Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Alt birimler

Araştırmacılar(50)

Birim yayınları

482 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Mapping the Evolution of Interior Architecture and Interior Design: A VOSviewer-Based Bibliometric Analysis

    Ay, Ilhami; Dal, Murat; Bekler, Sema; Bekler, Baris

    This study conducts a comprehensive bibliometric analysis to explore the academic evolution of interior architecture and interior design literature from 1975 to 2024 using the Web of Science (WoS) database. A total of 3,695 articles were analyzed through VOSviewer software to visualize and interpret research trends, citation networks, co-authorship clusters, and thematic keyword occurrences. The findings indicate a steady growth in publications, particularly after 2006, coinciding with the increasing emphasis on digitalization and sustainability in design. Prominent research themes include biophilic design, adaptive reuse, and the psychological effects of color and space. The dominance of English-language publications is evident, though contributions in Turkish, French, and Spanish are also recognized. Citation analyses identify influential studies that link technical developments with social and psychological perspectives in design. Thematic clustering highlights the interdisciplinary expansion of the field, integrating insights from environmental psychology, ergonomics, and emerging digital technologies such as virtual and augmented reality. This study contributes to the literature by offering a clear roadmap for future research, promoting international collaboration, and strengthening the link between academic inquiry and design practice.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Zeminlerin sıvılaşma potansiyelinin sayısal analiz yöntemleriyle incelenmesi, vaka analizi

    Barış Çetinkaya

    Türkiye'nin deprem kuşağında bulunması, zeminlerde taşıma gücünün azalması ve deformasyonlar gibi riskleri beraberinde getirmektedir. Bu risklerin en önemlilerinden ve en kompleks konularından biri deprem etkisiyle oluşan sıvılaşmadır. Özellikle 1999 depremiyle önemi anlaşılan sıvılaşma, gevşek kumlu, siltli zeminlerde ve sığ yer altı suyu bulunan alanlarda deprem sırasında meydana gelir ve ciddi yapısal hasarlara yol açar. Sıvılaşma mekanizması, deprem süresince sismik dalgaların drenajsız, suya doygun ve gevşek zeminlerde kayma kuvvetleri oluşturarak zemin partiküllerinin yer değiştirmesine neden olmasıyla açıklanır. Ani ve kısa süreli hareketler nedeniyle suyun drene olamaması, gözenek suyu basıncının aniden artmasına yol açar. Bu basınç artışı, partikülleri bir arada tutan temas kuvvetlerini yok ederek zeminin dayanımını kaybetmesine ve bir sıvı gibi davranmasına neden olur. Deprem sırasında zemin tabakalarındaki sıvılaşma, zeminin rijitliğini ve mukavemetini değiştirerek mühendislik yapıları üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratır. En önemli sonuçları; temellerin taşıma gücü kaybı, aşırı oturmalar, yanal akmalar ve şev göçmeleri gibi yapısal hasarlardır. Bu durum, sıvılaşmayı mühendislik açısından büyük öneme sahip bir risk haline getirir. Dolayısıyla, kumlu ve siltli zeminlerde deprem anındaki sıvılaşma potansiyelini saptayabilmek amacıyla arazi, laboratuvar ve sismik parametrelerden elde edilen deneysel formüller ve ampirik bağıntılar kullanılarak sıvılaşma hesaplarının yapılması hayati önem taşımaktadır. Sıvılaşma tehlikesi analizleri, deprem büyüklüğü, merkeze uzaklık, zemin kompozisyonu ve sıkılık durumu gibi koşulların incelenmesini gerektirir. Bu tezde, SPT (Standart Penetrasyon Test) ve kayma dalga hızı (Vs) yöntemleri kullanılarak sıvılaşma hesaplamaları yapılacak; ayrıca sıvılaşmaya maruz kalmış bir alanın statik ve dinamik davranışları sonlu elemanlar yöntemiyle (Plaxis 2D programı) incelenerek zemin iyileştirmesi öncesi ve sonrası oturmalardaki değişimler değerlendirilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Bianchi tipi VIo evren modeli için yeni tsallis holografik karanlık enerji modeli ve skaler alanlar

    Çilem Söğüt

    Bu tezde, evrenin hızlanan genişlemesini açıklamak amacıyla önerilen Yeni Tsallis Holografik Karanlık Enerji (YTHKE) modeli, anizotropik Bianchi Tipi VI_0 evren geometrisi altında ele alınmıştır. Çalışmada öncelikle karanlık enerji problemi, holografik ilke ve Tsallis entropisine dayalı karanlık enerji modellerinin kuramsal temelleri ayrıntılı biçimde sunulmuş; ardından YTHKE modelinin matematiksel yapısı tanımlanmıştır. Anizotropik uzay-zaman geometrisi için Einstein alan denklemleri türetilmiş ve YTHKE enerji yoğunluğu ile durum denklemi parametresi bu çerçevede hesaplanmıştır. Tezin temel yaklaşımı, YTHKE modelinin skaler alan teorileriyle yeniden inşa edilmesine dayanmaktadır. Bu kapsamda takyon alanı, quintessence alanı ve k-essence alanı olmak üzere üç farklı skaler alan modeli ele alınmış; her bir alan için enerji yoğunluğu, kinetik terimler ve potansiyel fonksiyonlar YTHKE modeliyle ilişkilendirilmiştir. İncelemeler hem üstel genişleme hem de kuvvet yasası genişleme senaryoları altında gerçekleştirilmiştir. Her iki genişleme biçimi için durum denklemi parametresinin zamana bağlı evrimi incelenmiş, model parametrelerine bağlı olarak elde edilen davranışlar karşılaştırılmıştır. Elde edilen denklemler yardımıyla skaler alanların kinetik ve potansiyel enerji terimleri açık biçimde türetilmiş ve bu büyüklüklerin zamanla değişimi grafikler aracılığıyla gösterilmiştir. Analizler, YTHKE modelinin farklı parametre seçimleri altında kozmolojik sabit sınırı, quintessence bölgesi ve fantom bölgesini kapsayan bir dinamik sunduğunu ortaya koymaktadır. Anizotropik Bianchi Tipi VI_0 evreninde, erken evrede yönsel farklılıkların belirgin olduğu, ilerleyen evrelerde ise modelin daha yöndeş bir davranış sergilediği görülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Düzenli spor yapan bireylerin atletik zihinsel enerji düzeyi ile egzersiz bağımlılığı düzeylerinin incelenmesi

    Onur Kaya

    Günümüzde sporcu performanslarını arttırmada fiziksel özelliklerin yanı sıra psikolojik ve zihinsel özelliklerin de iyileştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sporcuların performansını artırmada atletik zihinsel enerji düzeyinin artırılmasının önemli olduğu ancak bununla beraber egzersiz bağımlılığı düzeyinin artmasının olumsuz etkiler doğurabileceği belirtilmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, düzenli egzersiz yapan bireylerin atletik zihinsel enerji düzeyleri ile egzersiz bağımlılığı düzeylerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmaya Elazığ, Tunceli ve Diyarbakır illerinde lisanslı olarak herhangi bir branşta düzenli egzersiz yapan 413 sporcu gönüllü olarak katılmışlardır. Veri toplama aracı olarak "Atletik Zihinsel Enerji Ölçeği (AZEÖ)" ve "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği (EBÖ)" kullanılmıştır. Katılımcıların atletik zihinsel enerji düzeyleri ile egzersiz bağımlılığı düzeyleri cinsiyet, yaş, branş, antrenman yaşı, eğitim durumu ve haftalık egzersiz sayısı değişkenleri açısından incelenmiştir. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. İkili grup karşılaştırmalarında İndependent Samle T testi, çoklu grup karşılaştırmalarında One Way Anova testi uygulanmıştır. Grup içi karşılaştırmalarda Sheffe testi sonuçları incelenmiştir. Katılımcıların atletik zihinsel enerji düzeyleri ve egzersiz bağımlılığı düzeylerinin, cinsiyet değişkeni açısından farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Yaş değişkeni açısından 15-19 yaş grubu ile 20-24 yaş arası grubun atletik zihinsel enerji düzeylerinin ve egzersiz bağımlılığı düzeylerinin 25-29 yaş ve 30 yaş üzeri gruptan anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Branş değişkeni incelemesinde, futbolcuların ve mücadele sporcularının atletik zihinsel enerji düzeyleri ile egzersiz bağımlılığı düzeylerinin, basketbol ve voleybolculardan anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Antrenman yaşı değişkeni incelemesinde, antrenman yaşı 1-3 yıl ve 4-6 yıl olan grubun atletik zihinsel enerji ve egzersiz bağımlılığı düzeyinin 7 yıl üzeri olan gruptan anlamlı derecede daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Eğitim durumu değişkeni açısından yapılan incelemede, yüksek lisans grubunun egzersiz bağımlılığı ve atletik zihinsel enerji düzeyinin, diğer gruplardan anlamlı derecede düşük olduğu tespit edilmiştir. Haftalık egzersiz sayısı değişkeni açısından yapılan incelemede, haftada 1-3 arası egzersiz yapan katılımcıların atletik zihinsel enerji düzeyleri ile egzersiz bağımlılığı düzeylerinin, haftada 4-6 arası ile 7 üzeri egzersiz yapan gruptan anlamlı derecede düşük olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, düzenli spor yapan bireylerin atletik zihinsel enerji düzeyleri ile egzersiz bağımlılığı düzeyleri, cinsiyet değişkeni açısından farklılık göstermezken, futbolcuların ve mücadele sporcularının, basketbol ve voleybolculara göre daha yüksek olduğu, yaş, antrenman yaşı ve eğitim durumu seviyesi arttıkça azaldığı, haftalık egzersiz sayısı arttıkça arttığı tespit edilmiştir. Sporcuların, atletik zihinsel enerji düzeyi arttıkça egzersiz bağımlılığı riski de artmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Munzur nehri yan dereleri için HEC-RAS ve ARCGIS tabanlı taşkın analizi

    Muhammed Uymaz

    Dünya genelinde en sık karşılaşılan doğal afetlerden biri olan taşkınlar, bulundukları bölgelerde ciddi can ve mal kayıplarına yol açmasının yanı sıra sosyal ve ekonomik yaşamı da olumsuz etkilemektedir. Bu afetlerin etkileri yalnızca fiziksel zararlarla sınırlı kalmamakta; doğrudan etkilenmeyen bireyler bile çevresel değişimlerin sonucu olarak psikolojik ve sosyolojik travmalar yaşayabilmektedir. Bu nedenle taşkınlar, mühendislik çözümlerinin yanında sosyal boyutlarıyla da ele alınması gereken çok boyutlu afetlerdir Taşkınların oldukça önemli bir sorun olduğu günümüzde, taşkın riski açısından hassas bölgelerden biri olan Tunceli ili Mazgirt ilçesine bağlı Aktuluk Beldesi'nin imar sınırları içerisinde kalan alanlar ele alınmıştır. Çalışma sahasında, Munzur Çayı'na bağlanan ve çoğunlukla yılın büyük bölümünde kuru olan T1, T2 ve T3 yan dereleri incelenmiştir. Söz konusu derelere ilişkin coğrafi ve topoğrafik veriler, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojilerinden biri olan ArcGIS yazılımı aracılığıyla değerlendirilmiştir. ArcGIS yardımıyla dijital yükseklik modelleri (DEM), eğim ve akış yönü analizleri yapılarak taşkın yayılım alanları haritalandırılmıştır. Elde edilen mekânsal veriler, hidrolojik analizler için HEC-RAS (Hydrologic Engineering Center - River Analysis System) yazılımına entegre edilerek bir ve iki boyutlu taşkın modellemeleri gerçekleştirilmiştir. Modelleme çalışmaları kapsamında, bölgede mevcut bulunan dere yataklarının taşıma kapasiteleri, kanal kesitleri ve yapısal hidrolik elemanlar (menfezler, köprüler, bentler vb.) analiz edilmiştir. Yapılan simülasyonlar sonucunda, taşkın debileri karşısında yapıların uygunluk durumları değerlendirilmiş ve kritik noktalarda taşkın riski taşıyan alanlar belirlenmiştir. Ayrıca, memba havzasından gelebilecek rüsubat miktarı ve olası tıkanmalar da göz önünde bulundurularak, olası taşkın senaryoları analiz edilmiştir. Bu çalışmada, taşkınların önlenmesi veya etkilerinin en aza indirilebilmesi amacıyla planlama, proje ve mühendislik uygulamalarına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Özellikle bölgede taşkın olaylarının en önemli etkisi olan heyelanların önlemesinde önceden riskli alanların belirlenerek yerel yönetimlerin, afet yönetim stratejilerini belirlemede ve riskli alanlar için önleyici tedbirler geliştirmesinde faydalanabileceği bilimsel bir veri kaynağı sunması amaçlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Üniversitelerin uluslararası markalaşma sürecinde Mavi Okyanus Stratejisinin uygulanabilirliğine yönelik bir öneri

    Gülsüm Mezgel Yartaş

    Günümüz küresel dünyasında uluslararasılaşma vazgeçilmez bir olgudur. Uluslararasılaşmanın etkisiyle üniversite, eğitim ve proje kavramları yeni anlamlar kazanmıştır. Avrupa Birliği projelerinin yaygınlaşması ve bilinirliğinin artması, uluslararası iletişimin kolaylaşmasına da bağlı olarak insanların ve ulusların birbirlerine ulaşabilmesi, yaygınlaşan proje eğitimleri, hareketliliklerin bütçelendirilmesi ve devlet tarafından desteklenmesi gibi birçok nedene bağlı olarak eğitimde uluslararasılaşma küreselleşen dünyada gereklilik haline gelmiştir. Bu çalışma, üniversitelerin uluslararası markalaşma süreçlerinde Mavi ve Kırmızı Okyanus Stratejisi'nin nasıl uygulanabileceğini incelemektedir. Çalışmamızın amacı; üniversitelerin uluslararasılaşmasında mavi okyanus stratejilerinin uygulanmasını sağlamak ve bu stratejilerin uygulanması sürecinde ortaya çıkabilecek sorunların irdelenmesini sağlayarak çözüm önerileri getirebilmektir. Günümüzde yükseköğretim kurumları, küreselleşme ile birlikte rekabetin arttığı bir ortamda uluslararasılaşma stratejileri geliştirme gerekliliği ile karşı karşıyadır. Bu bağlamda, amaca ulaşmak için çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. İlk olarak, yükseköğretimde uluslararasılaşma kavramı ele alınmış ve üniversitelerin küresel ölçekte rekabet edebilmek için uyguladıkları politikalar, uluslararası öğrenci ve akademisyen hareketliliği, ortak programlar ve uluslararası iş birlikleri gibi unsurlar incelenmiştir. Erasmus Programı, Bologna Süreci ve kampüs içi uluslararasılaşma gibi faktörlerin yükseköğretim kurumlarının uluslararası marka değeri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. İkinci olarak, Mavi ve Kırmızı Okyanus Stratejisi çerçevesinde üniversitelerin rekabetten uzak, yenilikçi ve sürdürülebilir stratejiler geliştirebilmeleri için hangi adımları atmaları gerektiği üzerinde durulmuştur. Geleneksel rekabetçi stratejilerin yerine, üniversitelerin farklılaşarak uluslararası bir çekim merkezi haline gelmesi için nasıl bir yol izlenmeleri gerektiği açıklanmıştır. Son olarak, Uluslararası Markalaşma başlığı altında, bir üniversitenin küresel düzeyde bilinirliğini ve akademik prestijini artırmak için uygulanması gereken stratejiler ele alınmıştır. Üniversitelerin yalnızca öğrenci gönderen pasif bir kurum olmaktan çıkıp, aktif bir uluslararası aktör haline gelmesi gerektiğini sağlamak ve bunun için akademik programlardan kampüs yaşamına, araştırma faaliyetlerinden kurumsal yönetime kadar birçok faktörün uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi gerektiği getirilmesi gerektiği vurgulanarak, çalışmanın yönetim bilimine katkı sunması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, çalışma, Munzur Üniversitesi örneğinden yola çıkarak, Türkiye'deki üniversitelerin uluslararasılaşma süreçlerini güçlendirmeye yönelik öneriler sunmaktadır. Uluslararasılaşma, sadece akademik iş birlikleriyle sınırlı kalmamalı, aynı zamanda üniversitenin tüm bileşenlerini kapsayan kapsamlı bir strateji olarak ele alınmalıdır. Bu çalışma sonucunda Türkiye'deki üniversitelerin uluslararasılaşma yolunda atacakları adımlarda yol gösterici olmak, ortaya çıkan sorunları tespit edip çözüm önerileri geliştirmek temel hedefimiz olmuştur. Bu çalışmanın yönetim bilimine ve üniversitelerin uluslararasılaşmasına katkı sunması umut edilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin örgüt iklimi, iş doyumu, mesleki tükenmişlik arsındaki ilişkinin incelenmesi : Diyarbakır ili örneği

    Mehmet Timur

    Diyarbakır'da görev yapan beden eğitimi ve spor öğretmenleri üzerine iş doyumu, örgütsel iklim algıları ve mesleki tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, medeni durum, çalışma yılı, okul türü, haftalık ders saati ve öğrenci sayısı) açısından anlamlı farklılık olup olmadığı ve değişkenler arasındaki ilişkileri incelenmiştir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ilinde görev yapan toplam 950 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmakta olup, örneklem grubunu araştırmaya gönüllü olarak katılan 452 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Yılmaz ve Altınkurt (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan Örgütsel İklim Ölçeği, Durak-Batıgün ve Şahin (2006) tarafından Türkçeye uyarlanan İş Doyumu Ölçeği ile İnce ve Şahin (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanılmıştır. Sonuçlar, frekans analizleri, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve korelasyon analizi yapılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesinde, beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin cinsiyet değişkenine göre iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeyleri arasında, öğrenci değişkenine göre örgütsel iklim düzeyinde anlamlı ilişkiler olduğu medeni durum, yaş, çalışma yılı, okul türleri, haftalık ders saatleri açısında ise anlamlı ilişki olmadığı görülmüştür. Elde edilen sonuçlar öğretmenlerin iş doyumu ve örgütsel iklim algılarının mesleki tükenmişlik üzerinde pozitif yönlü etkiye sahip olduğunu göstermek olup bunun yanında, sonuçların öğretmenlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, okul yönetimlerinin örgütsel iklimi geliştirmesine ve mesleki tükenmişliğin azaltılmasına yönelik uygulamalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Farklı uçucu yağlar kullanılarak üretilen antibakteriyel yenilebilir filmlerin tavuk etinin raf ömrü ve kalitesi üzerine etkisi

    Şeyhmus Parıltı

    Bu çalışmada sodyum kazeinet-nişasta esaslı polimere antimikrobiyal etkili farklı uçucu yağlar eklenerek (sarımsak, nane, kekik, limon kabuğu, portakal kabuğu, kişniş) sodyum kazeinet-nişasta polimeri esaslı yenilebilir film elde edilmiştir. Tavuk göğüs etlerinin bu filmler ile kaplanarak +4 ̊C'de 20 gün süresince muhafaza edilmesi sağlanmış ve bu filmlerin tavuk etinin raf ömrü ve kalitesi üzerine etkisi belirlenmiştir. Kullanılan uçucu yağlara göre örnek grupları oluşturulmuş ve kontrol grubu dışındaki tüm gruplara kaplama işlemi yapılmıştır. Antibakteriyel filmle kaplanan örnekler steril kaplara koyulup her birisi parafilm ile hava almayacak şekilde kapatılmıştır. Sonrasında 0.,1., 4., 8., 12., 16. ve 20. günlerde mikrobiyolojik analizler ve kimyasal analizler yapılmak üzere buzdolabında muhafaza edilmiştir. Mikrobiyolojik olarak koliform bakteri, toplam mezofilik aerobik bakteri, toplam psikrofilik aerobik bakteri, Lactobacillus spp., sayılarının belirlenmesi için analizler yapılmıştır. Kimyasal olarak ise pH, TBARS ve aw analizleri yapılmıştır. Çalışmadaki tüm mikrobiyolojik analiz sonuçları değerlendirildiğinde, filmlerin TMAB, TPAB, Lactobacillus spp. ve Koliform mikroorganizma sayısını düşürdüğü belirlenmiştir. Kontrol grubu ile kıyaslama yapıldığında en etkili grubun sarımsak yağının kullanıldığı filmler ile kaplanan grup olduğu belirlenmiştir. Bunu sırasıyla TMAB, TPAB, Lactobacillus spp. için nane, kekik ve limon uçucu yağlarının kullanıldığı gruplar takip etmiştir. Yine kimyasal analiz sonuçları değerlendirildiğinde, filmlerin TBARS ve pH değerlerinin yükselmesini yavaşlattığı belirlenmiştir. Filmlerin aw değerlerine etkisi ise az olmuştur. Çalışma sonucunda farklı uçucu yağların sodyum kazeinat-nişasta polimerine katılarak oluşturulduğu filmlerin tavuk göğüs etlerinin raf ömrü üzerine olumlu etkilerinin olduğu ve kaliteyi koruduğu belirlenmiştir. Bu çalışmaların özellikle gıda endüstrisinde raf ömrü sınırlı olan çabuk bozulmaya eğilimli besin değeri yüksek et ve et ürünleri için uygulanması bu gıdaların güvenli olarak daha uzun süre muhafaza edilmesini ve kalitenin korunmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla bu tür çalışmalarla elde edilecek başarılı sonuçlar günümüzde çevre duyarlılığına sahip tüketicilerin güvenilir ve kaliteli gıdaya olan taleplerinin karşılanmasını ve doğal yenilebilir ambalajlarla ilgili yeni çalışmaların yapılmasını mümkün kılacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Yetişkinlerin gözünden Şermin Yaşar'ın eserlerindeki kültür unsurları

    Sibel Demir

    Kültür, her toplum için hayati önem taşıyan bir kavramdır. Bu önemli kavramın gelecek nesiller için korunması, tanıtılması ve aktarılması toplumun devamlılığını sağlamak için elzemdir. Bu çalışmada kültür kavramının aktarıcıları olan yetişkinler, özne olarak yer almaktadırlar. Yetişkinlerin, kültür kavramına bakış açıları ve kültür unsurlarına yönelik algıları Şermin Yaşar'ın "Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu, Kalk Yerine Yat, Deli Tarla, Tarihi Hoşça Kal Lokantası ve Gelirken Ekmek Al" isimli eserleri üzerinden ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın amacı; yetişkinlerin gözünden Şermin Yaşar eserlerindeki kültür unsurlarını belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma grubu 18-50 yaş aralığında bulunan 15 katılımcıdan oluşmaktadır. Ana materyal olan beş hikâye kitabı katılımcılar tarafından okunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilen veriler derinlemesine analiz edilmiştir. Bununla birlikte doküman analizi ile verilerin analizi desteklenmiştir. Elde edilen bulgular, "eserler hakkında katılımcı görüşleri, kültür kavramı ve korunmasına yönelik görüşler, eserlerde kültür unsurlarının varlığına yönelik görüşler, eserlerin kültürü koruma ve aktarmadaki rolüne yönelik görüşler ve çalışmanın katılımcılarda kültür farkındalığı oluşturup oluşturmadığına yönelik görüşler" olmak üzere beş alt tema altında değerlendirilmiştir. Katılımcıların kültür kavramına bilinçli bir şekilde yaklaştıkları, eserlerdeki kültür unsurlarını fark ettikleri görülmüştür. Çalışma sonucunda kültür farkındalığının oluştuğu, genç nesle hitap etmenin sanat ve kültür açısından taşıdığı değer ortaya çıkmıştır. Eserlerde kültür unsurlarının akış içerisine yerleştirilerek, daha çok ve olumlu olarak kullanılmasının kültür aktarımına katkı sağlayacağı yönünde önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Türdeş olmayan uzay zaman modeli için gökkuşağı kütleçekim kuramı çerçevesinde enerji momentum gösterimleri

    Öner Karateke

    Bu tezde, genel görelilikte uzun yıllardır tartışmalı olan enerji–momentumun yerelleştirilmesi problemi, klasik enerji-momentum kompleksleri (Einstein, Bergmann–Thomson, Landau–Lifshitz, Papapetrou, Tolman, Weinberg ve Møller) kullanılarak incelenmiş ve bu tanımlar Gökkuşağı Kütleçekim Kuramı (Rainbow Gravity) çerçevesine genelleştirilmiştir. Çalışmada türdeş olmayan bir uzay-zaman modeli olarak Van Stockum'un dönen silindirik toz çözümü ele alınmış; model kartezyen koordinatlara dönüştürülerek enerji yoğunluğu hesaplamaları gerçekleştirilmiştir. Gökkuşağı kütleçekimi, parçacık enerjisine bağlı iki fonksiyon üzerinden metrik geometrisini değiştirdiğinden, test parçacıklarının yüksek enerjilerde uzay-zamanı farklı şekilde "algılaması" beklenmektedir. Yapılan hesaplamalar, tüm enerji-momentum gösterimlerinin klasik limitte (f1=f2=1) birbiriyle tutarlı sonuçlar verdiğini ve genel görelilikle uyumlu enerji dağılımları sunduğunu göstermiştir. Ancak enerjiye bağlı düzeltmeler eklendiğinde, özellikle Einstein, Bergmann–Thomson ve Møller gösterimlerinde enerji yoğunluğu üzerinde belirgin değişimler ortaya çıkmıştır. Modifiye Dağınım ve Üstel Model gibi literatürde yaygın kullanılan çeşitli Gökkuşağı fonksiyonları için enerji yoğunluklarının grafiksel davranışları incelenmiş; bazı modellerde düzeltmeler baskın hale gelirken, özellikle Landau–Lifshitz ve Weinberg gösterimlerinde Gökkuşağı etkilerinin zayıf kaldığı görülmüştür. Møller gösterimi ise koordinat bağımsız yapısı sayesinde modele en genel yorumu sağlamış ve yüksek enerjili test parçacıklarında enerji yoğunluğunun düzenli şekilde azaldığını göstermiştir.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-28T14:33:31.883284119Z
dc.date.available2026-10-28T14:33:31.883284119Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/munzur/151
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleLisansüstü Eğitim Enstitüsütr
dc.titleGraduate Schoolen
organization.identifier.codemunzur-lisansustu-egitim
organization.unitTypeinstitute
rdl.unit.alias\blisansustu egitim enstitusu\b
rdl.unit.alias\bgrad(uate)? (education )?(school|institute|inst)\b
rdl.unit.alias\binstitu?t?e of graduate (education|studies)\b
rdl.unit.alias\bgraduate education institute\b
rdl.unit.alias\binstitute of post ?graduate\b
rdl.unit.alias\b(health|natural|social) sciences institute\b
rdl.unit.alias\blisansustu egitim\b