Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2023
    Kentsel Alandaki Epifitik Briyofit Birliği Orthotrichetum pumili Üzerine Notlar

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Ezer, Tülay

    Doğu Anadolu Bölgesi ve üniversite kampüs alanlarında ilk kez yapılan bu briyososyolojik çalışmada, Fırat Üniversitesi Merkez Kampüsünde bulunan Ulmus minor ağaçlarının epifitik briyofit vejetasyonu araştırılmıştır. 2021 yılının farklı vejetasyon dönemlerinde, ağaç gövdelerinden alınan örneklik alanların, klasik Braun-Blanquet metodu kullanılarak değerlendirilmesi sonucunda; Orthotrichetum pumili Türkiye’den ikinci kez kaydedilmiştir. Ayrıca, örneklik alanlar içerisinde tespit edilen taksonlardan 3’ü B9 karesi ve Elazığ ili için yenidir. Tespit edilen sintakson, ekolojik ve floristik açıdan analiz edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Kovacık, Emerdin ve Dumanlı Dağları’ında (Batı Toroslar) Geç Pleyistosen Buzullaşmaları

    Canpolat, Ergin; Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan; Keserci, Ferhat

    Anadolu’nun farklı bölgelerindeki yüksek dağ kütleleri Kuvaterner buzullaşmalarının etkisinde kalmış ve gelişen buzulların bazıları günümüze kadar ulaşmış, iklim değişikliği etkisiyle ortadan kalkan buzulların oluşturduğu yer şekilleri ise çoğu sahada korunmuştur. Türkiye’de literatürde henüz yer almamış farklı büyüklükte buzul sahalarının varlığı son yıllarda yapılan çalışmalarla ortaya konmaktadır. Bu çalışma da yeni buzullaşma sahalarının varlığını ortaya koyan bir yaklaşıma sahip olup, Batı Toroslarda yer alan ve Antalya Körfezinin kuzeyinde bulunan Kovacık Dağı (2288 m), Emerdin Dağı (2405 m) ve Dumanlı Dağı (2311 m) üzerinde oluşan buzullaşmaları konu etmektedir. Bu kapsamda, Kovacık, Emerdin ve Dumanlı Dağlarında Geç Kuvaterner buzullaşmalarının sonucu olarak ortaya çıkan başta sirk ve moren sırtları olmak üzere buzul morfolojisine ait izler topografya haritaları, insansız hava araçları ve detaylı arazi çalışmaları ile haritalanmış, hassas veriler üzerinde geçmişe ait buzul rekonstrüksiyonları ve kalıcı kar sınırı hesaplamaları yapılarak buzulların ulaşmış olduğu seviyeler ve buzullara ait özelliklerin ortaya konması amaçlanmıştır. Buradaki buzullaşmalar sirk buzullaşmaları tarzında olup, daha çok kuzeye bakan ve yarılmanın fazla olduğu yüksek yamaçlarda gelişmiştir. Kovacık Dağında 2, Emerdin Dağında 3 ve Dumanlı Dağında 2 olmak üzere toplam 7 sirk ve bu sirklerin önünde yer alan moren sırtlarından oluşan sınırlı buzullaşma izleri bulunmaktadır. Üç dağın toplam buzullaşma alanı ~ 2,87 km2 olarak belirlenmiş, kalıcı kar sınırı Kovacık Dağında ~1825 m; Emerdin Dağında ~2055 ve Dumanlı Dağında ~1840 m hesaplanmıştır. Kalıcı kar sınır değerleri Türkiye’de bilinen en alçak kalıcı kar sınırı seviyelerini oluşturmaktadır. Kovacık Dağında buzul uzunluklarının yaklaşık 1500 m’ye kadar ve ortalama kalınlıklarının ~46 m’ye ulaştığı belirlenmiştir. Kovacık 1 (Çeşgar) Sirkinde bulunan buzul ~1640 m seviyesine kadar inmiştir. Emerdin Dağı ise buzulların ortalama kalınlıklarının ~50 m’ye ulaştığı, Kızılsırt Sirkinden çıkan buzul dilinin ~1760 m seviyesine kadar indiği belirlenmiştir. Dumanlı Dağında ise buzulların, ortalama kalınlıklarının ~35 m’ye ulaştığı ve Dumanlı 1 Sirkinden çıkan buzul dilinin ~1600 m seviyesine kadar indiği anlaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    The effect of psychological capital on job satisfaction in educational institutions: the mediating role of happiness at work

    Yalçın, Azmi; Uyan, Umut; İbin, Adil

    Educational institutions are commonly accepted as the working environments where employees are exposed to high levels of stress and burnout due to their nature. By referring to the positive psychology perspective, the study investigates the role of psychological capital on job satisfaction in such organizations. The mediating effect of workplace happiness in the mentioned relationship was also tested to provide a more holistic perspective. The data of the research were collected through structured questionnaires from 240 employees working in a private educational institution operating in Adana province. Findings reveal that both psychological capital and happiness at work positively affect job satisfaction. In addition, it has been concluded that the effect of psychological capital on job satisfaction, although partially, is through happiness at work. The study are expected to contribute to the body of knowledge by reassessing the positive psychological assumptions in educational institutions whose workers are exposed to excessive stress. The findings are also expected to guide the management of human resources activities in this sector.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Ebelik Bölümü Öğrencilerinin Ötenaziye Karşı Tutumlarının Dini Tutumları ile İlişkisi: Türkiye’de Kesitsel Bir Çalışma

    Koç, Özlem; Baltacı, Nazlı; Yüksekol, Özlem Doğan; Polat, Habibe

    Amaç: Bu araştırma, ebelik öğrencilerinin ötenaziye yönelik tutumları ile dini tutumları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Kesitsel nitelikte yapılan bu araştırmanın evrenini, Türkiye'nin doğusunda bir üniversitenin ebelik bölümünde öğrenim gören öğrenciler oluşturmuştur. Araştırma, Kasım-Aralık 2021 tarihleri arasında 284 gönüllü ebelik öğrencisi ile gerçekleştirildi. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri gibi tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Normal dağılım gösteren değişkenler için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA), normal dağılım göstermeyen değişkenler için Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Araştırma verileri Google form ile toplandı. Katılımcıların, araştırmaya katılmak isteyip istemediklerini teyit etmek için Google formu ile kendilerine bir onam sorusu soruldu. Bulgular: Katılımcıların Sağlık Profesyoneli Ötenazi Tutum Ölçeği (SP-ÖTÖ) toplam puanı 83.04±16.07 olarak bulunurken, Ok-Dini Tutum Ölçeği (Ok-DTÖ) toplam puanı 34.01±6.00 olarak belirlendi. Puan ortalamalarına göre, katılımcıların ötenaziyi desteklemeye yönelik tutumları orta düzeydeyken, dini tutumları olumluydu. Sonuç: Bu çalışma sonucunda öğrencilerin çoğunun ötenaziye yönelik olumsuz tutumlara sahip olduğu ve bu tutumları etkileyen faktörlerden birinin de dini inanç olduğu görüldü.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Karakaya Baraj Gölü’nde Yaşayan Arabibarbus grypus (Heckel, 1843) (Şabut) Populasyonunun Bazı Büyüme Özelliklerinin Belirlenmesi

    Ozcan, Ebru Ifakat; Şeker, Engin; Cengiz, Burhan

    Bu çalışmada; Karakaya Baraj Gölü’ndeki Arabibarbus grypus’un (Heckel, 1843) eşey dağılımı, boy ve ağırlık ilişkisi, yaş tayini, von Bertalanffy büyüme parametreleri ve kondisyon faktörü gibi bazı büyüme özellikleri araştırılmıştır. İncelenen 74 bireyin %37,84’ünün (28 adet) dişi, %62,16’sının (46 adet) erkek olduğu ve dişi/erkek oranının 1/0,6087 olduğu tespit edilmiştir. Örneklerin total boy ve ağırlıkları dişilerde 32,0-62,2 cm ve 354,0-3046 g; erkeklerde 25,0-63,0 cm ve 200,0-3350 g arasında değişmektedir. İncelenen örneklerin yaş grupları II ile VI arasında değişmektedir. Boy-ağırlık ilişkisi dişilerde W = 0,0067L3,079, erkeklerde W = 0,011L2,962 ve tüm bireylerde W = 0,0096L2,993 olarak hesaplanmıştır. Karakaya Baraj Gölü’ndeki A. grypus’un izometrik bir büyüme gösterdiği saptanmıştır (p>0,05). von Bertalanffy büyüme parametreleri dişiler için Lt = 76,53 [1 – e–0,348 (t + 1,22)], erkekler için Lt = 89,83 [1 – e–0,212 (t + 2,08)] ve tüm bireyler için Lt = 92,40 [1 – e–0,200 (t + 2,21)] olarak tahmin edilmiştir. Büyüme performans endeksi (Ф') değeri dişi, erkek ve tüm bireyler için sırasıyla 3,309; 3,233 ve 3,232 olarak hesaplanmıştır. Kondisyon faktörü dişi bireylerde 0,707-1,120 ve erkek bireylerde ise 0,702-1,356 arasında değişmektedir.

    • SDG 14 · Sudaki Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Suriye Krizi ve İran’ın İnşacı Politikaları: “Şii Hilali” Üzerine Bir Değerlendirme

    Özgen, Nurettin; Reyhanoğulları, Müslüm

    Batılı ülkeler tarafından Ortadoğu olarak adlandırılan Güneybatı Asya, küresel siyasete dair hareketliliğin en yoğun yaşandığı bölgedir. Bir hegemonik alan mücadelesine dönüş(türül)en bölgede küresel, bölgesel ve yerel güç yapılanmaları arasında tasarlanan ideolojik kurulumlar işlerlik kazanmaktadır. Bu ideolojik tasarımlar birbirinden farklı olmakla birlikte büyük oranda ekonomik kazanıma hizmet eden etnik, inançsal/ mezhepsel ve ideolojik söylemler üzerinden yürütülmektedir. Bu ideolojik ve ekonomi politiğin inanç/mezhepsel kurulumu açısından İran - Suriye ittifakı örnek verilebilir. Bölgesel gerilimin neredeyse hiç dinmediği Ortadoğu’da, İran- Suriye ilişkileri stratejik bir değer olarak inanç/ mezhepsel bir kurulum üzerinden çok boyutlu bir kazanıma alan açmaktadır. Dolayısıyla Suriye krizinde etkin rol üstlenen İran’ın, Suriye’deki Arap Alevi- Şii inancı/mezhebine mensup topluluklarla kurduğu ve geliştirdiği birliktelik, her iki taraf için de bir kazanım sağlamıştır. İran’ın bölgesel ölçekli bu yayılımı, Sünni Arap yönetimleri tarafından “Şii Hilali” olarak dillendirilmektedir. Başta İran olmak üzere Irak, Suriye, Lübnan ve bölgenin diğer ülkelerindeki Şii nüfusu, bu inanç/mezhep ideolojisi üzerinden ortaklaştırmak ve etkin kılmak, bölgenin kurulu siyasal sisteminin paydaşı olan Sünni yönetimler tarafından ciddi bir tehdit olarak algılanmaktadır. Bu bağlamda Suriye, Şii Hilali’nin kuzey kanadı olarak tarif edilen ve İran’dan Levant bölgesine kadar Şii topluluklarıyla kurulacak bağın ve İran’ın Ortadoğu’daki nüfuzunu domine edecek bir kurulumun temsilcisi olarak görülmektedir. Bu eksende, İran- Suriye ittifakını üreten tarihsel ve ideolojik bağıntıların özellikle bölgesel düzeyde ne tür yansımalara alan açtığı İnşacı (konstrüktivist) bir yaklaşımla ele alınmış ve bu kapsamda, bölgenin siyasal coğrafyasına dair çeşitli öngörülerde bulunulmuştur. Bu çalışma, Şii Hilali temelinde İran’ın Suriye’deki politik pozisyonuna ve her iki ülke arasındaki tarihsel bağlara odaklanmayı amaçlamıştır. Dolayısıyla nitel araştırma yöntemi temelinde araştırma konusuna ilişkin literatür incelenmiş, bölgedeki tüm gelişmeler ilgili bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye’deki Ebeveynlerin İnternet Kullanım Alışkanlıkları ve Dijital Okuryazarlık Becerileri Üzerine Bir Araştırma

    Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Yılmaz, Turkan Karakuş; Aslan, Alper; Bayzan, Şahin; Yıldırım, Önder

    Araştırmanın amacı, Türkiye’deki ebeveynlerin internet kullanım alışkanlıklarını, dijital okuryazarlık becerileri araştırmak ve ebeveynlerin çocuklarını dijital risklerden korumadaki arabuluculuk stratejilerini incelemektir. Bu amaçla ebeveynlerin; internette bilgiye erişebilme, gizliliklerini sağlayabilme, pozitif içerik üretebilme, dijital araçları bilinçli ve güvenli kullanabilme gibi operasyonel, yaratıcı ve mobil becerileri incelenmiştir. Bu çalışmanın örneklemi, Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması düzey-2’ye göre Türkiye’nin 81 ilden seçilen ve 8-16 yaş grubundaki çocukların ebeveyni olan 10.475 kişiden oluşmaktadır. Veriler, Global Kids Online çerçevesine uygun olacak şekilde kişisel ve demografik bilgi formuna ek olarak araştırmacılarca hazırlanan 23 soruluk veri kümesi kullanılarak çevrimiçi anket yoluyla toplanmıştır. Veriler betimsel istatistik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular; ebeveynlerin büyük çoğunluğunun internet erişimi için akıllı telefon kullandığını, interneti zaman alıcı ve mahremiyet konusunda endişeye sebep olan bir platform olarak algıladıklarını ortaya koymuştur. Erkeklerin operasyonel ve bilgiyi tarama becerilerinin kadınlara oranla yüksek olduğu, sosyal gizlilik becerisinin ise değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Ebeveynler, kızlar için aktif arabuluculuk faaliyetlerini tercih ettiği ancak ebeveynlerin yaşı ilerledikçe aktif arabuluculuk düzeylerinin azaldığı görülmüştür. Anneler, babalara oranla çocuklarının internet faaliyetlerini daha sık kontrol etmektedir. Ebeveynlere göre erkek çocuklar, kız çocuklardan daha fazla internet riskleriyle karşılaşmaktadırlar. İnternette karşılaştığı durumlarla ilgi kız çocuklar, erkek çocuklardan daha fazla ebeveynlerine başvurmaktadır. Ebeveynlerin büyük bir çoğunluğu, çocuklarının internette karşılaştığı sorunlardan habersizdir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Emtia Taşımak: Osmanlı Devleti’nde Modern Nakliye Şirketlerinin Ortaya Çıkışı

    Alp, Ruhat; Başkutlu, Salih

    Sanayi devrimi öncesinde geleneksel yöntemlerle sürdürülen nakliyecilik faaliyetleri dünya üzerinde mal dolaşımına duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte hızla büyüdü. Modern teknoloji, ulaşım olanaklarının gelişmesi ve küreselleşmedeki çarpıcı artışla birlikte nakliyecilik her zamankinden daha önemli hale geldi. Nitekim Osmanlı Devleti yöneticileri de nakliyecilik alanındaki bu gelişmeleri yakından takip ederek modern nakliye yöntemlerinden faydalanma yoluna gitti. Bu süreç II. Meşrutiyetin ilanından hemen sonra nakliye şirketlerin kurulmasıyla önemli bir aşamaya girdi. Meşrutiyet, nakliye şirketlerinin gelişiminde adeta bir dönüm noktası oldu. Özellikle anonim şirketçiliğin gelişimi için ciddi girişimlerde bulunuldu. 1908 yılına kadar esas faaliyeti Osmanlı topraklarında nakliyecilik yapmak olan şirket sayısı sınırlı kaldı ise de 1908-1918 yılları arasında bu sayı hızla arttı. Özellikle başkent İstanbul ve mal dolaşımın yoğun olduğu liman kentleri nakliye şirketlerinin en çok kurulduğu yerler oldu. Bu doğrultuda çalışma, modern nakliyecilik sektörünün Osmanlı da kurumsallaşma sürecini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Bununla bağlantılı olarak, dönemin matbuatı, arşiv belgeleri ve nakliye şirketlerinin nizamnameleri ışığında, Osmanlı topraklarında kurulan bir kısım anonim nakliye şirketlerinin amaçları, kurumsal yapıları ve faaliyetleri ortaya koyulacaktır. Kuşkusuz bu tür şirketlerin varlığı, Osmanlı devletinin değişen dünya koşullarına uyum sağlama becerisini örnekleyen bir gelişmedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2023
    Erken Cumhuriyet Döneminde Radyo Oyunları ve Toplumsal İşlevleri

    Omur, Songül; Doğanay, Aysel Yıldız; Berge, Hilal

    Radyofonik piyes, mikrofonda tiyatro, radyo tiyatrosu gibi çeşitli adlandırılmaları bulunan radyo oyunları, tıpkı radyonun üstlendiği gibi tarihin farklı dönemlerinde farklı görevler üstlenmiştir. Bu bağlamda çalışmada radyo oyunlarının dünyadaki ve Türkiye’deki tarihsel gelişimi ile değişimini anlamak ve erken Cumhuriyet döneminde radyo oyunlarının nasıl bir toplumsal işlev üstlendiğinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle birbirlerine çok yakın iki tür olan tiyatro ile radyo oyununun benzerlikleriyle farklılıkları ortaya konulmaktadır. Radyonun kör bir araç olduğu savından yola çıktığımızda radyo oyunlarının üç temel öğesi olan efekt, diyalog ve müziğin radyo oyunlarının dinleyicinin zihninde canlandırılmasında nasıl bir etkisi ve işlevi olduğu üzerinde durulmaktadır. Ardından radyo oyunlarının dünyadaki ve Türkiye’deki tarihsel gelişimine değinilmektedir. Erken Cumhuriyet dönemine odaklandığımızda radyo oyunlarının, hayatın her alanından konuları kapsadığı görülmektedir. Bu dönem özellikle II. Dünya Savaşı’nın yaşandığı yıllara denk geldiği için radyo oyunlarında çoğunlukla toplumu çeşitli propagandalara karşı koruyucu, onları bilgilendirici ve milli değerleri ön plana çıkartıcı konulara ağırlık verilmiştir. Cumhuriyetin en başından beri hedeflediği yeni bir millet yaratma amacı çerçevesinde radyo oyunları; milli birlik ve bütünlüğün oluşturulması, ailenin korunması, çocukların milli değerler, kültür ve eğitim konularında yetiştirilmesi gibi toplumsal işlevler üstlenmiştir. Ayrıca radyo oyunları halkı siyasi, tarihi, edebi ve zirai gibi konularda bilgilendirirken sanatın gelişmesi ve sanatçıların yetişmesi noktasında da önemli rol oynamıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Tebeddül-i Elbise-i Resmiyye: Modernleşme Sürecinde Çıkan Kıyafet Yasalarının Osmanlı Ulemasına Etkisi

    Başkutlu, Salih

    Kıyafet değişimi, Osmanlı Devleti’nde gelenekselden moderne geçiş sürecinde elitler arası çatışmanın sembollerinden biriydi. Bu değişim şekilsel olmanın yanı sıra kamusal alanda yeni bir görünümü temsil etmesi açısından da önemliydi. Nitekim, XVIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, merkezin çevreyi yeniden inşa etmeye başladığı süreçte, bürokratik ve askeri elitler için seçilen kıyafetler yeni bir dönemin habercisiydi. Bu süreçte, Osmanlı elit gruplarından biri kabul edilen ulemanın kıyafetlerinde de bir değişimin meydana geldiği görülmektedir. XVIII. yüzyılın ortalarından XIX. yüzyılın ortalarına değin Osmanlı ulemasının kıyafetlerindeki değişimin neden ve sonuçlarını ele almayı hedefleyen bu çalışma boyunca: Osmanlı ulemasının kıyafet değişimini nasıl karşıladığı? Ulema içindeki yenilikçi, statükocu ayrışmasını nasıl etkilediği? Kıyafet değişiminin modernleşmenin bir “dayatması” mı? Yoksa elitler arası mücadelede bir simge mi olduğu? sorularına cevap aranacaktır. Bunun için, kıyafet esaslarını belirleyen nizamnameler, vakayinameler ve konuyla ilgili araştırma eserler incelenecektir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    The effect of ohmic heating on the quality properties of couscous during cooking

    Sabanci, Serdal; Işık, Erdem; Goksu, Ali; Omaç, Basrı

    Couscous has been widely eaten around the world because it has a low glycemic index, is low in fat, and is simple to prepare. However, it should be cooked before consumption. Therefore, novel heating methods, such as ohmic heating, can be used to cook couscous. This study aimed to investigate the potential use of ohmic heating at a voltage gradient of 17 V/cm to cook couscous and compare it with the conventional cooking method. To determine the effect of ohmic heating and conventional methods on the quality properties (color, texture profile analysis, cooking loss, moisture content, and weight increase (%)) of couscous, samples were cooked in a 0.1% salt solution. The samples were analyzed at different cooking times (4, 8, 12, and 16 min). The results obtained in the present study revealed that the total color difference also increased with an increase in cooking time. In addition, similar trends were observed for cooking loss, moisture content, and weight gain. Furthermore, the couscous samples treated with ohmic heating and conventional heating methods were completely cooked after 12 minutes. Overall, compared to the conventional cooking method, the ohmic heating process did not induce any negative effects on the quality parameters of couscous.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye İç Piyasasında Ulusal Çimento Talebinin Yapay Sinir Ağları ile Tahmini

    Tüzüntürk, Selim; Eteman, Fatma Sert

    Bu çalışma, Türkiye’de ulusal çimento talebini tahmin etme problemi ile ilgilidir. Türkiye’nin yurt içi çimento talebinin gelecekte ne kadar olacağına ilişkin araştırma sorusuna cevap bulmak amacıyla tasarlanana bu çalışmanın birinci amacı, Türkiye’nin yurt iç çimento talebinin YSA ile tahmin edilmesidir. Bu çalışmanın ikinci amacı, Türkiye’nin gelecek dönemde gerçekleşecek olan ancak henüz gerçekleşmemiş yurt iç çimento talebinin YSA ile öngörülmesidir. Bu çerçevede, öncelikle mevcut iç talep değerleri Ocak 2017 ve Kasım 2022 arasındaki dönem için Yapay Sinir Ağları Yöntemi kullanılarak tahmin edilmiştir. Böylece, gerçek değerlerle tahmin edilen değerler karşılaştırılmıştır. Tahmin değerleri ile gerçek değerler birbiri ile tutarlı bulunmuştur. Daha sonra, yine Yapay Sinir Ağları Yöntemi kullanılarak Aralık 2022 ve Aralık 2023 arasındaki dönemin öngörüsü yapılmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    The Tiny Pleurocarpous Moss Platydictya jungermannioides (Brid.) H. A. Crum in Türkiye

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay; Keskin, Ali; Aslan, Züleyha; Çulha, Harun

    In this study, Platydictya jungermannioides, a rare moss species, was recorded for the second time from Türkiye and reported for the third time from Southwest Asia. The present study provides a detailed description of the species, collected from the Bolkar Mountains, along with photographs. Additionally, the ecology and distribution of Platydictya jungermannioides in Türkiye are discussed.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    İstanbul Sözleşmesi Tartışmalarında Açık Muhalefetten Zemin Kaydırmaya Farklı Tutumlar: Sabah ve Sözcü Örnekleri

    Kenes, Hatice

    Bu çalışmada İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme süreci, toplumda oluşan iki farklı özne konumunu (karşıtlık ve destek) görünür kılabilecek farklı ideolojik konumdaki iki medya kuruluşu üzerinden incelenmektedir. Çalışma kapsamında Sabah ve Sözcü’nün web sitelerinde 20 Mart 2021- 1 Temmuz 2021 tarihleri arasında yayınlanan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili haberler taranmıştır. İstanbul Sözleşmesi’ni konu edinen 41 haber Sözcü’den, 16 haber ise Sabah’tan elde edilmiştir. Haberler konularına göre temalara ayrılmıştır ve haber metinleri eleştirel söylem analizi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda Sabah’ın neredeyse tüm haberlerinde görünür olan İstanbul Sözleşmesi’nin “Türkiye'ye zarar verdiği” söylemi Sözcü’de de farklı gerekçelerle ortaya çıkmıştır. Öte yandan Sözcü’de sözleşmeden çekilmeye yönelik tepkileri görünür kılan haberlerin olması Sözleşme savunusuna aracılık etmekle birlikte LGBTİ+ öznelere dair hak odaklı tek bir haberin olmaması, LGBTİ+’ların görünmez kılınması nedeniyle Sözcü’nün de hâkim cinsiyet rejiminin kodlarıyla hareket ettiğinin işareti olarak okunmuştur. Bu sonuçlar her iki gazetenin hâkim cinsiyet rejimi içinde üstü örtük işbirliğine de işaret etmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Investigation of the Effects of Ghrelin and Kisspeptin Levels in Liver Tissue of Rats Fed with High Fructose Diet -A Histological Study

    Özay, Yusuf; Güler, Osman; Türk, Ahmet; Karadag, Abdullah; Zencirci, Büşra

    Purpose: High fructose corn syrup (HFCS) is used commonly in the food industry and has been associated with various diseases including obesity, diabetes and fatty liver. Ghrelin, an orexigenic hormone with widespread receptors in many tissues, exerts various central and peripheral effects. Food intake may reduce its synthesis. Kisspeptin plays a major role in reproductive hormones and its receptors are expressed in tissues with high metabolic activity, such as the liver. This study aims to investigate the effects of HFCS consumption on liver tissue and its relationship with Kisspeptin and Ghrelin levels. Materials and Methods: Fourteen adult male Wistar albino rats, aged eight to ten weeks, were used in this study and divided into two groups; Control and HFCS (n=7). Tumor Necrosis Factor-alpha (TNF-α), Ghrelin, and Kisspeptin levels in the liver tissues of the rats were measured using an immunohistochemical method and subsequently analyzed through histoscoring. Results: Our data revealed a significant increase in Kisspeptin, Caspase 3, and TNF-α levels and a decrease in Ghrelin levels in the HFCS group compared to the Control group. Conclusion: In conclusion, our study demonstrates, for the first time, changes in liver Kisspeptin levels induced by a high fructose diet. Furthermore, the consumption of HFCS in food led to inflammatory activation, tissue damage, and reduced Ghrelin levels.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türk Savunma Sanayinin İhracat Rekabet Gücünün Belirlenmesi

    Ates, Erdem

    İç ve dış güvenliğin sağlanması, egemen bir devletin en temel işlevidir. Savunma sanayi sektörü, bir ülkede güvenlik hizmetinin sağlanması için gerekli olan her türlü araç ve gereç üretimiyle uğraşan sanayi kolu olarak tanımlanabilir. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde başlamakla birlikte, özellikle Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye, yerli ve milli savunma sanayini kurma yönünde adımlar atmıştır. Türkiye’nin 1952’de NATO üyesi olması ile birlikte, gerekli donanımlar büyük oranda dış kaynaklardan sağlanmaya başlanmıştır. İlerleyen dönemlerde Johnson Mektubu olayı ve 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında NATO müttefiki olan ABD’nin Türkiye’ye askeri malzeme ambargosu koyması olayları yaşanmıştır. Bu olaylar Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayine sahip olması gerekliliğini ortaya çıkartmıştır. Çalışmanın amacı; Türk savunma sanayi ihracatının rekabet gücünü analiz etmektir. Analizde, 2000-2020 yılları arasında SITC Rev3 5digit(hane) verileri kullanılmıştır. Analizde; savunma sanayi ile bağlantılı 15 adet ürün ve ürün grupları kullanılmıştır. Bu ürün ve ürün grupları ile Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük Endeksleri (Balassa Endeksleri), Açıklanmış Rekabet Üstünlüğü Endeksleri(Vollrath Endeksleri) ve İhracatta Uzmanlaşma Endeksi (ES) hesaplanmıştır. Sonuç olarak; Türkiye’nin savunma sanayinde dışa bağımlılığının azaldığı ve ihracat yoluyla dünya savunma sanayi ürün pazarından daha yüksek pay almaya başladığı belirlenmiştir. Ayrıca 89114, 89122, 89123, 89131, 89139, 89193 nolu ürün gruplarında Türkiye’nin ihracat rekabet gücünün bulunduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    The Antioxidant Capacities and Antimicrobial Activities of Some Salvia L. Seeds

    Ökkeş; Yılmaz, Okkes; Yilmaz; Kurşat, Murat; Kirbag, Sevda; Civelek, Şemsettin; Emre, Irfan; Sönmez, Pınar Erecevıt; Emre, Mustafa Yunus

    The goal of present study is to find the penolic contents, antioxidant activities and antimicrobial capacities in the seeds of five Salvia L. taxa two of which are endemics (Salvia euphratica var. leiocalycina and Salvia euphratica var. euphratica). The flavonoid and phenolic acid are determined by using HPLC while the antioxidant activities are determined based on different methods. Also, the antimicrobial activities of some Salvia species are determined by using the well agar method. The current study found that the studied Salvia species have low flavonoid. It has been found that Salvia euphratica var. euphratica has high vanillic acid, ferulic acid and rosmarinic acid among the studied taxa. Similarly, it has been found that Salvia euphratica var. euphratica has high DPPH and ABTS radical scavening capacity in all concentrations. It has been also found that Salvia euphratica var. euphratica has highest total phenolic content (372,63±0,87 µgGAE/mg) whilst Salvia tricholoda has low total phenolic content (46,41±1,71 µgGAE/mg). In addition, this study demonstrated that Salvia tricholoda has lowest metal chelating activity (37,35±0,51%). Furthermore, present study found that the lipid peroxidation levels of the studied Salvia taxa are between 18,21±0,37 mg/kg and 21,03±0,22 mg/kg while it has been found that the antibacterial properties of the Salvia taxa under study are altering.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Reklam güvenirliği ve reklama yönelik tutum bağlamında sosyal medya okuryazarlık becerilerinin incelenmesi

    Coskun, Engin; Şener, Betül Çepni

    Günümüzde sosyal medya belirli bir teknoloji hizmeti olmanın ötesinde insanların yaşamlarının büyük bir bölümünü geçirdiği dijital yerlerdir. Bu bağlamda ele alındığında insanların kullanıcı olarak sosyal medya platformlarında ne yaptıklarını ve bu ortamları ne kadar bilinçli bir şekilde değerlendirdikleri oldukça önem taşımaktadır. Bugüne kadar çoğunlukla bilgi paylaşımı için kullanılan sosyal medya platformları artık pazarlama ve reklam aracı olarak da işletmeler tarafından sıklıkla kullanılmaktadır ve işletmeler söz konusu platformları genellikle de çevrimiçi ağızdan ağıza (E-WOM) iletişimi tanıtım faaliyetlerinin bir formu olarak görmektedir. Dolayısıyla sosyal medya içeriklerinin kullanıcılar tarafından nasıl okunduğu ve kullanıldığı, biliş düzeyleri reklam uygulayıcıları için önem arz etmektedir. Kullanıcılar olarak tüketiciler tarafından dijital temelli sosyal medya platformlarına yaklaşım şekilleri onların bu platformlarda yapılan reklamlara olan güvenleri ve tutumları üzerinde etkilidir gerçeği yadsınamaz. Bu araştırmada sosyal medya okuryazarlığı becerilerinin reklam güvenirliği ve reklama yönelik tutum üzerindeki etki düzeyi irdelenecektir. Bu bağlamda araştırmada nicel araştırma yöntemi benimsenmiş olup nicel yöntemin alt kategorilerinden biri olan tarama araştırması modeline başvurulmuştur. Araştırma bulguları sosyal medya okuryazarlığının alt boyutları olan gizlilik ve algoritmik farkındalığın ve teknik yeterliliğin reklam güvenirliğini; reklama yönelik tutum üzerinde ise gizlilik ve algoritmik farkındalığın etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Dolayısıyla reklam uygulayıcılarına, sosyal medya platformlarında gizlilik ile ilgili seçenekleri kullanıcıların algılayacağı şekilde düzenlemeleri, bu konuda açıklayıcı ve şeffaf olmaları önerilmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Investigation of Structural, Morphological and Magnetic Properties of Equi-molar Fe-Si-Cu/Nb (at.%) Nanocrystals Synthesized by Mechanical Alloying

    Simsek, Tuncay; Güler, Seval Hale

    In this study, equimolar nanocrystalline Fe-Si-Cu (at.%) and Fe-Si-Nb (at.%) alloys were synthesized under an Argon atmosphere by a mechanical alloying method. Experimental parameters were determined as 350 rpm, 10:1 BPR, 120 hours. Phase structures of the synthesized alloys were investigated by X-Ray diffractometry, morphology and elemental analyzes were investigated by SEM-EDS, and magnetic properties were investigated by vibrating sample magnetometer (VSM) technique at room temperature. The crystallite size of the Fe-Si-Cu alloy was found to be 102.3, 22.5, 15.9 and 8.6 nm at the beginning of grinding, after 30, 60 and 120 hours grinding, respectively, and the lattice strains were 0.164%, 0.510%, 0.672% and 1.165%, while the Fe-Si-Cu alloy For the Nb alloy, the crystallite sizes were calculated as 140.8, 42.9, 16.8 and 7.8 nm, and the lattice strains were calculated as 0.134%, 0.301%, 0.639% and 1.271%. According to the magnetism results, the saturation magnetization (Ms) of the Fe-Si-Cu (at.%) alloy was found to be 3146 emu/g, while the saturation magnetization of the Fe-Si-Nb (at.%) alloy was found to be 8.91 emu/g. It was determined that Nb addition to the Fe-Si alloy system caused an increase in the coercivity values.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Demokrat parti döneminde Türkiye dış politikasının Elâzığ basınındaki yansımaları

    Durmuş, İrfan

    Bu çalışma, siyasi tarihimizde ve çok partili yaşama geçişte büyük bir öneme sahip olan Demokrat Parti’nin (DP) iktidarda olduğu dönemdeki dış politikalarının Elâzığ basınında yansımalarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında 1950-1960 dönemlerini kapsayan Elâzığ basınının önemli gazeteleri taranmıştır. Elâzığ’ın o dönemdeki önemli yazılı basın kaynaklarından Uluova, Turan ve Elâzığ gazetelerinden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Araştırma çerçevesi Elâzığ ilinde yayımlanan yerel gazeteler, DP hükümetinin dış politikaları hakkında yayınlanmış haberler ve araştırmacının yorumundan oluşmaktadır. Çalışma kapsamında 1950-1960 yılları arasında yayına devam eden gazeteler incelenmiş olup 1200 civarında DP ile ilgili haber ve yazılı belgeye rastlanmıştır. Nitel vaka analizi yönteminin benimsendiği çalışma sonucunda, Elâzığ basının DP iktidarının dış siyasetteki uygulamalarını yakından takip ederek dış politikadaki gelişmelere haber içeriklerinde geniş yer verdiği görülmüştür.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele