Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2020
    The Effects of Using Cabri and GeoGebra Software on the Geometric Shapes Reasoning Skills of Mathematics Prospective Teachers

    İlhan, Aziz; Aslaner, Recep

    The aim of this study on mathematics teaching process is to investigateeffect of using Cabri and GeoGebra Geometry Software to mathematicsprospective teachers on Geometrical Shapes Reasoning Skill (GSRS).For this reason, single-group pretest-posttest quasi-experimental designwas preferred from experimental research methods. The participants ofthe research, a university education faculty in Turkey which is locatedin the East Anatolian at the mathematics department 36 fourth grademathematics prospective teachers. As a data collection instrument, theGSRS Test developed by the researchers was used. Experimental groupwas trained for 14 weeks by using Cabri and GeoGebra software. Instudy, while there was no significant difference in pretest and posttestscores in terms of gender change, between the pretest-posttest scores ofthe prospective teachers it was concluded that the experimental processwas successful in favor of the posttest.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Numune Boyutunun Kauçukla Modifiye Edilmiş Kendiliğinden Yerleşen Betonun Basınç Dayanımı Üzerindeki Etkileri

    Etli, Serkan; Cemalgil, Selim

    Bugüne kadar yapılan çalışmalarda, tane boyutu dağılımındaki atık araç lastiklerinin (WVT) agregaları ve farklı işlenebilirliğe, farklı mekanik ve fiziksel özelliklere sahip partiküller değiştirilerek kauçuk modifiyeli kendinden yerleşen betonlar (RMSCC) imal edilmiştir. Ancak eksenel basınç altında farklı narinlik oranı h/b ile üretilen RMSCC elemanlarının taşıma kapasitesindeki değişim daha önceki çalışmalarda araştırılmamıştı. Bu çalışma kapsamında farklı h/b oranları kullanılarak üretilen RMSCC elemanlarının fiziksel ve mekanik özelliklerindeki değişim hem deneysel hem de teorik olarak incelenmiştir. Beton üretiminde kullanılan doğal kum ve WVT agregası tane boyutları aynı aralıkta olduğundan WVT agregası 4 farklı oranda doğal kum ile değiştirilmiştir. Bu oranlar doğal kum hacminin sırasıyla %5, %10, %15 ve %20'si olarak kullanılmıştır. Narinlik oranları, h/b değerleri1.0, 1.5, 2.0, 2.5, 3.0 ve 3.5 olup, toplam 90 örnek için deneysel ve teorik araştırmalar yapılmıştır. Elde edilen sonuçların doğrusal regresyon modelleri incelenmiş ve bu modellere göre h/b oranları ile denklemler üretilmiştir. Elde edilen denklemlerin sonuçları ve deneysel basınç dayanımı sonuçları karşılaştırılmıştır. Kullanılan WVT agregası miktarı ve h/b oranındaki artışın yanı sıra, numunelerde farklı oranlardan kaynaklanan basınç dayanımı kayıpları olmuştur. WVT agrega oranının basınç dayanımı üzerindeki etkisi, kullanım oranının artmasıyla daha da belirgin hale gelmiştir. Ayrıca h/b oranının basınç dayanımına etkisini belirlemek için regresyon analizleri yapılmıştır. Sonuç olarak elde edilen denklemlere ait R2 değerleri 0,95'in üzerinde bulunmuştur.

    AtıfOpenAlex20TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Faults Caused by Cavitation in Hydraulic Power Plants and Solution Methods

    Kahraman, Gökhan; Özdemir, Osman

    Hydraulic energy is one of the richest and most useful renewable energy sources in the world. For this reason, hydraulic turbines must be operated at optimum efficiency levels against multiple transient situations such as starting and stopping that shorten their useful life and cause fatigue damages in order to generate energy continuously. Pressure variations occur due to flow irregularities in Francis turbines operating at non-optimal partial loads. If the sepressure variations coincide with the natural frequency of a hydraulic, mechanical or structural component, they create high vibrations due to resonance, causing the turbine to operate in an unbalanced (balanced) manner. In this study, the high vibrations of the Francis turbine were monitored with the help of a continuous (online) vibration monitoring system via the cavitation sensor mounted on the turbine adjustment blade and the cavitation vibration effects of the operation in the case of unbalance and the cavitation vibration effect after the imbalance was eliminated. Vibration caused by the cavitation phenomenon in different operating conditions of hydraulic turbines has been shown graphically. In the the graphic given in the last part of the article, it is seen that vibration magnitude is reduced from 2 mm s-1 to 0.5 mm s-1 after the bearing failure is eliminated. This is an important consequence for the hydraulic turbines to be operated in the safe cavitation zone to avoid high vibration levels.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Elektrokoagülasyon Prosesi Kullanılarak Mezbaha Atıksularının Arıtımı Üzerine Ortam Parametrelerinin Etkisi

    Tanyol, Mehtap; Tevkur, Servet

    Mevcut çalışmada, mezbaha atıksuyunun arıtımı üzerine elektrokoagülasyon prosesinin etkinliği kesikli bir reaktörkullanılarak araştırılmıştır. Akım yoğunluğu (5-20 mA m-2), başlangıç pH’ı (3-10) ve elektrotlar arası mesafe (4-16 mm) gibiçeşitli parametrelerin etkisi optimum elektrokoagülasyon koşulunu belirlemek için incelenmiştir. Paralel bağlanmışmonopolar demir elektrotlar tüm deneyler için kullanılmıştır. Deneylerin performansı temel olarak kimyasal oksijen ihtiyacı(KOİ) giderimi kullanılarak değerlendirilmiştir. 15 mA m-2akım yoğunluğu, doğal pH (7.47) ve 16 mm elektrotlar arasımesafe optimum koşullar olarak seçilmiştir. Bu koşullar altında %90.63’lük KOİ giderim verimi elde edilmiştir. Sisteminişletme maliyeti, enerji ve elektrot tüketimi dikkate alınarak hesaplanmış ve 9.15 TL kg-1 KOİ-1 olarak bulunmuştur.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleAçık Erişim2020
    Matematik eğitiminde öne çıkan güncel değerler

    İlhan, Aziz; Poçan, Serdal

    Bu çalışmanın amacı matematik eğitiminde öne çıkan güncel değerleri sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda ulusal ve uluslararası veri tabanları (Web of Science-Social Sciences Citation Index-SSCI, Education Resources Information Center-ERIC, EBSCO, Google Scholar, Ulusal Akademik Ağ Ve Bilgi Merkezi-ULAKBİM, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı-Tez Merkezi vb.) “matematik öğrenme alanında değerler” kavramı ile ilgili anahtar kelimeler kullanılarak yapılan çalışmalar taranmıştır. İlgili alanyazın doküman analizi yöntemi ile araştırılmıştır. Tarama neticesinde matematik eğitiminde değerler ile ilgili 55 çalışmaya ulaşılmıştır. Araştırma kapsamına dâhil edilen bilimsel çalışmalar, yayınlanma yılı ve araştırma grubu başlıkları altında kategorize edilmiştir. Ayrıca tarama sonucunda ulaşılan araştırmalar içerik anlamında detaylı bir şekilde analiz edilmiş, matematik eğitiminde tespit edilen değerler, öne çıkan bulgular ve öneriler belirlenmiş, okuyucuya sunulmuştur. Matematik eğitiminde değerler kavramı ile ilgili bilimsel çalışmaların son dokuz yılda artış gösterdiği ve önem kazandığı görülmüş, matematik eğitiminde seksen yedi değer tespit edilmiştir. Bilimsel çalışmalarda dayanışma, işbirliği, grup çalışması, yardımseverlik, akılcılık, rasyonalizm, nesnel anlama, sorumluluk, açıklık ve saygı değerlerinin ön plana çıktığı elde edilen bir diğer sonuçtur. Çalışmada elde edilen bulgular çerçevesinde matematik öğrenme alanına ilişkin değerler ile ilgili birtakım önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Kitlesel açık çevrimiçi derslere katılan bireylerin dersleri tamamlama durumlarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

    Aslan, Alper; Göktaş, Merve; Atıcı, Bünyamin

    Kitlesel açık çevrimiçi dersler internet kullanımının\ryaygınlaşması ile birlikte daha geniş kitleler tarafından tercih edilmeye\rbaşlanmıştır. Eğitimciler tarafından önümüzdeki yıllarda daha fazla tercih\redileceği düşünülen kitlesel açık çevrimiçi derslerde dersi yarıda bırakması\rönemli bir sorundur. Gerçekleştirilen araştırmada kitlesel açık çevrimiçi\rderslere katılan bireylerin dersleri tamamlama durumları cinsiyet, yaş,\rmezuniyet türü, sistem kullanım durumu, katılma nedenleri ve özerk öğrenme\rpotansiyeli değişkenlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel\raraştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın\rörneklemi 63 erkek ve 64 kadın olmak üzere toplam 127 kişiden oluşmaktadır.\rÖrneklem seçiminde amaçsal örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklem\rbenimsenmiştir. Katılımcıların kitlesel açık çevrimiçi ders almış olmaları\rölçüt olarak belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar\rtarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile Arslan ve Yurdakul (2015) tarafından\rgeliştirilen Özerk Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde\rkestirimsel analiz yöntemlerinden Ki-kare testi, point-biserail korelasyon\ranalizi ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları\rbireylerin kitlesek açık çevrimiçi dersleri tamamlama oranlarının cinsiyet\rdeğişkenine göre erkeklerin lehine, yaş değişkenine göre 25-44 yaş aralığı\rlehine, mezuniyet türüne göre lisans ve lisansüstü mezunların lehine anlamlı\rbir şekilde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sistem kullanma durumlarına ve\rözerk öğrenme potansiyellerine göre ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.\rBunun yanı sıra bireylerin kitlesel açık çevrimiçi derslere katılma nedenleri\rarttıkça dersi tamamlama oranlarının arttığı görülmüştür. 

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
  • MakaleYalnız künye2020
    Investigation of Phase Change Materials on the Use of Trombe Walls for Thermal Energy Storage Systems

    Erdem, Necla Seval; Orhon, Ahmet Vefa

    This study is conducted to determine the contribution of phase change materials (PCM) and trombe walls (TW) for energy efficiency and it is aimed to identify the criterias that is required during design process. In this study, after giving general definitions about PCM and TW, domestic and foreign literature is searched and application examples are analyzed and compared. It is observed that phase changing trombe wall (PCTW) application alleviated the heavy mass of the wall unlike the traditional methods and PCM increased the efficiency of heating and cooling applications by providing latent heat storage to the massive wall. Although TW has simple application schemes, there are some difficulties in achieving full efficiency. It can be confusing to predict how a PCTW, whose details are decided, will respond to environmental conditions throughout the whole year. Accordingly, considering the criteria that will affect the system before designing the PCTW, it will increase efficiency to see possible problems that the wall may face. In the PCTW system, which is planned to be designed in a specific climate zone, the most efficient result can be achieved by optimization of these criterias.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Instructors from the Perspectives of Faculty of Education Students

    Demirtaş, Zülfü; Gündüzalp, Seda

    Faculty members have a duty to contribute to the learning and development of the students they teach with both their academic studies and their knowledge. By fulfilling these responsibilities, the lecturers will directly provide the ground for the country’s level of education and indirect development. It is thought that how the behaviors of the instructor is perceived by the students is one of the determinants of whether the instructors fulfill their responsibilities. In this context, in this research, it is aimed to reveal the perceptions of the instructor by means of metaphor. The study group of the study, which was designed in fundamental qualitative research, which is one of the qualitative research methods, consists of the last year students studying at Fırat University Faculty of Education. After the interviews with the students, the data obtained through the data collection tool were subjected to content analysis. As a result of the analysis, it was determined that students produced positive, negative, and metaphors containing both positive and negative expressions for the faculty members. The fact that the students who participated in the research simulated a negative metaphor as much as a metaphor containing almost positive meaning towards instructors was a noteworthy and questioning finding.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Bir kamu idari hizmet binasının mühendislik özelliklerinin incelenmesi

    Ekinci, Cevdet Emin; Baykuş, Nurdan; Ay, Sevil; Akgül, Melek; Elyiğit, Belkıs

    Bu çalışmada yeni hizmete alınan bir kamu idari hizmet binasının mühendisliközellikleri biyoharmoloji bilimi kapsamında incelenmiş ve BiyoharmolojikUygunluk Değeri (BUD) belirlenmiştir. Binanın incelemesi 26-27 Mart 2018tarihlerinde yapılmıştır. Bina incelemesinde toplam 14 mühendislik özellikleri vekriterleri ele alınmıştır. Yapılan BUD inceleme çalışması sonucunda daha yenitamamlanan ve hizmete alınan binanın “İyileştirilmeli” sınıfında ve minördeğişikliklere ihtiyacı olduğu anlaşılmıştır. Binanın BUD puanı ~434 olarakhesaplanmıştır. Ayrıca binanın eksiklik ve yetersizlik değeri %32'dir. Binadabelirlenen en zayıf ilk üç mühendislik özellik “Mekanik Sistem”, “Tefrişat veDüzenleme” ve “Aydınlatma” şeklindedir. Diğer taraftan binanın en iyi ilk üçmühendislik özelliği ise “Taşıyıcı Elemanlar”, “Sismoloji” ve “Kullanıcı Kimliği”dir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2020
    A Study on Historical/Social Traumas and the Forms of Intergenerational Transmission

    Karatay, Gülnaz

    Historical/social traumas such as war, migration, natural disasters and genocide have multidimensional devastating effects on the survivors. However, subsequent generations also absorb the experiences of their parents in different ways, even if they were not directly exposed to trauma, and their stress-response systems may become vulnerable. This situation, which indicates the contagious nature of social traumas, is expressed in the concepts such as “secondary traumatization” or “intergenerational transmission of trauma”. In the past two decades, there have been an increasing interest in, and modelling studies on the forms of intergenerational transmission of trauma. Scientific studies reveal that, despite some disadvantages of the retrospective method, social/historical traumas continue to affect subsequent generations through psychodynamic, environmental, cultural and epigenetic mechanisms. It is stated that intra-family communication patterns play an important role especially in the processes of trauma transmission and the generation effect may be experienced more heavily in the families who failed to achieve posttraumatic growth. This review article, discussing intergenerational transmission of trauma, aims to create a perspective on the phenomenon by reviewing the literature on the forms of intergenerational transmission of trauma and concordantly, to contribute to a better understanding of the cost of social traumas.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex8TR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Labyrinth of Possibilities in the Context of the Theoretical Reader Model in Bilge Karasu's Kısmet Büfesi

    Cuşa, Hasan

    The approaches text-oriented and author used in the study of works have been losing their influence since the second half of the 20th century. Reader-centered readings acquire importance among literary criticism and theories. Modern and postmodern writers create some emptiness in their texts. Completion of such emptiness from the terms of contextual and formal lefts to the reader's power of interpretation Bilge Karasu, one of the important writers of modern Turkish literature is one of the writers who put the reader into the center of her works. Kısmet Büfesi reflects the reader's perspective and imagination therefore this work has an important place in reader-centered readings. This work researches the theoretical reader model and how the author interprets the text he narrates as a reader. The theoretical reader can have a condition that interprets every possible situation in the maze of possibilities. The aim of this research constitutes to reveal that the author is undermining the role of the theoretical reader and that are constructed depending on the possibilities of the stories in Kısmet Büfesi. In examined stories, it is concluded that anything which is shown and narrated by the author has the possibility of existence or impossibility also the fragility of absolute reality in fictional texts was concluded.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Cumhuriyet Dönemi’nde (Muş) Varto’da Yaşanan Depremler (1946-1966)

    Zengin, Ersoy

    Bu çalışmada Muş ilinin Varto ilçesinde 1946-1966 yılları arasında gerçekleşen beş deprem incelenmiştir. Tarihi kayıtlar 1575, 1678, 1709 ve 1784 yıllarında da bölgede depremler gerçekleştiğini göstermektedir. 1866 yılında Varto’da gerçekleşen depremde 200 can kaybı olmuştur. 1903 tarihinde Muş’un Malazgirt kazasında gerçekleşen depremde 2.803 kişi hayatını kaybetmiştir. 1946, 1950, 1956, 1957, 1959 ve 1966 yıllarında Varto’da depremler gerçekleşmiştir. Asıl yıkıcı depremler 31 Mayıs 1946 ve 19 Ağustos 1966 yıllarında meydana gelmiştir. 1946 depreminde 839 kişi ölmüş, 349 kişi yaralanmış, 3.000 bina da ağır hasar görmüştür. 1966 yılında can kaybının olduğu üç deprem yaşanmıştır. 7 Mart’ta altı, 11 Temmuz’da 12 can kaybı olmuşken, 19 Ağustos tarihli depremde Varto’da 2.101 kişi hayatını kaybetmiş, 1.246 kişi ise yaralanmıştır. 5.306 bina ya yıkılmış ya da ağır hasar görmüştür. Varto’da Sosyo-ekonomik hayat alt üst olmuş, depremlerin yarattığı tahribat bölgede yıllarca hissedilmiştir. Türkiye’de yaşanan depremler on binlerce insanın hayatını kaybetmesine, yaralanmasına ve yüz binlercesinin evsiz kalmasına neden olmuştur. İnanılmaz boyutlarda maddi ve manevi yıkıma neden olan depremlerin yeterince incelendiğini söylemek zordur. Depremlerin toplumda yarattığı kayıplar çok yönlü incelenmeye muhtaçtır. Geçmişte meydana gelmiş depremlerin incelenmesiyle fert, toplum ve devletin felaket zamanında nasıl bir mücadele sergilediği ortaya koyulabilir. Geçmişin pratiğini ortaya koyan tarih çalışmalarının jeo-bilimlere yol gösterici olacağı muhakkaktır. Depremlerin birçok kez yıkıp harabe haline getirdiği Varto ve çevresi Türkiye’deki deprem gerçeğini acı bir şekilde ortaya koyması bakımından incelenmeye değerdir. Varto ve çevresinde yaşanan depremler, dönemin basınına başvurularak incelenmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex5TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Readıng the perceptıon of relıgıon durıng fatih sultan mehmet’s reıgn ın the lıght of saltuk-nâme

    Çakmak, Yalçın

    Saltuk-Nâmewas penned down by Ebû’l Hayr-ı Rûmî at the request of Cem Sultan, Fatih Sultan Mehmet’s (Mehmet II) son. In the centre of it, as a product of a field work that lasted for seven years between 1473-1480, lies Sarı Saltık/Saltuk who lived in Anatolia and the Balkans in the 13th century.The work that covers the period from Gıyaseddin Keyhüsrev II on to the beylik of Osmanoğulları focuses on the gaza and jihad ideology in the light of Sarı Saltık. Besides, the activities of Sarı Saltık, as the main character,in the name of Islam and the islamic community are included. At the same time, Saltuk-Nâmereveals significant traces of the Ottoman official ideology, perception of religion and social anticipations. For this reason, it not only reflects the 13th century; it mirrors the change, transformation and aspirations in the perception of state and society till Fatih’s rule as well.This paper aims to analyze a-) the portrayal of Sarı Saltık, a cult in Alevism and Bektashism primarily in the Balkans,and b-) in conjuction with it, the role of the narratives referred to in Saltuk-Nâme as an epic-legend genre in the consolidation of the aforementioned perception as well as the perception of religion during the Fatih period.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    UMS 41 Tarımsal Faaliyetlerin Muhasebeleştirilmesi: Türkiye Örneği

    Yalçın, Zülkif

    Türkiye gibi birçok ülkenin muhasebe kayıtlarında ve hesaplarında tarımsal faaliyetlerin kayıtlarına rastlanmamaktadır. Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu tarafından düzenlenen UMS, İngilizceden Türkçeye tam set olarak çevrilmiştir. Türkiye Muhasebe Standartları / Finansal Raporlama Standartları isimleri almıştır. Muhasebe hesap planlarında ve kayıtlarında yaşanan Tarımsal Faaliyetlere ilişkin sorun, "TMS 41 Tarımsal Faaliyetler" standardı ile aşılmaya çalışılmıştır. Çalışmamız, UMS 41'in Türkiye'de uygulanması ve uygulanabilirliği için önerilerde bulunacaktır. Türkiye'de uygulanan muhasebe sistemine uygun hazırlanacak öneriler yeni hesap ve muhasebe kayıtlardan oluşacaktır. Bu kapsamda yeni hesaplar Türkiye muhasebe sisteminde uygulanan Tek Düzen Hesap Planına uygun oluşturulacaktır. Yeni oluşturulan hesapların uygulanması için muhasebe kayıtları bir monografi yardımıyla açıklanacaktır. Çalışmamız Uluslararası Muhasebe Standartlarının Türkiye örneğini anlatacaktır. Diğer ülkelerde uygulanan muhasebe kayıtları Türkiye'deki muhasebe kayıtları ile karşılaştırılabilir olacaktır. Bu çalışma ile Tarım Sektöründe faaliyet gösteren firmaların muhasebe kayıtlarına yeni bir bakış açısı ve bu alandaki tekdüzen muhasebe uygulamalarına katkı sağlanacaktır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Nagykanizsa Province Governors

    Altı, Aziz; Başkutlu, Salih

    The Kanizsa castle, conquered in 1600, remained under the rule of the Ottoman State until 1690. After its capture, Kanizsa province center was built. As far as can be determined, during the 90 years of domination, 57 administrators served in Kanizsa province. Although the terms of office of the governor/grand seigneur are determined by law, this period has been shortened or extended for various reasons. When we look at the history of the administrators assigned to the Kanizsa province, it is seen that most of them have management experience in Rumelia. In the special of Rumeli, the appointments of Budin and Timişvar grand seigneur/governors to Kanizsa were made. In addition to the prise, some administrators were assigned here to keep away from the center, as Kanizsa province is a city of boundary. Fındık Mustafa Pasha, who is the last grand seigneur/governor of Kanizsa province, unable to withstand months of siege and handed Kanizsa to Austria (Habsburg) in 1690.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Determination of the tendency of imprudent behavior and malpractice in nursing students of a state university

    Işık, Kevser; Çevik Durmaz, Yadigar; Doğan, Runida; Serin, Emine Kaplan

    Aim: This study was conducted to determine the tendency of imprudent behavior and malpractice in nursing students of a stateuniversity.Material and Methods: The sample of this descriptive cross-sectional study consisted of 103 students.Results: The vast majority of the students indicated factors such as small number of nurses working, high workload, fatigue, stressand loading nurses with off-duty jobs as causes of medical malpractice.Conclusion: The majority of medical malpractices occur due to preventable imprudent behavior. Although the tendency of nursesto perform medical malpractice appears to be low, providing trainings on reducing medical malpractices may contribute to raisingawareness on patient safety.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Dicranum scoparium ve Porella platyphylla taxonlarının biyokimyasal bileşiklerinin serbest radikal temizleme faaliyetleri

    Aydın, Sevinç

    Ülkemizde briyofitler ile ilgili olan çalışmalar genellikle briyofloristik amaçlı olup serbest radikal temizleme aktiviteleri ve yağ asidi içerikleri gibi diğer amaçlı çalışmalar yok denecek kadar azdır. Serbest radikal temizleme aktiviteleri ve yağ asidi içeriklerini belirlemek adına yaptığımız bu çalışmada, briyofitlere ait Dicranum scoparium ve Porella platyphylla taksonları kullanılmıştır. Bu çalışmada bryofitlerin bilim dünyasındaki önemine bir ivme kazandırmak ve bu konuda ileride yapılacak diğer çalışmalara temel oluşturulması amaçlanmıştır. Çalışmamızda elde edilen verilerde Dicranum scoparium türünün DPPH radikal temizleme etkisinin P. platyphylla türüne göre belirgin düzeyde fazla olduğu gözlenmiştir. Bitki ekstraktları içeriğindeki polifenolik bileşiklerin düzeyi ile DPPH radikalini temizleme etkinliği arasında güçlü bir ilişki bulunduğu bilinmektedir. Yağ asidi içerikleri incelendiğinde ise αLinolenik asit dışındaki bütün yağ asitlerinin P. platyphylla türünde D. scoparium türüne göre fazla olduğu gözlenmiştir. Vitamin içerikleri karşılaştırıldığında, Porella taksonuna göre Dicranum taksonunda D-3, atokoferol, stigmasterol, betasterol miktarının daha yüksek olduğu tespit edildi.

    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Bingöl İli Merkez İlçesinin (Türkiye) Karayosunu Florası

    Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Özen, Öznur

    Bu çalışmada, Bingöl ili merkez ilçesinin karayosunu florası araştırılmıştır. 2019 yılının farklı vejetasyon dönemlerinde toplanan karayosunu örneklerinin teşhis edilmesi sonucunda, 9 familya ve 23 cinse ait toplam 48 takson belirlenmiştir. Tamamı Bingöl ili için yeni kayıt olan taksonların 4’ü aynı zamanda Henderson kareleme sistemine göre B9 karesi için de yeni kayıttır. Ayrıca taksonlar; hayat formları, ekolojik ve floristik özellikleri açısından analiz edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    İnsan hakları andlaşmalarının yorumu ışığında türkiye’de idam cezasını yeniden tesis imkânı

    Ciğer, Mehmet

    Bu makale, Türkiye’de yapılan idam cezası tartışmalarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, idam cezasının iç hukuk temelli ahlaki, toplumsal ve ceza hukuku boyutu reddedilmeden uluslararası hukuk boyutunu ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu nedenle, idam cezasını yaşam hakkı çerçevesinde düzenleyen ve Türkiye’nin taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi belgeleri temel metinler olarak alınmaktadır. Çalışmaya temel teşkil eden bu belgeler, devletlerin uluslararası andlaşmalar kapsamında hak ve yükümlülüklerini değiştiren veya sonlandıran çekince koyma, fesih ve çekilme kavramları ekseninde incelenecek ve Türkiye’nin bu kavramlar dahilinde idam cezasını yeniden tesis etmesinin mümkün olup olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Kavramlar incelenirken ilgili andlaşmaları değerlendirme yetkisine sahip olan organların yorumlarından ve Uluslararası Hukuk Komisyonu’nun raporlarından birincil, literatürdeki diğer çalışmalardan ise ikincil kaynak olarak yararlanılacaktır. Türkiye’nin taraf olduğu insan hakları andlaşmalarına rağmen idam cezasını yeniden tesis etmesi, Türkiye'nin genel uluslararası hukuk düzenindeki ve onun alt rejimi olan uluslararası insan hakları hukuku düzenindeki konumunu olumsuz etkilemekle kalmayacak, aynı zamanda, Türkiye'nin insan hakları sisteminden çıkarılmasına ve dolayısıyla insan hakları andlaşmalarının bireylere sağladığı yaşam hakkı dışındaki diğer hak ve özgürlüklerin de kaybedilmesine yol açacaktır.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Kopolimerlerin Tuz Stresi Altındaki Mısır Bitkilerine Etkisinin Biyokimyasal Olarak İncelenmesi

    Torgut, Gulben; Beker Akbulut, Gülçin

    Bu araştırmada, biyobozunur özellik gösteren ve 4 farklı oranda sentezlenen poli(etilen oksit)-ko-(ε- kaprolakton) [poli(EO-ko-ε-CL)] kopolimerinin tarımda tuz stresine karşı cevabını incelemek için mısır (Zea mays L. cv. “72 May 99”) bitkilerine uygulama yapılmıştır. Mısıra, kopolimerler, 200 mM tuz (NaCl) çözeltisi ve hem kopolimerler hem de tuz çözeltisi birlikte uygulanarak kontrol gruplarıyla karşılaştırılmıştır. Kopolimerlerin ve tuzluluğun bitki gelişimine etkisini değerlendirmek için lipid peroksidasyonu, pigment ve toplam karbonhidrat içeriği gibi bazı biyokimyasal analizler yapılmıştır. Kopolimerlerin, klorofil içeriğinin yanı sıra lipid peroksidasyon içeriğinin bir ürünü olan malondialdehit (MDA) ve toplam karbonhidrat içeriği üzerinde de olumlu bir etkisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca mısır bitkisinde bu kopolimerlerden poli (EO-ko-ε-CL1:4)’ün, tuzluluğun zararlı etkilerinin önlenmesinde diğer kopolimerlerden daha etkili olduğu gözlenmiştir. Sonuç olarak, incelenen tüm parametrelerin tuz stresinden olumsuz etkilendiği görülürken, kopolimer uygulamasının tuz stresine cevapta olumlu etki oluşturduğu saptanmıştır.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele