Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Sarı, Sacit(10)
- Acun, Serdar(8)
- Songur, Mehmet(6)
- Veysikarani, Dilek(5)
- Pehlivan, Ceren(4)
- Ates, Erdem(3)
- Balibey, Mesut(3)
- Eteman, Fatma Sert(3)
- Gençyürek, Ahmet Galip(3)
- Gün, Servet(3)
- Güneş, Bayram(3)
- Yucesan, Melih(3)
- Akdi, Yilmaz(2)
- Cevher, Muhammed Fatih(2)
- Ekinci, Ramazan(2)
- Eteman, Volkan(2)
- Güler, Ebru Özgür(2)
- Güçlü, Tansel(2)
- Kervankıran, İsmail(2)
- Yalçın, Zülkif(2)
- Yedek, Şahin(2)
- Yildirim, Kemal(2)
- Acar, Sedat(1)
- Adli, Fatih(1)
- Akdağ, Nuran(1)
- Akmaz, Düzgün(1)
- Arslan, Erdal(1)
- Aydin, Nursen(1)
- Başkutlu, Salih(1)
- Birdal, Murat(1)
- Bolat, Hüseyin(1)
- Boyali, Handan(1)
- Bozkurt Yazar, Birgül(1)
- Buz, Funda(1)
- Dagtas, Erdal(1)
- Demireli, Erhan(1)
- Derse, Onur(1)
- Devecioglu, Sebahattin(1)
- Geyik, Dilek Veysikarani(1)
- Gökdemir, Levent(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026The Impact of Informal Employment on Macro Variables in Türkiye: An Empirical Analysis
Pehlivan, Ceren
Informal employment has a wide-ranging economic impact. In terms of economic implications, it can affect growth, labor force participation, inflation, and taxation. In Türkiye, informal employment, which has been frequently researched in the economy especially after 1990, continues to maintain its importance. The fact that the effectiveness of informal employment continues makes the subject worth researching. In this study, the impact of informal employment on macroeconomic indicators in Turkey was investigated. The study's methodology included time series analyses spanning the years 1993 to 2024. In the study with informal employment as the dependent variable, macroeconomic factors such as inflation, growth, current account deficit, and unemployment were represented. Descriptive statistics of the variables were provided initially in the study, and their stationarity was then assessed using the unit root test. The long-term link between variables that were stationary at the same level was ascertained using the cointegration test. The FMOLS test was used to examine how the variables affected the dependent variable. Lastly, the study's causality test was used to ascertain the direction of the variables' effects on one another. The findings showed that during the studied period, informal employment in Turkey had an impact on macro factors.
- MakaleAçık Erişim2026Ekonomik Politika Belirsizliği ve Borsa Dinamikleri: BIST 100'den Elde Edilen Kanıtlar
Adli, Fatih
Küresel ekonomide son dönemlerde belirsizliklerin artması finansal ve ekonomik göstergeleri önemli ölçüde etkilemiştir. Bu çalışmanın amacı küresel ekonomik politika belirsizliğinin BIST100 üzerindeki etkisini incelemektedir. Ayrıca dolar endeksi ve altın değişkenleri model kapsamına dâhil edilmiştir. Bu çalışmada, Ocak 1997 – Ekim 2025 dönemini kapsayan aylık frekansta toplanmış 346 gözlemden oluşan veri seti kullanılmıştır. Değişkenlerin durağanlıklarını tespit edebilmek için ADF ve PP birim kök testi uygulanmıştır. Analizde verilerin farklı durağanlık seviyelerine sahip olmasından dolayı en uygun yöntem olarak ARDL sınır testi tercih edilmiştir. Ayrıca modelde değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisini ölçmek için Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Bu kapsamda elde edilen bulgulara göre değişkenler arasında uzun dönemde eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Uzun dönem katsayı analizi bulgularına göre ekonomik politika belirsizliği ile BIST100 arasında negatif yönlü ilişki elde edilmiştir. Granger nedensellik bulguları, ekonomik politika belirsizliğinden BIST100 endeksine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin bulunduğunu göstermektedir. Bulgular, ekonomik politika belirsizliğinin finansal piyasalar üzerindeki etkisini vurgulayan literatürü ampirik olarak desteklemektedir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2026İleri Teknoloji İhracatı ve Ar-Ge Harcamasının Büyüme Üzerindeki Etkisi: G20 Ülkelerinden Kanıtlar
Pehlivan, Ceren
Küreselleşme sonrası atılan yenilikçi adımlar teknolojik gelişimin sağlanmasına ve yayılmasına olanak sağlamıştır. Birçok büyüme teorisinde dışsal olarak yer alan teknoloji değişkeni içsel bir değişken haline gelmiştir. Teknolojik gelişmeler neticesinde ülkeler dış ticarette rekabet gücü sağlamıştır. Dış ticarette yaşanan gelişmeler ürün çeşitliliğin artmasına da yol açmıştır. Ayrıca ekonomik anlamda katma değer oluşmasıyla büyüme oranlarında da iyileşmeler yaşanmaya başlamıştır. Bu çalışmada G20 ekonomileri için bir analiz yürütülmüştür. Çalışmada 2000-2022 yılları baz alınmıştır. Yıllık veriler kullanılarak panel analizi yapılmıştır. İleri teknoloji ihracatı, Ar-Ge harcaması ile büyüme arasındaki ilişki hem teorik hem de ampirik olarak araştırılmıştır. Yapılan panel analizi sonucunda G20 ülkeleri genelinde ileri teknoloji ihracatı ve Ar-Ge harcamalarının büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olduğu belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Egg Trade in the Ottoman State: Economic Value, Production, Export and Incorporation
Başkutlu, Salih
The nutritional content and economic value of eggs have made them a critical trade product worldwide. One of the essential human food sources, eggs, became one of the most valuable products of global trade, especially in the 19th and 20th centuries. While egg production in Europe and America increased gradually, the Ottoman Empire became a significant exporter. Eggs are an essential raw material for the food sector and industrial and pharmaceutical sectors. For this reason, many countries have developed various policies to increase egg production and develop their trade. The Ottoman State had great potential for egg production thanks to its vast agricultural lands and deep-rooted tradition of animal husbandry. Regions such as the Black Sea provinces, Sivas, Erzurum, Mamuretülaziz, Hüdavendigar, Aydın and Rumeli were favorable locations for chicken breeding and egg trade. Ottoman eggs were exported mainly to Europe. Small-scale enterprises and peasants generally carried out poultry farming in the Ottoman State. However, larger-scale production areas began to be established with the increasing European demand. In this context, the study above evaluates the emergence, development, commercialization, corporatization, problems encountered, and proposal for solutions to the egg industry in the Ottoman State.
- MakaleAçık Erişim2026Dijitalleşme ve toplumsal refah arasındaki ilişkinin pls-sem ile analizi
Geyik, Dilek Veysikarani
İlgili çalışmada, ülkelerin dijital kapasitelerini değerlendiren Ağ Hazırlığı Endeksi (Network Readiness Indekx – NRI) ile toplumsal refah ve gelişmişlik düzeyini ölçen Sosyal Gelişme Endeksi (Social Progress Indekx – SPI) arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. NRI, dijital altyapı, dijital beceriler ve dijital yönetişim boyutlarını kapsarken, SPI eğitim, sağlık, güvenlik, fırsat eşitliği ve temel insan ihtiyaçları gibi toplumsal göstergeleri içermektedir. Çalışmanın veri seti, 117 ülkenin 2024 yılına ait NRI ve SPI alt boyut verilerinden oluşturulmuş olup, dijitalleşmenin toplumsal refah üzerindeki etkilerini test etmek amacıyla Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi (PLS-SEM) yöntemi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarında, dijitalleşmenin toplumsal refah üzerindeki etkisinin güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı olduğunu belirlenmiş; dijital kapasitenin toplumsal ilerleme üzerinde belirleyici bir rol oynadığı gözlenmiştir. PLS-SEM kapsamında değerlendirilen ölçüm modelinin güvenilirlik ve geçerlik açısından uygun olduğu, Cronbach α, ρC, ρA ve AVE değerlerinin tüm yapılar için kabul edilebilir düzeylerde gerçekleştiği belirlenmiştir. Yapısal modele ilişkin açıklanan varyans (R²) değeri ise SPI için 0,807 olarak hesaplanmıştır. Bununla birlikte, Önem–Performans Matrisi Analizi (IPMA) bulguları, dijitalleşme göstergesinin alt boyutları arasında dijital beceri ve dijital altyapının SPI üzerindeki etki düzeyinin en yüksek olduğunu, dijital becerinin yüksek performans sergilerken dijital altyapının görece düşük performans gösterdiğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, dijital kapasitenin stratejik biçimde geliştirilmesinin toplumsal ilerlemeyi destekleyen ve yönlendiren kritik bir unsur olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Avrupa birliği ülkelerinin iş yapabilme kolaylığının çok boyutlu ölçekleme analizi ile incelenmesi
Veysikarani, Dilek; Özel, Sibel Örk
İş yapabilme, küresel ekonomiye sağlayacağı olumlu etkiler nedeniyle politika yapıcılar için öncelikli bir konu haline gelmektedir. Yatırım sermayeleri ve girişimcilerin artan hareketliliği de bu önceliğin önemini daha da artırmaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışmada, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin iş yapabilme seviyelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, 2021 yılına ait İş Yapma Kolaylığı Endeksi verileri Dünya Bankası'ndan alınarak kullanılmıştır. Çalışmada, AB üyesi ülkelerin İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nin alt boyutlarına göre benzerlikleri ve farklılıklarını belirlemek amacıyla Çok Boyutlu Ölçekleme analizi yapılmıştır. Bu analiz sonucunda, endekse göre en çok homojenlik gösteren değişkenlerin "İşe Başlama" ve "Vergi Ödemesi" olduğu belirlenmiştir. Ülkeler arasında ise en çok benzerlik gösterenlerin Almanya, Danimarka, Estonya ve Litvanya olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, AB üyesi ülkelerin iş yapabilme kolaylığı açısından bazı ortak özelliklere sahip olduğunu, ancak yine de belirli farklılıkların mevcut olduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Investigating Consumers’ Boycott Behavior in the Context of Israeli-Palestinian Conflict: Social Media, Consumer Animosity and Perceived Efficacy Perspectives
Cevher, Muhammed Fatih
This study aims to reveal the effects of consumer animosity, perceived effectiveness, and social media on consumers' boycott intention. In addition, the study aims to investigate the mediating role of social media in the relationship between consumer animosity and boycott intention and the relationship between perceived efficacy and boycott intention. The study also analyzes whether there are significant differences in the boycott intentions of consumers in seven different regions of Turkey. A total of 749 consumer data from an equal number of consumers in seven different regions of Turkey were analyzed using structural equation modeling and ANOVA tests. The findings of the study show that consumer animosity, perceived efficacy, and social media have a positive effect on consumers' boycott intentions. While the mediating role of social media in the relationship between perceived effectiveness and boycott intentions was observed, the mediating role of social media in the relationship between consumer animosity and boycott intentions was not detected. It also revealed that there is a significant difference between regions in consumers' boycott intentions. The study differs from other studies in that it both investigates the mediating roles of social media variables and analyzes regional differences in the analysis of boycott intentions.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Is the Feldstein-Horioka Puzzle Valid in OECD Countries?
Korkmaz, Özge; Pehlivan, Ceren
Investments and savings are regarded as critical components in the evolution of economic performance. Both are employed to stimulate economic development and growth. Based on international capital movements, the Feldstein-Horioka puzzle investigated the relationship between savings and investment. The validity of the Feldstein-Horioka puzzle was investigated in this investigation for the years 1990-2021, covering OECD countries.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2025Salgından Normale Emek Piyasası: Zamana Dayalı Eksik İstihdam Analizi
Acun, Serdar
Bu çalışma, Türkiye'de zamana dayalı eksik istihdamın salgın öncesi, salgın dönemi ve sonrasındaki durumunu incelemektedir. Çalışmada, zamana dayalı eksik istihdam, fazla çalışma isteği, bu isteğe uygunluk ve belirlenen normal çalışma saatinin altında çalışma kriterleriyle ele alınmıştır. Salgın öncesinde toplam istihdam içinde düşük bir paya sahip olan zamana dayalı eksik istihdam, salgınla hızla artış göstermiştir. 2023 yılında bu oran en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Bu çalışmada lojistik regresyon analiziyle salgının zamana dayalı eksik istihdama etkisi incelenmiş; cinsiyet, yaş, eğitim, işyeri büyüklüğü gibi faktörlerin eksik istihdam üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Sonuçlar, salgının emek piyasasında esnek çalışma biçimlerini artırdığını, bu durumun özellikle kadınları ve büyük işletmelerde çalışanları etkilediğini göstermiştir. Kadınların, salgın öncesine kıyasla salgın döneminde zamana dayalı eksik istihdamda yer alma olasılığı artmıştır. Bu artış, kadınların iş gücüne daha fazla katılımıyla ilişkilidir. Ayrıca, büyük işletmelerin salgınla kısa çalışma modeline geçmesi ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaşması, zamana dayalı eksik istihdamın artmasına neden olmuştur. Salgın, profesyonel meslek gruplarını da etkileyerek, öğretmen, doktor ve mühendis gibi çalışanların eksik istihdamda olma olasılığını artırmıştır.
- MakaleAçık Erişim2025The potential effects of the Zangezur Corridor on Türkiye’s foreign trade
Ates, Erdem
The Zangezur corridor connects Azerbaijan and the Nakhchivan Autonomous Republic. An exclave of Azerbaijan. After the 2020 Nagorno-Karabakh War, the obstacles to opening the Zangezur corridor were solved through the ceasefire agreement. Implementing the Zangezur corridor will shorten the route used nowadays by the Baku—Tiflis—Kars railway by almost 150 km. For this reason, it is thought that this corridor would decrease transportation costs and increase trade volumes. Türkiye, which will have direct land contact with Turkic countries, is the country of one of the most prominent effects of the opening of the Zangezur corridor. The main objective of this study is to determine the effect of Türkiye’s trade volumes on the opening of the Zangezur corridor. To investigate this, the study constructs a built-in structural gravity model with a new economic geography perspective covering 182 countries from 2007 to 2023. Then, the coefficient values obtained from the model are used to determine the possible change in Türkiye's trade with nine Asian countries that are expected to use this corridor directly. According to the results, it is expected that Türkiye’s top three export-enlarging countries, respectively, are Armenia, Azerbaijan, and Turkmenistan, which will be import-enlarging Azerbaijan, Armenia, and Uzbekistan.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Doğal Afet Maliyetlerinin Makro Ekonomik Göstergeler Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: BRICS-T Ülkelerinden Kanıtlar
Pehlivan, Ceren
Doğal afetler etkisi ve oluşum biçimiyle farklılık göstermektedir. Yaşanan afetler sonrasında yaşanan gelişmeler sosyal, ekonomik ve siyasi açıdan ülkelerin kayıplar yaşamasına yol açabilmektedir. Kayıpların kısa ve uzun dönemli etkileri birçok alanda ve başlıkta etkisini göstermektedir. Bu çalışmada doğal afet sonrasında oluşan maliyetlerin makro ekonomik göstergeler üzerindeki etkisi hem teorik hem de ampirik olarak araştırılmaya çalışılmıştır. Makro değişken olarak çalışmada büyüme, işsizlik, enflasyon, harcama ve ödeme değişkenleri kullanılmıştır. Her değişken için ayrı ayrı modeller oluşturulmuştur. Çalışmada 2000-2022 yılları baz alınmıştır. Panel analiziyle doğal afet maliyetlerinin makro değişkenler arasındaki ilişkisi incelenmiştir. Analizde ilk olarak değişkenlere ilişkin tanımlayıcı istatistiklere yer verilmiştir. Sonrasında yatay kesit ve delta testi yapılarak uygun nedensellik testinin yapılması amaçlanmıştır. Çıkan sonuçlar doğrultusunda Kónya nedensellik testi yapılmıştır. Bu test sonucunda doğal afet değişkeni ile büyüme değişkeni arasında tek yönlü, doğal afet değişkeninden işsizlik değişkenine doğru tek yönlü, doğal afet ile yatırım harcaması değişkenleri arasında çift yönlü, doğal afet değişkeni ile harcama değişkeni arasında tek yönlü ve doğal afet değişkeni ile enflasyon değişkeni arasında tek yönlü bir bağlantının olduğu belirlenmiştir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2025Endüstri 4.0 Sürecinde Kamu Maliyesi: Kamu Harcamaları ve Vergiler Açısından Bir Değerlendirme
Buz, Funda
Sanayileşme sürecinin son aşaması olan Endüstri 4.0 her alanda olduğu gibi kamu maliye- sinde de etki yaratmıştır. Endüstri 4.0 ile hayatımıza giren büyük veri analizi, akıllı robotlar, bulut teknolojileri, nesnelerin interneti gibi teknolojik gelişmeler kamu harcamaları ve kamu gelirleri konusunda da yenilikler getirmiştir. Kamu sektörünün bu teknolojik gelişmelere uyum sağlaya- bilmek adına yaptığı harcamalar kamu giderlerini artırırken teknolojinin getirdiği yeni alanlar vergileme için farklı zeminler yaratmıştır. Endüstri 4.0 ile ilk aşamada artış gösteren kamu gi- derleri zamanla azalırken doğurduğu yeni vergi alanları ile kamu gelirlerinin de artması bek- lenmektedir. Çalışmanın konusunu Endüstri 4.0’ın kamu maliyesinde yarattığı ve yaratacağı bu etkiler oluşturacak ve değerlendirilmesi yapılacaktır.
- MakaleAçık Erişim2025Covid-19 Salgının Türkiye’de Uzun Dönemli İşsizliğe Etkileri
Acun, Serdar
COVID-19 salgını, küresel iş gücü piyasasında büyük değişimlere neden olmuştur. Salgın döneminde işsizlik artarken istihdam azalmış, 2020 yılında çalışma süreleri 2019’un son çeyreğine kıyasla 255 milyon tam zamanlı işe eşdeğer bir kayıp yaşamıştır. Bu kayıp, 2008 küresel finansal krizindekinin dört katı büyüklüğündedir. İş arama süreleri uzamış ve uzun dönemli işsizlik oranları ciddi oranda yükselmiştir. Türkiye’de 2019 yılında uzun dönemli işsizler toplam işsizlerin %23’ünü oluştururken, bu oran 2022 sonunda %31’e ulaşmıştır. Bu çalışmada, salgın öncesi ve sonrası uzun dönemli işsizliğin belirleyicileri incelenmiştir. 2019-2023 verilerine dayalı lojistik regresyon analizinde bağımlı değişken olarak uzun dönemli işsizlik; bağımsız değişkenler olarak cinsiyet, yaş, eğitim, iş deneyimi gibi faktörler kullanılmıştır. Türkiye emek piyasasının en önemli sorunlarından biri olan emek arzının niteliğiyle emek talebinin niteliği arasındaki uyuşmazlık bu çalışmada da görülmüştür. Eğitimli nüfusun uzun dönemli işsizlikte olma olasılığı daha fazladır. Türkiye emek piyasasının kadına iş yaratmadaki sıkıntısı bu çalışmada da ortaya çıkmış ve kadınların uzun dönemli işsizlikte olma olasılığı erkeklere göre daha fazla olduğu bulunmuştur.
- MakaleAçık Erişim2025Türkiye in the Framework of the Preston Curve and Wilkinson Hypothesis: The Transformation of Income Growth, Income Distribution, and Life Expectancy
Sarı, Sacit
This study examines the validity of the Preston Curve and Wilkinson Hypothesis in the context of the Turkish economy, analyzing the impact of per capita income, income inequality, and public health expenditures on life expectancy. Using data from 1960 to 2022, graphical analysis and time series methods were employed to investigate the relationships between these variables. The key findings indicate that the Preston Curve is valid for Türkiye, as higher per capita income increases life expectancy, but the effect diminishes beyond a certain income level. A negative and statistically significant relationship was found between income inequality and life expectancy, supporting the Wilkinson Hypothesis. Additionally, public health expenditures positively and significantly influence life expectancy, highlighting the importance of government investments in healthcare. The findings suggest that the impact of economic growth on health indicators is not solely determined by rising income levels but also by the reduction of income inequality and increased public health expenditures. Policy recommendations include expanding healthcare spending, implementing social policies to mitigate income inequality, and addressing regional disparities in healthcare access.
- MakaleAçık Erişim2025Macroeconomic determinants of food inflation in Türkiye: Empirical evidence from RALS-based time series analysis
Sarı, Sacit
This study aims to analyse the macroeconomic determinants of food price inflation in Türkiye using monthly data for the period 2015:01–2025:03. Fluctuations in food prices have significant impacts, particularly on the quality of life and food security of low-income households. In this context, food price inflation is used as the dependent variable. In contrast, the agricultural input price index, commercial loan interest rate, exchange rate, and oil prices are employed as explanatory variables. The stationarity properties of the series are examined through the Zivot-Andrews test and the RALS- LM test with structural breaks. The presence of a long-run cointegration relationship among the variables is tested using the RALS-EG test, and long-run coefficients are obtained via the DOLS method, which addresses endogeneity and serial correlation by augmenting the levels equation with leads and lags of first differences. Empirical findings suggest that agricultural input prices, interest rates, and exchange rates have a positive and significant impact on food inflation. Based on the results, reducing agricultural production costs, expanding the availability of low-interest farm loans, and effectively managing energy subsidies are critical to controlling food inflation. Anahtar Kelimeler:
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Hedonik ve Faydacı Tüketim Yönelimlerinin İncelenmesi
Simsek, Abdullah; Devecioglu, Sebahattin
Bu araştırmanın amacı üniversitede öğrenim gören öğrencilerin hedonik ve faydacı tüketim yönelimlerinin bazı demografik değişkenler açısından incelemektir. Araştırma kapsamında veri toplama aracı iki kısımdan oluşmaktadır; ilk kısımda Demografik Bilgiler Formu yer alırken ikinci kısımda 22 madde ve 6 alt boyuttan oluşan Hedonik ve Faydacı Tüketim Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 1761 öğrenci, örneklemini ise 437 öğrenci oluşturmaktadır. Verilere ait istatistiki değerlerde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermesinden dolayı araştırmada Bağımsız Örneklem T-Testi ve ANOVA kullanılmış olup, ölçek alt boyutlarının aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Analiz neticesinde öğrencilerin bölüm, yaş, cinsiyet, bireysel gelir; planlamadan, ani kararlar vererek alışveriş yapma, satın almaktan haz duyulacak ürün için ihtiyaçtan vazgeçme ve ortalama alışveriş sıklıkları açıdan anlamlı sonuçlar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yapılan pearson korelasyon analizine göre hedonik tüketim ölçeği alt boyutları arasında pozitif yönlü; orta ve güçlü anlamlı ilişkiler olduğu görülmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025Makroekonomik Değişkenlerin Finansal Piyasalar Üzerindeki Etkisi: Türkiye Ekonomisi Üzerine Bir Uygulama
Sarı, Sacit; Çoban, Mustafa Necati
Bu çalışma, Türkiye ekonomisinde makroekonomik değişkenler ile finansal piyasalar arasındaki ilişkiyi 2003:Q1-2023:Q4 döneminde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel amacı, BİST-100 getiri endeksinin belirleyicilerini tespit etmek ve makroekonomik değişkenlerin finansal piyasalara etkisini ortaya koymaktır. Çalışmada bağımlı değişken olarak BİST-100 getiri endeksi, açıklayıcı değişkenler olarak ise nominal döviz kuru, mevduat faiz oranı, enflasyon oranı, reel GSYH ve Brent petrol fiyatları değişkenleri kullanılmıştır. Çalışmada genişletilmiş otoregresif dağıtılmış gecikmeler (A-ARDL) eşbütünleşme analizi ve Hacker ve Hatemi-J Bootstrap nedensellik testi yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, döviz kuru, enflasyon oranı ve reel GSYH’nin borsa getirileri üzerinde uzun dönemde pozitif etkiler oluşturduğunu, faiz oranlarının ise uzun dönemde negatif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. A-ARDL eşbütünleşme analizi, açıklayıcı değişkenlerin borsa getirileri ile uzun dönemli ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hacker ve Hatemi-J Bootstrap nedensellik testi, döviz kurundan borsa getirisine, enflasyon oranından borsa getirisine ve reel GSYH’den borsa getirisine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgular, makroekonomik değişkenlerin Türkiye’nin finansal piyasalarındaki belirleyici rolünü ve yatırım kararları üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. Sonuçlar, politika yapıcılar için finansal piyasalardaki dalgalanmaları öngörme ve yönetme noktasında önemli bilgiler sunmaktadır.
- MakaleYalnız künye2025Evaluating the effects of socioeconomic factors on economic complexity
Veysikarani, Dilek; Eteman, Volkan
An analysis of the relationship between the economic complexity index (ECI) and various socioeconomic variables is presented in this study. Complexity of the economy is an important indicator of a country's ability to produce and its knowledge base. ECI-high countries are generally more technologically advanced, with a more diverse and sophisticated production structure, higher levels of education, and better income distribution. We used canonical correlation analysis to analyze the relationship between ECI and socioeconomic variables. A variety of socio-economic variables were considered in the analysis based on 2021 data, including the GDP, foreign direct investments, political stability index, innovation index and average life expectancy. The importance of trade, technology, and research has been examined as indicators of economic complexity. Based on the results of the analysis, ECI and socio-economic variables have strong positive relationships. Among the three indices of economic complexity, the innovation index has the strongest positive correlation, followed by GDP and life expectancy. Economic complexity variables are positively correlated with foreign direct investments, even though the relationship is weaker.
- MakaleAçık Erişim2024Çok Değişkenli İstatistiksel Yöntemler ile Yeşil Gelecek ve Refah Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Veysikarani, Dilek; Akdağ, Nuran
Yeşil Gelecek Endeksi ve Legatum Refah Endeksi, toplumsal ve ekonomik kalkınmanın yanı sıra çevresel sürdürülebilirliği değerlendirmek için önemli araçlar olarak kullanılmaktadır. Bu endeksler, ülkelerin ekonomik büyüme hedefleri ve çevresel faktörler arasında denge kurmalarına olanak sunmaktadır. Çalışmada yeşil gelecek ve refah arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Yeşil Gelecek Endeksi ve Legatum Refah Endeksi arasında var olduğu öngörülen ilişki kanonik korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Kanonik korelasyon analizi, iki veya daha çok sayıda değişken grubu arasındaki en yüksek ilişkiyi hesaplamak için kullanılan bir istatistiksel yöntemdir. Çalışmanın örneklem grubunu OECD ülkeleri oluştururken veri seti 2023 yılına ait göstergelerdir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, yeşil gelecek ve refah arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu sonuç, Yeşil Gelecek Endeksinin yani çevresel sürdürülebilirlik ölçütlerinin, refahı yansıtan açık ekonomiler alt boyutu ile arasında ters yönlü bir bağlantı taşıdığını göstermektedir. Bu nedenle sonuçlar, yeşil geleceğin hedeflerini ve ekonomik büyümeyi dengede tutma zorluğunu işaret etmektedir. Çalışmaya özgün değer katan ve onu bu alanda önemli kılan faktör, daha önce literatürde bu endeksler için aynı anda kullanılmamış olan istatistiksel analiz yönteminin kullanılmasıdır ve bu doğrultuda elde edilen sonuçlar ile geleceğe yönelik yeşil politika çerçevesinin çizilebilir hale gelmesidir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2024Gölge bankacılığın gölgesinde merkez bankacılığı: küresel finansal kriz sonrasına tarihsel bir yolculuk
Güçlü, Tansel
Küresel finansal krizden sonraki 15 yıl süresince özellikle Federal Reserve’in öncü olarak uygulamaya soktuğu ve diğer merkez bankalarının da repertuvarına giren ve girmeye aday olan birçok yeni araç ve yaklaşımın ortaya çıktığına şahit olduk. Bu yaklaşımlar literatürde çokça tartışılsa da yeni uygulamaların geleneksel merkez bankacılığı uygulamalarından ne yönde ayrıldıklarına, hedefledikleri yeni sonuçlara ve bu sonuçlara ulaşıp ulaşmadıklarına dönük değerlendirmeler yaygın olarak görülmektedir. Yaygın olarak görülen bir diğer tartışma-kanı da miktarsal genişleme (quantitative easing) olarak adlandırılan politikaları güncel enflasyonist trendle ilişkilendirme eğilimidir. Ancak bu çalışmada soru değiştirilip miktarsal genişleme başta gelmek üzere piyasalara daha yüksek düzeyde likidite enjekte edilmesinin, sermaye birikiminin güncel biçimine gömülü olan sebepleri üzerine tartışılacaktır. Merkez bankacılığı kurumsal olarak dönüşürken esasında finansal ortamın ve ilişkilerin uzun tarihsel dönüşümü içerisinde bunu gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda merkez bankalarının birçok krizli meydan okumaya sermaye birikiminin istikrarı açısından cevap üretmeye çalışmakta olan kurumlar olduğunu hatırlatmak gerekir. 1980’li yılların sonrasında merkez bankacıları neoliberal politika dönüşümleri ve beraberindeki (kimi yazarlarca finansallaşma olarak da referans verilen) finansal inovasyonların karmaşık uluslararasılaşması sürecinde müdahale kapasitelerini artıracak bir dönüşüme odaklanmışlardır. Daha açık olmak gerekirse burada itibari paranın ortaya çıkışı, onu destekleyen yapının geri çekilmesi ve zamanla bugünün uluslararasılaşan gölge bankacılığına evrilen finansal yapısındaki yeni konumunu merkeze alarak Fed’in bu yeni finansal mimarideki dönüşümüne odaklanılacaktır. Geçici olacağı düşünülen fakat artık neredeyse kalıcı bir politik araca dönüşen ve bu makalenin de esas odak noktasını oluşturan varlık alım programları bu gelişmelerin en önemlilerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Burada “doğru” politik araçların keşfinden ziyade parasal-finansal dinamiklerin değişen doğası ile merkez bankacılığındaki dönüşümü beraber ele almak temel hedef olacaktır.
AtıfOpenAlex1
İncele











