Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(34)
- Serdar, Osman(33)
- Utku, Anıl(21)
- Batan, Nevzat(20)
- Dal, Murat(19)
- Kutlu, Banu(19)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(17)
- Benzer, Fulya(15)
- Ezer, Tülay(15)
- Altı, Aziz(14)
- Dal, Nursel Alp(14)
- Karatay, Gülnaz(14)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Aydin, Rahmi(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aksu, Önder(12)
- Aslan, Alper(12)
- Gürarslan Baş, Nazan(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Cuşa, Hasan(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Kocabaş, Mehmet(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Erata, Hüseyin(10)
- Işık, Erdem(10)
- Kahraman, Gökhan(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Topal, Murat(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Acun, Serdar(9)
- Akgül, Melek(9)
- Danabaş, Durali(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Koç, Ali(9)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ2Effects of fenugreek and shatavari on vasomotor and hormonal balance in ovariectomized rats
Erten, Füsun; Er, Beşir; Orhan, Cemal; Morde, Abhijeet A.; Padigaru, Muralidhara; Şahin, Kazim
Trigonella foenum-graecum L. (fenugreek, TFG) and Asparagus racemosus Willd. (shatavari, AR) have been extensively used in Ayurvedic, Unani, and traditional folk medicine to support women’s health. TFG seeds are traditionally employed as galactagogues and hormonal modulators, while AR roots are valued as rejuvenating tonics with phytoestrogenic activity, prescribed for menopausal complaints and reproductive well-being. Both plants also exhibit antioxidant and hepatoprotective effects, suggesting their potential as safe, nonhormonal alternatives to conventional hormone replacement therapy. This study investigated the dose-dependent effects of TFG and AR, administered individually or in combination, on vasomotor symptoms, hormonal balance, oxidative stress, and neuroendocrine markers in an ovariectomized (OVX) rat model of menopause. Adult female rats underwent bilateral ovariectomy and were randomized into eight groups: Control, OVX, OVX+TFG (30 and 60 mg/kg), OVX+AR (30 and 60 mg/kg), and OVX+TFG/AR combinations. Treatments were administered orally for 8 days. Tail, core, and skin temperatures were recorded to assess thermoregulation, while blood and tissue samples were analyzed for hormone levels, oxidative stress, and molecular markers. OVX rats showed classical menopausal alterations, including increased follicle-stimulating hormone, luteinizing hormone, cortisol, and malondialdehyde, and decreased 17β-estradiol, progesterone, dopamine, and antioxidant enzymes, along with dysregulated neuroendocrine markers. All treatments partially reversed these changes, while the high-dose combination (TFG/AR 60 mg/kg each) demonstrated the most pronounced effects, normalizing hormone levels, reducing hot-flash-like temperature fluctuations, restoring antioxidant activity, downregulating neuroendocrine markers (c-FOS, GnRH, Kisspeptin, NKB, and TRPV1) expression, and elevating brain-derived neurotrophic factor levels (p < 0.05). High-dose combined supplementation of TFG and AR effectively alleviates vasomotor disturbances, restores hormonal and oxidative balance, and modulates neuroendocrine pathways in OVX rats. These findings validate their traditional use and highlight their potential as safe phytoestrogen-based, nonhormonal alternatives for the management of menopausal symptoms, warranting further clinical evaluation.
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ4Oxidative Stress Response to Zinc Oxide, Copper Oxide and Iron (III) Oxide in Gammarus pulex; [Gammarus pulex'te Çinko Oksit, Bakır Oksit ve Demir (III) Oksit'e Karşı Oksidatif Stres Tepkisi]
Aydin, Ayşe Nur; Çiçek Çi̇Men, Işıl Canan; Serdar, Osman
Nanoparticles (NPs) are increasingly used across various fields of science and technology, including food science from crop harvesting to final food consumption. With their widespread application in daily life, the environmental effects of nanoparticles have become an important area of academic investigation. In this study, Gammarus pulex species was selected as research material/bioindicator species to investigate the effects of zinc oxide (ZnO), copper oxide (CuO), and iron(III) oxide (Fe2O3) on aquatic life. To conduct the experiments, separate setups were established for each of the nanoparticles (ZnO, CuO, and α-Fe2O3). Following ten organisms for each concentration group (10, 20, and 40 ppm) with corresponding control groups, exposures were performed for 24 and 96 hours. Samples were collected at both time points and biochemical analyses were conducted using homogenization procedures. The results were evaluated statistically. According to the findings, SOD activity increased significantly after exposure to ZnO, CuO, and Fe2O3. CAT activity did not show any change under ZnO NP exposure, whereas a decrease was observed under CuO and Fe2O3 NP exposures. However, a significant increase in TBARS levels and a significant increase in GSH levels were observed following nanoparticle exposure. Based on the study data, exposure to ZnO, CuO, and Fe2O3 appears to induce oxidative stress in G. pulex.
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ4Impact of Basalt Powder on the Physical, Fresh, Hardened and Microstructural Characteristics of Granulated Blast Furnace Slag-Based Alkali-Activated Mortars
Yön, Merve Şahin; Cemalgil, Selim
In this study, the workability, mechanical and physical aspects of alkali-activated mortar (AAM) containing basalt powder (BP) and granulated blast furnace slag (GBFS) were investigated. For the experimental study, alkali-activated mortars (AAM) containing BP at 8%, 16%, 24%, 32% and 40% substitution rates for GBFS were developed. Mortars were synthesized with a sodium silicate/sodium hydroxide ratio of 3.0 for the binder materials and a 0.45 alkali activator-to-binder ratio. The flow diameters of the fresh mortars prepared using 40x40x160 mm molds were determined according to the European Federation of Experts in Construction Chemicals and Concrete Systems (EFNARC) standard. The fresh AAMs were wrapped in stretch film to prevent evaporation and then kept in an oven at 60°C for 48 hours. The cured samples were evaluated for their mechanical strengths at 3 and 28 days, freeze-thaw effects after 33 and 100 cycles, and microstructures after 100 cycles. According to the results, using 40% BP instead of GBFS caused a decrease of approximately 15.08% in 28-day compressive strength compared to the reference sample (100% GBFS). G100 showed a minimum porosity of 15.81% and a water absorption rate of approximately 7.3%. The G60B40 mixture had the highest sorptivity capacity with 5.29x10-3 cm/s0.5, while the G100 mixture showed the lowest capacity with 3.88x10-3 cm/s0.5. After 100 freeze-thaw cycles, the G60B40 sample had the largest strength loss of 61.61%, while the G100 sample showed the lowest strength loss of 9.89%.
AtıfScopus1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Kuzgun Barajı’nda (Erzurum) Yaşayan Squalius semae Turan, Kottelat & Bayçelebi, 2017 Türünün Kas Dokularındaki Yağ Asidi Kompozisyonunun Belirlenmesi
Özçiçek, Esin; Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz; Ökkeş; Yılmaz, Okkes; Yilmaz; Ozmen, Gorkem Kirmizikaya
Bu çalışmada, Kuzgun Barajından yakalanan Squalius semae kas dokusundaki yağ asidi profili, gaz kromatografisi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, 9 doymuş yağ asidi (SFA), 10 tekli doymamış yağ asidi (MUFA) ve 7 çoklu doymamış yağ asidini (PUFA) içeren toplam 26 yağ asidi tespit edilmiştir. Sonuçlarımız kas dokusundaki çoklu doymamış yağ asitlerinin (PUFA) (%46,49) doymuş yağ asitlerine (SFA) göre daha yüksek oranda bulunduğunu göstermiştir ve bunu MUFA'lar (%28,01) ve SFA'lar (%25,5) izlemiştir. Palmitik asit (C16:0) (%16,19) ana doymuş yağ asidiyken, dokosaheksaenoik asit (DHA, C22:6 n−3) (%13,75) ile eikosapentaenoik asit (EPA, C20:5 n−3) (%12,18) ana çoklu doymamış yağ asidi olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, S. semae besin açısından insan tüketimi için değerlidir ve tüketici tarafından alternatif besin kaynağı olarak tüketilebilir.
- MakaleAçık Erişim2025II. Abdülhamid Devrinde Ölü Doğmuş Bir Rum Cemiyeti: Cemiyet-i Mezhebiye
Alp, Ruhat
Modernitenin geleneksele meydan okuyuşunda işlevsel bir öğe olan ve Fransız İhtilali ile evrensel bir mesaja dönüşen ulusçuluk, mevcut siyasal yapı ve statükoları dönüştürmüş, Osmanlı gibi geleneksel imparatorluklar bu kavramın etkisiyle tedrici bir parçalanma süreci içerisine girmişlerdir. Yunan/Rum tebaayı da etkisi altına alan bu akım, kadim Osmanlı birlikte yaşama kültürünün de bir bakıma sonunu getirmiştir. Kaldı ki Yunan ulusçuluğu yapısı itibariyle irredentist, yani kültürel veya tarihi bağ kurulan toprakları geri almayı hedefleyen bir harekettir. Dolayısıyla, 19. yüzyıl Yunan ulusçularının Osmanlı Rumlarının yaşadığı topraklara yönelik taleplerine karşı Osmanlıların savunma refleksleri geliştirdiği de bir dönemdir. Yunan ulusçuları, davaları için cemiyetleri dahi araçsallaştırmışlardır. Osmanlı Rumlarının kurduğu birçok cemiyet, toplumsal faaliyetler kisvesi altında ulusçuluğun kaleleri haline gelmiş ve devleti oldukça uğraştırmıştır. Çalışmamızın konusu olan Cemiyet-i Mezhebiye, 2. Abdülhamid döneminde, İstanköy Adası’nda, tam da böyle bir konjonktür içerisinde doğmuştur. Cemiyet bir zanaat ve esnaf cemiyeti kimliğiyle ve daha çok Rumlara yönelik bir imajla ortaya çıkmıştır. Cemiyete, Abdülhamid bürokrasisi şüpheyle yaklaşmış ve nihayetinde cemiyetin faaliyetlerine izin verilmemiştir. Bu çalışmada, Cemiyet-i Mezhebiye’nin kanunnâmesine dayanarak kurumsal kimliğine ve işleyiş mekanizmalarına dair veriler ortaya konulacağı gibi ulusallaşma ve cemiyetleşme olguları ekseninde, cemiyetin kuruluşuna neden izin verilmediği sorusunun da cevabı aranacaktır. Bu itibarla Osmanlı topraklarında ölü doğmuş bir cemiyetin tarihsel serüveni, çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Çocuk Görüşme Merkezleri: “Yararlanıcıların Perspektifinden Bir İnceleme”
Akgül, Ceylan Sülü; Berk, Cansu
Sosyal hizmet uygulamaları açısından çocuğun üstün yararını gözeten, ebeveynlerin ve çocukların iyilik halini ve refah düzeyini arttıran, çocuğun temel haklarını koruma altına alan Çocuk Görüşme Merkezleri (ÇGM) sosyal hizmet alanında 2022 yılı Nisan ayından beri uygulanmaktadır. Bu çalışma kapsamında Çocuk Görüşme Merkezlerinden hizmet alan 10 ebeveyn ve 1 birinci derece yakın (anneanne) ile derinlemesine görüşmeler yapılarak elde edilen bulgular MAXQDA programı ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular hizmetten yararlanan bireylerin; Hizmet Hakkındaki Düşünceleri-Eski Eşle Karşılaşmamak, İcra Yoluyla Çocuğun Alınmaması, Kurum Adı ve Kurum Tarafından Aranmak, Hizmeti Nasıl Öğrendikleri, Hizmete Başvurma Nedenleri, ÇGM’ ye İlişkin Değerlendirmeleri- Olumlu Yanlar, Görev Yapan Personel, Fiziki Yapı, ÇGM’nin Çocuk ve Ebeveyn Üzerindeki Etkisi- Ebeveynler/Çocuklar Üzerindeki Etkisi ve Öneriler ana tema ve alt temalarına ayrılarak tematik analiz yöntemiyle deşifre edilmiştir. Elde edilen bulgularda hizmetin olumlu yanları bilhassa eski eş ile karşılaşmama, mahkeme tarafından belirlenen gün ve saatlerde çocuğu düzenli olarak görebilme, çocuğu diğer ebeveynden görevli uzman aracılığıyla güvenli bir ortamda alma ve çocuğun üstün yararını göz ardı eden icra uygulamasının son bulması yönündeki anlatılar öne çıkmıştır. Gerek hizmetin Türkiye için yeni olması gerekse de hizmetten yararlanan ebeveynler perspektifinden kaleme alınan ilk eser olması nedeniyle bu çalışmanın alana önemli bir katkı sağlayacağı ve büyük bir boşluğu dolduracağı düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Fen bilgisi öğretmen adaylarının biyolojik çeşitlilik konusundaki farkındalık ve davranışları: Ölçek geliştirme çalışması
Karakaya Cirit, Didem; Turkoglu, İsmail; Özyurt, Zeynep
Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının biyolojik çeşitlilik konusundaki farkındalık ve davranış düzeylerini belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmektir. Araştırmacı tarafından ilgili alan taraması yapılarak ölçme aracı için 60 maddelik madde havuzu belirlenmiştir. Alan uzman görüşü alındıktan sonra, madde sayısı 56 maddeye indirilerek yeniden düzenlenmiştir. Hazırlanan ölçek iki devlet üniversitesindeki 280 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliği için açımlayıcı faktör analizi yapılmıştır. “Biyolojik Çeşitlilik Farkındalık Ölçme Aracı” (BÇFÖA), yapılan açımlayıcı faktör analiziyle 24 madde olarak, “Biyolojik Çeşitlilik Davranış Ölçme Aracı” (BÇDÖA) ise yapılan açımlayıcı faktör analiziyle 25 maddelik son halini almıştır. Güvenirlik çalışması sonrasında da BÇFÖA’nın genel cronbach alfa katsayısının .72 olduğu, BÇDÖA’nın geneli için cronbach alfa katsayısının .75 olarak bulunmuştur. Tüm bu çalışmalar sonrasında biyolojik çeşitlilik farkındalık düzeylerini ölçmek için 6 alt boyutta hazırlanmış 24 maddeden oluşan ölçek ve biyolojik çeşitlilik davranış düzeylerini ölçen 7 alt boyutta hazırlanmış 25 maddeden oluşan 5’li likert türü ölçek geliştirilmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025New Record of the Melanopsis buccinoidea (Olivier, 1801) from two streams of Mersin (Türkiye) with Evaluation Some Morphometric Parameters
Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz
In this study, some biometric characteristics of the freshwater snail Melanopsis buccinoidea (Olivier, 1801) were determined in Koca Stream and Bayat Stream (Mersin, Türkiye). Weight (W) (g), shell length (SL) (mm), shell width (SW) (mm), aperture length (AL) and width (AW) (mm) measurements were made on the samples taken from different stations. Morphological relationships were determined by multivariate statistical evaluation. The highest values in terms of shell length and weight were determined to be 16.53±3.67 mm and 0.47±0.23 g, living in Koca Stream. The largest shell length measured in the samples was 21.93 mm and the aperture width was 10.62 mm. The results were analyzed using Principal Component Analysis (PCA), a versatile statistical technique employed to explore the relationships between variables and account for a significant portion of the dataset. Samples taken from different stations showed a strong relationship between aperture width and spir height.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Pandemi Döneminde Hemşire Ebeveynin Çocuğu Olmak: Nitel Bir Çalışma
Durmaz, Yadigar Çevik; Kuzu, Ayşe; Öztürk, Pınar Çiçekoğlu
Amaç: Bu çalışma hemşire ebeveynlerin çocuklarının COVID-19 pandemi algısı ve pandemi dönemindeki deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni kullanılarak yapılan bu çalışma, 1 Ocak–1 Mart 2021 tarihleri arasında pandemi sürecinde çalışan, 3-7 yaş grubunda çocuğu olan hemşireler ve onların çocukları ile gerçekleştirilmiştir. Ebeveynlere kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmış 23 ebeveyn-çocuk çifti (23 ebeveyn ve 23 çocuk) ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmanın verileri ebeveynler ve çocuklar için geliştirilmiş yarı yapılandırılmış formlar aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2022 bilgisayar programı kullanılmıştır. Bulgular: Ebeveynler ve çocuklarla yapılan görüşmeler sonunda iki ana tema belirlenmiştir. Birinci tema olan değişen ebeveyn çocuk ilişkisi, pandemiden önce ebeveyn çocuk ilişkisi ve pandemiden sonra ebeveyn çocuk ilişkisi olmak üzere iki alt temadan oluşmaktadır. İkinci tema olan pandeminin çocuklar üzerindeki etkileri ise çocuklar için koronavirüsün anlamı, ebeveynin gözünden çocukların yaşamında korona virüs, çocukların yetkililerden isteği ve ebeveynlerin gözünden çocukların duygu ve davranışları olmak üzere dört alt temadan oluşmaktadır. Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda, pandemi döneminde çocukların hemşire ebeveynleri ile geçirdiği zamanın azaldığı, ilişkinin şeklinin değiştiği ve çocukların duygu ve davranışlarında olumsuz değişimler meydana geldiği belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Avrupa birliği ülkelerinin iş yapabilme kolaylığının çok boyutlu ölçekleme analizi ile incelenmesi
Veysikarani, Dilek; Özel, Sibel Örk
İş yapabilme, küresel ekonomiye sağlayacağı olumlu etkiler nedeniyle politika yapıcılar için öncelikli bir konu haline gelmektedir. Yatırım sermayeleri ve girişimcilerin artan hareketliliği de bu önceliğin önemini daha da artırmaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmada, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin iş yapabilme seviyelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, 2021 yılına ait İş Yapma Kolaylığı Endeksi verileri Dünya Bankası'ndan alınarak kullanılmıştır. Çalışmada, AB üyesi ülkelerin İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nin alt boyutlarına göre benzerlikleri ve farklılıklarını belirlemek amacıyla Çok Boyutlu Ölçekleme analizi yapılmıştır. Bu analiz sonucunda, endekse göre en çok homojenlik gösteren değişkenlerin "İşe Başlama" ve "Vergi Ödemesi" olduğu belirlenmiştir. Ülkeler arasında ise en çok benzerlik gösterenlerin Almanya, Danimarka, Estonya ve Litvanya olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, AB üyesi ülkelerin iş yapabilme kolaylığı açısından bazı ortak özelliklere sahip olduğunu, ancak yine de belirli farklılıkların mevcut olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Determination of Toxic Effect of Gamma Cyhalothrin in Dreissena polymorpha by Some Biomarkers
Parlak Ak, Tuba; Aydın, Ayşe Nur; Serdar, Osman
In this study, the effects of pesticides on the freshwater mussel Dreissena polymorpha, a non-target organism, were aimed to be determined through biochemical responses. For this purpose, first, the acute toxicity value (LC50) of Gamma Cyhalothrin (GCH) pesticide on D. polymorpha was determined by standard static method and the LC50 value was calculated as 13.64 mg/L using probit analysis. Then, superoxide dismutase (SOD), glutathione peroxidase (GPx), catalase (CAT) activities, malondialdehyde (MDA) and glutathione (GSH) level responses of D. polymorpha organism exposed to GCH sublethal concentrations for 24 and 96 hours were determined. In addition to biochemical biomarkers, histopathological responses were evaluated. In conclusion, this study demonstrated the abilities of GCH pesticides to induce oxidative stress. Moreover, MDA, GSH levels, SOD, CAT, GPx activities and histopathological responses could be used as an effective biomarker in D. polymorpha.
- MakaleAçık Erişim2025The Relationship between Copper Tolerance and Antibiotic Susceptibility of Vagococcus salmoninarum Isolated from Kılavuzlu Dam Lake
Gokhan, Haci Bayram; Ispır, Ünal; Özcan, Mikail; Şeker, Engin
The contamination of aquatic ecosystems by heavy metals has been identified as a significant environmental hazard for aquatic animal species, including fish. The objective of this study was to investigate the tolerance of Vagococcus salmoninarum bacteria to copper and the impact of copper exposure on antibiotic susceptibility. The bacterial isolates, comprising six strains, were obtained from rainbow trout reared in cage culture at Kılavuzlu Dam Lake. The initial assessment of antibiotic susceptibility was conducted using the Kirby-Bauer disc diffusion method, which was subsequently validated through the determination of minimum inhibitory concentration (MIC). The broth microdilution method was employed, with the bacterial isolates exposed to concentrations of copper sulphate ranging from 0.1 to 1 mM. The resistance to multiple antibiotics was altered to be significantly altered following exposure to copper sulphate. The minimum inhibitory concentration (MIC) value of copper was observed to be 0.4 mM against V. salmoninarum. It was noted that V. salmoninarum, which has been exposed to copper in its natural environment, has developed the capacity to withstand stress and has undergone a change in its physiological status.
- MakaleYalnız künye2025Tarihsel Anlayışın Diyalektik Dokusu: Çağdaş Hermenötikte Collıngwood’un Soru Ve Cevap Mantığı
Özpolat, Gürhan; Tural, Ali Can
Robin George Collingwood, tarihsel bilginin dinamik ve öznel doğasını kabul ederek, doğa bilimlerinden farklı bir tarihsel metodolojinin gerekliliğini vurgulamıştır. Onun felsefesi, tüm insanlık tarihinin temelde insan düşüncesinin ve öz farkındalığının tarihi olduğunu ileri sürer. Collingwood, tarihsel aktörlerin düşüncelerini ve niyetlerini yakalama çabasında, geçmiş olayların “dışı” ve “içi” arasında ayrım yapar. Ona göre, tarihçinin rolü sadece olayları kaydetmenin ötesine geçer; ilgili soruları formüle ederek geçmiş düşünceleri zihinsel olarak yeniden canlandırmayı içerir. Bu makale, Collingwood'un felsefesinin tarihsel kavrayış üzerindeki derin etkisini, özellikle de “soru ve cevap mantığı” olarak bilinen yaklaşımı aracılığıyla incelemektedir. Bu yöntem, tarihsel anlayışın temeli olarak sorular ve cevaplar arasındaki etkileşimin altını çizmektedir. Soru ve cevap mantığı, önermeler ve sorular arasındaki karmaşık bağı vurgulayarak geleneksel mantığa meydan okur ve böylece tarihsel sorgulamada anlam, hakikat ve anlayışı yeniden tanımlar. Ayrıca makale, bu yaklaşımı hermenötik gelenek içerisinde analiz ederek, anlamanın süregelen ve sonsuz doğasını ele almaktadır. Heidegger'in döngüsel hermenötik anlayışıyla paralellikler kurarak, tarihsel yorumlamanın ve tarihsel anlam arayışının dinamik, diyalektik ve diyalojik doğasını vurgulamaktadır. Özetle, bu çalışma Collingwood'un çağdaş hermenötik üzerindeki etkisini incelemekte ve tarihsel yorumlama ve insan anlayışında soru ve cevap mantığının geçerliliğini yeniden teyit etmektedir.
- MakaleYalnız künye2025Üniversite Öğrencilerinin Sürdürülebilir Tüketim Davranışı Sergileme Düzeylerinin İncelenmesi
Akgun, Ali Alper; Umud, Habib
Tüketim alışkanlıklarının insanlar ve ekosistem açısından uzun vadede sürdürülebilir olmasını amaçlayan sürdürülebilir tüketim, mal ve hizmetlerin üretilme ve tüketilme biçimlerinde köklü değişiklikleri içeren dönüştürücü eylemlerde bulunulmasını gerektirir. Sürdürülebilir bir yaşam için bireylerin tüketim davranışlarını dönüştürmeyi hedefleyen kurum ve kuruluşların, stratejilerini belirlemeden önce bireylerin sürdürülebilir tüketim davranış düzeylerini belirlemeleri gerekmektedir. Üniversite öğrencilerinin sürdürülebilir tüketim davranışları sergileme düzeylerinin belirlenmesi, genç neslin çevresel bilinçlenme süreçlerine ve gelecekteki tüketim alışkanlıklarına ışık tutma potansiyeline sahip olması açısından oldukça önemlidir. Çalışma, üniversite öğrencilerinin sürdürülebilir tüketim davranışı sergileme düzeylerine yönelik mevcut duruma projeksiyon tutmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında sürdürülebilir tüketim davranışlarının demografik değişkenlerle ilgisi de araştırılmaktadır. Bu doğrultuda Munzur Üniversitesi Aktuluk kampüsünde öğrenim gören ve kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 485 öğrenciden yüz yüze anket yöntemiyle toplanılan veriler, SPSS-21 istatistiki programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular, üniversite öğrencilerinin sürdürülebilir tüketim davranışları sergileme düzeylerinin; yaş demografik faktörü açısından bir farklılık göstermediğini, evli öğrencilerin; bekar öğrencilere göre, lisansüstü öğrenim düzeyine sahip öğrencilerin; ön lisans öğrenim düzeyine sahip öğrencilere göre daha yüksek çevre duyarlılığı ve tasarruf davranışı düzeyine sahip olduklarını göstermektedir. Çalışma, elde edilen bulgular dahilinde, üniversite öğrencilerini sürdürülebilir tüketim davranışına yöneltmek isteyen kurumlara yönelik önerilere yer vermektedir. Çalışma içinde yer alan sonuç ve öneriler, kurumlara geliştirecekleri stratejilerde kullanabilecekleri veriler sağlayabileceği gibi üniversitelere sürdürülebilir kampüs ortamları yaratabilme noktasında da yol gösterici fikirler sunabilecektir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Determination of Oxidative Stress Responses in Dreissena polymorpha Exposed to Rare Earth Elements (Terbium, Lanthanum, Gadolinium and Praseodymium) with Temperature
Serdar, Osman; Aydın, Ayşe Nur
The continuous development of industry pushes people to search for new resources, and for this reason, the usage areas of Rare Earth Elements (REEs) are increasing day by day. Increasing concentrations of REEs, as a result of increased use, create pollution in the environment and harm living organisms. This pollution interacts with increasing temperature and causes more negative synergistic effects of the pollutant in the environment and in the living body. In this study, sublethal concentration values were determined by literature review and the concentration value was determined as 125 mg/L. In the present study tt was aimed to investigate some oxidative stress and antioxidant responses of Terbium, Lanthanum, Gadolinium and Praseodymium REEs in Dreissena polymorpha at 125 mg/L concentration at 3 different temperatures (16, 18, 20 0C) with biomarkers. For this purpose, 24 and 96 hour experimental trial design was created and 7 D. polymorpha were used in each trial group, and the application experiments were carried out with 3 replications. The samples at the end of the experimental phase were stored at -80 degrees Celsius until they were analyzed. In this study, Superoxide dismutase (SOD), catalase (CAT) and glutathione peroxidase (GPx) enzyme activities and glutathione (GSH) and Thiobarbituric acid (TBARS) level biomarker responses were determined by ELISA test microplate reader. CAYMAN brand SOD (Catalog No 706002), CAT Catalog No 707002) and GPx (Catalog No 703102), GSH (Catalog No 703002) and TBARS (Catalog No 10009055) were used in the study. SPSS 24.0 package program one-way ANOVA (Duncan 0.05) was used for the evaluation of biochemical analyzes. According to the study data, statistically significant decreases were observed in SOD and CAT activities in the oxidative stress responses of REEs on D. Polymorpha with increasing temperature, while there was no significant change in GPx activities. It was determined that there were increases in TBARS levels and decreases in GSH levels. It is thought that the temperature factor, application concentration and application time are effective in the formation of these changes. It can be said that temperature change and pollutants cause oxidative stress in organisms and cause cell damage.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Investigating Consumers’ Boycott Behavior in the Context of Israeli-Palestinian Conflict: Social Media, Consumer Animosity and Perceived Efficacy Perspectives
Cevher, Muhammed Fatih
This study aims to reveal the effects of consumer animosity, perceived effectiveness, and social media on consumers' boycott intention. In addition, the study aims to investigate the mediating role of social media in the relationship between consumer animosity and boycott intention and the relationship between perceived efficacy and boycott intention. The study also analyzes whether there are significant differences in the boycott intentions of consumers in seven different regions of Turkey. A total of 749 consumer data from an equal number of consumers in seven different regions of Turkey were analyzed using structural equation modeling and ANOVA tests. The findings of the study show that consumer animosity, perceived efficacy, and social media have a positive effect on consumers' boycott intentions. While the mediating role of social media in the relationship between perceived effectiveness and boycott intentions was observed, the mediating role of social media in the relationship between consumer animosity and boycott intentions was not detected. It also revealed that there is a significant difference between regions in consumers' boycott intentions. The study differs from other studies in that it both investigates the mediating roles of social media variables and analyzes regional differences in the analysis of boycott intentions.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Is the Feldstein-Horioka Puzzle Valid in OECD Countries?
Korkmaz, Özge; Pehlivan, Ceren
Investments and savings are regarded as critical components in the evolution of economic performance. Both are employed to stimulate economic development and growth. Based on international capital movements, the Feldstein-Horioka puzzle investigated the relationship between savings and investment. The validity of the Feldstein-Horioka puzzle was investigated in this investigation for the years 1990-2021, covering OECD countries.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleYalnız künye2025Güncel sanat pratiğinde ev mekânının performatif bir alan olarak heterotopik kurgusu
Baltürk, Betül Buldak
Temelde bir mimarlık nesnesi olan ev, insanı temel alan disiplinler tarafından yapısal niteliğinin yanı sıra hem kültürel hem de fenomenolojik boyutuyla, tarihsel/ güncel bağlamları içinde çokça tartışılan bir niteliğe sahiptir. Günümüz sanatında birbirinden farklı konu ve pratik alan etrafında şekillenen örnekler olarak karşımıza çıkan ev kavramı, bu araştırmada yer verilen sanat yapıtlarından hareketle heterotopya kavramıyla bağlantılı olarak yorumlanmıştır. Fransız düşünür Michel Foucault tarafından geliştirilen heterotopya kavramı, mekânla ilişkili bir kavram olarak bir mekânın içinde barındırdığı farklı unsurların ilişkiselliği temelinden okunmaktadır. Bizlere çok boyutlu bir mekân okuması sunan kavram, araştırma kapsamında ev imgesine yönelik sanat üretim pratikleriyle birlikte ele alınırken nesne, mekân ve kişiler arasında aktif bir iletişimin yer aldığı güncel sanat örneklerine yer verilmiştir. Bu anlamda günümüz sanatçılarından Olivia Erlanger, Alex Da Corte ve Volkan Aslan’ın video ve performans gibi pratiklerin bir arada kullanıldığı üç boyutlu ev-mekân düzenlemeleri, heterotopya kavramının iç içe geçmiş farklı mekânsallıklara açılan yapısı bakımından incelenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Resim sanatının oturma odası
Polat, Şeniz
Bu çalışma, resim sanatında oturma odasını konu edinen eserleri ele almaktadır. Oturma odası, ev içindeki yaşam tarzını yansıtan, aile dinamikleri, misafirlik anlayışı ve günlük etkileşimlerin şekillendiği sosyal bir mekandır. Çalışmada, mimari bir unsur olarak oturma odasının tarihsel sürecine değinilir. Ev içindeki ortak kullanım alanı dinamiklerini konu edinen, Asya’da minyatür resimler ve baskı resimleri; Kuzey'den başlayarak tüm Avrupa kıtası ve dünyadan gündelik hayat resimleri tarihsel bir akış içinde incelenir. Gündelik hayat resmi içinde oturma odası resminin yeri ve önemi tartışılır. Bu çalışma, resim sanatında ev içindeki sıradan durumları ve evdeki gündelik rutinleri konu edinen eserleri çözümlemektedir. Çalışma, resim sanatında oturma odasının sanatsal ifadelerini, toplumsal boyutlarıyla aktarmayı hedefler. Bu çalışmayla oturma odasının günümüzde çağrıştırdığı anlamların, resim sanatındaki karşılıklarını ortaya koymak amaçlanmış ve bu karşılıkların sanattaki önemi değerlendirilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ4Pasif venturi aktüatörlü bir silindir etrafındaki akış: Reynolds sayısı ve hücum açısının etkileri
Seyhan, Mehmet; Firat, Erhan
Bu çalışmanın temel amacı, Reynolds sayısı (Re) ve hücum açısının (α) yeni geliştirilen bir akış kontrol yöntemi olan Pasif Venturi Aktüatör’ünü (PVA) içeren bir silindirin aerodinamik karakteristikleri üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla hem aerodinamik kuvvet ölçümleri hem de hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) benzetimleri gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışmanın Reynolds sayıları Re=28000 ile 80000 arasında değişmektedir. Deneysel çalışmanın hücum açıları α=-30° ile +30° arasında değişmektedir. PVA içeren ve içermeyen silindir için HAD benzetimleri Re=36000 ve α=0°’de gerçekleştirilmiştir. Kuvvet ölçümleri kullanılarak elde edilen bulgular, zaman ortalamalı direnç katsayısı (C_D ) ̅ ile Re arasında oldukça doğrusal bir ilişki olduğunu göstermiştir. α=0° için Re değerinin 28000’den 80000’e arttırılması (C_D ) ̅ değerinde bir düşüşe neden olmuştur. Sonuçlar, test edilen hücum açısı ne olursa olsun, PVA’lı silindirin PVA’sız silindire kıyasla daha düşük bir (C_D ) ̅ sergilediğini göstermektedir. Ayrıca PVA’nın benzer Re aralığında test edilen pasif kontrol yöntemlerine kıyasla çok iyi bir direnç performansı sergilediği de karşılaştırmalı olarak gösterilmiştir.

















