Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gul, Muhammet(74)
- Akkurt, Nevzat(39)
- Celik, Erkan(35)
- Serdar, Osman(35)
- Güler, Ömer(33)
- Kutlu, Banu(32)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(32)
- Yucesan, Melih(31)
- Tekin, H.O.(30)
- Yildirim, Numan(30)
- Yildirim, Nuran Cikcikoglu(30)
- ALMisned, Ghada(28)
- Mete, Suleyman(26)
- Danabas, Durali(20)
- Ince, Muharrem(20)
- Serin, Faruk(20)
- Ates, Mehmet(19)
- Can, Erkan(19)
- Onat, Onur(18)
- Benzer, Fulya(17)
- Kocabaş, Mehmet(17)
- Tanyol, Mehtap(17)
- Kizak, Volkan(16)
- Alataş, Mevlüt(15)
- Aydin, Rahmi(15)
- Kahraman, Gökhan(15)
- Kilic, G.(15)
- Polat, Alper(15)
- Susam, Selim Orhun(15)
- Xu, Qian(15)
- Aslan, Naim(14)
- Guler, Omer(14)
- Gürler, Nedim(14)
- Karatay, Gülnaz(14)
- Utku, Anıl(14)
- Yildirim, N. C.(14)
- Özkul, İskender(14)
- Demirol, Ferhat(13)
- Erguven, Gokhan Onder(13)
- Firat, Erhan(13)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2018Classification of Human Actions in Outdoor Images Using Hybrid Deep Learning Methods
Tümen, Vedat; Algur, Özlem; Yıldırım, Özal
In this paper, a hybrid deep learning approach is proposed for automatic classification of human actions in outdoor images. Firstly, the detection of the humans in the image taken from the outdoor environment is provided. For this purpose, YOLO, a pre-trained deep object detection tool widely used in the literature, is used. The Google street view platform was preferred to acquire outdoor images. Action classes were created for the detected humans. These action classes; walking to the right, walking to the left, standing and sitting. Thus, a comprehensive dataset has been created for humans identified from the outdoor images. A convolutional neural network (CNN) model is designed for the automatic recognition of classes. With this designed CNN model, automatic recognition of the human actions is provided. This trained model is used in a hybrid manner with the YOLO object detection system to automatically recognize the human actions in the input images.Within the scope of the article, a four-class dataset was created and performance evaluations of the proposed system were made.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Serik ağzında ünsüzler
Bölük, Ramazan
Bir dilin yaşayan en küçük varyantları olan ağızlar dilin anlaşılmayan bazınoktalarını aydınlatmada önemli bir unsurdur. 1940 yılından sonra yerliaraştırmacılar tarafından incelenmeye başlayan Türkiye Türkçesi ağızları,bünyesinde taşıdığı önemli kültür öğeleri hasebiyle Türkçenin gelişimininseyri acısından büyük öneme sahiptir. Ağızların derlenmesi ve kayıt altınaalınması ile dil incelemeleri daha rahat yapılabilmektedir.Çalışmamız kapsamında Antalya ilinin doğusunda yer alan Serik ilçesininmerkezi ve tüm mahallelerinden toplamda 60’tan fazla kaynak kişidenkayıt alınmıştır. Bu çalışmada deşifre edilen metinlerdeki ünsüzler ve buünsüzlerin özellikleri metinlerden alınan örneklerin de yardımıyla tek tekaçıklanacaktır. Devamında bu ünsüzlerin diğer seslerle girdiği etkileşimsonucu meydana gelen birtakım ses olayları açıklanarak örnekleriyleverilecektir. Maddeler halinde verilen sonuç bölümünde ise çalışmanınsonuçları araştırmacıların istifadesine sunulacaktır.Çalışmanın temel amacı yöre ağzındaki ünsüzleri tespit etmek ve buünsüzlerde meydana gelen birtakım ses olaylarını açıklamaktır. Bununneticesinde Serik ağzının Türkiye Türkçesi ağızları içindeki yerininbelirlenmesine katkı sunmaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Production of ‘the baglama’ and its craftsmen in sivas
Erdoğan, Göktürk
The Baglama instrument which dates back to Middle Asia orginally and has thousands years of historical back ground in Turkish Culture,has formed an exceptional place in performing and transmitting our traditional music. Nowadays,the Bağlama Instrument which has widely been known and performed among traditional instruments in Anatolia incontestable, lives and has still been performed among Alevi-Bektashi music practices as well as Asıklık(Folk Pets with Bağlama) customs with hundred years of repertoire.In order to be continous of the performing customs in question and transmitting the Turku repertoire from generation to generations,The Balgama producing custom takes very important place.Thus when it is considered in this way,Sivas town has been one of the habitats for aşıks/Folk Poets and performers with its music culture in Anatolia. The research question of this study focused on is “How do they carry on custom producing of The Bağlama and by Who? This study which has been carried on by means of qualitative research techniques has been achieved by using face to face surveying technique that was formed by the researcher and it was prepared via data collecting techniques with half completed surveying form and observation. The study was carried on three live sources who were stated as The Baglama making craftsmen and interviewed in Sivas center between November30th and December 20th, 2014. The names of the source people were also declared with their personal permission. As a result of the study,two important professional problems have been found out as well as having reached some certain detailed knowledge about the traditional Baglama pruducing techniques. First of them,the process of prentice training has almost ended up and second, The Baglama Craftsmen have only taken part in production phase of the profession since they donot have any gained experience of performing it before.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018İstanbul Avrupa Yakasında Bulunan Akvaryum İşletmelerinin Genel Profilinin Belirlenmesi
Kizak, Volkan; Büyüktaş, Erdal
Bu çalışmada, İstanbul ilinin Avrupa Yakası bölgesinde mevcut olan akvaryum işletmelerinin genelprofilinin çıkarılması ve elde edilen veriler doğrultusunda işletmelerin faaliyet özellikleri, sorunları ve talepleriortaya konmaya çalışılmıştır. İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre İstanbul Avrupa yakasında 134 adetişletme bulunmaktadır. Bunların 65 adedi sektör dışı faaliyet göstermekte ya da faal durumda değildir. Sektöriçinde faaliyet gösteren 69 işletmenin 52 tanesiyle anket çalışması yapılmış ve bunlara göre analizlerhazırlanmıştır. İşletmelerde yapılan anket çalışmasına göre; işletmeci ya da çalışanların %48’inin 25-35 yaşaralığında olduğu, %66’sının ortaöğretim (lise) mezunu olduğu, işletmeler arasında en eski kuruluşun 1953yılında hizmete başladığı, en yenisinin ise 2014 yılı içerisinde faaliyet göstermeye başladığı saptanmıştır.İşletmelerin dönemsel yoğunlukları incelendiğinde %72’sinin kış mevsiminde satışlarının artış gösterdiğigörülmüştür. Analizler sonucunda işletmelerin %52’sinin satış yaptıkları ürünleri toptancılardan alırken,%24’lük bir bölümünün de hem toptancılardan hem de yetiştiricilik yoluyla temin ettiği belirlenmiştir.İşletmelerin giderlerine bakıldığında, %42 ile en büyük gider kaynağının elektrik olduğu, bunu %40 ile kiragiderinin takip ettiği kaydedilmiştir. Araştırma sonucunda sektörün içinde bulunduğu zorluklar ve bunlarayönelik çözüm önerileri sıralanmıştır. Sektörün sorunlarını çözebilmesi ve gelişebilmesi için yasal boşluklarıngiderilmesi önemli olup akvaryumculuk sektörünün ilgili akademik çevre ve kamu kuruluşlarıyla birlikteçalışmasının büyük faydalar getireceği kanısına varılmıştır.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2018The impact of football match scores of rivals on stock prices
Orçun, Çağatay; Ekinci, Ramazan; Gençyürek, Ahmet Galip
Traditional finance theory which assumes that all the individuals are rational, remains incapable of describing the preference of the investors between the risk and return. As a consequence of that, the concept of behavioral finance emerged. The researches conducted within this concept show that individuals display irrational manner. According to the aforementioned studies, demographic information of the investors like age, gender, educational background, average monthly income besides living environment, physiological state etc. have an impact on decisions that will be made. The aim of this study is to detect whether the individual investors who invest in the stocks of football clubs will abide by the "Effect of Schadenfreude" or not. "Schadenfreude" hails from a German dialect and has the meaning of getting pleasure of rivals' failure and gloating. In this context, the competition results of two rival, Galatasaray and Fenerbahçe football teams traded in Borsa İstanbul A. Ş. and the stock prices before and after the competition were analyzed. As a result of the analysis, it is found that there are differences between Fenerbahçe's stock returns at different situation (Fenerbahçe's stock return when Fenerbahçe and Galatasaray win or lose at the same week; Fenerbahçe's stock return when Fenerbahçe / Galatasaray win - Galatasaray / Fenerbahçe lose at the same week).
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Dedegöl Dağı’ndaki Glasiyal Sirklerin Morfometrik Özellikleri
Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan
Türkiye’nin güneybatısında, Batı Toroslar dağ kuşağında yer alan Dedegöl Dağı’nda (2992 m) bulunan 30 glasiyal sirkin morfometrik özelliklerininbelirlenmesinin hedeflendiği bu çalışmada, sirklerin bakı, yükselti, eğim, boyut, şekil özelliklerinin analizi ve gelişim aşamalarına göre sınıflandırılmasımorfometrik parametreler çerçevesinde yapılmıştır. Sirkler temelde, buzul öncesi topografya, yükselti ve bakı etkisine, kısmen de lokal tektonik vejeolojik yapıya bağlı olarak gelişmiş ve farklı özellik kazanmışlardır. Sirklerin dörtte üçüne yakın bölümü (73,3), güneş radyasyonuna daha az maruzkalan K, KD ve KB yönlerde gelişmiştir. Sirklerin ortalama taban yükseltisi 2543 m olup, kuzeye bakan yamaçlarda sirkler daha düşük kotlardagelişme imkanı bulmuşlardır. Sirklerin morfometrik ölçümlerinden, ortalama 600 m uzunluk, 534 m genişlik ve 0,27 km² alan değerleri elde edilmiş,sirk uzunluğunun genişlikten biraz daha fazla olduğu görülmüştür. Buzul vadisi başlangıç noktasında, buzul vadisi yamaçlarında ve buzul vadisindenbağımsız noktalarda gelişim gösteren sirkler; sirk teknesi, basit, basamaklı ve birleşik sirk formunda olmak üzere farklı şekilsel özelliklere sahipolmuşlardır. Sahada iyi gelişmiş 11 sirk mevcutken, diğer 19 sirkin ya iyi gelişmemiş ya da orta derecede gelişmiş oldukları belirlenmiştir.Buzullaşmaların ilk başladığı dönemde, uygun lokalitede bulunan sirklerin pozitif geri besleme ile daha hızlı gelişim göstererek iyi gelişmiş olgunsirklere dönüştüğü değerlendirilmiştir.
AtıfTR Dizin5
İncele - DerlemeYalnız künye2018Onat Kutlar’ın Mirasını Takip Eden ‘Eksik’ Bir Derleme Kitap: Sinema… Sinema (Yazılar-Konuşmalar)
Yıldırım, Tunç
-
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2018İntikam Alevi’nde Sovyet Montaj Üslubu Örneği
Yıldırım, Tunç
İlk kez Kanları ile Ödediler adlı suç melodramıyla kamera arkasına geçen Osman Seden’in üçüncü filmi, melez tür filmi örneği olan İntikam Alevi’dir. Dönemin Türk sinemasına hükmeden ikipopüler türü (polisiye, melodram) harmanlayan bu filmin biçimsel önemi kurgu estetiğine eklektik yaklaşımında yatar. Klasik Hollywood sinemasına (Kurumsal Temsil Tarzına) özgü şeffaflıkestetiğinin taşıyıcısı konumundaki tür sinemasının alametifarikası olan devamlılık kurgusunubaştan sona anlatıma bağımlı olarak kullanan yönetmen, filmin dokuz plandan oluşan kırk yedinci sekansında kurgu biçemini büsbütün değiştirir. Yakın plandan çekilmiş, filmsel kurmacaevrenle hiçbir alakası olmayan üç dış-öyküsel ara görüntü kullanan Seden sessiz sinemanıngörsel estetiğine modern montaj stili üzerinden hürmet eder.Makalenin amacı İntikam Alevi’ndeki “Sovyet Kurgu Okulu”nun estetik etkisini çözümlemektir.Bu sebepten çalışmanın kapsamı adı geçen filme özgü seçmeci kurgu üslubunun açıklanmasıyla sınırlanmıştır. Görsel sürekliliği ve akıcılığı kasten bozan, Rus yönetmen Sergei Eisenstein’inçarpıcı kurgu kuramıyla uygulamasını anımsatan bu biçimsel tercihin filmin üslubuna, estetiğine ve anlatım stratejisine olan katkıları nelerdir? Araştırmanın sorunsalı bu çerçevede belirlenmiştir. Yazının teknik yöntemi “sekans analizi” üzerine kuruludur. Öncelikle filmin teknikdekupajı verilecek (filmi meydana getiren çekimler ve sekanslar sınıflanacak), ardından kırkyedinci sekansın kurgu estetiği kapsamında ayrıntılı incelenmesi betimleme, çözümleme veyorumlama aşamaları üzerinden sırasıyla yapılacaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Milliyetçiliğin müphemliği: milliyetçilik nedir?
Ertan, Temuçin F.; Ors, Orhan
Düşünsel gelişimiyle eylemsel yönü neredeyse paralel olan milliyetçiliğin, anlamı vetanımı üzerine çok sayıda düşünür, sosyal bilimci ve siyasetçi kafa yormuş ve fikritelakkileriyle kavrama katkı sağlamıştır. Milliyetçilik ile ilgili hemen her katkı, sözkonusu düşüncenin gelişimini olumlu yönde etkilediği gibi, zaman içerisinde birmüphemliğin de oluşmasını önleyememiştir. Milliyetçiliğin müphemliği, hem kenditarihsel serencamının bir parçası hem de kendi dışında dünyada gelişen diğer teorive pratiklerin bir sonucudur. Milliyetçiliğin tarihsel gelişim sürecinde, millet, etnisite,ırk ve din gibi akraba ya da hısım kavramlar da ona yol arkadaşlığı etmişlerdir. Busüreçte modernist, ilkçi, etnik-simgeci ve daimici kuramları üreten düşünürlermilliyetçiliğe katkı sunmuşlardır. Sonuçta tarihsel süreçteki yol arkadaşları vekuramlarının etkisiyle milliyetçilik, bir yandan düşünsel açıdan zenginleşirken, diğeryandan daha da müphem bir vaziyete bürünmüştür.
AtıfTR Dizin7
İncele - MakaleYalnız künye2018The General Situation of Amateur Fisheries in Tunceli Province
Saygı, Hülya Eminçe; Kutlu, Banu; Taylan, Burcu
This study has been conducted to establish the current state of amateur fisheries performed in the province of Tunceli (Pulumur and Munzur). 95 individuals who were engaged in amateur fisheries in the period of January 2018 – March 2018 in the research zone were chosen randomly and the original data were obtained ensuring their voluntary participation in the 38-item survey. In the specification of the survey magnitude, 4.8% value determined for Europe is used due to its geographical proximity. As a result of the survey carried out with amateur anglers, the distribution of the variables regarding whether they have information about fishing height and numbers were established through the chi-square test and fallacy probability was determined as α = 0.05. As a result, a statistically significant difference was observed in the education variable (χ2:9.434; p:0.009), monthly income (χ2:12.525; p: 0.006), time spent for fisheries (χ2:11.935; p:0.03), target types the fishermen prefer (χ2:14.903; p:0.001) and increase or decrease in the quantity of fish (χ2:11.248; p:0.04), whereas there is significant difference in the other variables when those having information or not about the fishing height and numbers. The research in which the general overview of amateur fisheries is established in the province of Tunceli has been carried out for the first time in the region and is pioneer for the future studies. So, those engaged in amateur fisheries be informed about the issue and it should be performed without harming nature to ensure sustainable fisheries.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018An Investigate on Importance of the Major Components of Herb Essential Oils on Challenging with Fish Diseases
Küçükgül, Azime
The presence of different phytochemical components of essential oil such as tannins, alkaloids, terpenoids and phenolic compounds has antibacterial, antifungal, and anti-inflammatory effects. The aim of this study is to investigate importance of the major components of three herb essential oils (Thymus vulgaris L., Centauriumerythraea Rafn. And Foeniculumvulgare Mill) on challenging with fish diseases. The components of essential oils provided from a commercial firm were made GC/MS analyzes. The major component of T. vulgarewas carvacrol called as phenol, 2-methyl-5-(1-methylethyl) with 40%.The others were Linalool L (15.11%) and benzene, methyl(1-methylethyl)- (12.12%).The richest oil in C. erythraea was bicyclo[3.1.1]hept-2-ene, 2,6,6-trimethyl- (34.90%) called as alpha-pinene, followed by heptacosane (19.15%) and dotriacontane (17.72%), respectively.The evaluation of the essential oil of F. vulgarispresented benzene, 1-methoxy-4-(1-propenyl)- with 67.99%, followed by dl-Limonene (16.03%) and benzene, 1-methoxy-4-(2-propenyl)- (6.97%). The therapeutic effects of thyme are due to its high content of phenolic compounds, particularly carvacrol. The most important compounds of F. vulgare essential oil is anethole, fenchone, limonene that has antibacterial, antioxidant, antifungal and anticancer effects. The previous studies show that alpha pinene significantly inhibits many pathogenic Gram-negative bacteria. In aquaculture studies, in vitro and in vivo effects of the dominant compounds of essential oils in our study are consistent with the previous findings.
- MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ4Türkiye’de yaşanan eğitim sorunlarına güncel bir bakış
Şener, Gönül
Son yıllarda eğitim çıktılarının istenilen düzeyde olmaması eğitim sis-teminde yaşanan sorunların belirlenmesinin önemini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda sınıf yönetiminin en önemli unsuru olan öğretmenlerin yaşadıkları güncel sorunlara ilişkin genel görüşlerinin belirlenmesi araştırmaya değer gö-rülmüştür. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. “Milli eğitim sis-temi içinde yaşadığınız güncel sorunları sıralayınız”açık uçlu sorusu görüşleri alınmak üzere 96 öğretmene sorulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; yaşanan sorunların en çok öğrenci kaynaklı olduğu bu sorunu finansman, program, öğretmen ve politik kaynaklı sorunların izledikleri görülmüştür.
AtıfTR Dizin15
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Bulanık dematel yöntemi ile hidroelektrik santrallerin işletilmesindeki risklerin değerlendirilmesi
Kahraman, Gökhan; Yücesan, Melih
Yenilenebilir enerji alanında sistem kurulumu ve işletimi sırasında meydana gelebilecek çevreselrisklerin büyüklüğünü ve ihtimalini azaltmak çok önemlidir. Risk analiz metotları mühendislikuygulamalarındaki riskin analizi ve azaltılması için yaygın bir şekilde kullanılan karar destek araçlarıkabul edilir. Bu metodların entegrasyonu sayesinde daha yetkin ve verimli açıklamalar ve sonuçlar eldeetmek mümkündür. Bu çalışmada hidroelektrik santrallerde işletme esnasında gerçekleşen hasarlarındeğerlendirilmesinde bulanık DEMATEL (Karar Verme Örneği ve Değerlendirme Labaratuvarı) metoduincelenecektir. DEMATEL metodu neden sonuç ilişkisi içinde muhtemel riskleri tanıtıp analiz etmeimkanı sağlar. Çalışmanın sonuç kısmında belli güvenlik önlemlerini artırma ve riskleri azaltmaihtiyaçlarına dair öneriler yer almaktadır. Bu çalışmanın hidroelektrik santrallerdeki iş güvenliğikonusuna katkı sağlayacağı can kayıplarını ve ekonomik kayıpları azaltacağı öngörülmektedir.
- MakaleYalnız künye2018Prediction and verification of compressive strength of historicalmasonry structures with artificial neural network
Onat, O.; Yön, B.
Compressive strength and modulus of elasticity are the key material properties of historical structures to adapt finite element model to obtain correct structural assessment. Generally, modulus of elasticity is adapted by multiplying compressive strength of the material. In this paper, it is aimed to predict compressive strength of historical masonry buildings by using material characteristics and physical characteristics. For this purpose, 21 historical masonry mosques, churches and cathedrals were selected. Unit weight, wall thickness, height of the structure, plan area and modulus of elasticity of the selected 21 historical structures are listed as material characteristics and physical characteristics for using compressive strength prediction. Artificial Neural Network model is used to predict compressive strength of 13 different historical structures. Performance of prediction is verified by using MATLAB among all 34 total historical structures. 0.83 Rsquare is obtained from the prediction model and total prediction performance is obtained from trained data 0.97 and 0.79 from all 34 data by using MATLAB.
- Proje2018Metal ve Metal Oksit Nanopartiküller ile KuantumNoktacıklarının Fitoplankton ve ZooplanktonOrganizmalarda Etkilerinin Araştırılması
Taştan, Burcu Ertit; Aksu, Önder; Kutlu, Banu; Danabaş, Durali; Ates, Mehmet; Arslan, Zikri
Nanopartikül (NP) içeren ürünler; tıbbi cihazlar, elektronik, enerji üretimi ve depolanması, sağlık bilimleri ve gıda sektörleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. NP?lerin büyüleyen özelliklerine rağmen, insan ve çevre sağlığına etkileri konusunda çok az şey bilinmektedir. Çünkü nanomateryaller metallerden, metal oksitlerlerden ve yarı-iletken maddelere kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Sucul sistemler ve besin zincirini oluşturan organizmalar antropojenik faaliyetlerden salınan NP?lerin etkileri sebebiyle risk altındadırlar. Bu çalışmada, tatlısu ve deniz suyu ortamında yaşayan birincil üretici fitoplankton türlerinden Selenastrum capricornutum ve Nannochloropsis oculata ile birincil tüketici zooplankton türlerinden Daphnia magna ve Artemia salina metal ve metal oksit NP?lere maruz bırakılarak nanotoksisite testleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan metal ve metal oksit NP?leri (Al, Al2O3, Cu; CuO, Fe2O3, Zn ve ZnO) ile laboratuvarda sentezlenen Ag-NP?leri, CdSe ve PbSe kuantum noktacıklarının karakterizasyonu TEM, DLS, Zeta Potansiyeli, XRD, SEM, FT-IR ve UV görünüm spektroskopisi yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Organizmalarda NP?lere bağlı birikim ve eliminasyon oranın belirlenmesi ICP-MS analiziyle yapılmıştır. Fitoplankton ve zooplanktonlarda NP etkileri faz kontrast mikroskobuyla görüntülenmiştir. Akut toksisite etkileri 24, 48 ve 72 saatlik periyotlar boyunca fitoplankton populasyonunun büyümesi flurometreyle in-vivo chl-a incelenmiştir. Zooplanktonlardaki toksik etkiler, mortalite ve oksidatif stres belirteçlerinden glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürat reaktif maddeler (TBARS) testleriyle incelenmiştir. Sonuçlar NP?lerin organizmalar üzerindeki farklı etkilerini göstermekle birlikte, NP?lerin birikim ve eliminasyon oranlarında farklılıklar olduğunu göstermiştir. Organizmadaki birikim NP konsantrasyonuyla artış göstermiştir. NP?lerin metal iyon salınımları, tatlısu ve deniz suyu ortamında farklı olmakla birlikte, herbir NP?ün farklı iyon salınımı gösterdiği gözlenmiştir. NP?lere maruz bırakılan fitoplanktonların yüzeyleri NP?ler ile sarıldığı gözlemlenmiştir. Benzer sonuçlar zooplanktonlarda da gözlemlenmiştir. Oksidatif stres analizlerinde, TBARS değeri D. magna bireylerinde artış gösterirken bazı NP?ler A. salina?da azalmasına neden olmuştur. Benzer şekilde GSH seviyesinde azalma ve artmalar meydana gelmiştir. Organizma tarafından alınan NP?ler bir üst tüketici için tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca fitoplanktonların yüzeylerinin NP?lerle kaplanması, üst besin zincirini oluşturan tüm organizmalar için risk oluşturmaktadır
- Derleme MakaleYalnız künye2018The Effect Of Sun-Language Theory On The Name Of Marıne Vehıcles Accordıng To Archıve Documents
Yedek, Şahin
Strengthening the foundations of the Republic of Turkey, one of the important activities carried out within the scope of the work to create nation-states he was also experienced in the alphabet and language. Mustafa Kemal Atatürk wanted to put the Turkish language in the forefront of the Arabic and Persian languages, which had been on the second plenary for centuries. Atatürk, who was aiming to go to the West in science and technology, thought that the local resources in Turkish would be cleverly selected and used, making foreign words unnecessary.In line with this aim, in 1928 the alphabet reinforcement was made to Latin letters, and then language simplification activities were concentrated in the context of Turkish word search activities to keep foreign words on the ground. These studies, which flew in the first half of the 1930s, were slowed down in 1936 by the Sun-Language Theory, which claimed that the origin of all languages was Turkish, and a kind of unnecessary redundancy was put forward. In this study, the effects of the Sun-Language Theory on the maritime sector and maritime transport have been tried to be put forward by taking archive changes as a basis for name changes. 16 etymological evaluations given to marine vessels are given in detail, the name change of 108 sea vehicles is presented in a table.
- MakaleYalnız künye2018Lifelong learning tendencies of classroom teachers
Karakaya Cirit, Didem; Gökyer, Necmi
The aim of this research is to determine the lifelong learning tendencies of classroom teachers and to compare them with various variables. In the research, the following questions have been answered.1. What is the level of life-long learning tendencies of classroom teachers? 2. Do the lifelong learning attitudes of the teachers differ significantly according to their gender, seniority, level of education, age, and place of work? 3. Is there a meaningful relationship between subscales of the scale? This research is in the instant scanning model. The universe of the research constitutes a total of 1116 classroom teachers who are in primary schools in the centre of Elazığ and its districts in the academic year of 2017-2018. The sample is composed of 291 teachers determined by simple random sampling. In the research, the scale of "Lifelong Learning Trends" (YBÖEÖ) developed by Diker Coşkun and Demirel (2009) is used as data collection tool. In this study, the internal consistency coefficient of the scale was found as .87. The internal consistency coefficient of the motivation sub-dimension of the scale was .92, the internal consistency coefficient of the persistence sub-dimension was .93, the internal consistency coefficient of the deprivation sub- dimension was .83 and the internal consistency coefficient of the curiosity deprivation sub-dimension was .94. According to findings of this study; the life-long learning tendencies of the class teachers are at the level of “partially fits” in the sub-dimensions of motivation, persistence, lack of curiosity and in the whole scale; but in the sub-dimension of lack of regulation of learning at the level of “little fits”. According to the gender variable, in all sub-dimensions, the lifelong learning tendencies of women class teachers are higher than that of men.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2018The Relationship Between The Professional Motivation and Job Satisfaction Levels of The Administrative Staff With The Socio-Demographic Characteristics of The Personnel: Munzur University Example
Balibey, Mesut; Öndaş, Namık Kemal
In this study; the relationship between the professional motivation and job satisfaction levels of the administrative staff at Munzur University was evaluated together with the socio-demographic characteristics of the personnel. The distribution of the demographic characteristics (gender, age groups, marital status, personel cadre position and the total working time at the university) of the administrative staff participating in the survey were examined. It was also tested at 5% significance level whether the level of job satisfaction and professional motivation of the staff shows significant differences in terms of variables in the sociodemographic characteristics section, which is the first part of the questionnaire form. Similarly, the correlation between the job satisfaction of the staff and the level of professional motivation was also examined. The findings of the study indicate that there is a positive moderate correlation between job satisfaction levels and professional motivation levels. While socio-demographic characteristics indicated that job satisfaction and vocational motivation (total) levels were significantly different by age group, the total working times at university had an effect on job satisfaction.Finally, there was an effect on gender's professional motivation (external) levels, professional motivation (internal-total) differs in terms of personnel cadre positions.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Nöropazarlama literatür incelemesi
Yücel, Atilla; Coşkun, Pınar
Son zamanlarda pazarlama dünyasında giderek daha sık duymaya başladığımız bir kavram olannöropazarlama; nörolojik araştırmalarda elde edilen verilerin pazarlama disiplinine aktarılması anlamınagelmektedir. Nörobilim ve Pazarlama Bilimlerinin etkileşiminden doğan Nöropazarlama, FonksiyonelManyetik Görüntüleme (fMRI), Elektro Beyin Grafisi (EEG), Eyetracking, Galvanik Deri İletkenliği (GSR)gibi son teknoloji beyin görüntüleme araçları ile uzmanlık gerektiren istatistiksel analizler sonucunda eldeedilen verilerin, pazarlama ve nörobilim uzmanlarıyla birlikte yorumlandığı bir araştırma alanı olarakliteratürde yerini almıştır. Nöroloji, kısaca beyin ve sinir sistemiyle ilgilenen bir bilim dalıdır. Pazarlamauzmanları, bu bilim dalında geliştirilen teknikleri pazarlama araştırmalarında kullanarak, tüketicilerin satınalma kararını nasıl verdiklerini ve hangi pazarlama araçlarından etkilendiklerini anlamaya çalışmaktadırlar.İnsan beyni, yıllardır pazarlamacılar tarafından keşfedilmesi gereken bir kara kutu olarak düşünülmüştür.Nörobilim, tüketici davranışlarının arkasında yatan sebeplere ışık tutarken; nöropazarlama da bir markaimajı veya mesajı, bir ürün veya ambalajı, bir reklam kampanyasının tüketicilerin bilinçaltında nasıl bir etkiuyandırdığı ve tüketici kararlarının nasıl etkilendiğine dair yol göstermektedir.Bu çalışmada; nöropazarlama kavramı, bu alanda kullanılan araçlar, nöropazarlamanın etik yönü veuygulama alanları hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Çalışmanın amacı; nöropazarlama konusundaliteratürdeulaşılabilen kaynaklar bağlamında- şimdiye kadar Türkiye’de yapılan makale, bildiri ve lisansüstütezleri analiz ederek mevcut durumu ortaya koymak ve gelecekteki nöropazarlama araştırmalarına yön tayinetmeye katkı sağlamaktır. Ayrıca bu çalışma, bu alanda yapılan ilk literatür taraması özelliğini detaşımaktadır.
AtıfTR Dizin18
İncele - MakaleYalnız künye2018Mersin Körfezinde Avlanan Mavi Yengecin (Callinectes sapidus Rathbun, 1896) Mikrobiyolojik Kalitesinin Araştırılması
Yalçın, Halil; Kurt Kaya, Gülderen
Bu çalışmada, Mersin körfezinde avlanan mavi yengecin (Callinectes sapidus Rathbun,1896) mikrobiyolojik kalite bakımdan incelenmesi amaçlanmıştır. Örnekler, MersinMerkez (1. İstasyon), Erdemli (2. İstasyon) ve Silifke (3. İstasyon) ilçelerinde avlananbalıkçılardan temin edilmiş ve Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü’nde analizealınmıştır. Çalışmada 180 adet örnek kullanılmış olup, analizler Ocak - Aralık 2014tarihleri arasında aylık periyotlar şeklinde yapılmıştır. Araştırmada Salmonella spp.,Koagulaz pozitif Staphylococcus aureus, Escherichia coli, Listeria monocytogenes,Vibrio choleraee, Vibrio parahaemolyticus, ve koliform grubu bakteriler araştırılmıştır.Çalışmada elde edilen sonuçlar göre; Salmonella spp., Listeria monocytogenes, Vibrioparahaemolyticus ve Vibrio cholerae her üç istasyonda da yıl boyunca tespitedilmemiştir. Koagulaz pozitif Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve koliformgrubu bakteriler ise üç çalışma istasyonunda tespit edilmiş ve sıcaklığa bağlı olarak artışgösterdikleri saptanmıştır. Sonuç olarak; çevresel kökenli faktörlerin taze yakalanmışyengeçlerin bakteriyel florası üzerinde etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır
AtıfTR Dizin1
İncele

















