Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Derleme MakaleYalnız künye2018
    Bulanık dematel yöntemi ile hidroelektrik santrallerin işletilmesindeki risklerin değerlendirilmesi

    Kahraman, Gökhan; Yücesan, Melih

    Yenilenebilir enerji alanında sistem kurulumu ve işletimi sırasında meydana gelebilecek çevreselrisklerin büyüklüğünü ve ihtimalini azaltmak çok önemlidir. Risk analiz metotları mühendislikuygulamalarındaki riskin analizi ve azaltılması için yaygın bir şekilde kullanılan karar destek araçlarıkabul edilir. Bu metodların entegrasyonu sayesinde daha yetkin ve verimli açıklamalar ve sonuçlar eldeetmek mümkündür. Bu çalışmada hidroelektrik santrallerde işletme esnasında gerçekleşen hasarlarındeğerlendirilmesinde bulanık DEMATEL (Karar Verme Örneği ve Değerlendirme Labaratuvarı) metoduincelenecektir. DEMATEL metodu neden sonuç ilişkisi içinde muhtemel riskleri tanıtıp analiz etmeimkanı sağlar. Çalışmanın sonuç kısmında belli güvenlik önlemlerini artırma ve riskleri azaltmaihtiyaçlarına dair öneriler yer almaktadır. Bu çalışmanın hidroelektrik santrallerdeki iş güvenliğikonusuna katkı sağlayacağı can kayıplarını ve ekonomik kayıpları azaltacağı öngörülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Cochrane Q Testi ile Farklı Laktasyon ve Farklı Yaşlara Sahip İneklerde Süt Toplam Bakteri Sayılarının Karşılaştırılması

    Çimen, Murat; Ertekin, Özlem; Yilmaz Bozok, Yeliz

    Özet: Araştırmada, hayvan materyali olarak 12 inek kullanılmıştır. Dört farklı yaş grubu (3,4,5 ve 6) ve üç farklılaktasyon dönemi (erken, orta ve geç) oluşturulmuştur. Süt toplam bakteri sayıları için farklı laktasyon ve yaşgrupları arasındaki farklar araştırmada Cochrane Q testi kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma bulgularına göre,farklı laktasyon dönemleri (erken, orta ve geç) ve farklı yaş grupları (3,4,5 ve 6) için ineklerin süt toplam bakterisayıları gruplar arasında istatistiksel olarak farklı değildir. Süt toplam bakteri sayısını etkileyen faktörler iletoplam bakteri sayısı gibi mikrobiyolojik parametreler arasındaki ilişkilerin araştırılması için daha ileri düzeydeçalışmalara ihtiyaç vardır.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Kırmızı biber püresinin verim ve kalitesine mikrodalga ısıtmanın etkisi

    Bozkir, Hamza; Taştan, Özge; Baysal, Taner; Rayman Ergun, Ahsen

    Bu çalışmada kırmızı biber püresinin verim ve kalitesi üzerine konvansiyonel ısıtma tekniğine alternatif olarak mikrodalga ısıtma tekniği uygulanmıştır. Mikrodalga ısıtma uygulaması verim ve çıkış sıcaklığı cevap olacak şekilde yanıt yüzey metodu ile optimize edilmiştir. Mikrodalga ısıtma uygulamasının yanıt yüzey metodu ile optimum koşulları 900 W güç ve 6.52 rpm akış hızı olarak saptanmıştır. Bu optimum çalışma koşullarında verim ve çıkış sıcaklığı %76.76 ve 95 °C olarak bulunmuştur. Konvansiyonel ısıtma uygulaması da mikrodalga ısıtmada ulaşılan aynı sıcaklık derecesinde 95°C ve 9 dk olarak yürütülmüştür. Sonuç olarak mikrodalga ısıtma uygulaması ile verimde %8.07, pektin içeriğinde %17.75, C vitamin içeriğinde %20.6 artış saptanmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Genelleştirilmiş Kenmotsu Manifoldları Üzerinde Concircular Eğrilik Tensörü

    Sari, Ramazan; Turgut, Aysel; Ünal, İnan

    Bu çalışmanın amacı genelleştirilmiş Kenmotsu manifoldları üzerinde concircular eğrilik tensörünün çalışılmasıdır. Concircular düz ve 𝜑-concircular düz genelleştirilmiş Kenmotsu manifoldları incelenmiştir. Ayrıca 𝜑-semi simetrik ve 𝜑-concircular semi simetrik genelleştirilmiş Kenmotsu manifoldları üzerine bazı sonuçlar verilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Betonun Mekanik Özelliklerinin Çarpma Dayanımına Etkisi

    Arıcı, Erdinç; Kaymaz, Kürşat

    Bu çalışmada; betonun mekanik özelliklerinden olan basınç, eğilmede çekme ve yarmada çekme dayanımlarının çarpmadayanımı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda maksimum agrega çapı 4, 8 ve 16 mm, su/çimento(S/Ç) oranı ise 0.50 ve 0.55 olan altı seri numuneleri hazırlanmıştır. Hazırlanan numuneler üzerinde basınç, eğilme,yarma ve Charpy darbe dayanımları belirlenmiştir. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda; betonun mekaniközelliklerini agrega çapındaki artış olumlu etkilerken S/Ç oranındaki artış olumsuz yönde etkilemiştir. Betonun çarpmadayanımındaki değişim de aynı şekilde olmuştur. Fakat çarpma dayanımı S/Ç oranındaki artıştan daha az etkilenmiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Para Kenmotsu Manifoldun Skew Semi İnvaryant Altmanifoldları

    Sari, Ramazan; Ünal, İnan; Aksoy Sari, Elif

    Bu çalışmada para Kenmotsu manifoldlaırn skew semi invaryant altmanifoldları çalışıldı. Bir örnek verildive distribüsyonların integrallenebilirlik şartları elde edildi. Para Kenmotsu space formun bu türaltmanifoldları incelendi ve bazı eğrilik özellikleri elde edildi. Son olarak para Kenmotsu manifoldların birtotal geoedezik skew semi invaryant altmanifoldunun 𝜂-Einstein olduğu ispatlandı.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Investigation of the contact problem for a partial functionally gradedlayer by using finite element method

    Kaya, Y.; Polat, A.; Bora, P.; Bendine, K.; Özşahin, T.ş.

    The difficulty of producing functionally graded materials (FGM) and the fact that they are more expensive than homogeneous materials emerge as an industrial problem. The starting point of this study is to investigate alternative solution methods that will contribute to the mentioned problem. In parallel, the analysis of the contact problem for a layer, which is loaded by a rigid block and resting on the elastic half plane, is presented in this paper. Only the area under the block is considered as FGM, the other parts are considered homogeneous material, unlike the studies in the literature. There is no analytical solution for this study and it is compared with the solution which is completely functionally graded (FG) layer in the literature by using finite element method (FEM). Material properties of the FG layer are defined by the macro added to the ANSYS program. The analysis for the partial FG layer were compared with the completely FG layer analysis as figures and tables, and as a result it was predicted that partial FGM could be used for the static problems and may also be practical applications in the industry.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Prediction and verification of compressive strength of historicalmasonry structures with artificial neural network

    Onat, O.; Yön, B.

    Compressive strength and modulus of elasticity are the key material properties of historical structures to adapt finite element model to obtain correct structural assessment. Generally, modulus of elasticity is adapted by multiplying compressive strength of the material. In this paper, it is aimed to predict compressive strength of historical masonry buildings by using material characteristics and physical characteristics. For this purpose, 21 historical masonry mosques, churches and cathedrals were selected. Unit weight, wall thickness, height of the structure, plan area and modulus of elasticity of the selected 21 historical structures are listed as material characteristics and physical characteristics for using compressive strength prediction. Artificial Neural Network model is used to predict compressive strength of 13 different historical structures. Performance of prediction is verified by using MATLAB among all 34 total historical structures. 0.83 Rsquare is obtained from the prediction model and total prediction performance is obtained from trained data 0.97 and 0.79 from all 34 data by using MATLAB.

  • Proje2018
    Metal ve Metal Oksit Nanopartiküller ile KuantumNoktacıklarının Fitoplankton ve ZooplanktonOrganizmalarda Etkilerinin Araştırılması

    Taştan, Burcu Ertit; Aksu, Önder; Kutlu, Banu; Danabaş, Durali; Ates, Mehmet; Arslan, Zikri

    Nanopartikül (NP) içeren ürünler; tıbbi cihazlar, elektronik, enerji üretimi ve depolanması, sağlık bilimleri ve gıda sektörleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. NP?lerin büyüleyen özelliklerine rağmen, insan ve çevre sağlığına etkileri konusunda çok az şey bilinmektedir. Çünkü nanomateryaller metallerden, metal oksitlerlerden ve yarı-iletken maddelere kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Sucul sistemler ve besin zincirini oluşturan organizmalar antropojenik faaliyetlerden salınan NP?lerin etkileri sebebiyle risk altındadırlar. Bu çalışmada, tatlısu ve deniz suyu ortamında yaşayan birincil üretici fitoplankton türlerinden Selenastrum capricornutum ve Nannochloropsis oculata ile birincil tüketici zooplankton türlerinden Daphnia magna ve Artemia salina metal ve metal oksit NP?lere maruz bırakılarak nanotoksisite testleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan metal ve metal oksit NP?leri (Al, Al2O3, Cu; CuO, Fe2O3, Zn ve ZnO) ile laboratuvarda sentezlenen Ag-NP?leri, CdSe ve PbSe kuantum noktacıklarının karakterizasyonu TEM, DLS, Zeta Potansiyeli, XRD, SEM, FT-IR ve UV görünüm spektroskopisi yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Organizmalarda NP?lere bağlı birikim ve eliminasyon oranın belirlenmesi ICP-MS analiziyle yapılmıştır. Fitoplankton ve zooplanktonlarda NP etkileri faz kontrast mikroskobuyla görüntülenmiştir. Akut toksisite etkileri 24, 48 ve 72 saatlik periyotlar boyunca fitoplankton populasyonunun büyümesi flurometreyle in-vivo chl-a incelenmiştir. Zooplanktonlardaki toksik etkiler, mortalite ve oksidatif stres belirteçlerinden glutatyon (GSH) ve tiyobarbitürat reaktif maddeler (TBARS) testleriyle incelenmiştir. Sonuçlar NP?lerin organizmalar üzerindeki farklı etkilerini göstermekle birlikte, NP?lerin birikim ve eliminasyon oranlarında farklılıklar olduğunu göstermiştir. Organizmadaki birikim NP konsantrasyonuyla artış göstermiştir. NP?lerin metal iyon salınımları, tatlısu ve deniz suyu ortamında farklı olmakla birlikte, herbir NP?ün farklı iyon salınımı gösterdiği gözlenmiştir. NP?lere maruz bırakılan fitoplanktonların yüzeyleri NP?ler ile sarıldığı gözlemlenmiştir. Benzer sonuçlar zooplanktonlarda da gözlemlenmiştir. Oksidatif stres analizlerinde, TBARS değeri D. magna bireylerinde artış gösterirken bazı NP?ler A. salina?da azalmasına neden olmuştur. Benzer şekilde GSH seviyesinde azalma ve artmalar meydana gelmiştir. Organizma tarafından alınan NP?ler bir üst tüketici için tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca fitoplanktonların yüzeylerinin NP?lerle kaplanması, üst besin zincirini oluşturan tüm organizmalar için risk oluşturmaktadır

  • Derleme MakaleYalnız künye2018
    The Effect Of Sun-Language Theory On The Name Of Marıne Vehıcles Accordıng To Archıve Documents

    Yedek, Şahin

    Strengthening the foundations of the Republic of Turkey, one of the important activities carried out within the scope of the work to create nation-states he was also experienced in the alphabet and language. Mustafa Kemal Atatürk wanted to put the Turkish language in the forefront of the Arabic and Persian languages, which had been on the second plenary for centuries. Atatürk, who was aiming to go to the West in science and technology, thought that the local resources in Turkish would be cleverly selected and used, making foreign words unnecessary.In line with this aim, in 1928 the alphabet reinforcement was made to Latin letters, and then language simplification activities were concentrated in the context of Turkish word search activities to keep foreign words on the ground. These studies, which flew in the first half of the 1930s, were slowed down in 1936 by the Sun-Language Theory, which claimed that the origin of all languages was Turkish, and a kind of unnecessary redundancy was put forward. In this study, the effects of the Sun-Language Theory on the maritime sector and maritime transport have been tried to be put forward by taking archive changes as a basis for name changes. 16 etymological evaluations given to marine vessels are given in detail, the name change of 108 sea vehicles is presented in a table.

  • MakaleAçık Erişim2018
    Examination of Mathematics Teacher Candidates' Reasoning Skills on Geometric Shapes in Terms of University and Class Level Variables

    İlhan, Aziz; Aslaner, Recep

    In this study, mathematics teacher candidates' Reasoning Skills on Geometric Shapes are examined in terms of university and class level variables. For this reason, relational survey model was used in the study. The participants of the research are 266 mathematics teacher candidates who are studying at the two universities in Eastern and Southeastern Anatolia regions during the fall semester of 2015-2016. As a data collection instrument, the Reasoning Skill Test on Geometric Shapes (RSTGS) was developed by the researcher. Based on the class levels of the participants, Frequency (f), Percent (%) and Average (𝑋 ̅) values, according to whether the data are homogenously distributed or not are compared to ANOVA, Tukey and t-tests. According to the obtained data, it was found that the reasoning skills of mathematics teacher candidates were moderate in geometrical shapes, this level was found to have a significant difference between some classes, and also the result of showing significant difference according to the university variable. As a result of the findings obtained from the research, it has been suggested that experimental studies involving teaching methods to improve reasoning skill levels on geometric shapes of mathematics teacher candidates can be performed.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex6TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Tunceli’de “öteki” olmak: “öteki”nin, “ötekisi”ne bakışı üzerine bir alan araştırması

    Demir, Murat Cem; Çobanoğlu, Yavuz

    Bu çalışma, farklı nedenlerle Tunceli’de yaşayan ve Tunceliliolmayanlar üzerine yapılmıştır. Çalışmanın temel amacı, bu kişilerin“öteki” olmayı nasıl algıladıkları ile bir “öteki” olarak kentte yaşadıklarısorunları ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bu araştırmanın verileri, 175kişiye uygulanan anket çalışmasından elde edilen sonuçlaradayanmaktadır. Tüm anketler, 2016 yılının Ocak ve Şubat aylarındayapılmıştır. Çalışmanın temel kavramını oluşturan “ötekilik” meselesi,cinsiyet, kimlik, dil, inanç, siyasal görüş, meslek vb. kategorilerde elealınmıştır.Ötekilik ya da ötekileştirme esasen, kimlik, dil, inanç vb.farklılıkların insanlar tarafından sıradanlaştırılması, belli bir süre sonrabu farklılıkların doğal, kalıcı, içkin farklılıklarmış gibi algılanmasınadayanır. Üstelik her kimliğin, bir toplumsal süreç sonucunda ortayaçıktığını, kültür aşamalarında inşa edildiğini ve meşru olduğunugörmezden gelen ötekileştirme durumu, geniş genellemeler, ilgisizçıkarımlar ve katı önyargılarla doludur. Böylelikle “öteki” kavramıylaifadesini bulan kişiler, kitlenin/grubun genel yargısında değiştirilmesigüç bir yer işgal etmeye başlarlar. Bu yer, benzerlikler karşısındafarklılıkların ikamet ettiği, biz’e karşı onlar’ın tanımlandığı, bazen kalınsınırlarla çevrili bir kültürel alanı kapsar.Dolayısıyla, Tunceli gibi ufak bir şehirde “öteki olmak”, bir takımsosyolojik gerçekleri de içerisinde taşımaktadır. Netice itibarıyla buçalışmanın odaklandığı nokta, Tunceli’de “öteki” olarak yaşadığınıdüşündüğümüz insanların bu sosyolojik gerçekliklerine temasedebilmek, böylesi bir “ötekilik” durumunun günlük hayatta nasıl vehangi şekillerde yaşadığını keşfedebilmektir.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Lifelong learning tendencies of classroom teachers

    Karakaya Cirit, Didem; Gökyer, Necmi

    The aim of this research is to determine the lifelong learning tendencies of classroom teachers and to compare them with various variables. In the research, the following questions have been answered.1. What is the level of life-long learning tendencies of classroom teachers? 2. Do the lifelong learning attitudes of the teachers differ significantly according to their gender, seniority, level of education, age, and place of work? 3. Is there a meaningful relationship between subscales of the scale? This research is in the instant scanning model. The universe of the research constitutes a total of 1116 classroom teachers who are in primary schools in the centre of Elazığ and its districts in the academic year of 2017-2018. The sample is composed of 291 teachers determined by simple random sampling. In the research, the scale of "Lifelong Learning Trends" (YBÖEÖ) developed by Diker Coşkun and Demirel (2009) is used as data collection tool. In this study, the internal consistency coefficient of the scale was found as .87. The internal consistency coefficient of the motivation sub-dimension of the scale was .92, the internal consistency coefficient of the persistence sub-dimension was .93, the internal consistency coefficient of the deprivation sub- dimension was .83 and the internal consistency coefficient of the curiosity deprivation sub-dimension was .94. According to findings of this study; the life-long learning tendencies of the class teachers are at the level of “partially fits” in the sub-dimensions of motivation, persistence, lack of curiosity and in the whole scale; but in the sub-dimension of lack of regulation of learning at the level of “little fits”. According to the gender variable, in all sub-dimensions, the lifelong learning tendencies of women class teachers are higher than that of men.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex4TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Investigation Of Mechanical Stresses On Sandwich Composite Layers According To The Pressure By Making Use Of Ansys Software

    Taşkaya, Semih; Zengin, Bilgin; Kaymaz, Kürşat; Aşkın, Muzaffer

    In this study, in Ansys package program 2 different models of 3 intermediate layers, with a straight and 7° orientation angle, are designed as 3 dimensional according to x, y, z coordinate measurements. Sandwich plates with smooth and radial geometries were fixed in two different tests from their right and left supports, linearly and mechanical stresses were analyzed according to axes under 4 MPa pressure. Here, we mainly analysed two different structures by comparing features according to the cases that having same shape-different supports and different shapes-same support. It has been investigated that the compression ratios of straight anchorage support increase linearly as a function of linear meshes in the same geometry but different support stresses. The radial anchorage support draw ratio decreases with linear supports while the compression ratios increase with x axis and decrease with y and z axes. On the other hand, it is concluded that radial anchorage ratio for the structures having different shapes and same type supports increases in x axis and decreases in both y and z. Moreover, one can see that radial linear support has lower draw and compression ratios on the x axis, and also the quantity increases on the y axis while the compression ratio decreases on the z axis.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    The effects of computer aided mathematics teaching on mathematics teachers' views on learning

    İlhan, Aziz; Tutak, Tayfun; Kılıçarslan, Selim; İç, Ünal

    The aim of this study is to investigate the effects of computer- assisted mathematics teaching (CAMT) practices mathematics teacher candidates on their opinions about learning process. In line with this general objective, the level of persistence in the opinions of CAMT was investigated. The study is quantitative and quasi-experimental method based on single-group pretest-posttest application was used. The universe of the research is the fourth year students of the department of mathematics teaching at Fırat University Faculty of Education in 2016- 2017 academic year. The sample of this sample is 51 (26 Female, 25 Male) mathematics preservice teachers. The Demographic Information Form developed by the researchers before and after the application as a data collection tool and the Computer Aided Mathematics Education Questionnaire developed by Yenilmez and Sarıer (2007) were used. In addition, after three months following the implementation process, the related sampling was re-applied as a retention test. Fourteen weeks of applied practice in the scope of the research includes the course content applications of Computer Aided Mathematics Teaching, the theoretical information in this course, teaching methods and techniques related to this teaching method, applied activities related to the course process, study papers applied in the scope of the course and student homework. According to the findings of the study, it was determined that after the application period of the mathematics teacher candidates, there was an increase in the scores of the CAMT Class Questionnaire and the persistence of the opinions about the CAMT persisted. As a result of the study findings, recommendations on BDM were made.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Örgütsel sosyalleşmenin örgütsel özdeşleşme üzerine etkisi: bankacılık sektöründe bir araştırma

    Kırmızıgül, Bayram

    İşletmelerin en temel amaçları verimlilik düzeylerini en üstseviyeler taşımak ve sektöründe rekabet edebilecek bir duruma gelerekvarlıklarını devam ettirmektir. Bu amaçları başarmanın en önemliyollarından bir tanesi ise çalışanların yüksek performans düzeylerindeçalışmalarını sağlayabilmektir. Çalışanların yüksek performansgöstermeleri için pek çok örgütsel konu yöneticilerin önündedurmaktadır. Bu örgütsel konulardan ikisi olan örgütsel sosyalleşmearaştırmamızın bağımsız değişkenini, örgütsel özdeşleşme ise bağımlıdeğişkenini oluşturmaktadır. Örgütsel sosyalleşme kısaca, kurumda işeyeni başlayanların hem çalışma usul ve yöntemlerini öğrenmeleri hemde diğer çalışanlarla uyum içerisinde çalışabilmelerini sağlayacak bilgi,beceri, tutum ve davranışları kazanabilmeleri sürecini ifade etmektedir.Örgütsel özdeşleşme ise personelin çalıştığı işyeri ile bir aidiyet bağıkurması ve böylece kurumun başarılarını kendi başarısı, kurumunbaşarısızlıklarını ise kendi başarısızlığı gibi hissetmesi durumunadenilmektedir. Bu araştırmada çalışanların örgütsel sosyalleşmedurumlarının onların örgütsel özdeşleşme düzeylerini belirlemede birrole sahip olup olmadığı saptanmaya çalışılmıştır. Bu saptamayıyapabilmek amacıyla da Elazığ şehir merkezinde bulunan bankaişletmelerinde çalışan personel üzerinde bir anket çalışması yapılmıştır.Bu anketlerden elde edilen veriler daha sonra SPSS programındakorelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Bu analizlervasıtası ile örgütsel sosyalleşmenin; eğitim, anlama, çalışanların desteğive gelecek beklentilerinden oluşan dört alt boyutunun her birisininörgütsel özdeşleşmeye etkisi olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan analizler neticesinde ise örgütsel sosyalleşmenin dört alt boyutununhepsinin örgütsel özdeşleşme üzerinde pozitif ve anlamlı etkilere sahipolduğu sonucuna varılmıştır.

    AtıfOpenAlex6TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Öğrenci harcamalarının ilin ekonomisine katkılarının munzur üniversitesi yönünden değerlendirmesi

    Gülmez, Tarkan; Menteşe, Sabit

    Üniversiteler tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde detoplumun saygın birer kurumu olmayı başarmışlardır. Nitelikleri gereğiyerel, bölgesel ve küresel düzeyde sosyal ve ekonomik refah için yaşamsalbilgiyi üretmiş, korumuş ve yaymışlardır. Ayrıca fiziki yatırımlar,akademik, idari personel ve öğrencilerinin yaptıkları harcamalar ilekuruldukları yerlerde iktisadi gelir dâhil, sosyo kültürel yapılarına önemlikatkılarda bulunmuşlardır. Bu çalışmayla sayıları hızla artan ve ülkeninbütün illerine en az bir üniversite olacak şekilde yayılan üniversitelerin,kuruldukları illerin iktisadi gelirlerine ne düzeyde katkı sağladıklarıMunzur Üniversitesi yönünden değerlendirilmiştir. Tarama modelindetasarlanan araştırmanın verileri 2016-2017 öğretim yılında MunzurÜniversitesi’nde okumakta olan 6122 öğrenciden, tesadüfî örneklemeyöntemiyle seçilen 975 öğrenciye uygulanan ölçekten elde edilmiştir.Verilerin analizinde öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek veharcama dağılımlarını göstermek maksadıyla frekans, yüzdelik veortalama testleri; ölçek içerisinde yer alan bazı sorular arasındakiilişkilerin tespiti için ise Ki-Kare bağımsızlık testi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; öğrenciler aylık ortalama 833,279 TL’likgelirlerinin 730,974 TL’lik kısmını bulundukları ilçe ve kent merkezindeharcamışlardır. Gelirlerinden en çok barınmaya, en az ise iletişimgiderlerine pay ayırmışlardır. Bu harcama miktarı ile öğrencilerin iliniktisadi gelirine önemli derecede katkı sundukları söylenebilir. Ayrıca araştırma bulgularına göre; öğrenciler, öğrenim gördükleri kentte yaşambeklentilerinin karşılanma düzeyini düşük, buna karşılık yaşammaliyetini oldukça yüksek bulmuşlardır. Tunceli Munzur Üniversitesinitercih nedenleri içinde yaşadıkları yere yakınlık ve üniversite girişpuanlarının öncelikli olarak rol oynamasının yanında, diğer önemli birbulgu, Munzur Üniversitesi öğrencilerinin neredeyse tamamına yakınınDoğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge illerinden gelmiş olmalarıdır.Yapılması gereken başta mali olmak üzere, öğrencilerin kendilerinigeliştirebilecekleri fiziki, sosyal ve eğitim ile ilgili imkân ve olanaklarakavuşturulmalarıdır. Diğer taraftan Türkiye’nin her yöresi dâhil,komuşülkelerdendeöğrencilerinMunzurÜniversitesinegelmelerisağlanmalıdır. Bunun için kentin yaşam maliyeti düşürülmeli, bunakarşılık sosyal yaşam alanı ise zenginleştirilmelidir. Üniversitenin isesosyal, kültürel ve en önemlisi ise eğitim ile ilgili öğrenci ve diğertoplumsal kesimlerin beklentilerini karşılayabilecek düzeye çıkarılmasıgerekmektedir. Ayrıca özel ve kamu ayrımı yapmaksızın, kentin tüm siviltoplum kurum ve kuruluşları başta olmak üzere, yerel yönetimleri ve ilgilidiğer kamu kurum ve kuruluşları yanında başkent örgütünün de,Tunceli’de öğrencilerin sağlıklı bir eğitim görebilmelerini sağlayacakyönde tedbirleri ortaklaşa almaları önemli görülmüştür.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    AtıfOpenAlex1TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    The Relationship Between The Professional Motivation and Job Satisfaction Levels of The Administrative Staff With The Socio-Demographic Characteristics of The Personnel: Munzur University Example

    Balibey, Mesut; Öndaş, Namık Kemal

    In this study; the relationship between the professional motivation and job satisfaction levels of the administrative staff at Munzur University was evaluated together with the socio-demographic characteristics of the personnel. The distribution of the demographic characteristics (gender, age groups, marital status, personel cadre position and the total working time at the university) of the administrative staff participating in the survey were examined. It was also tested at 5% significance level whether the level of job satisfaction and professional motivation of the staff shows significant differences in terms of variables in the sociodemographic characteristics section, which is the first part of the questionnaire form. Similarly, the correlation between the job satisfaction of the staff and the level of professional motivation was also examined. The findings of the study indicate that there is a positive moderate correlation between job satisfaction levels and professional motivation levels. While socio-demographic characteristics indicated that job satisfaction and vocational motivation (total) levels were significantly different by age group, the total working times at university had an effect on job satisfaction.Finally, there was an effect on gender's professional motivation (external) levels, professional motivation (internal-total) differs in terms of personnel cadre positions.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    Nöropazarlama literatür incelemesi

    Yücel, Atilla; Coşkun, Pınar

    Son zamanlarda pazarlama dünyasında giderek daha sık duymaya başladığımız bir kavram olannöropazarlama; nörolojik araştırmalarda elde edilen verilerin pazarlama disiplinine aktarılması anlamınagelmektedir. Nörobilim ve Pazarlama Bilimlerinin etkileşiminden doğan Nöropazarlama, FonksiyonelManyetik Görüntüleme (fMRI), Elektro Beyin Grafisi (EEG), Eyetracking, Galvanik Deri İletkenliği (GSR)gibi son teknoloji beyin görüntüleme araçları ile uzmanlık gerektiren istatistiksel analizler sonucunda eldeedilen verilerin, pazarlama ve nörobilim uzmanlarıyla birlikte yorumlandığı bir araştırma alanı olarakliteratürde yerini almıştır. Nöroloji, kısaca beyin ve sinir sistemiyle ilgilenen bir bilim dalıdır. Pazarlamauzmanları, bu bilim dalında geliştirilen teknikleri pazarlama araştırmalarında kullanarak, tüketicilerin satınalma kararını nasıl verdiklerini ve hangi pazarlama araçlarından etkilendiklerini anlamaya çalışmaktadırlar.İnsan beyni, yıllardır pazarlamacılar tarafından keşfedilmesi gereken bir kara kutu olarak düşünülmüştür.Nörobilim, tüketici davranışlarının arkasında yatan sebeplere ışık tutarken; nöropazarlama da bir markaimajı veya mesajı, bir ürün veya ambalajı, bir reklam kampanyasının tüketicilerin bilinçaltında nasıl bir etkiuyandırdığı ve tüketici kararlarının nasıl etkilendiğine dair yol göstermektedir.Bu çalışmada; nöropazarlama kavramı, bu alanda kullanılan araçlar, nöropazarlamanın etik yönü veuygulama alanları hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Çalışmanın amacı; nöropazarlama konusundaliteratürdeulaşılabilen kaynaklar bağlamında- şimdiye kadar Türkiye’de yapılan makale, bildiri ve lisansüstütezleri analiz ederek mevcut durumu ortaya koymak ve gelecekteki nöropazarlama araştırmalarına yön tayinetmeye katkı sağlamaktır. Ayrıca bu çalışma, bu alanda yapılan ilk literatür taraması özelliğini detaşımaktadır.

    AtıfTR Dizin18
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Bir Kamu Üniversitesi Çalışanlarında Aktif ve Pasif Sigara İçicilik Durumu, Bağımlılık Düzeyi ve Değişimin Aşamaları

    Karatay, Gülnaz; Gürarslan Baş, Nazan

    Amaç: Bu çalışmanın amacı bir kamu üniversitesinde çalışanların aktif ve pasif sigara içicilik durumunu,bağımlılık düzeyini ve içinde bulunduğu değişimin aşamasını değerlendirmektir. Yöntem: Tanımlayıcı türdenyapılan bu çalışmanın evrenini 2015-2016 öğretim yılında Türkiye’nin doğusunda bir üniversitede görev yapanakademik, idari ve diğer personeller oluşturdu. Evrenin tamamı örneklem kapsamına alınmış olup, 230 (evrenin%57.5’i) çalışandan elde edilen veriler değerlendirmeye alındı. Araştırmanın verileri “Üniversite ÇalışanlarındaSigara Bağımlılığı Soru Formu”, “Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi” ve sigara için uyarlanmış “DeğişimAşamaları Testi ” kullanılarak toplandı. Elde edilen veriler, bilgisayar destekli SPSS 18.0 programında sayı,yüzdelikler ve önemlilik testi olarak da ki-kare kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan bireylerin%16.5’i ara sıra, %30.4 ünün düzenli olarak sigara içtiğini, %10.4’ü ev ortamında, %23.9’u ise iş yerinde pasifsigara dumanına maruz kaldığını ifade etti. Kadınlarda ve akademisyenlerde sigara içme oranları daha fazla iken,diğer çalışanların pasif sigara dumanına daha fazla maruz kaldığı görüldü (p<.05). Katılımcıların %37.6’sındaorta düzeyde, %16.8’inde ise ileri düzeyde nikotin bağımlılığı olduğu ve %42.4’ünün sigara bırakma ile ilgili niyetöncesi aşamada ve %32.7’sinin niyet aşamasında olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmada elde edilen bulgulara göreüniversite çalışanlarının yarıya yakını aktif sigara içicisi olup, yaklaşık her beş çalışandan birinin pasif sigaradumanına maruz kaldığı, kadınlarda ve akademisyenlerde sigara bağımlılığının daha fazla olduğu görüldü.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele