Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Erguven, Gokhan Onder(3)
- Celik, Erkan(2)
- Dal, Murat(2)
- Kahraman, Gökhan(2)
- Kanat, Gurdal(2)
- Aksağan, Zülfükar(1)
- Askin, Ali(1)
- Aydin, Nezir(1)
- Bakır, Eda(1)
- Bayrak, Fatih(1)
- Burkut, Emine Banu(1)
- Erguven, Gozde(1)
- Etli, Serkan(1)
- Geçkil, Tacettin(1)
- Gumus, Alev Taskin(1)
- Işık, Erdem(1)
- Kaya, Sema Kayapinar(1)
- Mete, Süleyman(1)
- Oztop, Hakan(1)
- Sanyürek, Nesrin Karaca(1)
- Sağlam, Mehmet Nedim(1)
- Tan, Dilek Elif(1)
- Tanyol, Mehtap(1)
- Tatar, Sule(1)
- Taşgın, Yahya(1)
- Tevkur, Servet(1)
- Topal, E.Işıl Arslan(1)
- Topal, Murat(1)
- Yildirim, Numan(1)
- Yilmaz, Deniz(1)
- Yönten, Vahap(1)
- Yücesan, Melih(1)
- Çelik, Aytekin(1)
- Çibuk, Serkan(1)
- Öbek, Erdal(1)
- Özceylan, Eren(1)
- Özkan, Barış(1)
- İnce, Ceren Beyza(1)
- Şen Erdem, Özlem(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Aşağı Kaleköy Barajında Heyelan Nedeniyle Oluşan Göçme Mekanizmasının Araştırılması ve Heyelan Önleme Tedbirleri
Şen Erdem, Özlem; Tan, Dilek Elif
Heyelanlar, doğal kaynaklı afetler içerisinde önemli bir yere sahiptir ve özellikle eğimli arazilerde meydana gelen bu olaylar, ciddi ekonomik ve çevresel zararlara yol açmaktadır. Türkiye’nin jeolojik yapısı, bu tür afetlere olan duyarlılığı artırmakta ve heyelan riskinin yönetilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada, Bingöl ili sınırlarında yer alan Aşağı Kaleköy Barajı’nda meydana gelen heyelan olaylarının mekanizmaları incelenmiş ve bu heyelanı önleme amacıyla ortaya konulabilecek iyileştirme tekniği araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, baraj alanındaki heyelan bölgelerinden elde edilen veriler ışığında, dinamik ve statik durumlar için güvenlik katsayıları hesaplanmıştır. Arazi çalışmaları sırasında yapılan ölçümler ve jeoteknik analizler sonucunda, heyelanın meydana geldiği bölgelerdeki zemin parametreleri, kayma yüzeylerinin konumları ve bu yüzeylerin stabilite durumları değerlendirilmiştir. Kullanılan limit denge ve sonlu elemanlar yöntemleriyle zemin stabilitesine yönelik analizler gerçekleştirilmiş ve sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Analiz sonuçları, heyelanlı bölgelerde drenaj sistemlerinin ve yamaç düzenlemelerinin etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini göstermiştir. Özellikle, kaya ankraj sistemleri, fore kazıklar ve istinat duvarları gibi mühendislik çözümleri, heyelan riskinin azaltılmasında etkili olmuştur. Ayrıca, heyelan sonrası şevlerde meydana gelen deformasyonların kontrol altına alınabilmesi için yamaç geometrisinin yeniden düzenlenmesi önerilmiştir. Bu çalışma, Aşağı Kaleköy Barajı özelinde heyelan mekanizmalarının anlaşılmasına ve bu tür afetlerin önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesine katkı sağlamaktadır. Çalışmada elde edilen bulgular, diğer baraj ve benzer eğimli arazilerde heyelan riski yönetimi açısından da yol gösterici olabilecek niteliktedir.
- MakaleAçık Erişim2023Systematic Literature Review and Scientific Maps on Ecological Architecture and Eco-Architecture
Dal, Murat; Burkut, Emine Banu
The purpose of this article is to examine systematic literature reviews and scientific maps on the subjects of Ecological architecture, eco-architecture, and ecological architectural design. The method of this research is bibliometric analysis, one of the quantitative research methods. The data of the research are publications in the Scopus database between 2000 and 2023. For the analysis, graphics from the Scopus database and the Biblioshiny software program were used. Research findings offer a comprehensive overview of theories, concepts, trends, and publications in the field of ecological architecture, eco-architecture, and ecological architectural design. Additionally, the concepts that stand out in the publications are ecology, sustainable architecture architectural design, environment, green building, design, energy efficiency, architecture design, green architecture, experimental simulation, sustainable design, landscape, nature, sustainable design, thermal design, architectural education, climate change, construction, ecological architecture design. The significance of this research lies in its provision of a conceptual foundation for future studies in the intersection of ecology and architecture. For future research, it is recommended to conduct studies using various databases such as Web of Science, ProQuest Dissertations & Theses Global, etc., at different intervals over the years.
AtıfOpenAlex7TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Determination and monitoring of tetracycline and degradation products in livestock slaughterhouse wastewater treatment plant effluent
Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Öbek, Erdal
Aim of our study was the determination and monitoring of tetracycline (TC) and degradation products (DEP) in livestock slaughterhouse wastewater treatment plant (SWWTP) effluent. For this purpose, TC and DEP values in SWWTP were investigated. The concentrations of TC and DEP were monitored for 12 months. TC, 4-epitetracycline (ETC), 4-epianhydrotetracycline (EATC), anhydrotetracycline (ATC), and physicochemical parameters of pH, suspended solids (SS), BOD5, COD, and TP were calculated. The maximum TC concentration was determined as 1.68±0.08 µg/L in March and the minimum TC was 1.08±0.05 µg/L in January. The maximum ETC was 2.93±0.14 µg/L in March and April. The minimum ETC was 1.98±0.1 µg/L in January. EATC was 10.82±0.5 µg/L in September, and minimum EATC value was determined as 9.14±0.4 µg/L in March. The maximum ATC value was 8.62±0.4 µg/L in June and the lowest ATC value was 6.61±0.3 µg/L in September. Concentrations of TC and DEP detected in SWWTP effluent were listed in descending order as EATC> ATC> ETC> TC.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Kyb'de kullanılan cam kumun kyb yük-deplasman ilişkisinin davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması
Etli, Serkan
Doğada atık olarak bulunan cam, özellikle son yıllarda sıcaklığın artmasıyla birlikte ormanlık alanlarda ve düzenli depolama alanlarında çıkan yangınların sebepleri arasında görünmektedir. Çalışma kapsamında atık sahalarından ve doğal ortamdan toplanan atık soda cam şişeleri öğütüldükten sonra 0.25-0.5 mm arasında eleklerden geçirilerek ayrıştırılmıştır. Bu cam kum ile üretilen kendiliğinden yerleşen beton (KYB), içindeki doğal kum ile değiştirilmiştir. Doğal kum ve cam kumu, hacimce %5 ila %35 arasında %5'lik artışlarla ikame edilmiştir. KYB, yönetmeliklerle ilgili standartları sağladığı taze özellik testleri ile test edilmiştir. Elde edilen karışımlardan 7 ve 28 günlük numunelerde gerilme-şekil değiştirme ilişkileri elde edilmiştir. Elde edilen bu ilişkiler literatürde sıklıkla kullanılan beton modeli ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Ortaya çıkan yük-deplasman ilişkilerinin özellikle 7 günlük yaşta iyi bir şekilde seçilen modele yakınsadığı ancak özellikle başlangıç kısmında 28 günlük yaşta kullanılan modelden ayrıldığı görülmüştür.
AtıfOpenAlex10TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022Consumers’ Preferences for Drinking Water in Istanbul City
Erguven, Gokhan Onder; Kanat, Gurdal; Erguven, Gozde
Water is an indispensable resource for living things to survive. In addition to its direct consumption, water is also used in the preparation of foods necessary for eating and drinking. Therefore, it is extremely important that the water used is drinkable, healthy and safe. The aim of this study is to determine the place of network water as drinking water in consumer preferences. In accordance this purpose, an online questionnaire was prepared with 274 participants from different age groups, including students from Yıldız Technical University (YTU) Department of Environmental Engineering and their relatives and neighbours, including different ages and occupational groups. With this questionnaire, the factors affecting their water preferences and water usage profiles were determined. As a result of the survey, 54.1% of the participants use carboy water, 33.8% use pet bottle water, 12.1% use network water. The criteria that consumers pay attention to in their water preferences are taste, smell, color, cleanliness and the amount of mineral substances in the water, respectively. The reasons for preferring the carboy water, which is preferred by the majority, are that they find the carboy water cleaner and safer and that it tastes better. On the other hand, participants who preferred tap water stated that 33.3% of them preferred this water because its clean and reliable properties, 33.3% of it was affordable and 22.2% of it was easily accessible. When the degree of trust in the network water was questioned, 12.2% of the participants said that they found the network water safe, 40.5% did not find it safe and 47.3% said they were not sure. In addition, when the participants ranked carboy water, pet bottle water and network water according to the degree of reliability, the network water was found to be reliable with a large rate of 89.2%. 35.1% of the respondents stated that they would prefer to drink tap water if the Water Administration periodically discloses their water quality reports and indicates that the network water is clean enough.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Experimental Analysis of PV/T Collectors Assisted with PCM for Off-Grid Domestic Applications
Bayrak, Fatih; Oztop, Hakan; Bakır, Eda
An experimental study was carried out to examine the efficiency of solar energy in photovoltaic thermal collectors (PV/T) with energy storage. A photovoltaic thermal collector was used to generate both electrical energy and hot water. The effects of inclination angle of PV/T collectors on power, temperature, energy and exergy values were investigated. Also, effects of cellular shading are tested and discussed. PV/T was compared with the conventional PV/T collector by adding phase change material (PCM) for one of the collectors. In addition, the effect of different shading conditions (small, medium and large circle) on the power and hot water output of the PV/T collector at optimum slope angle were investigated. It is found that 7 ºC temperature differences are occurred in the hot water outlet between the PV/T collector and the PV/T-PCM collector. The highest energy efficiencies of PV/T-PCM collectors are obtained as 73.26%, 84.70% and 68.96% for slope angle 25º, 30º and 35º, respectively. The highest exergy efficiencies of shaded collectors are obtained as 11.92% for PV/T and 23.38% for PV/T-PCM.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Removal of Chemical Oxygen Demand, Total Organic Carbon and Color from Textile Industry Wastewater by Using Phanerochaete chrysosporium (ME446)
Erguven, Gokhan Onder; Yildirim, Numan; Çelik, Aytekin
Wastewater discharge from textile industries concern environmental risks. Superiority of microbial methods over other high cost combined methods includes conversion of persistent organic materials to non-toxic last materials, sustainability, low cost, and comfortable. Textile wastewaters can have opposite effects on the quality of water in total organic carbon (TOC) and Chemical oxygen demand (COD). Agitation cultures can reach the surface area of the dyes, whereas a static cannot do. Biotreatment of textile wastewater from the dyeing process using white-rot fungus Phanerochaete chrysosporium (P.C) was investigated in agitated and static culture conditions. Dye is the major pollutant component in this wastewater includes some different organic pollutants. The treatment mediums containing distilled water in 1:10 ratio of wastewater were compared for treatment efficiency of P.C. Especially in agitated conditions at 27 oC and 150 rpm, it was achieved a successful treatment results. Under these conditions, a 48h long treatment reduced by 91,46 % of the original COD (from 1484 mg l-1) and by 94,92% the TOC (initial was 723.66 mg l-1). Moreover, treatment reduced color by 86,28 % from 3.550 A540 to 0.487 A540 at the end of the study. The decolorization properties of P.C obtained high performance and we determined P.C showed up to effective removal rate for COD and TOC within 48 hours. We suggest that these fungus pellets of P.C can reach the decolorization and can be a useful tool for bioremediation of textile dye wastewater within a short time period.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2021Atık lastiklerden elde edilen siyah karbonun asfaltın işlenebilirlik özelliklerine etkisi
Geçkil, Tacettin; İnce, Ceren Beyza; Aksağan, Zülfükar
Bu çalışmada, atık lastiklerden elde edilmiş olan siyah karbon (SK) katkısının asfaltın orta ve yüksek sıcaklıklardaki işlenebilirlik özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, penetrasyon sınıfı B 160/220 olan saf asfalta ağırlıkça %5, 10, 15 ve 20 oranlarında SK eklenerek modifiye asfaltlar elde edilmiştir. Saf ve modifiye asfaltların fiziksel özellikleri penetrasyon, yumuşama noktası ve düktilite testleri ile belirlenmiştir. Ayrıca, bağlayıcıların sıcaklık hassasiyetlerinin bir ölçüsü olarak kabul edilen penetrasyon indeksi (PI) değerleri de hesaplanmıştır. Daha sonra, saf ve modifiye bağlayıcıların yüksek sıcaklıklarda bünyelerinde meydana gelen uçucu madde kaybı dönel ince film etüvü deneyi (RTFOT) ile, bağlayıcıların işlenebilirlik özellikleri ise dönel viskozimetre (RV) deneyi ile belirlenmiştir. Fiziksel test sonuçlarına göre, SK katkısıyla bağlayıcıların sertleşme eğiliminin arttığı ve penetrasyon sınıfının B 100/150 olarak değiştiği görülmüştür. Ayrıca, SK katkısıyla bağlayıcıların sıcaklık hassasiyetlerinin azaldığı bu bakimdan en uygun oranın %15SK olduğu görülmüştür. RV sonuçlarına göre, SK katkısıyla bağlayıcıların işlenebilirliklerinin azalarak karıştırma ve sıkıştırma sıcaklıklarının yükseldiği görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2020Katı Atık Yönetiminde Kompostlaştırmanın Önemi, Problemler ve Çözüm Önerileri: Türkiye Örneği
Erguven, Gokhan Onder; Kanat, Gurdal
Organik atıkların yüksek üretim oranları ve bu atıkların açık çöp sahalarına veya sıhhi olmayan depolama alanlarına atılması olumsuz birtakım çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlara neden olmaktadır. Kompostlama, organik atıkların yönlendirilmesinde daha temiz teknolojilerden birini temsil eder. Elde edinilen son raporlara göre, Türkiye'de 2018 yılında üretilen belediye atık miktarı 32,2 milyon ton olarak gerçekleşti. Diğer ülkelere benzer şekilde, Türkiye'de belediye atıklarının en uygun ve ekonomik yöntemlerle bertaraf edilmesi planlanmaktadır. Belediye atık yönetimi planlaması yönetmeliklerin amaçlarına dayanmaktadır. Mevcut durumda, Çevre Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 8 adet biyolojik atık işleme tesisi bulunmaktadır. Ayrıca, karışık belediye atıklarının işlendiği 6 mekanik-biyolojik ön arıtma ve geri dönüşüm tesisi bulunmaktadır. Atık yönetim planlarında, 2023 yılında oluşan atıkların %65'i düzenli depolama ve %35'i geri kazanımı hedeflenmiştir. Bu çalışmada, Türkiye ve diğer benzer ülkelerdeki belediye atık yönetimi sorunlarının detayları ve başarı öyküleri incelenmiş ve bunlara ilave olarak sonuçlar tartışılmıştır. Kompostlamanın birçok ülke ve Türkiye'de, bazı sorunlarından dolayı hala yaygın bir yöntem olmadığı görülmektedir. İdari ve teknik faktörler değerlendirildiğinde, atık transferi ile düzenli depolama ve biyogaz geri kazanımı ülkedeki en iyi, en kolay ve ekonomik yöntemdir. Biyolojik ve katı atık yönetimi oldukça önemli bir iştir. Bu proses yönetim sistemi için önemli bir rol oynar. Buna ilave olarak Türkiye’deki ve özellikle İstanbul ilindeki ulusal sıfır atık faaliyetleri ile ilgili yönetim ilk aşamadadır ve bu işlemlerin daha iyi sonuç almaları için uzun bir zaman periyoduna ihtiyacı olduğu aşıkardır.
AtıfOpenAlex6TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2020Kızıltepe İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin KOİ, BOİ₅ ve AKMYönünden İşletme Verimliliğinin Değerlendirilmesi
Tatar, Sule; Sağlam, Mehmet Nedim
Son yıllarda kentleşme oranının artmasıyla evsel nitelikli atıksular, çevre kirliliğinin ortaya çıkmasında rol oynayan önemli sebeplerden biri haline gelmiştir. Kentsel atıksu arıtma tesisleri bu kirliliği engellemek için yapılmış olan, evsel nitelikli atıksularınaktarılacağı alıcı ortama varmadan önce zararlı etkilerini engelleyen veya olabilecek en düşük seviyeye indiren tesislerdir. Buçalışmada Kızıltepe Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nde 8 ay boyunca günlük tesis giriş ve çıkışından alınan 24 saatlik kompozitnumuneler ile KOİ, BOİ5 ve AKM parametreleri analiz edilmiş ve tesis verimliliği gözlemlenmiştir. Buna göre tesis; %93 KOİ, %93BOİ5 ve %94 AKM giderimi ile çalışmaktadır. Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kontrolündeki Kızıltepe İleriBiyolojik Atıksu Arıtma Tesisi, Kentsel Atıksu Arıtma Yönetmeliği deşarj limitlerine göre değerlendirilmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Elektrokoagülasyon Prosesi Kullanılarak Mezbaha Atıksularının Arıtımı Üzerine Ortam Parametrelerinin Etkisi
Tanyol, Mehtap; Tevkur, Servet
Mevcut çalışmada, mezbaha atıksuyunun arıtımı üzerine elektrokoagülasyon prosesinin etkinliği kesikli bir reaktörkullanılarak araştırılmıştır. Akım yoğunluğu (5-20 mA m-2), başlangıç pH’ı (3-10) ve elektrotlar arası mesafe (4-16 mm) gibiçeşitli parametrelerin etkisi optimum elektrokoagülasyon koşulunu belirlemek için incelenmiştir. Paralel bağlanmışmonopolar demir elektrotlar tüm deneyler için kullanılmıştır. Deneylerin performansı temel olarak kimyasal oksijen ihtiyacı(KOİ) giderimi kullanılarak değerlendirilmiştir. 15 mA m-2akım yoğunluğu, doğal pH (7.47) ve 16 mm elektrotlar arasımesafe optimum koşullar olarak seçilmiştir. Bu koşullar altında %90.63’lük KOİ giderim verimi elde edilmiştir. Sisteminişletme maliyeti, enerji ve elektrot tüketimi dikkate alınarak hesaplanmış ve 9.15 TL kg-1 KOİ-1 olarak bulunmuştur.
- MakaleAçık Erişim2019Metallographic Aspects Investigation of Penstock Materials in Hydroelectric Power Plants and Penstock Maintenance Methods
Taşgın, Yahya; Kahraman, Gökhan
Hydroelectric power plants are renewable energy sources and have little impact on the environment.Therefore, it is one of the most preferred energy sources in the world. In parallel with this situation, it isvery important that the hydroelectric power plants are maintained, their failures are prevented orpermanently removed. One of the most important parts of hydroelectric power plants is penstock pipes.Along with the snail part of the power plant, the penstock supplies the pressurized water to the turbinewheel for energy production. In the power plants that have been producing energy for many years, themaintenance and material properties of penstock are very important. In this study, one of the most importantequipment of hydroelectric power plants, pressurized water pipes (penstock) and chemical componentshave been examined in macro and micro structure and their maintenance is investigated. In themetallographic study on the samples taken from two different regions of the penstock pipe; the perliticstructure, which has a homogeneous distribution into the ferritic structure forming the matrix, is determinedand supported by analyzes. This study will help to ensure that all hydroelectric power plants operatesmoothly in terms of penstock.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2019Comparison of the public and private university campusses in Turkey in terms of the sustainable – ecological parameters
Askin, Ali; Kaya, Sema Kayapinar; Dal, Murat
In this study, it is aimed to highlight the properties of the increasing number of the university campusses in Turkey in terms of sustainable and ecological properties. 5 public (Boğaziçi, Bülent Ecevit, Karabük, İstanbul Teknik, Ege) and 5 private (Özyeğin, Yeditepe, Bahçeşehir, Bilgi and Bilkent) universities are investigated in terms of sustainable and ecological campus criterias such as “Energy Management”, “Sustainable Transportation”, “Waste Management”, “Water Management”, “Environmental Management” and “Sustainable Education”.
AtıfOpenAlex13TR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2019Doğal afet durumu için cbs tabanlı maksimum kapsama yerleşim modeli: tunceli örneği
Celik, Erkan; Özceylan, Eren; Mete, Süleyman; Özkan, Barış
Afet zamanlarında insani lojistik açısından afetzedelerin barınma yerlerine erişimi önemli bir problemdir. İnsani lojistik yönetiminin önündeki en büyük zorluklardan biri de fazla sayıdaki afetzedelerin koordinasyonudur. Özellikle, olay mahallindeki mekânsal verinin eksikliği etkin bir planlamanın önündeki en büyük engellerden biridir. Bu çalışmada, afet zamanlarında kullanılmak üzere potansiyel afetzedelerin ilgili barınaklara atanması için Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) tabanlı bir çözüm yaklaşımı önerilmiştir. Ulaşılan afetzede sayısını maksimize etmek için ArcGIS’in maksimum kapsama yerleşim modeli kullanılmış ve Tunceli ili üzerinde test edilmiştir. Tunceli şehir merkezindeki 2.121 adet binaya 31.076 kişi, nüfus olarak atanmış ve 5 barınma merkezi ile model çalıştırılmıştır. Daha sonra farklı sayıda barınma merkezi ve kapsama alanları altında senaryo analizleri gerçekleştirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen modelin afetzedelerin barınma merkezlerine atanmasında etkin bir araç olduğunu göstermiştir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2018Bulanık dematel yöntemi ile hidroelektrik santrallerin işletilmesindeki risklerin değerlendirilmesi
Kahraman, Gökhan; Yücesan, Melih
Yenilenebilir enerji alanında sistem kurulumu ve işletimi sırasında meydana gelebilecek çevreselrisklerin büyüklüğünü ve ihtimalini azaltmak çok önemlidir. Risk analiz metotları mühendislikuygulamalarındaki riskin analizi ve azaltılması için yaygın bir şekilde kullanılan karar destek araçlarıkabul edilir. Bu metodların entegrasyonu sayesinde daha yetkin ve verimli açıklamalar ve sonuçlar eldeetmek mümkündür. Bu çalışmada hidroelektrik santrallerde işletme esnasında gerçekleşen hasarlarındeğerlendirilmesinde bulanık DEMATEL (Karar Verme Örneği ve Değerlendirme Labaratuvarı) metoduincelenecektir. DEMATEL metodu neden sonuç ilişkisi içinde muhtemel riskleri tanıtıp analiz etmeimkanı sağlar. Çalışmanın sonuç kısmında belli güvenlik önlemlerini artırma ve riskleri azaltmaihtiyaçlarına dair öneriler yer almaktadır. Bu çalışmanın hidroelektrik santrallerdeki iş güvenliğikonusuna katkı sağlayacağı can kayıplarını ve ekonomik kayıpları azaltacağı öngörülmektedir.
- MakaleYalnız künye2017A stochastic location and allocation model for critical items to response large-scale emergencies: A case of Turkey
Celik, Erkan; Aydin, Nezir; Gumus, Alev Taskin
This paper aims to decide on the number of facilities and their locations, procurement for pre and post-disaster, and allocation to mitigate the effects of large-scale emergencies. A two-stage stochastic mixed integer programming model is proposed that combines facility location-prepositioning, decisions on pre-stocking levels for emergency supplies, and allocation of located distribution centers (DCs) to affected locations and distribution of those supplies to several demand locations after large-scale emergencies with uncertainty in demand. Also,theuseofthemodelisdemonstratedthroughacasestudyfor prepositioning of supplies in probable large-scale emergencies in the eastern and southeastern Anatolian sides of Turkey. The results provide a framework for relief organizations to determine the location and number of DCs in different settings, by using the proposed model considering the main parameters, as; capacity of facilities, probability of being affected for each demand points, severity of events, maximum distance between a demand point and distribution center.
- MakaleYalnız künye2017Ucuz ve Çevre Dostu Bir Adsorbent Olan Üzüm Çekirdeği ile Metilen Mavisinin Sulu Çözeltilerden Gideriminde RSM Kullanımı
Sanyürek, Nesrin Karaca; Yönten, Vahap
Ucuz ve atık olarak değerlendirilen üzüm çekirdeği insanların gıda olarak kullandığı üzümden elde edilen ve bol miktarda bulunan bir atıktır. Bu atık aktif karbon haline getirilerek bir boyar madde olan Metilen Mavisinin (MM) sentetik atık sulardaki gideriminde kullanılmıştır. Optimizasyon süreci Response Surface Metodology (RSM) kullanılarak tamamlanmıştır. Çalışılan süreçte giderimi etkileyecek dört farklı parametre seçilmiş ve bu parametreler optimize edilerek maksimum Metilen mavisi giderimi bulunmuştur. Bu parametrelerin herbirinin (pH, zaman (dakika), adsorbent miktarı (g) ve başlangıç derişimi mgL-1) cevap üzerindeki etkileri Central Compozite Design (CCD) programı kullanılarak hesaplanmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda quadratik bir model bulunmuş ve üç boyutlu grafikler elde edilerek Anova istatiksel verileri hesaplanmıştır. Gerçekleştirilen deneysel ve istatiksel çalışmalar sonucunda bağımsız parametrelerin maksimum değerleri pH 3.7, süre 55.5 dakika, adsorbent miktarı 1.4 gram ve başlangıç derişimi 160 mgL-1 olarak bulunmuştur. Bu veriler kullanılarak aktif karbon (Vitis vinifera L.) ile sentetik atık sulardan yaklaşık %99 verimle Metilen mavisi giderimi sağlanmıştır. Aynı zamanda bulunan modelin yapılan çalışmayı %82 desteklediği gözlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2016İstanbul'un Yağmur Suyu Taşkınlarına Karşı Yeşil Teras Çatıların Önleyici Rolü
Yilmaz, Deniz
İstanbul nüfusunun son yarı yüzyılda hızlı bir şekilde artması, konut ve kentleşmede sorunlara neden olmuştur. Sorunun hızlı yapılaşma yaklaşımıyla giderilmeye çalışılması da ayrıca farklı sorunları beraberinde getirmiştir. Bu sorunların en önemlilerinden biri kentteki yağmur suyu taşkınlarıdır. Bu nedenle her şiddetli yağmur sonrası İstanbul'un birçok yerinde taşkınlar oluşmaktadır. Kent için maddi ve manevi zarara neden olan bu taşkınlar, ekolojik açıdan da ciddi bir kirlilik yaratmaktadır. Yağmur suyu taşkınlarında, yüzey suyunun çoğalması önemli bir faktördür. Aşırı yapılaşma ile yaratılan geçirimsiz tabakadan dolayı toprak yüzeyi altına sızma imkânı bulamayan yağmur suyu, kaçınılmaz olarak yüzeyde akmakta ve artarak kentin en düşük noktalarında birikmektedir. Suyun aşırı şekilde biriktiği bu tür noktalarda şebekelerin yetersiz kalması, taşkınların meydana gelmesi kaçınılmaz olmaktadır. Bu noktada, yapılaşmada "Yeşil teras çatı" denilen sistemlerin yaygınlaştırılarak kullanılması, bu tür taşkın problemlerinin azaltılmasına katkı sağlayacaktır. Bu makalede İstanbul kentinde yağmur suyundan kaynaklanan taşkın problemlerine yeşil çatı sistemlerinin nasıl önleyici bir fonksiyon üstlenebileceği ele alınmaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2015Yemekhaneler ve kantinlerde iç hava kalitesi ile ilgili ölçüm sonuçları ve analizi -Tunceli Üniversitesi örneği
Işık, Erdem; Çibuk, Serkan
İç hava kalitesi günümüzde insanların sağlığı ile çalışma performansı açısından doğrudan ilişkili olduğu için önem kazanmaya başlamıştır. İç hava kalitesi genellikle kapalı mahallerde yaşayan insanlar için önem arz etmektedir. Özellikle üniversitelerin yemekhaneleri ve kantinlerinde öğrencilerin sağlıkları ve öğrenme performansları üzerinde iç hava kalitesinin önemli ve olumlu etkileri vardır. Bu çalışmanın temel amacı, ülkemiz için henüz yeni ve önemi gittikçe artmakta olan iç hava kalitesinin öncelikle yüksek öğretim kurumlarında incelemesini yaparak, konunun önemini ve durumunu tartışmaya açmaktır
AtıfTR Dizin4
İncele








