Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    A New Method Based on Extracting, Combining and Selecting Deep Features from Natural and Synthetic Data for Classification of Grapevine Leaf Species

    Sengur, Abdulkadir; Ergen, Burhan; Doğan, Gürkan; Imak, Andac

    In recent years, the production and consumption of grapevine leaves containing rich minerals, dietary fiber and vitamins has been intensively realized in Turkey. However, the demand for stuffed food made from grapevine leaves in the convenience food sector increases the export opportunities to different countries In commercial agricultural activities such as this, it is important to determine quality standards for sustainable marketing. Researchers have made positive progress with deep learning in smart farming applications. In this study, we propose a new method for recognizing the type of grapevine leaves to be used for consumption. In the proposed method, a dataset containing 500 images of 5 different grapevine leaf species, namely Ak, Ala Idris, Büzgülü, Dimnit and Nazli, was used. From these images, 3500 images were obtained with data augmentation techniques. In addition, a dataset consisting of more detailed textures was obtained by applying the ESRGAN model to the obtained images. VGG 19 deep learning model was used to extract features from these images. The features obtained from the two separate data sets were combined. In this way, a hybrid feature extraction model was created. The best 175 feature subsets were selected using the PCA algorithm. Finally, 96.14% accuracy was calculated using a Support Vector Machine (SVM) for classification of the obtained features.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex10TR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Toxic Elements from Critical Raw Materials Group in Ripe and Unripe Tomatoes in A Contaminated Area: Accumulation and Potential Health Risk Assessment

    Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Öbek, Erdal

    Accumulation and health risk assessment of cobalt (Co), antimony (Sb), vanadium (V), and lanthanum (La) in tomatoes growing in an area contaminated with municipal wastewater were investigated. For this aim, tomatoe samples were taken and sepertaed into root, stem and leaf parts. Co, Sb, V and La concentrations were detected in plant organs. The arrangement of the elements in the root, stem, and leaf of ripe and unripe tomatoes was V>Co>La>Sb. According to total element values in the ripe and unripe tomatoes; the highest values were 23±1.1 mg/kg and 35±1.7 mg/kg for V, respectively. Co, Sb, V, and La values accumulated by ripe and unripe tomatoes were determined as 24.65 and 25.6 times for Co, 1.8 and 2.7 times for Sb, 46 and 70 times for V and 4.4 and 6.15 times for La, respectively when compared with control. Total Co, Sb, V, and La were male

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2022
    Suruç’ta (Şanlıurfa-Türkiye) Bazı Gıda Bitkilerin Geleneksel Kullanımları

    Akan, Hasan; Cakilcioglu, Ugur; Yalçın, Serhan

    Bu araştırma 2019-2020 yılları arasında yaklaşık iki yıllık bir sürede, Suruç ilçesi (Şanlıurfa) ve çevresindeki bazı köylerinde yaşayan insanların kullandığı yabani gıda bitkilerin tespit edilmesi için yapılmıştır. 44 kaynak kişi ile yapılan görüşmelerde 27 familyaya ait 64 takson tespit edilmiştir. Görüşme yapılan kişilerin demografik bilgileri, gıda amaçlı kullandıkları bitkilerin yerel adları ve bilimsel adları, kullanılan bitki kısımları ve bitkileri hazırlama yöntemleri kayıt edilmiştir. Bölge halkının kullandığı bitkilerin Harran Üniversitesi herbaryumunda teşhisleri yapılmış ve herbaryum materyalihalinegetirilmiştir.Bitkitaksonlarınfamilya,bilimselveyöreseladları,bitkilerin kullanımşekillerivekullanımdeğerleri(UV)hesaplanaraktablohalindesunulmuştur.Bölgede yaptığımızaraştırmadaençoktaksoniçerenfamilyalarşöyledir;Asteraceae10takson(%16), Lamiaceae 10 takson (% 16), Malvaceae 5 takson (% 8), Brassicaceae 4 takson (% 6), Fabaceae 4 takson (% 6), Apiaceae 3 takson (% 5), Rosaceae 3 takson (% 5), en çok takson içeren cinsler ise; MenthaL.3takson, CrocusL., EuphorbiaL., MalvaL., PapaverL., SalviaL.ise2takson içermektedir. Gıda bitkileri en çok gövdesi soyulduktan sonra yenilir, yaprakları salata yapımında kullanılır,salçalı,pirinçli,yumurtalıyemeğiyapılır,baharatolarakkullanılırveçayolarak demlenip içilir. Gıda amaçlı en çok kullanılan bitki parçaları; toprak üstü, yaprak, gövde, kök ve meyvegibiorganlardır.Suruçilçesindebazıkültürvedoğalyetişenbitkilergıdaamaçlı kullanılmaktadır. Literatür araştırmamızda, Suruç ilçesinde kullanılan gıda bitkileri ülkemizin farklı bölgelerinde gıda ve tıbbi amaçlı kullanıldığı görülmüştür.

  • MakaleAçık Erişim2022
    An Ethnobotanical Research on Plants Used for Food Purposes in Bigadiç (Balıkesir-Turkey)

    Cakilcioglu, Ugur; Satıl, Fatih; Tanaydın, Gökhan

    In this study, the ethnobotanical properties of the plants used by the local people for food in Bigadiç province were investigated. The study was carried out in fifteen rural neighborhoods and two district markets. A total of 104 resource persons, 76 men and 28 women, were interviewed. These plants, which are used among the people, were also identified and collected in their natural environments and their herbariums were made. As a result of the research, it was determined that a total of 51 taxa belonging to 26 families in the region were used for food purposes. The first five families of plants used as food are as follows: Rosaceae (18%), Lamiaceae (12%), Cucurbitaceae (7%), Fabaceae (7%), Moraceae (7%) and others (%41). The first five genera, which are most commonly used by the public, are listed as follows: Triticum (21), Sesamum (19), Origanum (17), Portulaca (14) and Vitis (14). Mostly fruit/seed (32), leaf (17) and root/stem (3) parts of these plants are used by the public. In the study, the plants that people use as food mostly; eating in the kitchen (22), fruit and fruit juice (21), spice (7), medicinal tea (5), oil (4) and molasses/jam (3). As a result of the study, more diversity was observed in the use of wild plants as food, especially in rural.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex7TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Ballakayati’nin (Erbil - Kuzey Irak) Yabani Gıda Bitkileri HakkındaGeleneksel Bilgiler

    Çakılcıoğlu, Uğur; Behçet, Lütfi; Kawarty, Awara Mohammed A.m.a.

    Bu çalışma, Ballakayati (Kuzey Irak - Erbil) ilçesinde yöre halkı tarafından gıda amaçlı kullanılan yabani bitkileri tespit etmeyi ve bu bitkilerin yerel adlarını ve kullanımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma 2016-2018 yılları arasında yaklaşık üç yıl boyunca gerçekleştirildi. Bu süre zarfında 62 bitki taksonu örneği toplandı. Bu çalışmada kullanılan bitkilerin literatür incelemesinde 59 taksonunun gıda amaçlı kullanıldığı tespit edilirken, literatür kayıtlarında üç bitkiye rastlanmamıştır. Yerel bitki isimleri, Kuzey Irak'taki yerel lehçelere göre farklılık gösterir. Yerel halk, ilçelerinde yetişen yabani bitkilerden yararlanmaktadır. Bu alanda yöre halkının 23 familyaya ait 62 taksonun gıda amaçlı kullandığı tespit edildi. En önemli gıda bitkileri Juglans regia L., Allium ampeloprasum L., Prunus dulcis (Mill.) D.A.Webb. Ayrıca gıda amaçlı kullanılan bitkiler kurutulup kış aylarında kullanılmak üzere depolanmaktadır. Bu alanda tespit ettiğimiz Carduus pycnocephalus L., Smyrnium cordifolium Boiss., Epilobium hirsutum L. gıda kullanımı ilk kez kayıt altına alındı. Bu çalışmada bu bitkilerin farklı kullanım şekilleri gözlemlenmiştir. Irak'ta etnobotanik çalışmaların sayısı giderek artmaktadır. Ancak, birçok yabani gıda bitkisinin geleneksel kullanımları henüz kaydedilmemiştir. Gıda güvenliği açısından yabani bitki taksonlarının yeterli bilgi olmadan kullanılmasından kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin yerel halka bildirilmesi gerekmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Öküzgözü ve Boğazkere Üzüm Çeşitlerine Ait Çekirdeklerin Yağ Asit Kompozisyonu Bakımından Karşılaştırılması

    Aydın, Sevinç; Karaca Sanyürek, Nesrin; Aritürk, Necmi

    Bu çalışmada, Elazığ bölgesinde yetiştiriciliği yapılan Öküzgözü ve Boğazkere üzüm çeşitlerinin çekirdek yağlarının kalite kriterlerinin belirlenmesi, yağ miktarı ve yağ asit kompozisyonu bakımından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Üzüm çekirdekleri doymamış yağ asitleri ve fenolik madde içerikleri bakımından oldukça zengindir. Bu özelliklerinden dolayı yemeklik yağ olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Çalışma, yöresel ticari olarak yetiştirilen iki kırmızı üzüm çeşidi olan Öküzgözü ve Boğazkere çekirdekleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu iki üzüm çeşidi, genellikle şaraplık olarak kullanılmaktadır. Şarap üretiminin yan ürünü olan üzüm çekirdeklerinin değerlendirilmesine olan ilgi son zamanlarda giderek artmaktadır. Tanımlanan yağ asitlerinin miktarları üzüm çeşitlere göre değişmektedir. Yaptığımız analizler sonucunda çekirdek yağlarının yağ asidi kompozisyonu; Miristik asit (0.36±0.02), Palmitik asit (20.45±0.67) ve Palmitoleik asit (5.80±0.10) miktarları karşılaştırıldığında, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerde, Öküzgözü üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Stearik asit (1.15±0.03), Oleik asit (19.40±0.4), Linoleik asit (54.75±0.69), α-linoleik asit (0.07±0.02) ve Gama-linolenik asit (0.24±0.01) miktarları karşılaştırıldığında ise Öküzgözü üzümlerine ait çekirdeklerde, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kırmızı Biber Tohumundan Ultrason Destekli Fenolik Ekstraksiyonunun Tepki Yüzey Metodu ile Optimizasyonu

    İnanç, A. Levent; Atalay, A. Burcu

    Bu çalışmada, kırmızı biberlerin işlenmesi sonucu atık ürün olarak elde edilen Kahramanmaraş kırmızı biber (Capsicum annuum L.) çekirdeklerinin içerdiği fenolik bileşenler, ultrason-destekli ve geleneksel çözücü ekstraksiyon yöntemleri ile ekstrakte edilmiştir. İki farklı ekstraksiyon yöntemi, toplam fenolik içerik ve antioksidan kapasite yönünden değerlendirilmiştir. Daha yüksek antioksidan kapasite ile maksimum toplam fenolik içeriği elde etmek amacıyla, fenolik ekstrakların, ekstraksiyon sıcaklığı (40, 50 ve 60 °C), ekstraksiyon süresi (20, 40 ve 60 dk.) ve çözücü hacmi (50, 75 ve 100 mL) aralığını içeren ultrason-destekli ekstraksiyon koşullarını optimize etmek için tepki yüzey yöntemi kullanılmıştır. Fenoliklerin ekstraksiyonuna, çözücü hacmi, ekstraksiyon sıcaklığı ve süresinin etkileri değerlendirilmiştir. Tepki yüzey yöntemi sonuçlarına göre, optimum koşullar, 51 °C ekstraksiyon sıcaklığı, 60 dakika ekstraksiyon süresi ve 50 mL çözücü hacmi olarak belirlenmiştir. Fenolik bileşenlerin ekstraksiyonu üzerine ultrason uygulamasının, geleneksel yönteme göre daha etkili olduğu görülmüştür.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Prediction of Citrus Fruits Production using Artificial Neural Networks and Linear Regression Analysis

    Kuvvetli, Yusuf; Göçmen, Elifcan

    Accurate and timely prediction of fruits production plays a significant role in the agriculture industry. Therefore, it is very important to predict of citrus fruits production. In this study, prediction the production amount of different citrus fruits for a city of Turkey (Adana) is aimed. Orange, mandarin and bitter orange are included as citrus products and the production amounts of ten years are used as dataset. Artificial neural network (ANN) and linear regression analysis are performed for predicting the production amounts. A feed forward neural network is proposed with regarding some inputs such as districts of Adana, product types, product specific plant area, average yield per tree, number of fruitless trees, number of fruit trees, total number of trees, population, inflation rate, total fruit area, temperature, average rainfall. The obtained results in which the R2 values are greater than 0.98 for all datasets show us that the proposed method can predict the production amount accurately regarding the input parameters.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kopolimerlerin Tuz Stresi Altındaki Mısır Bitkilerine Etkisinin Biyokimyasal Olarak İncelenmesi

    Torgut, Gulben; Beker Akbulut, Gülçin

    Bu araştırmada, biyobozunur özellik gösteren ve 4 farklı oranda sentezlenen poli(etilen oksit)-ko-(ε- kaprolakton) [poli(EO-ko-ε-CL)] kopolimerinin tarımda tuz stresine karşı cevabını incelemek için mısır (Zea mays L. cv. “72 May 99”) bitkilerine uygulama yapılmıştır. Mısıra, kopolimerler, 200 mM tuz (NaCl) çözeltisi ve hem kopolimerler hem de tuz çözeltisi birlikte uygulanarak kontrol gruplarıyla karşılaştırılmıştır. Kopolimerlerin ve tuzluluğun bitki gelişimine etkisini değerlendirmek için lipid peroksidasyonu, pigment ve toplam karbonhidrat içeriği gibi bazı biyokimyasal analizler yapılmıştır. Kopolimerlerin, klorofil içeriğinin yanı sıra lipid peroksidasyon içeriğinin bir ürünü olan malondialdehit (MDA) ve toplam karbonhidrat içeriği üzerinde de olumlu bir etkisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca mısır bitkisinde bu kopolimerlerden poli (EO-ko-ε-CL1:4)’ün, tuzluluğun zararlı etkilerinin önlenmesinde diğer kopolimerlerden daha etkili olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak, incelenen tüm parametrelerin tuz stresinden olumsuz etkilendiği görülürken, kopolimer uygulamasının tuz stresine cevapta olumlu etki oluşturduğu saptanmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Elektroşok uygulamalarının aşılı asma fidanı üretiminde fidan gelişimine etkileri

    Sanyürek, Nesrin Karaca; Çakır, Atilla; Söylemezoğlu, Gökhan; Odabaşıoğlu, M İlhan

    Dünyanın önemli üzüm üreticisi ülkelerinden biri olan ülkemiz, bu potansiyelini asma fidanı üretimineyeterince yansıtamamaktadır. Çeşitli ekonomik nedenlerin yanı sıra kayıt dışı ve sertifikasız asma fidanıüretimi, yetkin olmayan ve teknik bilgi eksikliği olan kişilerce üretim yapılması da asma fidanı üretimimiziolumsuz etkilemektedir. Aşılı asma fidanı ile yeni tesis edilen bağlardan kısa sürede ürün elde etmekhedeflenmektedir. Asma fidanı randımanı bu noktada önem kazanmakta ve yüksek randıman elde edenfidancılık işletmeleri asma fidanı üretimini karlı bir tarımsal üretim kolu olarak görmektedirler. Günümüzdeaşılı asma fidanı üretiminde randımanı arttırmaya yönelik birçok teknik uygulanmakta ve yeni yöntemlergeliştirilmektedir. Bu çalışmada, 110R ve 1103P Amerikan asma anacı ile Trakya İlkeren ve TekirdağÇekirdeksizi üzüm çeşitleri kullanılarak oluşturulan aşı kombinasyonlarında fidan gelişimlerininarttırılmasına yönelik olarak aşılamadan önce çeliklere farklı sürelerde (kontrol–10–20 dakika) elektroşokuygulamalarının etkileri araştırılmıştır. Uygulamalara bağlı olarak aşılı çeliklerin katlama odasıperformansları ve fidanlık koşullarındaki vejetatif gelişimleri incelenmiştir. Elektroşok uygulama süresininartışına bağlı olarak katlamadan çıkarılan aşılı çeliklerin kalemlerindeki canlılık ve aşı noktasındaçepeçevre kallus oluşumunda azalış göstermiş ancak anacın dip kısmında kallus gelişiminin doğrusal olarakarttığı gözlemlenmiştir. İncelenen aşı kombinasyonları içinde en yüksek fidan randımanı (%78.95)110R/Tekirdağ Çekirdeksizi aşı kombinasyonunda 20 dakika elektroşok uygulaması sonucunda eldeedilmiştir. Her iki elektroşok uygulamasında da 110R anacının kullanıldığı aşı kombinasyonlarında fidanrandımanının kontrole göre artış göstermiş olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Phenolic Compounds and Antioxidant Activity of some Grape Varieties Grown in Tunceli Province

    Tahmaz, Hande; Sanyürek, Nesrin Karaca; Çakır, Atilla; Söylemezoğlu, Gökhan

    Research on phenolic compounds found in grapes and wines has gained importance in recent years due to their antioxidative properties. Trans-resveratrol, catechin, epicatechin, quercetin and the routine are known as antioxidants, anti-inflammatory and anticarcinogenic in human health. It is found especially in red grape varieties and red wines. This situation caused a noticeable increase in the consumption of grapes and their products. In the study, varieties of grapes cultivated in Tunceli province and processed for wine were used. But the phenolic compounds of these varieties are not yet known. The scientific analysis of these varieties should be made and marketing methods should be developed. This work, human health, winemaking which a part of Anatolia, Turkey and performing of promotion worldwide is intended to contribute to the provision of increased production. For this purpose, Yusufağa, Keşpir, Ulaş Siyahı, Koşkuran, Papaz Karası which is a kind of red grapes and Hasani which is a kind of white grape varieties grown in Tunceli province, was used as plant material. Total phenolic compound, total anthocyanin and antioxidant activity levels were compared in the extracts of shells and seeds of these varieties. According to the results of the research, the highest total phenolic compound was obtained from the Papaz Karası and Ulaş Siyahı grape varieties, and the highest amount of antioxidant was obtained from the Koşkuran variety.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex4TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Derin Yağda Kızartma Koşulunda Zeytin Fenolikleri ile Zenginleştirilmiş Ayçiçek Yağının Stabilitesi

    Atalay, Ayşe Burcu; Inanc, Ahmet Levent

    Ayçiçek yağı; zeytin meyvesi, zeytin yaprağı ve pirinadan ekstrakte edilen fenolik esktraktlarla derin kızartma işlemi için ayrı ayrı zenginleştirilmiştir. Her bir kızartma işleminde patatesler, 180±5°C'de 2 L zenginleştirilmiş ve zenginleştirilmemiş (kontrol) ayçiçek kızartma yağlarında aralıklı olarak 7 defa 250 gramlık setler halinde kızartılmıştır. Yağlardaki toplam fenol içeriği (başlangıçta 200 mg kg-1 yağ), kızartma sayısının artmasıyla azalmış, ancak 5 kızartma işleminden sonra kızartma yağlarında fenolik içerik belirlenememiştir. Serbest yağ asitleri ve peroksit değerleri önemli oranda artmış ve zeytin meyve ekstraktlı yağ, 7. kızartmadan sonra en düşük serbest yağ asitleri (%0,99 oleik asit cinsinden) ve peroksit değeri (37.11 meqO2 kg-1 yağ) içermiştir. Zeytin yaprağı, zeytin meyvesi, pirina ekstraklı yağ ve kontrol örneklerinin başlangıç antioksidan aktivite kapasiteleri son kızartmadan sonra oksidasyona bağlı olarak sırasıyla yaklaşık %69, %68, %60 ve %50'ye düşmüştür.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Kırmızı biber püresinin verim ve kalitesine mikrodalga ısıtmanın etkisi

    Bozkir, Hamza; Taştan, Özge; Baysal, Taner; Rayman Ergun, Ahsen

    Bu çalışmada kırmızı biber püresinin verim ve kalitesi üzerine konvansiyonel ısıtma tekniğine alternatif olarak mikrodalga ısıtma tekniği uygulanmıştır. Mikrodalga ısıtma uygulaması verim ve çıkış sıcaklığı cevap olacak şekilde yanıt yüzey metodu ile optimize edilmiştir. Mikrodalga ısıtma uygulamasının yanıt yüzey metodu ile optimum koşulları 900 W güç ve 6.52 rpm akış hızı olarak saptanmıştır. Bu optimum çalışma koşullarında verim ve çıkış sıcaklığı %76.76 ve 95 °C olarak bulunmuştur. Konvansiyonel ısıtma uygulaması da mikrodalga ısıtmada ulaşılan aynı sıcaklık derecesinde 95°C ve 9 dk olarak yürütülmüştür. Sonuç olarak mikrodalga ısıtma uygulaması ile verimde %8.07, pektin içeriğinde %17.75, C vitamin içeriğinde %20.6 artış saptanmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Akuaponik ve kapalı devre sistemlerde japon balığı (Carassius auratus) gelişiminin ve su kalitesi değişiminin incelenmesi

    Serdar Kapalıgöz

    Akuaponik sistemler uygulanabilir alternatif bir tarım yöntemi olarak son zamanlarda oldukça yaygınlaşmıştır. Birçok ülkede ve son yıllarda Türkiye'de bu sistem gelişen teknolojinin yardımıyla modern bir şekilde uygulanmaktadır. Bu sistemin kazandığı popülerlik ve uygulanabilirlik ışığında, bu tez çalışması yürütülmüştür. Bu çalışmada, Japon balığının (Carassius auratus) gelişimi akuaponik (APS) ve kapalı devre (sump filtre) (SFS) sistemlerde karşılaştırmalı olarak ele alınmış ve bu iki farklı filtre sisteminin su parametrelerine olan etkileri araştırılmıştır. APS'de roka (Eruca vesicaria) bitkisi kullanılmış, bu bitki mikroyeşillik olarak üretilmiştir. Bitkinin su kalitesine etkisi SFS ile kıyaslanarak sistemlerin filtrasyon verimlilikleri incelenmiştir. Canlı ağırlığı ortalama 1,76±0,03 gr olan Japon balıkları altı adet akvaryuma, her birine on beşer adet olacak şekilde stoklanmıştır. Roka tohumları üç gün suda bekletilip filizlendirilmiştir. Daha sonra her bir Akuaponik yatağına yaklaşık 200 adet tohum olacak şekilde serpme yöntemi ile tohumlar ekilmiştir. 60 gün süren çalışmada belirli periyotlarla NH3-N, NO2-N, NO3-N, PO4, bazı anyon ve katyon değerleri ölçülmüştür. Çalışma sonunda Japon balıkları APS'de ortalama 3,11±0,100 gr, SFS'de ise 3,07±0,103 gr canlı ağırlığa gelmiştir. Spesifik büyüme oranları ve yem dönüşüm oranları, APS ve SFS'de sırasıyla 0,94±0,024 - 0,93±0,014 ve 2,04±0,062 - 2,01±0,056 olarak hesaplanmıştır. Her iki grupta yaşama oranları %100 olarak kaydedilmiştir. Çalışma süresince hem APS'de hem de SFS'nde su kalitesi bakımından Japon balığının sağlığını ya da refahını olumsuz yönde etkileyebilecek kötü su koşulları yaşanmamıştır. Başlangıçta pH değerleri 8,5 düzeyinde iken deney sonuna doğru her iki sistemde de pH değeri düşme eğilimi göstermiştir. Bulgular nitrifikasyon işleminin hem APS'de hem de SFS'nde başarıyla gerçekleştiğini göstermektedir. Bununla birlikte, SFS'nde nitrifikasyon işleminin APS'e göre nispeten daha iyi çalıştığı görülmüştür. Çalışmada NH4 değerleri 30. günde APS'de 0,0054 NH4 mg/lt, SFS'de 0,0019 NH4 mg/lt olarak tespit edilmiştir. Deneme sonunda 60. günde ise APS'de 0,0033 NH4 mg/lt, SFS'de 0,0022 NH4 mg/lt olarak kaydedilmiştir. NH4 değerlerinde APS'de önemli oranda azalma, NO3-N değerlerinde ise 30. günden itibaren sürekli bir artışın olduğu görülmektedir. Bu sonuçlara göre roka filizlerinin yüksek pH ortamında NO3-N'u yerine daha çok NH4'u kullandığı tespit edilmiştir. Rokalar mikroyeşillik boyutu olan 3,78 cm boya 20 günde gelmişlerdir. Takip eden günlerde yüksek pH nedeniyle roka filizlerinin gelişim hızında yavaşlama gözlemlenmiştir. Genel olarak bakıldığında, tez çalışmasına konu olan Japon balığı - roka APS'nin su kalitesini optimal koşullarda tutma konusunda SFS ile benzer olduğu, Japon balığının gelişimi ve yaşama oranı üzerine olumsuz bir etkisinin olmadığı ve roka bitkisinin mikroyeşillik olarak üretiminin mümkün olduğu görülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2017
    Present Status of Viticulture in Mardin, Nusaybin Province, its Problems and Possible Solutions

    Sanyürek, Nesrin Karaca; Çakır, Atilla; Ay, Şilan; Karakaya, Ersin

    This study was conducted in 100 vineyard enterprises representing Mardin Nusaybin district. Data are obtained by questionnaire from 100 producers. In the light of the data gathered in the study it was aimed to determine of the educational status, age, bond business conditions and the size of the organization. According to the results of the questionnaire, it was determined that the level of education for producers dealing with vineculture in that district was low (69.0 % primary school). The average age of the surveyed manufacturers 54.2 and 37 % of the vineyard area 's are found to be under 20 da. Viticulture is done as a family business in the region. All of the surveyed manufacturers vineyards "other" (except for the cordon, guyot and pergola) training system that uses rate of 58.0 % and finishing system "is recommended because it stated that they preferred. Producers are determined who are not members of the cooperatives or the union. As a result; it is necessary to take a series of measures issues such as old ties, making viticulture in arid conditions and the growing viticulture techniques known enough in the province of Nusaybin in Mardin.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016Scopus SJRQ3
    Determination of Drying Kinetics of Tunceli Garlic with Microwave Drying Technique

    Yoğurtçua, Hakan

    Bu çalışmada, mikrodalga tekniği kullanılarak 90-600 W mikrodalga çıkış gücü aralığında 4 mm kalınlıktaki Tunceli sarımsağı (Allium tuncelianum) dilimlerinin kuruma kinetiği incelenmiştir. Deneysel verileri temsil etmek için on adet matematiksel model kullanılmıştır. Bu modellere uygunluğu gösteren determinasyon katsayısı (R2 ), ortalama hata kareleri karekökü (root mean square error, RMSE), ki- kare (?2 ) ve yüzde hata (% E) değerleri belirlenmiştir. Determinasyon katsayısı (R2 ) değerlerinin 0.9440-0.9993 aralığında değiştiği görülmüştür. Midilli et al modeli deneysel verileri temsil eden en iyi model olarak belirlenmiştir. Mikrodalga çıkış gücündeki (P) artma ile kuruma hızı artarken örnek kütlesindeki (m) artma ile kuruma hızının azaldığı görülmüştür. Farklı örnek kütleleri için etkin difüzyon katsayıları (Deff) ve kuruma hız sabitleri (k) 90 W mikrodalga çıkış gücünde belirlenmiştir. Hem kuruma hız sabitleri hem de etkin difüzyon katsayıları için Arrhenius tipi exponansiyel bir eşitlik kullanılarak aktivasyon enerjisi belirlenmiştir. Etkin difüzyon katsayılarından ve kuruma hız sabitlerinden aktivasyon enerjileri sırasıyla 3.85 W g-1 ve 3.99 W g-1 olarak belirlenmiştir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2013Scopus SJRQ4
    Gıdaların coğrafi işaretlenmesi

    Aktaş, Rind Kürşat; Dikici, Abdullah; Koluman, Ahmet

    Geleneksel gıdaların üretiminde sürdürülebilirliğin en önemli teminatlarından birisi ürünlerin coğrafi etiketlenmesidir. Coğrafi etiketleme, Avrupa Birliği (AB) üyesi ve aday ülkelerde yaygın olarak işleme konulmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, birçok farklı ürünü ile coğrafi etiketleme işlemlerine başlamıştır. Dünyada yeni önem kazanan coğrafi işaretlemenin ülkemizde de yaygınlaşması için, farkındalığın oluşturularak biran önce geleneksel ürünlerimizde coğrafi etiketlenmiş ürün sayısının arttırılması gerektirmektedir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Sultani çekirdeksiz üzüm çeşidinin farklı amerikan asma anaçları ile aşı tutma oranının belirlenmesi

    Sanyürek, Nesrin Karaca; Çakır, Atilla; Söylemezoğlu, Gökhan; Baral, Çağrı; Sidfar, Mina

    Özet: Bu araştırma, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünde 2008 ve 2009 yılları arasında yapılmıştır. Denemede Sultani çekirdeksiz üzüm çeşidinden alınan aşı kalemleri ile 8 Amerikan asma anacı (1616C, 1103P, 140Ru, 110R, 99R, 41B, 5BB ve SO4) dan alınan çelikler kullanılmıştır. Masa başında omega aşı makinesiyle aşılama işlemi gerçekleştirilmiştir. Denemede; gözde sürme, kallus oluşumu, dip kök ve boğaz kök oluşumu tespiti yapılmıştır. 8 Amerikan asma anacı ve Sultani Çekirdeksiz üzüm çeşidinin kullanıldığı bu çalışmada boğaz kök oluşumu yüzdesi % 59.38 ile en yüksek SO4 anacında gerçekleşirken bunu % 37.50 ile 41B ve % 33.34 ile de 1616C anaçları izlemiştir. En düşük boğaz kök oluşumu ise % 13.54 ile 5BB anacında gerçekleşmiştir. Dip kök oluşumu bakımından en yüksek değer % 95.84 ile 110R anacında gözlenirken bunu % 71.88 ile 99R ve % 68.78 ile de SO4 anaçları izlemiştir. En düşük dip kök oluşumu ise % 27.09 ile 1616C anacında gerçekleşmiştir. Süren göz sayısı bakımından en yüksek değeri % 47.92 ile 41B anacında gözlenirken, en düşük süren göz % 27.08 ile 1616C anacında gerçekleşmiştir. Çepeçevre kallus oluşumu yüzdesi % 82.29 ile 5BB anacında gerçekleşirken, en düşük çepeçevre kallus oluşumu % 4.8 ile 99R anacında gerçekleşmiştir. Yapılan söz konusu çalışma sonucunda dip kök oluşumu, boğaz kök oluşumu, süren göz sayısı ve çepeçevre kallus oluşumu bakımından en yüksek değerleri uygulama sırasıyla, SO4, 110R, 41B ve 5BB Amerikan asma anaçlarından elde edilmiştir.

    AtıfTR Dizin14
    TR Dizinİncele