Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gul, Muhammet(19)
- Celik, Erkan(9)
- Topal, Murat(8)
- Yucesan, Melih(8)
- İlhan, Aziz(8)
- Danabas, Durali(7)
- Kaya, Sema Kayapinar(7)
- Mete, Suleyman(7)
- Serin, Faruk(7)
- Arslan Topal, E. Işıl(6)
- Ates, Mehmet(6)
- Ceyhan, Muhammed(6)
- Erguven, Gokhan Onder(6)
- Erisir, Mine(6)
- Kutlu, Banu(6)
- Yildirim, Ozal(6)
- Benzer, Fulya(5)
- Kahraman, Gökhan(5)
- Sabanci, Serdal(5)
- Talo, Muhammed(5)
- Öbek, Erdal(5)
- Akkurt, Nevzat(4)
- Aksu, Onder(4)
- Alataş, Mevlüt(4)
- Altı, Aziz(4)
- Aslaner, Recep(4)
- Bayrakdar, Cihan(4)
- Boydak, Merve(4)
- Caliskan, Abuzer(4)
- Dal, Murat(4)
- Ertit Tastan, Burcu(4)
- Gömleksiz, Mehmet Nuri(4)
- Icier, Filiz(4)
- Ince, Muharrem(4)
- Kandemir, Fatih Mehmet(4)
- Orhan, Ahmet(4)
- Ozer Kaya, Seyma(4)
- Pullu, Emine Kübra(4)
- Serdar, Osman(4)
- Serin, Emine Kaplan(4)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Hidrolik santrallerde titreşim analizi ve titreşim arızaları için çözüm yöntemleri
Osman Özdemir
Vibrasyon bütün döner makinelerde olduğu gibi hidroelektrik santrallerde de büyük önem arz etmektedir. Normal vibrasyon değerleri dışında çalışan bir makinede arızanın hangi kısımda oluşacağını tahmin etmek çok zordur. Ayrıca oluşan arızalar hidroelektrik santrallerin ünitelerine büyük hasarlar vererek uzun süre enerji üretimini engelleyebilir. Bu nedenle türbin-jeneratör ünitelerinde vibrasyon şiddetini izlemek ve oluşan vibrasyonun kaynağını tespit ederek önlemler almak makine için hayati önem taşımaktadır. Bu çalışmada, hidroelektrik santrallerde vibrasyon oluşumunun nedenleri araştırılmıştır. Vibrasyonun temel olarak üç dengesizlikten meydana geldiği ifade edilmiştir. Bunlar dinamik, hidrolik ve manyetik dengesizliklerdir. Bu dengesizliklerin hidroelektrik santrallere verdiği zararlar incelenmiş ve nasıl önlem alınması gerektiği açıklanmıştır. Bu tez çalışması kapsamında aktif bir şekilde çalışarak elektrik üretimine devam eden Keban HES' e ait Francis türbinlerinin tasarım dışı kısmi yüklerde çalışması ile oluşabilecek titreşim kaynaklı problemlerin çeşitleri ve bu problemlerin çözüm metotları açıklanmıştır. Keban HES ünitelerinde online izleme sistemi ile tespit edilen dengesizlik arızasının öncesi ve arızayı giderme çalışması sonrası türbine ait çalışma verilerinin iyileşmesinin matematiksel modelleme ile ispat edilerek karşılaştırması yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Yanıt yüzey yöntemi ile optimize edilmiş elektrokoagülasyon işlemi ile arıtılmış İndigo Karmin çözeltilerine Gammarus pulex'in biyokimyasal tepkileri
Dilek Alparslan
Bu tez çalışmasında, yanıt yüzey yöntemi ile optimize edilmiş elektrokoagülasyon işlemi ile arıtılmış indigo karmin çözeltilerin Gammarus pulex'in biyokimyasal tepkileri araştırılmıştır. İlk aşamada yapılan elektrokogülasyon deneyleri merkezi kompozit tasarıma göre yanıt yüzey yöntemi ile 30 deney yürütülerek İK giderim verimi ile birlikte oluşan çamur miktarı, elektrot tüketimi ve enerji tüketimi incelenmiştir. pH, akım yoğunluğu, indigo karmin konsantrasyonu ve zamanda olan değişikliklerin İK giderim verimi, oluşan çamur miktarı, elektrot tüketimi ve enerji tüketimine olan etkisi araştırılmıştır. Elektrokoagülasyon prosesi ile İK giderimini maksimum yapan proses değişkenlerinin optimizasyonu, çeşitli proses değişkenlerinin incelenmiş deney aralığı içindeki ikinci dereceden model kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon sonuçlarına göre yaklaşık %82,55'lik maksimum İK giderimini veren optimum şartlar pH 5,86, akım yoğunluğu 13,31 mA/cm2, İK konsantrasyonu 20,01 mg/L ve zaman 115,80 dakika olarak seçilmiştir. İK giderimi için bulunan optimum koşullarda oluşan çamur miktarı 0,928 kg/m3, elektrot tüketimi 0,0422 kg/m3 ve enerji tüketimi 7,461 kWh/m3 olmuştur. Optimum İK gideriminin elde edildiği arıtım şartlarında işletme maliyeti ise 6,384 TL/m3 olarak hesaplanmıştır. İkinci aşamada ise biyokimyasal yanıtı araştırmak için optimizasyon sonuçlarına göre elde edilen optimum koşullara göre yapılan deneyler sonucunda elde edilen arıtılmış ve arıtılmamış sentetik indigo karmin çözeltilerine Gammarus pulex'ler 24 ve 96 saat maruz bırakılmıştır. SOD, KAT, GST ve CYP1A1 biyobelirteçleri ile arıtım veriminin değerlendirilmesi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde elektrokoagülasyonun indigo karmin atıksularının arıtımı için etkili bir yöntem olduğunu doğrulamakla birlikte SOD, KAT, GST ve CYP1A1 biyobelirteçlerinin arıtım veriminin değerlendirilmesinde toksisitenin göstergesi olarak kullanılabileceği ve yararlı birer biyobelirteç oldukları bulunmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyolojik bağlamda fitness sporunun beden algısı üzerine etkisi: Bursa örneği
Murat Durmaz
Günümüzde beden medya, pazarlama ve reklamcılık gibi tüketimin yönlendirici araçları etkisiyle çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Bu alanlardan biri olarak düşünülen Spor, geniş kitlelere ulaşıp yerel bir aktivite olmanın dışına çıkarak kitlesel ve küresel bir ekonomik güç haline gelmiştir. Bir sosyal olgu olarak insan hayatında önemli yere sahip olan sporun, araştırma konusu olacak farklı birçok boyutu vardır. Kentsel yaşam içinde en önemli boş zaman etkinliklerinden biri olarak ele alınan spor aktiviteleri; beden, güzellik, estetik, sağlık gibi kaygılar nedeniyle yer alınabilen aktiviteler olurken, bu aktiviteler sporun aynı zamanda bir tüketim nesnesi olarak da ele alınabilmesine zemin hazırlamaktadır. Bu anlamda fitness salonlarını, sosyo-kültürel, ekonomik, eğitim, yaş ve diğer kişisel özellikleri ne olursa olsun bütün bireylere hizmet veren kentsel mekanlardır. Bu salonları kullanan bireylerin spor algıları farklılaşabilmektedir. Günümüzde medya aracılığıyla bir söylem olarak sağlığın vurgulanması ve bedene verilen önemin artması spora olan algıları da değiştirmiştir. Bu çalışma, fitness merkezlerine giden bireylerin var olan ya da değişen beden algılarının, fitness sporunun beden üzerine etkisinin ne olduğunu saptamak amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda Bursa ilinde belirlenen fitness merkezlerinde, kişisel bilgi formu, beden algısı ölçeği ve çalışma anketi uygulanarak 118 katılımcının katkılarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veri toplama yöntemi kullanılarak elde edilen bulgular sosyolojik kuramlar bağlamında değerlendirilmiştir. Araştırma neticesinde, bedenin toplumsal hayat içinde fitness merkezine giden kullanıcıların beden algılarının değişkenlere bağlı olarak anlamlandırıldığı ve fitness sporunun farklı amaçlarla yapıldığı saptanmıştır. Katılımcılar için bedenin dışarıdan görünümü, yarattığı algı ve bireye fayda sağlaması açısından önem taşıdığı, katılımcıların verdiği cevaplar doğrultusunda ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Beden, beden sosyolojisi, beden algısı, tüketim kültürü, fitness
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Hastane çalışanlarının iş yerinde dışlanma algıları ile çalışan sessizliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Rüya Zeliha Çelik Baykoca
Bu araştırmanın amacı, işyerinde dışlanma ile çalışan sessizliği arasındaki ilişkilerin açıklanmasıdır. Araştırmanın evrenini Tunceli Devlet Hastanesi'nde çalışan 685 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi %95 güven aralığında %5 hata payıyla 246 kişi olarak hesaplanmıştır. Örneklem grubunu basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 250 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında, verilerin normal dağılıma uygunluğu basıklık ve çarpıklık değerleri ile değerlendirilmiştir. İlgili kurumlardan gerekli izinler alındıktan sonra veri toplama araçları araştırmacı tarafından gönüllü katılımcılara yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak uygulanmıştır. Araştırmada sağlık çalışanlarına Ferris vd. (2008) tarafından geliştirilen ''İşyerinde Dışlanma Ölçeği'' ve Knoll ve Dick (2013) tarafından geliştirilen ''Çalışan Sessizliği Ölçeği'' uygulanmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde sağlık çalışanlarının işyerinde dışlanma algıları ile çalışan sessizliği alt boyutları arasında; faydacı sessizlik ve kabullenici sessizlik alt boyutları ile işyerinde dışlanma arasında pozitif yönde zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Korunmacı sessizlik ve korumacı sessizlik alt boyutları ile işyerinde dışlanma arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Tatlısu amfipodu Gammarus pulex (L., 1758)'te Chlorpyrifos toksisitesinin belirlenmesi
Seçil Güneş
Bu çalışmada chlorpyrifos'un tatlısu amfipodu Gammarus pulex (L., 1758) üzerindeki toksik etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın canlı materyalini oluşturan G. pulex (L.,1758) örnekleri, Tunceli ili Munzur Akarsuyu'ndan elde edilmiştir. Laboratuvara canlı olarak getirilen G. pulex örnekleri adaptasyon sürecinde doğal ortamına benzer şekilde hazırlanmış akvaryumlara yerleştirilmiştir. Akut toksisite testlerinden LC50 değerlerini tayin etmek için 24, 48, 72 ve 96 saatlik zaman dilimlerinde belirlenen chlorpyrifos konsantrasyonu bulunan akvaryumlardaki G. pulex'ler gözlemlenerek ölü birey sayıları not edilmiştir. Chlorpyrifos'un G. pulex üzerindeki enzimatik ve enzimatik olmayan etkilerini belirleyebilmek amacıyla MDA ve GSH düzeyleri ile, CAT, GSH-Px ve GST enzim aktivitelerindeki değişimler belirlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda LC50 değerinin 0.140±0,016 µg/L olduğu, kontrol grubu ile chlorpyrifos uygulanmış araştırma gruplarındaki G. pulex bireylerinin MDA ve GSH düzeyleri ile CAT, GSH-Px ve GST enzim aktivitelerinde istatistiksel açıdan anlamlı değişimlerin olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Araştırma sonucunda chlorpyrifos'un bir tatlı su amphipodu olan G. pulex üzerinde toksik etki gösterdiği ve chlorpyrifos'un düşük konsantrasyonlarının G. pulex'lerin ölümüne neden olduğu tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Doğal derin ötektik çözücüler ile kuşburnu meyve, çekirdek ve atığından biyoaktif bileşiklerin ekstraksiyon ve mikroenkapsülasyonunun yanıt yüzey yöntemi ile optimizasyonu
Emrah Karakavuk
Bu çalışmada kuşburnu meyvesi, çekirdeği ve fabrikadan sağlanan atık ürünün, doğal derin ötektik çözücüler kullanılarak ultrason yardımlı ekstraksiyonu ve elde edilen ekstraktların iyonik jelasyon yöntemi ile mikroenkapsülasyonu yanıt yüzey metodunun merkezi kompozit tasarımı ile optimize edildi. Kuşburnu örneklerinde kuru madde, kül, su aktivitesi, pH, renk ve şeker kompozisyonu analizleri yapıldıktan sonra en uygun doğal derin ötektik çözücünün tespit edilebilmesi için örneklerin çeşitli doğal derin ötektik çözücüler ile elde edilen ekstraktlarında toplam fenolik madde miktarı, serbest radikal giderme kapasitesi, C vitamini ve fenolik kompozisyon analizleri yapıldı. Analiz sonuçlarına göre kuşburnu örnekleri için en uygun doğal derin ötektik çözücü belirlendikten sonra ekstraksiyonunun optimizasyonu merkezi kompozit tasarım metodu kullanılarak yapıldı. Bağımsız değişkenler olarak sıcaklık, süre ve ultrason gücü seçilirken, bağımlı değişken olarak toplam fenolik madde, serbest radikal giderme kapasitesi, C vitamini ve % verim seçildi. İstenilirlik fonksiyonuna göre kuşburnu meyvesi, çekirdeği ve atığı için optimum değerler sırasıyla sıcaklık için 43 °C, 50 °C ve 45 °C, ekstraksiyon süresi bütün örnekler için 14 dk ve ekstraksiyon gücü için ise %60, %53 ve %50 olarak elde edildi. Belirlenen optimum şartlarda her bir kuşburnu örneğinin en uygun doğal derin ötektik çözücü ile ekstraktları elde edildi. Mikroenkapsülasyon işlemi, verimi çok yüksek olan ve laboratuvar şartları için oldukça elverişli olan iyonik jelasyon yöntemi ile yapıldı. Ekstraktların iyonik jelasyon yöntemi ile mikroenkapsülasyonu yine yanıt yüzey metodunun merkezi kompozit tasarımı ile optimize edildi. Mikroenkapsülasyon işleminde bağımsız değişkenler aljinat oranı, kalsiyum klorür oranı ve örnek miktarı olarak seçilirken bağımlı değişken olarak toplam fenolik madde, serbest radikal giderme kapasitesi, C vitamini ve % verim seçildi. İstenilirlik fonksiyonuna göre optimum noktalar kuşburnu meyvesi, çekirdeği ve atığı için aljinat oranı sırasıyla %2,45, %2,5 ve %2,5 ve kalsiyum klorür oranı tüm örneklerde %2,5, örnek miktarı sırasıyla 13, 11,75 ve 13 g olarak tespit edildi. Bu çalışmada kuşburnu örneklerinin biyoaktif bileşiklerinin doğal derin ötektik çözücü kullanılarak verimli bir çekilde ekstrakte edilebildiği ve mikroenkapsülasyon sırasında meydana gelebilecek olumsuzlukların yine doğal derin ötektik çözücü ile bertaraf edilebildiği tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Kuşburnu, atık, iyonik jelasyon, doğal derin ötektik çözücüler, optimizasyon, C vitamini, fenolik madde, mikroenkapsülasyon
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Sosyal medya ve kamusal alan tartışmaları ekseninde nefret söylemi: Twitter üzerine bir inceleme (Suriyeliler örneği)
Elif Yıldız
Dijital teknoloji ve iletişim ağları, yaşadığımız çağda pek çok şeyi radikal biçimde değişime uğratmaktadır. Başta insanlar arası ilişkiler olmak üzere, devlet, siyasi kurumlar ve medya ile kurduğumuz tüm ilişkiler, hatta bilgiye ulaşma, okuma ve anlama süreçlerimiz bile bu dönüşümden etkilenmektedir. Her türlü mesafenin yeniden tanımlandığı bu yeni düzende, tüm bu karmaşık toplumsal kurguların dönüşümü, birebir politikayı da dönüştürmektedir. İnsanlar arası iletişimin potansiyellerindeki bu artışın, daha fazla insanın daha kısa sürede birbiriyle etkileşime girebilmesi anlamında politikayı etkilememesi neredeyse imkansızdır. Dijital iletişim ağlarında karşılaşan insanlar için bu ortamların artık kamusal bir nitelik taşıdığına ilişkin yeni bir durum söz konusudur. Bu nedenle, yeni medya ya da sosyal medya dediğimiz dijital mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olup olamayacağı sorusu bu tezin de temel tartışmasıdır. Dijital mecraların kamusal niteliğini tartışırken Hannah Arendt'in kamusal alan ve politika olgularına yaklaşımı da tezin teorik çerçevesini oluşturmaktadır. Diğer taraftan, sosyal medyada gerçekleşen politik tartışmalarda sıklıkla rastladığımız nefret söylemi olgusunu ise kamusallığı tartışabilmek için bir referans noktası olarak seçtik. Çalışmamızda bu mecraların günümüzün yeni kamusal alanı olma potansiyelini, Twitter'da Suriyeliler üzerinden üretilen nefret söylemlerini, söylem analizi yöntemine tabi tutarak tartışmayı amaçlıyoruz.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kümes hayvanları kesimhane atıksularında bazı kritik hammaddelerin köklü bir bitki ile alımının araştırılması
Aslıhan Arslan
Bu tez çalışmasında, Elazığ ilinde bulunan kümes hayvanları kesimhanesi atıksularına maruz kalan ve köklü bir bitki olan Phragmites australis bitkisinde bazı kritik hammaddelerin konsantrasyonlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için, kümes hayvanları kesimhanesi atıksularına maruz kalan Phragmites australis bitkisinin kök, gövde ve yaprakları ayırt edildi ve bazı kritik hammaddelerin (V, Sb, Co, La) konsantrasyonları ICP-MS ile belirlendi. Elde edilen analiz sonuçlarına göre kümes hayvanları kesimhanesi atıksularına maruz kalan Phragmites australis bitkisinin kritik hammaddelerden V, Co, Sb ve La'ı iyi bir şekilde akümüle ettiği belirlendi. Phragmites australis bitkisinin akümülasyon kapasiteleri hesaplandığında V için 23633 kat, Co için 108000 kat, Sb için 4000 kat ve La için 197000 kat olduğu hesaplandı. Phragmites australis bitkisinin akümülasyon kapasitesi incelendiğinde en yüksek akümülasyonun La için gerçekleştiği tespit edildi. Sonuç olarak, Phragmites australis bitkisinin kümes hayvanları kesimhanesi atıksularında bulunan kritik hammaddeleri akümüle ettiği ve fitoremediasyon teknolojisinde kullanılabileceği belirlendi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Yaşlanma işleminin aa7075 alüminyum alaşımının mekanik özellikleri üzerine etkileşiminin incelenmesi
Ramazan Ergin
Alüminyum alaşımlarının öz kütle seviyesinin düşüklüğü, yüksek özgül mukavemet, yüksek korozyon direnci ve mekanik niteliklerinin iyileştirilmesi, biçimlendirme ve işleme rahatlığı gibi nitelikler çoğu alanda yararlanmasını sağlamaktadır. Bu alanların başında otomotiv, havacılık-uzay, elektronik, taşımacılık, makine ve imalat sektörleri gelmektedir. Özellikle otomotiv, uzay ve havacılık sektörlerinde hafif olmaları nedeniyle ağırlıklar olabildiğince düşürülerek yakıt tasarrufu sağlanmasında ve hava kirliliğinin önlenmesinde büyük bir öneme sahiptir. Alüminyum alaşımlarının önemli niteliklerinden bir diğeri de mekanik niteliklerinin geliştirilebilir olmasıdır. Bu alaşımların mekanik niteliklerinin geliştirilmesine bağlı olarak birçok sektörde kullanım alanları ortaya çıkmaktadır. Alüminyum alaşımlarının mekanik niteliklerinin geliştirilmesinde yaşlandırma işlemi büyük öneme sahiptir. En çok kullanım alanına sahip Al alaşımlarından birisi de 7075 Alüminyum alaşımlardır. 7075 alüminyum alaşımları Alüminyum-Çinko-Magnezyum-Bakır içermesi nedeniyle çeşitli yaşlandırma işlemleri yapılarak mekanik nitelikleri iyileştirilerek ticari olarak kullanıma sunulmuştur. Mukavemeti artırılan bu alüminyum alaşımı serisi endüstriyel kullanımda herhangi bir termal etkiye maruz kaldığında mekanik niteliklerindeki kaybı deformasyon yaşlanması uygulanarak giderilebilir. Bu çalışmada ısıl işlem uygulanmış halde ticari olarak temin edilen alüminyum alaşımının mekanik özelliklerine deformasyon yaşlanmasının etkisi belirlenmiş ve mekanik özellik mikro yapı arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu çalışmada, Al alaşımlarında ısıl işlemlerin alaşımın mekanik nitelikleri ve işlenebilirlik özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Bu bağlamda farklı sürelerde yaşlandırma işlemi uygulanan numunelerin mekanik özelliklerindeki değişimler ile işlenebilirlik özellikleri ve bunlar arasındaki ilişkiler incelenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Katı atık düzenli depolama tesislerinde hata türü etkileri analizi yöntemiyle iş sağlığı ve güvenliği açısından risk analizi-Bingöl örneği
Mehmet Sıddık Baki
Yapılan araştırmalar neticesinde, Dünyada ve Türkiye'de iş kazaları ve meslek hastalıkları çok önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İş sağlığı ve güvenliğine yeterince önem verilmemesi, çalışanların genelinde iş sağlığı ve güvenliği bilincinin bulunmaması, uzun çalışma saatleri, yoğun iş temposu, kişisel koruyucu kullanmama, tecrübesizlik ve eğitim/bilgi eksikliği, iş kazaların sebeplerin başında gelmektedir. İşgörenlerin uzun çalışma saatleri, yoğun iş temposu,tecrübesizlik ve eğitim/bilgi eksikliği gibi nedenlerden dolayı iş kazalarının yüksek oranda yaşandığı gözlemlenmiştir. Çalışma bu noktadan hareketle iş yerlerinde karşılaşılabilecek tehlikelerin belirlenerek risk değerlendirmesinin oluşturulması sonucu tehlikelerin kabul edilebilir seviyeye getirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bu bağlamda iş sağlığı ve güvenliğinin kavramsal çerçevesini, iş sağlığı ve güvenliğinin genel prosedürlerini Türkiye'deki uygulamalarını konu alan literatür taraması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Risk Değerleme, Risk Analizi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Güneş enerji santrali yer seçimi için iki aşamalı bir model önerisi: Tunceli örneği
Yunus Emre Aykaç
With the developing industry over the world and in our country, the need for energy is increasing day by day. The importance of renewable energy sources is increasing day by day due to the great damage caused by fossil fuels to the environment. One of the most important of these is solar energy, which has a very high potential in our country. Due to the high cost of panels and the long return period of the solar power plant investment to be made, the location where the solar power plant will be established is of vital importance for the feasibility of the investment. This study aims to develop a two-stage multi-attribute decision-making (MADM) model for a solar power plant for Tunceli. In this context, initially, by searching the literature and taking expert opinions, the factors affecting the location selection were determined as soil structure and ground, fault line, recreation, landslide, slope, solar radiation, elevation, orientation and distance to power substations. These criteria were weighted by the Best-Worst Method (BWM). Although many MADM methods require a comparison matrix that includes all criteria, fewer comparison matrices are needed in BWM. Since the comparisons in BWM are based on the best and the worst criterion, it enables decision makers to make a more reliable pair wise comparison. Secondly, the most suitable location was selected among eight alternative locations (Tunceli Center, Pülümür, Ovacık, Mazgirt, Hozat, Çemişgezek, Nazımiye, Pertek) according to the weighted criteria. In the second stage, five different MADM methods were used. These are TOPSIS, VIKOR, SAW, GRA and ELECTRE. According to the BWM results; while solar radiation factor was the most important factor with a weight value of 0.334, the fault line factor was determined as the least important factor with a weight value of 0.038. According to the location selection results; Pertek district has been determined as the most suitable location with respect to all five methods. This study is expected to provide a useful guide for neighboring regions in solar power plant location selection and location selection problems in other areas.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Zebra midyesi (Dreissena polymorpha)'nin kadmiyuma karşı bazı biyokimyasal yanıtları
Ahmet Bedrettin Alişer
Bu çalışmada, kadmiyum (Cd)'un farklı konsantrasyonlarına 96 saat süreyle maruz bırakılan zebra midyesi (Dreissena polymorpha)'nde biyokimyasal yanıtının araştırılması amaçlanmıştır. D. polymorpha organizmaları Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği (SKKY)'de su kalite sınıflarında bulunabilirlik oranlarıda göz önüne alınarak biri kontrol (0,00) 10µg/L Cd, 20 µg/L Cd ve 40 µg/L Cd olmak üzere 4 grup oluşturulmuştur. Kontrol grubu dahil 4 grupta süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT), Glutatyon Reduktaz (GPx) enzim aktivitelerindeki değişimler ile TBARS ve GSH seviyeleri ELISA kitleri kullanılarak belirlenmiştir. D. polymorpha'nın SOD enzim aktivitesinde 24. saat uygulamasına bağlı olarak her üç konsantrasyonda da istatistiksel olarak önemli düzeyde azalma olmuştur (p0.05). CAT enzim aktivitesi ise; tüm uygulama konsantrasyonunda anlamlı derecede değişiklik olmamıştır (p>0,05). GPx enzim aktivitesinde ise; Cd uygulaması sonrası kontrole kıyasla önemli bir artış bulunmuştur (p0,05). TBARS ve GSH seviyelerinde hem 24. saat hemde 96. saatte kontrole kıyasla tüm Cd uygulama gruplarında önemli düzeyde artış olmuştur. Cd'a karşı D. polymorpha'da SOD, CAT, GPx enzim aktiviteleri ile TBARS ve GSH seviyelerinde meydana gelen değişikliklere bakıldığında söz konusu biyokimyasal yanıtların alındığı parametrelerin biyobelirteç olarak kullanılabileceği kanaatine varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Bazı gıda atık maddelerinin boyar madde biyogiderim potansiyelinin optimizasyonu
Hividar Kocakaya
Boyar maddeler; uygulandığı malzemeye kalıcı olarak rengini veren, yoğun renkli ve karmaşık yapılı organik bileşiklerdir. Çeşitli endüstriyel alanlarda kullanılan sentetik boyalar çevreye, özellikle de su alanlarına deşarj edilen ciddi organik kirleticilerdir. Özellikle tekstil, ilaç, kozmetik, plastik, deri, boya, kağıt ve gıda endüstrilerinde kullanılan bu sentetik boyalar, ticari önemleri ve çevreye verilen zararları nedeniyle kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Çevreye salınan bu organik kirleticiler, ekosistemdeki canlı organizmalara zarar verir. Özellikle su fazına boşaltılan sentetik boyalar, toksisiteleri nedeniyle sudaki organizmalara zarar verirler. Bu nedenle, bu boyaların sudan uzaklaştırılması büyük önem taşımaktadır. Membran ayırma, mantar renk giderme, pıhtılaşma, biyosorpsiyon, kimyasal oksidasyon ve adsorpsiyon gibi bazı farklı yöntemler, boyaların endüstriyel kalıntılardan uzaklaştırılması için kullanılabilir, ancak adsorpsiyon tekniği hariç diğer yöntemlerin bazı dezavantajları vardır. Fizikokimyasal yöntemler arasında çevre dostu bir yöntem olan adsorpsiyon tekniği; ucuzluk, esneklik, basitlik ve işlem kolaylığı nedeniyle sentetik boyaların atık sulu ortamdan uzaklaştırılmasında etkilidir. Boyar madde giderimi için portakal kabuğu, böğürtlen, karpuz kabuğu, kavun kabuğu, buğday kepeği, ayçekirdeği, şeker pancarı küspesi, yumurta kabuğu, mantar atıkları gibi birçok atık madde adsorban olarak kullanılmıştır. Ayrıca adsorpsiyon yönteminde temas süresi, çözelti başlangıç konsantrasyonu, sıcaklık, pH ve adsorban miktarı gibi birçok parametre araştırılmaktadır. Bu çalışmada; adsorpsiyon yöntemiyle sulu çözeltideki metilen mavisi ve eriokrom siyahı T boyar maddelerinin biyogideriminde çay atığı, muz kabuğu ve kestane kabuğunun adsorban olarak kullanılabilirliği araştırıldı. Ayrıca bu çalışma, metilen mavisi ve eriokrom siyah T boyalarının adsorpsiyonunda etkili olan temas süresi, çözelti başlangıç konsantrasyonu, sıcaklık, pH ve adsorban miktarı gibi parametrelerin etkisine odaklanmıştır. Deneysel çalışma koşulları merkezi kompozit tasarımı kullanılarak tasarlandı ve bu parametreler optimize edildi. Varyansın yanıtlarını ve analizini (ANOVA) tahmin etmek için merkezi kompozit tasarım kullanılarak bir regresyon modeli elde edildi ve model yeterliliğini kontrol etmek için uyum eksikliği testi kullanıldı. Kontrol edilen ve önerilen kuadratik modelin deneysel tasarım verilerinden kaynaklandığı gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; parametrelerin hem tek başına hem de ikili etkileşimlerinin adsorpsiyonu etkilediği tespit edildi. Artan pH değeri, sıcaklık, temas süresi ve başlangıç derişimi ve azalan adsorban miktarı ile metilen mavisinin adsorpsiyonun arttığı gözlenirken; artan başlangıç derişimi, sıcaklık, temas süresi, düşük pH değeri ve azalan adsorban miktarı ile kullanılan adsorbanların eriokrom siyahı T boyar maddesi için adsorplama kapasitesinin arttığı tespit edildi. Boyar maddelerin biyogideriminde kullanılan muz kabuğu, kestane kabuğu ve çay atığı adsorban maddelerinin adsorplama kapasitesi; metilen mavisi için kestane kabuğu>çay atığı>muz kabuğu olarak, eriokrom siyahı T için muz kabuğu>çay atığı> kestane kabuğu olarak bulundu.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Ultrasonik destekli ekstraksiyon parametrelerinin belirlenerek keçiboynuzundan elde edilen pekmezinin bazı kalite özelliklerinin araştırılması
Zeynep Eroğlu
Keçiboynuzu pekmezi yapımında en önemli basamak şıra elde etme aşamasıdır. Keçiboynuzunda (Harnup) bulunan %60'lık toplam şeker içeriğinin, keçiboynuzunun lifli yapısı nedeniyle şıraya geçirilmesi oldukça zordur. Geleneksel olarak 12 saatten 3 güne kadar değişen sürelerde ekstraksiyon yöntemiyle şıra elde edilmektedir. Şıraya keçiboynuzundaki bileşenlerin daha fazla miktarda ve kısa sürede geçirilmesi amacıyla güncel ekstraksiyon yöntemlerinden olan ultrasonik destekli ekstraksiyon işlemi kullanılmıştır. Ultrasonik destekli ekstraksiyon işlemi için cevap yüzey yöntemi kullanılarak Box-Benkhen metoduna göre desen oluşturulmuştur. Optimizasyonda ekstraksiyon süresi, sıcaklığı, meyve/çözgen oranı, ultrasonik güç bağımsız değişkenler olup; toplam çözünür kuru madde, verim, antioksidan kapasitesi ve toplam fenolik madde miktarı ise yanıt olarak seçilmiştir. Elde edilen optimizasyon sonuçlarına göre optimum çalışma koşulları 40˚C, 21dk, 1/9 oranında, %84 ultrasonik güç olarak belirlenmiştir. Belirlenen optimum koşullarda ultrasonik ekstraksiyon ile şıra elde edilip bu şıradan atmosferik basınçta, 70˚C ve 80˚C vakum altında pekmez üretilmiştir. Geleneksel şıra elde etme yöntemi ile ultrasonik destekli şıra elde etme yöntemleri arasındaki farkları gözlemleyebilmek için geleneksel yöntem ile de şıra elde edilip yine üç farklı yöntemle pekmez üretilmiştir. Keçiboynuzu pekmezlerinin kimyasal bileşimi, renk, toplam antioksidan kapasite ve toplam fenolik madde miktarı açısından geleneksel şıra eldesi ile ultrasonik şıra eldesi bakımından pekmez üretimleri arasında fark olmadığı tespit edilmiştir. Ultrasonik yöntem ile HMF miktarlarının kısmen arttığı ancak bu artışın kabul edilebilir düzeyin altında olduğu görülmüştür. Pekmezlerin şeker dağılımında ultrasonik yöntemde glukoz miktarı azaldığı, sakkaroz miktarı arttığı ve fruktoz miktarlarında önemli bir fark görülmediği belirlenmiştir. Fenolik dağılımına bakıldığında kateşin ve vanilin miktarının ultrasonik ekstraksiyon yöntemiyle arttığı, rutin miktarının ise azaldığı saptanmıştır. Gallik asit, prokateşik asit, klorojenik asit ve trans-p-qumarik asit açısından ultrasonik yöntem ile geleneksel yöntem arasında fark bulunmamıştır. Ayrıca vanilin ve rutinin açık kazanda pişirme ile parçalandığı gözlemlenmiştir. Keçiboynuzu pekmezi geleneksel ve ticari olarak çok farklı ekstraksiyon sıcaklık (50˚C ile 90˚C arasında) ve sürelerinde (4-12 sa arasında hatta 3 güne kadar) üretilmektedir. Çalışmamızda uygulanan ultrasonik ekstraksiyon yöntemi ile sürenin 21dk ve sıcaklığın 40˚C düşürülebildiği görülmektedir. Pekmez üretim yöntemlerinde ekstraksiyon aşamasında ultrasonik destekli ekstraksiyondan faydalanılabileceği düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Bir silindir etrafındaki akışın ince kabuk vasıtasıyla düşük bir Reynolds sayısında kontrolü
Tuğba Südüpak
Bu çalışmada, bir ince kabuğa sahip bir silindir etrafındaki akışın sayısal benzetimi gerçekleştirilmiştir. Çalışılan, silindir çapına (D) dayalı Reynolds sayısı (Re) Re=75'tir. Silindir bir ince kabuk tarafından çevrelenmiştir. İnce kabuğun üç adet açıklığı bulunmaktadır ve 0,005D'lik bir kalınlığa sahiptir. Açıklıklar arasındaki açılar eşittir. Şu muteakip geometrik karakteristiklerin etkileri incelenmiştir: kabuk üzerindeki üç eş-boyutlu açıklığın mesafesi, hücum açısı ve kabuk dış çapının silindir çapına oranı. Tüm sayısal tahminler için ticari hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) paket program olan Fluent® (Ansys®Academic Research CFD, Release 19.1) kullanılmıştır. Kuvvet katsayılarının grafikleri, ince kabukların direnç düşürmede etkili olamadıklarını göstermiştir. Zaman-ortalamalı direnç katsayısında hafif bir düşüş (%4,5) olmaktadır fakat bu önemsizdir. İnce kabuk, KOK kaldırma katsayısını düşürmede oldukça yararlıdır. M03-11-21, KOK kaldırma katsayısını düşürmede en iyi performansı göstermiştir. RMS kaldırma katsayısı, tek silindir durumuna göre %41,5 düşürülmüştür. Bununla birlikte, ince kabuğun çalkantı direnç ve kaldırma katsayılarını eş zamanlı tetiklemede de gayet başarılı oluğu bulunmuştur. M05-11-20'nin KOK direnç ve KOK kaldırma katsayıları, sırasıyla, tek silindirinkilerden 16,3 ve 2,24 kat fazladır. Kabuk ve silindir arası boşluğun, açıklıkların mesafesinin ve hücum açısının art izinde değişiklik açısından oldukça önemli olduğu not edilmelidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Dikdörtgen-çentikli plaka ile bir silindir üzerindeki direnci düşürme
Ferzan Fidan
Literatürde önceki araştırmacılar tarafından küt cisim direncini düşürmek için birçok akışa ters yönde konumlanmış küçük parçalar önerilmiş olmasına rağmen, bu araştırmaların hiçbirinde bir akışa ters yöndeki parça ve bir küt cisimden oluşan sistemin direncini düşürmek için üç-boyutlu bir parça kullanılmamıştır. Bu çalışmada, çeşitli dikdörtgen-çentikli plakalı sistemlerin aerodinamik performansı deneysel olarak test edilmiştir. Deneyler kapalı-çevrim rüzgar tünelinde gerçekleştirilmiştir. Tüm zaman-ortalamalı direnç, , ölçümlerinde, silindir çapına (D) bağlı Reynolds sayısı (Re) 12000 civarıdır. Bir dairesel silindir ve onun önündeki çentikli plakalardan meydana gelen sistemlerin (P01, P02, P03 ve P04 durumları) sonuçları, tek silindirinki (TS durumu) ve bir dairesel silindir ve onun önündeki düz plakadan meydana gelen sisteminki (P00 durumu) ile kıyaslanmıştır. Ön kısımdaki plakanın tipine bakılmaksızın, sistemlerin 'leri TS'ninkinden daha düşüktür. İki cisim arasındaki çok düşük boyutsuz mesafelerde, 0 düşürme bakımından en iyi performansı P00 durumu göstermiştir. g/D>0,25 için, P04 durumunun performansı P00'ınkine çok benzemektedir. Bununla birlikte, olası en düşük g/D'de 'yi minimuma düşürmede, P03'ün etkinliği en yüksek durum olduğu tespit edilmiştir. g/D=0,75 olduğu durumda, P03 sisteminin 'si, TS'ninkinden ve P00 sistemininkinden, sırasıyla, %37 ve %11 daha düşüktür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Bazı meyvelerden elde edilen şaraplardaki biyojen aminlerin tespiti
Fırat Tok
Biyojen aminlerin neden olduğu zehirlenmelerden en sık görüleni, histamin ve tiramin zehirlenmesidir. Biyojen aminlerin toksikolojik etkileri düşünüldüğünde, şaraplardaki biyojen aminlerin belirlenmesinin önemi de anlaşılmaktadır. Biyojen aminler, birçok gıdada doğal olarak bulunan veya mikrobiyal faliyet sonucu oluşan organik bileşenlerdir. Şaraplarda biyojen aminlerin varlığı ve bunların toksikolojik etkileri sağlık açısından önemli bir sorun oluşturabilmektedir. Biyojen aminlerin insan vücudunda bazı metabolik görevleri olmasına rağmen yüksek miktarda tüketildiğinde insan sağlığına zarar verebilirler. Bu çalışma, piyasadan temin edilen 10 farklı meyve şaraplarındaki (nar, karadut, vişne, kavun, çilek, böğürtlen, yaban mersini) amino asitlerin dekarboksilasyonları yoluyla oluşan biyojen aminler incelenmiştir.Piyasadan temin edilen 2'şer adet vişne, çilek, karadut ve 1'er adet yaban mersini, nar, böğürtlen, kavun şaraplarını yüksek performans sıvı kromatografisi (HPLC) cihazında 340 nm (uyarma) ve 420 nm (emisyon) dalga boylarında fluoresans detektör ile biyojen amin analizi gerçekleştirilmiştir. En yüksek putresin değeri 11,72 mg/L ile çilek şarabında tespit edilmiştir. En yüksek histamin değeri 5,68 mg/L ile yine çilek şarabında tespit edilmiştir. Bütün şarap örneklerinde kadaverin, feniletilamin ve triptamin tespit edilmemiştir. Toplam biyojen amin içeriği olarak en yüksek değer 53,96 mg/L ile böğürtlen şarabında en düşük değer ise 11,62 mg/L ile yaban mersini şarabında görülmüştür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Öküzgözü ve boğazkere üzüm çeşitlerine ait çekirdeklerin yağ asit kompozisyonu bakımından karşılaştırılması
Necmi Aritürk
Son yıllarda yapılan çalışmalar üzüm çekirdeklerinde bulunan sağlıklı yağ asitlerinin yüksek bir potansiyele sahip olduğunu ortaya çıkartmıştır. Bu nedenle çalışmamız ülkemizin en önemli üzüm çeşitleri içerisinde yer alan Elazığ bölgesinde yetiştiriciliği yapılan Öküzgözü ve Boğazkere üzüm çeşitlerinin çekirdek yağlarının kalite kriterlerini belirlemek, yağ miktarı ve yağ asit düzeyleri bakımından karşılaştırmak amacıyla planlanmıştır. Yaptığımız analizler sonucunda; miristik asit (%0,36±0,02), palmitik asit (%20,45±0,67) ve palmitoleik asit (%5,80±0,10) miktarları karşılaştırıldığında, Boğazkere üzüm çeşitine ait çekirdeklerde, Öküzgözü üzüm çeşitine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Stearik asit (%1,15±0,03), oleik asit (%19,40±0,4), linoleik asit (%54,75±0,69), alfa-linoleik (%0,07±0,02) ve gama-linoleik asit (%0,24±0,01) miktarları karşılaştırıldığında ise Öküzgözü üzüm çeşitlerine ait çekirdeklerde, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Tespit edilen yağ asitleri oranları çeşit bakımından istatistiki olarak önemli bulunmuştur.
- MakaleAçık Erişim2020Notes on Dicranella crispa and Schistidium confusum in Turkey
Alataş, Mevlüt; Karaman, Seher; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay
In this study, both Dicranella crispa (Hedw.) Schimp (Dicranaceae) and Schistidium confusum H.H.Blom (Grimmiaceae) were recorded a second time from Mersin after Ardahan and Sakarya provinces and, also a first time from The Mediterranean region in Turkey. The specimens collected from the Taşeli Plateau. Description of the species is given along with their ecology and phytogeographical distribution.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2020Eva bazlı reçine ve sbs modifiyeli bitümlerin bağlayıcı madde olarak karşılaştırılması
Yilmaz, Mehmet Birhan; Yalçın, Erkut; Furtana, Beyza; Kök, Baha Vural
Bitüm, asfalt çimentosunda çok az sayıda kullanılmasına rağmen, kaplamaların performansından önemli derecede sorumludurlar. Bu sebeple, bitüm, asfalt karışımların performanslarını geliştirmek için sıklıkla modifiye edilmektedir. SBS, bitümlü sıcak karışım’ların performans özelliklerini geliştirmek için asfalt bağlayıcılar için sıklıkla modifiye edici olarak bir polimerdir. SBS, sıcak hizmet sıcaklıkları altındaki gereklilikleri karşılamadığı zaman, neredeyse vazgeçilmez olmaktadır. Bu araştırmada, ethylene vinyl acetate (EVA) bazlı reçine (EBR) isimli alternatif katkı maddesinin SBS e olan performansı incelenmiştir. SBS içeriği %3’de sabit tutulmuştur ve baz bitümün ağırlığına göre, EBR içeriği %2, %3, %4 ve %5 oranlarındadır. Modifiye edilmiş bağlayıcılar 50/70 penetrasyon derecesi baz bitümü SBS ve EBR ile karıştırarak üretilmiştir. Penetrasyon, yumuşama noktası, dönel viskometre testi baz ve modifiye bağlayıcılara uygulanmış ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, EBR içeriğinin, %3 SBS modifiyesi ile aynı performansı elde etmesi için %3’den daha fazla olması gerektiği belirlenmiştir. 3% EBR modifikasyonu, hassasiyet, yüksek sıcaklık direnci ve çalışabilirlik açısından tatmin edici bir performans vermiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele

















