling method, the most counted units of bacteria was determinedat 35°C in Basaksehir station as 222 CFU(Colony forming unit)/m³, maximum fungal was determined as 286 CFU/m³at 20°Cincubation temperature. The maximum amount of bacteria in the passive sampling method results at 35°C was in Bakirkoy station as9250 CFU/m³.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2020
    Mekanik tesisat projelerinde best worst ve nötrosofik ahp entegre modeliyle hata türü ve etkileri analizi

    Yucesan, Melih

    Hata türü ve etkileri analizi (FMEA), sistemlerdeki, tasarımlardaki, ürünlerdeki, projelerdeki veya projelerdeki güvenliği iyileştirmeyi, tanımlamayı, değerlendirmeyi ve en aza indirmeyi hedefleyen bir risk değerlendirme aracıdır. Risk önceliği numarası (RPN), FMEA bazlı risk değerlendirme uygulamaları için temel değerlendirme kriteridir. RPN'in oluşum (O), şiddeti (S) ve tespiti (D) gibi risk faktörlerine dayanarak uygun şekilde hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, geleneksel RPN hesaplama yöntemi, risk faktörlerinin ağırlığını göz önünde bulundurmamak gibi birçok nedenden dolayı ağır biçimde eleştirilmiştir. Geleneksel FMEA yönteminin bu dezavantajının üstesinden gelmek için, bu makale, mekanik tesisat projeleri için Best Worst method (BWM) ve Nötrosofik analitik hiyerarşi süreci (NAHP) ile entegre modelini içeren FMEA modelini önermektedir. FMEA parametresi S, O ve D'nin ağırlıkları, BWM yöntemiyle hesaplanır ve bu da, tutarlı bir şekilde ikili karşılaştırma ve güvenilir sonuçlar sağlar. Daha sonra dokuz arıza modu, NAHP metodu ile S, O ve D parametreleri açısından değerlendirilir. Arıza modlarının risk önceliklerini belirlemek için risk öncelik endeksleri hesaplanır. Son olarak, belirlenen arıza modları için önleyici tedbirler önerilmiştir.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Futbol İl Hakemlerinin Problem Çözme Becerilerinin İş Doyumlarına Etkisinin Araştırılması

    Kizilkoca, Mustafa; Özcan, Ecesu; Albayrak, Veysel

    Bu çalışmanın amacı, il futbol hakemlerinin problem çözme yeteneğinin, iş doyumuna olan etkisini inceleyen etkili, bölgesel düzeyde bir çalışma sunmak ve spor bilimleri literatürüne katkıda bulunmaktır. Toplanan veriler SPSS 25.0 paket programıyla analiz edilerek, Parametrik testlerin kullanıldığı veri setine frekans analizi, faktör analizi, t testi, ANOVA ve regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz bulgularında problem çözme becerisinin iş doyumunu negatif olarak etkilediği sonucuna ulaşılmış olup, diğer oluşturulan alt problemlere cevap olarak, göre ise 5-10 yıl arası meslek deneyimine sahip hakemlerin problem çözme becerisinin en yüksek seviyede olduğu ve kadınların erkeklere oranla problem çözme becerileri ve iş doyumu düzeyleri ortalama puanlarının daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Son olarak problem çözme becerisinin meslek yılına göre 1-5 yıl arası sürede yüksek çıkması ile ilgili olarak, yeni işe giren bireylerin rekabet unsuru ve ekonomik beklentilerden kaynaklı olarak idealist olduğu düşünülmektedir. Araştırmamızın problem cümlesini oluşturan, problem çözme becerisinin iş doyumuna negatif yönlü etki ettiği sonucu bizlere; demografik dağılımın yeni nesilde (22-29 yaş) çok olması, bu yeni jenerasyondan oluşan bireylerin iş disiplini, işe bakış tarzı, duygu durumu, ekonomik beklentileri ile güncel araştırmalara ihtiyaç olduğu ile ilgili özgün sonuçlar vermiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kırmızı Biber Tohumundan Ultrason Destekli Fenolik Ekstraksiyonunun Tepki Yüzey Metodu ile Optimizasyonu

    İnanç, A. Levent; Atalay, A. Burcu

    Bu çalışmada, kırmızı biberlerin işlenmesi sonucu atık ürün olarak elde edilen Kahramanmaraş kırmızı biber (Capsicum annuum L.) çekirdeklerinin içerdiği fenolik bileşenler, ultrason-destekli ve geleneksel çözücü ekstraksiyon yöntemleri ile ekstrakte edilmiştir. İki farklı ekstraksiyon yöntemi, toplam fenolik içerik ve antioksidan kapasite yönünden değerlendirilmiştir. Daha yüksek antioksidan kapasite ile maksimum toplam fenolik içeriği elde etmek amacıyla, fenolik ekstrakların, ekstraksiyon sıcaklığı (40, 50 ve 60 °C), ekstraksiyon süresi (20, 40 ve 60 dk.) ve çözücü hacmi (50, 75 ve 100 mL) aralığını içeren ultrason-destekli ekstraksiyon koşullarını optimize etmek için tepki yüzey yöntemi kullanılmıştır. Fenoliklerin ekstraksiyonuna, çözücü hacmi, ekstraksiyon sıcaklığı ve süresinin etkileri değerlendirilmiştir. Tepki yüzey yöntemi sonuçlarına göre, optimum koşullar, 51 °C ekstraksiyon sıcaklığı, 60 dakika ekstraksiyon süresi ve 50 mL çözücü hacmi olarak belirlenmiştir. Fenolik bileşenlerin ekstraksiyonu üzerine ultrason uygulamasının, geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu görülmüştür.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Üniversite öğrencilerine verilen meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesine yönelik eğitimin öğrencilerin kaygı düzeyine ve sağlık inançlarına etkisi

    Durmaz, Yadigar Çevik; Doğan, Runida; Polat, Hilal Türkben; Uzun, Ela; Şakar, Hüseyin; Önder, Eylem Yalçınkaya

    Amaç: Araştırmanın amacı meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı seviyesi ve sağlıkinançları üzerine etkisini incelemektir.Yöntem: Bu çalışma tek grup öntest-sontest desenli, yarı deneysel türde bir çalışmadır. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilirdurum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan bir devletüniversitesinin kız öğrencileri, örneklemini ise bu öğrencilerden araştırmaya katılmayı kabul edenler oluşturmuştur.Çalışmaya gönüllülük esasıyla toplamda 126 öğrenci katılmıştır. Veri toplama araçları olarak; “Kişisel Bilgi Formu”,“Champion’un Sağlık İnanç Modeli Ölçeği” ve “Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği” kullanılmıştır.Bulgular: Öğrencilerin % 84.1’inin kendi sağlığını iyi olarak değerlendirdiği, % 93.7’sinin ailesinde meme kanseri olmadığıbelirlenmiştir. Eğitim sonrasında, öğrencilerin sağlık inançlarında gelişme görülürken, kaygı düzeylerinde azalma tespitedilmiştir. Sağlık İnanç Modeli Ölçeğinin alt boyut toplam puanları incelendiğinde, eğitim sonrasında, algılanan duyarlılık vealgılanan güven alt boyut puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı, algılanan engel puanının istatistiksel olarakanlamlı düzeyde azaldığı görülmüştür (p˂0.05).Sonuç: Meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı düzeyi ve sağlık inançları üzerinde etkiliolduğu belirlenmiştir. Eğitim sonrasında öğrencilerin kaygı düzeyinde düşme gözlenirken, sağlık inançlarının geliştiğibelirlenmiştir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex5TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Spor eğitimi alan 1. sınıf öğrencilerinin özgüven düzeylerinin incelenmesi: fırat üniversitesi örneği

    Kizilkoca, Mustafa; Özcan, Ecesu; Albayrak, Veysel

    This research was performedto determine how self-confidence perceptions of 1st grade students studying at Firat University Faculty of Sport Sciences change according to some variables. The population of the research consists of first grade students studying at the Faculty of Sport Sciences at Firat University. The sample group consists of 252 sports education students. The “Self-Confidence Scale” consisting of 33 items and 2 sub-dimensions was used to collect data from the research group. SPSS 22.0 package program was used in the analysis of the data obtained from the research group. “Independent Sample t-Test” and “One Way Variance Analysis”, which are among the parametric tests, were used to reveal the levels of differentiation between the variables. Statistical significance level was accepted as p<0.05. As a result of the research, although the psychological state of the person is decisive in the increase and decrease of the self-confidence levels of the students who receive sports education, the effect of the environment is determined to be considerably high here. Therefore, it is important for academic staff and coaches to look at athletes and enable them to express themselves. In this context, it is effective to get help from the relevant units of universities by experts.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2020
    Çeşitli Pekmez Türlerinde Farklı Yöntemlerle Tespit Edilen Antioksidan Aktivitelerin Karşılaştırılması

    Benzer, Fulya; Tüzün, Sabri; Baş, İsa; Karaca Sanyürek, Nesrin; Karakavuk, Emrah

    Bu çalışmada piyasadan alınmış olan Nar (Punica granatumL.), Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.), Karadut (Morus nigraL.), Dut (Morus albaL.) ve farklı bölgelerden alınan Üzüm (Vitis viniferaL.) pekmezlerinin farklı yöntemlerle antioksidan aktivitelerinin ölçümü yapılmıştır. Pekmez çeşitlerinin radikal süpürme gücü DPPH ve ABTS yöntemleri ile, Toplam Fenolik Madde tayini ise Folin metoduyla belirlenmiştir. Çalışma sonucunda yapılan istatistiksel analizlerde ABTS yok etme aktivitesi bakımından Nar, Keçiboynuzu, Mardin Üzüm pekmezi, Batman Üzüm pekmezi ve Karadut sırasıyla % 99.34±0.18, % 99.22±0.2, % 98.92±0.45, % 98.71±0.13, % 97.77± 0.4 ile yüksek aktivite gösterirken, Dut pekmezi % 94.65± 0.2ile en düşük aktiviteyi göstermiştir. DPPH radikal giderme aktivitesi bakımından en yüksek değer % 82.32±0.6 ile Nar, en düşük değer ise % 43.33±0.8 ile Üzüm pekmezidir. Toplam fenolik madde açısından en yüksek aktiviteye 748.74±14.43 mg GAE/100 g ileKeçiboynuzu pekmezi sahip iken, en düşük aktiviteye ise 166.14±6.8 mg GAE/100 g ile Mardin üzüm pekmezinin sahip olduğu tespit edilmiştir. Yapmış olduğumuz bu çalışmada Keçiboynuzu pekmezinin toplam fenolik madde içeriğinin diğer pekmezlerin değerinin iki katından daha fazla olması bu pekmezin antioksidan aktivitesinin daha güçlü olduğunu ortaya koymaktadır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex10TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Malathionun Gammarus pulex (Tatlı Su Amphipodu)’te Asetilkolinesteraz Aktivitesi Üzerine Akut Etkisi

    Serdar, Osman; Pala, Ayşegül; Aydin, Rahmi

    Bu çalışmada, organofosfat insektisit malathionun subletal konsantrasyonlarının Gammarus pulex'in AChE aktivitesi üzerine akut (24 ve 48 saat) etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, G. pulex'e malathionun iki farklı sublethal konsantrasyonu (0.1 ve 0.2 mg l-1 ) 24 ve 48 saat boyunca uygulandı. 24 ve 48 saat malathion maruziyetinin sonunda G. pulex örnekleri alındı. Alınan örneklerde AChE enzim aktivitesi ve protein düzeyi belirlenerek, spesifik AChE enzim aktivitesi hesaplandı. Malathionunun sublethal konsantrasyonları G. pulex'te AChE aktivitesininin zamana bağlı artan inhibisyonuna neden oldu. 0.1 mg l-1 malathion konsantrasyonuna maruz kalan grupta, AChE'nin inhibisyonu, kontrol ile karşılaştırıldığında, 24 saatte %50 ve 48 saatte %74 olarak tespit edildi. Benzer şekilde, 0.2 mg l-1 malathion konsantrasyonuna maruz kalan grupta da kontrol ile karşılaştırıldığında sırasıyla 24 ve 48 saatte % 60 ve % 68 AChE inhibisyonu gözlendi. Sonuç olarak, G. pulex'in malathiona 24 ve 48 saat boyunca maruz kalması AChE aktivitesinin yüksek oranda inhibe edilmesine neden olmuştur. Ayrıca, sonuçlar G.pulex'teki % 74'e kadar AChE inhibisyon seviyelerinin akut ölüme neden olmadığını ve G. pulex'teki AChE aktivitesinin ölçümünün akut malathion maruziyetinin ve etkilerinin biyobelirteci olacağını göstermektedir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Evaluation of a context-based problem by pre-service elementary school mathematic teachers by using benckert criteria

    İlhan, Aziz; Akın, M Faysal

    This research aims to study pre-service elementary school mathematics teachers’ evaluation of a problem suitable for context-based learning. In this regard, pre-service elementary school mathematics teachers evaluated a given problem according to the principles of Benckert (1997) and expressed their opinions accordingly. Therefore, the case study method, which includes quantitative and qualitative data, was used in the study. In the study, Context-Based Problem Evaluation Form (CBPEF) developed by the researchers was used as a data collection tool. Quantitative data of the research were evaluated by using descriptive statistics, and qualitative data were evaluated by the content analysis method. The participants of the study are 24 (17 female, 7 male) students who study in the Elementary School Mathematics Teacher Education Department of Education Faculty of a medium-sized university located in Turkey's Southeast Anatolia during the 2017-2018 spring semester. As a result of the analysis of the research data, pre-service elementary mathematics teachers’ question sentences about the problem and the concepts that were accomplished in mathematics were determined. In addition, as a result of the answers given by pre-service elementary mathematics teachers, it has been concluded that the problem is in compliance with the context-based learning principles, and the candidates believe that the problem will contribute to teaching mathematics. Within the framework of the findings obtained in the study, it was proposed to explore the effects of context-based learning and non-context-based learning on variables such as success, encouragement, and motivation.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Investigation of influence of concrete material models on cyclic inelastic response of a concrete filled composite plate shear wall

    Polat, Erkan

    A previously benchmarked finite element model of a previously tested compositeplate shear wall-concrete filled (C-PSW/CF) was used to investigate the influence ofthree concrete material models on in-plane cyclic inelastic wall response, using LSDyna. The concrete material models considered were the Winfrith, KCC and CSCM, allavailable in LS-Dyna. Wall moment hysteresis, using the three concrete materialmodels, were obtained and compared. Individual contribution of the steel and concrete to total base moment was investigated for each wall with the three concrete material models. The numerical results obtained using the KCC and CSCM were comparedagainst the benchmarked results obtained using the Winfrith concrete material model.Moment contribution of the steel web and the steel boundary on total base moment ofthe steel part of the wall and moment contribution of the concrete web and concreteboundary on total base moment of the concrete part of the wall were individuallyinvestigated. The wall models with the KCC and CSCM concrete models were observed to cannot capture wall pinching which was captured by the Winfrith concretemodel. The wall strength was overpredicted by the CSCM concrete model and predicted reasonably by the KCC concrete model. Average axial stress distribution of theinfill concrete was obtained to investigate wall neutral axis and the maximum attained concrete strength using the three concrete models. Concrete axial stress distribution showed some level of confinement for the concrete models considered.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Hematopoetik Kök Hücre Alıcılarının Taburculuk Aşamasında Öğrenme Gereksinimleri

    Ister, Emine Derya; Serin, Emine Kaplan; Bayir, Berna; Erkurt, Mehmet Ali

    Bu araştırma, hematopoetik kök hücre nakli uygulanan hastaların taburculuk aşamasında öğrenme gereksinimlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’de bir üniversite hastanesinin Kök Hücre Nakil Ünitesinde 2018 yılında nakil olan 100 hasta oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Hasta Bilgi Formu” ve “Hasta Öğrenme Gereksinimleri Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada veriler hasta taburcu olamadan 2-48 saat önce toplanmıştır. Hastaların ölçek toplam puan ortalaması 212.93±29.37 olup, hastaların genel olarak öğrenme gereksinimleri yüksektir. Tedavi ve Komplikasyonlar alt boyut puan ortalaması 4.40±0.61 olup hastaların öğrenme gereksinimlerinin en yüksek olduğu boyuttur. Bunu sırasıyla yaşam kalitesi, ilaçlar, yaşam aktiviteleri, toplum ve izlem, cilt bakımı ve duruma ilişkin duygular izlemektedir. Ölçek toplam puan ortalamasını cinsiyet, medeni durum, çalışma durumu, mevcut kronik hastalık, eğitim düzeyi, nakil tipi etkilememektedir (p>0.05). Hematopoetik kök hücre nakli uygulanan her hastanın öğrenim gereksinimlerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Investigation of midwifery and nursing students' attitudes towards evidence-based nursing

    Serin, Emine Kaplan; Dal, Nursel Alp; İkde Öner, Özlem

    The objective of this study is to explore the midwifery and nursing students’ attitudes towards evidence-based nursing. The sample of this descriptive and cross-sectional study included 626 undergraduate students studying midwifery/nursing at a state university in the Eastern Anatolia Region of Turkey. The data were collected using the “Descriptive Form for Students” and the “Evidence-Based Nursing Attitude Questionnaire (EBNAQ).” The mean total score of the students in EBNAQ was 55.46±9.92, their mean score in the subscale “Beliefs and Expectations About Evidence-Based Nursing” was 27.24±5.87, their mean score in the subscale “Evidence-Based Practice Intention” was 13.83±3.00, and their mean score in the subscale “Sentiments on Evidence-Based Nursing” was 14.38±4.01. A significant relationship was determined between gender, academic year of study, liking the profession, doing research, duration of internet usage and duration of medical information acquisition and the mean total scores in EBNAQ (p<0.05). The results demonstrated that the students had highly positive attitudes toward evidence-based practices. Determination of the attitudes of students regarding evidence-based practices will help development of strategies towards increasing evidence-based midwifery and nursing practices through education.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2020
    Healthy Lifestyle Behaviours, Quality of Life and Motivational Interviews in the Menopausal Period

    Orhan, Ilksen; Yağmur, Yurdagül

    Menopause, as one of the important turning points of women's life, is the permanent cessation of menstruation by the result of the loss of ovarial functions with the marked decrease in estrogen production in ovaries. It is known that, women in the menopausal period experience at least one of the symptoms caused by hormonal changes. Providing information about menopause to the women in the menopausal period by the healthcare professionals who have received special training, and providing health education and counseling to meet the basic needs of women will contribute in improving the healthy lifestyle behaviours of women and increasing their quality of life. Motivational interviews are an alternative communication technique that can be used to cope with menopausal complaints and to improve the quality of life by developing a healthy lifestyle for menopause. Nurses’ alternative communication technique usage by using their educational, counselor, researcher, practitioner and supportive roles is very important in solving the problems of women in the menopausal period. For this reason, in the review, the conceptual framework regarding motivational interviews in supporting healthy lifestyle behaviours and quality of life has been examined in line with the literature.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex16TR Dizin1
    TR Dizinİncele