Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Serdar, Osman(12)
- Kutlu, Banu(10)
- Erguven, Gokhan Onder(8)
- Topal, Murat(6)
- Alataş, Mevlüt(5)
- Topal, E.Işıl Arslan(5)
- Yildirim, Numan(5)
- Öbek, Erdal(5)
- Aydin, Rahmi(4)
- Mutlu, Ekrem(4)
- Yildirim, Nuran Cikcikoglu(4)
- Aydın, Ayşe Nur(3)
- Batan, Nevzat(3)
- Danabaş, Durali(3)
- Erata, Hüseyin(3)
- Ezer, Tülay(3)
- Tatar, Sule(3)
- Tepe, Rıdvan(3)
- Acar, Ramazan(2)
- Aslan, Ali(2)
- Aydin, Ekrem(2)
- Bayrakdar, Cihan(2)
- Dal, Murat(2)
- Kanat, Gurdal(2)
- Kocabaş, Mehmet(2)
- Korkmaz, Volkan(2)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(2)
- Utku, Anıl(2)
- Çılğın, Zeynel(2)
- Akcil, Ata(1)
- Akça, Ayşe(1)
- Askin, Ali(1)
- Atıl, Süleyman(1)
- Aydin, Seyit(1)
- Aydin, Sumeyye(1)
- Aydogdu, Burcu(1)
- Ayvaz, Kartal Murat(1)
- Bayhan, Hurrem(1)
- Başaran, Erkin(1)
- Başköse, İsa(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2023Systematic Literature Review and Scientific Maps on Ecological Architecture and Eco-Architecture
Dal, Murat; Burkut, Emine Banu
The purpose of this article is to examine systematic literature reviews and scientific maps on the subjects of Ecological architecture, eco-architecture, and ecological architectural design. The method of this research is bibliometric analysis, one of the quantitative research methods. The data of the research are publications in the Scopus database between 2000 and 2023. For the analysis, graphics from the Scopus database and the Biblioshiny software program were used. Research findings offer a comprehensive overview of theories, concepts, trends, and publications in the field of ecological architecture, eco-architecture, and ecological architectural design. Additionally, the concepts that stand out in the publications are ecology, sustainable architecture architectural design, environment, green building, design, energy efficiency, architecture design, green architecture, experimental simulation, sustainable design, landscape, nature, sustainable design, thermal design, architectural education, climate change, construction, ecological architecture design. The significance of this research lies in its provision of a conceptual foundation for future studies in the intersection of ecology and architecture. For future research, it is recommended to conduct studies using various databases such as Web of Science, ProQuest Dissertations & Theses Global, etc., at different intervals over the years.
AtıfOpenAlex7TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Yer Seçimi için BWM-CBS Tabanlı Bir Yaklaşım: Tunceli Örneği
Konurhan, Zekeriya; Başaran, Erkin
Günümüz dünyasında fosil yakıtların yerine alternatif bir enerji kaynak arayışı oldukça popüler bir yaklaşımdır. Güneş panelleri ve rüzgâr enerjisi santralleri gibi yenilenebilir enerji kaynakları fosil yakıtların alternatifleri arasındadır. Rüzgâr enerjisi santralleri hem denizde hem de karada olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde aktif olarak kullanılmaktadır. Türkiye’de de RES’ler özellikle 2000’lerin başından itibaren kullanılmaya başlamıştır. Türkiye’deki RES’ler daha çok Ege ve Marmara Bölgesinde yer almaktadır. Çalışma alanı olan Tunceli’de ise herhangi bir RES bulunmamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı Tunceli için uygun RES alanlarını önermektir. Bu kapsamda Best-Worst yöntemi (BWM) CBS’ye entegre edilerek kullanılmıştır. BWM yöntemi ikili karşılaştırmaya dayanan Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemidir. Çalışmada BWM modeli kullanılarak “topografya”, “sosyo-ekonomik”, “teknik” ve “lokasyon” olmak üzere dört ana kriter altında 16 kriter belirlenmiştir. Her bir kriter farklı disiplinlerden uzmanlar tarafından anket olarak değerlendirilmiş ve uygun yer seçimi için kullanılmıştır. 16 kriter için ayrı ayrı haritalar oluşturulmuş, kriterlerin açıklamaları yapılmış ve bu haritalar sonuç haritasında kullanılmıştır. BWM modeli kullanılarak tespit edilen kriter ağırlıkları CBS’ye entegre edilerek Tunceli için uygun RES kurulum alanları belirlenmiştir. Buna göre, Tunceli’nin güneydoğusunda yer alan Pertek ve Mazgirt çevresi ile Pülümür’ün kuzeyi ve Çemişgezek’in çevresinde fiziki coğrafya açısından uygun şartları sağlayan bazı alanlar RES kurulumuna elverişlidir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bioremediation of Synthetic Prepared Domestic Wastewater with P. chrysosporium
Erguven, Gokhan Onder; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Aydin, Ekrem; Ergül, Gözde
In this study, the removal efficiencies were evaluated based on key environmental parameters such as chemical oxygen demand (COD), Total Organic Carbon (TOC), Total Nitrogen (TN), and Total Phosphorus (TP), using P. chrysosporium white rot fungus to treat synthetically prepared domestic wastewater. The research aimed to assess the suitability of bioremediation results with respect to the Urban Wastewater Treatment Regulation. The experiment was carried out over a span of 11th days, employing static 1/1 and 1/5, as well as dynamic 1/1 and 1/5 dilution ratios. The outcomes revealed varying removal efficiencies, with the highest rates observed at dynamic conditions and a 1/5 dilution ratio: 84% for COD, 81% for TOC, 73% for TN, and 56% for TP. Conversely, the lowest removal efficiencies were determined under static 1/1 conditions, reaching 48% for COD, 33% for TOC, 31% for TN, and 45% for TP. Based on the results, it is evident that P. chrysosporium exhibited effective bioremediation capabilities on synthetic domestic wastewater within a reasonable 11th day period. Furthermore, the results aligned with the specified limit values outlined in the Urban Wastewater Treatment Regulation. Consequently, the study highlights the efficacy of P. chrysosporium as a valuable species for biological treatment stages in urban wastewater management
- Derleme MakaleAçık Erişim2023Effects of Cadmium and Nickel on Embryonic Development of Fish: A Review
Danabaş, Durali; Naz, Saima; Chatha, Ahmad Manan Mustafa
In fish embryos, a variety of abnormalities have been found, including stunted growth, a reduced survival rate, and aberrant development. One plausible explanation is that early embryonic stages are more sensitive. Embryonic studies provide additional information regarding the various impacts of heavy metals on fish, but information on larval abnormalities caused by waterborne metals is lacking. It is found that cadmium (Cd) causes a decrease in thyroid hormone levels as well as a disruption in fish growth hormone expression. Similarly, negative health effects have been documented as a result of nickel (Ni) exposure. Some toxic effects on organs, skin irritation, skin itches or blisters and allergic reactions may occur as a result of Ni exposure. This review study focuses on the impacts of Cd and Ni, on the embryonic development of different fish species. The evidence on abnormalities in fish larvae caused by Cd and Ni was also provided in text.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Geyik Dağı güncel buzulları ve morfometrik özellikleri
Canpolat, Ergin; Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan; Bozdoğan, Mahsum; Keserci, Ferhat; Güngör, Gülan
Geyik Dağları, Geç Kuvaterner boyunca yoğun ve tekrarlanan buzullaşmalara maruz kalmıştır. Güncel bir buzulun varlığı bölgede yapılan daha önceki çalışmalarda doğrulanmamış veya tespit edilememiştir. Bölgede yerel gezgin olan Hasan Hüseyin Kahrıman’nın 27 Ekim 2023 tarihinde buzul varlığını sosyal medya aracılığı ile aktarması üzerine buzulları tanımlamak ve yerlerini belir- lemek için uzaktan algılama yöntemleri kullanılmış ve Geyik Dağı’na yapılan arazi çalışması ile güncel buzulların varlıkları doğrulanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda bilimsel olarak Geyik Dağı’nda güncel bir buzulun varlığını tanımlayan ve doğrulayan ilk çalışmadır. Belirlenen yayılış alanları üze- rinden buzul modellemesi, ELA (Equilibrium Line Al titude) hesaplama araçları, bakı ve eğim in- tersect (kesiştirme) analizleri ile sirk morfometrisi yöntemleri kullanılarak buzulların ve içerisinde yer aldıkları sirkler ile yakın çevresinin özellikleri nicel verilerle ortaya konulmuştur. Buzul model- lemesi neticesinde Geyik Orta Buzulu’nun toplam 6000 (±300) m2, Doğu Buzulu’nun 2030 (±100) m2 toplamda ise Geyik Dağı’ndaki buzulların 8030 (±480) m2 alana sahip olduğu tespit edilmiştir. Buzulların ortalama olarak uzunlukları 98 m (metre), ELA değeri ise 2619 m olarak hesaplanmıştır. Buzulların 12-30 ̊ eğim değerleri arasında ve tamamen kuzey bakılı alanlarda bulundukları tespit edilmiştir. Buzullar ve sirklerin morfolojik özellikleri, yüksek rakım, bakı özellikleri ve yüksek kar birikimi Geyik Dağı’ndaki buzulların bu kesimlerde korunmasına pozitif olarak etki etmiştir. Bu- zullar üzerinde yapılan karşılaştırmalı uydu görüntülerinde 06.09.2010 tarihinden günümüze kadar buzulların alansal olarak %50’sinden fazlasının eridiği ve önümüzdeki yıllarda etkisini giderek arttı- ran küresel ısınma ile beraber 5 yıl içerisinde tamamen ortadan kalkacağı tahmin edilmektedir.
AtıfOpenAlex11TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2022Determination of Letal Concentrations (LC50) of Cyfluthrın, Dimethoate Insecticides on Gammarus pulex (L., 1758)
Serdar, Osman; Aydin, Rahmi; Aydın, Ayşe Nur
In this study, Gammarus pulex (L., 1758) individuals obtained from Tunceli Munzur Stream were exposed to different concentrations of two insecticides containing cyfluthrin and dimethoate active ingredients, and LC50 values were determined from acute toxicity tests. During the study, parameters such as water temperature, pH, and dissolved oxygen were constantly controlled to ensure that they did not change. In this study, experiments were carried out by placing 0.5 liters of water in 1-liter glass aquariums. 10 G. pulex individuals were used for each concentration group. To determine the LC50 value, the mobility of the living things was observed and recorded in 24-hour periods. G. pulex, which lost its motility, was removed from the aquarium and excluded from the study. The study was carried out in 3 replications and the LC50 value for dimethoate was determined as 170.51 ± 8.15 µg/l, while the LC50 value for cyfluthrin was determined as 0.800 ± 0.12 µg/l.
AtıfOpenAlex8TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022Zebra Midye (Dreissena polymorpha)'de Malathionun Akut Toksisitesi (LC50)’nin Belirlenmesi
Serdar, Osman; Ödün, Neşe Akçanal
Sunulan çalışmada, zebra midye (Dreissena polymorpha) bireyleri, LC50 değerlerinin belirlenmesi için, konsantrasyon düzeyleri farklı olan, malathion etken maddesini içeren pestisitin bu organizma üzerindeki akut toksik etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla aralık belirleme ve deneysel tasarım kurgulanmıştır. Tüm deneyler (aralık belirleme dahil) 2 litre hacimli cam kaplar içerisine 1 litre su katılarak yapılmıştır. Her akvaryum içerisine, 10’ar adet D. polymorpha bireyi eklenerek, deneme çalışması hazırlanmıştır. LC50 değerinin belirlenmesi için gözlem periyodu olarak, 24 saatlik zaman dilimindeki D. polymorpha bireylerinin canlılık durumları incelenerek kayıt altına alınmıştır. Canlılık özelliğini yitiren D. polymorpha bireyleri deneme ortamından çıkarılmıştır. Bu şekilde 3 tekrarlı olarak yürütülen çalışmada, malathion etken maddeli pestisitin D. polymorpha için LC50 değeri 120,11 ± 19,32 mg/l olarak belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2022Scopus SJRQ4Kritik Hammaddelerin Geri Dönüşüm ile Döngüsel Ekonomiye Kazandırılması
Okudan, Mediha Demet; Akcil, Ata; Erust, Ceren
Endüstri 4.0 devrimi ve Nesnelerin İnterneti (IoT) gibi teknolojilerle dijitalleşme, kaynaklarımızın ve ekonomilerimizin döngüsel olmasını gerektirmektedir. Başta Avrupa Birliği olmak üzere tüm ülkeler, kritik hammaddelerin sorumlu tüketiminin, üretiminin ve geri dönüşümünün sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın bir yolu olarak çok önemli olduğu konusunda hemfikirdir. Ömrünü tamamlamış ürünlerden kritik hammaddelerin geri kazanılması için uygun maliyetli bir geri dönüşüm yöntemi, madencilikten çok daha az çevresel etkiye sahiptir. Biyo & hidrometalurjik yöntemler, kritik hammaddelerin, özellikle nadir toprak elementlerinin (NTE) çıkarılması için hızlı gelişen, seçici, çevre dostu ve uygun maliyetli teknolojilerdir. Bu makale, ikincil kaynaklara genel bir bakış sağlamakta ve kritik hammaddelerin kazanımı için ekonomik bir yol olarak hizmet edebilecek bazı umut verici yöntemlerin kullanımına ilişkin yürütülen çalışmaların senaryosunu özetlemektedir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Tunceli biyolojik atıksu arıtma tesisinde gastrointestinal patojenlerin belirlenmesi
Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Toraman, Zülal Aşçı; Süer, Ceren Sel; Öbek, Erdal
Bu çalışmada, Tunceli ili biyolojik atıksu arıtma tesisinde (TBAAT) gastrointestinal patojenler (bakteriyel gastroenterit, viral gastroenterit, enterovirüsler, insan parekovirüsleri, adenovirüsler, dışkı parazitleri) incelenmiştir. TBAAT 'nin giriş ve çıkış suyunda gastrointestinal patojen analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre TBAAT 'nin giriş suyunda enterohemorajik/verotoksin üreten Esherichia coli, salmonella, norovirüsler G1, norovirüsler G2, astrovirüsler, adenovirüsler ve Giardia lamblia ajanları tespit edilmiştir. Bu ajanlar TBAAT 'nin giriş suyunda mevcut olmasına rağmen, TBAAT 'nin çıkış suyunda gastroenterite sebep bakteriyel etkenler, enterovirüsler, parekovirüsler, adenovirüsler (EPA) ve dışkı parazitleri tespit edilmemiştir. TBAAT çıkış suyunda viral ajanlardan olan norovirüsler G2, astrovirüsler ve adenovirüsler pozitif (+) olarak tespit edilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2022Deep Learning Based Air Quality Prediction: A Case Study for London
Utku, Anıl; Can, Umit
Although states take various measures to prevent air pollution, air pollutants continue to exist as an important problem in the world. One air pollutant that seriously affects human health is called PM2.5 (particles smaller than 2.5 micrometers in diameter). These particles pose a serious threat to human health. For example, it can penetrate deep into the lung, irritate and erode the alveolar wall and consequently impair lung function. From this, the event PM2.5 prediction is very important. In this study, PM2.5 prediction was made using 12 models, namely, Decision Tree (DT), Extra Tree (ET), k-Nearest Neighbourhood (k-NN), Linear Regression (LR), Random Forest (RF), Support Vector Machine (SVM), Extreme Gradient Boosting (XGBoost), Multi-Layer Perceptron (MLP), Convolutional Neural Network (CNN), Recurrent Neural Network (RNN), Gated Recurrent Unit (GRU), and Long Short-Term Memory (LSTM) models. The LSTM model developed according to the results obtained achieved the best result in terms of MSE, RMSE, MAE, and R2 metrics.
AtıfOpenAlex7
İncele - MakaleAçık Erişim2022Dimethoate ve Malathion Pestisitlerinin Dreissena polymorpha (Pallas, 1771) Üzerindeki Kombine Etkisinin Sitokrom P450 ve Asetilkolinesteraz Kullanılarak Belirlenmesi
Serdar, Osman; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Yildirim, Numan
Bu çalışmada, Dreissena polymorpha’da organofosforlu dimethoate ve malathion etken maddeli insektisit karışımlarının toksisitesini ortaya çıkarmak için sitokrom P450 (CYP1A1) ve Asetilkolinesteraz (AchE) aktiviteleri ölçülmüştür. Dimethoate ve malathion'un öldürücü konsantrasyonu (LC50) 96 saat maruziyet sonunda 40,82±2,54 mg/L olarak hesaplanmıştır. D. polymorpha dimethoate ve malathionun üç subletal konsantrasyonuna (LC50 değerine 1/16, 1/8 ve 1/4 oranla) 24 saat ve 96 saat boyunca maruz bırakılmıştır. CYP1A1 ve AChE seviyeleri, ticari kit kullanılarak mikroplaka okuyucuda ölçülmüştür. AChE aktivitelerinin kontrol grubuna göre 96 saat sonra tüm maruziyet gruplarında düştüğü gözlenmiştir. Maruziyet süreleri karşılaştırıldığında 96. saat sonunda enzim aktivitelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik olmadığı belirlenmiştir. Tüm gruplarda 24 saatin sonunda CYP1A1 seviyelerinde istatistiksel olarak anlamlı bir değişiklik olmamıştır, ancak kontrol grubuna kıyasla 96 saat sonra azalma görülmüştür (p0,05). Dimethoate ve malathion kombinasyonunun toksik yanıtı konsantrasyonlarına bağlı olarak değişebildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, dimethoate ve malathion karışımlarının, D. polymorpha'da AChE ve CYP1A1 aktivitelerini inhibe ettiği ve bu enzimlerin etkili bir biyobelirteç olarak kullanılabileceği ortaya konmuştur.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Işık Dağı (Ankara-Çankırı) Briyofit Florası
Ören, Muhammet; Alataş, Mevlüt; Uyar, Güray
Işık Dağı, İç Anadolu Bölgesinde Ankara’nın kuzey doğusunda bulunmakla birlikte, Batı Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri arasındaki iklimsel bir geçiş kuşağında yer almaktadır. Sahip olduğu bu iklimsel özellikleri ve kendine has topoğrafik yapısı sayesinde floristik açıdan oldukça zengin olan bu bölgenin, maalesef şimdiye kadar tüm briyofloristik yapısının aydınlatılması için detaylı bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada, 2019 yılının Haziran ve Ekim aylarında Işık Dağı’nın 29 farklı lokalitesinden yaklaşık 450 briyofit örneği toplanmıştır. Toplanan örneklerin değerlendirilmesi sonucunda, bölgeden ciğerotlarından 10 familya ve 11 cinse ait 18 takson ve karayosunlarından ise 32 familya ve 73 cinse ait 144 takson olmak üzere, toplamda 162 takson tespit edilmiştir. Bu taksonlardan; Dicranella staphylina H. Whitehouse Türkiye’den ikinci kez rapor edilmiştir. Ayrıca Tortella inflexa (Bruch) Broth. ve Weissia rutilans (Hedw.) Lindb., A2 karesi için yenidir. Dahası, Çankırı ili için 18, Ankara ili için ise 49 taksonun ilk defa kaydı, bu briyoforistik listede verilmektedir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2022The Bryophyte Flora of Ermenek Valley (Karaman, Mersin-Turkey)
Alataş, Mevlüt; Karaman, Seher; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay
In this study, the bryophyte flora of Ermenek Valley (Karaman, Mersin) was investigated. In a total 163 taxa belonging to 27 families and 64 genera were determined by identifying the bryophyte specimens collected from 33 stations at different habitats and different vegetation periods between the years 2019 and 2020. Marchantiophyta, 10 taxa belonging to 8 families and 10 genera, Bryophyta, 153 taxa belonging to 19 families and 54 genera are represented. Among them, 39 taxa are new records for C12 grid square and, also Fissidens gymnandrus is recorded for the second time from Turkey. While Pottiaceae (44 taxa) and Brachytheciaceae (26 taxa) two largest families in the study area, Ptychostomum (11 taxa), Syntrichia and Grimmia (10 taxa) are the most species rich genera. Taxa in the floristic list, along with ecological characteristics and life forms were given.
AtıfOpenAlex6TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2022Kyb'de kullanılan cam kumun kyb yük-deplasman ilişkisinin davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması
Etli, Serkan
Doğada atık olarak bulunan cam, özellikle son yıllarda sıcaklığın artmasıyla birlikte ormanlık alanlarda ve düzenli depolama alanlarında çıkan yangınların sebepleri arasında görünmektedir. Çalışma kapsamında atık sahalarından ve doğal ortamdan toplanan atık soda cam şişeleri öğütüldükten sonra 0.25-0.5 mm arasında eleklerden geçirilerek ayrıştırılmıştır. Bu cam kum ile üretilen kendiliğinden yerleşen beton (KYB), içindeki doğal kum ile değiştirilmiştir. Doğal kum ve cam kumu, hacimce %5 ila %35 arasında %5'lik artışlarla ikame edilmiştir. KYB, yönetmeliklerle ilgili standartları sağladığı taze özellik testleri ile test edilmiştir. Elde edilen karışımlardan 7 ve 28 günlük numunelerde gerilme-şekil değiştirme ilişkileri elde edilmiştir. Elde edilen bu ilişkiler literatürde sıklıkla kullanılan beton modeli ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Ortaya çıkan yük-deplasman ilişkilerinin özellikle 7 günlük yaşta iyi bir şekilde seçilen modele yakınsadığı ancak özellikle başlangıç kısmında 28 günlük yaşta kullanılan modelden ayrıldığı görülmüştür.
AtıfOpenAlex10TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022Endemik Stachys tundjeliensis Kit Tan & Sorger (Lamiaceae)’ in Uçucu Yağ Bileşenleri ve Kemotaksonomik Bir Yaklaşım
Yüce, Ebru
Bu araştırmada, Tunceli’ de doğal olarak yetişen endemik Stachys tundjeliensis Kit Tan & Sorger bitkisinin toprak üstü kısımlarından su distilasyonu ile elde edilen uçucu yağ bileşenlerinin tespiti yapılmıştır. Çalışma ile bitkinin uçucu yağ bileşenlerini tespit ederek tür ve cinsin taksonomisine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Çalışma materyali 2021 yılında Tunceli-Ovacık arasında çiçekli olarak toplanarak kurutulup hazır hale getirilmiştir. 100 g bitki örneğinden su distilasyonu yöntemi ile Clevenger aparatı kullanılarak 3 saat distile işlemi sonucu uçucu yağ elde edilmiştir. Analiz için GC/MS (Gaz Kromatografi/Kütle Spektrometresi) cihazı kullanılmıştır. Elde edilen uçucu yağda toplam 29 bileşen belirlenmiştir. Okaliptol (%28.9), timol (%14.3), 4 karvomethanol (%12.5), d-piperiton (%11.2), pinen (%6.3) ve terpineol (%5.7) yüksek orandaki bileşenlerdir. Bu bileşenlerden okaliptol/timol kemotip olarak düşünülebilir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2022Bioremediation Performance of Sphingomonas melonis and Bacillus\rmuralis on Herbicide Diquot Dipremide-(ethylene-d4)
Erguven, Gokhan Onder; Yildirim, Numan; Koçak, Emel; Durmus, Mehmet Harun Bogacbarbaros; Aydin, Ekrem
Bioremediation is a process that utilizes the degradation potential of microorganism to provide a cost-effective and reliable\rapproach for pesticide biodegradation. For this purpose, chosen bacteria Sphingomonas melonis and Bacillus muralis were isolated\rfrom an agricultural soil sample. The biodegradation performance of these isolated bacteria at different Diquot Dipremide-\r(ethylene-d4) (DDE4) herbicide concentrations (250, 500 and 1000 ppm) was investigated under submerged culture conditions.\rBiodegradation performance of isolated bacteria was monitored with COD, TOC and, BOD5 reduction rates in culture medium at\rdifferent incubation periods. According to the results; S. melonis has the highest bioremediation capacity for COD removal (91%\rat 250 ppm). For TOC, B. muralis has the highest removal rate as 82% at 250 ppm. On the other hand, For BOD5 at 250 ppm 85%\rS. melonis showed the best removal performance. Most effective removal rate at 250 ppm concentrations was obtained as 91%\rand 88 by S. melonis and B. muralis respectively at the end of the 216th hour for COD. Additionally, the increase in turbidity\rrelated with population dynamics at the end of the 216 th hour positively effected the bioremediation parameters included COD,\rTOC and BOD5 reductions. These results showed that it can be used for effective COD, TOC and BOD5 removal in S. melonis and\rB. muralis on DDE4 remediation
- MakaleAçık Erişim2021Cyfluthrin Pestisitinin Zebra Midyesi (Dreissena polymorpha) Üzerindeki Etkisinin Bazı Antioksidan Enzim Aktiviteleriyle Belirlenmesi
Serdar, Osman
Yapılan bu çalışmada, Dreissena polymorpha’da ticari insektisit olan Cyfluthrin (CFT)’nin bazı biyokimyasal yanıtları araştırılmıştır. CFT’nin D. polymorpha üzerindeki 96 saatlik LC50 değeri 553,22 ± 27,3 µg/L olarak hesaplanmıştır. D. polymorpha, CFT’nin subletal konsantrasyonlar (LC50 değerinin 1/20, 1/10 ve 1/5)’ına 24 ve 96 saat süre ile maruz bırakılmıştır. D. polymorpha bireylerinde superoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve Glutatyon peroksidaz (GPx) enzim aktiviteleri belirlenmiştir. CFT’ye maruz bırakılan D. polymorpha’da, SOD aktivitesi kontrole kıyasla artmıştır. CAT ve GPx aktivitelerinin kontrole kıyasla inhibe olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, CFT'ye maruz kalan D. polymorpha bireylerinin oksidatif hasarında artış olduğu belirlenmiştir
AtıfOpenAlex11TR Dizin6
İncele - MakaleAçık Erişim2021Removal of Chemical Oxygen Demand, Total Organic Carbon and Color from Textile Industry Wastewater by Using Phanerochaete chrysosporium (ME446)
Erguven, Gokhan Onder; Yildirim, Numan; Çelik, Aytekin
Wastewater discharge from textile industries concern environmental risks. Superiority of microbial methods over other high cost combined methods includes conversion of persistent organic materials to non-toxic last materials, sustainability, low cost, and comfortable. Textile wastewaters can have opposite effects on the quality of water in total organic carbon (TOC) and Chemical oxygen demand (COD). Agitation cultures can reach the surface area of the dyes, whereas a static cannot do. Biotreatment of textile wastewater from the dyeing process using white-rot fungus Phanerochaete chrysosporium (P.C) was investigated in agitated and static culture conditions. Dye is the major pollutant component in this wastewater includes some different organic pollutants. The treatment mediums containing distilled water in 1:10 ratio of wastewater were compared for treatment efficiency of P.C. Especially in agitated conditions at 27 oC and 150 rpm, it was achieved a successful treatment results. Under these conditions, a 48h long treatment reduced by 91,46 % of the original COD (from 1484 mg l-1) and by 94,92% the TOC (initial was 723.66 mg l-1). Moreover, treatment reduced color by 86,28 % from 3.550 A540 to 0.487 A540 at the end of the study. The decolorization properties of P.C obtained high performance and we determined P.C showed up to effective removal rate for COD and TOC within 48 hours. We suggest that these fungus pellets of P.C can reach the decolorization and can be a useful tool for bioremediation of textile dye wastewater within a short time period.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleYalnız künye2021Estimation of the Soil Saturated Hydraulic Conductivity and Soil Sorptivity of Terraced Soil Using Four-Term Expansions of the Haverkamp Model
Yilmaz, Deniz
Uzunçayır water retention Dam is located in the Tunceli province. This semi-arid mountainous region ineastern Turkey is prone to erosion. To combat this phenomenon, terraces along the edge of the MunzurUniversity campus were built on sloping ground with pine plantations. The objective is twofold, on theone hand to mitigate soil erosion and protect the dam from sediments deposits, and on the other hand topromote the infiltration of rainwater and the vegetation of the sloping soil. However, the so-called ecofunctions of the terraces over the time are not proven. Monitoring the infiltration capacities of the terracesover time and space will allow a better understanding of their contribution to the hydrology of thewatershed and their effect on soil erosion. The Beerkan infiltration technique offers simple andinexpensive experimental protocols. In addition, treatment methods are constantly improving. Morerecently, the four-term expansion of the implicit Haverkamp cumulative infiltration equation has beenproposed. This complicated but robust formulation was used in this study to estimate the soil sorptivity Sand saturated hydraulic conductivity Ks of terrace soil at Tunceli. The average Ks value of studied site wasestimated to be 0.0852 mm/s with a standard deviation of 0.0112 mm/s. The soil sorptivity values weremore extensive with mean value of 2.1227 mm/s0.5 and a standard deviation of 0.5855 mm/s0.5. The fit ofthe model used was perfect, showing that fast and robust estimation of S and Ks are possible using thenew model.
- MakaleYalnız künye2021Altındere Vadisi (Maçka, Trabzon) Briyofit Florasına Epifitik Katkılar
Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Ezer, Tülay
Bu çalışmada, Altındere Vadisinin (Maçka-Trabzon) epifitik briyofitleri ve ekolojik özellikleri araştırılmıştır. 2018-2020 yıllarının farklı vejetasyon dönemlerinde, alanın farklı lokalite ve habitatlarındaki (14 istasyon) çeşitli ağaç gövdeleri üzerinden alınan 466 epifitik briyofit örneğinin değerlendirilmesi sonucunda 27 familya ve 37 cinse ait toplam 55 takson (13 ciğerotu, 42 karayosunu) belirlenmiştir. Bu taksonlardan 36’sı alan için yenidir. Belirlenen bu yeni briyofit türleri ile alandaki toplam briyofit sayısı 115’e yükselmiştir. Taksonların hayat formu ve yaşam stratejisi analizleri de yapılmıştır. Hayat formlarından düz halı (Ms) ve Pürüzlü halı (Mr)’nın, yaşam stratejilerinden ise perennial kalıcıların baskın olduğu görülmüştür. Epifitik taksonlar tarafından en çok tercih edilen ağaç Alnus glutinosa olurken en az tercih edilen ağaç Castanea sativa olmuştur. Ayrıca, ekolojik özellikler açısından floristik listedeki taksonların çoğu; nemlilik açısından mezofitik, gölge tercihi açısından sciofit ve pH açısından subnötrofittir.
AtıfTR Dizin1
İncele










