Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2021
    Anatomical, Palynological and Biochemical Studies on Gundelia dersim Vitek, Yüce & Ergin(Asteraceae) an Endemic of Turkey

    Açar, Mikail; Beker Akbulut, Gülçin; Tasar, Neslihan

    The Asteraceae family is the largest in the plant kingdom in the world. Gundelia is agenus that belongs to this family and is commonly referred to as the kenger name in Anatolia. Gundeliadersim is also an endemic species defined from Eastern Anatolia. In this study, anatomical,palynological and biochemical properties of G. dersim were discussed. When the anatomical structureof G. dersim was examined, it was seen that the mesophyll type, in which the midrib of the leaf wasdeveloped, was unifacial. There are too many sclerenchymatic cells in the vascular bundles. In addition,laticifer elements were seen on the stem and leaf. Also, it was observed that the pollen of the species isin echinate ornamentation and pollen grains are radial symmetrical, isopolar, tricolporate. Followingbiochemical analysis, pigment analysis, total carbohydrate and lipid peroxidation were performed. Thechlorophyll a and chlorophyll b content of the species in both stem and leaf were analyzed, and the mostchlorophyll content was found in the leaf. With this research, for the first time, a detailed anatomicalinvestigation was conducted on the genus Gundelia, and it is a current view with the first considerationof the anatomical, palynological and biochemical aspects of G. dersim.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Voltammetric Determination of Ethalfularin on Glassy Carbon Electrode and Nafion-Graphene Modified Glassy Carbon Electrode

    Koçak, Berna

    In this study, the electrochemical behavior of ethalfluraline (ETF), a dinitroaniline group herbicide, onglassy carbon electrode(CKE) and nafion-graphene modified glassy carbon electrode(N-GR /CKE) was investigatedby cyclic voltammetry(CV). Voltammetric determination of ETF was examined by differential pulsevoltammetry(DPV). Two peaks observed at -0.942V(1st peak current) and -0.768V(2nd peak current) during thepotential scan of EFT by DPV method in pH 7 phosphate buffer solution between 0 and -1.5V on CKE and at -0.674V(1st peak current) and -0.563 V(2nd peak current) during the potential scan on N-GR/CKE. After determining theoptimum experimental conditions of ETF on CKE and N-GR /CKE, calibration line, working range, limit ofdetection(LOD), limit of quantification(LOQ), intra-day and inter-day repeatability were determined. In addition, the interference effect of some cations(Cu²⁺, Ni²⁺, Co²⁺, Ca²⁺, Pb²⁺) on N-GR/CKE was also investigated.The results show that EFT can be determined in real samples(water and soil) using CKE and N-GR/CKE.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Bread Names in Dîvânu Lugâti't-Turk

    Korkut, Gizem

    In this study; It was aimed to examine the bread names in Dîvânu Lugâti't-Turk. In the introduction part of the study, studies on bread and bread in Turkish culture were mentioned. The seventh edition of Besim Atalay, who first translated Dîvânu Lugâti't-Turk in Latin letters, was published in 2018 by the Turkish Language Association, and was scanned to determine bread names. Atalay has been given as lexical entry; The publication of Ahmet Bican Ercilasun and Ziyat Akkoyunlu, Robert Dankoff and James Kelly is listed. The detected 26 bread vocabularies were witnessed by looking in the origin information dictionaries, the Screening Dictionary, the Compilation Dictionary and the Turkish Dictionary. Words that differ phonologically were examined. The morphological examination of the words derived in terms of structure has been done. Bread was evaluated according to its cooking method, consumption style and preparation method. The mean change in Turkey in the Turkish and mouth and similarities have been identified. The ways of formation of the words were examined and it was determined that the majority of them consisted of a single word. It has been determined that a word is formed as compound word group. It has been determined that 7 words consisting of word groups are formed as adjective groups. In the naming of the words, the effect of the way it is cooked, the place where it is cooked and the shape of the bread on naming are examined.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Tahtacıların mengi oyunu

    Daimi, Cengiz

    Tahtacılar Horasan’dan gelip Anadolu’ya yerleşen Alevi Türkmen topluluğudur. Şamanist ve batıni Heterodoks itikat öğelerini inançlarında bir arada yaşarlar. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Muharebesi (1514) akabinde Alevi/Kızılbaş tayfalarına karşı yürüttüğü kıyım sonucu bir kesim Türkmen Alevisi de Akdeniz ve Ege bölgesinin dağlık kuytuluk alanlarına sığındılar. Bu alanlarda ağaç işini ve tahtacılığı kendilerine meslek edindiler. Bu nedenle dışarıdan mesleken kendilerine Tahtacı dendi. Ama onlar kendilerini Türkmen Alevisi olarak tanımladılar. Tahtacılar ağacın ruhunun olduğuna inanırlar. Ağacı kutsal değer olarak görürler. Onlara göre ağaç ruhun barınağıdır. Tahtacı ağaç ile özdeştir. Yaşlı ağaç ise ulu ve yaşlı kişilerle özdeştir. Tahtacılar Ağaçeri soyundandırlar. Ağaçeri torunlarıdır. Ağacın kutsanmasının Anadolu’da binlerce yıllık tarihi vardır. Anadolu mitolojisinde bunu bariz şekilde görmek mümkündür. Tahtacılar ve onların Mengi oyununa dair literatür ve alan araştırma verileri sınırlıdır. Amacımız dağınık olan literatürü derleyerek, yaptığımız alan araştırması verileri ile birleştirerek Mengi oyunu hakkında bilinen dağarcığın sınırlarını zorlamaktır. Tahtacıların doğum, düğün, sünnet, nişan vb. eğlence ortamında icra edilen, genç erkek ve kızları samah kültürü ve oyunu hakkında bilgilendirmek ve eğitmek amacı ile Dışarı Samahı ya da Tarikat Samahı adı altında oynanan Mengi oyunu vardır. Mengiler iki türlüdür: 1. Eski Mengiler 2. Yeni Mengiler. Alanda İtikadi Mengiler ve İtikat dışı Mengiler repertuarını özellikle bulguladık. İtikadi Mengilerin Samah ile tema, figür ve hareket tarzı itibarı ile benzerliği ve ayrılığını da alan çalışması ile belirleyerek kayıt altına aldık. Tahtacıların Meslek/iş ritmi (tahta biçme ritmi) ile mengi’nin melodik ritmi ve düzüm kalplarının (2 2 2 3) aynı olduğunu saptadık. Tahtacıların ifadesi ile” Mengi Tahtacının mührüdür”. Tahtacı Alevi Türkmenler arasında oynanan geleneksel oyun olup samaha yakın özellikler gösteren karşılama türü çoşkulu bir oyundur. Diğer bir ifade ile Mengi samahtan kopan ve samahi özellikler gösteren, samah ile karşılama arası bir oyundur.

  • MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ3
    Murat Nehri’ndeki Garra rufa (Heckel, 1843)’nın Bazı Populasyon Parametreleri

    Yüksel, Fahrettın; Çoban, Mehmet Zülfü; Aslan, Şaban

    Bu çalışmada, Murat Nehri’nde yaşayan ve “doktor balık” olarak bilinen Garra rufa (Heckel, 1843)’nın bazı populasyon parametrelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada kullanılan toplam 322 adet balık örneği, serpme ağı ve elektroşoker cihazı kullanılarak, Mart 2016 ile Şubat 2017 tarihleri arasında Murat Nehri’nden temin edilmiştir. Populasyonun I-V yaş grupları arasında dağılım gösterdiği ve dişi/erkek oranının 1:1.24 olduğu tespit edilmiştir. Boyağırlık ilişkisi regresyon analizi ile belirlenmiştir. Buna göre; regresyon katsayısı (b) dişilerde 2.4551 (negatif allometrik büyüme), erkeklerde 2.2039 (negatif allometrik büyüme) ve tüm bireylerde 2.3167 (negatif allometrik büyüme) olarak belirlenmiştir. İncelenen balık örneklerinin total boyları 5.1- 15.5 cm, ağırlıkları ise 3.0-50.6 g arasında değişiklik göstermiştir. Populasyonun genelinde tüm yaş gruplarının kondisyon faktörü değerlerinin ortalaması 1.17 olarak tespit edilmiştir. Populasyonun büyüme parametreleri dişilerde; L∞ = 16.33 cm, K = 0.37 yıl⁻¹, t₀ = -0.18 yıl, W∞ = 42.59 g, erkeklerde; L∞ 15.25 cm, K = 0.43 yıl⁻¹, t₀ = -0.03 yıl, W∞ = 31.37 g ve tüm bireylerde; L∞ = 15.88 cm, K = 0.39 yıl⁻¹, t₀ = -0.13 yıl, W∞ = 36.62 g olarak belirlenmiştir. Büyüme performans indeksi (Ǿ) dişilerde 4.59, erkeklerde 4.61 ve populasyonun genelinde 4.59 olarak hesaplanmıştır.

    • SDG 14 · Sudaki Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2021
    Acquisition of Rare Earth Elements by Application of Hydrometallurgical Methods

    Karacahan, Mehmet Kayra

    The demand for rare earth elements in the world is increasing rapidly, but the supply amounts of these elements are decreasing due to export quotas imposed by the Chinese government and illegal mining operations. Many countries have accelerated their efforts to obtain rare earth elements from primary and secondary sources in order to meet their future needs by taking measures. Rare earth elements are the most important components necessary both for the design and development of high-tech products that we use in our daily lives and for the advancement of modern industry. These elements, which have become indispensable materials of our lives, are generally not found in pure form in nature, but in complex structures in ores. Rare earth elements have close to 250 known minerals, but ores such as bastnasite, monazite and xenotime are commercially exploited. It is usually physically enriched by flotation, gravity, electrostatic or magnetic separation processes to obtain bastnasite, monazite and xenotime concentrates. In order to develop viable and environmentally friendly processes, studies are carried out for the extraction of rare earth elements from leaching solutions (chloride, nitrate, sulfate, thiocyanate, etc.) and the use of different cationic, anionic and neutral extractants depending on the solution medium. Commercial extraction of rare earth elements D2EHPA, Cyanex 272, PC-88A, Versatic 10, TBP, Aliquat 336 etc. carried out using different extractants. In this work, hydrometallurgical methods used for the recovery of rare earth elements from primary sources are examined. These methods are hydrometallurgical methods consisting of leaching with acids and alkalis followed by processes such as solvent extraction, ion exchange or precipitation and reduction. With the application of hydrometallurgical processes, processes that may be beneficial for the recovery of rare earth elements under various conditions have been evaluated.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2021
    Rare Earth Element Doped ZnO Thin Films and Applications

    Ayhan, Nagihan Karaaslan; İpek, Yeliz

    In this review, general information has been given about the recent studies on thin film coating techniques, zinc oxide (ZnO) thin films and zinc oxide films doped with rare earth elements (REE). As a thin film coating method, the sol‒gel method is widely used due to its economical nature. However, it has been seen that the magnteron sputter technique is also very popular due to its ease of application. Zinc oxide is a semiconductor with a wide band gap and is easy to produce and to supply. In addition, it does not have negative effects on the environment and human health. All these properties have led to intensive studies on zinc oxide. Due to its optical and electrical properties, it has found many different uses such as solar cells, light emitting diodes, gas sensors and flat panel displays. Recently, various studies have been carried out to improve the properties of zinc oxide and to create new areas of use by doping with rare earth elements.

    AtıfOpenAlex6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Gadolinyumun Tatlı Su Omurgasızı Dreissena polymorpha Üzerindeki Biyokimyasal Etkileri

    Serdar, Osman; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Yildirim, Numan; Tatar, Sule

    Bu çalışma, metabolik ve oksidatif stres biyobelirteçlerinin analizi yoluyla, su kirliliğinin iyi bir biyoindikatörü olarak kabul edilen tatlı su omurgasızı Dreissena polymorpha üzerindeki Gadolinyum (Gd) toksisitesini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Öncelikle çalışmamızda Gd’nin D. polymorpha üzerindeki LC50 değeri belirlenmiştir. D. polymorpha, kontrollü koşullar altında 24 ve 96 saatlik bir süre boyunca üç letal olmayan Gd konsantrasyonuna (1/20, 1/10 ve 1/5 LC50 değerine) maruz bırakılmıştır. TBARS ve CYP1A1 seviyeleri ELISA kiti kullanılarak belirlenmiştir. CYP1A1 ve TBARS düzeylerinin tüm gruplarda 24. ve 96. saatte kontrol grubuna göre arttığı görülmüştür. Bu sonuçlar, Gd'nin tatlı su omurgasızları, D. polymorpha için bir risk olarak kabul edilebileceğini ve bu nedenle alıcı ortamlara deşarjının denetlenmesi gerektiğini göstermektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex8TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Bir Hemşirelik Bölümünde Öğrenim Gören Öğrencilerin Hemşirelik Bakım Davranışları Algısının Belirlenmesi

    Şeker, Sevda Arslan; Gül, Şenay

    Amaç: Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik bakımına ilişkin algılarının ve bakımı etkileyen faktörlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde bir üniversitenin hemşirelik bölümünde öğrenim gören, araştırmaya katılmayı kabul eden 142 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri “Tanıtıcı Özellikler Formu” ve “Bakım Davranışları Ölçeği-30 (BDÖ-30)” kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın verileri tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis Analizi ile incelenmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20.80±1.839 yıl, %56.3’ü kadın ve %59.9’u Anadolu lisesi mezunudur. Öğrencilerin BDÖ-30 puan ortalaması 150.79±21.81’dir. Öğrencilerin cinsiyet ve öğrenim gördükleri sınıflarına göre BDÖ-30 puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmada öğrencilerin hemşirelik eğitimi sürecinde hemşirelik bakım davranışları algısında artış olduğu, cinsiyet açısından anlamlı farklılıkların olduğu, kadın öğrencilerin puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Hemşirelik bakımının felsefesi ve öneminin birinci sınıftan itibaren ve cinsiyetçi yaklaşımdan arındırılarak aktarılması önerilmektedir.Anahtar kelimeler: bakım davranışları, hemşirelik eğitimi, hemşirelik bakımı, hemşirelik öğrencisi

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex8TR Dizin9
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Ebelik ve Hemşirelik Öğrencilerinin Covid 19 Salgını Hakkındaki Bilgileri ve Korunmaya Yönelik Aldıkları Önlemler

    Orhan, Ilksen; Yılmaz, Ayşe Nur; Yüksekol, Özlem Doğan

    Amaç: Bu araştırma ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin Covid 19 ile ilgili bilgi düzeyleri ve korunmaya yönelik aldıkları önlemleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın evrenini bir ilin Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik bölümünde okuyan 315 ve başka bir ilin hemşirelik bölümünde okuyan 200 öğrenci olmak üzere toplam 515 öğrenci oluştururken, araştırmanın örneklemini 395 öğrenci oluşturdu. Veriler 5-15 Mayıs tarihleri arasında, araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu ile online olarak toplandı. Araştırmada yüzde, frekans ve ki kare analizleri kullanıldı. Bulgular: Araştırmada öğrencilerin %90.09 oranında bilgi sahibi oldukları, %99’unun Covid 19 hastalığının belirtilerini doğru tanımladığı, %97.7’si hastalığı önlemek için alınabilecek tedbirleri doğru tanımladığı bulundu. Ayrıca öğrencilerin %93.66’sının korunma için çeşitli önlemler aldığı bulundu. Araştırmada Covid 19 virüsünün kuluçka süresi ortalama 4-14 gündür değişkenine doğru cevap verenler ile yanlış cevap verenler arasında okudukları bölümü isteyerek tercih etme ve okudukları bölümlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0.05, Tablo 4). Önlem olarak yetkililerin yaptığı açıklamaları takip ettiklerini ve mümkün olduğunca bu önerilere uymaya çalıştıklarını ifade eden öğrenciler ile bu değişkene hayır cevabı veren öğrenciler arasında okudukları bölüme göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0.05, Tablo 5). Sonuç: Öğrencilerin %66.6’sının Covid 19 ile ilgili tedavi konusunda yanlış bilgiye sahip oldukları saptandı. Ebelik ve hemşirelik bölümü öğrencilerine Covid 19 tedavisi konusunda eğitim verilmesi önerilebilir.Anahtar Kelimeler: Ebelik; Hemşirelik, Öğrenciler; Covid 19

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    İMobileNet CNN Yaklaşımları ve Özellik Seçme Yöntemleri Kullanarak Araç Türlerini Sınıflandırma

    Ergen, Burhan; Doğan, Gürkan

    Günümüzde, trafik hayatında seyreden araç yoğunluğu ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenle, mevcut ulaşım ağlarının kullanım kapasitesi maksimum seviyelere çıkmakta ve trafik sıkışıklığına yol açmaktadır. Akıllı Ulaşım Sistemlerinin bir çözümü olan Görsel Trafik Gözetleme Sistemleri trafik sıkışıklığını azaltmak için kullanılan alternatif yöntemlerden biridir. Görsel Trafik Gözetleme Sisteminin temel görevlerinden biri; video veya görüntülerden algılanan araç türlerini doğru bir şekilde sınıflandırmaktır. Bu çalışma, Görsel Trafik Gözetleme Sisteminin araç türlerini sınıflandırma doğruluğunu arttıracak yeni yöntemler sunmayı amaçlamaktadır. Çoğu görüntü sınıflandırma doğruluğunu arttıran çalışmalarda geleneksel yöntemler kullanılırken bu çalışmada günümüzde trend olan mobil evrişimli sinir ağları (MCNN) iki farklı yaklaşımla ele alınmaktadır. İlk olarak, MobileNetv1 ve MobileNetv2 modelleri optimize edilerek İMobileNetv1 ve İMobileNetv2 yaklaşımları önerildi. İkinci olarak, bu önerilen MCNN yaklaşımları sadece özellik çıkarıcı olarak kullanıldığı ve elde edilen özelliklerin birleştirilmesi, seçilmesi ve sınıflandırılması gibi yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir yaklaşım önerildi. Önerilen yaklaşımlarla yapılan sınıflandırma sonucunda, %85,05 oranında çok yüksek bir sınıflandırma başarısı elde edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Atık lastiklerden elde edilen siyah karbonun asfaltın işlenebilirlik özelliklerine etkisi

    Geçkil, Tacettin; İnce, Ceren Beyza; Aksağan, Zülfükar

    Bu çalışmada, atık lastiklerden elde edilmiş olan siyah karbon (SK) katkısının asfaltın orta ve yüksek sıcaklıklardaki işlenebilirlik özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, penetrasyon sınıfı B 160/220 olan saf asfalta ağırlıkça %5, 10, 15 ve 20 oranlarında SK eklenerek modifiye asfaltlar elde edilmiştir. Saf ve modifiye asfaltların fiziksel özellikleri penetrasyon, yumuşama noktası ve düktilite testleri ile belirlenmiştir. Ayrıca, bağlayıcıların sıcaklık hassasiyetlerinin bir ölçüsü olarak kabul edilen penetrasyon indeksi (PI) değerleri de hesaplanmıştır. Daha sonra, saf ve modifiye bağlayıcıların yüksek sıcaklıklarda bünyelerinde meydana gelen uçucu madde kaybı dönel ince film etüvü deneyi (RTFOT) ile, bağlayıcıların işlenebilirlik özellikleri ise dönel viskozimetre (RV) deneyi ile belirlenmiştir. Fiziksel test sonuçlarına göre, SK katkısıyla bağlayıcıların sertleşme eğiliminin arttığı ve penetrasyon sınıfının B 100/150 olarak değiştiği görülmüştür. Ayrıca, SK katkısıyla bağlayıcıların sıcaklık hassasiyetlerinin azaldığı bu bakimdan en uygun oranın %15SK olduğu görülmüştür. RV sonuçlarına göre, SK katkısıyla bağlayıcıların işlenebilirliklerinin azalarak karıştırma ve sıkıştırma sıcaklıklarının yükseldiği görülmüştür.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2021
    Havacılık sektöründe sezgisel bulanık topsıs yöntemiyle risk analizi uygulaması

    Ünlükal, Ceren; Yücel, Mustafa

    Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA), birçok sektörde potansiyel hataları tanımlamak, değerlendirmek ve önlemekiçin sıklıkla kullanılan risk analizi tekniklerinden biridir. HTEA, süreçler ve ürünlerdeki potansiyel risklerinbelirlenmesine ve azaltılmasına yardımcı olması ve yaygın olarak kullanılması gibi güçlü yönleri olan analitik birteknik olmasına rağmen bazı noktalarda eleştirilmiştir. Risk değerlendirmesini yapan uzmanlar ve karar vericilertarafından, risk faktörlerine 1 ile 10 arasında matematiksel bir sayı atamak kolay değildir. Bu noktada sezgisel bulanıkmantık yaklaşımının sunduğu dilsel değişkenlerin kullanılması karar vericilere kolaylık sağlamakta ve riskdeğerlendirmelerinin doğruluğunu artırmaktadır. Bu çalışma, havacılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeninüretim süreci boyunca ortaya çıkabilecek risklerini HTEA ile değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Risk faktörlerinin gözardı edilmesi ve risk önceliklerinin doğru belirlenememesi ihtimali göz önünde bulundurularak, çalışmaya sezgiselbulanık mantık yaklaşımı entegre edilmiştir. Bu amaçla risk faktörleri uzmanlar tarafından ağırlıklandırılmıştır.Problem çözümünde Sezgisel Bulanık TOPSIS yöntemi kullanılarak, dilsel değişkenlerin desteğiyle hatalar uzmanlartarafından önceliklendirilmiştir.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Siber Zorbalık Tespit Yöntemleri Potansiyel Uygulama Alanları ve Zorluklar

    Yazğılı, Enver; Baykara, Muhammet

    Dünya genelinde sosyal medya kullanıcılarının karşılaştığı sorunların başında gelen siber zorbalık güngeçtikçe daha da artmaktadır. İnsanlar arasında yaygınlaşan İnternet kullanımı, siber zorbalığın uygulamaalanlarının da artmasına neden olmuştur. Siber zorbalar, İnternet üzerinden yapacakları zorbalıkların tespitedilememesi veya tespit edilse dahi yasal bir yaptırım uygulanmayacağı düşüncesiyle geleneksel zorbalığaoranla daha fazla zorbalık yapmaktadırlar. Artan siber zorbalık suçları, kurbanlarına psikolojik baskılaryaşatarak toplumdan dışlanmaları ve hatta intiharın eşiğine gelmelerine neden olmaktadır. Bu ve bunabenzer sorunların önüne geçilmesi için siber zorbalığın anlık tespit edilmesi gerekir ancak bu oldukçagüçtür. Bu problemin tespit edilmesi için literatürde çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmadaöncelikle siber zorbalık ve türleri, tespit için kullanılan makine öğrenmesi yöntemleri ve algoritmaları ile literatürde yapılan çalışmalar sunulmuştur.

    AtıfOpenAlex7TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    The Relationship Between Leadership Orientations and Learning Styles of Nursing Students

    Şeker, Sevda Arslan; Palaz, Simge Çoşkun

    Aim: This research was conducted to determine the relationship between leadership orientations and learning styles of nursing students. Method: The study was a descriptive, and correlational research. The data were obtained from 140 students in the nursing department of an university who were volunteered to participate in the study. Personal Information Form, Leadership Orientation Scale and Kolb’s Learning Styles Inventory were used to collect data.The data were analyzed using descriptive statistics involving numerical values, percentages, mean and standard deviation, and Pearson correlation tests. Results: The nursing students obtained the highest scores in the human resources leadership and the lowest scores in the political leadership domain. It was determined that most of the students had diverger (38.6%) and assimilator (26.4%) type learning styles. A positive, significant and moderate relationship between students’ leadership orientations and learning styles was determined (r> 0.30, p <0.01). Conclusion: Results indicate that in order to prepare nursing students as leaders of the future, during arrangement of nursing training programs all learning styles including the learning styles of students have to be taken into account.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex8TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Investigation of Quality and Patient Safety Courses Conducted in Undergraduate Nursing Programs in Turkey

    Şeker, Sevda Arslan; Basit, Gulden

    Aim: This study aimed to determine some characteristics of quality and patient safety courses in the undergraduate nursing curriculum of active nursing departments of the state and private universities in Turkey. Method: This descriptive and cross-sectional study was conducted from September-October 2020. One hundred and fifty active undergraduate nursing programs of state and private universities in Turkey constituted the study population. The evaluation form created by the researchers was used as a data collection tool. The data were analyzed using descriptive statistics. Results: It was determined that 58.66% of universities had courses on quality or patient safety courses. However, 87.92% of the academic staff who conducted the courses had no expertise in nursing management. It was determined that the contents of the courses had a limited value in developing knowledge, attitudes and skills in undergraduate nursing students. Conclusion: It was determined that most nursing undergraduate curriculum had a course on quality or patient safety, but the contents of the existing courses failed to establish standards for quality service and patient and employee safety in providing nursing care. The courses should contain current issues the student needs which can be used in the actual working environment and be transferable to the clinical practice.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Kırklareli İlinden Elde Edilen İnek Sütünün Yağ Oranlarının Avrupa Birliği ve Türkiye Standartlarına Uygunluğunun Belirlenmesi

    Çimen, Murat; Atalay, A. Burcu

    Bu çalışmada, yaz sezonunda Kırklareli ilinde yetiştirilen ineklerden elde edilen sütün toplam yağoranının Avrupa Birliği (AB) referans değerlerine ve Türk Standartlarına (TS) uygunluğunun belirlenmesiamaçlanmıştır.Bu amaçla elde edilen yağ ortalamaları her iki standart için gerekli olan referans değerlerle tekörnek T-testi yardımıyla karşılaştırılmıştır.Kırklareli ilinden elde edilen sütün yağ içeriğinin AB ve TürkStandartlarına uygun olmadığı tespit edilmiştir.Söz konusu standartlarda belirtilen minimum düzeyin altındaortalama bir değerin (AB referans değeri en az % 3.6, TS referans değeri en az % 3.5) elde edildiği görülmüştür(P <0.01).Kırklareli ilinden yaz sezonu boyunca elde edilen inek sütünün yağ ortalaması (% 3.02) Türkiye ve ABstandartlarına göre süt ve süt ürünleri üretimi için uygun ve ekonomik olmadığı bulunmuştur. Bu dezavantajıortadan kaldırmak için Türkiye'nin Kırklareli İlinde yetiştirilen ineklerin süt yağ oranını artırmak için uygunyemleme programları hazırlanmalı ve çevresel koşullar göz önüne alınmalıdır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2021
    Cultural dilemma in tanzimat poetry

    Akar, Yeliz; Korkmaz, Ramazan

    The change and development in the West, which started with the Industrial Revo lution in the mid-1700s, re-arranged the future of the world. Steamships, railways,opened factories; as it rearranges the labor-capital relationship, it also takes theinterstate relations to a more pragmatic dimension. States that grow with thesupport of technological development; they start looking for new colonial areasbecause of new resources, new markets. The prosperity provided by this develop ment and change in the West is admired by the intellectuals of the backward coun tries. In time, the intellectuals/artists of the backward countries begin to emulatethe intellectual resources and artistic accumulation of the developed countries;in this period, which coincides with the decline of the Ottoman Empire, Ottomanintellectuals also emulate the West and clash with their own resources. Turkishpoetry in the Tanzimat period, just like this civilization takes shape at a time of cri sis. The Ottoman intellectual /artist, who forgets that change must pass through acertain thought formation and who is deluded that Western gains can be achievedwith a mere emulational approach, experience great confusion at the thresholdof the distance between what is and what should be. In this study; the conflicts,contradictions and dilemmas in the world of thought and emotion reflected in theTanzimat period Turkish poetry will be traced.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ2
    Melopoetic Matters in Alevi-Bektashi Nowruz Celebrations

    Daimi, Cengiz

    On March 21, the day when night and day are equal according to the position of the earth in the face of the sun, new year and spring celebrations were being celebrated in the northern hemisphere. In ancient times, March 21 had been celebrated with festivals organized in the name of gods of abundance and plenitude who died and revived as Akitu in Babel and Prulliyas in Anatolia, around the conflicts of darkness-brightness, summer-winter, birth-death, scarcity-abundance in the mythology. March 21, in this geographical and cultural environment extending from Ancient Egypt to Mesopotamia, from Anatolia to Iran, from India to China and to Rome afterwards, had been commemorated with concepts such asresurrection, rising, equality, peace, salvation and freedom. It is also celebrated in Turkey. Nowruz, which is performed based on the birth of Hazrat Ali, the new year and welcoming of the spring, especially as a ritual of Ayin-i Cem in the community of Alevi and Bektashi, led to creativity in fields of art and culture. Nawruz, led to creativity in many other fields of culture and art such as literature, theatre, music, dance, miniature, painting, gravure, sculpture, sport, philosophy, food, faith thad been subject to works of poets such as Ömer Hayyam, Nizami Gencevi, Mela-i Ciziri, Nesimi, Pir Sultan, Ahmed-i Xani et al. from the 13-14th century’s divan and folk literature. The creativity of Nawruz which is reflected on the literature and music is performed as Nevruziye Poems. We analysed the literary and musical styles of these poems and presented them as a table. As we have seen, Nevruziye poems are mainly based on Nawruz Maqam determined by Safiüddin from Urmia, in the history. These tunes based on Dügâh (La) pitch are on today’s Hüseyni Aşiran and Şur maqam. Nawruz Maqam in the history is the same maqam as Hüseyni Aşiran and Şur maqam. In other words, Nevruziye poems of Nawruz ritual are Koşma form in the literature form and they are on Nawruz Maqam musically.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    The Effect of Carbon Black on Moisture Performance of Asphalt Pavements

    Geçkil, Tacettin; İnce, Ceren Beyza; Aksağan, Zülfükar

    In this study, the effects of carbon black (CB) additive obtained from waste tires on the moisture performance of hot mix asphalt pavements were investigated. For this purpose, modified asphalts were prepared by adding 5%, 10%, 15% and 20% CB by weight to pure asphalt with penetration class B 160/220. Physical properties of pure and modified asphalts were determined by penetration, softening point and ductility tests, and workability properties were determined by rotational viscometer (RV) test. Then, the optimum asphalt content of the mixture was determined according to Marshall design method by using aggregate and pure asphalt for mixture design. Based on this determined ratio, pure and modified asphalts and hot mix samples were prepared. Pure and CB added modified mixture samples were subjected to Marshall stability, retained Marshall stability (RMS) and indirect tensile strength (ITS) tests. According to the physical test results, it was observed that the hardness and workability temperatures of the modified binders increased with the CB additive. According to the test results of the mixture, it was observed that CB additive had an improving effect on the moisture performance of road pavements due to the significant increases in Marshall stability, RMS and indirect tensile strength ratio (ITSR) values, especially at the rate of 10% CB.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex5
    TR Dizinİncele