Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026
    Dikkat Tabanlı Görsel–İşitsel Akış Füzyonu ile Sahne Sınıflandırma

    Çelik, Yusuf

    Bu çalışmada, sahne sınıflandırma görevlerinde görsel ve işitsel verilerin birlikte kullanılmasına yönelik, Gated Cross-Modal Attention Fusion Network (GCM-AFN) adı verilen çok modlu bir derin öğrenme mimarisi önerilmektedir. Önerilen yapıda, görsel akıştan EfficientNetV2 omurgası kullanılarak derin özellikler çıkarılırken, işitsel akışta MFCC tabanlı zaman-frekans temsilleri kullanılmaktadır. Her iki akıştan elde edilen özellik temsilleri, kapılı dikkat mekanizması aracılığıyla birleştirilmektedir. Model, çok kipli bilgilerin etkin biçimde bir araya getirilmesini sağlamak amacıyla yardımcı akış çıktıları ve dikkat tabanlı bir füzyon stratejisi içermektedir. Çapraz doğrulamaya dayalı deneysel sonuçlar, önerilen yaklaşımın tek akışlı modeller ve geleneksel füzyon yöntemlerine kıyasla daha yüksek doğruluk, daha düşük varyans ve sınıf bazında daha tutarlı bir performans sergilediğini göstermektedir. Elde edilen bulgular, dikkat tabanlı füzyonun görsel–işitsel sahne sınıflandırma görevlerinde etkili bir bilgi birleştirme yaklaşımı sunduğunu ortaya koymaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    The Effect of Nurse-Parent Support on Coping with Anxiety, and Caregiver Burden Among Parents of Hospitalized Infants: A Cross-Sectional Study

    Kaya, Ayla; Kemer, Duygu

    Objective: This study aimed to evaluate the effect of nurse-parent support on coping with anxiety and caregiver burden among parents of hospitalized infants. Materials and Methods: This cross-sectional study included 214 parents of hospitalized infants from a comprehensive hospital in southern Türkiye. Data were collected between August 2023 and March 2024 using the “Nurse-Parent Support Tool,” “State Anxiety Inventory,” and “Burden Interview Scale.” The STROBE checklist was used for reporting. Results: In this study, 38.3% of the parents were 25 years of age or younger. Parents' perceptions of nurse-parent support were above average; anxiety was high, and caregiver burden was medium. Female parents with lower education levels, whose infants were seven months or older, perceived nurse-parent support as high, and had lower anxiety. In addition, caregiver burden was higher among parents aged 31 or older. There was a negative relationship between nurse-parent support and anxiety level, and a positive relationship between nurse-parent support and caregiver burden. A negative relationship was also observed between anxiety level and caregiver burden. Conclusion: Nurse-parent support was found to reduce parents' anxiety and increase caregiver burden. To improve the quality of care, pediatric nurses should consider parents’ anxiety and caregiver burden and prioritize providing appropriate support.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2026
    Food Literacy, Sustainable Eating Behaviors, and Healthy Eating Index in University Students

    Yeşiltepe, Akgün; Haznedar, Nagihan Kırcalı; Macit, Arife

    Objective: This study aims to examine the relationships among food literacy, sustainable and healthy eating behaviors, and Healthy Eating Index (HEI) scores among university students. Materials and Methods: This cross-sectional study was conducted with 301 volunteer university students using a structured questionnaire which included questions about general information, a sustainable and healthy eating behaviors scale (SHEB), a food literacy scale (FOODLIT), and a 24-hour dietary recall. HEI (2015) scores were calculated for all participants using 24-hour data. The statistical analysis of the data was performed using the JASP and SPSS (version 26.0) software. Results: The mean SHEB, FOODLIT, and HEI scores of the participants were 2.93±0.82, 33.13±12.55, and 41.22±11.44, respectively. A positive and significant relationship was found between FOODLIT and SHEB scores (r=0.418; p<0.05), and FOODLIT scores were found to explain 17.5% of the variance in SHEB scores (R2=0.175). In dimension analyses, environmentally safe and selection-planning skills stood out as variables associated with HEI scores, while no significant relationship was found between HEI scores and other variables. Conclusion: In conclusion, it is considered that food literacy is associated with sustainable eating behaviors, but this relationship may not directly reflect diet quality.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
  • MakaleAçık Erişim2026
    19-20. yüzyıllar arası sürgün ve iskân pratiklerinde kürt toplumsal ve geleneksel aktörlerine yönelik resmî tutumlar

    Çakmak, Yalçın

    Osmanlı İmparatorluğu’nun aşiretlere yönelik sür- gün ve iskân siyaseti, özellikle 18. yüzyılda yaygınlaşıp, geçirdiği çeşitli dönüşümlere rağmen devletin yıkılışına kadar sürdü. Bu politika, söz konusu dönem boyunca merkezî otoritenin taşra üzerindeki denetimini güçlendir- meye yönelik bir araç olarak kullanılmıştır. II. Abdülha- mid döneminde de devam ettirilen sürgün siyaseti, büyük ölçüde hem bir denetim hem de cezalandırma açısından aşiretlerin kontrol altına alınmasını hedeflemiştir. Abdülhamid’in tahttan indirilmesinin ardından iktida- rı ele geçiren İttihat ve Terakki Cemiyeti dönemindeyse, aşiretlere yönelik sürgün ve iskân uygulamaları yeni dö- nemin siyasal tahayyülüne uygun biçimde yeniden yapı- landırıldı. İTC’nin 1913-1918 yılları arasındaki iktidarı süresince uygulamaya konulan bu politikalar, Türk milli- yetçiliği çerçevesinde daha sistematik bir karakter kazan- mıştır. Geç Osmanlı döneminde şekillenen bu yaklaşım, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışının ardından kurulan Cumhuriyet’in erken safhalarında da zihniyet ve uygula- ma bakımından varlığını sürdürmüştür. Bu çalışmada; II. Abdülhamid’den erken Cumhuri- yet’e uzanan süreçte Kürtlerin kontrolü ve otorite karşıtı aşiretlerin tutumu kapsamında, Kürt toplumunun gele- neksel aktörlerine karşı yürütülen siyasetin ortaya konul- ması amaçlanmıştır. Bunun için de belirtilen periyotta ge- rek Osmanlı gerekse Cumhuriyet yönetimlerinin kaleme aldıkları resmî belgelerden hareketle her iki dönemde de uygulanan siyasetlerin neden ve sonuçları irdelenmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    The September 6, 1917 Explosion at Haydarpaşa Port and Railway Station

    Zengin, Ersoy; Yar, Ayşe

    The study deals comprehensively with the explosion at the station and its effects on the course of the First World War. The main focus of the study, the explosion at the Haydarpaşa harbor and railway station, is examined within its historical context on the basis of archival documents and elaborated upon in the light of eyewitness accounts, memoirs, and contemporary sources. In the correspondence of Ottoman military and administrative officials, the explosion was evaluated as an accident. The Ottoman government’s characterization of the Haydarpaşa explosion as an accident during wartime is a strategic issue that deserves attention. First, by labeling the enemy’s successful sabotage at the capital’s most important logistical hub—the Haydarpaşa harbor and station—as an accident, the government sought to minimize the psychological impact that sabotage would have created. On the other hand, the ability of the Ottoman–Anatolian Railway Company to obtain compensation from insurance companies depended on the explosion being classified as an accident. Although archival records consistently treat the explosion as an accident, historical evidence suggests that the likelihood of it being sabotage is considerably higher.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Sentiment Analysis of Monkeypox Tweets Using a Hybrid CNN-BiGRU Based Deep Learning Model

    Can, Umit

    Recently, epidemics have disrupted people's lives. Following the COVID-19 pandemic, cases of monkeypox, a rare disease, began to appear worldwide. These incidents raised societal tension and anxiety. Understanding public attitudes, sentiments, and perceptions regarding the epidemic is essential for developing and implementing effective policies and countermeasures. Online social media platforms are essential venues for expressing feelings and views. In particular, Twitter provides valuable information for measuring societal sentiment. Machine learning and deep learning methods have recently been widely used in social network analysis. Deep learning models, which deliver strong performance, particularly on complex and nonlinear problems, are used in natural language processing and text mining. In this study, a Convolutional Neural Network Bidirectional Gated Recurrent Unit (CNN-BiGRU) hybrid deep learning model was developed by combining a CNN and a BiGRU and applied for the monkeypox sentiment analysis. The dataset was labeled as positive, negative, or neutral with Valence Aware Dictionary and sEntiment Reasoner (VADER). In addition, FastText and Term Frequency-Inverse Document Frequency (TF-IDF) word-embedding methods were used for feature extraction, and the performance of machine-learning and deep-learning methods was evaluated separately. As a result of the experimental studies, the FastText-CNN-BiGRU model obtained the highest results with 0.9382 accuracy, 0.9347 macro precision, 0.9367 macro recall, 0.9355 macro F-score, and 0.9875 macro ROC-AUC. The FastText-CNN model was the second most successful, achieving 0.9303 accuracy, 0.9268 macro precision, 0.9280 macro recall, 0.9271 macro F-score, and 0.9862 macro ROC-AUC. The FastText-BiGRU model was the third most successful, achieving 0.9262 accuracy, 0.9224 macro precision, 0.9255 macro recall, 9236 macro F-score, and 0.9838 macro ROC-AUC.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Mecmû‘a-i Bektâşîye ve Muhtelif Gülbank Adlı Yazmalar Işığında Bektaşîlik Hakkında Bazı Tespitler

    Altı, Aziz

    Bektaşîlik, Hacı Bektâş Velî’nin takipçileri ve ardılları olan dervişler, babalar ve abdallar aracılığıyla geniş bir sahaya sirayet etmiştir. Geniş kitleler nezdinde teveccüh gören bu tarikat hakkında bilgi veren kaynaklar bulunmaktadır. Bu kaynaklardan iki tanesi ise ele alınan çalışmanın referanslarını oluşturmuştur. Mezkûr eserler Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı kataloğunun Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhı koleksiyonunda bulunmaktadır. XIX. yüzyılın sonlarına ait olan yazma eserlerden birisi “Mecmû‘a- i Bektâşîye” adını taşırken bir diğeri ise “Muhtelif Gülbank” adıyla envantere kaydedilmiştir. 2025 yılı itibariyle araştırmacıların istifadesine açılan mezkûr eserler tarafımızca yapılan taramalardan sonra tespit edilmiş ve Bektaşiliğin temel argümanlarını ortaya koymak adına mukayeseli bir şekilde çalışmada incelenmiştir. Bu iki temel eserden yola çıkılarak Hacı Bektâş Velî’nin hem yol hem soy zinciri, yaşadığı dönem, Bektaşîlik’teki Çelebi ve Bâbâgân yapılanması, On iki hizmet ve On iki post sahibi gibi konular izah edilmeye çalışılmıştır. Böylece Bektaşiliğin temel kaynaklarından olan iki eser daha ilgili başlıkları doğrultusunda Bektaşîlik çalışmalarına dahil edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgularla mevcut literatürdeki bilgiler mukayese edilmiş, halihazırdaki Bektaşîlik hakkındaki bilgilerle örtüşen ve örtüşmeyen hususların olduğu bu çalışmanın neticesinde vurgulanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2026
    Pohlia wahlenbergii (Bryophyta)’nin Biyoaktif Potansiyeli: Antioksidan, Antidiyabetik ve Antimikrobiyal Aktiviteleri

    Alataş, Mevlüt; Erdem, Belgin; Çöteli, Ebru

    Briyofitler, biyolojik aktiviteleri yeterince incelenmemiş önemli bir bitki grubunu oluşturmaktadır. Yapılarındaki çok sayıda biyoaktif bileşik, onları önemli kılmaktadır. Bu çalışmada, Pohlia wahlenbergii karayosununun aseton ve metanol özütlerinin in vitro antioksidan, antidiyabetik ve antimikrobiyal aktiviteleri değerlendirilmiştir. Antioksidan aktivitenin belirlenmesinde, bu özütlerin iki farklı radikale, DPPH. ve ABTS.+'ya karşı inhibitör güçleri ölçülmüştür. Sonuçlar, standart askorbik asit sonuçlarıyla karşılaştırıldı. Ayrıca bu ekstraktların antidiyabetik aktivitesini belirlemek için, α-amilaz enzim inhibisyonu ölçüldü. Sonuçları karşılaştırmak için akarboz ilacı kullanıldı. En yüksek DPPH. ve ABTS.+ radikal temizleme aktivitesi sırasıyla 1.509 ve 1.301 mg/mL IC₅₀ değerleriyle aseton ekstraktında gözlendi. ABTS.⁺ radikal temizleme aktivitesinin daha güçlü olduğu bulundu. Antidiyabetik aktivitenin belirlenmesinde, α-amilaz enzim inhibisyonu kullanıldı ve metanol ekstraktında en yüksek seviyede olduğu görüldü (1.792 mg/mL). Ekstraktların antioksidan ve antidiyabetik aktivitelere sahip olduğu belirlendi. Ayrıca, Pohlia wahlenbergii'den elde edilen özütlerin çeşitli patojen mikroorganizmalara karşı in vitro antimikrobiyal potansiyeli değerlendirilmiştir. Sonuçlar, güçlü antifungal aktivite göstermiştir; aseton özütü, standart ilaç Flukonazol'den daha iyi performans göstererek Candida albicans'a karşı 25 mm'lik bir inhibisyon bölgesi ve 16 µg/mL'lik bir MIC sergilemiştir. Metanol özütü de geniş spektrumlu antibakteriyel etkiler göstermiş, özellikle Bacillus cereus ve Salmonella typhimurium'a karşı 20 mm'lik bir inhibisyon bölgesi göstermiştir. Pohlia wahlenbergii'nin seçici antimikrobiyal özellikleri, yeni doğal antibiyotikler ve antifungal ajanlar geliştirmek için potansiyel bir kaynak olduğunu göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ3
    Afet Direnci Kavramını Anlamak: Direnç Göstergeleri Üzerine PRISMA Yöntemiyle Sistematik Bir İnceleme

    Peker, İskender; Ozbey, Sümeyye

    Doğal ve beşerî faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşan afetler, toplumların güvenliği, sürdürülebilir kalkınması ve yaşam kalitesi üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Afetlerin önlenebilmesi veya etkilerinin azaltılabilmesi, toplumların ve kurumların afet direncinin artırılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Afetlere dirençli toplumlar, afetlerle karşı karşıya kaldıklarında daha az kayıp yaşamakta, daha hızlı toparlanabilmekte ve yeniden işlevsel hale gelebilmektedir. Afetlerin etkilerinin azaltılması ve toplumsal hazırlığın artırılması amacıyla toplumsal afet direnci kavramına literatürde yer verilmiş olmasına rağmen bu kavrama ilişkin teorik çerçeve sınırlıdır. Kavramın tanımlanması, etkileyen faktörlerin belirlenmesi, hangi yöntemlerle değerlendirilebileceği açık değildir. Bu çalışma, söz konusu kavramsal boşluğu doldurmak amacıyla PRISMA yöntemi kullanılarak kapsamlı bir literatür analizi gerçekleştirmekte ve toplumsal afet direncine dair metodolojik bir çerçeve sunmaktadır. Analiz sonucunda, afetlere karşı kırılganlığın azaltılması için dirençlilikle ilişkili mevcut çalışmalar sistematik biçimde değerlendirilmiş, ayrıca bu kavramın ölçülebilmesi için kullanılabilecek bir dizi ilke ve gösterge sunulmuştur. Sonuç olarak çalışma, afetlere karşı kırılganlığı azaltmaya ve sürdürülebilir bir afet yönetimi yaklaşımı geliştirmeye katkı sunacak kavramsal ve pratik öneriler ortaya koymaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2026
    Fakir Baykurt, Talip Apaydın ve Mahmut Makal’ın Eserlerinde Köy ve Köy Enstitüsü Deneyiminin Sosyolojik Analizi

    Baykan, Pinar

    Bu çalışma, Köy Enstitüleri bağlamında köy ve köylü temsillerini sosyolojik bir perspektifle incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel problematiği, enstitü kökenli yazarların köyü nasıl anlamlandırdığı ve bu temsillerin Türkiye’nin toplumsal yapısına ilişkin ne tür çıkarımlar sunduğu sorusu etrafında şekillenmektedir. Bu doğrultuda Mahmut Makal, Fakir Baykurt ve Talip Apaydın’ın eserleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, söz konusu yazarların köyü romantize etmekten uzak, gerçekçi ve eleştirel bir bakışla ele aldıklarını göstermektedir. Makal köyün yoksulluk ve geri kalmışlık içindeki görünümünü doğrudan gözleme dayalı bir biçimde ortaya koyarken, Baykurt köyü sınıfsal ilişkiler, iktidar mekanizmaları ve direniş pratikleri üzerinden değerlendirmektedir. Apaydın ise köyü modernleşme ve makineleşme süreci bağlamında ele alarak dönüşüm dinamiklerine odaklanmaktadır. Bu farklı yaklaşımlar, köyün yalnızca mekânsal bir birim değil; toplumsal eşitsizliklerin, kültürel yapıların ve değişim süreçlerinin kesiştiği dinamik bir alan olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, Köy Enstitüsü kökenli yazarların eserlerinin, Türkiye’de kırsal toplumun sosyolojik çözümlemesine önemli katkılar sunduğunu ve köy gerçekliğinin görünür kılınmasında belirleyici bir rol oynadığını ileri sürmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    The Relationship Between Psychological Empowerment and Job Satisfaction: A Meta-Analysis Study

    Gün, Gül

    The purpose of this study is to examine the relationship between psychological empowerment and job satisfaction through meta-analysis. Within this scope, a meta-analysis was conducted on 19 studies that examined psychological empowerment alongside job satisfaction and provided the requisite sample sizes and Pearson correlation coefficients (r) for the meta-analysis. Values for effect size, publication bias, heterogeneity, and significance tests were obtained using CMA 4.0 software. PRISMA protocol steps were followed to report the study. Under the random effects model, the effect size between psychological empowerment and job satisfaction was calculated as r = 0.722, and the 95% confidence interval was 0.610 to 0.834, indicating a strong positive relationship. The heterogeneity test yielded an I² value of 95.94 % and a Q-value of 444.012, showing that the study has a heterogeneous structure. According to the random effects model results, Fisher's z effect size of 0.722 (0,610-0,834) was determined to be statistically significant (z=12.635; p=0.000). The finding demonstrates a high level of positive correlation between psychological empowerment and job satisfaction

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2026
    Afet Hazırlığında Stratejik Adım: Tunceli Merkez İlçesi Toplanma Alanlarının AHP ile Analizi

    Ogedey, Aysenur

    Tunceli, zorlu arazi yapısı ve sert iklim koşulları nedeniyle yaşamın güç olduğu bir bölgedir. Kar yağışlarının yoğun olduğu kış ayları ve düşük sıcaklıklar, engebeli topoğrafya ile birleşerek çeşitli afet risklerini artırmaktadır. Bu koşullar, bölgede afet ve acil durum yönetiminin özel planlama ve hazırlık gerektirdiğini göstermektedir. Bu çalışmada, Tunceli’deki toplanma alanlarının değerlendirilmesi amacıyla Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Süreci kullanılmıştır. Analitik Hiyerarşi Süreci, ana ve alt kriterler arasındaki önceliklerin belirlenmesine olanak sağlayarak afet yönetimi süreçlerinde karar vermeyi sistematik hâle getirmektedir. Analiz sonuçları, ana kriterler arasında en yüksek ağırlığa sahip faktörün “toplanma alanı güvenliği” olduğunu (0,707) ortaya koymuştur. Alt kriterler kapsamında ise “toplanma alanı özelliği” içinde “erişim ve tahliye kolaylığı” (0,559) ve “erişim” ana kriteri altında “tabela, kroki ve işaretleme ile yer belirleme” (0,550) öne çıkmaktadır. Bulgular, Analitik Hiyerarşi Süreci’nin Tunceli’de afet toplanma alanlarının güvenlik ve erişilebilirlik odaklı planlamasında etkili bir araç olduğunu göstermektedir. Çalışma, ayrıca afet yönetimi uygulamalarında bilimsel ve sistematik karar verme yöntemlerinin önemini vurgulamaktadır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Ekonomik Politika Belirsizliği ve Borsa Dinamikleri: BIST 100'den Elde Edilen Kanıtlar

    Adli, Fatih

    Küresel ekonomide son dönemlerde belirsizliklerin artması finansal ve ekonomik göstergeleri önemli ölçüde etkilemiştir. Bu çalışmanın amacı küresel ekonomik politika belirsizliğinin BIST100 üzerindeki etkisini incelemektedir. Ayrıca dolar endeksi ve altın değişkenleri model kapsamına dâhil edilmiştir. Bu çalışmada, Ocak 1997 – Ekim 2025 dönemini kapsayan aylık frekansta toplanmış 346 gözlemden oluşan veri seti kullanılmıştır. Değişkenlerin durağanlıklarını tespit edebilmek için ADF ve PP birim kök testi uygulanmıştır. Analizde verilerin farklı durağanlık seviyelerine sahip olmasından dolayı en uygun yöntem olarak ARDL sınır testi tercih edilmiştir. Ayrıca modelde değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisini ölçmek için Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Bu kapsamda elde edilen bulgulara göre değişkenler arasında uzun dönemde eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Uzun dönem katsayı analizi bulgularına göre ekonomik politika belirsizliği ile BIST100 arasında negatif yönlü ilişki elde edilmiştir. Granger nedensellik bulguları, ekonomik politika belirsizliğinden BIST100 endeksine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin bulunduğunu göstermektedir. Bulgular, ekonomik politika belirsizliğinin finansal piyasalar üzerindeki etkisini vurgulayan literatürü ampirik olarak desteklemektedir.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Kültürel Coğrafyalarda Postkolonyalizmin İzdüşümü

    Reyhanoğulları, Müslüm

    Bu çalışma, kültürel coğrafya ile postkolonyal kuram arasındaki kuramsal ve kavramsal kesişim noktalarını dikkate alarak, söz konusu her iki alanın multidisipliner etkileşim bağlamında coğrafi bilgi üretimine nasıl katkı sunduğunu tartışmaktadır. Aynı zamanda kültürel coğrafyanın kuramsal sınırlarını genişleterek coğrafi düşünceye çoğulcu, tarihsel ve eleştirel bir yön kazandırmayı ve postkolonyal coğrafyanın kültürü, mekânsal üretimi ve yeri algılama biçimlerini tartışmayı amaçlamaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren beşerî coğrafyada yaşanan epistemolojik, metodolojik ve ontolojik değişimle birlikte kültürel coğrafya mekânın fiziki boyutunu inceleyen bir alt alan olmaktan çıkmış; kimlik, kültür, temsil, iktidar, söylem ve aidiyet gibi kavramlar etrafında şekillenen eleştirel bir yönelime evrilmiştir. Bu dönüşüm süreci; coğrafi bilginin ideolojik, söylemsel ve tarihsel bağlamlar içerisinde nasıl üretildiğine dair farkındalığın artmasını sağlamıştır. Postkolonyal yaklaşım ise bu süreçte sömürgecilik deneyimlerinin ve kolonyal söylemlerin mekânın kurgulanmasındaki rolünü sorgulayan kuramsal bir araç olarak yoğun bir ilgi görmüştür. Bu anlamda kuram, özellikle Avrupamerkezli bilgi yapılarının eleştirisi ve alternatif coğrafi epistemolojilerin inşası bakımından kültürel coğrafya alanına önemli katkılar sunmuştur. Bu bağlamda çalışma nitel araştırma yaklaşımıyla ve literatür taramasına dayalı olarak yapılandırılmış; söylem, temsil ve mekân ilişkileri postkolonyal perspektiften analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bu doğrultuda kültürel coğrafyanın postkolonyal yaklaşımla kurduğu kuramsal bağın; günümüzdeki küresel eşitsizliklerin, kimlik politikalarının ve mekânsal adaletsizliklerin anlaşılmasına yönelik önemli bir eleştirel çerçeve sunduğu söylenebilmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    A Critical Analysis of the Apprenticeship Discourse on the Workplace Experiences of Trainees Attending Vocational Training Centres

    Gün, Servet

    Vocational Training Centres (VTCs) are one of the two types of secondary-level training schools in Türkiye. As a result of a series of recent regulations VTCs enrolment has increased, and VTCs have been positioned as a significant player in vocational training to meet skilled or semi-skilled labour demand of different sectors. Over four hundred and twenty thousand students are currently attending the centres. Viewed as the best way to strengthen the link between vocational education and employment opportunities, VTCs have recently faced intense criticism for allegedly legitimizing child labour and causing child work-related homicides. As a result, VTCs has started to be questioned along with the paradigm on which they are based. To hear from the trainees themselves what exactly is going on in VTCs, a fieldwork was carried out. During the fieldwork VTCs in two different industrial zones (OSTİM and Şaşmaz) in Ankara were visited, and thirteen apprentices were interviewed by employing a qualitative method. In this framework the data were generated to analyze if this type of vocational training can be seen as a form of child labour and test the argument that work-related homicides are result from trainees themselves.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2026
    Aziz Nesin'in Çizgi Romanları Üzerine Bazı Değerlendirmeler

    Cuşa, Hasan

    Aziz Nesin, kaleme aldığı çizgi romanlarda toplumun aksayan yönlerini eleştirel bir üslupla dile getirir. Nesin, çizgi romanı edebiyat ile görselliğin birleştiği bir alan olarak görmüş; bu alanı özellikle bürokrasi, toplumsal adaletsizlik, sınıf farklılıkları ve gündelik hayatın çelişkilerini eleştirmek için kullanmıştır. Onun çizgi romanlarında mizah, basit bir eğlence unsuru değil; aksine düşündüren, eleştiren ve okuru toplumsal gerçeklerle yüzleştiren bir işleve sahiptir. Bu bağlamda Aziz Nesin’in çizgi roman anlayışı, mizah ile toplumsal eleştiriyi birleştiren ve görsel anlatıyı edebî bir ifade biçimine dönüştüren özgün bir anlatı türü olarak değerlendirilebilir. Bu çalışma Aziz Nesin’in çizgi romanlarını modern toplumun aksayan yönlerini görünür kılan eleştirel anlatılar olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Makalede, yazarın farklı mahlaslarla kaleme aldığı çizgi romanlarda bürokrasi, iktidar ilişkileri, medya söylemi, tüketim kültürü, ahlaki değerler ve liyakat gibi kavramların nasıl temsil edildiği ortaya konulmaktadır. Bu çerçevede çalışma, “Baba Mirası”, “Berber Nonoş”, “Deniz Aslanı” ve “Bilmem Ne Adası” adlı çizgi romanlarla sınırlandırılmış; söz konusu eserler üzerinden Aziz Nesin’in toplumsal eleştiri anlayışı değerlendirilmiştir. Çizgi romanlar, yalnızca olay örgüsü bakımından değil; görsel düzenleme, karakterlerin konumlandırılması, beden dili, mekân kullanımı ve mizahın işlevi açısından da incelenmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2026
    İklim Krizi Çağında Nükleer Caydırıcılık: Stratejik İstikrar ve Kriz Dinamikleri

    Durmuş, İrfan; Özbay, Sadi Özbay; Özek, Nesrin

    Bu çalışma, iklim krizi ile nükleer caydırıcılık arasındaki ilişkinin mevcut literatürde hangi mekanizmalar üzerinden kurulduğunu ve hangi analitik boşlukların sürdüğünü incelemektedir. Makale, Web of Science, Scopus, TR Dizin ve DergiPark’ta 2003–2026 dönemini kapsayan Türkçe ve İngilizce yayınları temel alan şeffaf bir yarı-sistematik literatür taramasına dayanmaktadır. Nihai sentez korpusu 33 çekirdek çalışma ile kavramsal omurgayı kuran 10 kurucu/çerçeve metinden oluşmakta ve kaynaklar tür, rol ve kanıt ağırlığına göre sınıflandırılmaktadır. İnceleme, literatürün dört tema etrafında toplandığını göstermektedir: (1) nükleer altyapının iklim kaynaklı kırılganlıkları; (2) kriz yönetimi, komuta-kontrol ve yanlış hesaplama riskleri; (3) bütçe öncelikleri, jeopolitik rekabet ve yayılma dinamikleri; (4) nükleer savaşın iklimsel sonuçları ile adalet tartışmaları. Çalışma, iklim krizinin nükleer caydırıcılığı yalnızca üsler ve tesisler üzerinde yarattığı doğrudan etkilerle değil, stratejik çevreyi daha oynak, daha maliyetli ve daha siyasal hale getirerek dönüştürdüğü sonucuna ulaşmaktadır. Bulgular ayrıca literatürün altyapı odaklı, Batı merkezli ve ikinci dereceden siyasal etkiler bakımından sınırlı kaldığını göstermektedir.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    Seasonal changes in oxidant and antioxidant biomarkers in liver and muscle of common carp (Cyprinus carpio) in Atatürk Dam Lake

    Benzer, Fulya; Tepe, Rıdvan; Erisir, Mine; Turkoglu, Semra; Fırat, Özgür; Şahin, Ayse Gül; Sünbül, Muhammet Raşit; Örnekci, Gürel Nedim; Küçükyılmaz, Mehmet; Öz, Özden Barım

    Seasonal investigations were conducted on 640 Cyprinus carpio specimens obtained through commercial fishing at four different stations (Gerger, Sitilce, Hosirge, and Samsat) in the Atatürk Dam Lake. MDA (malondialdehyde) levels were measured in the liver and muscle tissues of male and female fish; the results revealed a significant increase in MDA levels at stations exposed to point-source discharge. This indicates that pollution-induced oxidative stress in fish varies significantly across seasonal and regional scales. Among the stations compared, the lowest MDA values were detected in fish tissues from the Gerger station, while the highest values were recorded at the Sitilce and Hosirge stations. Analysis of SOD, GSH-Px, and GSH values across all stations showed that these parameters fluctuated in correlation with MDA levels thereby maintaining the oxidant-antioxidant balance. This study investigated seasonal and spatial variations in oxidative stress biomarkers in common carp (Cyprinus carpio) collected from four stations in Atatürk Dam Lake. A total of 640 specimens were analyzed for malondialdehyde (MDA), superoxide dismutase (SOD), glutathione peroxidase (GSH-Px), and reduced glutathione (GSH) levels in liver and muscle tissues. Results showed that MDA levels were significantly higher in fish collected from Sitilce and Hosirge stations, indicating elevated lipid peroxidation associated with point-source pollution. In contrast, the lowest MDA levels were observed at the reference station, Gerger. Antioxidant enzyme activities (SOD, GSH-Px, and GSH) exhibited tissue-, season-, and site-dependent variations, suggesting adaptive responses to oxidative stress. Overall, the findings demonstrate that anthropogenic pressures in Atatürk Dam Lake significantly alter the oxidant–antioxidant balance in fish, highlighting the usefulness of these biomarkers for environmental monitoring.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Model Arayışı Stratejik Ortaklık, Gümrük Birliği, Vize Serbestisi

    Gemici, Eser; Yaman, Abdulsemet; Ercan, Murat

    Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler, altmış yılı aşkın köklü geçmişine rağmen tam üyelik hedefinden uzaklaşarak stratejik çıkarlar temelinde yeniden şekillenmektedir. 1963 Ankara Anlaşması ile başlayan tam üyelik başvuru süreci mülteci krizi, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, Kıbrıs meselesi, demokratikleşme tartışmaları, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konularındaki farklılaşmalar nedeniyle çok boyutlu bir durgunluk yaşamaktadır. AB’nin çifte standartlı politikaları ile Türkiye’nin reform sürecindeki yavaşlama, taraflar arasında güven bunalımına yol açmış, üyelik sürecinin inandırıcılığını zedelemiştir. Buna rağmen ekonomik ve güvenlik alanlarında devam eden karşılıklı bağımlılık, ilişkilerin tamamen kopmasını engellemiş; taraflar, stratejik ortaklık, Gümrük Birliği'nin (1995) güncellenmesi ve vize serbestisi gibi alanlarda yeni iş birliği modelleri geliştirme arayışına yönelmiştir. Bu çalışma, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğinin tam üyelik paradigmasından uzaklaşarak esnek, çıkar temelli ve çok boyutlu bir stratejik ortaklık modeline dayalı bir zeminde mi ilerleyeceği sorunsalına odaklanmaktadır. Bulgular, AB’nin siyasi koşullara bağlı tutumu ve Türkiye’nin iç siyasal dinamiklerinin, ilişkilerin teknik düzeyde ilerlemesini kısıtladığını; buna karşın enerji arz güvenliği, göç yönetimi, ticaret ve bölgesel güvenlik gibi alanlarda ortak çıkarların iş birliğini kaçınılmaz hale getirdiğini göstermektedir. Sonuç olarak, Türkiye-AB ilişkilerinin sürdürülebilirliği karşılıklı güvenin yeniden tesisine, yapıcı diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesine ve reform sürecinin canlandırılmasına bağlıdır. Yeni dönemde, üyelik dışı ancak kurumsallaşmış, çok aktörlü ve karşılıklı faydaya dayalı bir stratejik ortaklık modelinin benimsenmesi önerilmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    İleri Teknoloji İhracatı ve Ar-Ge Harcamasının Büyüme Üzerindeki Etkisi: G20 Ülkelerinden Kanıtlar

    Pehlivan, Ceren

    Küreselleşme sonrası atılan yenilikçi adımlar teknolojik gelişimin sağlanmasına ve yayılmasına olanak sağlamıştır. Birçok büyüme teorisinde dışsal olarak yer alan teknoloji değişkeni içsel bir değişken haline gelmiştir. Teknolojik gelişmeler neticesinde ülkeler dış ticarette rekabet gücü sağlamıştır. Dış ticarette yaşanan gelişmeler ürün çeşitliliğin artmasına da yol açmıştır. Ayrıca ekonomik anlamda katma değer oluşmasıyla büyüme oranlarında da iyileşmeler yaşanmaya başlamıştır. Bu çalışmada G20 ekonomileri için bir analiz yürütülmüştür. Çalışmada 2000-2022 yılları baz alınmıştır. Yıllık veriler kullanılarak panel analizi yapılmıştır. İleri teknoloji ihracatı, Ar-Ge harcaması ile büyüme arasındaki ilişki hem teorik hem de ampirik olarak araştırılmıştır. Yapılan panel analizi sonucunda G20 ülkeleri genelinde ileri teknoloji ihracatı ve Ar-Ge harcamalarının büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı