Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleYalnız künye2019Hemşirelik Esasları Dersi Klinik Uygulaması Sırasında Gerçekleştirilen Temel Hemşirelik Uygulamalarının Değerlendirilmesi: Retrospektif Bir Çalışma
Celik, Gul Hatice Tarakcioglu; Gül, Şenay; Basit, Gulden; Arslan, Sevda
Amaç: Bu çalışma, farklı kliniklerde uygulama yapan birinci sınıföğrencilerinin, Hemşirelik Esasları dersi müfredatında yer alan temel hemşirelik uygulamalarını gerçekleştirme düzeylerini ve sıklıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Çalışma 2013–2014 Öğretim yılı Hemşirelik Esasları Dersi’ne kayıtlı 115 öğrencinin klinik eğitimleri boyunca doldurdukları“Klinik Beceri İzlem Formu”nun değerlendirilmesi ile elde edilmiştir. Analizler sayı ve yüzdelik olarak verilmiştir.Bulgular: “Yaşamsal Bulguların Takibi”, “İlaçların Hazırlanması”, “Hasta Eğitimi” , “Kan Alma”, “Kan Şekeri Takibi”, “İntravenöz Sıvı Tedavisini Başlatma”, “Aldığı Çıkardığı İzlemi Yapma”,“Deri Altı Enjeksiyon” ve “Derin Soluk Alma ve Öksürük Egzersizi”nin en sık gerçekleştirilen temel hemşirelik uygulamaları olduğu bulunmuştur. Öğrenciler “Lokal Sıcak Kompres Uygulama”,“Oturma Banyosu”, “Baş Banyosu”, “Orofarengeal/NazofarengealAspirasyon”, “Trakeostomi Aspirasyonu”, Trakeostomili HastadaStoma Bakımı”, “Rezidüel Miktarı Belirleme” ve “GastrostomiliHastada Stoma Bakımı” gibi temel hemşirelik uygulamalarını yapma fırsatı bulamamıştır.Sonuç: Öğrencilere, Hemşirelik Esasları dersinin klinik uygulamasısüresince beceri geliştirmede sınırlı kaldıkları uygulamaları diğermeslek derslerinin öğretiminde gerçekleştirme fırsatları sunulmalıdır.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2019Tunceli aleviliğinde inanç-müzik ilişkisi üzerine bir alan araştırması
Erdoğan, Göktürk; Mengüş, Erkan; Kara, Huseyin
Tunceli’de alevi inancının şekillenmesi ve aktarılmasında müzikpratikleri, sözlü unsurlarla oluşan kültürel belleğe dair inanç vetoplumsal değerler arasında önemli bir köprü kurmaktadır. Nüfusununbüyük bir bölümü Alevi olan ve konumu gereği Alevilerin Anadolu’dayaşadığı diğer bölgelere nazaran daha homojen bir kültürel yapıya sahipolan Tunceli’de, Alevi inanç geleneğinin mistik (içsel) yapısına ilişkinbilgilerin anlaşılabilmesinde başvurulacak belki de en önemli alan hiçşüphesiz müzik kültürüdür. İbadet ve sosyal yaşam içerisindeçoğunlukla bağlama etrafında bütünleşen müzik pratikleri, Tunceli’dekiinanç sisteminin topluluk tarafından ortak bir paydaya dönüşmesi vegeleneğin günümüze dek aktarılmasını da mümkün kılmıştır. Tunceli’yiinanç açısından özel kılan bir diğer özellik ise bölge halkı tarafındankutsal sayılan “Munzur Baba”, “Sultan Hıdır/Hızır Baba” ve “DüzgünBaba” gibi kutsal ziyaret yerlerinin olmasıdır. Bölge halkının çeşitlivesilelerle ziyaret ettiği bu yerler, Tunceli’deki Alevi inancının mistikyönden kuvvetli referanslara sahip olduğunu da göstermektedir. Tarihi,kültürel ve coğrafi yapısı düşünüldüğünde Anadolu kültür havzasındapek çok inanç biçimini içinde barındıran bu bölge, inançla bütünleşenmüzikal pratikler açısından da oldukça zengindir. Bu çalışma TunceliAleviliğinde inanç-müzik ilişkisi üzerine kurgulanmış bir alanaraştırmasıdır. Bölgenin çok kültürlü yapısı ve geleneksel müzikbiçimleri, tarihsel süreçte Alevilikle birlikte şekillenen bu bölgede müzik ve inanç arasında organik bir ilişkiyi de araştırmaya değer kılmaktadır.Çalışmanın odak noktası ise bölgeye dair mistik ve kültürel söylemlerinve uygulamaların Alevi müzik anlayışında nasıl yer tuttuğu ve TunceliAleviliğinde inancın müzikle olan ilişkisinin düşünsel ve eylemsel boyuttahangi uygulamaları beraberinde getirdiğidir. Nitel araştırma yöntemlerikullanılarak gözlem ve kişisel görüşmelerle araştırılmaya çalışılan konu,sonuçları açısından bölgeye dair geleneksel müzik kültürünü ve bölgeninmüzikal kodlarını inanç üzerinden ortaya koymaktadır.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2019Türkiye’de Zorunlu Göç Mağduru Çocuklar: Çatışmalar ve Yıkımlar Nedeniyle “Kendi Evinde Mülteci Olmak
Çoban Keneş, Hatice
Zorunlu göç, ona maruz kalan tüm gruplar için maddi ve manevi olumsuz sonuçlarıolan travmatik bir süreçtir. Kadınlar, yaşlılar, çocuklar gibi kırılgan konumda olanlariçinse çok daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle de yaşları nedeniylealgılama düzeyleri ve savunmasız konumları dikkate alındığında yerinden edilmeyemaruz kalmanın çocuklar açısından nasıl sonuçlar yaratabileceği öngörülebilir.Çocuklar, bilmedikleri, anlamadıkları ve hiçbir etkilerinin olmadığı nedenler yüzündençıkan savaşlara, çatışmalara maruz kalmakta ve bu sürecin en kırılgan kesimi olarakyaşanan süreçten çok daha ağır etkilenmektedirler. Bu nedenle zorunlu göçünsonuçlarına çocuklar açısından bakılması çocukların ve toplumun sağlığı açısındangerekli ve önemlidir. Ancak, zorunlu göç üzerine yapılmış çalışmalar arasında zorunlugöçün, yerinden olmanın ve yerinden edilmenin sonuçlarına çocuklar açısından bakanaz çalışma bulunmaktadır. Bu amaçla çalışmada göç, zorunlu iç göç, yerinden edilmeliteratüründen yola çıkılarak göç çalışmalarında daha az ele alınan bir konu olarakyerinden edilmiş çocukların görünür kılınmasına aracılık edilecektir.Çalışmada, ağırlıklı olarak Kürt nüfusunun yaşadığı Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2015 yılısonlarında başlayan askeri operasyonlar ve çatışmalar nedeniyle yaşanan yerindenedilmenin sonuçlarına çocuklar açısından bakılmıştır. Bölgede yaşayan sivil Kürtler2015 yılı sonlarına doğru önce silahlı çatışmalar ortasında kalmış, çatışma bitiminde dealtyapı ve binaların büyük ölçüde yıkılmasıyla, zorunlu göçe maruz kalmışlardır.Çalışma kapsamında 6-11 ve 12-18 yaş aralıklarındaki yerinden edilmiş Sur’lu çocuklarlagörüşmeler yapılmış, çocukların anlatımlarıyla, çocukların bakış açısıyla yerindenedilmenin sonuçları ortaya konulmuştur. Çocukların anlatımlarından çıkarılan beştemel gösterge, kendi ülkelerinde olsalar bile bu çocukların çatışmalar ve zorlayerinden edilmenin sonuçlarını birer mülteci gibi yaşadıklarını ortaya koymuştur.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2019Generation y candidate teachers and social media
Şener, Gönül; Gündüzalp, Seda
The implications of technology era intertwined with the social media generation y to determine the characteristics of working life, productivity, would be helpful in terms of giving direction to the effectiveness and productivity are considered. In this study to determine the characteristics of being born Y generation of teachers who will start his career in a few years, aimed use of social media has become a part of daily life to predict the effects of the profession. Content analysis method which is frequently used in qualitative research is preferred in analyzing research data. The study group of the study consisted of 65 people composed of candidate teachers enrolled in the formation program. The research data were obtained by semi-structured interview form. As a result of the research; Candidates teacher in generation Y have personal priorities when appointed as teachers; perform myself, to provide personal development, to gain effective communication skills, equality and justice, family, order, being a leader, responsibility awareness, love and respect, material power, to gain prestige and help as listed. These candidate teachers stated that social media is often a time-consuming practice. On the positive side, they defined themselves as a way of updating themselves, accessing information and communicating effectively. Social media, which has a lot in our lives, have both positive and negative aspects for teachers. It can be suggested that candidate teachers called the Y generation use the positive aspects of social media and keep their negative side behind their professional life. In addition, the use of social media in accordance with personal and professional priorities can be seen as an increasing element of success.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2019Sosyodemografik değişkenler ve namus adına kadına uygulanan şiddete yönelik tutum: üniversite gençliği üzerine bir araştırma
Tire, Olcay; Ozturk, Meral
Kadına yönelik şiddet, hem dünyanın hem de Türkiye’nin enönemli toplumsal sorunlarından biridir. Ataerkil kültürün birürünüolan kadına yönelik şiddetin sözde nedenlerinden birisi “namus”olgusudur. Namus kültürünün egemen olduğu toplumlarda kadınlarnamus adına sözel, psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddete uğramakta hattanamus cinayetlerine kurban gitmektedirler. Namus adına kadınauygulanan şiddete yönelik tutumların sosyodemografik değişkenlerdenetkileneceği varsayımından hareketle bu araştırmanın amacı gelecektetoplumsal yapının belirleyicileri ve yön vericileri olacak olan üniversiteöğrencilerinin namus adına kadına uygulanan şiddete yöneliktutumlarının cinsiyet, okunulan alan, sınıf düzeyi, ailenin gelir düzeyi,gelinen bölge, anne-baba eğitim düzeyi gibi sosyo-demografik faktörleregöre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır.Araştırma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin farklı bölümlerindeokuyan tabakalı örnekleme ve kolayda örnekleme teknikleri ilebelirlenen 662 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada kişisel bilgi formuyanında Işık ve Sakallı-Uğurlu (2009) tarafından geliştirilen NamusAdına Kadına Uygulanan Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (NKUŞTÖ)kullanılmıştır. Verilerin analizi ikili gruplar için bağımsız örnekleme ttesti, üç ve daha fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ileyapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre genel olarak öğrencilerin namusadına kadına uygulanan şiddeti onaylamadıkları ancak erkekler, sağlıkve fen bilimleri alanında okuyanlar, birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile annesi okur-yazar olmayan öğrenciler namus adına kadına uygulananşiddete daha olumlu bakmaktadır. Gelir düzeyi, gelinen bölge ve babaeğitim düzeyine göre gruplar arasında farklılık yoktur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2019Hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin algılanan bakım davranışları ve empati eğilimleri
Önder, Eylem Yalçınkaya; Polat, Hilal Türkben; Serin, Emine Kaplan; Durmaz, Yadigar Çevik
Bu çalışma hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin bakım davranışlarını ve empatik eğilimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya 252 öğrenci (188 hemşirelik, 64 ebelik) katılmıştır. Bu çalışmaya katılan öğrencilerin çoğunu bayanlar oluşturmaktadır (201 kız, 51 erkek). Bu çalışmada very toplama aracı olarak ‘SosyoDemografik Anket Formu’, ‘Bakım Değerlendirme Anketi (Care-Q)’ ve ‘Empatik Eğilim Ölçeği’ uygulanmıştır. Veriler; betimleyici istatistikler, Kruskal Wallis testive Mann-Whitney U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, kız ve erkek öğrenciler arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ayrıca, hemşirelik öğrencilerinin empati eğilimlerinin ebelik bölümünde okuyan öğrencilere göre daha yüksek olmasına rağmen, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Mesleğini isteyerek ve istemeden seçen öğrencilerin empati eğilimleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Beklendiği üzere, mesleklerini isteyerek seçenlerin empati eğilimi istekli olmayanlardan daha yüksek çıkmıştır. Öğrencilerin empati eğilimlerinin sınıf seviyelerine göre değişip değişmediği de incelenmiştir. 2.-3. sınıf, 3.-4. Sınıf ve 2.-4. Sınıf öğrencilerinin empati eğilimler iarasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ancak, 2. Sınıf öğrencilerinin empati eğiliminin diğerlerinden daha yüksek olduğu dikkat çekmektedir. Kız ve erkek öğrenciler arasında her bir bakım davranışı algısı alt grubu ve toplam bakım davranışı (Care-Q/Bakım-Q) puanları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öte yandan, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında toplam Care-Q/Bakım-Q puanları bakımından hemşirelik öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ek olarak, bakım davranışı ölçeğinin ‘ulaşılabilirlik’ ve ‘açıklamalar ve olanaklar’ alt boyutlarında hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında hemşirelik öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin kariyer tercihlerine göre bakım davranış algıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Diğer bir deyişle, öğrencilerin okudukları bölümleri isteyerek ya da rastgele seçmelerinin (kariyer tercihleri) bakım değerlendirme davranışları üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır. Ayrıca, öğrencilerin bakım davranış algıları sınıf seviyelerine göre incelenmiş ve 2.-3. sınıf ile 3.-4. Sınıf öğrencileri arasında Care-Q/Bakım-Q testinin ‘ulaşılabilirlik’ alt boyutu açısından anlamlı bir fark tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Niyaz: tunceli’de kansız bir kurban geleneği
Kaval, Yılmaz; Taş, Sibel
Tarih öncesi çağlardan itibaren başladığı kabul edilen kurbangeleneği, yüzyıllar içinde değişerek, dönüşerek ve gelişerek günümüzekadar gelen ve bundan sonra da etkisini devam ettirecek olan birgelenektir. Manevi bir odak için kan dökülmesi suretiyle gerçekleştirilenkanlı kurban, toplumumuzda tercih edilen yaygın kurban biçimidir.Ancak toplumumuzun inanç pratikleri içinde kanlı kurbanın yanındakansız kurban geleneğinin de aktif kodlarını okumak mümkündür.Kansız kurban geleneğinin yoğun bir şekilde görüldüğü yerlerden biri deTunceli’dir. Eski çağlardan itibaren pek çok medeniyete ev sahipliğiyapan Tunceli ili köklü bir inanç yapısı ve ritüelleri olan bir yerleşimyeridir. Yöre insanı, dini törenler esnasında, kutsal günlerde ve aracısızbir şekilde Hakk’a yakarmak, dileğini iletmek istediğinde mutlaka un,tereyağı, su veya süt ile yoğrulan bir çeşit çörek olan niyazı pişirmekte vedağıtmaktadır. Kutsal niyaz ekmeği aile bireylerine, akrabalara vekomşulara dağıtıldığı gibi kutsal mekanlarda çeşitli kuruyemişler vemeyve ile birlikte halihazırda orada bulunan kişilere de dağıtılmaktadır.Niyaz dağıtma, pişirilmesine niyet edilmesinden itibaren çeşitli maneviaşamalar ve eylem biçimleri içeren bir ritüeldir.Bu çalışmada Tunceli yöresinde çok eski dönemlerden itibarengörülen kansız kurban geleneği ve bu gelenek içinde yer alan niyazdağıtma pratiği ele alınmıştır. Bu çalışmada, yörede kutsal niyazekmeğinin yapıldığı zamanlar, dağıtıldığı mekânlar ve bu uygulamasırasında gerçekleştirilen ritüeller değerlendirilmeye tabi tutularak budinsel pratiğin halkın inanç sistemi içindeki yeri açıklığakavuşturulmuştur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2019Türkçe-arapça manzum sözlüklerimizden tuhfe-i hâcibî
Uz, Özkan
Genellikle medreselerde ve sıbyan mekteplerinde, okula yenibaşlayan öğrenciler için hazırlanan manzum sözlükler, sözlük bilimi,eğitim bilimleri, çocuk edebiyatı alanları için önemli metinlerdir. Sonzamanlarda manzum sözlük türüyle ilgili yapılan çalışmalar, bu türdekieserlerin bir hayli fazla olduğunu ve edebî zenginlik açısından ne kadarönemli eserler olduklarını göstermektedir. Manzum sözlüklerin TürkçeArapça, Türkçe-Farsça şeklinde iki dilli örnekleri olabildiği gibi TürkçeArapça-Farsça şeklinde üç dilli örnekleri de görülmektedir.Tuhfe-i Hâcibî, elimizdeki bilgilere göre Muhlis Halil Bey tarafındanyazılmış ve H.1223 / M.1808 yılında müstensih İshak b. Halil b. Osmantarafından da istinsah edilmiş Arapça-Türkçe manzum bir sözlüktür.Mesnevî nazım şekliyle yazılan eser, 135 beyitten oluşmaktadır. Manzumsözlükler, genelde Sıbyan mekteplerinde okutulmak üzere Kur’an-ıKerim’i okumak ve anlayabilmek amacıyla hazırlanmıştır. Tuhfe-iHâcibî’nin sözlük kısmında bu amacın dışında, dinî kelimelerden çokgündelik hayata ait kelime ve kelime gruplarına yer verilmiştir. Genelliklehayvan, bitki, renk, kavram gibi isim türünde kelimelere yer verildiği gibisıfat, fiil, fiil mastarı türünden çok sayıda kelimeye de yer verildiğigörülmektedir. 516 Arapça kelimenin Türkçe karşılığının verildiği bueser, diğer manzum sözlükler gibi devrin dil ve eğitim anlayışı hakkındafikir edinme açısından önem taşımaktadır. Bu makalede, manzumsözlükler ve Hâcibî hakkında kısa bilgiler verilecek ve eserin çeviri yazımetni edebiyatımıza kazandırılarak araştırmacıların istifadesinesunulacaktır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019The Mediating Role of Power Distance in the Effect of Organizational Culture Teams on the Personnel Empowerment
Gün, Gül
Personnel empowerment, which is influenced by organizational culture, is an important factor for motivation. As a participatory management, personnel empowerment is defined as authorization and empowerment of lower-level employees to make decisions. Hofstede's power distance from cultural dimensions; is explained by emphasizing the power relationship between people. For empowerment practice, it is desired that the level of power in organizations is at a low level. If there is a high level of power in an organization and employees have this culture, then empowerment practices remain very limited. In this context, this study, conducted in textile enterprises, examines whether the power distance has an intermediary role in the influence of organizational culture types on employee empowerment. For this purpose, the required data were collected by surveying employees from textile enterprises operating in Tunceli province. Correlation and a Structural Equation modelling were applied to all 314 of the data obtained. According to the results of this analysis, the findings supporting the basic hypothesis obtained are that culture of adhocracy and personnel empowerment are mediated by the national cultural power distance dimension.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Congo Red Effects on Detoxification and Metabolic Enzymes in Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792)
Danabaş, Durali; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Yildirim, Numan; Aksu, Önder
The aim of this study was to evaluate the activities of the biotransformation enzymes (Glutatyon STransferase (GST) and cytochrome P450 (CYP1A1)) and metabolic enzyme (Lactatedehydrogenase-LDH) in the liver of rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) after 24 and 48 hourexposure to 0.5, 1.0 and, 2.0 mg l-1 of Congo red (CR). Enzyme activities were determined by usingcommercial kits with ELISA method. Congo red altered the activities of GST, CYP1A, and LDHenzymes in liver tissue of O. mykiss in a dose-dependent manner. The statistical differences in GSTactivities among the groups for 24 and 48 h were significant, but, LDH activities were significantfor only 24 h. Exposure duration of CR didn’t affect the biochemical response of rainbow trout.Thus, CR exposure changed the biotransformation and metabolic enzymes, and the changes of theseenzymes activities may be used as a potential bioindicator of the CR exposure.
- MakaleAçık Erişim2019Doğal afet durumu için cbs tabanlı maksimum kapsama yerleşim modeli: tunceli örneği
Celik, Erkan; Özceylan, Eren; Mete, Süleyman; Özkan, Barış
Afet zamanlarında insani lojistik açısından afetzedelerin barınma yerlerine erişimi önemli bir problemdir. İnsani lojistik yönetiminin önündeki en büyük zorluklardan biri de fazla sayıdaki afetzedelerin koordinasyonudur. Özellikle, olay mahallindeki mekânsal verinin eksikliği etkin bir planlamanın önündeki en büyük engellerden biridir. Bu çalışmada, afet zamanlarında kullanılmak üzere potansiyel afetzedelerin ilgili barınaklara atanması için Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) tabanlı bir çözüm yaklaşımı önerilmiştir. Ulaşılan afetzede sayısını maksimize etmek için ArcGIS’in maksimum kapsama yerleşim modeli kullanılmış ve Tunceli ili üzerinde test edilmiştir. Tunceli şehir merkezindeki 2.121 adet binaya 31.076 kişi, nüfus olarak atanmış ve 5 barınma merkezi ile model çalıştırılmıştır. Daha sonra farklı sayıda barınma merkezi ve kapsama alanları altında senaryo analizleri gerçekleştirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen modelin afetzedelerin barınma merkezlerine atanmasında etkin bir araç olduğunu göstermiştir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2019Phylogenetic Analysis of Chrysochamela (Fenzl) Boiss. (Brassicaceae) Taxa Growing in Turkey
Paksoy, Mehmet Yavuz; Sevindik, Emre; Topseçer, Feyzanur; Aydoğan, Melike
In this study, we performed a genetic diversity analysis using RAPD (Random AmplifiedPolymorphic DNA) and ISSR (Inter simple sequence repeat) markers for some Chrysochamelaspecies growing in Turkey. PCR was performed using RAPD and ISSR primers and genomic DNAsamples from each specimen, and the resulting bands were scored. Phylogenetic relationships andgenetic distances between the studied taxa were calculated using the PAUP analysis program.According to the RAPD analysis, the closest genetic distance was found to be 0.20000 between C.noeana populations, while the most distant values were found as 0.60000 between C. noeana and C.elliptica. The ISSR analysis also revealed the closest genetic distance as 0.34043 between C. noeanapopulations, while the most distant values were found to be 0.55319 between C. noeana and C.elliptica. UPGMA (unweighted pair group method with arithmetic mean) dendrogram generated forboth RAPD and ISSR analyses consisted of two groups. As a result, it was found that RAPD datawere more appropriate for comparison with the previous anatomical and morphological data of the studied taxa.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Otel işletmelerinde çalışanların kurumsal prestij algılarının sergiledikleri duygusal emek üzerine etkileri: elazığ ilinde bir araştırma
Kırmızıgül, Bayram
Otel işletmeleri gibi emek-yoğun üretim yapan hizmet işletmelerinde, çalışanlar tarafından sergilenen duygusal emeğin rolü, teknoloji-yoğun işletmelere kıyasla daha fazla önem taşımaktadır. Literatürde çeşitli değişkenler ile duygusal emek arasındaki ilişki ve etki durumlarını test etmeye yönelik araştırmalar bulunmaktadır. Fakat algılanan kurumsal prestijin çalışanlar tarafından sergilenen duygusal emek üzerindeki etkilerinin incelendiği herhangi bir çalışmaya rastlanmaması bu araştırmanın çıkış noktasını; toplanan veriler neticesinde kurumsal prestij algısının duygusal emeğin yüzeysel, samimi ve derin davranış boyutları üzerindeki etki durumlarının ayrı ayrı test edilerek literatüre yeni bulgular sunulması ise araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Elâzığ ilinde faaliyette bulunan turizm işletme belgeli otellerde çalışan personel ile yüz yüze anket yöntemi kullanılarak bir araştırma yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin güvenilirlik ve geçerlilik durumları SPSS programında analiz edilmiştir. Daha sonra, algılanan kurumsal prestijin çalışanların sergiledikleri duygusal emek üzerine etkilerini test etmek üzere, AMOS programında yapısal eşitlik modeli analizi yapılmıştır. Ulaşılan bulgulara göre; algılanan kurumsal prestijin duygusal emeğin yüzeysel davranış boyutunu negatif yönde ve anlamlı düzeyde, samimi davranış ve derin davranış boyutlarını ise pozitif yönde ve anlamlı düzeyde etkilediği tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2019Artırılmış gerçeklik içeren reklamlarda format farklılıklarının hatırlamaya olan etkisi
Coskun, Engin; Sever, Necip Serdar
Reklamı hatırlama ya da farkında olma durumu, reklamcılık alanındaki önemli yapılardan birisi olmuştur. Yardımlıya da yardımsız hatırlama testlerinde reklamın hatırlanması, reklamın başarılı olarak kabul edilmesinde büyük biretmendir. Hatırlamaya etki eden önemli etkenlerden birisi de reklamın yer aldığı mecradır. Özellikle günümüzdetüketicilerin her an mobil olmaları ve gün içerisinde birçok farklı mecrada reklam mesajına maruz kaldığı gözönüne alınırsa, mecranın önemi daha da artmaktadır. Bu çalışma, 360 derece artırılmış gerçeklik desteklireklamların dış mekan reklamları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda,Anadolu Üniversitesi kampüs içinde yer alan raket reklamları, deneysel bir çalışma gerçekleştirilerek 360 dereceartırılmış gerçeklik formatına dönüştürülerek manipüle edilmiştir. Çalışmada, katılımcıların demografiközelliklerinden bağımsız olarak, 360 derece görsellerle birleştirilmiş ve ses unsuru eklenmiş artırılmış gerçekreklamların, reklam mesajını ve marka hatırlamasını önemli ölçüde artırdığı tespit edilmiştir. Bu çalışma,geleneksel reklam hatırlama kavramı ile örtüşmekte olup, ayrıca Z kuşağı için artırılmış gerçek reklamlarınkullanılmasının marka bilinirliğinin önde gelen bir kaynağı olacağını gösteriyor.
- MakaleYalnız künye2019Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Emek-Sermaye-Enerji Faktörlerinin İkame ve Çıktı Esneklikleri
Songur, Mehmet
Üretim fonksiyonu üzerine tartışmalar iktisatçıların daima ilgisini çekmiştir. Bu çalışmanınamacı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, Cobb-Douglas, CES ve VES üretimfonksiyonlarından hareketle, ölçek esnekliği, çıktı esnekliği ve ikame esnekliğini tahminetmektir. Amaç doğrultusunda, dört girdili (emek, sermaye, doğalgaz ve petrol) olacak şekildemodel oluşturulmuştur. Çalışmada 1982-2014 dönemine ait verilerle 22 gelişmiş, 12 gelişmekteolan ülke için doğrusal ve doğrusal olmayan panel veri analiz tekniklerinden yararlanılmıştır.Cobb-Douglas üretim fonksiyonundan elde edilen bulgular, sermayenin çıktı esnekliğiningelişmiş ülkelerde, emeğin çıktı esnekliğinin ise gelişmekte olan ülkelerde daha düşükolduğunu göstermektedir. Ayrıca doğalgaz tüketimi çıktı esnekliği, gelişmekte olan ülkegrubunda istatistiksel olarak anlamsız iken, petrol tüketimi çıktı esnekliğinin gelişmiş ülkelerdedaha yüksek olduğu görülmüştür. CES üretim fonksiyonundan elde edilen bulgulara göre, emekve sermaye arasındaki ikame esnekliği gelişmiş ülkelerde birden büyük, gelişmekte olanülkelerde ise birden küçük olarak tahmin edilmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2019OECD Ülkelerinin Lojistik Performanslarının SWARA Tabanlı EDAS Yöntemi ile Değerlendirilmesi
Aycin, Ejder; Kisa, Ayse Cansu Gok
Son yıllarda, hem ülkelerin ulusal ekonomilerinde oluşturduğu etki hem de rekabet gücüne katkısısebebiyle lojistik sektörüne verilen önem artmıştır. Lojistik performansı yüksek olan ülkelerinticari faaliyetlerinin de gelişmiş olduğu görülmektedir. Bu çalışmada çok kriterli karar vermeyöntemleri bütünleşik olarak kullanılarak, OECD ülkelerinin lojistik performanslarınındeğerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ülkelere ilişkin veriler Dünya Bankası tarafından yayımlananraporlarda yer alan lojistik performans göstergelerinden elde edilmiştir. Çalışma kapsamında yeralan lojistik performans kriterlerinin önem ağırlıkları SWARA yöntemi ile hesaplanmış, ülkelerinlojistik performansları ise EDAS yöntemiyle analiz edilmiştir. Uygulama sonuçlarına göre, enönemli kriterler lojistik hizmet kalitesi, altyapı ve uluslararası sevkiyat olarak belirlenmiştir.Lojistik performansı en yüksek olan ülkelerin ise sırasıyla Almanya, Hollanda ve İsveç olduğusonucuna ulaşılmıştır.
AtıfTR Dizin53
İncele - MakaleAçık Erişim2019Değişen Kamusallığın Yeni “Siyaset Yapma” Mekânı Olarak Sosyal Medya – (Politik Kimlikler ile Kamusal Haklar İlişkisi Bağlamında Twitter Örneği)
Çobanoğlu, Yavuz
Bu çalışmanın amacı, iletişim teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde artık geniş kitlelerce kullanılmaya başlanan ve yeni bir kamusal alan olarak kabul gören sosyal medyadaki politik kimliklerin sunumları bağlamında “siyaset yapma” ilişkileri üzerinedir. Sosyal medya günümüzde artık sadece politik kimliklerin sergilendiği bir mekân değil, kamusal hak taleplerinin de dile getirildiği toplumsal bir alandır. Hatta bu taleplerin etkileri ve gerçekleşme şansları düşünüldüğünde, sosyal medyanın klasik kamusal alandan daha işlevsel olduğu da söylenebilir. Böylelikle sosyal medya ortamlarında sergilenen politik kimliklerin kamusal haklara bakışı ve kamusal taleplere yaklaşım biçimleri de merak uyandırmaktadır. Dolayısıyla bu makale, sosyal medyada yaygın siyaset yapma mekânlarından birisi olan Twitter’da böylesi bir merakın peşine düşecektir. Çalışmanın araştırma tekniği olarak içerik analizi yöntemi seçilmiştir. Türkiye’de yaygın politik düşünceler olarak geniş anlamda kabul gören, “İslâmcılık”, “Müslümanlık”, “solculuk”, “sosyalistlik”, “Türkçülük” ve “milliyetçilik” kelimeleri, kamusal talepler olan “demokrasi”, “özgürlük”, “haklar”, “inanç”, “özel hayat”, “mülkiyet”, “güvenlik”, “kanun”, “Anayasa” gibi kavramlarla da çaprazlama eşleştirilip Twitter modülü üzerinden taratılmıştır. Tarama sonucunda çalışmaya katkı sunabileceği düşünülen twit’lerin ekran görüntüleri alınmış, bu twit’lerde geçen söylemler tasnif edilerek seçilen politik kimliklerin kamusal bir mekân olan sosyal medyada nasıl ve hangi bağlamlarla birlikte kullanıldığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin4
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2019The politics of sports in louise page's golden girls
Öğütcü, Murat
The 1960s and the 1970s witnessed the transition in British sports from amateurism toprofessionalism. Thereafter, sportspersons have obtained material opportunities withsponsorships and attracted entrepreneurs. However, since sponsors in this new era havebeen using sportspersons to manipulate consumer behaviour, the vested interests ofcapitalists led to the misuse of the media and medical industry at the cost of the health ofsportspersons. The commodifcation of sports has put much pressure on sportspersons forsportive success. This pressure, on the other hand, has been tried to be circumvented bythe illegal use of doping. Although sportspersons in countries of the Iron Curtain were statesponsored, thus were not pressed by entrepreneurs for sportive success, they faced asimilar pressure by their states. To show their political superiority, countries of the IronCurtain forced their sportspersons to use doping. Louise Page in her Golden Girls (1984)criticises, in a light tone, the politics of sports in the Britain of the 1980s. She looks at theresult of the transformation of sports from amateurism to professionalism, deals with thefree use of doping in Iron Curtain countries to contrast it with the illegal use of doping incapitalist Britain, and focuses on the topical issues about British sportswomen and theoppression they have felt because of their gender by the male dominated world of sports.Therefore, this article will frst give a brief history of the development of athletics in Britainfrom the 1960s onwards, then the relationship between media and sports thatcommodifes sports in the Britain of the 1980s, and lastly the use and effects of doping asthey are refected in Golden Girls.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2019'İskoçya, ulus-devletler ve ötesi: kathleen jamie'nin “ınterregnum” ve “23/09/14” şiirlerinde ulusal kimlik ve kültür
Doğan Demir, Ayşegül
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra İskoç şiirinde öne çıkan İskoç ulusal kimlik bilinci ile ilgili konular, İskoç bağımsızlık hareketinin başlaması ve yüzyıl dönümü İskoç şiirinde belli başlı geleneksel yazınsal özelliklerin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamıştır. Çağdaş bir İskoç şairi olan Kathleen Jamie, söz konusu ulusal kimlik konusunu yazınına taşıyan yazarlardan birisi olmuştur. Genelde Jamie doğa ve çevre ile ilintili konulara odaklansa da eserlerinde, İskoçya ve İskoç kültürü konularına da yer vermektedir. Hatta yazar, 1999'da İskoçya'da, sonucunda bağımsız bir İskoç Parlamentosu hakkı elde edilen bağımsızlık hareketine de katkıda bulunmuştur. Jamie, bağımsızlığın tutkulu bir destekçisi olarak, şiirlerinde İskoçya'nın kültürel geçmişi, kimliği ve mevcut siyasi durumunu ve bunun yanı sıra lehçeleri ve siyasi tarihini de ele almaktadır. Bu bağlamda, bu çalışma, İskoçya'nın ulusal kimliğinin, siyasi durumunun ve kültürünün ele alındığı “Interregnum” ve “23/09/14” adlı şiirlerine odaklanacaktır. Söz konusu şiirler sırasıyla Jamie'nin 1997 referandumu sırasında yazmış olduğu Jizzen (1999) ve 2014 bağımsızlık referandumu sürecinde yazmış olduğu The Bonniest Companie (2014) adlı şiir kitaplarından alınmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Masere sarımsak (Allium sativum Limne) ve Tunceli sarımsağı (Allium tuncelianum Kollman) yağlarının yoğun stoklanmış gökkuşağı alabalıklarının (Oncorhynchus mykiss W.) bazı kan parametrelerine ve NBT (Nitroblue Tetrazolium) seviyelerine etkileri
Aksu, Önder; Altınterim, Başar
Bu çalışmada, % 2 oranında masere sarımsak (Allium sativum L.) ve Tunceli sarımsağı(Allium tuncelianum Koll.) yağları, ortalama ağırlıkları: 39.0 ± 1.64 gr. olan gökkuşağıalabalıklarının yemlerine ilave edilmiştir. Çalışmanın sonunda, gökkuşağıalabalıklarının kan parametreleri ve NBT (Nitroblue Tetrazolium) seviyeleri tespitedilmiştir. Sarımsak uygulaması yapılan gruplarda, MCH, P-LCR, PCT, PLT ve MPVparametrelerinde kontrol ve stres gruplarına göre istatistiksel olarak farklılıkbulunmuştur (P<0.05). WBC, LYM, MID, RBC, HGB, HCT, MCV, MCHC, RDW-SD,RDW-CV ve PDW, değerleri arasında bir farklılık görülmemiştir (P> 0.05). Sarımsakuygulamaları sonucu NBT seviyeleri önemli derecede azalma göstermiştir (P<0.05). Budurum sarımsağın hücrelerdeki oksidatif stresi azalttığını göstermektedir.
AtıfOpenAlex8TR Dizin5
İncele
