Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gökcan, Özkan(5)
- Gündoğdu, Serkan(4)
- Zengin, Ersoy(3)
- Aydin, Nursen(2)
- Güneş, Ergin(2)
- Kenes, Hatice(2)
- Keneş Çoban, Hatice(2)
- Ors, Orhan(2)
- Palanci, Cihan(2)
- Reyhanoğulları, Müslüm(2)
- Sertel, Savaş(2)
- Çobanoğlu, Yavuz(2)
- Özel, Murat Eren(2)
- Acun, Serdar(1)
- Akar, Yeliz(1)
- Akgül, Ceylan Sülü(1)
- Arafat, Mohammad(1)
- Baş, Kazım(1)
- Başkutlu, Salih(1)
- Boyali, Handan(1)
- Cengiz, Aytül Ayşe(1)
- Ciğer, Mehmet(1)
- Dagtas, Erdal(1)
- Demir, Ayşegül(1)
- Doğan Demir, Ayşegül(1)
- Doğanay, Ülkü(1)
- Durmuş, İrfan(1)
- Ercan, Murat(1)
- Ertan, Temuçin F.(1)
- Gemici, Eser(1)
- Hazirbulan, Tahsin(1)
- Karadağ, Gülendam(1)
- Kaygisiz, Ismail(1)
- Köroğlu, Kübra(1)
- Kızıltoprak, Tuncay(1)
- Menteşe, Sabit(1)
- Ozsel, Dogancan(1)
- Remziye, Kolcu(1)
- Sarı, Sacit(1)
- Sungur, Hasan(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Suriye Krizi ve İran’ın İnşacı Politikaları: “Şii Hilali” Üzerine Bir Değerlendirme
Özgen, Nurettin; Reyhanoğulları, Müslüm
Batılı ülkeler tarafından Ortadoğu olarak adlandırılan Güneybatı Asya, küresel siyasete dair hareketliliğin en yoğun yaşandığı bölgedir. Bir hegemonik alan mücadelesine dönüş(türül)en bölgede küresel, bölgesel ve yerel güç yapılanmaları arasında tasarlanan ideolojik kurulumlar işlerlik kazanmaktadır. Bu ideolojik tasarımlar birbirinden farklı olmakla birlikte büyük oranda ekonomik kazanıma hizmet eden etnik, inançsal/ mezhepsel ve ideolojik söylemler üzerinden yürütülmektedir. Bu ideolojik ve ekonomi politiğin inanç/mezhepsel kurulumu açısından İran - Suriye ittifakı örnek verilebilir. Bölgesel gerilimin neredeyse hiç dinmediği Ortadoğu’da, İran- Suriye ilişkileri stratejik bir değer olarak inanç/ mezhepsel bir kurulum üzerinden çok boyutlu bir kazanıma alan açmaktadır. Dolayısıyla Suriye krizinde etkin rol üstlenen İran’ın, Suriye’deki Arap Alevi- Şii inancı/mezhebine mensup topluluklarla kurduğu ve geliştirdiği birliktelik, her iki taraf için de bir kazanım sağlamıştır. İran’ın bölgesel ölçekli bu yayılımı, Sünni Arap yönetimleri tarafından “Şii Hilali” olarak dillendirilmektedir. Başta İran olmak üzere Irak, Suriye, Lübnan ve bölgenin diğer ülkelerindeki Şii nüfusu, bu inanç/mezhep ideolojisi üzerinden ortaklaştırmak ve etkin kılmak, bölgenin kurulu siyasal sisteminin paydaşı olan Sünni yönetimler tarafından ciddi bir tehdit olarak algılanmaktadır. Bu bağlamda Suriye, Şii Hilali’nin kuzey kanadı olarak tarif edilen ve İran’dan Levant bölgesine kadar Şii topluluklarıyla kurulacak bağın ve İran’ın Ortadoğu’daki nüfuzunu domine edecek bir kurulumun temsilcisi olarak görülmektedir. Bu eksende, İran- Suriye ittifakını üreten tarihsel ve ideolojik bağıntıların özellikle bölgesel düzeyde ne tür yansımalara alan açtığı İnşacı (konstrüktivist) bir yaklaşımla ele alınmış ve bu kapsamda, bölgenin siyasal coğrafyasına dair çeşitli öngörülerde bulunulmuştur. Bu çalışma, Şii Hilali temelinde İran’ın Suriye’deki politik pozisyonuna ve her iki ülke arasındaki tarihsel bağlara odaklanmayı amaçlamıştır. Dolayısıyla nitel araştırma yöntemi temelinde araştırma konusuna ilişkin literatür incelenmiş, bölgedeki tüm gelişmeler ilgili bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023İstanbul Sözleşmesi Tartışmalarında Açık Muhalefetten Zemin Kaydırmaya Farklı Tutumlar: Sabah ve Sözcü Örnekleri
Kenes, Hatice
Bu çalışmada İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme süreci, toplumda oluşan iki farklı özne konumunu (karşıtlık ve destek) görünür kılabilecek farklı ideolojik konumdaki iki medya kuruluşu üzerinden incelenmektedir. Çalışma kapsamında Sabah ve Sözcü’nün web sitelerinde 20 Mart 2021- 1 Temmuz 2021 tarihleri arasında yayınlanan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili haberler taranmıştır. İstanbul Sözleşmesi’ni konu edinen 41 haber Sözcü’den, 16 haber ise Sabah’tan elde edilmiştir. Haberler konularına göre temalara ayrılmıştır ve haber metinleri eleştirel söylem analizi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda Sabah’ın neredeyse tüm haberlerinde görünür olan İstanbul Sözleşmesi’nin “Türkiye'ye zarar verdiği” söylemi Sözcü’de de farklı gerekçelerle ortaya çıkmıştır. Öte yandan Sözcü’de sözleşmeden çekilmeye yönelik tepkileri görünür kılan haberlerin olması Sözleşme savunusuna aracılık etmekle birlikte LGBTİ+ öznelere dair hak odaklı tek bir haberin olmaması, LGBTİ+’ların görünmez kılınması nedeniyle Sözcü’nün de hâkim cinsiyet rejiminin kodlarıyla hareket ettiğinin işareti olarak okunmuştur. Bu sonuçlar her iki gazetenin hâkim cinsiyet rejimi içinde üstü örtük işbirliğine de işaret etmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Demokrat parti döneminde Türkiye dış politikasının Elâzığ basınındaki yansımaları
Durmuş, İrfan
Bu çalışma, siyasi tarihimizde ve çok partili yaşama geçişte büyük bir öneme sahip olan Demokrat Parti’nin (DP) iktidarda olduğu dönemdeki dış politikalarının Elâzığ basınında yansımalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 1950-1960 dönemlerini kapsayan Elâzığ basınının önemli gazeteleri taranmıştır. Elâzığ’ın o dönemdeki önemli yazılı basın kaynaklarından Uluova, Turan ve Elâzığ gazetelerinden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Araştırma çerçevesi Elâzığ ilinde yayımlanan yerel gazeteler, DP hükümetinin dış politikaları hakkında yayınlanmış haberler ve araştırmacının yorumundan oluşmaktadır. Çalışma kapsamında 1950-1960 yılları arasında yayına devam eden gazeteler incelenmiş olup 1200 civarında DP ile ilgili haber ve yazılı belgeye rastlanmıştır. Nitel vaka analizi yönteminin benimsendiği çalışma sonucunda, Elâzığ basının DP iktidarının dış siyasetteki uygulamalarını yakından takip ederek dış politikadaki gelişmelere haber içeriklerinde geniş yer verdiği görülmüştür.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Belediye'nin farklı birimlerinde çalışan saha işçilerinin güvenlik algıları ve etkileyen faktörler
Yeşiltepe, Akgün; Karadağ, Gülendam
Güvenlik iklimi, işyerlerinde güvenli davranışları ve güvenlik tutumlarını etkileyen bir durumdur. Bu araştırma, Belediye'nin farklı birimlerinde çalışan saha işçilerinin güvenlik algıları ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini bir ildeki 123 belediye saha işçisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri “Tanıtıcı Bilgi Formu” ve “Güvenlik İklimi Ölçeği” kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile 2020 Temmuz – 2021 Haziran tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Student t testi, One Way ANOVA, doğrusal regresyon analizi kullanıldı. Post-hoc testlerden Bonferroni analizi yapıldı. Güvenlik iklimi ölçeğinin ortalaması 1.93±0.68 ve orta düzeydedir. İşçilerin, eğitim durumu ve çalışma şekli ile istatistiksel açıdan anlamlı bir fark varken (p<0.05) yaş, aylık gelir, çalışma yılı, medeni durum, iş sağlığı güvenliği eğitimi alma ve çalışılan birim ile güvenlik iklimi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark yoktur (p>0.05). İşletmeler; işçilerin güvenlik iklimi algısını arttırmak için hizmet içi eğitimler ve periyodik iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgilendirmeler yapmalıdır
- MakaleAçık Erişim2023Türkiye’nin Jeopolitik Açılımı: Bir Uluslararası Örgüt Olarak Türk Devletleri Teşkilatı
Gündoğdu, Serkan
Devletlerin politik amaçlarına ulaşmak için bir araya gelerek oluşturdukları örgütler, uluslararası ortamda önemli rol oynamaktadır. 2021 yılında kurulan Türk Devletleri Teşkilatı da bunlardan bir tanesidir. Eski adı Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi olan örgütün temellerinin 2009 yıllarında atıldığı görülmektedir. Örgütün esas kuruluş amacının, Türk devletlerinin birbirleri arasındaki ilişkinin artırılması olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmada, Türkiye’nin dış politikasının jeopolitik anlamda Türk coğrafyasına yakınlaşması ve Türk Devletleri Teşkilatı olarak adlandırılan birliğin uluslararası kurumsal bir kimliğe sahip olmasına değinilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında uluslararası bir örgüt olarak seçilen Türk Devletleri Teşkilatı’nın oluşumu, kurumsal yapısı, üye ve gözlemci ülkelerin potansiyelleri hakkında bilgiler verilerek belli sınırlar çerçevesinde teşkilatın tanıtımı gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yazılı metin, internet kaynağı, resmi gazete, kurumsal içerikleri kapsayan nitelikte literatür taraması kullanılmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Uluslararası politikada bir etki aracı olarak siber güvenlik ve türkiye’nin siber güvenlik politikası uygulaması: ulusal siber olaylara müdahale merkezi (usom)
Gündoğdu, Serkan
Teknolojik gelişmelere bağlı olarak internetin kullanımı gündelik hayatın her alanında etkin bir şekilde yer almaya başlamıştır. Bu süreç insanların hayatını birçok alanda kolaylaştırdığı gibi bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan önemli bir tanesi de güvenlik olmuştur. Uluslararası politika bakımından da yeni güvenlik önemlerine ihtiyaç duyulmuş, uluslararası ilişkiler disiplininde güvenlik kavramının önemli bir kavramı haline gelen siber güvenlik sorunun ortaya çıktığı görülmüştür. Gerek ulusal gerekse uluslararası bir önem taşımaya başlayan siber güvenlik konusunda, devletlerin önlemler alması zorunluluk haline gelmiştir. Bu çerçevede siber tehditlere karşı koyabilmek için savunma sistemlerini içeren siber güvenlik politikaları oluşturulmaya başlanmıştır. Çalışma kapsamında Türkiye’nin siber uzaydaki varlığı ve bu alanda kamu hizmetlerinin nasıl sağlandığı, siber güvenlik politikalarına ilişkin çalışmalarını nasıl planladığı incelenmiştir. Türkiye’nin siber güvenliği sağlama adına yapmış olduğu; politika, strateji ve eylem planları ile araştırma konusu sınırlandırılmıştır. Siber tehditleri azaltmak ve bertaraf etmek amacıyla, Türkiye’nin ulusal siber güvenlik stratejisi açısından önemli olan yapılar çalışma kapsamında verilmiştir. Bu bağlamda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun bir yapısı olan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin siber güvenlik stratejisine ve uluslararası politikada bir etki aracı olması noktasında ne denli bir etkiye sahip olduğu üzerinde durulmuştur.
AtıfOpenAlex7TR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2022İşçi Sınıfı ve Mücadelesinin Post-modernist Reddinin Medyadaki Yansıması: THY Grevi ve Cerattepe Direnişi Örneklerinin Karşılaştırılması
Dagtas, Erdal; Aydin, Nursen
Kapitalist üretim sisteminin her yeniden yapılanma süreci, işçi sınıfı aleyhine sonuçlanan değişim ve dönüşümü beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte, Sovyet sosyalist düzenin dağılmasının ardından kapitalist sistemin alternatifsiz mutlak gücünü ilan etmesi, sınıfların ortadan kalktığını savunan post-modern görüşlere dayanak oluşturmuştur. Sözü edilen görüşler, Marksizmin sınıf mücadelelerine atfettiği ayrıcalıklı konumun post-kapitalist toplumlarda geçerliliğini büyük ölçüde yitirdiğini ve çoğulcu kimlikler temelindeki sorunların siyaset alanının gündemini oluşturduğunu savunmaktadır. Kuramsal anlamda sınıf hareketlerinin yok sayılması gerek sanayi gerekse hizmet sektöründeki işçi sınıfının sermayeye karşı devam eden mücadelesinin somut varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Toplumsal bir gerçeklik olan sınıf mücadelelerinin inkâr edildiği kuramsal görüşlerin yaygınlık kazanmasında neo-liberalizmin hegemonya alanlarından biri olarak medyanın ideolojik işlevi yadsınamaz. Bu çalışma, işçi sınıfı ve mücadelesinin sona erdiğini ileri süren post-modern görüşlerin egemen hale gelmesinde medyanın işlevini sorgulamaktadır. Bu doğrultuda, sınıf temelli toplumsal hareket örneği olan THY grevi ile yeni toplumsal hareket örneği olan Cerattepe direnişinin basılı gazetelerdeki (Evrensel, Hürriyet, Yeni Şafak) ve alternatif haber sitelerindeki (Bianet, Sendika.org, T24) sunumu eleştirel ekonomi politik yaklaşım çerçevesinde incelenmiştir. Temsil ettikleri ideolojiler temelinde belirlenen medya kuruluşlarının THY grevi ve Cerattepe direnişi özelinde, işçi sınıfı ve çevre hareketleri konusunda nasıl bir tutuma sahip oldukları ortaya konulmuştur. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, verilerin toplanmasında metin çözümlemesi tekniğinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın çözümleme nesnesi basılı gazetelerde ve alternatif haber sitelerinde yer alan THY grevi (15 Mayıs-21 Aralık 2013) ve Cerattepe direnişi (21 Haziran 2015-29 Şubat 2016) ile ilgili köşe yazıları çözümlenmiştir. Böylece, kuramsal alanda işçi sınıfını ve mücadelesini görmezden gelen görüşlerin ve neo-liberal bakış açısının taşıyıcısı olarak medyanın rolüne dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte, işçi sınıfı ve çevre hareketleri söz konusu olduğunda, basılı gazetelerin ve alternatif haber sitelerinin tutumunda farklılık olup olmadığı sorusuna yanıtlar aranmıştır. Sonuç olarak, sınıf hareketlerinin yeni toplumsal hareketler karşısında ideolojik açıdan ayrımcılığa uğradığı gözlenmiştir. Sınıf mücadelelerinin sona erdiğini ileri süren post-modern görüşler, ana akım medya aracılığıyla yeniden üretilerek egemen hale getirilmektedir. Bu noktada, özellikle sosyalist sol basın ve alternatif haber siteleri, işçi sınıfının ve sınıf temelli hareketlerin toplumsal gerçekliğinin kamuoyuna doğru yansıtılması bakımından önem taşımaktadır.
- MakaleAçık Erişim2022A comparative analysis of plato's and kautilya's approach of the ideal state
Gökcan, Özkan
The works put forward by thinkers, philosophers and statesmen about what qualities the ideal state should have and how it should be managed are among the most important sources of political science. It is possible to evaluate these works, which directly reflect the conditions of the period in which they were written, the experience and worldview of their authors, under two categories. In the works in the first category, a philosophical and sometimes utopian approach has been put forward regarding how the state should be, regardless of whether the ideal state design will be realized or not. In the works in the second category, the most ideal state design, which is likely to be realized, has been tried to be revealed based on the state experiences that have been or are being lived. In this study, the works named The Republic (Plato) and Arthashastra (Kautilya), which are the two closest examples of these two categories chronologically, are examined by subjecting them to a mutual analysis. The subject of the study is the comparative analysis of the similarities and differences between the ideas about the origin of the state, the ideal state, the ideal administrator and the ideal form of government in both works.
- MakaleYalnız künye2022Bürokrasi ve Siyaset İlişkisinin Parlamenter Sistem ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Özelinde Analizi
Boyali, Handan; Köroğlu, Kübra
Siyasal karar alma süreçlerinde kamu hizmetlerini düzenleyip topluma sunmada siyasi iktidar ile bürokrasi iki önemli araçtır. Bu süreçte, siyasetçiler kararları alırken, bürokratlar bu kararları uygulamaktadırlar. Toplumlar ve devletlerdeki gelişmelere paralel olarak değişim göstererek günümüze kadar varlığını sürdüren bürokrasi, yönetim anlayışı veya hükümet sistemi ne olursa olsun bütün devletlerde var olmuştur. Kamu yönetiminin bir aygıtı olan bürokratik yapı, Türkiye’de 1982 Anayasasıyla bürokratik vesayetin kökleşmesi neticesinde verimsiz ve ağır işleyen bir yapıya dönüşmüştür. Parlamenter sistemde toplumsal sorunların çözümünde bazı hususlarda tıkanıklıkların yaşanması ve koalisyon hükümetlerinin olumsuz etkileri yeni hükümet sistemi arayışına sebep olmuştur. Bürokrasinin hantal yapısından kurtulup etkin ve verimli bir hale kavuşturulması arzusu parlamenter sisteme yönelik tartışmalara yol açmıştır. Bu tartışmaların akabinde 16 Nisan 2017 yılında Anayasada yapılan değişiklik ile 24 Haziran 2018’de gerçekleştirilen seçim sonucunda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yönetimine geçilmiştir. Bu sistemle, yürütme yetkisi Cumhurbaşkanında toplanmış, böylece yönetimdeki çift başlılık ve bürokrasideki hantal yapı sona erdirilmek istenmiş, Cumhurbaşkanlığı siyasetin ve bürokrasinin merkezinde yeniden konumlandırılarak farklı bir sürece girilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye’deki Parlamenter Sistem ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde bürokrasi ve siyaset arasındaki ilişki ele alınmıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle bürokrasi ve siyasette nasıl bir dönüşüm yaşandığı değerlendirilmektedir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2021Teoriyi Batı ve Batı-Dışı Ayrımının Ötesinde Düşünmek: Küresel Uluslararası İlişkiler Fikri Üzerine Eleştirel Bir İnceleme
Gökcan, Özkan
Bu makale, 2014 yılında Amitav Acharya tarafından gündeme getirilmiş olan Küresel Uluslararası İlişkiler fikrini, Uluslararası İlişkiler teorileri bağlamında analiz etmektedir. Küresel Uluslararası İlişkiler fikri, disiplininin daha kapsayıcı, çoğulcu ve gerçek manada evrensel bir hale gelebilmesi için Batı/Batı-dışı, Kuzey/Küresel Güney, Batı/Batı Sonrası, Batı/Geriye Kalan gibi ikiliklerin aşılabildiği bir teorik birikimin inşa edilmesi gerektiğini varsaymaktadır. Ancak bu makalede de iddia edildiği gibi özellikle disiplinin mevcut durumu ve Küresel Uluslararası İlişkiler fikrinin daha emekleme aşamasında olan bir fikir olduğu göz önünde bulundurulduğunda bunu başarmak kısa vadede oldukça zordur. Küresel Uluslararası İlişkiler fikri, teoriye evrensel nitelik ve birikim kazandıracak bir çerçeve çizmede başarılı olmasına rağmen pratikte hayata geçirilmesini engelleyen birçok zorluk ile karşı karşıyadır. Bu makalede, öncelikle Küresel Uluslararası İlişkiler fikrine giden yolun taşlarını döşeyen Batı/Batı-dışı teori tartışmasının seyri iki ayrı bölümde ele alınmaktadır. Ardından gelen iki bölümde sırasıyla Küresel Uluslararası İlişkiler fikrinin temel varsayımları ve pratikte uygulanabilirliği eleştirel bir analize tabi tutulmaktadır. Son olarak ise Küresel Uluslararası İlişkiler fikrinin gelişimine katkı sunacağı düşünülen tavsiyelerin yer aldığı genel bir değerlendirme ile makale sonlandırılmaktadır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2021Analysis of the Factors Determining the Probability of Registered or Informal Employment for Wage Earners in Turkey
Acun, Serdar
Informal employment takes place in labor markets as a gray area between unemployment and employment. It effectively continues to exist as a temporary shelter for the unemployed in countries with higher unemployment rates. Although Turkey’s informal employment rate has decreased in recent years, it remains above the OECD average. Examining the relationship between informal employment and education in Turkey, this study also attempts to identify how small businesses that loom large in the Turkish labor market affect informal employment. The TURKSTAT 2018 Household Labor Force Survey micro data set is used for this purpose. A binary logistic regression model is applied as the method of analysis. Conclusions reveal that the probability of informal employment is much higher for female wage earners, industrial workers, part-time workers, and those with temporary employment contracts. Additionally, the positive relationship between the number of employees in enterprises and formality is another finding of this study. A strongly positive education-formal employment relationship is also identified, and the effect of education on the probability of formal employment is found to be higher for women in particular.
- MakaleAçık Erişim2021Türk Dış Politikasında Kamu Diplomasisi Pratiği (2002- 2013)
Gündoğdu, Serkan; Arafat, Mohammad
-
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2020As A Success Story on the Meaning of the 1970's Chp Municipality
Palanci, Cihan
With the emergence of the urban phenomenon in Turkey is developed in the domestic politics of the policy conditional funding and overall control of the central government. It took time for an autonomous understanding of municipality to settle and the fact that urban discipline had an independent trajectory was faced quite late. However, it is an obvious fact that political practices, which started at the local level and where meeting with the public took place without any preconditions, also directed central politics after a while. In this sense, Turkey's general elections in 1977 is a good example. In the period between 1973 and 1977, the dynamism caught with the successful municipality of the CHP found its worth in the general elections and the CHP came out of the ballot box with a rate of 41 percent. In the background of this success; The CHP has also partially changed the party ontology of the past, turning its face from the middle-class urbanists to the working class, who came through migration, in poverty, who could not benefit from the city facilities sufficiently. The study program that provides full local this ontological transformation, namely "socialist municipality" examine what is conceptualized as a theoretical whole, in particular CHP, Turkey will seek answers to the question what he did right. While looking for these answers, we will also examine how dynamics of local governments and local politics have developed in the world, and we will try to answer questions such as what demands of society respond to the changes experienced by cities. In parallel, the changes related to the city in our country and the demands of the society for urban administrations will be compared with the urban movements and demands in the west and efforts will be made to clarify the parallels and differences in this sense.
- MakaleAçık Erişim2020Muş Bölgesi Aşiretlerinin İç Çelişkileri Çerçevesinde Yerel ve Merkezi İktidarlaDiyalektik ve Dikotomik İlişkisi
Ors, Orhan
Bu çalışmada, Osmanlı ve Fransız arşiv belgeleri esas alınarak Muş bölgesinde mukim bulunan aşiretler arası gerilimler ile aşiretlerin Osmanlı merkezi iktidarıyla geliştirdiği ilişkiler değerlendirilecektir. Osmanlı’nın son dönemine yoğunlaşacak olan çalışma, bu dönemde Muş ve çevresinde yaşayan halkın sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve sosyo-politik durumlarını mercek altına almaya çalışacaktır.
- MakaleAçık Erişim2020The Understanding of “Willful People” in Namık Kemal’s Poems
Akar, Yeliz
The changes taking place throughout the world in the 19th century with the advance of the enlightenment movement had its repercussions in the Turkish literature. Westernization efforts were underway ever since the reforms of the Tanzimat of 1839 and had their impact especially on the genre of poetry, which as a result broke with the traditional structure of the Classical period and led the way to a new literature in its thematic dimension. Namık Kemal was among the poets shaping this new intellectual and literary phenomenon. He was a modernist poet who contributed a broad perspective to Turkish poetry in terms of its conceptual content and, giving a new human profile a central place in his poetry, he challenged the traditional assumptions of classical poetry in a thematic context. This new type of human was not the object in a heavenly conversation, but instead was the subject of a life they fought to establish with their own choices, decisions, and work. A human of free will who had the courage and power to self-realization was the main theme of Namık Kemal’s poetry. On the other hand, it directs our perspective to people who are free, face-to-face, who can add meaning and value to the world and what they do, and who have the power to destroy the domination; despite all the conditioning, conditioning and limitations, the life move of this human who will realize the rebirth has an inevitable and unstoppable nature. Namık Kemal, who has the courage and the power of self-realization, to direct worldly relationships and events, not by shallow and customary voices and words, but by making them the main trail of his poems, to realize social awakening want.In this study on the Concept of a Human with Free Will in Namık Kemal’s Poetry, we examine the human who faces life to succeed against all odds with reference to his poems Hürriyet Kasidesi (Ode to Freedom), Vatan Şarkısı (Song for the Motherland), Kıtalar (Continents), Vatan Türküsü (Ballad of Motherland), and Murabba (Quartet).
- MakaleAçık Erişim2020Readıng the perceptıon of relıgıon durıng fatih sultan mehmet’s reıgn ın the lıght of saltuk-nâme
Çakmak, Yalçın
Saltuk-Nâmewas penned down by Ebû’l Hayr-ı Rûmî at the request of Cem Sultan, Fatih Sultan Mehmet’s (Mehmet II) son. In the centre of it, as a product of a field work that lasted for seven years between 1473-1480, lies Sarı Saltık/Saltuk who lived in Anatolia and the Balkans in the 13th century.The work that covers the period from Gıyaseddin Keyhüsrev II on to the beylik of Osmanoğulları focuses on the gaza and jihad ideology in the light of Sarı Saltık. Besides, the activities of Sarı Saltık, as the main character,in the name of Islam and the islamic community are included. At the same time, Saltuk-Nâmereveals significant traces of the Ottoman official ideology, perception of religion and social anticipations. For this reason, it not only reflects the 13th century; it mirrors the change, transformation and aspirations in the perception of state and society till Fatih’s rule as well.This paper aims to analyze a-) the portrayal of Sarı Saltık, a cult in Alevism and Bektashism primarily in the Balkans,and b-) in conjuction with it, the role of the narratives referred to in Saltuk-Nâme as an epic-legend genre in the consolidation of the aforementioned perception as well as the perception of religion during the Fatih period.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2020İnsan hakları andlaşmalarının yorumu ışığında türkiye’de idam cezasını yeniden tesis imkânı
Ciğer, Mehmet
Bu makale, Türkiye’de yapılan idam cezası tartışmalarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, idam cezasının iç hukuk temelli ahlaki, toplumsal ve ceza hukuku boyutu reddedilmeden uluslararası hukuk boyutunu ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu nedenle, idam cezasını yaşam hakkı çerçevesinde düzenleyen ve Türkiye’nin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi belgeleri temel metinler olarak alınmaktadır. Çalışmaya temel teşkil eden bu belgeler, devletlerin uluslararası andlaşmalar kapsamında hak ve yükümlülüklerini değiştiren veya sonlandıran çekince koyma, fesih ve çekilme kavramları ekseninde incelenecek ve Türkiye’nin bu kavramlar dahilinde idam cezasını yeniden tesis etmesinin mümkün olup olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Kavramlar incelenirken ilgili andlaşmaları değerlendirme yetkisine sahip olan organların yorumlarından ve Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun raporlarından birincil, literatürdeki diğer çalışmalardan ise ikincil kaynak olarak yararlanılacaktır. Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları andlaşmalarına rağmen idam cezasını yeniden tesis etmesi, Türkiye'nin genel uluslararası hukuk düzenindeki ve onun alt rejimi olan uluslararası insan hakları hukuku düzenindeki konumunu olumsuz etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda, Türkiye'nin insan hakları sisteminden çıkarılmasına ve dolayısıyla insan hakları andlaşmalarının bireylere sağladığı yaşam hakkı dışındaki diğer hak ve özgürlüklerin de kaybedilmesine yol açacaktır.
- MakaleYalnız künye2019Şii jeopolitiğinde türkiye ile iran’ın güç mücadelesi
Güneş, Ergin
İran ve Türkiye arasındaki güç savaşı ve savaşın mezhepsel boyutunun ele alındığı bu çalışmadaaktörlerin bölgede izledikleri siyaset sonuçlarıyla birlikte ortaya konulacaktır. Soğuk Savaş’ın bitmesininardından, ABD’nin 1991 ve 2003 yıllarında gerçekleştirdiği Irak’a yönelik müdahaleler ve akabinde 2010’dabaşlayan Arap Baharı’ndan sonra Orta Doğu’da yeni dengeler oluştu. İran, bölgesel bir güç olarak Irak,Suriye ve bölgede özellikle Şiilik kozunu kullanarak etkinliğini arttırmaktadır. İran’ın hedeflediği “ŞiiHilali’nin” gerçekleşmesi durumunda ise Türkiye’nin Sünni-Arap dünyasıyla olan coğrafi bağı kopacaktır.Buna engel olmak ve bölgede nüfuzunu artırmak isteyen Türkiye Sünniliği ön plana çıkarmaktadır. Aynışekilde Sünni ve Şii azınlıklar da bulundukları ülkedeki güç dengesini kendi lehlerine değiştirmek amacıylaİran ya da Türkiye gibi bir dış gücün desteğini almak için mezhepsel farklılıklarını araçsallaştırmaktadırlar.Aktörlerinin İran ve Türkiye olarak ele alındığı güç oyununda mezhepler bir enstrüman olarak kullanılmaktave her aktör diğerinin güç kazanımını kendisinin güç kaybı olarak algılamaktadır.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2019A Seedling of Neo-Municipalism in Turkey: Victory of the Communist Mayor
Ozsel, Dogancan
This paper offers an analysis of the results of the local elections that were held in March 31st 2019 in Turkey. It primarily focuses on the results in the municipality of Tunceli, in which, Fatih Mehmet Maçoğlu, the candidate of the Turkish Communist Party has won the seat. Within the paper, Maçoğlu’s outlook to municipalities and the policies he intends to implement are discussed within the context of an increased interest among anticapitalist movements around the world towards local politics and the neo-municipalist approach they propose. A semi-structured interview with Mr. Maçoğlu is utilized in carrying out this discussion.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2019Değişen Kamusallığın Yeni “Siyaset Yapma” Mekânı Olarak Sosyal Medya – (Politik Kimlikler ile Kamusal Haklar İlişkisi Bağlamında Twitter Örneği)
Çobanoğlu, Yavuz
Bu çalışmanın amacı, iletişim teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde artık geniş kitlelerce kullanılmaya başlanan ve yeni bir kamusal alan olarak kabul gören sosyal medyadaki politik kimliklerin sunumları bağlamında “siyaset yapma” ilişkileri üzerinedir. Sosyal medya günümüzde artık sadece politik kimliklerin sergilendiği bir mekân değil, kamusal hak taleplerinin de dile getirildiği toplumsal bir alandır. Hatta bu taleplerin etkileri ve gerçekleşme şansları düşünüldüğünde, sosyal medyanın klasik kamusal alandan daha işlevsel olduğu da söylenebilir. Böylelikle sosyal medya ortamlarında sergilenen politik kimliklerin kamusal haklara bakışı ve kamusal taleplere yaklaşım biçimleri de merak uyandırmaktadır. Dolayısıyla bu makale, sosyal medyada yaygın siyaset yapma mekânlarından birisi olan Twitter’da böylesi bir merakın peşine düşecektir. Çalışmanın araştırma tekniği olarak içerik analizi yöntemi seçilmiştir. Türkiye’de yaygın politik düşünceler olarak geniş anlamda kabul gören, “İslâmcılık”, “Müslümanlık”, “solculuk”, “sosyalistlik”, “Türkçülük” ve “milliyetçilik” kelimeleri, kamusal talepler olan “demokrasi”, “özgürlük”, “haklar”, “inanç”, “özel hayat”, “mülkiyet”, “güvenlik”, “kanun”, “Anayasa” gibi kavramlarla da çaprazlama eşleştirilip Twitter modülü üzerinden taratılmıştır. Tarama sonucunda çalışmaya katkı sunabileceği düşünülen twit’lerin ekran görüntüleri alınmış, bu twit’lerde geçen söylemler tasnif edilerek seçilen politik kimliklerin kamusal bir mekân olan sosyal medyada nasıl ve hangi bağlamlarla birlikte kullanıldığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin4
İncele






