Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYayıncıda açık erişim2019Scopus SJRQ3
    An integrated best-worst and interval type-2 fuzzy TOPSIS methodology for green supplier selection

    Yucesan, Melih; Mete, Suleyman; Serin, Faruk; Celik, Erkan; Gul, Muhammet

    Supplier selection is one of the most important multi-criteria decision-making (MCDM) problems for decision-makers in the competitive market. Today's organizations are seeking new ways to reduce the negative effects they have on the environment and to achieve a greener system. Currently, the concept of green supplier selection has gained great importance for its ability to incorporate environmental or green criteria into classical supplier selection practices. Therefore, in this study, a multi-phase MCDM model based on the best-worst method (BWM) and the interval type-2 fuzzy technique for order preference by similarity to ideal solution (IT2F TOPSIS) is proposed. A case study in a plastic injection molding facility in Turkey was carried out to show the applicability of the proposed integrated methodology. The paper offers insights into decision-making, methodology, and managerial implications. Results of the case study are examined and suggestions for future research are provided.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfScopus93WoS85OpenAlex98
    ScopusWeb of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Kırmızı biber püresinin verim ve kalitesine mikrodalga ısıtmanın etkisi

    Taştan, Özge; Bozkir, Hamza; Baysal, Taner; Rayman Ergün, Ahsen

    Bu çalışmada kırmızı biber püresinin verim ve kalitesi üzerine konvansiyonel ısıtma tekniğine alternatif olarak mikrodalga ısıtma tekniği uygulanmıştır. Mikrodalga ısıtma uygulaması verim ve çıkış sıcaklığı cevap olacak şekilde yanıt yüzey metodu ile optimize edilmiştir. Mikrodalga ısıtma uygulamasının yanıt yüzey metodu ile optimum koşulları 900 W güç ve 6.52 rpm akış hızı olarak saptanmıştır. Bu optimum çalışma koşullarında verim ve çıkış sıcaklığı %76.76 ve 95 °C olarak bulunmuştur. Konvansiyonel ısıtma uygulaması da mikrodalga ısıtmada ulaşılan aynı sıcaklık derecesinde 95°C ve 9 dk olarak yürütülmüştür. Sonuç olarak mikrodalga ısıtma uygulaması ile verimde %8.07, pektin içeriğinde %17.75, C vitamin içeriğinde %20.6 artış saptanmıştır

  • MakaleYalnız künye2018
    Gökkuşağı Alabalığı (Oncorhynchus mykiss)’nın kalitesi ve dondurulmuş depolama stabilitesi üzerine karanfil yağının etkisi

    Kuzgun, Nermin Karaton; Özpolat, Emine; Çoban, Özlem Emir

    The present study evaluated clove oil (0.5% and 1%v/w) use as a natural preservative on the quality of frozen rainbow trout fillets during of six months. Vacuum packed samples were stored at -18 ˚C. Microbiological parameters (total anaerobe, psychrophilic bacteria, lactic acid bacteria, mold-yeast) and sensory quality (odour, color and texture) were determined during the storage period. Microbial growth was high over a period of frozen storage for control samples. The existence of clove oil demonstrated to develop the sensory quality of frozen rainbow trout fillets when used in combination with vacuum pack. According to our results, clove oil as natural protective and influential antibacterial can be used in conjunction with vacuum pack to augment frozen stored rainbow trout quality

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Shelf life of rainbow trout fillets hot smoking with different sauces

    Kuzgun, Nermin Karaton; İnanlı, Ayşe Gürel; Özpolat, Emine; Çoban, Özlem Emir

    Çalışmada, gökkuşağı alabalıklarından (Oncorhynchus mykiss, Walbaum 1792) füme ürünler hazırlanmıştır. Farklı soslar ilave edilen füme balıklar, önemli miktarda üretim potansiyeli ve lezzetli bir balık olan alabalık tüketiminde bir artışı hedefleyerek hazırlanmıştır. Çalışmada farklı soslar uygulanarak 4 grup (A, B, C ve D) elde edilmiştir. Örnekler, muhafaza süresince buzdolabı koşullarında (+4 ºC) muhafazaya alınmıştır. Bu araştırmada, ürünlerin muhafaza kalitesini ve raf ömrünü etkileyen kimyasal değişikliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2 tekerrürlü ve analizler 3 paralelli olarak yapılmıştır. Sonuç olarak, çalışmamızda hazırlanan tütsülenmiş örneklerin, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde örneklerin raf ömrü, A grubu için 14 gün, B grubu için 28 gün, C grubu için 21 gün ve D grubu için 35 gün olarak belirlenmiştir

  • MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ3
    Anesthetic Efficiency of 2-Phenoxyethanol on Broodstock of Salmo munzuricus, a New Trout Species Originating from Munzur Stream

    Karataş, Bilal; Basusta, Asiye; Can, Erkan

    Salmo munzuricus Munzur Vadisi Milli Parkı boyunca akan akarsularda yayılım gösteren yeni isimlendirilmiş bir alabalık türüdür. Bu çalışmada, anestetik madde olarak kullanılan 2-fenoksietanolün etkinliği Munzur akarsuyundan yakalanan yerli kahverengi alabalık üzerinde değerlendirilmiştir. Balıklar, 100-200 g (W1), 200-400 g (W2) ve 400-600 g (W3) olmak üzere üç ağırlık sınıfına ayrılmıştır ve çalışma 0.2, 0.3, 0.4 ve 0.5 mL L-1 olmak üzere 4 farklı anestetik konsantrasyonda yürütülmüştür. En kısa indüksiyon zamanı W3 grubunda, en uzun indüksiyon zamanı W1 grubunda bulunmuştur. En kısa anesteziden uyanma süresi W3 grubunda 73.2±3.83 sn sonra ortaya çıkmış ve en uzun uyanma süresi W1 grubunda 136±31.46 sn olarak tespit edilmiştir. W1 grubundaki 2-fenoksietanol konsantrasyonunun artması ile iyileşme süreleri artış göstermiştir. Bununla birlikte, W2 ve W3 gruplarındaki uyanma sürelerinin, W1 grubunda gözlemlenenden genellikle anlamlı derecede daha uzun olduğu belirlenmiştir. Ayrıca balık büyüklüğünün indüksiyon sürelerini ve uyanma sürelerini etkilediği de tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucu olarak, 2-fenoksietanol için Salmo munzuricus anaçlarında en uygun konsantrasyonlar 100-400 g ağırlık aralığında 0.4 mL L-1, 400-600 g aralığında ise 0.5 mL L-1 olarak belirlenmiştir

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Prediction of maximum relative out-of- plane displacement of infill wall exposed to shake table by using artificial neural network models

    Gul, Muhammet; Onat, Onur

    This paper aims to present forecasting of relative out-of-plane displacement, failure mode and failure limit of reinforced concrete frame enclosure with infill wall by artificial neural network (ANN) models. For this purpose, two shake table experiment test results were evaluated. Model-I is unreinforced brick model and Model-II is composed of infill wall with bed joint reinforcement. After a certain acceleration level, accelerometers are detached from the cracked wall surface in order not to be damaged. These instrument detachments cause data missing. Missing relative maximum out-of-plane displacements were predicted by ANN models. Moreover, failure of infill wall through out-of-plane direction is also predicted at 0,79g acceleration level for both models (Model-I and Model-II). This study proves that ANN based procedure predict robust results to estimate missing experimental data

  • MakaleYalnız künye2018
    Analysis of Frictionless Contact Problem for A Weighted Layer on An Elastic Half Plane Using FEM

    Polat, Alper; Kaya, Yusuf; Özşahin, Talat Şükrü

    In this study, a comparative analysis of the continuous contact problem of a homogeneous layer loaded by two rigid flat blocks and resting on elastic half plane is investigated using the finite element method (FEM). The results obtained from the elasticity solution are compared with FEM solutions. Also in this problem, it is assumed that the all surfaces are frictionless. Two dimensional finite element analysis of the problem is carried out using ANSYS Mechanical APDL. The analyzes are performed for different loading conditions of Q and P loads. Initial separation load and initial separation points (xcr, λcr) and normal stresses (σy) between the homogenous layer and the elastic half plane are determined. The obtained results are shown in graphs and tables.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    A Sociological Analysis of The Themes of Education, Religion and Science in Krzysztof Kieslowski’s Film “Dekalog - Jeden”

    Çobanoğlu, Yavuz

    This study is based upon a sociological analysis of the film Dekalog -Jeden by the Polish director Krzysztof Kieslowski. Especially in last years, there is an observable increase in the number of academic works on sociological elements in cinema. Furthermore, cinema as a depository of image and meaning, gradually moves toward the center of sociological curiosity. Therefore, social realities that are touched upon by subjects like education, religion and science that occur within this film, will be the main points of focus of this study. The subject of analysis of this article will also be interpreted in three stages: 1. An evaluation of the relation between image and meaning; reasons for preference of the method of discourse analysis in an analysis of cinema sociology and its analytical uses. 2. Certain basic characteristics of Krzysztof Kieslowski’s cinema and a preliminary analysis of the sociological themes in other films of the director. 3. An interpretation of the language and discourses in the film Dekalog - Jeden in the light of findings reached through selected themes, their comparative analysis and a brief discussion of certain findings in the conclusion.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    İrade-i milliye ve hâkimiyet-i milliye gazetelerine göre suriye’de arap-fransız çatışması (1919-1920)

    Yedek, Şahin; Sertel, Savaş

    Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti parçalanmış ve Ortadoğu yeniden şekillenmiştir. Bu şekillenmenin mimarı İngiltere ve Fransa olmuştur. Özellikle İngiltere savaş sonrasında Süveyş Kanalı’nı elinde tutarak Hindistan odaklı sömürge imparatorluğunu daha çok güçlendirmiştir. Ayrıca petrol merkezi olan Arap topraklarını da Sykes-Picot Anlaşması ile Fransızlarla paylaşmıştır. Savaştan önce Osmanlı Devleti’ne karşı savaşmaları karşılığında Araplara vaat edilen Arap Krallığı sözde tasarısı ise en başta olduğu yere geri dönmüş, yani çöpe atılmıştır.Savaştan sonra İngilizler Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’ı Suriye Kralı ilan etmiştir. Suriye’nin Sykes-Picot Anlaşması ile petrol bölgeleri olan Musul ve Kerkük’e karşılık Fransızlara bırakılması hoşnutsuzluk yaratmıştır. Siyasi manevraları iyi bilen İngilizler yeraltı ve yerüstü kaynakları sömürerek halkla çatışmaya girmemiştir. İngilizlerin aksine siyasi manevralarda iyi olmayan Fransızlar, Suriye’de halkın inanç ve kültürüne müdahale etmiş, Ermenileri Fransız üniforması giydirerek orduda kullanmıştır. Fransızların bu tutumlarına karşısında bağımsızlık isteyen Suriyeliler artmış ve Fransızlarla açıkça çatışmalara girilmeye başlanmıştır. Anadolu’da ulusal bir Türk devleti kurmak isteyen Mustafa Kemal ve arkadaşları da Suriye’deki Fransız karşıtı bağımsızlık hareketlerine destek vererek, Suriye’den gelen bağımsızlık taraftarları ile Ankara’da görüşmüştür. Ayrıca Anadolu’dan Suriye bağımsızlık taraftarlarına gıda, lojistik ve silah yardımı yapılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2018
    Shelley’nin Prometheus Unbound İsimli Eserinde Devrimci İdealizm

    Hamarat, Abdulkadir

    Ondokuzuncu yüzyıl, politik ve ekonomik bakımdan İngiltere’nin çok büyük değşimler yaşadığı çalkantılı bir zaman dilimiydi. Sanayi Devrimi gittikçe hız kazanıyor ve işçilerin hayatını olumsuz bir şekilde etkiliyordu. Daha yüksek ücret ve daha iyi çalışma koşulları için talepleri, işten çıkarılmalarına ve onların yerine makinelerin kullanılmasına yol açtı. Ayrıca, hükümet Fransız Devriminden etkilenmesi ve dolayısıyla yerleşik düzene tehdit oluşturması muhtemel politik hareketleri engellemek için çok sıkı tedbirler uyguluyordu. Yönetici sınıftan geliyor olmasına rağmen, Percy Bysshe Shelley işçi sınıfının sıkıntılarına uzak durmamıştır. Aktif bir şekilde toplumsal olumsuzluklara ve haksızlıklara çözüm aramıştır. Despotluğa ve ataerkil düzene karşıydı. Bütün insanların huzur ve uyum içinde yaşayacağı gelecekteki bir milenyuma inanıyordu. Bu makalede, Shelley’nin Prometheus Unbound’ daki devrimci idealizmi metin tahlili yöntemiyle ondokuzuncu yüzyıl bağlamında ele alınacaktır

  • MakaleYalnız künye2018
    Nanoyapılı Hegzagonal Bor Nitrür Üretimi ve Karakterizasyonu

    Aydin, Handan

    H-BN fiziksel özellikleri ve kimyasal kararlılığı sebebiyle geniş optik enerji bandı aralığına sahip olan bir III- V grubu bileşiğidir. Eşsiz özelliklere sahip, yapay bir malzeme olan hegzagonal bor nitrür pek çok sektörde kullanımı giderek artmaktadır. Bor nitrür, farklı metotlar ile üretilebilmektedir. Bu çalışmada, borik asitten bor oksit üretilmiş ve bor oksitin 850 °C’de nitrürlenmesi ve 1500 °C’de sinterlenmesi sonucunda hegzagonal bor nitrür (h-BN) elde edilmiştir. Üretilen hegzagonal bor nitrürün saflığını, bal peteği ve tabakalı yapısını belirlemek amacıyla XRD, SEM, FT-IR ve optik ölçümler ile karakterize edilmiştir. Numunenin XRD spektrumu, Bor Nitrür nanotozların hegzagonal BN yapıda ve polikristalin olduğunu ortaya koymaktadır. BN numune için kristal boyutu 71.2 nm olarak bulunmuştur. SEM fotoğrafları nano tanelerden oluşan yapıyı doğrulamıştır. Elde edilen sonuçlar BN numunesinin nanoyapıya sahip olduğunu göstermektedir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Elektroşok uygulamalarının aşılı asma fidanı üretiminde fidan gelişimine etkileri

    Sanyürek, Nesrin Karaca; Çakır, Atilla; Söylemezoğlu, Gökhan; Odabaşıoğlu, M İlhan

    Dünyanın önemli üzüm üreticisi ülkelerinden biri olan ülkemiz, bu potansiyelini asma fidanı üretimineyeterince yansıtamamaktadır. Çeşitli ekonomik nedenlerin yanı sıra kayıt dışı ve sertifikasız asma fidanıüretimi, yetkin olmayan ve teknik bilgi eksikliği olan kişilerce üretim yapılması da asma fidanı üretimimiziolumsuz etkilemektedir. Aşılı asma fidanı ile yeni tesis edilen bağlardan kısa sürede ürün elde etmekhedeflenmektedir. Asma fidanı randımanı bu noktada önem kazanmakta ve yüksek randıman elde edenfidancılık işletmeleri asma fidanı üretimini karlı bir tarımsal üretim kolu olarak görmektedirler. Günümüzdeaşılı asma fidanı üretiminde randımanı arttırmaya yönelik birçok teknik uygulanmakta ve yeni yöntemlergeliştirilmektedir. Bu çalışmada, 110R ve 1103P Amerikan asma anacı ile Trakya İlkeren ve TekirdağÇekirdeksizi üzüm çeşitleri kullanılarak oluşturulan aşı kombinasyonlarında fidan gelişimlerininarttırılmasına yönelik olarak aşılamadan önce çeliklere farklı sürelerde (kontrol–10–20 dakika) elektroşokuygulamalarının etkileri araştırılmıştır. Uygulamalara bağlı olarak aşılı çeliklerin katlama odasıperformansları ve fidanlık koşullarındaki vejetatif gelişimleri incelenmiştir. Elektroşok uygulama süresininartışına bağlı olarak katlamadan çıkarılan aşılı çeliklerin kalemlerindeki canlılık ve aşı noktasındaçepeçevre kallus oluşumunda azalış göstermiş ancak anacın dip kısmında kallus gelişiminin doğrusal olarakarttığı gözlemlenmiştir. İncelenen aşı kombinasyonları içinde en yüksek fidan randımanı (%78.95)110R/Tekirdağ Çekirdeksizi aşı kombinasyonunda 20 dakika elektroşok uygulaması sonucunda eldeedilmiştir. Her iki elektroşok uygulamasında da 110R anacının kullanıldığı aşı kombinasyonlarında fidanrandımanının kontrole göre artış göstermiş olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Türkiye’de fiyat düzeyinin mali teorisi ve ricardocu maliye politikası (1975-2014)

    Songur, Mehmet; Saraç, Filiz Elmas

    Geleneksel makro iktisat teorisinde,fiyat düzeyinin belirlenmesi hususundamaliye politikalarının önemli olupolmadığı konusunda tartışmalar yeralmaktadır. Bu bağlamda RicardocuMaliye Politikası (RFPs)’nı savunan iktisatçılaragöre, fiyat düzeyinin belirlenmesinde maliyepolitikası önemli değildir. RFPs’nda kamu borcufaiz dışı bütçe fazlasının en önemli belirleyicisidir.Diğer taraftan bazı iktisatçılar fiyat düzeyininbelirlenmesinde maliye politikalarının önemliolduğunu iddia etmişlerdir. Bu yaklaşıma FiyatDüzeyinin Mali Teorisi (FTPL) denilmektedir.FTPL’ye ya da Ricardocu olmayan maliyepolitikasına göre, maliye politikasının geçerlidisiplinden yoksun olduğu yıllarda, merkez bankasıtarafından fiyat istikrarını sağlamak için etkinpolitikalar uygulanamayacağı ileri sürülmüştür.Avrupa Birliği’ne aday ülke konumunda bulunanTürkiye’nin fiyat düzeyinin belirlenmesinde maliyepolitikasının etkisinin araştırılması önemlidir.Çalışmanın temel amacı, Türkiye’de RFPs’nin ya daFTPL’nin geçerliliğini analiz etmektir. Veri seti1975-2014 dönemini kapsamaktadır. Kurulan modelzaman serisi tekniklerinden ARDL Sınır TestiYaklaşımı ile test edilmiştir. Yapılan analize göresöz konusu dönemde RFPs geçerlidir. Bu bağlamda,Türkiye’de Maastricht Kriterleri’ni sağlayacakşekilde mali disiplinin sürdürülmesi önemlidir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Tek Taraflı Isıtmaya Maruz Yüksek Şekil Oranlı Minikanallarda Pasif Akış Kontrol Yöntemi Kullanılarak Isı Transferinin İyileştirilmesi

    Firat, Erhan

    Pasif akış kontrol silindirinin olduğu ve olmadığı durumlarda, bir geniş yüzeyinden ısıtılan dar, dikdörtgen şeklindeki bir minikanal içerisindeki taşınımla ısı transferi durumunun hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) benzetiminin sonuçları rapor edilmiştir. Silindirin çapı (d), kanal yüksekliğinin (t) yaklaşık olarak onda biri kadardır. Bu çalışmanın amacı, ısıtılan kanal duvarı ve silindirin merkezi arasındaki üç farklı mesafeyi (s) çalışarak, pasif kontrol silindirinin sistemin ısıl performansı üzerindeki etkisini anlamaktır. Test edilen boyutsuz mesafelere (s/t) bakılmaksızın, pasif kontrol silindirinin mevcudiyetinde sistemin ısıl performansının iyileştiği bulunmuştur. Bu, üniform ısı akısına maruz kalan yüzey üzerindeki hidrodinamik sınır tabaka ile sırayla büyük-ölçekli çevrilere dökülen, silindirden olan serbest kayma tabakalarının şiddetli etkileşimlerine dayandırılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2018
    An analysıs of tıme ın adalet ağaoğlu’s dar zamanlar tetralogy

    Cuşa, Hasan

    Adalet Ağaoğlu’s tetralogy Dar Zamanlar, which includes Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi, Hayır and Dert Dinleme Uzmanı, is fictionalised with different temporal techniques. Investigating the answer of the question about the temporal strategy of the novels is the main argument of the study and thus, it is aimed to probe how time is organized and formed in the narratives of the tetralogy. In line with this purpose, with reference to Gerard Genette’s analysis on time in Narrative Discourse, this study contains both the analysis of the deviation of temporal structure of the novels through anachronic elements such as analepsis and prolepsis and how time changes through techniques like summary, lapses, ellipsis and stage. Here at, some findings are presented about Dar Zamanlar. The time in Ölmeye Yatmak is arranged and shaped from different angles. It is educed that temporal structure of Bir Düğün Gecesi is built on four different time periods and that time changes are related to the movement. The existence of inflecting time connected to the parallel universes is unveiled in Hayır. Also, it is deduced that in Dert Dinleme Uzmanı the narrator plays with time without mentioning the names of the time periods and the reason of the application of the analepsises is the association factor. So, it is concluded that time notion is problematized in the tetralogy which enables the writer to reflect different temporal understandings and that a wide range of subjects are fictionalized in a short period of time.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    The Relationship between Tax Structure and Economic Growth in Turkey Abstract

    Songur, Mehmet; Yüksel, Cihan

    It is theoretically possible to talk about the mutual relationship between taxation as a means of fiscal policyand economic growth.While economic growth can affect tax revenue by expanding the tax base; the change in taxes can also affect economic growth through national income dynamics. However, this theoretical acceptance must be tested empirically. For this reason, our study has tested the relationship between the tax types that compose the tax structure and economic growth for Turkey’s 1980-2015 period, using the Granger, Toda-Yamamoto and Breitung-Candelon Frequency Domain causality tests.The results indicate the existence of a long run relationship between total tax revenues, indirect taxes, direct taxes, income taxes and economic growth. On the other hand, the findings have shown that there exists a causal relationship between total tax revenues, indirect taxes, income taxes and economic growth

    AtıfTR Dizin17
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    The Attitudes and the Behaviours of the University Studentstowards Dating Violence

    Baş, Nazan Gürarslan; Karatay, Gülnaz; Karatay, Mahmut; Baş, Kazım

    Aim: The aim of this study is to assess theattitudes and behaviours of the university studentstowards dating violence.Method: The study was conducted among female(n = 200) and male (n = 300) students studyingat a public university and staying a dormitory ofStudents Loans and Dormitories Institution during2015-1016 academic year's spring semester. Aquestionnaire consisting of 23 questions was usedto collect the data. The obtained data wereanalysed by using numbers, percentages and chisquare test in SPSS database.Findings: The average age of the students was22,09 ± 2,29, 51,8% were exposed to theviolence during childhood, 37,8% frequentlywitnessed violence during childhood, 28,6% wereexposed to the violence of intimate partners,22,1% committed violence against their intimatepartners, and 13,9% reported a relationship thatended because of the violence. When theattitudes of the students were examined, it wasseen that, in general, the females' awareness ofviolence was higher than that of the males; also,certain behaviours such as neglect, mocking,tracking, restricting social life, cheating andjealousy were less considered as violentbehaviours by males than by females. Besides, itwas observed that there was a significantrelationship between previous exposure toviolence, witnessing violence in childhood anddating violence practice (p<0,05). Conclusion: Among the university student group,the awareness of dating violence was low and theextent of violent behaviours against partner wassignificant.

    AtıfTR Dizin20
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Academic Freedom in Turkey: TSSA Congresses and Talking on Disadvantaged Groups

    Çoban Keneş, Hatice

    Academic milieus such as symposia, congresses and conferences may be analyzed as places where the traces of academic freedom can be tracked. Such an analysis can be carried out through determination of whether the proceedings of these events include studies on disadvantaged groups that focus on class-based, ethnic, religious and sexual discrimination by moving beyond the hegemonic discourse and the dominant paradigm. Within this scope, the current study has two main areas of focus: the first is an analysis of whether and in what context the problems faced by the disadvantaged groups have been discussed in the Turkish Social Sciences Association’s (TSSA) biannual congresses held during the rule of the Justice and Development Party (JDP); and the second is an evaluation of academics that offer a critical perspective on "sensitive" issues. To this end, the current paper, starting from the TSSA congress held in 2001 - a year before the JDP seized power- and including the congresses held in 2003 and 2005, offers a general evaluation of the congresses. In the second part, the paper addresses the congresses held in 2009, 2011, 2013 and 2015, which can be defined as a more liberal period of the JDP rule, coinciding with efforts towards a peaceful resolution to Armenian, Alawite and Kurdish questions. Finally, the paper offers an analysis of the last congress held in 2017 under the state of emergency that saw replacement of a liberal outlook of the government with straightforward pressure on dissent. A total of six congresses have therefore been analyzed with regard to the program content, the proceedings, and ways of handling the issues that relate to Kurds, Armenians, Alawites, women and children.

  • MakaleYalnız künye2018
    Oecd ülkelerinin inovasyon göstergeleri açısından çok değişkenli istatistiksel analizlerle KARŞILAŞTIRILMASI1

    Veysikarani, Dilek; Güler, Ebru Özgür

    Günümüzde teknoloji, inovasyon ve üretim, küreselleşen dünyamızda ülkeler arasında ekonomik büyümenin önemli göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Oslo Kılavuzu’na göre inovasyon terimi “işletme içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş ürün (mal veya hizmet) veya süreç, yeni bir pazarlama yöntemi ya da yeni bir organizasyonel yöntemin gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmaktadır ve en kabul gören tanım olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, inovasyon göstergeleri açısından Türkiye’nin de üye olduğu OECD topluluğundaki ülkeleri karşılaştırarak, benzerlik ve farklılık gösteren üye ülkeleri belirlemektir. OECD ülkelerini karşılaştırmak için faktör analizi ve kümeleme analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda, OECD ülkelerinin inovasyon performansını etkileyen önemli değişkenler belirlenip, inovasyon performansı açısından homojenlik sağlayan ülkeler gruplandırılarak istatistiki sonuçlar değerlendirilmiştir. Faktör analizi sonuçlarına göre toplamda dört faktör elde edilerek genel faktör skorlarına göre ülkeler sıralanmıştır. Elde edilen faktör skorlarına kümeleme analizi uygulanarak kendi aralarında benzerlik gösteren beş küme elde edilmiştir.

    AtıfTR Dizin10
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    W. ısaac thomas’ın “durum tanımlanması” kavramı bağlamında alevilerin cemevi meselesi durumunun ortaya konulması

    Yildirim, Erdal

    Aleviler ve sorunları bazı dönemlerdekamuoyu gündeminin üst sıralarına yerle-şirken, daha sonra bu durum Türkiye’ninyoğun gündemi içerisinde kaybolup git-mektedir. Açılım benzetmesinin de yapıl-dığı çalıştaylar sonrası, Alevilerin beklen-tilerin karşılanmadığı ve bu kesimde hayalkırıklığı yarattığı bilinen bir durumdur. İştebu makale, Alevilerin beklentilerinin ne-den karşılanmadığını, sorunlarının neden çözülmediğini Isaac Thomas’ın “durum tanımlaması” kavramından yola çıkarak açıklamaya çalışmaktadır. Bir anlamda Ale-viliğin ne olduğuna ve nasıl tanımlanması gerektiğine ilişkin problemlerin günümüzdünyasında sadece Alevilere mal edilecekbir konu olmaktan çıkartılıp onların dışın-dakilerin kendi dünya görüşlerine göreAlevileri tanımlamalarının getirdiği çözüm-süzlük problemini konu edinmektedir.