Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Milk Production Curves Obtained from Cows Raised in Türkiye According to Years and Determination of Production Differences with the Help of Cluster Analysis and Friedman Test

    Çimen, Murat; Güven, Alper

    In the study, cluster analysis and Friedman tests were used to create curves for cow milk yields in Türkiye between 2010-2023 and to determine yield differences. For this purpose, milk yield records obtained from TUIK for the years in question were used. Since data before 2010 could not be accessed, 2010 was taken as the starting date. When the figures obtained in the study are examined, it is striking that the years generally show similar curves. These curves generally show a decrease from January to February, then an increase until May. Milk yield values, which reach their peak in May, decrease again until November. After this month, a new increase is noted in December. The months showing maximum and minimum values in the graphs of 2016 and 2017 are different. Therefore, different curves were obtained for these years compared to other years. When the curves of all years, cluster analysis and Friedman test results are examined in general, it can be said that the highest production was determined in May and the lowest production in November. The reason for these differences should be investigated for the years 2016 and 2017, when different curve results were obtained. The findings of this study are important in terms of providing preliminary information for those who will conduct model studies on milk production in our country. In addition to the evaluation of curve graphs, it has been seen from the research findings that different statistical techniques such as cluster analysis and Friedman test give effective results in this type of data. Both cluster analysis and Friedman test methods are test methods that can be used safely in new studies where curve graphs will be made.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2024
    Experimental Investigation of Rejuvenated Asphalt Mixtures Using Bio-Oils from Different Biomass Sources

    Altundoğan, Hamdi Soner; Furtana, Beyza; Yılmaz, Mehmet

    Asphalt mixes containing Recycled Asphalt Pavement (RAP) materials are generally harder than traditional mixes. Different rejuvenators are used to soften recycled asphalt pavement by reducing this hardness. In this study, recycled asphalt pavement was added to bituminous hot mixtures at 3 different rates (25%, 50% and 75%). To rejuvenate bituminous hot mixtures containing RAP, three different rejuvenators (pine cone, olive pomace and wheat straw) were added to the mixtures. This study investigated the effect of asphalt mixtures containing RAP and rejuvenator on the mechanical properties. Marshall test and moisture damage test were performed to examine the mechanical properties of asphalt mixture samples. As the bio-oil content in asphalt mixtures increases, the stability values of the mixtures decrease. As the bio-oil ratio in asphalt mixtures increases, tensile strength (TS) values decrease in both unconditioned and conditioned mixtures. While the increase in bio-oil reduces the tensile strength ratio, the shrinkage ratio of mixtures prepared with RAP increases. The bio-oil derived from pomace has been identified as the most effective rejuvenator among those tested.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ziraat Odasına Bağlı Çiftçilerin Karşılaştıkları Tehlike ve Risklerin Sağlık Algısına Etkisi

    Dokuzcan, Deniz Aslı; Yeşiltepe, Akgün; Karadağ, Gülendam; Ozturk, Aygul

    Bu araştırma, ziraat odasına bağlı çiftçilerin karşılaştıkları tehlike ve risklerin sağlık algısına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir ilin ziraat odasına bağlı 366 çiftçi oluşturmuştur. Veriler tanımlayıcı form ve sağlık algısı ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Student t testi, One Way ANOVA, Pearson korelasyon, çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Post-hoc testlerden Bonferroni ve Tamhane analizi yapılmıştır. Sağlık Algısı ölçeğinin ortalaması 49.68±7.14’dir. Çiftçilerin; yaşı, eğitim durumu, sosyal güvencesi, yaşanılan yer, aile tipi, sağlığı düşünme durumu, ilaç kullanımı ile sağlık algısı ölçeği arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Sosyo-demografik değişkenler, çiftçilerin sağlık algısından elde ettiği puanlarında meydana gelen değişikliğin %34’ünü açıklamaktadır (R²=0.343). Ayrıca; 10 kg üstü ağırlık taşıma ve kaldırma, tarımsal ilaç ve toza maruziyet, çalışırken dikkat kaybı, kişisel koruyucu donanım kullanımı, iş sağlığı güvenliği eğitimi alma ve iş kazası geçirme göre sağlık algıları farklılaşmaktadır (p<0.05). Çiftçilerin, sağlık algısı düzeyi orta düzeydedir. Çiftçilerin sağlık algılarını artırmak için toplumsal temelli farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Kırklareli İlinden Elde Edilen İnek Sütünün Yağ Oranlarının Avrupa Birliği ve Türkiye Standartlarına Uygunluğunun Belirlenmesi

    Çimen, Murat; Atalay, A. Burcu

    Bu çalışmada, yaz sezonunda Kırklareli ilinde yetiştirilen ineklerden elde edilen sütün toplam yağoranının Avrupa Birliği (AB) referans değerlerine ve Türk Standartlarına (TS) uygunluğunun belirlenmesiamaçlanmıştır.Bu amaçla elde edilen yağ ortalamaları her iki standart için gerekli olan referans değerlerle tekörnek T-testi yardımıyla karşılaştırılmıştır.Kırklareli ilinden elde edilen sütün yağ içeriğinin AB ve TürkStandartlarına uygun olmadığı tespit edilmiştir.Söz konusu standartlarda belirtilen minimum düzeyin altındaortalama bir değerin (AB referans değeri en az % 3.6, TS referans değeri en az % 3.5) elde edildiği görülmüştür(P <0.01).Kırklareli ilinden yaz sezonu boyunca elde edilen inek sütünün yağ ortalaması (% 3.02) Türkiye ve ABstandartlarına göre süt ve süt ürünleri üretimi için uygun ve ekonomik olmadığı bulunmuştur. Bu dezavantajıortadan kaldırmak için Türkiye'nin Kırklareli İlinde yetiştirilen ineklerin süt yağ oranını artırmak için uygunyemleme programları hazırlanmalı ve çevresel koşullar göz önüne alınmalıdır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleYalnız künye2018
    Elektroşok uygulamalarının aşılı asma fidanı üretiminde fidan gelişimine etkileri

    Sanyürek, Nesrin Karaca; Çakır, Atilla; Söylemezoğlu, Gökhan; Odabaşıoğlu, M İlhan

    Dünyanın önemli üzüm üreticisi ülkelerinden biri olan ülkemiz, bu potansiyelini asma fidanı üretimineyeterince yansıtamamaktadır. Çeşitli ekonomik nedenlerin yanı sıra kayıt dışı ve sertifikasız asma fidanıüretimi, yetkin olmayan ve teknik bilgi eksikliği olan kişilerce üretim yapılması da asma fidanı üretimimiziolumsuz etkilemektedir. Aşılı asma fidanı ile yeni tesis edilen bağlardan kısa sürede ürün elde etmekhedeflenmektedir. Asma fidanı randımanı bu noktada önem kazanmakta ve yüksek randıman elde edenfidancılık işletmeleri asma fidanı üretimini karlı bir tarımsal üretim kolu olarak görmektedirler. Günümüzdeaşılı asma fidanı üretiminde randımanı arttırmaya yönelik birçok teknik uygulanmakta ve yeni yöntemlergeliştirilmektedir. Bu çalışmada, 110R ve 1103P Amerikan asma anacı ile Trakya İlkeren ve TekirdağÇekirdeksizi üzüm çeşitleri kullanılarak oluşturulan aşı kombinasyonlarında fidan gelişimlerininarttırılmasına yönelik olarak aşılamadan önce çeliklere farklı sürelerde (kontrol–10–20 dakika) elektroşokuygulamalarının etkileri araştırılmıştır. Uygulamalara bağlı olarak aşılı çeliklerin katlama odasıperformansları ve fidanlık koşullarındaki vejetatif gelişimleri incelenmiştir. Elektroşok uygulama süresininartışına bağlı olarak katlamadan çıkarılan aşılı çeliklerin kalemlerindeki canlılık ve aşı noktasındaçepeçevre kallus oluşumunda azalış göstermiş ancak anacın dip kısmında kallus gelişiminin doğrusal olarakarttığı gözlemlenmiştir. İncelenen aşı kombinasyonları içinde en yüksek fidan randımanı (%78.95)110R/Tekirdağ Çekirdeksizi aşı kombinasyonunda 20 dakika elektroşok uygulaması sonucunda eldeedilmiştir. Her iki elektroşok uygulamasında da 110R anacının kullanıldığı aşı kombinasyonlarında fidanrandımanının kontrole göre artış göstermiş olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ3
    Effects of conventional and organic rearing systems and hen age on oxidative stress parameters of blood and ovarian tissues in laying hens

    Benzer, Fulya; Baykalır, Yasin; Erişir, Mine; Şimşek, Ülkü Gülcihan

    Bu çalışmada yetiştirme sistemleri ve tavuk yaşının, tavukların serum ve yumurtalık dokusundaki bazı oksidatif stres parametreleri üzerine etkileri incelendi. Bu amaçla 30 ve 60 haftalık yaşta, iki farklı sistemden (konvansiyonel kafes ve organik) toplam 48 adet ticari yumurtacı hibrit olan Bovans White kullanıldı. Kesim işlemini takiben tavukların serum ve yumurtalık dokuları toplanarak, malondialdehid (MDA), glutatyon (GSH), glutatyon peroksidaz (GSH-Px) ve katalaz (CAT) düzeyleri belirlendi. Konvansiyonel kafeste yetiştirilen hem 30, hem de 60 haftalık tavukların serum MDA düzeyleri önemli derecede yüksek bulundu (P<0.05). Konvansiyonel kafeste GSH-Px aktivitesi düşük, aksine CAT aktivitesi önemli düzeyde yüksek tespit edildi (P<0.05). Tavuk yaşı serum MDA, GSH, GSH-Px ve CAT düzeylerini etkilemedi (P>0.05). Buna ek olarak, serumda, yetiştirme sistemi ve tavuk yaşı arasında önemli bir etkileşim bulunmadı (P>0.05). Konvansiyonel sistemdeki tavukların yumurtalık dokusunda MDA (P=0.010) ve GSH (P<0.01) seviyeleri önemli düzeyde yüksek bulunurken, GSH seviyesi 60 haftalık yaşta arttı (P<0.01). GSH-Px ve CAT aktiviteleri gruplar arasında benzer çıktı (P>0.05). Yetiştirme sistemi ve tavuk yaşı arasındaki etkileşim yumurtalık dokusunda CAT aktivitesini etkiledi (P<0.05). Sonuç olarak, konvansiyonel bataryalı kafesler, lipid peroksidasyon ve MDA düzeylerinin artmasıyla ilişkili olarak tavuklarda oksidatif strese neden oldu. Bu sistemde MDA'nın azalmasında rol oynayan antioksidan enzimler yetersiz kaldı. Oksidan/antioksidan dengesi 30 ve 60 haftalık yaşlarda tavuk organizması tarafından kurulabildi ve dolayısıyla dokuların MDA düzeyleri yaştan etkilenmedi

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2011
    Yoncanın toklularda kas ve kuyruk yağ dokularındaki retinol, a-tokoferol ve kolesterol düzeyleri üzerine etkisi

    Seven, Pinar Tatli; Gürdoğan, Fuat; Benzer, Fulya; Erişir, Zeki; Seven, Ismail; Bahşi, Muammer; Özçelik, Mehtap; Kılınç, Ünal; Ökkeş; Yılmaz, Okkes

    In this study, the effects of fresh, ensiled or dried alfalfa on retinol, a-tocopherol and cholesterol levels in yearling sheep were investigated. In the study, 40 Akkaraman male yearling sheep, 4 months of age and an average body weight of 21 kg, were used. All diets used in the present study were prepared as isonitrogenous and isoenergetic. The alfalfa forms used in rations composed the experimental groups. With regard to groups were fed with wheat straw as roughage was Control group (C-Group) or fed with fresh alfalfa was AF group, ensiled alfalfa was AS group and dried alfalfa was AD group. Retinol levels in muscular and tail adipose tissue were found to be higher in alfalfa feeding groups compared to control group. The highest a-tocopherol level in deltoideous muscle tissue was detected in AF group. Cholesterol levels in muscular and tail adipose tissue were found to be lower in alfalfa feeding groups compared to control group.As a conclusion it can be said that, decrasing cholesterol levels in yearling sheep by feeding with alfalfa, is extremely important for human beings that consume red meat, as it can reduce the risk of coronary heart diseases.