Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Sarı, Sacit(10)
- Acun, Serdar(8)
- Songur, Mehmet(6)
- Veysikarani, Dilek(5)
- Pehlivan, Ceren(4)
- Ates, Erdem(3)
- Balibey, Mesut(3)
- Eteman, Fatma Sert(3)
- Gençyürek, Ahmet Galip(3)
- Gün, Servet(3)
- Güneş, Bayram(3)
- Yucesan, Melih(3)
- Akdi, Yilmaz(2)
- Cevher, Muhammed Fatih(2)
- Ekinci, Ramazan(2)
- Eteman, Volkan(2)
- Güler, Ebru Özgür(2)
- Güçlü, Tansel(2)
- Kervankıran, İsmail(2)
- Yalçın, Zülkif(2)
- Yedek, Şahin(2)
- Yildirim, Kemal(2)
- Acar, Sedat(1)
- Adli, Fatih(1)
- Akdağ, Nuran(1)
- Akmaz, Düzgün(1)
- Arslan, Erdal(1)
- Aydin, Nursen(1)
- Başkutlu, Salih(1)
- Birdal, Murat(1)
- Bolat, Hüseyin(1)
- Boyali, Handan(1)
- Bozkurt Yazar, Birgül(1)
- Buz, Funda(1)
- Dagtas, Erdal(1)
- Demireli, Erhan(1)
- Derse, Onur(1)
- Devecioglu, Sebahattin(1)
- Geyik, Dilek Veysikarani(1)
- Gökdemir, Levent(1)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2019Determinants of Income Distribution in OECD Countries
Acun, Serdar
The global economic crisis of 2008, which had begun in the US real estate market and then spread to Europe as a debt crisis, has rekindled the discussion of income distribution. The reasons that lie behind the increasing gap between the top 1 percent of income earners and the bottom 99 percent, and the issues of how this inequality to be solved have usually been at the center of the discussion. The purpose of this study is to identify factors affecting income distribution in OECD countries. In the first place, the researches that have analyzed income distribution within the OECD are taken. Data such as Gini coefficient, labor force participation rate, change in real labor income, P80/P20 ratio in OECD countries are interpreted thereafter. After the interpretation of the data, how income distribution in OECD countries interacts with factors such as age dependence, financialization, globalization, civil rights and labor income is discussed econometric approach with panel data analysis. The study concludes that while factors such as age dependency ratio, economic globalization, and financialization grow inequality, increasing labor income shares and civil rights enable fair distribution.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2019Elasticity of substitution between labor, capital and energy in turkey: translog production function approach
Songur, Mehmet
In addition to the traditional production factors, one of the most needed production input in the production process is energy. In particular, it is rather high the use of traditional or primary energy sources in the production process. The aim of this study is to predict the translog production function including energy consumption for Turkey. For the analysis, it was utilized GDP, labor, capital, natural gas, oil and coal data for 1982-2014 period. The prediction was made by the Ridge Regression method. Findings show that the elasticity of substitution between inputs is distributed at 1 level. Elasticities of output followed a positive course throughout the period covered.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2019Financial and financial statement literacy: an implementation for tax players dealing in trade in tunceli
Bozkurt Yazar, Birgül; Yalçın, Zülkif
In today's conditions, many real and legal persons are active in the field of finance. These activities are often seen by attracting loans, taking assets and making investments. Real and Legal Persons Although they are so active in the field of Finance, they do not know much about their activities. The reason for this is that the financial and financial statements can be understood by experts. In addition, the technical and practical aspects of financial statements make it more difficult to understand. However, financial literacy and financial statement literacy has gained importance due to the very development of financial sector and increasing activities in this field. At this point, many researches and studies have been published. In order to contribute to science in this sense, the financial literacy and financial statements literacy levels of the taxpayers engaged in trade in Tunceli province were tried to be determined. The aim of our study is to determine the level of literacy of financial and financial statements of real and legal persons engaged in trade. The purpose of our study is to select real and legal persons engaged in trade and to work more with the financial sector. The study consists of four parts. In the first part of our study, general information about financial literacy; In the second part, general information about financial statements literacy; In the third section, information on the relationship between financial literacy and financial statements literacy is given and finally in the fourth section, the application for the taxpayers engaged in trade in the province of Tunceli is given. The aim of this study is to reveal the effects of the financial behaviors of taxpayers engaged in trade in Tunceli province on business performance and continuity. In the study, secondary source scanning was performed as data collection method. SPSS package program was used in the evaluation of the questionnaire in the application part of the study.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Emek-Sermaye-Enerji Faktörlerinin İkame ve Çıktı Esneklikleri
Songur, Mehmet
Üretim fonksiyonu üzerine tartışmalar iktisatçıların daima ilgisini çekmiştir. Bu çalışmanınamacı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, Cobb-Douglas, CES ve VES üretimfonksiyonlarından hareketle, ölçek esnekliği, çıktı esnekliği ve ikame esnekliğini tahminetmektir. Amaç doğrultusunda, dört girdili (emek, sermaye, doğalgaz ve petrol) olacak şekildemodel oluşturulmuştur. Çalışmada 1982-2014 dönemine ait verilerle 22 gelişmiş, 12 gelişmekteolan ülke için doğrusal ve doğrusal olmayan panel veri analiz tekniklerinden yararlanılmıştır.Cobb-Douglas üretim fonksiyonundan elde edilen bulgular, sermayenin çıktı esnekliğiningelişmiş ülkelerde, emeğin çıktı esnekliğinin ise gelişmekte olan ülkelerde daha düşükolduğunu göstermektedir. Ayrıca doğalgaz tüketimi çıktı esnekliği, gelişmekte olan ülkegrubunda istatistiksel olarak anlamsız iken, petrol tüketimi çıktı esnekliğinin gelişmiş ülkelerdedaha yüksek olduğu görülmüştür. CES üretim fonksiyonundan elde edilen bulgulara göre, emekve sermaye arasındaki ikame esnekliği gelişmiş ülkelerde birden büyük, gelişmekte olanülkelerde ise birden küçük olarak tahmin edilmiştir.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2018Türkiye’de fiyat düzeyinin mali teorisi ve ricardocu maliye politikası (1975-2014)
Songur, Mehmet; Saraç, Filiz Elmas
Geleneksel makro iktisat teorisinde,fiyat düzeyinin belirlenmesi hususundamaliye politikalarının önemli olupolmadığı konusunda tartışmalar yeralmaktadır. Bu bağlamda RicardocuMaliye Politikası (RFPs)’nı savunan iktisatçılaragöre, fiyat düzeyinin belirlenmesinde maliyepolitikası önemli değildir. RFPs’nda kamu borcufaiz dışı bütçe fazlasının en önemli belirleyicisidir.Diğer taraftan bazı iktisatçılar fiyat düzeyininbelirlenmesinde maliye politikalarının önemliolduğunu iddia etmişlerdir. Bu yaklaşıma FiyatDüzeyinin Mali Teorisi (FTPL) denilmektedir.FTPL’ye ya da Ricardocu olmayan maliyepolitikasına göre, maliye politikasının geçerlidisiplinden yoksun olduğu yıllarda, merkez bankasıtarafından fiyat istikrarını sağlamak için etkinpolitikalar uygulanamayacağı ileri sürülmüştür.Avrupa Birliği’ne aday ülke konumunda bulunanTürkiye’nin fiyat düzeyinin belirlenmesinde maliyepolitikasının etkisinin araştırılması önemlidir.Çalışmanın temel amacı, Türkiye’de RFPs’nin ya daFTPL’nin geçerliliğini analiz etmektir. Veri seti1975-2014 dönemini kapsamaktadır. Kurulan modelzaman serisi tekniklerinden ARDL Sınır TestiYaklaşımı ile test edilmiştir. Yapılan analize göresöz konusu dönemde RFPs geçerlidir. Bu bağlamda,Türkiye’de Maastricht Kriterleri’ni sağlayacakşekilde mali disiplinin sürdürülmesi önemlidir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2018The Relationship between Tax Structure and Economic Growth in Turkey Abstract
Songur, Mehmet; Yüksel, Cihan
It is theoretically possible to talk about the mutual relationship between taxation as a means of fiscal policyand economic growth.While economic growth can affect tax revenue by expanding the tax base; the change in taxes can also affect economic growth through national income dynamics. However, this theoretical acceptance must be tested empirically. For this reason, our study has tested the relationship between the tax types that compose the tax structure and economic growth for Turkey’s 1980-2015 period, using the Granger, Toda-Yamamoto and Breitung-Candelon Frequency Domain causality tests.The results indicate the existence of a long run relationship between total tax revenues, indirect taxes, direct taxes, income taxes and economic growth. On the other hand, the findings have shown that there exists a causal relationship between total tax revenues, indirect taxes, income taxes and economic growth
AtıfTR Dizin17
İncele - MakaleYalnız künye2018Oecd ülkelerinin inovasyon göstergeleri açısından çok değişkenli istatistiksel analizlerle KARŞILAŞTIRILMASI1
Veysikarani, Dilek; Güler, Ebru Özgür
Günümüzde teknoloji, inovasyon ve üretim, küreselleşen dünyamızda ülkeler arasında ekonomik büyümenin önemli göstergeleri olarak kabul edilmektedir. Oslo Kılavuzu’na göre inovasyon terimi “işletme içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş ürün (mal veya hizmet) veya süreç, yeni bir pazarlama yöntemi ya da yeni bir organizasyonel yöntemin gerçekleştirilmesi” şeklinde tanımlanmaktadır ve en kabul gören tanım olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, inovasyon göstergeleri açısından Türkiye’nin de üye olduğu OECD topluluğundaki ülkeleri karşılaştırarak, benzerlik ve farklılık gösteren üye ülkeleri belirlemektir. OECD ülkelerini karşılaştırmak için faktör analizi ve kümeleme analizi kullanılmıştır. Analiz sonucunda, OECD ülkelerinin inovasyon performansını etkileyen önemli değişkenler belirlenip, inovasyon performansı açısından homojenlik sağlayan ülkeler gruplandırılarak istatistiki sonuçlar değerlendirilmiştir. Faktör analizi sonuçlarına göre toplamda dört faktör elde edilerek genel faktör skorlarına göre ülkeler sıralanmıştır. Elde edilen faktör skorlarına kümeleme analizi uygulanarak kendi aralarında benzerlik gösteren beş küme elde edilmiştir.
AtıfTR Dizin10
İncele - MakaleYalnız künye2018Kamu borcu ve enflasyonun büyüme üzerindeki etkisini yeniden gözden geçirmek: ab 15 örneği
Songur, Mehmet; Muratoğlu, Yusuf; Şanlı, Devran
Küresel ekonomik ve finansal kriz, finansal istikrara yönelik tehditlerin hem para politikası hem de maliyepolitikası üzerinde büyük etkisi olabileceğini vurgulamıştır. Finansal istikrarsızlık ve zayıf kamu maliyesibirbirleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Yaşanan kriz Avrupa Birliği ülkelerinin kamu maliyesinde büyüknegatif etkiler yaratmış ve bu ülkelerde yeni bir Avrupa borç krizi ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durumAB ülkeleri için büyüme, borç ve enflasyon ilişkisinin araştırılmasının önemini beraberinde getirmiştir.Çalışmada, AB 15 ülkelerinden oluşan 1960-2010 dönemini içeren 50 yıllık bir panel oluşturulmuş, kamuborcu/GSYH büyümesi ve enflasyonun ekonomik büyüme üzerindeki etkileri heterojenlik ve yatay kesitbağımlılığı problemlerini dikkate AMG ve CCEMG yöntemlerine ek olarak MG tahmincisi ile heterojenlik veotokorelasyonu dikkate alan PCSE yöntemi ile analiz edilmiştir. Analizden elde edilen sonuçlara göre enflasyonve kamu borcu artışının büyüme üzerindeki etkisi negatif ve anlamlı olarak gözlemlenmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Ergani Royal Copper Mine (1900-1918)
Zengin, Ersoy
Ergani Copper Mine Imperial is the most important copper mine of Ottoman Empire. The ownership of this mine belonged to the state and the operation was given to private individuals (taxman). Taxman used to sell raw copper he obtained after mining and various refining processes to the government with a price determined by the government. Those coppers bought from the taxman were used to supply needs of government enterprises such as arm and ship factories, and the rest was sold abroad. As well as providing income by selling copper abroad, copper production called for struggling with specific problems. One of them was the shipment of copper to Iskenderun and Samsun harbours. Another one was the supply of wood coal necessary for refining the copper. Another problem was activating the modern technology which would enable production at a lower cost. It was necessary to build railway in the region for solving the first two of the problems. Yet, it was not possible to carry out things, which required great capital, such as building railway without foreign capital.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2018Forecasting Monthly Sales of White Goods Using Hybrid Arimax and Ann Models
Yucesan, Melih
In this study, hybrid ARIMAX-ANN and SARIMAX-ANN sales forecasting modelsare proposed for a white goods wholesaler. White goods industry which is one of the durable goodssub-sector includes washing machines, dishwashers, refrigerators and small home appliances. Inmaking forecasts, 46-month sales data of a white goods wholesaler are used. Factors influencingsales such as exchange rate, holidays, consumer confidence index (CCI), producer price index(PPI) and residential sales of the region are used as explanatory variables. The study contributesto the current literature by some aspects. First, there is no attempts applying the ARIMAX-ANNand SARIMAX-ANN hybrid models to forecast sales data in white goods industry. Second, thehybrid models combine the advantages of times series and ANN models. ARIMAX models areinsufficient to solve complex nonlinear problems. On the other hand, ANN is sufficient to explainnonlinear relationships. On conclusion, use of hybrid models can increase the accuracy of themodels.
- MakaleYalnız künye2018Türkiye’de İç Turizm Hareketlerinin Sosyal Ağ Analizi ile İncelenmesi
Eteman, Fatma Sert; Kervankıran, İsmail; Çuhadar, Murat
Dünyada en hızlı büyüyen sektörlerden birisi olan turizmin sosyal, ekonomik ve mekânsal ilişkisi üzerindeki sosyal ağların analizi, sonyıllarda önemi giderek artan bir araştırma konusu durumuna gelmiştir. Küreselleşmenin etkisi ile dünyada her yıl milyarlarca insanınyaşadıkları mekânlardan başka mekânlara olan yer değiştirme hareketi kurulmuş ağlar üzerinden gerçekleşmekte, dolayısı ile sosyalağların insanların birbirleri ile olan ilişkileri yanında mekânsal boyutunun da olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, turizmcoğrafyası perspektifinden Türkiye’de iç turizme yönelik bölgeler arası seyahat akışının mekânsal görünümünü sosyal ağ analizi ileincelemektir. Çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2015 yılına ait Düzey 1 istatistiki bölge birimlerine göre HanehalkıYurt İçi Turizm Araştırması verileri kullanılmıştır. Veriler ağ analizine uygun olarak bölgelere göre matris şeklinde düzenlenmiş veverilerin analizi NodeXL ve Ucinet programı ile yapılmıştır. Gerçekleştirilen analizler neticesinde, bölgeler arası yurt içi ziyaretçiağının heterojen bir yapıya sahip olduğu, 2015 yılında olası bağlantıların tamamı gerçekleştiği için “tam ağ” yapısına eriştiği, TR1Bölgesi dışındaki diğer bölgelerin kendi içerisindeki seyahatlerin bölgelerarası gerçekleşen seyahatlere oranla daha fazla olduğu veziyaretçi akışının mekânsal görünümünün ülkenin genel ekonomik ve sosyal örüntüsüne benzerlik göstererek batı bölgelerindeyoğunlaştığı gözlemlenmiştir. Türkiye turizminin en önemli hedefleri arasında turizm faaliyetlerinin tüm yıla ve bölgelere yayılmasıyer almasına rağmen, bölgelerarası seyahatlerin gerek çıkış gerekse varış bölgelerine göre oluşturulan ağ grafiklerinde, bölgeselgelişmişlik farklılıklarına benzer bir şekilde, ülkenin batısı ile doğusu arasında önemli farklılıklar görülmektedir.
AtıfTR Dizin23
İncele - MakaleYalnız künye2018The impact of football match scores of rivals on stock prices
Orçun, Çağatay; Ekinci, Ramazan; Gençyürek, Ahmet Galip
Traditional finance theory which assumes that all the individuals are rational, remains incapable of describing the preference of the investors between the risk and return. As a consequence of that, the concept of behavioral finance emerged. The researches conducted within this concept show that individuals display irrational manner. According to the aforementioned studies, demographic information of the investors like age, gender, educational background, average monthly income besides living environment, physiological state etc. have an impact on decisions that will be made. The aim of this study is to detect whether the individual investors who invest in the stocks of football clubs will abide by the "Effect of Schadenfreude" or not. "Schadenfreude" hails from a German dialect and has the meaning of getting pleasure of rivals' failure and gloating. In this context, the competition results of two rival, Galatasaray and Fenerbahçe football teams traded in Borsa İstanbul A. Ş. and the stock prices before and after the competition were analyzed. As a result of the analysis, it is found that there are differences between Fenerbahçe's stock returns at different situation (Fenerbahçe's stock return when Fenerbahçe and Galatasaray win or lose at the same week; Fenerbahçe's stock return when Fenerbahçe / Galatasaray win - Galatasaray / Fenerbahçe lose at the same week).
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2018Öğrenci harcamalarının ilin ekonomisine katkılarının munzur üniversitesi yönünden değerlendirmesi
Gülmez, Tarkan; Menteşe, Sabit
Üniversiteler tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde detoplumun saygın birer kurumu olmayı başarmışlardır. Nitelikleri gereğiyerel, bölgesel ve küresel düzeyde sosyal ve ekonomik refah için yaşamsalbilgiyi üretmiş, korumuş ve yaymışlardır. Ayrıca fiziki yatırımlar,akademik, idari personel ve öğrencilerinin yaptıkları harcamalar ilekuruldukları yerlerde iktisadi gelir dâhil, sosyo kültürel yapılarına önemlikatkılarda bulunmuşlardır. Bu çalışmayla sayıları hızla artan ve ülkeninbütün illerine en az bir üniversite olacak şekilde yayılan üniversitelerin,kuruldukları illerin iktisadi gelirlerine ne düzeyde katkı sağladıklarıMunzur Üniversitesi yönünden değerlendirilmiştir. Tarama modelindetasarlanan araştırmanın verileri 2016-2017 öğretim yılında MunzurÜniversitesi’nde okumakta olan 6122 öğrenciden, tesadüfî örneklemeyöntemiyle seçilen 975 öğrenciye uygulanan ölçekten elde edilmiştir.Verilerin analizinde öğrencilerin demografik özelliklerini belirlemek veharcama dağılımlarını göstermek maksadıyla frekans, yüzdelik veortalama testleri; ölçek içerisinde yer alan bazı sorular arasındakiilişkilerin tespiti için ise Ki-Kare bağımsızlık testi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; öğrenciler aylık ortalama 833,279 TL’likgelirlerinin 730,974 TL’lik kısmını bulundukları ilçe ve kent merkezindeharcamışlardır. Gelirlerinden en çok barınmaya, en az ise iletişimgiderlerine pay ayırmışlardır. Bu harcama miktarı ile öğrencilerin iliniktisadi gelirine önemli derecede katkı sundukları söylenebilir. Ayrıca araştırma bulgularına göre; öğrenciler, öğrenim gördükleri kentte yaşambeklentilerinin karşılanma düzeyini düşük, buna karşılık yaşammaliyetini oldukça yüksek bulmuşlardır. Tunceli Munzur Üniversitesinitercih nedenleri içinde yaşadıkları yere yakınlık ve üniversite girişpuanlarının öncelikli olarak rol oynamasının yanında, diğer önemli birbulgu, Munzur Üniversitesi öğrencilerinin neredeyse tamamına yakınınDoğu ve Güneydoğu Anadolu Bölge illerinden gelmiş olmalarıdır.Yapılması gereken başta mali olmak üzere, öğrencilerin kendilerinigeliştirebilecekleri fiziki, sosyal ve eğitim ile ilgili imkân ve olanaklarakavuşturulmalarıdır. Diğer taraftan Türkiye’nin her yöresi dâhil,komuşülkelerdendeöğrencilerinMunzurÜniversitesinegelmelerisağlanmalıdır. Bunun için kentin yaşam maliyeti düşürülmeli, bunakarşılık sosyal yaşam alanı ise zenginleştirilmelidir. Üniversitenin isesosyal, kültürel ve en önemlisi ise eğitim ile ilgili öğrenci ve diğertoplumsal kesimlerin beklentilerini karşılayabilecek düzeye çıkarılmasıgerekmektedir. Ayrıca özel ve kamu ayrımı yapmaksızın, kentin tüm siviltoplum kurum ve kuruluşları başta olmak üzere, yerel yönetimleri ve ilgilidiğer kamu kurum ve kuruluşları yanında başkent örgütünün de,Tunceli’de öğrencilerin sağlıklı bir eğitim görebilmelerini sağlayacakyönde tedbirleri ortaklaşa almaları önemli görülmüştür.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Women's Powerty in Turkey in terms of Gender Rolles
Tire, Olcay
Toplum, cinsiyetlerinden ötürü kadın ve erkeğe ayrı ayrı muamelelerde bulunur; onlara farklı özellikler, davranışlar, görevler, duygular yükler. Ataerkil toplumsal ilişkiler zemininden yükselen bu ayrım, her toplumda rol farklılaşmalarına ve cinsiyete dayalı eşitsizliklere yol açmıştır ve de açmaktadır. Bu rol farklılaşmaları, toplumda kadınların değersiz görülen ev ve bakım işlerinden (çocuk-yaşlı-hasta bakımı) sorumlu tutulmalarına, dolayısıyla kadınların toplumda pasif bir konumda olmalarına neden olmaktadır. Buna karşın erkeklerse çok daha etkin pozisyonları ellerinde tutmaktadırlar. Kadınlara biçilen bu geleneksel roller, bir yandan onların toplumsal hiyerarşideki derecesini alçaltırken diğer yandan erkelere göre daha kolay ve derinden yoksullaşmalarına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı da kadın cinsi üzerinden toplumsal cinsiyet ve yoksulluğun neden sonuç ilişkilerini açıklayıp kadının ücretsiz olarak gerçekleştirdiği bakım emeğindeki sömürüyü ortaya koymaktır.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Sihirli Bir Araç Olarak Endüstriyel Kümelenmeler
Güneş, Bayram
İktisadi kalkınma yarışı, çoğu zaman mevcut sistemin eşitsizlik üreten doğasınıgörmemize engel olmaktadır. Uluslararası güç ilişkileri ve sınıfsal gerçekliklerdensoyutlanmış analizler, ana akım kalkınma yazınını kaplamış görünmektedir. Bunlardanbiri de bölgesel kalkınma alanının yeni gözdelerinden biri olan 'endüstriyel kümelenme'çalışmalarıdır.Toplumsal alana ilişkin güven, karşılıklılık, dayanışma ve aidiyet gibi bazı değerleribölgesel kalkınma çabalarının bir bileşeni haline getirerek 'toplulukçu bir piyasa'tahayyülü oluşturan kümelenme konsepti, son yıllarda oldukça ilgi görmektedir.Endüstriyel bölgelerin sağladığı dışsallıkları, bahsi edilen 'sosyal sermaye' unsurlarıylaaktive etme veya geliştirme çabası olarak değerlendirilebilecek kümelenme girişimleri,araştırmacılar nezdinde pozitif bir karşılık bulmaktadır. Ancak, bu girişimlere dairyapılan analizler kalkınma meselesinin ele alınışındaki sakatlıkları aynen içermektedir.Bu çalışma, teknoloji teması üzerinden, endüstriyel bölgeler ve bunun üzerinebina edilen kümelenme girişimlerine dair yazının eleştirel bir değerlendirmesiniiçermektedir. Çalışmada, konseptin dönüşümünü sağlayan bazı temel tartışmaların yanısıra, endüstriyel bölgelerin uluslararası işbölümü içerisindeki yeri, bölgesel harmoniçabalarının ideolojik imaları ve konseptin önemli yapıtaşlarından biri olan üniversitesanayiişbirliklerinin yarattığı sorunlar gibi ilgili yazının ihmal ettiği konular ele alınmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2016Regarding the Pain of Miners: Representation of Soma Disaster in Press in Turkey
Özdemir, İnan; Keneş Çoban, Hatice
This article analyzes the discursive representation of 2014 Soma coal mine disaster in the most circulated five national newspapers (Zaman, Posta, Hürriyet, Sözcü, Sabah) in Turkey. As part of the analysis the newspapers were searched for a one-week period after the disaster (14-21 May 2014) and a total of 1169 news were found. The news were first analyzed with content analysis to depict the main topics of the coverage. In the second phase, the news were analyzed for their main discursive strategies. The results indicate that, despite their different political and editorial preferences, the newspapers overlooked the social, economic and political background of disaster by using three main discursive strategies: Generalization, dramatization and personalization. More specifically the press constructed a national mourning story from the pain of miners‟, dramatized the issue with focusing on the tragic stories about miners lives, deaths and heroisms and blamed the particular individuals for the causes of the mine, so that, the press covered the disaster with a class biased perspective.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2015A New Approach to National Intellectural Capital Index
Kazar, Altug; Kazar, Görkemli
As the possibility of accessing information has expanded, it is of capital importance to evaluate this information and to transform it into an economical value. The main thesis of the study is to construct a consistent National Intellectual Capital index for the period 2008-2013 that includes further indicators and countries. The study is limited with the 118 countries that have available data. Principal Component Analysis is applied to find the appropriate weighting of the data, the indices are calculated according to these obtained weights and compared within countries. When the ratings of the countries acquired by the proposed calculation method are compared to those of World Knowledge Index, Word Knowledge Economy Index, Lin and Edvinsson (2008) and Ruiz, Navaro and Pena (2011), consistent results are attained. In addition, it is found out that the economic and social globalization have positive effects on the intellectual capital
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2015The new instrument of making the labour markets flexible in turkey: part-time employmen
Acun, Serdar; Güneş, Bayram
000 yılından başlayarak Türkiye emek piyasası hızlı bir yapısal dönüşüm yaşamıştır. Özelikle 2001-2007 yılları arasında toplam istihdam içinde tarım sektöründen hizmetler sektörüne önceki yıllardan çok daha hızlı bir geçiş gerçekleşmiştir. Yapısal dönüşüm sektörel istihdam paylarının değişimi ile sınırlı kalmamış, örneğin kişilerin eğitim düzeyi istihdam edilebilmek için giderek artan bir öneme sahip olmuştur. Yaşanan yapısal dönüşümle birlikte Türkiye'de yarı zamanlı istihdam, eksik istihdam, kısmi süreli istihdam gibi tipik olmayan istihdam biçimleri de bir dönüşüm geçirmiştir. Yapılan düzenlemeler ile kayıtdışı istihdamda bir azalma yaşanmış ancak atipik istihdam biçimleri buna koşut olarak artmıştır.Çalışmamızda artan atipik çalışma biçimlerinden biri olan yarı zamanlı istihdam incelenmeye çalışılmıştır. 2004 yılından başlayarak Türkiye İstatistik Kurumu'nun anketlerinde yarı zamanlı çalışma ile ilgili sorulara da yer vermesiyle birlikte yarı zamanlı istihdamın günümüze kadar olan seyri çalışmamızın temel veri setini oluşturmuştur. Çalışmamızda lojistik regresyon modeli kullanılarak yarı zamanlı istihdamı cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, yaşanılan yer, kayıtlılık, işteki durum, sektör, işyeri büyüklüğü gibi faktörlerin nasıl etkilediği incelenmiştir.Çalışma sonucunda; kadın olmak, genç olmak, boşanmış olmak, daha çok eğitim almak, kırda yaşamak, kayıtsız olmak, kendi hesabına çalışmak, tarım emekçisi olmak, küçük bir işyerinde çalışmak, ekonominin kriz içinde olduğu dönemin hemen ardından gelen dönem içinde bulunmak, yarı zamanlı istihdam edilme olasılığını artıran unsurlar olarak belirlenmiştir.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2015Spectral Method Approach For the Relationship Between Tourism and Economic Growth in Turkey
Türkyılmaz, Serpil; Balibey, Mesut
Ekonometri ve zaman serileri alanında popüler birkonu durağan olmayan zaman serileri arasındaki eş- bütünleşme ilişkileridir. Engle-Granger in En KüçükKareler Metodu ve Johansen in Koşullu MaksimumOlabilirlik Metodu değişkenler arasındaki ilişkileri be- lirlemek için en yaygın kullanılan metodlardır. Ayrıcaperiodogram ordinatlarına dayanan bir birim kökütest etmek için önerilen metod, geleneksel testlere görebelli avantajlara sahiptir. Periodogramlar herhangi birmodel tanımlaması olmaksızın tanımlanabilmektedirve bir birim kök varlığı altında kesin dağılımı elde edile- bilmektedir. Daha yüksek dereceli süreçler için dağılımasimptotik olarak aynı kalmaktadır. Ayrıca son yıllar- da, bir çok gelişmekte olan ülke, ekonomik büyümeninönemli bir bölümü olarak turizm endüstrisinin gelişi- mine öncelik vermektedir. Bu bağlamda, turizme da- yalı büyüme hipotezi ekonomistler ve politika yapıcılararasında büyük ilgi çekmektedir. Bu nedenle çalışma- da, periodograma dayalı testin geleneksel testlere göreavantajını göstermek için, Türkiye de 1999:01-2010:12dönemi için turizm ve ekonomik büyüme arasındakiolası ilişki, Periodogram Metodu, Johansen MaksimumOlabilirlik Metodu ve Engle-Granger Metodu ile ince- lenmektedir
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2013Toplum yararına çalışma programı: İşsizlikle mücadelede yeni bir yöntem mi?
Gün, Servet
İşsizlik veya yoksullukla mücadelede yeni bir yöntem olarak kamuoyuna sunulan Toplum Yararına Çalışma Programını merkeze alarak tartışan bu çalışma; Programın müstakil bir proje olmadığı kabulünden hareketle onu yaslandığı paradigma içerisinde kavramaya çalışmaktadır. Bu yaklaşım çerçevesinde, öncelikle büyük resme bakılmakta; bir bakıma sosyal devlet ve enstrümanlarının değişen özelliklerinin izleri sürülmektedir. Yeni dönemde piyasayla ilişkileri bağlamında devletin pozisyonu değişmekte; artık piyasayla uyumlu, kolay- laştırıcı, etkin devlet olma yönünde bir değişim yaşanmaktadır. Bu yeni dönem, sosyal politika disiplininin paradigmasını da kaydırmakta; geleneksel sosyal politika anlayışından köklü bir kopuş yaşanmaktadır. Yok- sullukla mücadelede tarihsel bir deneyim olan İngiliz Yoksul Yasalarını birçok açıdan hatırlatan Toplum Yararına Çalışma Programı, bu özelliği dolayısıyla yoksullukla ve işsizlikle mücadelede tarihsel bir geriye gidişi temsil etmektedir. Batılı ülkelerde çalıştırmacılık (workfare) kavramıyla yaygınlaşan bir paradigmanın Türkiye formülasyonu olarak yapılandırılan Toplum Yararına Çalışma Programını, bu çalışma kapsamında nitel görüşme tekniklerine uygun olarak Tuncelide yaptığımız saha çalışmasıyla betimlemeye çalıştık.
AtıfTR Dizin13
İncele











