Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim2026Comparative Analysis of the Seismic Risk of Tunceli-Ovacık Rural Building Stock Using Different Rapid Screening Methods
Polat, Berivan Yılmazer; Ayhan, Ezgi
Located at the intersection of the Yedisu Segment, a seismic gap, and the active Ovacık Fault, the Tunceli-Ovacık district is a region with a high earthquake risk but an unclear level of structural fragility. This study aims to assess the seismic safety of the rural building stock located in a seismically critical area. To this end, the Turkish Rapid Visual Screening (RVS), based on local parameters, and the Canadian Seismic Survey Method, widely used in international literature, were applied to determine the current condition of the buildings; the earthquake risk of the region was analyzed based on the results obtained. Furthermore, similarities and differences between the methods were comparatively examined to ensure scientific integrity. Within the scope of the study, 209 buildings representing the building typology in the region, 88% of which are masonry-mixed systems, were analyzed using both rapid assessment algorithms. While the overall risk distribution ratios were similar, building-level matching analyses showed a medium level of agreement between the methods. This indicates that the local and universal methods, rather than definitively verifying each other, provide complementary data by focusing on different parameters in the seismic assessment of the rural building stock. This study demonstrates that an integrated risk mapping approach, where different methodologies complement each other, can offer a rapid and reliable decision support mechanism for urban transformation strategies in cities with high earthquake risk, such as Tunceli.
- MakaleYalnız künye2026Türk Adalet Sembolü: Töreana Türk Adalet Düşüncesinde Töre Düzeni ve Sembolik Temsil
Narter, Sami
Bu çalışma, Türk töre sisteminin tarihsel ve normatif yapısından hareketle geliştirilen “Töreana” modelini hukuk teorisi, siyasal meşruiyet ve sembolik temsil bağlamında incelemektedir. Araştırmanın amacı, Türk adalet düşüncesinin dayandığı temel ilkeleri ortaya koymak ve bu düşünsel mirasın sembolik düzeyde nasıl temsil edilebileceğini değerlendirmektir. Çalışmada tarihsel inceleme, kavramsal analiz ve sembolik çözümleme yöntemleri birlikte kullanılmış; Orhun Yazıtları, Türk devlet geleneğine ilişkin kaynaklar ve töre literatürü karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda, törenin yalnızca geleneksel davranış kuralları bütünü olmadığı; siyasal meşruiyetin, toplumsal düzenin ve normatif üstünlüğün temel unsurlarından biri olarak işlev gördüğü tespit edilmiştir. Türk adalet anlayışının kişileştirilmiş kutsal figürlerden ziyade töre merkezli normatif düzen anlayışı üzerinden şekillendiği görülmüştür. Bu çerçevede geliştirilen Töreana modeli; açık göz, töre asası, boş terazi ve kurultay merkezli yapı gibi semboller aracılığıyla adalet, meşruiyet ve hukukun üstünlüğü ilkelerini görünür kılan analitik bir temsil olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak çalışma, Türk adalet düşüncesinin sembolik temsil kapasitesine dikkat çekmekte ve Töreana modelini bu düşünsel mirasın çağdaş bir sembolik hukuk modeli olarak önermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Dede Korkut Anlatılarında Soy Bozulması Motifi: Oğuz Tepegözü Örneği
Kaval, Yılmaz
Doğayı, evreni, Tanrı’yı ve kendini anlama ve anlamlandırma arayışında, insanlara uzun bir süre boyunca rehberlik eden mitik anlatılar, bilinmez bir dünyanın gizemini çözen şifreler niteliğindedir. Mitik anlatıların en çarpıcı içeriklerinden biri de insan ve göğe ait olağanüstü türler arasındaki ilişkilerin getirdiği soy (gen) saflığının bozulması ve bunun sonucunda oluşan varlıklar ile bunun dehşet verici sonuçlarıdır. Uyumlu olmayan genlerin birbirine karışması ile insanın yaşam alanına uygun olmayan tür ve varlıkların ortaya çıkmasına dair anlatılar kutsal kitaplarda ve çeşitli milletlerin mitlerinde yer almaktadır. Dünyanın farklı toplumlarının kültür ve inanç dünyasında dikkat çeken bu anlatının benzeri, Türk kültüründe de yer almaktadır. Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Dede Korkut hikâyeleri bu anlamda bize değerli bir örnek vermektedir. Söz konusu hikâyelerde yer alan “Basat’ın Depegözi Öldürdüği Boy” başlıklı anlatıda, göksel varlıklardan peri kızı ile Oğuzların çobanının ilişkisi sonucunda doğan “Tepegöz” adında bir ara türden bahsedilir. Söz konusu anlatıda, genetik olarak uyumsuz bu iki türe ait genlerin birleşmesi sonucu doğan Tepegöz’ün insanlara çok büyük eziyetler çektirdiği, onların yaşam kaynaklarını tüketip ardından insanlarla beslenen bir yamyama dönüştüğüne dair çarpıcı bilgilere yer verilir.
- MakaleAçık Erişim2025Zebra Midyesinin (Dreissena polymorpha) Yağ Asidi Profili Ve Yağ Asidine Bağlı Besinsel Kalite Indekslerinin Değerlendirilmesi
Erol, Nida Demirtaş
Esansiyel omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri (n-3 PUFA'lar) insan sağlığı için hayati öneme sahiptir ve bir dizi rahatsızlığı önler; midyeler bu PUFA'ların iyi bir kaynağıdır. Bu çalışmanın amacı, yağ asidi bileşimini ve besin kalitesi parametrelerini ölçerek zebra midyesinin (Dressiana polymorpha) fonksiyonel bir gıda olarak potansiyelini değerlendirmektir. Zebra midyesi yağında çözücü ekstraksiyonla lipid miktarı, yağ asidi bileşimi ve besin kalitesi endeksleri belirlendi ve zebra midyesinin nutrasötik ve farmasötik olarak potansiyeli değerlendirildi. Zebra midyesi düşük lipid içeriğine rağmen insan sağlığına faydalı olan yağ asidi profilleri gösterdi. Zebra midyesindeki majör yağ asidi grubu SFA'lar olup bunu MUFA ve PUFA grupları izledi. EPA ve DHA miktarlarının toplamı 14.051.36 olarak bulundu. Ayrıca zebra midyesinin n6/n3 oranı 0.09 olarak bulundu. Zebra midyesinin PUFA/SFA oranı 0.36 olarak bulundu. AI, TI ve HH değerleri sırasıyla 0,60, 0,37 ve 1,09'du. Mevcut çalışma, zebra midyelerinin lipid kalitesini ve yararlı yağ asitlerini işlevsel diyet bileşenleri olarak değerlendirmeye işaret etmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Place of Global Issues in EFL Lecturers’ Teaching Agenda in Türkiye
Sahinkarakas, Sehnaz; Özel, Sezai
This study examines English as a Foreign Language (EFL) lecturers’ views on integrating global issues into language teaching in Turkish higher education. Using a sequential explanatory mixed-methods design, data were collected from 414 EFL lecturers across 12 universities via a questionnaire, followed by semi-structured interviews with 29 participants. Quantitative results indicate that EFL lecturers generally support the integration of global issues into EFL instruction. While gender, age, or overall teaching experience did not yield significant differences, prior experience specifically with global-issue-based instruction emerged as a significant factor. Among the themes, environmental issues were prioritized due to their perceived familiarity and pedagogical accessibility. In contrast, language imperialism was rated as the least important theme. Qualitative findings further clarify that this reluctance toward language imperialism stems from its ideological sensitivity, despite its relevance to culture and linguistic awareness. The study concludes with practical implications for language teachers, curriculum designers, and materials developers.
- MakaleAçık Erişim2026A comparative analysis of pictogram use in mobile weather applications: The cases of MGM, AccuWeather, and Apple Weather
Usta, Mesut
This study examines pictogram use in the interface designs of three mobile weather applications — MGM, AccuWeather, and Apple Weather — through a qualitative comparative case study approach. Focusing on user perception speed and information transfer efficiency rather than aesthetic value, the analysis evaluated each application across four criteria: pictogram compliance, visual complexity level, cognitive load, and icon-typography balance. Findings were theoretically grounded in usability heuristics. Expert review analysis revealed that Apple Weather achieves the lowest cognitive load through its integrated typographic system and standardized pictogram library. AccuWeather presents a moderate cognitive load through its standardized proprietary icon set, while MGM produced the highest cognitive load due to inconsistent icon styles, weak visual hierarchy, and touch target dimensions falling below international accessibility standards. The findings demonstrate that standardized and simplified pictogram systems reduce cognitive load and improve user experience, and underscore the need for systematic usability evaluation of institutionally developed mobile applications against international standards.
- MakaleAçık Erişim2026Examining the moderating role of marital spirituality between marriage satisfaction and meaning in life
Apak, Hıdır; Kınık, Kadri
This research focuses on various variables affecting the marriage process and family integrity. The aim of the study is to examine the moderating effect of marital spirituality on the relationship between marital satisfaction and the meaning of life. The importance of the research lies in the fact that examining the relationships between marital satisfaction, the meaning of life, and marital spirituality offers significant contributions at the individual, family, and societal levels. This positively affects the marital satisfaction, life motivation, and psychological resilience of married individuals, thus making a unique contribution to the literature. The research method employed a quantitative research method and was conducted using a correlational research design. The study included a total of 403 married individuals. A significant relationship was found between marital spirituality, marital satisfaction, and the meaning of life. Furthermore, it was determined that marital satisfaction positively and significantly affects the meaning of life, and that marital spirituality plays a moderating role in the strength of the relationship between marital satisfaction and the meaning of life. The study concludes that the participants' marital satisfaction positively and significantly affects the meaning of life. It was concluded that marital spirituality plays a very important role in the strength of the relationship between marital satisfaction and the meaning of life. The suggestions include conducting studies across various cultures at national and international levels to examine the moderating role of spirituality in marriage. Blended learning programs focusing on spirituality in marriage could also be developed for young adults.
- MakaleAçık Erişim2020Morphometric characteristics of the glacial cirques in the Teke Peninsula, Southwestern Anatolia
Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan
The morphometric characteristics of the 31 glacial cirques found on Mount Sandıras, Mount Kara-dağ, Mount Akdağ and the Beydağları mountains on the Teke Peninsula are examined in terms ofto their sizes, altitudes, aspects and slope along with their location according to glacial valleys andtheir grade (developmental stages) in the context of morphometric parameters. The cirques formedat various altitudes depending on the equilibrium line altitude (ELA) of each mountain during theglaciation. They evolved in accordance with the preglacial topography, elevation and shadow effectand acquired different dimensions. Approximately 80% of the cirques formed in the N, NE and NWdirections, where there was less exposure to solar radiation and shadow effects."Cirques in the re -gion have an average floor elevation of 2450 m and they could develop at lower elevations in thenorth-facing slopes (e.g.,~1950 m)". Average values of ~ 650 m in length, ~ 500 m in width and ~0,30 km² in area are derived from the morphometric measurements of the cirques. It was seen thatthe length of the cirques was slightly longer than the width. However, the high circularity ratiomeans that the cirques are mainly round and similar to a circular shape. Cirques have been classifiedaccording to their position in glacial valleys, such as at the head of a glacial valley, on the slopes ofa glacial valley and isolated area from the glacial valleys and according to their form in plan suchas cirque troughs, simple, staircase and compound cirques. 24 of the cirques are in the 2nd and3rd grade of development, indicating intermediate growth. The development of the cirques in eachmountain has been different, and the cirques in Akdağ have been more evolved and have more cir-ques than those of the other mountains. The shadow effect and altitude on the development of thecirques were largely determinant, however the climatic conditions, in particular the amount of pre-cipitation, had a significant influence on the extent of the glaciation and the growth of the cirques.
AtıfOpenAlex11TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2020Comparing Arthur’s Death and Epic of Battal Gazi in Terms of Structural Elements
Akın, Hüsrev; Dikmen, Özge
The type of romance is much older than the novel, and it is possible to find extraordinary events and forces, journeys to fantastic places, superhuman heroes and magical realms. At the root of the romance lies a very vivid imagination. Romance, which is a genre about heroes, idealizing moral purity and heroism, emerged as the last stage in the development of classical mythology. Loyalty to historical events is high in romance. In addition, the hero in a novel is the property of the imagination with the story told, and the romance is an exaggerating genre. Because the romance writer; he wants to open the doors of an imaginary world where dreams of glory, honor and heroism are realized. Epic is a type of literature that describes the important and sometimes extraordinary events of social events in a long and verse manner and historical events bear traces of the traditions, customs and lifestyles of the nations. It is possible to find traces of the life of a hero whose extraordinary qualities have been gained in the epic generally formed around the existence struggles of nations. While Arthur’s Death and the Epic of Battal Gazi contain some differences in their main theme, they can be said to include some common qualities of the novel and the epic. The aim of this study is to reveal similar and separated aspects of romance and epic genre by comparing both texts.
- MakaleAçık Erişim2020Türkiye’de illerin mutluluğu
Güneş, Bayram; Taş, İsmail; Acar, Sedat
Bu çalışma, Türkiye’de bireylerin mutluluğuna etki eden faktörleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, mümkün olduğu ölçüde geniş tutulan bir model oluşturulmuş ve bu model hem Türkiye genelinde hem de iller düzeyinde sınanmıştır. Modelde yerli literatürde içerilmeyen cinsiyete ve gelire bağlı toplumsal baskı, borçluluk, devlet hizmetlerinden memnuniyet, bireyin yakın çevresiyle ilişkilerinden duyduğu memnuniyet gibi değişkenlerin kullanılmış olması ve söz konusu modelin 81 il bazında yinelenmiş olması çalışmanın temel katkılarıdır. Çalışmamızda sıralı lojistik regresyon modeli kullanılmıştır. Model sonuçlarına göre, Türkiye’de bireylerin genel olarak benzer faktörlerden mutlu ya da mutsuz olduklarını söylemek mümkündür. Evliliğinden, işinden, sağlığından, gelirinden, sosyal hayatından ve kamusal hizmetlerden memnun olan, üniversite mezunu, yakın sosyal çevresi ile olumlu ilişkiler kuran, iyimser ve kadın bireylerin daha mutlu oldukları görülmektedir. Buna karşın evliliklerinden memnun olmayan, işsiz, borçlu, suça maruz kalan, cinsiyetinden ve gelirinden dolayı üzerinde baskı hisseden bireylerin daha mutsuz oldukları tespit edilmiştir. Modelin illere uygulanması bir takım ek bilgiler sunmaktadır. Bu sayede, değişkenlerin istatistiki olarak anlamlı ya da anlamsız oldukları illerin dağılımlarını, bazı durumlarda yığılmalarını izlemek mümkün olabilmektedir. Diğer taraftan, Türkiye geneli analizde bulunan örneğin pozitif bir ilişkinin il düzeyinde negatif olabildiği (ya da tersi) gözlenebilmektedir. Bu durum, analizlerin il düzeyine de genişletilmesi gerekliliğine işaret etmektedir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Matematik öğretmen adaylarının özel öğretim yöntemleri dersine yönelik görüşlerinin incelenmesi
Tutak, Tayfun; İlhan, Aziz; İç, Ünal; Ekinci, Nurefşan
Çalışmanın amacı, matematik öğretmen adaylarının Özel Öğretim Yöntemleri (ÖÖY) dersine yönelik görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırma 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Matematik Öğretmenliği programı üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören 85 matematik öğretmen adayıyla yürütülmüştür. Çalışma nicel türdedir ve verileri açık uçlu anket yardımıyla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler betimsel analiz tekniğiyle analiz edilerek belirli temalar altında gruplandırılmıştır. Öğretmen adaylarının ÖÖY dersine ilişkin görüşü bu dersin gerekli olduğu ve bu derste hedef-kazanımlara uygun yöntem ve tekniklerin kullanılmasının faydalı olacağı şeklindedir. Öğretmen adayları dersin teorik olarak gerekliliğini ve uygulama için teorik kısmın ön koşul olduğunu ifade etmişlerdir. Bazı öğretmen adaylarına göre bu dersin teorik kısmının azaltılması gerekliliği ve sıkıcı geçtiği ifade edilmiştir. Öğretmen adaylarının dersin uygulama boyutuna ilişkin görüşleri ise derste öğrenilenleri daha kalıcı hale getirdiği ve dersin daha verimli yürütülmesini sağladığı şeklindedir. Derste materyal kullanımına ilişkin öğretmen adaylarının görüşlerine bakıldığında, derslerde materyal kullanımının öğretimi somutlaştırdığı, öğrenmede kalıcılığı sağladığı görüşünün hâkim olduğu görülmektedir. Öğretmen adayları ÖÖY dersini okutan öğretim elemanlarıyla ilgili alanında uzman olan kişiler olmasının önemli olduğunu ifade etmişlerdir. ÖÖY dersinin ölçme ve değerlendirme alanında uygulama ağırlıklı not ortalamasının dikkate alınması gerektiğini, ayrıca ürün ve sürece dayalı değerlendirme yapılmasının daha iyi olacağını belirtmişlerdir.
- MakaleYalnız künye2020Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Sosyal Medya Kullanımına İlişkin Görüşleri
Şener, Gönül
Sosyal medya, sunduğu olanaklardan dolayı insan hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelerek kişilerin yaşam tercihlerini farklılaştırmıştır. Bu araştırmada meslek yüksekokullarında öğrenim gören öğrencilerin sosyal medya kullanım durumları ile sosyal medyaya ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Karma araştırma paradigması doğrultusunda tasarlanan bu çalışmada 70 meslek yüksekokul öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Çalışmanın sonucunda; öğrencilerin en çok 4 yıldan daha fazladır sosyal medya hesabının olduğu, öğrencilerin çoğu günde bir kereden fazla sosyal medya hesabına erişim sağladığı, sıklıkla 11- 30 dk. aralığında sosyal medyada zaman geçirdiği, sosyal medya hesabına bağlanmada öğrenciler daha çok evi tercih ettikleri ve mobil cihazlarla daha sık erişim sağladıkları, Instagramı daha sıklıkla kullandığı sosyal medya kullanım amacının daha çok iletişim kurmak, gündemi takip etmek ve bilgi edinmek olduğu, sosyal medyanın bilgiye hızlı ulaşmak, haberlere hızlı erişim ve uzaktaki insanlarla iletişim yararlarının olduğu, zaman kaybına neden olduğu, aynı zamanda bağımlılık oluşturduğu, kötü insanların ve kötü yazılımların zararları, asosyallik ve sağlık sorunları gibi zararlarının olduğu görülmüştür.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020The Effects of Using Cabri and GeoGebra Software on the Geometric Shapes Reasoning Skills of Mathematics Prospective Teachers
İlhan, Aziz; Aslaner, Recep
The aim of this study on mathematics teaching process is to investigateeffect of using Cabri and GeoGebra Geometry Software to mathematicsprospective teachers on Geometrical Shapes Reasoning Skill (GSRS).For this reason, single-group pretest-posttest quasi-experimental designwas preferred from experimental research methods. The participants ofthe research, a university education faculty in Turkey which is locatedin the East Anatolian at the mathematics department 36 fourth grademathematics prospective teachers. As a data collection instrument, theGSRS Test developed by the researchers was used. Experimental groupwas trained for 14 weeks by using Cabri and GeoGebra software. Instudy, while there was no significant difference in pretest and posttestscores in terms of gender change, between the pretest-posttest scores ofthe prospective teachers it was concluded that the experimental processwas successful in favor of the posttest.
- MakaleAçık Erişim2020Numune Boyutunun Kauçukla Modifiye Edilmiş Kendiliğinden Yerleşen Betonun Basınç Dayanımı Üzerindeki Etkileri
Etli, Serkan; Cemalgil, Selim
Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, tane boyutu dağılımındaki atık araç lastiklerinin (WVT) agregaları ve farklı işlenebilirliğe, farklı mekanik ve fiziksel özelliklere sahip partiküller değiştirilerek kauçuk modifiyeli kendinden yerleşen betonlar (RMSCC) imal edilmiştir. Ancak eksenel basınç altında farklı narinlik oranı h/b ile üretilen RMSCC elemanlarının taşıma kapasitesindeki değişim daha önceki çalışmalarda araştırılmamıştı. Bu çalışma kapsamında farklı h/b oranları kullanılarak üretilen RMSCC elemanlarının fiziksel ve mekanik özelliklerindeki değişim hem deneysel hem de teorik olarak incelenmiştir. Beton üretiminde kullanılan doğal kum ve WVT agregası tane boyutları aynı aralıkta olduğundan WVT agregası 4 farklı oranda doğal kum ile değiştirilmiştir. Bu oranlar doğal kum hacminin sırasıyla %5, %10, %15 ve %20'si olarak kullanılmıştır. Narinlik oranları, h/b değerleri1.0, 1.5, 2.0, 2.5, 3.0 ve 3.5 olup, toplam 90 örnek için deneysel ve teorik araştırmalar yapılmıştır. Elde edilen sonuçların doğrusal regresyon modelleri incelenmiş ve bu modellere göre h/b oranları ile denklemler üretilmiştir. Elde edilen denklemlerin sonuçları ve deneysel basınç dayanımı sonuçları karşılaştırılmıştır. Kullanılan WVT agregası miktarı ve h/b oranındaki artışın yanı sıra, numunelerde farklı oranlardan kaynaklanan basınç dayanımı kayıpları olmuştur. WVT agrega oranının basınç dayanımı üzerindeki etkisi, kullanım oranının artmasıyla daha da belirgin hale gelmiştir. Ayrıca h/b oranının basınç dayanımına etkisini belirlemek için regresyon analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak elde edilen denklemlere ait R2 değerleri 0,95'in üzerinde bulunmuştur.
AtıfOpenAlex20TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2020Faults Caused by Cavitation in Hydraulic Power Plants and Solution Methods
Kahraman, Gökhan; Özdemir, Osman
Hydraulic energy is one of the richest and most useful renewable energy sources in the world. For this reason, hydraulic turbines must be operated at optimum efficiency levels against multiple transient situations such as starting and stopping that shorten their useful life and cause fatigue damages in order to generate energy continuously. Pressure variations occur due to flow irregularities in Francis turbines operating at non-optimal partial loads. If the sepressure variations coincide with the natural frequency of a hydraulic, mechanical or structural component, they create high vibrations due to resonance, causing the turbine to operate in an unbalanced (balanced) manner. In this study, the high vibrations of the Francis turbine were monitored with the help of a continuous (online) vibration monitoring system via the cavitation sensor mounted on the turbine adjustment blade and the cavitation vibration effects of the operation in the case of unbalance and the cavitation vibration effect after the imbalance was eliminated. Vibration caused by the cavitation phenomenon in different operating conditions of hydraulic turbines has been shown graphically. In the the graphic given in the last part of the article, it is seen that vibration magnitude is reduced from 2 mm s-1 to 0.5 mm s-1 after the bearing failure is eliminated. This is an important consequence for the hydraulic turbines to be operated in the safe cavitation zone to avoid high vibration levels.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Elektrokoagülasyon Prosesi Kullanılarak Mezbaha Atıksularının Arıtımı Üzerine Ortam Parametrelerinin Etkisi
Tanyol, Mehtap; Tevkur, Servet
Mevcut çalışmada, mezbaha atıksuyunun arıtımı üzerine elektrokoagülasyon prosesinin etkinliği kesikli bir reaktörkullanılarak araştırılmıştır. Akım yoğunluğu (5-20 mA m-2), başlangıç pH’ı (3-10) ve elektrotlar arası mesafe (4-16 mm) gibiçeşitli parametrelerin etkisi optimum elektrokoagülasyon koşulunu belirlemek için incelenmiştir. Paralel bağlanmışmonopolar demir elektrotlar tüm deneyler için kullanılmıştır. Deneylerin performansı temel olarak kimyasal oksijen ihtiyacı(KOİ) giderimi kullanılarak değerlendirilmiştir. 15 mA m-2akım yoğunluğu, doğal pH (7.47) ve 16 mm elektrotlar arasımesafe optimum koşullar olarak seçilmiştir. Bu koşullar altında %90.63’lük KOİ giderim verimi elde edilmiştir. Sisteminişletme maliyeti, enerji ve elektrot tüketimi dikkate alınarak hesaplanmış ve 9.15 TL kg-1 KOİ-1 olarak bulunmuştur.
- MakaleAçık Erişim2020Matematik eğitiminde öne çıkan güncel değerler
İlhan, Aziz; Poçan, Serdal
Bu çalışmanın amacı matematik eğitiminde öne çıkan güncel değerleri sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda ulusal ve uluslararası veri tabanları (Web of Science-Social Sciences Citation Index-SSCI, Education Resources Information Center-ERIC, EBSCO, Google Scholar, Ulusal Akademik Ağ Ve Bilgi Merkezi-ULAKBİM, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı-Tez Merkezi vb.) “matematik öğrenme alanında değerler” kavramı ile ilgili anahtar kelimeler kullanılarak yapılan çalışmalar taranmıştır. İlgili alanyazın doküman analizi yöntemi ile araştırılmıştır. Tarama neticesinde matematik eğitiminde değerler ile ilgili 55 çalışmaya ulaşılmıştır. Araştırma kapsamına dâhil edilen bilimsel çalışmalar, yayınlanma yılı ve araştırma grubu başlıkları altında kategorize edilmiştir. Ayrıca tarama sonucunda ulaşılan araştırmalar içerik anlamında detaylı bir şekilde analiz edilmiş, matematik eğitiminde tespit edilen değerler, öne çıkan bulgular ve öneriler belirlenmiş, okuyucuya sunulmuştur. Matematik eğitiminde değerler kavramı ile ilgili bilimsel çalışmaların son dokuz yılda artış gösterdiği ve önem kazandığı görülmüş, matematik eğitiminde seksen yedi değer tespit edilmiştir. Bilimsel çalışmalarda dayanışma, işbirliği, grup çalışması, yardımseverlik, akılcılık, rasyonalizm, nesnel anlama, sorumluluk, açıklık ve saygı değerlerinin ön plana çıktığı elde edilen bir diğer sonuçtur. Çalışmada elde edilen bulgular çerçevesinde matematik öğrenme alanına ilişkin değerler ile ilgili birtakım önerilerde bulunulmuştur.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Kitlesel açık çevrimiçi derslere katılan bireylerin dersleri tamamlama durumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi
Aslan, Alper; Göktaş, Merve; Atıcı, Bünyamin
Kitlesel açık çevrimiçi dersler internet kullanımının\ryaygınlaşması ile birlikte daha geniş kitleler tarafından tercih edilmeye\rbaşlanmıştır. Eğitimciler tarafından önümüzdeki yıllarda daha fazla tercih\redileceği düşünülen kitlesel açık çevrimiçi derslerde dersi yarıda bırakması\rönemli bir sorundur. Gerçekleştirilen araştırmada kitlesel açık çevrimiçi\rderslere katılan bireylerin dersleri tamamlama durumları cinsiyet, yaş,\rmezuniyet türü, sistem kullanım durumu, katılma nedenleri ve özerk öğrenme\rpotansiyeli değişkenlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel\raraştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın\rörneklemi 63 erkek ve 64 kadın olmak üzere toplam 127 kişiden oluşmaktadır.\rÖrneklem seçiminde amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklem\rbenimsenmiştir. Katılımcıların kitlesel açık çevrimiçi ders almış olmaları\rölçüt olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar\rtarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile Arslan ve Yurdakul (2015) tarafından\rgeliştirilen Özerk Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde\rkestirimsel analiz yöntemlerinden Ki-kare testi, point-biserail korelasyon\ranalizi ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları\rbireylerin kitlesek açık çevrimiçi dersleri tamamlama oranlarının cinsiyet\rdeğişkenine göre erkeklerin lehine, yaş değişkenine göre 25-44 yaş aralığı\rlehine, mezuniyet türüne göre lisans ve lisansüstü mezunların lehine anlamlı\rbir şekilde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sistem kullanma durumlarına ve\rözerk öğrenme potansiyellerine göre ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.\rBunun yanı sıra bireylerin kitlesel açık çevrimiçi derslere katılma nedenleri\rarttıkça dersi tamamlama oranlarının arttığı görülmüştür.
- MakaleYalnız künye2021Türkiye’de kamu denetçiliği kurumu (ombudsmanlık) imajına yönelik bir araştırma
Dursunoğlu, İsmail; Boyali, Handan; Gündoğdu, Serkan
Tarihi 18. yüzyıla kadar giden Kamu DenetçiliğiKurumu, kamu örgütlerini devlet adına denetleyenbir kurum olarak ortaya çıkmıştır. Kamu örgütlerinidenetleyerek vatandaşları idarenin keyfi uygulamalarına karşı koruması, devlet kurumlarını dışardanbağımsız ve tarafsız şekilde denetlemesi, yapılanbaşvurulara kısa süre içinde nihai çözümler üretmesi ombudsmanlık kurumunun önemini her geçengün artırmıştır. Böylece kamu idarelerindeki kötüyönetim en aza indirilerek, insan hak ve özgürlüklerine yönelik ihlallerin önüne geçilmeye çalışılmıştır.Dünyadaki gelişimine nazaran Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumu ile ilgili çalışmalar daha geç ortayaçıkmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulmasına yönelik ilk girişimler 2006 yılında başlamıştır.2012 yılına gelindiğinde ise kurulum gerçekleşmiştir. Bu kurum, günümüzde birçok iletişim kanallarını kullanmak suretiyle etkili ve bağımsız bir şikâyetmekanizması oluşturmuştur. Vatandaşların gündelik hayatlarını kolaylaştırmayı, kamu idarelerinidaha ilkeli ve güçlü bir yapıya kavuşturmayı, idareile vatandaş arasında arabuluculuk misyonu üstlenmeyi amaçlayan Kamu Denetçiliği Kurumu, her geçen gün devlet ve halk nezdinde itibar kazanmayadevam etmektedir.Bu çalışmada Kamu Denetçiliği Kurumu’nun halktarafından bilinirliği, imajı ve nasıl algılandığı tespitedilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı, Türkiye’denispeten genç bir kurum olan Kamu Denetçiliği Kurumu’nun imajını belirlemektir. CAWI yöntemininuygulandığı araştırma Türkiye örneklemini oluşturacak olan 26 ilde yapılmıştır. Çalışmada kurumimajına yönelik olumlu ve olumsuz bazı sonuçlaraulaşılmıştır
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Effect of Using Cow and Goat Milk on Antioxidant, Rheological andSensory Properties of Kefir
Icier, Filiz; Koca, Nurcan; Sabanci, Serdal; Çağındı, Özlem; Benzer Gürel, Duygu; Akyol, Merve Ildız
In recent years, demand for products produced with goat milk has been increasing. On the other hand, compared to cow's milk, component and flavour differences in goat milk can cause significant differences in the properties of products produced with goat's milk and affect the acceptability of the product. In this study, it was aimed to compare the antioxidant capacity, rheological and sensory properties of kefir produced with goat milk with those properties of kefir produced of cow milk. In this context, cow milk, goat milk and 1: 1 ratio of cow and goat milk kefir were produced, physico-chemical, rheological and sensory analyses were performed. It was determined that the rheological properties of all kefir samples exhibit pseudoplastic behaviour and are compatible with the power-law model. The apparent viscosity of the kefir produced by the goat milk was lower than cow milk kefir. It was determined that the total antioxidant capacity of goat milk kefir was higher than cow's milk kefir and a and b values were lower in colour. On the other hand, in goat milk kefir, panellists perceived lower consistency and kefir flavour, also its overall acceptability score was lower. The addition of 50% cow's milk to goat's milk influenced the condition of goat's milk. The sensory properties of the mixture milk kefir were similar to the sensory properties of the cow's milk kefir. Although the mixture kefir positive results, it has been concluded that further studies are needed to obtain better consistency and flavour in kefir production from goat milk.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele
