Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(34)
- Serdar, Osman(33)
- Utku, Anıl(21)
- Batan, Nevzat(20)
- Dal, Murat(19)
- Kutlu, Banu(19)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(17)
- Benzer, Fulya(15)
- Ezer, Tülay(15)
- Altı, Aziz(14)
- Dal, Nursel Alp(14)
- Karatay, Gülnaz(14)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Aydin, Rahmi(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aksu, Önder(12)
- Aslan, Alper(12)
- Gürarslan Baş, Nazan(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Cuşa, Hasan(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Kocabaş, Mehmet(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Erata, Hüseyin(10)
- Işık, Erdem(10)
- Kahraman, Gökhan(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Topal, Murat(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Acun, Serdar(9)
- Akgül, Melek(9)
- Danabaş, Durali(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Koç, Ali(9)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2018Kız Öğrencilerde Konstipasyon Prevalansı ve Yaşam Tarzı Alışkanlıkları ile İlişkisi
Karatay, Gülnaz; Gürarslan Baş, Nazan
Amaç: Bir öğrenci yurdunda kalan kız öğrencilerde konstipasyon prevalansı ve yaşam tarzıalışkanlıkları ile ilişkisini değerlendirmektir.Gereç ve Yöntem: Bu tanımlayıcı çalışma üniversite öğrenimi gören 350 kız öğrenci ilegerçekleştirildi. Çalışma verileri, Konstipasyon Prevalansı ve Etkileyen Faktörler başlıklı soruformu ve Roma II tanılama kriterleri kullanılarak toplandı. Çalışmanın verileri 1-5 Nisan 2015tarihleri arasında yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak toplandı ve yüzdelikler, ortalamalarve ki-kare önemlilik testi kullanılarak değerlendirildi.Bulgular: Öğrencilerin sadece %18.9’unun düzenli egzersiz yaptığı, %17.4’ünün sigarakullandığı, %59.6’sının düzenli meyve/sebze tüketemediği, %27.2’sinin haftada bir keredendaha az kurubaklagil tükettiği ve %41.8’inin günde 5 bardaktan az su tükettiği görüldü.Öğrencilerin %52.2’si iki-üç günde bir defakasyona çıktığını, %36.6’sı ise okulda olduğusürede gaitasını tuttuğunu ifade etti. Öğrencilerin öz değerlendirmelerine göre %49.0’ındakonstipasyon mevcutken, Roma II tanılama kriterlerine göre %37.4’ünde konstipasyon olduğugörüldü.Sonuç: Öğrencilerin 1/3’ünden fazlasında konstipasyon sorunu olduğu ve bazı yaşam tarzıalışkanlıkları ile ilişkili olduğu görüldü.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Kamu borcu ve enflasyonun büyüme üzerindeki etkisini yeniden gözden geçirmek: ab 15 örneği
Songur, Mehmet; Muratoğlu, Yusuf; Şanlı, Devran
Küresel ekonomik ve finansal kriz, finansal istikrara yönelik tehditlerin hem para politikası hem de maliyepolitikası üzerinde büyük etkisi olabileceğini vurgulamıştır. Finansal istikrarsızlık ve zayıf kamu maliyesibirbirleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Yaşanan kriz Avrupa Birliği ülkelerinin kamu maliyesinde büyüknegatif etkiler yaratmış ve bu ülkelerde yeni bir Avrupa borç krizi ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durumAB ülkeleri için büyüme, borç ve enflasyon ilişkisinin araştırılmasının önemini beraberinde getirmiştir.Çalışmada, AB 15 ülkelerinden oluşan 1960-2010 dönemini içeren 50 yıllık bir panel oluşturulmuş, kamuborcu/GSYH büyümesi ve enflasyonun ekonomik büyüme üzerindeki etkileri heterojenlik ve yatay kesitbağımlılığı problemlerini dikkate AMG ve CCEMG yöntemlerine ek olarak MG tahmincisi ile heterojenlik veotokorelasyonu dikkate alan PCSE yöntemi ile analiz edilmiştir. Analizden elde edilen sonuçlara göre enflasyonve kamu borcu artışının büyüme üzerindeki etkisi negatif ve anlamlı olarak gözlemlenmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018The Effect of Honey and Pollen on Lipid Peroxidation and Some Antioxidants Against Experimental Liver Damage With Cadmium
Simsek, Halil; Güler, Osman
The aim of this study was to determine the changes in cadmium (Cd) expose rats in liver tissue by giving honey and pollen to glutathione peroxidase (GSH-Px), catalase (CAT), glutathione (GSH) and malondialdehyde (MDA). The study was performed on rats and five groups were formed. The groups were designed as following; Group 1: Control, Group 2: Cd administered, Group 3: Cd+honey, Group 4: Cd+pollen, Group 5: Cd+honey+pollen. The application was lasted for six weeks. At the and of the study, tissue samples were collected and the levels of GSH-Px, CAT, GSH and MDA were measured. After statistical analyses, while the differences of amount of tissue GSH-Px, CAT and MDA levels between control and Cd groups were statistically important, the GSH levels were not. Activities of GSH-Px and CAT were important in Cd+honey, Cd+pollen and Cd+honey+pollen groups along with Cd, group. While the level of MDA were important in Cd and Cd+honey, Cd and Cd+pollen, Cd and Cd+honey+pollen, level of GSH in was found unimportant in all groups.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2018A Grey DEMATEL Integrated Approach to Determine Third Party Logistics Service Provider Selection Criteria
Aycin, Ejder
Third-party logistics (3PL) services have seen significant growth in recent years as a result of playing a key role in supply chainmanagement. The demand for 3PL service providers has increased as companies offer better service to their customers, lowercosts and gain competitive advantage. This paper includes an application that will help determine the most important criteria inthe selection and evaluation of 3PL service providers. The aim of the paper is to be able to determine the selection criteria of the3PL service providers and the relationships between them, from the point of view of companies already using logistics servicesoutsourcing. For this purpose, grey system theory and DEMATEL approach are integrated in order to describe uncertain andcomplex decisions with definite numerical values and determine the relations and importance levels between the criteria. Thefindings revealed interrelations between criteria and presented the most important criteria for 3PL provider selection. It isbelieved that the results of the paper will help the managers to propose a model that can be implemented with the selectioncriteria of the 3PL service provider.
AtıfOpenAlex7TR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2018Ergani Royal Copper Mine (1900-1918)
Zengin, Ersoy
Ergani Copper Mine Imperial is the most important copper mine of Ottoman Empire. The ownership of this mine belonged to the state and the operation was given to private individuals (taxman). Taxman used to sell raw copper he obtained after mining and various refining processes to the government with a price determined by the government. Those coppers bought from the taxman were used to supply needs of government enterprises such as arm and ship factories, and the rest was sold abroad. As well as providing income by selling copper abroad, copper production called for struggling with specific problems. One of them was the shipment of copper to Iskenderun and Samsun harbours. Another one was the supply of wood coal necessary for refining the copper. Another problem was activating the modern technology which would enable production at a lower cost. It was necessary to build railway in the region for solving the first two of the problems. Yet, it was not possible to carry out things, which required great capital, such as building railway without foreign capital.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2018Scopus SJRQ4Effects of Different Plant Oils Having Different Oxygen Radical Absorbance Capacity (ORAC) on Hematological Parameters of Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss) at High Stocking Density
Aksu, Önder; Altınterim, Başar; Kutluyer Kocabaş, Filiz
In this study, macerated oils of different plant [sunflower (Helianthus annuus), onion (Allium cepa), garlic (Allium sativum), basil (Ocimum basilicum), opium poppy (Papaver somniferum), ginger (Zingiber officinale), turmeric (Curcuma longa)] were obtained. The study was conducted at a total of 7 groups, including the control group (sunflower oil), in 30 liter aerated tanks without water circulation during a week. Twenty rainbow trout per tank (14.6±1.0 g) were stocked at high density. Macerated oils were applied to the skin of the fish along the lateral line on the first day. For determination of effects of macerated oils on water and fish, oxidationreduction potential (ORP) of water and hematological parameters [granulocyte (GRAN), white blood cell (WBC), red blood cell (RBC), hemoglobin (HGB), mean corpuscular hemoglobin (MCH), red cell distribution width (RDW-SD), mean platelet volume (MPV), platelet distribution width (PDW), platelet large cell ratio (P-LCR)] were examined in fish. The results indicated that decreases were determined in ORP level of water. It was determined that the highest survival rate was in the application of basil oil. At the end of 7 days, the highest WBC, LYM, HGB, MCV, MCH, MPV values were determined in the application of ginger oil (ORAC: 28.811). It was determined that the highest RBC value was in the application of turmeric oil (ORAC: 159.277), the highest GRAN value was in the application of poppy oil (ORAK: 481), the highest HCT, PLT values was in the application of basil oil (ORAC: 67.553). At the end of the study, it was determined that the macerated oil application to lateral line induced blood parameters.
AtıfOpenAlex3TR Dizin7
İncele - MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ3Iıı. ahmet dönemi’nde pirevi hacı bektaş veli tekkesi
Altı, Aziz
Hacı Bektaş Veli Tekkesi (Pirevi) Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yer alan tüm Bektaşi tekkelerinin merkeziydi. Pirevi, XVII. yüzyılın başlarından itibaren tüm Bektaşi Babalarının atanmaları için Padişah’a arzda bulunma yetkisine sahip olmuştu. Fakat III. Ahmet’in saltanat yıllarında olduğu gibi bazı dönemlerde bu kurala uyulmama durumu da ortaya çıkmıştı. Tüm Bektaşi tekkeleri üzerinde otorite sağlayan Pirevi, aynı zamanda zengin bir vakfa da sahipti. Vakfa ait yerler, Osmanlı Devleti tarafından birçok vergiden muaf tutulmuştu. III. Ahmet döneminde Pirevi’nin vakfı çeşitli sorunlarla karşılaşsa da seccadenişin ve mütevellinin girişimleriyle bunların üstesinden gelinmiştir. Vakıf yöneticilerinin ve Pirevinin başındaki kişi olan seccadenişinin seçilmesinde ise Yeniçeri Ağası etkin rol oynamaktaydı. Özellikle bu husus Yeniçerilerin Bektaşilerle olan bağlantısını ortaya koyması bakımından önemlidir. Bununla birlikte Padişah, Pirevi ile iyi ilişkiler yürütmüş ve her yıl “hırka bahası” altında Pirevi’ne maddi yardımlar yapmıştı. Ayrıca Pirevi, Hacı Bektaş kazasının ve kadılığının başka yere nakledilmesi girişimlerine karşı çıkarak bürokrasideki etkinliğini ortaya koymuştur. Netice olarak III. Ahmet döneminde Pirevi’nde meydana gelen gelişmeler, arşiv vesikalarından, dönemin kaynaklarından ve tetkik eserlerden faydalanılarak bu çalışmada ele alınmıştır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2018Scopus SJRQ3The protective effects of propolis and flunixin meglumine on feed intake, antioxidant status and histological parameters in liver and kidney tissues against excess copper in rats
Parlak Ak, Tuba; Baykalır, Burcu Gül; Türkmen, Neşe Başak; Seven, Pinar Tatli; Seven, Ismail; Yaman, Mine
This experiment was conducted to determine the protective effects of flunixin meglumine and propolis on feed intake, antioxidant status and histological parameters in kidney and liver tissues in rats exposed to excessive copper. In this study individually housed thirty-six male Sprague-Dawley rats were used. Animals were randomly divided into six groups; control, copper sulphate (500 mg/kg BW/day, gavage), flunixin meglumine (2.2 mg/kg BW/day, ip), propolis (100 mg/kg BW/day, gavage), copper sulphate+flunixin meglumine (500 mg/kg BW/day of copper sulphate by gavage and 2.2 mg/kg BW/day of flunixin meglumine, ip) and copper sulphate+propolis (500 mg/kg BW/day of copper sulphate and 100 mg/kg BW/day of propolis by gavage). The study demonstrated that body weight change in the copper sulphate+propolis group significantly ameliorated in comparison with copper group (P<0.01). Propolis and flunixin meglumine administration significantly decreased MDA levels in the kidney and liver tissues, and serum TNF-α levels (P<0.001). Propolis supplementation to rats who were also treated with copper significantly increased the superoxide dismutase, catalase and reduced glutathione activities (P<0.001). Flunixin meglumine and propolis treatments decreased the copper-induced degenerative and necrotic changes with the apoptotic cells in the liver and kidney tissues. In conclusion, propolis appeared to ameliorate the adverse effects on feed intake, liver and kidney tissues seeing in the copper treatment and, apparently caused by the copper toxicity, by scavenging the free radicals and increasing activity of antioxidants.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Forecasting Monthly Sales of White Goods Using Hybrid Arimax and Ann Models
Yucesan, Melih
In this study, hybrid ARIMAX-ANN and SARIMAX-ANN sales forecasting modelsare proposed for a white goods wholesaler. White goods industry which is one of the durable goodssub-sector includes washing machines, dishwashers, refrigerators and small home appliances. Inmaking forecasts, 46-month sales data of a white goods wholesaler are used. Factors influencingsales such as exchange rate, holidays, consumer confidence index (CCI), producer price index(PPI) and residential sales of the region are used as explanatory variables. The study contributesto the current literature by some aspects. First, there is no attempts applying the ARIMAX-ANNand SARIMAX-ANN hybrid models to forecast sales data in white goods industry. Second, thehybrid models combine the advantages of times series and ANN models. ARIMAX models areinsufficient to solve complex nonlinear problems. On the other hand, ANN is sufficient to explainnonlinear relationships. On conclusion, use of hybrid models can increase the accuracy of themodels.
- MakaleYalnız künye2018Sınıf Öğretmenlerinin Özyeterlik Düzeyleri
Karakaya Cirit, Didem; Gökyer, Necmi
Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin özyeterlik düzeylerinibelirlemektir. Bu araştırma anlık tarama modelindedir. Araştırmanınevrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında, Elazığ Milli EğitimMüdürlüğü’ne bağlı ilkokullarda görev yapan toplam 2200 sınıf öğretmenioluşturmaktadır. Örneklemini ise, basit tesadüfi örnekleme yolu ilebelirlenen toplam 269 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veritoplama aracı olarak, Orijinali Tschannen-Moran ve Hoy (2001) tarafındangeliştirilen ve Çapa, Çakıroğlu, Sarıkaya (2005) tarafından Türkçe’yeuyarlanan “Teachers’ Sense of Efficacy Scale” (Öğretmen Öz-YeterlikÖlçeği) kullanılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin özyeterlik düzeyleri, sınıfyönetimine yönelik özyeterlik alt boyutunda, öğrenci katılımına yöneliközyeterlik alt boyutunda ve ölçeğin tamamında oldukça yeterli düzeyindeiken, öğretim stratejilerine yönelik özyeterlik alt boyutunda ise aynıdüzeyde olmasına rağmen daha yüksektir. Cinsiyet, eğitim düzeyi veöğretmenlerin çalıştıkları yerleşim yeri değişkenlerine göre, sınıföğretmenlerinin özyeterlik düzeyleri arasında anlamlı bir fark çıkmamıştır.Öğretmen sayısı 1-10 arasında olan okullarda görev yapan öğretmenlerinözyeterlik düzeyleri 20-29 arasında olanlara göre daha yüksektir. Sınıfyönetimine yönelik özyeterlik arttıkça öğrenci katılımına ve öğretimstratejilerine yönelik özyeterlik düzeyinin arttığı söylenebilir.
AtıfTR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2018Yapılarda kullanılan malzemelerden yayılan doğal radyasyonun araştırılmasına yönelik çalışmalar
Askin, Ali; Dal, Murat
Bu derlemede, çeşitli yapı malzemelerinde var olan 226Ra, 232Th, 40K radyoaktif izotoplarından yayılan gama radyasyonun aktivitesinin ve bu aktivitelere bağlı olan radyum eşdeğer aktivitesi, gama ve alfa indeksi, soğurulan gama doz oranı ile iç ve dış risk indeksleri gibi radyolojik parametrelerinin belirlenmesi amacıyla Türkiye’de ve diğer ülkelerde yapılmış araştırmalar ve sonuçları incelenerek okuyucuların dikkatine sunulmuştur. Yapılan çalışmaların genelinde granit ve kum örneklerindeki doğal radyoaktivite diğer malzemelere oranla daha yüksek bulunmuştur. Aktivitesi yüksek bulunan bazı çimento örneklerinde, yüksek radyoaktivtenin kaynağının çimentoda katkı malzemesi olarak kullanılan kül’den kaynaklandığı belirtilmiştir. Bu konuda yapılan çalışmaların sayıları ve elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, yapı malzemelerinden yayılan doğal radyoaktivitenin belirlenmesinin uzun vadede insan sağlığının korunmasına önemli katkıları olacağı görülmektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2018Phenolic Compounds and Antioxidant Activity of some Grape Varieties Grown in Tunceli Province
Tahmaz, Hande; Sanyürek, Nesrin Karaca; Çakır, Atilla; Söylemezoğlu, Gökhan
Research on phenolic compounds found in grapes and wines has gained importance in recent years due to their antioxidative properties. Trans-resveratrol, catechin, epicatechin, quercetin and the routine are known as antioxidants, anti-inflammatory and anticarcinogenic in human health. It is found especially in red grape varieties and red wines. This situation caused a noticeable increase in the consumption of grapes and their products. In the study, varieties of grapes cultivated in Tunceli province and processed for wine were used. But the phenolic compounds of these varieties are not yet known. The scientific analysis of these varieties should be made and marketing methods should be developed. This work, human health, winemaking which a part of Anatolia, Turkey and performing of promotion worldwide is intended to contribute to the provision of increased production. For this purpose, Yusufağa, Keşpir, Ulaş Siyahı, Koşkuran, Papaz Karası which is a kind of red grapes and Hasani which is a kind of white grape varieties grown in Tunceli province, was used as plant material. Total phenolic compound, total anthocyanin and antioxidant activity levels were compared in the extracts of shells and seeds of these varieties. According to the results of the research, the highest total phenolic compound was obtained from the Papaz Karası and Ulaş Siyahı grape varieties, and the highest amount of antioxidant was obtained from the Koşkuran variety.
AtıfOpenAlex4TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2018Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) ve Çoruh alabalığı (Salmo coruhensis) sperm motilitesinin başlamasında pH’ın rolü
Kutluyer Kocabaş, Filiz
Çoruh alabalığı (Salmo coruhensis) ve gökkuşağı alabalığının (Oncorhynchus mykiss) sperm motilitesi üzerinde farklı aktivasyon solusyonlarının pH (6.0–9.0)’ının etkilerini belirlemek için denemeler dizayn edilmiştir. Dört aktivasyon solusyonu hazırlanmıştır: a) NaCl (52 mM)-AS1, b) NaCl (103 mM), CaCl2 (63 mM), Glikoz (4 mM), Tris (10 mM)-AS2, c) NaHCO3 (119 mM)-AS3, d) NaCl (45 mM), KCl (5 mM), Tris (30 mM)-AS4. Sperm farklı aktivasyon solusyonlarıyla 1:100 sulandırma oranıyla aktive edilmiştir. S. coruhensis türünde en yüksek motilite oranı ve süresi pH 8’den elde edilirken O. mykiss türünde en yüksek motilite oranı ve süresi AS2 solusyonu pH 9’da elde edilmiştir. Veriler, iki tür için AS2’de ph 6-8 aralığında non-progresif motilite olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, sperm motilitesi ve süresi düşük pH değerlerinden olumsuz etkilemesine rağmen, Çoruh alabalığı S. coruhensis ve gökkuşağı alabalığının O. mykiss spermi geniş pH aralıklarında motil olabilir.
AtıfOpenAlex4
İncele - MakaleAçık Erişim2018Simmental ırkı sığırlardan elde edilen sütlerde antioksidan aktivitelerin belirlenmesi
Sahilli, Yeliz Çakır
Son yıllarda sağlık üzerine olumlu etkileri olan biyoaktif bileşenleri içeren gıdalara olan talep giderek artmaktadır . Süt bu gıda maddeleri arasındadır. Süt, hastalık risklerini azaltıcı ya da önleyici nitelikte antioksidan bileşenlerini de yapısında bulundurmaktadır. Proteinler, vitaminler (E ve C), retinol, beta karoten, glutatyon (GSH), katalaz (CAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve glutatyon peroksidaz (GSH-Px) gibi birçok biyoaktif bileşen sütün antioksidan aktivitesini oluşturmaktadır. Bu çalışmada Tunceli ilinde satılan sütlerin GSH düzeyi ile GSH-Px, SOD ve CAT aktivitelerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma örnekleri Tunceli ili merkez ilçesinde satılan sütlerden elde edilmiştir. Elde edilen süt parametrelerine ait veriler, süt sığırları için rapor edilen seviyeler ile tutarlı bulunmuştur.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2018Kamilet Vadisi (Artvin, Türkiye) ve Çevresindeki Epifitik Briyofitlerin Hayat Formları, Yaşam stratejileri ve Ekolojik özellikleri
Alataş, Mevlüt; Ezer, Tülay; Batan, Nevzat
Bu çalışmada, Türkiye’deki 122 Önemli Bitki Alanından biri olan Doğu Karadeniz Dağları’nın sınırlarıiçerisinde yer alan Kamilet Vadisi (Arhavi-Artvin) ve çevresinin epifitik briyofit florası ve briyofitlerinağaç türlerine göre dağılımları araştırılmıştır. 2015 ve 2016 yıllarının farklı vejetasyon dönemlerinde ağaçgövdelerinden alınan toplam 428 briyofit örneğinin teşhis çalışmaları sonucunda, 51 takson (8 ciğerotu, 43karayosunu) belirlenmiştir. Ekolojik ve floristik yönden incelenen taksonların hayat formu ve yaşamstratejisi analizleri de yapılmıştır. Hayat formlarından saçak ve yastık, yaşam stratejilerinden ise perennialkalıcıların baskın olduğu görülmüştür. Epifitik taksonlar tarafından en çok tercih edilen ağaç Alnusglutinosa olurken en az tercih edilen ağaç Pinus sylvestris olmuştur. Ayrıca, floristik listedeki taksonlarınçoğunun; mezofitik, sciofit ve subnötrofit karakterde olduğu görülmüştür.
AtıfOpenAlex3TR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2018Reading relation of modernity and space through virginia woolf's and arnold bennett's works
Karabulut, Demet
The conviction about the inefficacy of discussing space as an absolute, but only as a physical concept has occasioned a broader conception of space and focused great attention on space as a social product and socially produced concept. This transformation, triggered by modernity, produced the ideas that space reserves personal and social relations and has diverse meanings which come as no surprise to us now. Virginia Woolf, best known for her modernist novels, and Arnold Bennett, best known for his provincial novels, have both experienced and refiected on the process of modernity and its effect on social life. Therefore, this study aims to discuss the relation between space and modernity in these writers' novels, who refiected the infiuence of modernity on identity and physical space.
AtıfTR Dizin3
İncele - BildiriYalnız künye2018Yeşilçam’da Polisiyenin Eleştirel Dönüşümü: Toplumsal Gerçekçi Sinema Hareketinin Amblemi Olarak Gecelerin Ötesi
Yıldırım, Tunç
Türk sinemasının Yeşilçam öncesi uzun süren dönemi polisiye türü konusunda peküretken değildir. Yeşilçam sinemasının oluşum döneminde (1948-1959) kitlesel filmüretiminin sistemleşmesiyle birlikte beş hâkim sinema türü (melodram, tarihi film,komedi, polisiye ve köy filmi) standartlaşır. Bu türsel bağlamda yapımcılığına dönenKemal Film için Lütfi Akad-Osman Seden ikilisi, suç melodramı ile sembiyotik ilişkiyegiren polisiyeler üretir: Kanun Namına, Katil, Öldüren Şehir, Kanlarıyla Ödediler veİntikam Alevi gibi melez filmler 1952-1956 arasında melodram ile polisiye estetiğinisuç ve macera temaları etrafında harmanlar. Kemal Filmin basmakalıplaştırdığıpolisiye türe toplumsal, siyasal ve iktisadi yeni bir eleştirel görünüm kazandıran,ayrıca bu türü hem içerikte hem de biçimde modernleştiren eser toplumsal gerçekçisinema hareketinin öncüsü Gecelerin Ötesi’dir. Böylece, melodramın klişeleşmişuzlaşımlarından nihayet kurtulan polisiye türü realizm ile senkretik bir bağ kurar.Film sanatının olmazsa olmazları biçime ve biçeme olduğu kadar sinemasal türlerede odaklanan “estetik tarih” perspektifinden hareket eden bu makalenin amacı, Türksinema tarihyazımında türsel kimliği görmezden gelinip sadece sosyal ve realisttemsilleri hatta sosyolojik yönleri etrafında değerlendirilen Gecelerin Ötesi’ninpolisiyeyi nasıl yenilediğini kanıtlamaktır. Gecelerin Ötesi hangi estetik özellikleriylehem polisiye türüne hem de toplumsal gerçekçi harekete girer? Bu film, Akad-Sedentandeminin temellerini attığı polisiye film geleneğinden neden ve nasıl farklılaşır?Çalışmanın problematiği bu çerçevede belirlenmiştir. Makalenin teorik çerçevesive analitik yöntemi ise “sinema türü kavramını” basit bir taksonomi etkinliği ya daetiketleme şekli olarak değil de, ciddi bir “yorumlama kategorisi” olarak kabul edenRaphaëlle Moine’ın kuramsal yaklaşımına dayanır.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2018Türkiye’de İç Turizm Hareketlerinin Sosyal Ağ Analizi ile İncelenmesi
Eteman, Fatma Sert; Kervankıran, İsmail; Çuhadar, Murat
Dünyada en hızlı büyüyen sektörlerden birisi olan turizmin sosyal, ekonomik ve mekânsal ilişkisi üzerindeki sosyal ağların analizi, sonyıllarda önemi giderek artan bir araştırma konusu durumuna gelmiştir. Küreselleşmenin etkisi ile dünyada her yıl milyarlarca insanınyaşadıkları mekânlardan başka mekânlara olan yer değiştirme hareketi kurulmuş ağlar üzerinden gerçekleşmekte, dolayısı ile sosyalağların insanların birbirleri ile olan ilişkileri yanında mekânsal boyutunun da olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, turizmcoğrafyası perspektifinden Türkiye’de iç turizme yönelik bölgeler arası seyahat akışının mekânsal görünümünü sosyal ağ analizi ileincelemektir. Çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2015 yılına ait Düzey 1 istatistiki bölge birimlerine göre HanehalkıYurt İçi Turizm Araştırması verileri kullanılmıştır. Veriler ağ analizine uygun olarak bölgelere göre matris şeklinde düzenlenmiş veverilerin analizi NodeXL ve Ucinet programı ile yapılmıştır. Gerçekleştirilen analizler neticesinde, bölgeler arası yurt içi ziyaretçiağının heterojen bir yapıya sahip olduğu, 2015 yılında olası bağlantıların tamamı gerçekleştiği için “tam ağ” yapısına eriştiği, TR1Bölgesi dışındaki diğer bölgelerin kendi içerisindeki seyahatlerin bölgelerarası gerçekleşen seyahatlere oranla daha fazla olduğu veziyaretçi akışının mekânsal görünümünün ülkenin genel ekonomik ve sosyal örüntüsüne benzerlik göstererek batı bölgelerindeyoğunlaştığı gözlemlenmiştir. Türkiye turizminin en önemli hedefleri arasında turizm faaliyetlerinin tüm yıla ve bölgelere yayılmasıyer almasına rağmen, bölgelerarası seyahatlerin gerek çıkış gerekse varış bölgelerine göre oluşturulan ağ grafiklerinde, bölgeselgelişmişlik farklılıklarına benzer bir şekilde, ülkenin batısı ile doğusu arasında önemli farklılıklar görülmektedir.
AtıfTR Dizin23
İncele - MakaleYalnız künye2018Jenealojinin jenealojisi: insanca, pek insanca’dan iyinin ve kötünün ötesine’ye nietzsche felsefesinde jenealojik analize giden yol
Karakaş, Tahir
Nietzsche yorumculuğu tarihinde, özellikle Deleuze’ün 1960’larda Nietzscheüzerine olan önemli çalışmalarından itibaren Alman filozofun düşünceevrenine açılan vazgeçilmez kavramlarından biri olarak kabul gören“jenealoji”, oldukça ilginç bir şekilde Nietzsche’nin entelektüel yaşamının sonaşamasında, Ahlakın Soykütüğü Üstüne (1887) ile birlikte ortaya çıkar ve aynıçalışma ile ortadan kaybolur. Bu çalışmada Nietzsche’nin Ahlâkın SoykütügüÜstüne’den önceki dönemine ait metinlerine odaklanarak bu gizemli olduğukadar önemli olan kavramın hazırlanma aşamasını inceleyecek veNietzsche’nin düşüncesinde jenealojik yaklaşımın ne türden bir felsefi role sahipolduğunu serimlemeye çalışacağız. İlk bakışta felsefe dünyasına yabancıgörünen jenealoji kavramının Nietzsche’nin Batı felsefesini değerler sorunsalıetrafında yeniden biçimlendirme projesinin temel ayaklarından biri olduğunutartışacağız.
- MakaleYalnız künye2018Vocals in the serġk dialect
Bölük, Ramazan
Dialects are considered to be the smallest living variants of a language. Therefore, they act as reference points in understanding many complicated points in the Turkish language. Although the dialects of Turkey Turkish were unexplored by the native researchers until the 1940s, things changed when they began fieldwork, studying dialects in detail. In the framework of this study, sound recordings from more than 60 people living in the center and neighborhoods of Serik County, situated in the North of Antalya, have been obtained and deciphered into texts using certain specific signs and texts. Then, the vocals in these texts that are different from the ones in the standard Turkish were examined. Each vocal has been explained in terms of the aspects of changes they go through and the sound events that cause these changes, and examples were provided. Then, the changes that occur as a result of the interaction these vocals have with other sounds, derivations and omissions were explained by means of examples. In the conclusion part, the results of the study were presented to the attention of other researchers.

















