Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gul, Muhammet(85)
- Serdar, Osman(72)
- Güler, Ömer(68)
- Akkurt, Nevzat(61)
- Baskonus, Haci Mehmet(54)
- Alataş, Mevlüt(53)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(53)
- Yucesan, Melih(53)
- Bulut, Hasan(51)
- Tekin, H.O.(51)
- ALMisned, Ghada(48)
- Yildirim, Numan(48)
- Benzer, Fulya(47)
- Kocabaş, Mehmet(45)
- Yildirim, Nuran Cikcikoglu(44)
- Kutlu, Banu(41)
- Ince, Muharrem(39)
- Zengin, Gokhan(39)
- Batan, Nevzat(37)
- Utku, Anıl(35)
- Celik, Erkan(33)
- Topal, Murat(32)
- Ezer, Tülay(31)
- Tanyol, Mehtap(31)
- Can, Erkan(30)
- Sulaiman, Tukur Abdulkadir(29)
- Aslan, Naim(28)
- Özkul, İskender(28)
- Aslan, Alper(27)
- Cakilcioglu, Ugur(27)
- Erguven, Gokhan Onder(27)
- Kutluyer, Filiz(27)
- Kök, Mediha(27)
- Ates, Mehmet(26)
- Erten, Fusun(26)
- Kahraman, Gökhan(26)
- Onat, Onur(26)
- Dal, Nursel Alp(25)
- Danabas, Durali(25)
- Say, Yakup(25)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2025Türkiye Merkezli Akademik Dergilerde Uluslararası İlişkiler Teorilerinin Yeri
Gökcan, Özkan
Bu çalışma, Türkiye merkezli akademik dergilerde yayımlanan uluslararası ilişkiler teorisi konulu makaleleri inceleyerek Türkiye’deki teorik tartışmaların konumunu analiz etmektedir. Araştırmada, Web of Science veri tabanında taranan ve uluslararası ilişkileri doğrudan veya dolaylı çalışma alanı olarak kabul eden Türkiye menşeili 10 akademik dergide yayımlanmış 6.105 makale taranmış, bunlardan 2.363’ünün uluslararası ilişkiler alanına ait olduğu, 354’ünün ise doğrudan uluslararası ilişkiler teorileri ile ilgili olduğu tespit edilmiştir. Doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilen inceleme, Türkiye’de uluslararası ilişkiler çalışmalarının ağırlıklı olarak teori odaklı örnek olay analizlerine dayandığını, özgün teori üretme veya meta-teorik katkıların sınırlı düzeyde kaldığını ortaya koymaktadır. Bulgular, Türkiye akademisinin küresel teori tartışmalarına kısmen dahil olmakla birlikte hâlen Batı-merkezli teorilerden yoğun biçimde yararlandığını göstermektedir. Realizm ve liberalizm en fazla başvurulan teoriler olurken son yıllarda konstrüktivizm, Kopenhag Okulu ve Batı-dışı teori çalışmaları da dikkat çekici bir artış göstermektedir. Çalışma, Türkiye’deki akademik dergilerin uluslararası ilişkiler teorilerine yaklaşımını haritalandırarak, disiplinin merkez-çevre tartışması bağlamında Türkiye’nin teorik üretim ve tüketim konumunu değerlendirmekte ve literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Beyhan Baraj Gölü’nde yaşayan Capoeta damascina (Valenciennes, 1842)’nın Büyüme ve Üreme Özellikleri
Yüksel, Fahrettın; Alp, Ahmet; Demirol, Ferhat; Yüce, Songül; Gün, Abdulselam; Fidan Özcan, Buse
Bu çalışma, Beyhan Baraj Gölü'ndeki Capoeta damascina (Valenciennes 1842)’nın büyüme ve üreme biyolojisine ilişkin yaş, boy, eşeysel olgunluk, gonadosomatik indeks, yumurta verimliliği ve üreme döneminin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma verileri Ocak 2022 ile Aralık 2022 tarihleri arasında yapılan saha çalışmalarından elde edilmiştir. Toplam 784 balık örneğinin 254’ü erkek (%32,40) ve 530’u dişi (%67,60) olarak belirlenmiş, cinsiyet oranının dişiler lehine 1:2,09 olduğu ve popülasyonun I-XI yaş grubundan oluştuğu saptanmıştır. Tüm bireylerde büyümenin “pozitif allometrik” olduğu ve boy-ağırlık arasında W=0,0074TL3,0874 (R2=0,96) denklemi elde edilmiştir. Kondisyon faktörünün aylara bağlı olarak erkeklerde 0,420-1,29; dişilerde 0,420-1,51 arasında değiştiği belirlenmiştir. Popülasyonun ortalama toplam boy verilerinden tüm bireylerin von Bertalanffy parametreleri (L∞=59,13 cm; k= 0,11 yıl-1; t0= -1,89) hesaplanmıştır. Üreme periyodu nisan -temmuz olarak tespit edilmiş olup, mayıs ayında ortalama yumurta çapı 1,94 mm olarak ölçülmüştür. Popülasyonun eşeysel olgunluk boyuna (L50) erkeklerde 22,15 cm'de, dişilerde ise 21,85 cm toplam boyda ulaştığı belirlenmiştir. Bu bulgular, Capoeta damascina popülasyonunun korunması ve sürdürülebilir yönetimi için gerekli stratejilere bilimsel veri sağlayarak, gelecekteki stok yönetimi ve yasal düzenlemelere temel oluşturacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Tripadvisor'da Yer Alan Türk Restoran İşletmeleri Hakkındaki Yerli Turistlerin E-Şikayetlerinin Değerlendirilmesi: Göreme Örneği
Özen, İbrahim Akın; Aydın, Şule; Demir, Nuriye
Kapadokya Bölgesi, özgün pişirme yöntemleri ve zengin mutfağıyla gastronomi turizminde öne çıkan destinasyonlardan biridir. Dünya çapında popüler bir seyahat ve restoran inceleme platformlarından olan Tripadvisor, kullanıcılarına restoranlar hakkında yorum yaparak diğer tüketicilerle deneyimlerini paylaşma imkânı sağlamaktadır. Çalışmada, Tripadvisor'da yer alan Göreme bölgesinde bulunan 71 Türk restoranının yerli turistlerden aldığı 1240 olumsuz yorum metin madenciliği yöntemi ve konu çıkarımı analizi tekniği ile incelenmiştir. Araştırma, beş ana boyutta (fiyat algısı, servis kalitesi, yemek kalitesi, atmosfer ve müşteri memnuniyetsizliği) ve 16 alt boyutta değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları, restoranların müşteri memnuniyetsizliğini azaltmak için odaklanması gereken alanları belirlemekte ve çözüm önerileri sunmaktadır.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2025A comprehensive case study on structural behavior before and after soil improvement
Etli, Serkan; Icen, Abdullah
Addressing the issue of inadequate engineering properties in soil is crucial for enhancing structural behavior and reducing damages, especially during seismic events. This study addresses the critical issue of inadequate engineering properties in soil and their impact on structural behavior, particularly during seismic events. Employing a case study methodology, structural responses are assessed before and after soil improvement, emphasizing the problem's significance. Site response analyses for pre-improvement phases reveal design insufficiencies and areas prone to soil liquefaction. The proposed solution is soil reinforcement through cement injection. Examining six cases under various earthquake scenarios and ground conditions, 132 dynamic analyses are conducted, highlighting substantial improvements post-soil improvement, especially in Interstory Drift Ratios (IDR) and roof drift ratios. These findings underscore the effectiveness of soil reinforcement in mitigating seismic damage, emphasizing its critical role in enhancing structural behavior and contributing to a better understanding of addressing soil inadequacies for improved seismic performance.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2025Artificial Intelligence-Driven Risk Assessment in Civil Engineering Projects: A Comparative Analysis of Machine Learning Models
Utku, Anıl
Successful completion of civil engineering projects involves complex interactions among various components such as managing costs, maintaining schedules, ensuring structural stability, and minimizing environmental impacts. Accurate risk prediction at the project level is important to support efficient resource planning and prevent potential delays or disruptions. Since traditional risk assessment methods based on expert judgments involve lengthy and subjective procedures, the development of data-driven and automated estimation systems is at the forefront. In this study, a comparative analysis of various machine learning methods such as RF, SVM, XGBoost, CatBoost, and LGBM for project risk assessments in civil engineering is presented. The dataset used in the study includes information on project type, cost change records and planning, and real-time history, as well as environmental data and safety documentation, and structural health measurements. Precision, accuracy, sensitivity, and F-score metrics were used to evaluate the models along with ROC-AUC measurements. Experimental studies showed that CatBoost and LGBM outperform the compared models with 95.5% accuracy.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025The Relationship between COVID-19 Phobia and Fear of Death among Women: A Web-Based Correlational Descriptive Study from Türkiye
Taşçı Beydağ, Kerime Derya; Dal, Nursel Alp; Gumussoy, Sureyya
Objective: This study was conducted to determine the COVID-19 phobia and fear of death levels in women during the COVID-19 pandemic period. Methods: This descriptive-correlational study was carried out using the snowball sampling method by sharing questionnaires through social media sites and social networks, with 2040 women in Türkiye who agreed to participate in the study. Results: The data were obtained with the COVID-19 Phobia Scale (C19P-S) and the "one's own death" subscale of the Collett-Lester Fear of Death Scale (CL-FODS). A moderate, positive, significant linear relationship was observed between the participants’ fear of death and COVID-19 phobia scores. Conclusions: As a result of this study, it was determined that fear of death increased as COVID-19 phobia increased, and the participants who knew individuals in their immediate environment who had experienced the disease or died of it were affected more negatively by the pandemic period.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ3Birinci Dünya Savaşı Yıllarında Dersim [1914-1918]
Zengin, Ersoy
Birinci Dünya Savaşı yıllarında önemli hadiselerin yaşandığı Dersim mutasarrıflığı Osmanlı Devleti’nin nüfuzunu tam olarak tesis edemediği bir yerdi. Savaş yıllarında Doğu Cephesine yapılan ikmal Dersim üzerinden ve çevresinden yapıldığından stratejik konuma sahipti. Osmanlı idarecileri Dersim’den oldukça az miktarda asker temin etmişlerdi. Esasen Osmanlı idarecileri Dersim’den asker temin etmekten çok Doğu Cephesi’ne Elaziz ve Sivas’tan yapılan sevkiyatın Dersimliler tarafından sekteye uğratılmamasını hedeflemişlerdi. Bu hedefe 1916 yılının mart ayına kadar büyük oranda ulaşılmış olsa da 8 Mart 1916’da Doğu Dersim’de başlayan isyan Osmanlı Devleti’ni çok zor bir durumda bıraktı. Bu isyan Erzincan’a doğru ilerleyen Rus birliklerinin işini kolaylaştırdı. Osmanlı askeri kuvvetleri 1916 yılının mayıs ayında isyanı bastırdı. İlerleyen zamanda bölgede dengeler Osmanlı Devleti’nin lehine gelişti. 1917 yılında Rusya’da yaşanan iç karışıklıklar sonucunda Rus ordusu Doğu Anadolu’dan çekilmeye başladı. Dersim aşiretleri 1917 yılının ikinci yarısından itibaren Osmanlı ordusunda milis olarak yerlerini aldılar. Dersim milisleri, 1918 yılında Ermeni birliklerinin işgali altında bulunan Erzincan ve Erzurum’un kurtuluşunda bulundular.
- MakaleYalnız künye2025Endüstri 4.0 Sürecinde Kamu Maliyesi: Kamu Harcamaları ve Vergiler Açısından Bir Değerlendirme
Buz, Funda
Sanayileşme sürecinin son aşaması olan Endüstri 4.0 her alanda olduğu gibi kamu maliye- sinde de etki yaratmıştır. Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren büyük veri analizi, akıllı robotlar, bulut teknolojileri, nesnelerin interneti gibi teknolojik gelişmeler kamu harcamaları ve kamu gelirleri konusunda da yenilikler getirmiştir. Kamu sektörünün bu teknolojik gelişmelere uyum sağlaya- bilmek adına yaptığı harcamalar kamu giderlerini artırırken teknolojinin getirdiği yeni alanlar vergileme için farklı zeminler yaratmıştır. Endüstri 4.0 ile ilk aşamada artış gösteren kamu gi- derleri zamanla azalırken doğurduğu yeni vergi alanları ile kamu gelirlerinin de artması bek- lenmektedir. Çalışmanın konusunu Endüstri 4.0’ın kamu maliyesinde yarattığı ve yaratacağı bu etkiler oluşturacak ve değerlendirilmesi yapılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Enhancing water quality prediction with artificial intelligence: A hybrid convlstm model for spatio-temporal analysis
Utku, Anıl; Kutlu, Banu; Utku, Esen Damla Balo
Water quality plays a vital role in public health, environmental sustainability and ecosystem balance. However, industrialization, urbanization, and agricultural activities cause water pollution to increase, threatening both human health and aquatic ecosystems. Traditional water quality monitoring methods are usually time-consuming, costly, and require manual intervention. Therefore, developing automatic, data-driven, and high-accuracy prediction models is crucial for sustainable water management. This study created a hybrid ConvLSTM model to increase prediction accuracy. The created model was comparatively analyzed with RF, SVR, XGBoost, MLP, CNN, and LSTM. The dataset used includes historical measurement values of chemical pollutants. Input data includes geographical coordinates of sample points, chemical parameter type, and compliance with regulatory standards. Experimental results show that ConvLSTM provides the lowest prediction errors by learning spatial and temporal dependencies and reaches the highest accuracy rate with 0.994 R2 compared to other models.
- MakaleAçık Erişim2025The Effect on the Shelf Life of Trout Fillets of Fennel Essential Oil
Kuzgun, Nermin Karaton
This study aimed to determine the chemical, microbiological, and sensory quality of trout (Onchorhynchus mykiss) fillets under refrigerated conditions. The fish were filleted and treated with 0.5% fennel essential oil. The fillets were then placed , covered with plastic wrap in Styrofoam trays and stored under refrigerated conditions. According to the results its obtained under refrigerated conditions, chemical, microbiological, and sensory analyses revealed deterioration on day 9. On the first day of storage, the aerobic bacterial count was determined to be at the lowest level in the fennel-oil–treated group, with a value of 3.39 ± 0.38 log CFU/g. On the same day, the TVB-N value of the fennel-treated group was measured as 10.22 ± 0.22 mg/100 g, and the TBA value was also found to be the lowest in this group, at 0.19 ± 0.10 mg MA/kg.
- MakaleAçık Erişim2025The new locality records of Scorpidium cossonii and Cyrtomnium hymenophylloides (Bryophyta) for Türkiye and Southwest Asia from the Bolkar Mountains
Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay; Aslan, Züleyha
The new locality records of Scorpidium cossonii and Cyrtomnium hymenophylloides (Bryophyta) for Türkiye and Southwest Asia from the Bolkar Mountains Tülay EZER 1, Ahmet UYGUR2, Züleyha ASLAN ERGENEKON3, Mevlüt ALATAŞ4, Nevzat BATAN5 ORCID: 0000-0002-6485-5505; 0000-0002-3934-8851; 0000-0002-5078-2317; 0000-0003-0862-0258; 0000-0001-8456-5719 1Niğde Ömer Halisdemir University, Faculty of Architecture, Department of Landscape Architecture, 51240, Niğde, Türkiye 2Aksaray University, Sabire Yazıcı Faculty of Science and Letters, Department of Biology, 68100, Aksaray, Türkiye 3Atatürk University, Faculty of Science, Department of Biology, 25240, Erzurum, Türkiye 4Munzur University, Vocational School of Tunceli, Department of Plant and Animal Production, 62000, Tunceli, Türkiye 5Karadeniz Technical University, Faculty of Science, Molecular Biology and Genetics, 61080, Trabzon, Türkiye Abstract During bryological land study to the Bolkar Mountains, wetland moss Scorpidium cossonii (Schimp.) Hedenäs, previously known only from Çanakkale, and the arctic-alpine moss Cyrtomnium hymenophylloides (Hübener) T.J.Kop., previously known only from Ordu province, were rediscovered in Türkiye. Scorpidium cossonii was collected on wet rocky bank near the Ciğer Lake (Çan-Çanakkale) in 2014. Cyrtomnium hymenophylloides was collected on wet soil in Kalıcak and Kadıncık Villages (Ulubey-Ordu) in 2014. Ten years later, both species were found the vicinity of Karagöl and Çiniligöl (Ulukışla-Niğde), glacial lakes located in the Central Anatolian part of the Bolkar Mountains. Scorpidium cossonii and Cyrtomnium hymenophylloides were recorded for the second time from Türkiye and Southwest Asia with the present study. While, Scorpidium cossonii is characterised by strongly curved non-plicate leaves and well developed hyalodermis, Cyrtomnium hymenophylloides is characterised erect tuft life form, broadly ovate leaves, acute to apiculate leaf apices. These new locality records will provide important information about the geographical distribution of the both species in Anatolia and will contribute to the bryophyte flora of Türkiye. Keywords: Bolkar Mountains, Central Anatolia, moss, new locality, Türkiye
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Toplumsal Cinsiyetin Meslek Seçimindeki Rolü: Sosyal Hizmet Bölümü Üzerinden Yapısal Bir Analiz
Akgül, Ceylan Sülü
Çalışma, toplumsal cinsiyet normlarının bireylerin meslek seçimine olan etkisini sosyal hizmet bölümü özelinde, nitel araştırma yöntemi ile incelemektedir. Amaçlı örnekleme ile seçilen katılımcılardan elde edilen veriler, MAXQDA 2024 programı ile analiz edilerek değerlendirilmiştir. Bulgular, sosyal hizmetin “kadın mesleği/kadın işi” olarak algılandığını; bu algının oluşumunda toplumsal (duygusal ve yardım odaklılık algısı) ve ekonomik (masabaşı/rahat iş algısı) paradigmaların etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Erkek öğrenciler için de benzer şekilde, sosyal (farklı cinsel yönelime sahip bireylerle çalışmak istememe) ve ekonomik (gelir getirisi ve statüsü yüksek mesleklere yönelme isteği) gerekçelerin etken olduğu anlaşılmaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı, meslek tercihlerinde kendi bireysel kararlarından ziyade sosyal çevrenin etkisiyle ve yeterli bilgiye sahip olmadan seçim yaptıklarını ifade etmiştir. Ayrıca, mesleğin medyada genellikle 'kadın' figürler üzerinden temsil edilmesinin, mesleğe yönelik algıları etkilediği ve şekillendirdiği de anlaşılmaktadır. Bu durum, meslek tercihlerinde cinsiyet kalıplarının (normlarının) ve hegemonik iş bölüşümünün sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri yeniden ürettiğine işaret etmekte ve bu minvalde yeni öneriler sunulmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025YouTube’daki Akdeniz Diyeti İçeriklerinin Analizi: Bilimsel Bilgi mi, Yanıltıcı İçerik mi?
Kopuz, Tuba Nur Yıldız; Haznedar, Nagihan Kırcalı; Macit, Arife
Giriş: Akdeniz diyeti, zengin besin çeşitliliği ve sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle yıllardır popülerliğini koruyan bir beslenme modelidir. Obeziteden kardiyovasküler hastalıklara kadar pek çok durumdaki koruyucu ve önleyici etkileri dünya çapında dikkatleri çekmeye devam etmesini sağlamaktadır. Günümüzde ilerleyen teknoloji ve dijitalleşmenin artmasıyla birlikte pek çok konuda olduğu gibi beslenme ve diyet konularında YouTube önemli bir bilgi kaynağı haline gelmiştir. Yapılan bu çalışmada YouTube’da yer alan Akdeniz diyeti ile ilgili videoların kalitesi ve güvenirliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma kapsamında YouTube’da “Akdeniz diyeti”, “Akdeniz tarzı beslenme”, “Akdeniz diyet modeli” anahtar kelimeleri kullanılarak tarama yapılmış ve ilk 100 video incelenmiştir. Video içeriklerinin doğruluğu, kalitesi, bilimselliği, görsel-işitsel kalitesi ve kapsamlılığı değerlendirilmiş, ayrıca literatürle karşılaştırılmıştır. Bulgular: İlk 100 video araştırmacılar tarafından değerlendirilmiş; 34 video 1 dakikadan kısa veya 20 dakikadan uzun olması nedeniyle, 12 video Akdeniz diyetine ilişkin bilgiler içermemesi, 1 video Türkçe olmaması, 2 video da sözel anlatım bulunmaması nedeniyle dışlanmış, çalışmaya toplamda 51 video dahil edilmiştir. Dahil edilen videoların ortalama sürelerinin 5,94±3,54 dakika ve görüntülenme oranlarının ortalama değerlerinin 17,85±52,78 olduğu belirlenmiştir. Videolar arasında doktor ve diyetisyenlerin konuşmacı olarak yer aldığı videoların daha güvenilir ve kaliteli olduğu saptanmıştır (p<0,05). Videoların görüntülenme sayısı ve görüntülenme oranı değerlerinin Journal of the American Medical Association (JAMA) skoru ile arasında orta derecede anlamlı korelasyon (r=0,448, r=0,481) gösterdiği saptanmıştır. Sonuç: YouTube, Akdeniz diyeti konusunda güvenirliği yüksek videolar içerse de tamamen doğru ve güvenilir bir kaynak değildir. Sağlık profesyonellerinin içerik üretimine daha fazla katkıda bulunmaları teşvik edilmeli, daha doğru, kapsamlı, güvenilir bilgilerin erişimleri kolaylaştırılmalıdır.
- MakaleAçık Erişim2025Comparison of Secondary Models for Modelling the Growth of Salmonella in Leafy Greens
Omaç, Basrı
This study evaluated the performance of three mathematical models—the Ratkowsky square-root, Arrhenius-type, and Cardinal models—in describing the temperature-dependent growth of Salmonella in leafy greens. Therefore, data on the maximum growth rate (μmax) of Salmonella enterica in leafy greens under different temperature conditions were collected from peer-reviewed scientific publications available in databases. The Integrated Pathogen Modeling Program (IPMP) software was then used for modelling and analysis. The results indicated that the sub-optimal Ratkowsky model most accurately captured growth rates below the organism’s optimum temperature, with parameters a=0.02 and Tmin=7.3°C estimated with high precision. In contrast, the model’s supra-optimal parameters were weakly constrained due to limited high-temperature data. Despite achieving strong explanatory power (R2=0.90), the Arrhenius-type and Cardinal models had significant parameter uncertainty over the whole temperature range, which limited their usefulness. These findings support the use of simpler, empirically grounded models in predictive microbiology when thermal data are incomplete. Future research should prioritize gathering data at higher temperatures to better characterize growth decline in the supra-optimal range.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ3The character of the changes in province and district classifications with communiqués: a review from the perspective of territorial administration and administrative geography
Avaner, Tekin; Başaran, Erkin; Bankoğlu, Hatice Duygu
In Türkiye administrative divisions are regulated by laws according to constitutional criteria, including geographical conditions, economic circumstances, and public service requirements, and are implemented through regulations. A concrete example is the 1986 ‘Regulation on Appointment, Evaluation and Relocation of Territorial Administrators’ which classifies provinces and districts based on social, cultural, geographical, and economic characteristics. This study examines class changes made through official communiqués amending the regulation, focusing on their administrative, geographical, socio-economic, and demographic potential impacts, while highlighting the importance of administrative division principles at the intersection of territorial administration and administrative geography.
- MakaleAçık Erişim2025Evaluation On the Industrial Use of Vegetable Dyes in Textile Printing
Ayvaz, Kartal Murat
In this study, the industrial use of natural dyes obtained from plant wastes in the field of textile printing was aimed, discussed, new methods (digital printing and screen printing) were brought to the agenda and applications were made. When the study is evaluated from this perspective, it is important and resource-based in terms of the field. Within the scope of the study, printing applications were made on cotton fabrics with goldenrod, rosehip and onion peel used as dyestuff sources, and the relevant fastness tests were also performed in the laboratory environment and the relevant results were listed. As a result of the study, it was revealed that the industrial usability of rosehip and onion peel as a dyestuff source in the field of textile printing, while it was determined that goldenrod was at the desired level in terms of coloring in artistic works, but it was not at a sufficient fastness level from an industrial perspective and could be improved with R&D studies.
- MakaleAçık Erişim2025Hidroelektrik Santrallerde Türbin-Jeneratör Yatak Arızaları Sonucu Oluşan Mekanik Titreşimler ve Çözüm Yöntemleri
Kahraman, Gökhan
Günümüzde imal edilmekte olan hidrolik türbinlerin güçlerinin ve boyutlarının çok artmış olması ciddi bir mekanik titreşim ve şaft salınımı problemini de beraberinde getirmektedir. Bilinmektedir ki mekanik titreşime (vibrasyon olayı) maruz kalan bir makine devamlı olarak çekme, basma, eğme, burma, kesme gibi değişken mekanik baskılarla sürekli olarak zorlanmaktadır. Hidrolik türbinlerin bu tür titreşim ve salınımlara maruz kalmaları işletme güvenliğini ve işletmede kalma süresini önemli derecede azaltmaktadır. Bu çalışmada, bir hidroelektrik santrale ait Francis tipi tür-binde yatak boşluğunun müsaade edilen sınırları aşması neticesinde meydana gelen, mekanik titreşimler (vibrasyon olayı) ve şaft salınımları arızası incelenmiştir. Tür-bin – Jeneratör yataklarına tekrar ayar yapıldıktan sonra oluşan şaft salınımları, arıza durumunda oluşan şaft salınımları ile kıyaslanmıştır. Sonuç olarak arıza sonrası hidrolik türbin yataklarının ölçüleri kabul edilen standartlara getirildikten sonra mekanik titreşimler ve şaft salınımları normal seviyelere gelmiştir. Mekanik ti-tre-şimden kaynaklı arızalar ve aşırı şaft salınımı sonucu oluşacak yatak sürtmesi gibi büyük arızalar engellenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Kafur (Cinnamomum camphora) Esansiyel Yağının Farklı Su Sıcaklıklarında Japon Balıkları Üzerindeki Anestezik Etkinliği
Kizak, Volkan; Akyüz, Nurettin
Bu çalışmada, Japon balıklarında kafur esansiyel yağının farklı su sıcaklıklarında anestezik etkilerinin incelenmesi ve anestezik konsantrasyonu ile su sıcaklığının süre üzerine birleşik etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bütün su sıcaklıklarında derin anestezi bakımından en etkili konsantrasyon 300 µl/lt olurken, tam iyileşme dikkate alındığında en optimal konsantrasyon 250 µl/lt olmuştur. Anestezik madde kon-santrasyonu arttıkça derin anestezi süreleri kısalmış, tam iyileşme süreleri ise uzamıştır. Yüksek su sıcaklıklarına kıyasla düşük su sıcaklıklarında anestezi ve iyileşme süreleri uzun kaydedilmiştir. Derin anestezi ve tam iyileşme süreleri arasında 14°C su sıcaklığında zayıf negatif ilişki, 18°C su sıcaklığında kuvvetli negatif ilişki ve 22°C su sıcaklığında negatif ilişki bulunmuştur. Derin anestezi sü-releri ve kon-santrasyonlar arasında tüm su sıcaklıklarında kuvvetli negatif bir ilişki saptanırken, tam iyileşme süreleri ve konsantrasyonlar arasında kuvvetli pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Konsantrasyon ve su sıcaklığının süre üzerine birleşik etkisinin de olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, kafur esansiyel yağı Japon balıklarında üç farklı su sıcaklığında etkili bir anestezik maddedir.
- MakaleAçık Erişim2025Determination of Suitable Drying Model and Energy Efficiency of Mixed Culture Microalgal Biomass by Infrared Drying
Yoğurtçu, Hakan; Kalender, Mehmet
In this study, a modeling approach using infrared (IR) drying data of mixed-culture algae, an energy efficiency analysis of the drying process, and some surface proper-ties of the dried product were presented. New model equations derived from com-monly known drying models were applied to experimental data obtained from drying microalgal biomass at various temperatures ranging from 5 to 105 °C. Among these, the DM13 equation, based on the Newton model, best represented the drying behav-ior. The specific moisture extraction rate (SMER) and moisture extraction rate (MER) increased with higher drying temperatures, while, as expected, the specific energy consumption (SEC) decreased. According to the energy efficiency analysis, the IR drying method can be considered suitable for drying microalgal biomass. FT-IR re-sults indicated characteristic green algae peaks attributed to components such as carbohydrates, proteins, and cellulose–fatty acids. Peaks at 2900 cm⁻¹ and 3386 cm⁻¹ decreased with increasing drying temperature and disappeared at 105 °C. SEM imag-es showed that microalgal cells experienced shrinkage at 60 °C. Furthermore, while dried microalgal biomass exhibited a porous structure at 50 °C and 60 °C, pores were almost absent at 70 °C and 105 °C.
- MakaleAçık Erişim2025Molecular Identification of Anaerobic Gut Fungi Isolated from Mountain Goats
Kar, Bülent; Elinç, Cemal
Anaerobic Gut Fungi (AGF) are found in the Neocallimastigomycota phylum, and it is known that these fungi play an important role, especially in the digestive system of herbivores, as they are the main colonies in the consumption of feed. AGFs provide digestion by breaking down plant tissues with the help of lignocellulosic enzymes they secrete. These enzymes have also been used in the food and feed industry in recent years. In this respect, fungi isolated and identified from different ruminant animals are valuable. In this study, fungi were isolated from mountain goats living in the wild in the Tunceli region and identified morphologically and molecularly. The ITS region of ap-proximately 1500 bp was used in molecular identification. It was determined that 9 isolated fungi belonged to the genera Orpinomyces sp. (AGF-5), Feramyces sp. (AGF-8,10) and Neocallimastix sp. (AGF-1,2,3,4,7,11). Further studies are needed to determine the microbial population in wild ruminant animals.
AtıfOpenAlex1
İncele

















