Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2015
    Yavru Nil Tilapyalarında (Orerochromis niloticus L.) Büyüme Performansı ve Vücut Bileşimi Üzerinde Yemleme Sıklığının Etkisi

    Bilgüven, Murat; Kurt Kaya, Gülderen

    Bu çalışmada Nil Tilapyalarının büyüme performansı, ortalama yem tüketimi, yemden yararlanma oranı ile toplam vücut ve karkas kompozisyonu üzerinde yemleme sıklılığının (günde 1, 2, 3 ve 6 öğün) etkisi araştırılmıştır. Denemede, ortalama ağırlığı 9.39±0.19 g olan 420 adet Nil Tilapyası kullanılmıştır. Bu amaçla her biri 3 paralelden oluşan 4 grup oluşturulmuş ve çalışma 10 hafta sürmüş olup, her bir tanka 35 adet balık stoklanmıştır. Çalışmada % 35 ham protein (HP) ve 11.7 MJ/kg sindirilebilir enerji (SE) içeren ticari bir yem kullanılmıştır. Deneme sonunda, ortalama canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yemden yararlanma oranı, proteinden yararlanma oranı ve özel büyüme oranı bakımından gruplar arasında önemli fark bulunmuştur (P<0.05). Bununla beraber, gruplar arasında karkas bileşimi bakımından gözlenen farkın da önemli olduğu gözlenmiştir (P<0.05). Sonuç olarak, büyüme oranı üzerinde yemleme sıklığının yavru balıklarda önemli bir etkisinin olduğu ancak büyümeyle birlikte bu etkinin azaldığı söylenebilir

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Stomach contents of the Lesser Spotted Dogfish, (Scyliorhinus canicula (Linnaeus, 1758)) inhabiting Northeastern Mediterranean

    Başusta, Nuri; İfakat Özca, Ebru

    In this study, stomach contents of 604 specimens of Scyliorhinus canicula (Linnaeus, 1758) obtained from the Northeastern Mediterranean between May 2012- March 2014 were examined to determine diet regime. 482 of the sampled fish (79.8%) had stomachs containing food. For each prey group, percentage numerical presence, percentage weight, frequency of occurrence and relative importance index (% IRI) values were calculated. The most important prey groups for S. canicula living in the Northeastern Mediterranean were Crustaceans and fishes (with IRI= 50.08% and IRI = 46.7% respectively). The second group was Cephalopods with IRI = 2.3 %. Spinculidae (IRI = 0.92%) was the rare prey group

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Little Lord of Union and Progress: Minister of Rationing Black Kemal’s Life and Activities

    Yedek, Şahin; Sertel, Savaş

    Head of Union and Progress Governance Ahmet Kemal Bey was known by the name of “Küçük Effendi” and “Kara Kemal”. There were two Kemal in governance for this reason he was known as “Kara Kemal.” The other Kemal is known as “Sari Kemal” was Mustafa Kemal. Talat Pasha was called as “Büyük Effendi” and Kara Kemal was called “Kücük Effendi.” During he was in management of Union and Progress Governance, he took the duty of Minister of Food, agriculture and live stock for a while. He was sentenced with capital punishment by defaultly with some unionist because of assassination attending to Mustafa Kemal in Izmir in 1926. While lots of people were being arrested because of Izmir assassination attempt, he was disappeared before trials. While trial was going on he was arrested by the police in his house in Istanbul and suicide queerly. Trials of Ankara independence court were going on after Kara Kemal’s death

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Keban Baraj Gölü Kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) Avcılığında Hedef Dışı ve Iskarta Av Oranlarının Belirlenmesi

    Yüksel, Fahrettin; Yildirim, Tacettin; Çoban, M. Zülfü; Küçükyılmaz, Mehmet; Kurtoğlu, Mehtap; Ber, Abdulmutalip; Demirol, Ferhat; Gündüz, Fatih

    Bu çalışma, Keban Baraj Gölü'nde yapılan kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) avcılığında hedef dışı ve ıskarta av miktarının tespiti amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında, bölgede yaygın olarak kullanılan "D" formlu, tek girişli, çift venterli, 5 çemberli ve germeli olarak yapılandırılmış, 36 mm göz açıklığına sahip 200 adet kerevit pinteri kullanılmıştır. Keban Baraj Gölü'nde ticari olarak kerevit avcılığı yapılan; Keban, Ağın ve Çemişgezek avlak sahalarında 2012 yılının Haziran - Ağustos ayları arasında toplam 17 avcılık operasyonu gerçekleştirilmiştir. Bölgede ticari kerevit avcılığı yapan balıkçılarla anket çalışması yapılarak, pinterler ile yakalanan hedef dışı ve ıskarta avların türleri belirlenmiştir. Avcılık denemelerinde hedef tür olan A. leptodactylus dışında 14 farklı türden bireyler yakalanmıştır. Çalışma süresince avlanan toplam 186 kg ürünün, 29,2 kg'ı (% 15,66) hedef av, 2 kg'ı (% 0,91) tesadüfi av, 155 kg'ı (% 83,43) ise ıskarta av olarak sınıflandırılmıştır. Keban Baraj gölü kerevit avcılığında ıskarta oranı 5,33 olarak hesaplanmıştır. Bir başka ifadeyle yasal av boyunda (>=10 cm) 1 kg kerevit yakalayabilmek için 5,33 kg ıskarta av yapıldığı tespit edilmiştir. Iskarta ölüm oranı Acanthobrama marmid türü için % 14,9, diğer türler için % 0,3, tüm türlerin geneli için ise % 10,8 olarak hesaplanmıştır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Arşiv belgelerine göre inönü döneminde türkiye- hindistan ilişkileri

    Sertel, Savaş

    Hindistan dünyada en fazla ilgi çeken bölgelerden biridir. Bunun en büyük sebebi tropik iklimi, verimli tarım arazileri, uzun nehirleri ve ürün çeşitliliğini fazla oluşudur. Tarih boyunca insanlar yaşamaya elverişli ılıman iklime sahip su kenarlarını tercih etmişlerdir. Bundan dolayı da Hindistan coğrafyası çok eski medeniyetleri ev sahipliği yapmıştır. Sulak arazilerinin fazla olmasından dolayı bölgede hayvan çeşitliliği de fazladır. Asya fillerinin en yaygın yaşadıkları coğrafya olan Hindistan'da filler ortaçağ savaşlarında tank vazifesi görmüştür. Hindistan Türkleri çok eski çağlarda tanımıştır. Bölgede Sakalar, Kuşhanlar ve Akhunlar hüküm sürmüştür. Bu Hint diline de etki etmiştir. Türkçe Hint diline çok etkilemiştir. Bununla birlikte Türkçe Hindistan'da konuşulan yerel dillerden biridir. Osmanlı döneminde ise Türk-Hint ilişkileri olması gereken düzeyde yer almamıştır. Osmanlılar bölgeyi istila eden Portekizlilere karşı Hindistan'a donanma göndermiştir. Ancak istenen başarı elde edilememiştir. Hindistan zamanla İngiliz sömürgesi haline gelmiştir. Buna rağmen Hint Müslümanları Osmanlı Padişahlarını dini önderleri ve halifeleri olarak tanımıştır. Osmanlı'nın yaptığı Tarblusgarp, Balkan ve I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı'yı maddi olarak desteklemiştir. Bu destek Kurtuluş Savaşı yıllarında da devam etmiştir. Bizzat Atatürk adına yüz binlerce lira para gönderilmiştir. Ancak Halifelik kaldırılınca buna büyük tepki göstermişler ve Türkiye'ye karşı ilgisiz davranmışlardır. İnönü döneminde ise ikili ilişkiler ticari düzeyde kalmıştır. Hindistan 1947'de bağımsızlığını kazandıktan sonra Türkiye'de büyükelçilik açmıştır

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Demokrat parti döneminde türkiye-belçika ilişkileri

    Sertel, Savaş

    Belçika Avrupa'nın en küçük ve en yoğun nüfuslu ülkelerinden biridir. Kurulduktan çok kısa bir süre sonra dünyanın en büyük sanayilerinden biri haline gelmiştir. Zengin kömür ve çelik madenlerine sahip olmuştur. Ayrıca sömürgelerinden getirdiği kauçuğu da dünya piyasalarına satarak zenginleşmeye başlamıştır. Tarafsızlık politikası ve gelişmiş sanayisi ile Osmanlı Devleti'nin en fazla ticaret yaptığı ülkelerden biri olmuştur. Osmanlı Devleti ihtiyaç duyduğu silahların büyük bir kısmını Belçika'dan almıştır. Belçika, ABD ile birlikte Osmanlı'nın tüfek ihtiyacının en önemli sağlayıcısı olmuştur. İlerleyen süreçte Osmanlı Devleti'nin elektrik, tramvay, doğalgaz ihalelerinin büyük bir kısmını da Belçikalı firmalar almıştır. Lozan'ı ve dolayısıyla Türkiye'yi tanıdıktan sonra cumhuriyet yönetimi de Belçika ile ticari ilişkilerini geliştirmiştir. Bu ilişkilerden karlı çıkan Belçika olmuştur. Güçlü bir sanayiye sahip olan ülke ürettiği malları Avrupa piyasalarına satamadığından Türkiye pazarı Belçika'ya çok cazip gelmiştir. Atatürk ve İsmet İnönü dönemlerinde de Türkiye silah ihtiyacının önemli bir kısmını Belçika firmalarından almıştır. Demokrat Parti döneminde iki ülke ilişkileri daha da zenginleşmiştir. İki ülke arasındaki sosyal ve kültürel ilişkiler de artmıştır. 6224 Sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanununun kabulünden sonra pek çok Belçika firması Türkiye'de yatırım yapmaya başlamıştır. Bu yatırımların en önemli avantajı yabancı firmaların teşvik almak amacıyla teknolojilerini Türkiye'ye transfer etmeleri olmuştur. Demokrat Parti döneminde Türkiye-Belçika ilişkileri altı başlık olarak ele alınmıştır

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Hilmi yavuz’un şiirlerinde ilkyaz, yaz, sonyaz ve karyazı ıı

    Yeşilyurt, Türkan

    -

  • MakaleYalnız künye2015
    Ontolojik analiz yöntemiyle necati bey’in bir gazelini şerh denemesi

    Uz, Özkan

    Günümüzde modern yaklaşımlar, dilbilimsel akımlar ve felsefi anlayışlarla şiire yaklaşım yöntemleri, Klasik Türk şiirinde de kullanılmaya yöntemlerinden birisi de Ontolojik Analiz Metodudur. Ontolojik analiz metodunda amaç, metni anlam tabakalarına ayırarak, metni hem iç hem dış yapısını birbirinden bağımsız değerlendirmektir. Ontolojik yöntemle ilgilenenler ele aldıkları konuyu tabakalar şeklinde ele alırlar. Parçadan bütüne giden bu yöntem bir bakıma tümevarım metoduna benzemektedir. Her tabaka kendi içerisinde ve diğer tabakalara kattığı değerle nitelendirilir Bu yazıda on beşinci yüzyıl Divân şairlerinden Necâtî Bey'in "senin" redifli gazeli ontolojik analiz yöntemi ile incelenmeye çalışılmıştır. Necâtî'nin şiirini incelerken öncelikle şiiri oluşturan en küçük parçayı yani beyitleri kendi aralarında yapısal yönden incelenmiştir. Daha sonra da ses, anlam, karakter ve kader tabakalarını belirlenmiştir. Bu aşamadan sonra da şiirin iç ve dış yapısını da göz önünde bulundurarak bir bütün olarak değerlendirmesi yapılmıştır. Şüphesiz ki ontolojik analiz yöntemi bir şiiri incelemede teknik olarak tek başına yetersiz kalacaktır. Fakat bu yöntemin yine de birçok beyti açıklamada ufkumuzu genişleteceği ve bize farklı bakış açısı kazandıracağı kanaatindeyiz. Şiirde uygulamaya çalıştığımız yöntemin, konuyla ilgilenen araştırmacılar için yeni arayışlara ufuk açmasını ümit ediyoruz.

  • Proje2015
    Tunceli Civarındaki Tersiyer Volkanizmasının PetrojenikJeodinamik Evrimi Ve Doğu Anadolu Yığışım Karmaşası Üzerindeki Volkanizma İle İlişkisi

    Karaoğlu, Özgür; Önal Öztüfekçi, Ayten; Çapan, M. Ertuğrul; Lustino, Mıchele; Savaşçın, Mehmet Yılmaz; Agostini, Samuele; Boztuğ, Durmuş; Kürüm, Sevcan

    -

  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ4
    Muhafazakâr Düşüncede Fark Rejimi

    Özsel, Doğancan

    Makale, modern siyasal düşünce içerisinde önemli bir yer işgal eden muhafazakâr siyasal düşünceler üzerine odaklanmaktadır. Her bir siyasal düşünce kümesinin anlamı kurmak ve sabitlemek üzere kendine özgü bir fark rejimi yarattığı düşüncesinden hareketle, çalışmada öncelikle anlam ve fark arasındaki ilişki betimlenmekte, ardından fark rejimi kavramıyla ne kastedildiği açıklandıktan sonra muhafazakâr fark rejimi üzerine bir soruşturma yürütülmektedir. Örneklerle bu fark rejimi anlatıldıktan sonra, sonuç bölümünde bu fark rejiminin ele alınan düşünüş şeklinin izlediği siyasalar açısından ne gibi sonuçlar doğurduğu tartışılmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2015
    Removal of basic red 46 from the aqueous solution by using modified sugar beet bagasse with formaldehyde in batch system

    Tümen, Fikret; Altundoğan, H. Soner; Bahar, Nurdan; Arasan, Tülay

    In this study, firstly, sugar beet bagasse (ŞPK) was treated with sodium hydroxide solution andsecondly, saponified sugar beet bagasse obtained from first stage was modified with formaldehyde. Themodified product from sugar beet bagasse with formaldehyde (ŞPKF) was used for removal of basic red46 (BK46) from aqueous solution. The effective dose for removal was found to be 2 g/L. At 25 &deg;C, 100mL of 0.5 mM concentration solution of BK46 with 2 g/L of ŞPKF was contacted in batch containersfor 360 minutes and it was determined that 80.8% of BK46 was removed under these conditions. Furthermore, the effects of pH and sorbent dose on removal of BK46 were investigated. Thesorption capacities data that obtained against time were applied pseudo-first-order, pseudo-second- order, Elovich, intra-particle diffusion, modified Freundlich ve Banghman kinetic models and the bestkinetic model for BK46 removal was determined to be the pseudo second order kinetic model. TheBK46 solutions that a range from 0.10 mmol/L to 2.50 mmol/L of initial concentration were contactedwith 2 g/L dose of sorbent and equilibrium data were obtained. These equilibrium data were analyzedby using Langmuir, Freundlich, Dubinin-Radushkevich, Frumkin, Temkin ve Elovich isotherms and itwas determined that best-fit models for data are Langmuir and Dubinin-Radushkevich isotherms

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Spectral Method Approach For the Relationship Between Tourism and Economic Growth in Turkey

    Türkyılmaz, Serpil; Balibey, Mesut

    Ekonometri ve zaman serileri alanında popüler birkonu durağan olmayan zaman serileri arasındaki eş- bütünleşme ilişkileridir. Engle-Granger in En KüçükKareler Metodu ve Johansen in Koşullu MaksimumOlabilirlik Metodu değişkenler arasındaki ilişkileri be- lirlemek için en yaygın kullanılan metodlardır. Ayrıcaperiodogram ordinatlarına dayanan bir birim kökütest etmek için önerilen metod, geleneksel testlere görebelli avantajlara sahiptir. Periodogramlar herhangi birmodel tanımlaması olmaksızın tanımlanabilmektedirve bir birim kök varlığı altında kesin dağılımı elde edile- bilmektedir. Daha yüksek dereceli süreçler için dağılımasimptotik olarak aynı kalmaktadır. Ayrıca son yıllar- da, bir çok gelişmekte olan ülke, ekonomik büyümeninönemli bir bölümü olarak turizm endüstrisinin gelişi- mine öncelik vermektedir. Bu bağlamda, turizme da- yalı büyüme hipotezi ekonomistler ve politika yapıcılararasında büyük ilgi çekmektedir. Bu nedenle çalışma- da, periodograma dayalı testin geleneksel testlere göreavantajını göstermek için, Türkiye de 1999:01-2010:12dönemi için turizm ve ekonomik büyüme arasındakiolası ilişki, Periodogram Metodu, Johansen MaksimumOlabilirlik Metodu ve Engle-Granger Metodu ile ince- lenmektedir

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Assessment of Physico-chemical Water Quality of Birecik Dam, Şanlıurfa, West East Region, Turkey

    Kutlu, Banu; Mutlu, Ekrem; Tepe, Rıdvan; Sesli, Ahmet

    2013 yılında Birecik Baraj Gölün de dört farklı noktada mevsimsel olarak yerinde ölçümler yapılmış, yüzey ve farklı derinliklerden su örnekleri alınmıştır. Alınan su örneklerinde fiziksel ve kimyasal parametreler incelenmiştir. Mevsimsel değişimler araştırılarak atık suların ve diğer kaynakların baraj gölü sahasına etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmada elde edilen parametrelere ait veriler Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde bildirilen kıta içi su kalite standartlarına göre değerlendirildiğinde, genel olarak Birecik Baraj Gölü sularının I. sınıf yani yüksek kaliteli su sınıfında yer aldığı sonucuna varılmıştır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde I. sınıfa dahil olan suların yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini, rekreasyonel amaçlar, alabalık üretimi, hayvan üretimi, çiftlik ihtiyacı ve diğer amaçlar için uygun olduğu bulunmuştur.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYayıncıda açık erişim2015Scopus SJRQ4
    The Greek Orthodox Patriarchate of Jerusalem

    Satis, Ihsan; Ceyhan, Muhammed

    The oldest independent Greek Orthodox Patriarchates within the Ottoman Empire were those in Constantinople, Antioch, Alexandria and Jerusalem. Among these four patriarchates, the Greek Orthodox Patriarchate of Jerusalem continues to preserve the highest status among the Patriarchates of Jerusalem as the oldest and largest church in Palestine. The history of Patriarchate goes back to Jesus as evident from the writings of the Apostles. Eastern Roman Empire granted autonomy in the local hierarchy of eastern churches at the council of Chalcedon in 451. Thus, the Greek Patriarchate of Jerusalem was established. The Greek Patriarchate of Jerusalem always had a special kind of symbolic influence, and importance for the universal Christian imagination, chiefly as the site of holy places where the Lord taught, suffered, and ascended to Heavens again. Patriarchate, which fell under Ottomans rule in the reign of Sultan Selim, was granted many privileges and exemptions. These exemptions and concessions continued until the collapse of the State. The patriarchate, too, was a beneficiary to the changes brought about by the 1856 Reform Edict and regulations of the Greek Orthodox Patriarchate of Jerusalem were drafted in 1875. In this paper, the foundation, general structure, and the regulations of 1875 will be discussed.

  • MakaleAçık Erişim2015Scopus SJRQ1
    A fuzzy DEMATEL method to evaluate critical operational hazards during gas freeing process in crude oil tankers

    Akyuz, Emre; Celik, Erkan

    Gas freeing process in crude oil tanker ships is widely recognized one of the most hazardous aspects of shipboard operations. Although the process provides practical benefits to ship by removing the explosive or poisonous gases from the cargo tanks and raising the oxygen level up to 21 percent, the consequences of failure may cause serious damage to human health, marine environment and cargo. Therefore, the crew exercise utmost care and become aware of the potential hazards in gas freeing process. In this context, this paper provides a fuzzy DEMATEL (Decision Making Trial and Evaluation Laboratory) method to evaluate critical operational hazards in gas freeing process. While the DEMATEL method enables to identify and analyse the potential hazards of gas freeing process with respect to causal effect relation diagram, fuzzy sets deal with the uncertainty in decision-making and human judgements through the DEMATEL. Thus, the hybrid approach provides smart solution for safety practitioners to prevent critical hazards in gas freeing process. The results of the research will contribute to maritime safety at sea and prevention of environment pollution as well as loss of life on-board crude oil tankers ships. (C) 2015 Elsevier Ltd. All rights reserved.

    AtıfWoS181OpenAlex221
    Web of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ3
    EFFECTS OF SEMEN EXTENDER SUPPLEMENTED WITH L-METHIONINE AND PACKAGING METHODS (STRAWS AND PELLETS) ON POST-THAW GOLDFISH (Carassius auratus) SPERM QUALITY AND DNA DAMAGE

    Kutluyer, Filiz; Ögretmen, Fatih; Inanan, Burak Evren

    BACKGROUND: Amino acids protect spermatozoa against cell damage during cryopreservation due to have antioxidant property and found in seminal plasma at high concentration. OBJECTIVE: The aim of the present work was to analyse the effect of extender supplementation with L-methionine on post-thawed sperm motility, duration and DNA damage and also it was tested the feasibility of using straws and pellets method for the cryopreservation of goldfish (Carassius auratus) sperm. MATERIALS AND METHODS: Extenders were supplemented with different L-methionine concentrations of 1 mM; 1.5 mM; 3 mM; 6 mM. Semen samples diluted at the ratio of 1:9 by the extenders were subjected to cryopreservation. After dilution the semen was aspirated into 0.25 ml straws and 0.1 ml pellets, the straws and pellets were placed on the tray, frozen in nitrogen vapor and plunged into liquid nitrogen. DNA damage was determined with comet assay after cryopreservation.. RESULTS: Our results indicated that an increase in the concentration of L-methionine caused a significant increase in the motility rate and duration of sperm in goldfish (C. auratus) (p<0.05). In addition, duration and percentage of motility in pellets were higher than in straws. Comparing all concentrations of L-methionine, the best concentration of L-methionine was 1.5 mM. Highest post-thaw motility (45.00 +/- 7.07%) and duration of motility (17.00 +/- 0.71s) were obtained with the extender at concentration 1.5 mM in pellets. Addition of the extender with L-methionine was reduced DNA damage compared to control group. CONCLUSION: Consequently, pellets could be use for goldfish sperm cryopreservation and the tested amino acid affected the motility parameters, and semen extenders could be supplement with L-methionine.

    AtıfWoS8
    Web of SciencePubMedİncele
  • BildiriYalnız künye2015
    Fault Location on Series Compensated Power Transmission Lines Using Transient Spectrum

    Akmaz, Duzgun; Mamis, Mehmet Salih; Arkan, Muslum; Tagluk, M. Emin

    Nowadays sustainability and quality of energy have gained more importance. Power outages due to failures particularly cause interruption of production at industrial facilities may lead to loss of manpower and resources. One of the major causes of power outages in the power system is the short-circuit faults occurring in transmission lines. The most important requirement to clear the fault in a short time is to estimate the fault location quickly and accurately. In this study, fault location is determined in series compensated power transmission lines utilizing transient frequency spectrum. It has been shown that the method is suitable for series compensated lines.

    AtıfWoS4
    Web of Scienceİncele
  • MakaleAçık Erişim2015Scopus SJRQ3
    Alterations of Growth Performance and Blood Chemistry in Nile Tilapia (Oreochromis Nuoticus) Affected by Copper Sulfate in Long-Term Exposure

    Mutlu, Ekrem; Aydin, Seyit; Kutlu, Banu

    The objective of this study was to evaluate the effects of copper sulfate (CuSO4(5 H2O)) on the Nile tilapia (Oreochromis niloticus). Median (LC50) and minimum (LC1O) lethal concentrations of copper sulfate on Nile tilapia were determined via acute tests. LC50 values of copper sulfate for the 48th, 72nd and 96th hours were 13.15, 12.95 and 12.85 mg/L, respectively. LC10 values of 12, 11 and 9.5 mg/L were obtained for similar exposure periods (48th, 72nd and 96th hours), respectively. The effects of 1.5 mg/L dose of copper sulfate on growth rate, gross clinical observations and blood biochemical parameters of Nile tilapia were evaluated after 35, 65 and 95 days of exposure periods. The differences of growth rates between control and copper sulfate-exposed groups were not significant (P>0.05) at the end of 35, 65 and 95 days. Continuous exposure of Nile tilapia to 1.5 mg/L concentration of copper sulfate in water solution for three periods (35, 65 and 95 days) decreased the total protein, albumin, aspartate aminotransferase (AST), alanine aminotransferase (ALT), glucose (except the elevation in the exposed group at the end of 95 days period), magnesium (Mg+2), calcium (Ca+2), iron (Fe+2), potassium (K+), sodium (Na+1), chloride (Cl-) and phosphate values in serum. The cholesterol, low density lipid (LDL), triglyceride, globulin, creatinine, alkaline phosphatase (ALP), total bilirubin, direct bilirubin, uric acid and blood urea nitrogen (BUN) concentrations in the serum increased in copper sulfate-exposed fish.

    AtıfWoS23OpenAlex14
    Web of Scienceİncele
  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ3
    Capacity of a newly isolated fungus Pleurotus eryngii from Tunceli, Ovacik for chemical oxygen demand reduction and biodecolorization of Azo-Dye Congo Red

    Yildirim, N.; Gonen, U.

    Biodecolorization of Congo red dye in both agar-plate and agitated liquid culture mediums by newly isolated white rot fungus Pleurotus eryngii has been studied. This fungus isolated from Tunceli-Ovacik province of Turkey. We have also examined the chemical oxygen demand reduction after decolorization under agitated liquid culture medium. For agar plate screening the decolorization capacity of P. eryngii, growth and decolorization halos were determined on saboroud dextrose agar (SDA) plates containing 0.05, 0.1, 0.5, 1 and 2 g/l of Congo red. P. eryngii showed certain decolorization capacities and was able to decolorize all studied concentrations of Congo red, but not to the same extent. Our results indicated that the new isolate P. eryngii had maximum decolorization (87% at 100 mg/l initial dye concentration) and chemical oxygen demand reduction (82% at 25 mg/l initial dye concentration) activities after 7 days under agitated submerged culture conditions. This new isolate could be an effective bioremediation tool for treatment of Congo red containing textile wastewater.

  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ3
    EVALUATING THE DILUTION OF MUNICIPAL WASTEWATER ON BIOMASS INCREASE, LIPID PRODUCTION AND NUTRIENT REMOVAL BY THE BLUE-GREEN ALGAE Spirulina platensis (Geitler)

    Can, Safak Seyhaneyildiz; Demir, Veysel; Can, Erkan

    Wastewater generated daily in urban localities could provide nourishment to algae for potential production of biofuel and biochemicals. This study presents an integrated approach to the use of Spirulina platensis cultures for the treatment of domestic wastewater and lipid extraction. In this experimental approach, wastewater subjected only to the primary settling process was used as nutrient media at different concentrations of 100%, 75%, 50%, and 25% wastewater diluted with distilled water, and Spirulina platensis was cultured in these mediums for 20 days. The inoculated medium was incubated at 30 degrees C in the presence of light (42 mu mol photon m(-2).s(-1)) by using light/dark cycle of 12 hours. S. platensis consumed nitrite, nitrate, phosphate and ammonium from wastewater, and it increased its biomass and its lipid amount. Although the highest biomass increase was observed at the wastewater medium without dilution (100% wastewater) (the control group was not included), the highest lipid production was found in 25% wastewater. On the other hand, the percent reduction in the level of nitrite, nitrate, phosphate and ammonium in 75% wastewater medium was 91%, 99%, 99% and 99%, respectively. Despite the low lipid content, since Spirulina platensis can live in harsh conditions and increase its biomass rapidly, they can be easily cultivated in wastewater. Therefore, their use in wastewater for biodiesel production was found appropriate. The resulting algae biomass after oil extraction can be also used in different industrial sectors.

    AtıfWoS5
    Web of Scienceİncele