Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(33)
- Serdar, Osman(29)
- Batan, Nevzat(19)
- Dal, Murat(19)
- Utku, Anıl(18)
- Benzer, Fulya(14)
- Ezer, Tülay(14)
- Kutlu, Banu(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Altı, Aziz(13)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aydin, Rahmi(12)
- Karatay, Gülnaz(12)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Aksu, Önder(11)
- Aslan, Alper(11)
- Dal, Nursel Alp(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Gürarslan Baş, Nazan(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Cuşa, Hasan(10)
- Erata, Hüseyin(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Akgül, Melek(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Işık, Erdem(9)
- Kahraman, Gökhan(9)
- Koç, Ali(9)
- Sabanci, Serdal(9)
- Topal, Murat(9)
- Yazdıç, Ferit Can(9)
- Çılğın, Zeynel(9)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024Zeytinyağı oleojelinin şortening ikame maddesi olarak kullanılmasının kekin kalite özellikleri üzerine etkisinin belirlenmesi
Eroğlu, Zeynep; Orhan, Necla Özdemir
Bu çalışmanın amacı, zeytinyağı oleojelinin kek üretiminde katı yağ (şortening) ikamesi olarak kullanım potansiyelini araştırmaktır. Bu amaçla, kek formülasyonundaki şortening miktarı % 25 (% 25 Oleojel-kek) ve % 50 (% 50 Oleojel-kek) oranlarında oleojel ile ikame edilmiştir. Kontrol örneğinde (Kontrol-kek) ise yağ olarak sadece şortening kullanılmıştır. Kontrol-kek, % 25 Oleojel-kek ve % 50 Oleojel-kek hamurlarının özgül ağırlıkları, sırasıyla, 0.90 ±0.00, 0.98 ±0.00 ve 1.06 ±0.01’dir. Kek hamurlarının tamamı kaymayla azalan akış özelliği (n < 1, psödoplastik) sergilemiş ve Herschel-Bulkley modeline uygunluk göstermiştir (R2, 0.9975-0.9950). Oleojel içeren kek hamurlarının görünür viskozite değerleri Kontrol-kek örneğine göre daha düşüktür (p < 0.05). Kek hamurlarının G′ değerleri, G′′ değerlerinden daha yüksektir ve bu durum örneklerin katı benzeri yapı sergilediğine işaret etmektedir. En yüksek sertlik değeri Kontrol-kek örneğine (403.92 ±14.84 g) ait iken en düşük sertlik değeri % 50 Oleojel-kek örneğine (303.11 ±12.10 g) aittir (p < 0.05). Formülasyona ilave edilen oleojel miktarı arttıkça keklerin elastikiyeti artmıştır (p < 0.05). Duyusal analiz parametreleri açısından örnekler arasındaki farklılıklar, istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur (p > 0.05). Elde edilen sonuçlar, kek yapımında şortening yerine oleojel kullanımının umut vadeden bir geleceğinin olduğunu göstermektedir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Effect of Synthetic Wastewater on Antioxidant Defence System in Dreissena polymorpha
Serdar, Osman; Erguven, Gokhan Onder; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Korkmaz, Volkan; Erguven, Gozde
The effects of the synthetic wastewater on antioxidant defence system in Dreissena polymorpha was evaluated. For this purpose, SOD, CAT, GPX activities and TBARS and GSH levels in tissues were determined by using commercial kits. The activities of SOD and CAT were in sythtetic group were determined lower than the control group in D. polymorpha during 24 and 96 h (p<0.05). After exposure of the cells of D. polymorpha samples to synthetic wastewater, depletion in GSH levels and subsequent increase in TBARS levels were observed, reflecting their unstable state. According to the data obtained from the study, It can be inferred that the biomarkers being domestic monitored are beneficial and effective in evaluating the biochemical mechanisms of wastewater as early warning indicators.
- MakaleAçık Erişim2024Effect of Dietary Zinc on the Antioxidant Parameters of Juvenile Common Carp (Cyprinus carpio)
Aksu, Önder; Harlıoğ, Muzaffer Mustafa; Mustafa, Shokri; Batool, Zahra
Zinc (Zn) is an essential micro mineral needed for the proper growth and immune function of fish. This investigation was designed to examine the antioxidant role of a fortified diet with different Zn levels in the muscle and liver tissues of carp fry. A four-iso-nitrogen (35% crude protein) practical diet was produced that included graded levels of dietary zinc sulphate as a nutritional zinc resource in the fundamental diet supplemented with increased zinc levels (T1, control, 85 mg Zn kg-1, T2 105 mg Zn kg-1, T3, 125 mg Zn kg-1 and T4, 145 mg Zn kg-1). Even though the SOD and CAT analysis results did not show a linear increase in the increasing Zn ratio in the diets, higher values were obtained compared to the control groups. SOD highest values in T3 for the liver (0.713 ± 0.220 U/ml) and T1 for muscle (0.751 ± 0.144 U/ml), CAT values were highest in T2 for the liver (0.849 ± 0.115 nmol/dk/m) and T2 for muscle (1.059 ± 0.148 nmol/dk/m) was obtained. MDA values were completely higher for the muscle than for the control group, and for the liver, a lower value was obtained in the T2 trial group than in the control group (1.671 ± 0.230 µM). The results of the study showed that Zn contributed significantly to the nutrition of carp fish. It can be concluded that the findings of SOD and CAT analysis endorse the positive contributions of using 105 mg Zn in the diets to promote the antioxidant defense of juvenile carp fish.
- MakaleAçık Erişim2024Blum Blum Shub Tabanlı Yeni Bir Kriptografik Anahtar Planlama Algoritması
Artuger, Firat; Karakuş, Songül
Blum Blum Shub (BBS) algoritması bilinen güçlü sözde rastgele sayı üreteçlerinden bir tanesidir. Bu algoritma anahtar üretiminde kullanılabilir. BBS temelde iki büyük asal sayının çarpımına ve bir tohum değerine dayanmaktadır. Bu değerlerin seçilmesi oldukça kritik bir konudur. Bu çalışmada bu problemin üstesinden gelmek için yeni bir yaklaşım önerilmiştir. Önerilen yaklaşımda öncelikle asal sayı havuzu oluşturulmaktadır. Bu noktada kullanıcı bir başlangıç ve bitiş değeri belirlemektedir. Belirlenen bu aralıktaki asal sayılar üretilerek bir diziye kaydedilir. Daha sonra bu asal sayı havuzundan kaotik haritalar ile rastgele iki asal sayı seçilir. Seçilen bu asal sayıların dizideki konumları kaydedilir. Tohum değeri ise bu iki asal sayının konumları toplamı olarak ele alınmıştır. Yani seçilecek olan parametreler o an kullanıcının gireceği aralıklarda rastgele bir şekilde seçilecektir. Bu çalışmada bu şekilde rastgele iki bit dizisi elde edilmiştir. Bu diziler 1 milyon bit uzunluğundadır. Elde edilen bu dizilere NIST SP 800-22 testleri uygulanmış olup diziler tüm testleri başarı ile tamamlamıştır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Automatic Classification of Defective Photovoltaic Module Cells Based on a Novel CNN-PCA-SVM Deep Hybrid Model in Electroluminescence Images
Imak, Andac
In today’s world, the rapid development of photovoltaic (PV) power plants has facilitated sustainable energy production. Maintenance and defect detection play crucial roles in ensuring the continuity of energy production. The manual inspection of electroluminescence (EL) images of PV modules requires significant human power and time investment. This study presents a method for the automatic fault detection of PV cells in EL images using hybrid deep features optimized with a principal component analysis (PCA) feature selection algorithm. A lightweight and high-performance model that combines the strengths of convolutional neural network (CNN) architectures was proposed. First, data augmentation techniques were employed owing to the imbalance between the defective and functional classes in the dataset containing EL images. In experimental studies conducted by integrating the PCA algorithm into MobileNetV2, DenseNet201, and InceptionV3 CNN models, accuracy, precision, recall, and F1-score values of 92.19%, 92%, 90%, and 91%, respectively, were achieved. When the results were analyzed, it was observed that the proposed method was effective in detecting faults in PV panel cells.
AtıfOpenAlex8TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Effect of Ferro-Alloys on the Properties of High Entropy Alloy with FeCoNiMnMoV Composition Produced by Arc-Melting Method
Güler, Seval Hale
In this study, high entropy FeCoNiMnMoV and FeCoNiMn (Ferro Mo-Ferro-V) alloys were produced by arc melting method. After the arc melting process, the samples were annealed at 1000ᵒC under argon atmosphere for 15 hours physical and thermodynamic calculations were performed to determine the properties of the alloy. In the study, both alloys were characterized. For characterization, XRD, SEM, EDS and Micro hardness were taken from the samples. The aim of my study is to examine the effect of using low-priced starting materials on the microstructure of HEA. For this purpose, ferro-alloys were added to the alloy. As a result, similar properties were obtained for the microstructure of both alloys. However, it has been determined that the hardness of samples containing ferro-alloys decreases more due to their chemical composition, especially after heat treatment.
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2024Kocaavşar Deresi (Balıkesir)'nde Unio bruguierianus (Bourguignat, 1853) ve Unio pictorum (Linnaeus, 1758) Türlerinin İlk Kaydı ve Bazı Biyometrik Özellikleri
Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz; Akça, Ayşe; Atıl, Süleyman
Bu çalışmada, Kocaavşar Deresi (Balıkesir)’nde (39°40’22”-27°35’34” Kuzey/Doğu) tatlı su midyeleri Unio bruguierianus ve Unio pictorum'un yaşadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu türlerin bazı biyometrik özelliklerini tanımlanmıştır. Bireylerdeki ağırlık (A) (g), kabuk uzunluğu (KU) (mm), kabuk genişliği (KG) (mm) ve kabuk yüksekliği (KY) ölçümleri yapılmıştır. Morfolojik ilişkiler, çok değişkenli istatistiksel analizlerle incelenmiştir. U. pictorum ve U. bruguierianus'un KU, KG, KY ve A ortalamaları sırasıyla şunlardır: 58,20±13,91 ve 75,34±8,08 mm (KU), 29,52±6,93 ve 39,89±7,04 mm (KG), 19,38±4,66 ve 26,33±3,79 mm (KY) ve 25,72±13,56 ve 46,15±9,59 g (A). Temel bileşenler analizi (TBA), her iki tür için KU, KG, KY ve A arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu göstermiştir.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2Usability of Essential Oil Extracted Plant Pulp in Screen Printing in the Context of Sustainability
Ayvaz, Kartal Murat; Teker, Menekse Suzan
Problem statement; The main purpose of the study, "Usability of De-Essential Plant Pulp in Textile Printing in the Context of Sustainability", is to reveal the industrial use of natural dyes in the textile printing sector. During the preliminary evaluation process, it was seen that screen printing as a printing method has significant advantages for the industrial integration of natural dyes. Based on this, as a result of the applications and analyzes carried out with the experimental research method, it has been revealed that the use of natural dyes on an industrial scale will be possible by transferring the natural dye obtained from plant pulp with essential oil removed to the textile surface with the screen printing technique and ensuring sufficient fastness. In this study, it is aimed to present screen printing as an alternative to traditional fabric printing techniques, as well as to make positive contributions to sustainability by using natural dyes obtained from plant pulp. This increases the importance of the study. As a result, it has been observed that natural dyes obtained from plant pulp with essential oils removed can be transferred to the fabric by screen printing technique, and the pre-mordanting process and fixing in salt water increase the washing and rubbing fastness values. Apart from all these, three new emulsion-free printing techniques have been developed, independent of the emulsion printing technique applied as standard in screen printing technique
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Heidegger Düşüncesinde Teoloji ve Yeni Tanrı
Karakas, Sevim Ersahin
Heidegger Batı düşüncesini oluşturan temelleri bize gösterirken aynı zamanda onun onto-teolojik kökenlerini de ortaya koyar. Bu çalışmamızda, Heidegger’in felsefe aracı olan destrüksiyonuyla felsefe ve teoloji arasında nasıl net bir ayrıma gittiğini, Batı metafiziğinin kökeninin onto-teolojik olduğu tespitine nasıl vardığını ve en nihayetinde de Alman filozofun anlayışında Varlık ve Tanrı’nın aynı şeyler olmadığını göstermeye çalacağız. Heidegger, Batı metafiziği ve Modernite eleştirisinin önemli ayaklarından birini oluşturan onto-teolojik köken analiziyle, “Dünya-Varlık hadisesinin” dile gelmesinde başat rol oynayan kutsallık ve Tanrı kavramlarını Hristiyanlık teolojisi dışında “başka” bir biçimde, yani Tanrı kavramını “Dünya-Varlık hadisesini” veren ögelerden biri olarak ortaya koyar. Dolayısıyla bu çalışma, Heidegger’in Tanrı kavramını nasıl zaman mefhumuyla ilişkilendirdiğini ortaya koymaya çalışır.
- MakaleAçık Erişim2024In Search of Scent in Theatre
Şentürk, Gamze
Theatre is an art form that brings together visual, auditory, and physical elements, establishing a strong connection between the audience and the performance. This synesthetic art employs an aesthetic language that engages all the senses, creating a unique experience for the audience, where the amalgamation of scent, sound, and visuals offers a multi-sensory journey. The audience experience plays as a holistic bodily encounter, ensuring active engagement. In theatre, the sense of smell is often overlooked. However, in recent years, experimental, innovative, and avant-garde theatrical works have opened up new possibilities for using scents on stage. Surprisingly, the use of scent in theatre can be traced back to ancient times. This study aims to explore the history of the sense of smell, its origin and its use in theatre. Furthermore, it traces how scent has influenced the theatrical experience and evolved into a fundamental element from the ancient era to the early modern period.
- MakaleAçık Erişim2024Allelopathic Effects of Essential Oils In Some Medicinal And Aromatic Plants on The Development of Oilseed Plants
Aydın, Sevinç; Karaca Sanyürek, Nesrin; Yaman, Hümeyra; Yılmaz, Ömer
Traditional methods used to increase plant productivity from the past to the present cause problems owing to their toxicological effects on organism resistance and living things. This has stipulated the creation of strategies to boost plant productivity without adversely affecting the health of living things. Essential oils secreted from various parts of plants stand out as, sustainable, and improvable alternatives and have been the subject of numerous types of research as they have many functional properties. The present research covers the investigation of the allelopathic effect of essential oils of Greek Oregano (Origanum vulgare L. subsp. hirtum), Lavandin (Lavandula x intermedia), and common sage (Salvia officinalis L.) on oilseed plants (Cephalaria syriaca L., Camelina sativa L.) at different ratios. Inhibitory effects of the essential oils obtained by hydrodistillation on the seeds of Cephalaria syriaca L. and Camelina sativa L. species at different concentrations were analyzed under sterile in vitro conditions. The inhibitory effects of essential oils and concentrations were analyzed using the Friedman test. The research revealed that essential oils were effective in weed control through their high inhibitory effect against Cephalaria syriaca L. seeds while reducing the germination power of Camelina sativa L.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Pülümür Çayı-Roj Deresi (Kutudere, Tunceli, Türkiye) Salmo munzuricus Turan, Kottelat & Kaya, 2017 (Teleostei: Salmonidae) Popülasyonunun İlk Kaydı)n İlk Kayıt
Kocabaş, Mehmet; Kutluyer Kocabaş, Filiz; Turan, Davut
Bu çalışmada, Munzur Deresi’nde dağılım gösterdiği bilinen Salmo munzuricus Turan, Kottelat & Kaya, 2017 türünün Pülümür Çayı’nın bir kolu olan Roj Deresi’nden ilk defa kaydı verilmektedir. Elde edilen bireyler yakın havzadaki diğer alabalık türleri ile karşılaştırıldığında bu popülasyonun diğer popülasyonlardan farklı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmada, türe ait morfolojik karakterler detaylı olarak sunulmuştur.
- MakaleAçık Erişim2024Tiyatronun Rönesansı: Pandemi Döneminde Dijitalleşme ve Britanya Tiyatrosu
Şentürk, Gamze
2019 yılında ortaya çıkıp dünyayı etkisi altına alan ve insanları evlerine hapseden pandemi süreci, tiyatro başta olmak üzere sahne sanatları üzerinde benzersiz bir etki yaratarak sahneyi bir dönüşüme uğratmıştır. Bu süreçte sahne sanatları alanında gelişen yeni duruma uygun olarak önlemler alınmaya çalışılmış ve sahne adeta yeniden şekillenmeye başlamıştır. Tiyatroda köklü değişikliklerin olduğu bu dönemde Britanya tiyatrosu da önerdiği yenilikçi ve deneysel uygulamalarla pandemi sürecini yönetmeye çalışmıştır. Kuşkusuz bu noktada teknolojinin sunduğu katkı göz ardı edilemez. Pandemi sürecinde dijitalleşen tiyatro, seyircisine yeni deneyimler yaşatmıştır. Sanatın evrensel gücünün bir kez daha anlaşıldığı bu süreçte teknoloji, biçim, içerik ve uygulama açısından tiyatroyu destekleyici bir unsur olarak ortaya çıkmıştır. Seyircisini oyunla buluşturan ve yenilikçi biçimlerin kullanılmasına büyük olanaklar tanıyan teknolojinin tiyatroda bir dönüşüm yaratması söz konusu olmuştur ve adeta tiyatroda bir rönesans yaşanmıştır. Bu çalışma, Britanya tiyatrosunun pandemi sürecini teknolojinin verdiği imkânlarla nasıl aştığını ortaya koymayı ve pandemi sürecinde tiyatro-teknoloji etkileşimini açığa çıkararak teknoloji çağında tiyatro endüstrisinin geleceğini tartışmayı amaçlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024İkiz dönüşüm kapsamında kritik hammadde ve teknolojilerinin zaman serileri analizi
Göçmen, Elifcan; Say, Halise Miray; Öner, Mahir
Kritik hammaddeler, sürdürülebilir ekonomi için oldukça önemli ve tedarikleriyle bağlantılı olarak yüksek risk taşıyan hammaddelerdir. Yeşil dönüşüm ve teknolojinin dönüşümünü birleştiren ikiz dönüşümde kullanılan teknolojilerde kritik hammaddelerin kullanımı, bu hammaddelerin önemini ve arz riskini arttırmaktadır. Bu kapsamda, ülkede bu dönüşüme zemin hazırlayan teknolojilerin, uygulamaların ve politikaların incelenmesi ve zaman serileri analiziyle incelenmesi amaçlanmaktadır. Yeşil dönüşüm için ülkemizde önemli potansiyeli bulunan ve kritik hammaddelerin kullanıldığı çoğu teknolojinin de kaynağı olan güneş, rüzgâr, hidrolik, jeotermal, termik enerjinin geçmiş verilerinin analizi ve gelecek projeksiyonu sunulmaktadır. Çalışmada kullanılan zaman serileri analizi yöntemleri, basit hareketli ortalama, ağırlıklı hareketli ortalama ve üstel hareketli ortalama yöntemleridir. Üstel hareketli ortalama, güncel verilere daha fazla ağırlık verdiği için, tahmin başarısı ve hata düzeyleri konusunda daha olumlu sonuçlar vermektedir. Böylelikle, her enerji kaynağının gelecek trendleri, bu enerji kaynaklarıyla bağlantılı teknolojilerde kullanılan hammaddelerin talep düzeyi ve bu hammaddelerin kritikliğini de ortaya koyacaktır.
- MakaleYalnız künye2024Deprem seviye sınıflandırması için hibrit bir convlstm modeli: karşılaştırmalı bir analiz
Utku, Anıl
Deprem, yer kabuğunda depolanan enerjinin açığa çıkması sonucu yer yüzeyinin aniden sarsılmasıdır. Depremler genellikle yer altı kayalarının aniden kırılması ve bir fay boyunca hızlı etmesi nedeniyle meydana gelir. Binaların ve altyapının düzgün inşa edilmediği ve nüfusun hazırlıklı olmadığı bir ortamda, orta şiddette bile olsa bir deprem yıkıcı olabilir. Yapay zekâ yöntemleri, deprem tahmini gibi doğal afetlerin öngörülmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu amaçla geliştirilen hibrit ConvLSTM modeli ile yer kabuğundaki karmaşık enerji dinamikleri ve hareketleri, büyük miktardaki jeolojik verilerden analiz edilerek deprem olasılıklarının tahmin edilmesi amaçlandı. ConvLSTM, LR, RF, SVM, XGBoost, MLP, CNN ve LSTM gibi popüler yöntemlerle USGS tarafından sunulan gerçek zamanlı deprem verileri kullanılarak karşılaştırıldı. Deneysel sonuçlar, ConvLSTM’in 0,9951 doğruluk ve 0,9993 AUC ile karşılaştırılan modellerden daha başarılı olduğunu göstermiştir
- MakaleAçık Erişim2024Investigation of Beliefs and Practices of University Students Regarding Breast Self-Examination
Eyi, Semra; Can, Aylin; Pehlivan, Melike
Objective: Aim of this study was to investigate university students' knowledge, behaviour and awareness of breast self-examination and health beliefs about early detection of breast cancer. Method: A descriptive and cross-sectional study was conducted with 610 university students. Data were collected between November 2022 and April 2023 using “Personal Information Form” and “Champion Breast Cancer Health Belief Model Scale”. Results: Students had knowledge about breast cancer (72.0%), knew how to perform breast self-examination (62.8%) and learnt it from internet (46.9%). Students performed breast self-examination once a month (36.8%) and whenever they remembered (74.2%). The familial risk factors significantly increased the sensitivity levels of students. The region where they came from increased the level of taking the disease seriously (p<0.05). The sensitivity, motivation, benefits, barriers, self-efficacy subscale scores and total scale scores were significantly higher (p<0.05) among students who had information about breast cancer and who performed breast self-examination monthly or annually, on the first day of each month or whenever they thought of it were found to be statistically significant higher (p<0.05). Conclusion: It was concluded that increasing awareness could increase health beliefs about breast cancer screening. Also, students' health beliefs were dependent on variables such as geographical region of residence, faculty of study, family history of cancer, knowledge level, use and frequency breast self-examination and reasons for doing and not doing breast self-examination. There is a need for intensive and comprehensive breast cancer education and breast self-examination awareness. It is important to include demographic variables and individual experience characteristics in the training curriculum.
- MakaleAçık Erişim2024Determination of Happiness and Spousal Support Level in Married Women's Relationships During Pandemic Period
Taşçı Beydağ, Kerime Derya; Dal, Nursel Alp
Objective: The purpose of this study is to determine the level of happiness and spousal support in the relationships of married women in the pandemic period. Methods: The sample of the descriptive and relationship-seeking type of research consisted of 1010 married. The data were obtained using the demographic questionnaire, the Relationship Happiness Scale (RHS), and the Spousal Support Scale (SSS). Results: The average of the Relationship Happiness Scale scores of the women participating in the study is 34.16±6.47, while the average of the Spousal Support Scale is 66.61±13.16. There is a statistically significant positive and high-level linear relationship between the RHS scores and the SSS scores (r=0.741). Conclusion: As a result of the research, it was determined that women's levels of spousal support and happiness in their relationships were high. It has been determined that the support women receive from their partners increases the happiness in their relationships.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024İkame Kutularının Lineer Olmama Değerini Optimize Etme
Artuger, Firat
Şifreleme algoritmalarında en önemli gereksinimlerden bir tanesi karıştırma olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle şifrelenecek verinin etkin bir şekilde karıştırılması gerekmektedir. İkame kutusu (s-box), bu gereksinimi sağlayan en önemli yapılardan bir tanesidir. Bu yapının en önemli özelliklerinden biri olan lineer olmama değeri ne kadar yüksek olursa karıştırmayı o kadar sağlıklı bir şekilde yerine getirecektir. İkame kutularının elde edilmesinde birçok teknik kullanılmaktadır. Bu tekniklerden en çok kullanılan, optimizasyon tekniğidir. Bu teknikte, başlangıçta genellikle kaos yardımıyla bir s-box elde edilir. Daha sonra bir optimizasyon tekniği kullanılarak elemanların konumları değiştirilir. Uygunluk değeri olarak lineer olmama kriteri kullanılır. Yeni konumlandırmalardan sonra lineer olmama değeri arttığında s-box yapısı güncellenmektedir. Bu çalışmada öncelikle s-box yapılarında lineer olmama değerinin nasıl optimize edildiği açıklanmıştır. Daha sonra sinüs kosinüs algoritması kullanılarak bir s-box optimize edilmiştir. Elde edilen s-box yapısının, 500 iterasyon sonunda lineer olmama değeri 108 olarak gözlemlenmiştir. Ayrıca bir s-box yapısının diğer performans kriterleri de açıklanmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024İran ve Türkiye’nin Kapitalist Dünya Ekonomisiyle Bütünleşme Süreçlerinin Karşılaştırılması: Eğitim Reformu Örneği (1923-1941)
Şeker, Melike
Bu çalışma, İran’da Rıza Şah Pehlevi ve Türkiye’de Mustafa Kemal’in kurucu liderliğini yaptıkları devletlerde (1923-1941) uygulanan eğitim reformlarıyla bu ülkelerin kapitalist dünya ekonomisiyle bütünleşme biçim ve yoğunlukları arasındaki paralelliklere dikkat çekmeyi hedeflemektedir. 16. yüzyılda Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’nın dar bir bölgesinde konumlanan Avrupa dünya ekonomisi kendi iç yapılarını geliştirerek kesintili de olsa düzenli bir gelişme göstermiştir. 19. yüzyılda kendi yuvasından çıkarak dünyanın farklı bölgelerini bünyesine dâhil eden kapitalist ekonomi (modern) kapitalist dünya ekonomisi haline gelmiştir. Avrupa merkezli kapitalist ekonominin coğrafi yayılımının hızlandığı bu yüzyıl, Türkiye ve İran toprakları da dâhil olmak üzere birçok bölgenin bu sisteme katılmaya başladığı zaman aralığına denk düşmektedir. Bu nedenle uluslararası ekonomik-politik düzen, iktisadi değişimlerin yanı sıra siyasi ve toplumsal yapının dönüşümünün de başlıca dinamiği olmuştur. Sonsuz ve sınırsız büyüme hedefinin temel motivasyon olduğu kapitalist dünya ekonomisinin sürekli büyüme sürecinin tarihsel gelişimine her bölgenin içsel dinamikleri etki etmektedir. Dünya pazarı için üretim mekanizmalarını yaratan kapitalist dünya ekonomisine eklemlenmenin buna dâhil olan birimler açısından en önemli sonucu, kapitalizm öncesi üretim tarzlarının içerik olarak kapitalist pazara uygun bir biçimde yeniden yapılandırılmasıdır. Osmanlı İmparatorluğu ve Kaçarlar/Pehleviler için bu süreç, bir yandan kendi içinde bağımsız kurumsal yapıları oluşturma bir yandan da dünyaya uyum sağlama arayışı şeklinde ortaya çıkmıştır. Her iki imparatorluk örneğinde bütünleşme sürecinin bir uğrağı olan ulus devlet inşa dönemi, politik, idari ve toplumsal yapıdaki dönüşümlere siyasi aktörlerin öncülük ettiği tarihsel bir kesittir. Mustafa Kemal ve Rıza Şah’ın liderliğinde kurulan devlet yönetimlerinin hedefleri arasında eğitim kurumlarında reformların yapılması ve bu kurumların yaygınlaştırılması da bulunmaktaydı. Buradan hareketle çalışma, benzer zaman aralığında ancak farklı hız ve yoğunluklarla kapitalist dünya ekonomisiyle bütünleşen Osmanlı/Türkiye’de ve İran’da merkezi devlet eliyle düzenlenen modern eğitim reformlarının -hedef ve düzeyinin- bahsi edilen eklemlenme süreciyle paralelliğine odaklanmaktadır. Son olarak çalışma, eğitim reformları konusunda söz konusu ülkelerin dünya ekonomisiyle eklemlenme süreçlerindeki sermaye birikim koşullarının belirleyici rolünü öne çıkarmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2Bektaşi muhibbanı (1911-1912)
Altı, Aziz
1826 yılında Bektaşiliğin yasaklanmasının ardından Hacı Bektaş Veli Tekkesi’nde (Pirevi) üç başat gücün olduğu görülmektedir. Bunlar; Hacı Bektaş Veli’nin soyundan gelen Çelebiler, mücerret erkanını yürüten Babagânlar ile merkezi hükümet tarafından tayin edilmiş olan Nakşi şeyh idi. II. Meşrutiyetin Osmanlı ülkesinde getirdiğine inanılan özgür düşünce ortamında Bektaşiler (Babagan/Çelebi) Nakşi şeyhin Pirevi’ndeki statüsünün kaldırılmasını ve yönetimin kendi cihetlerine verilmesini talep etmişlerdi. 1911-1912 yılları arasında Babagânlar ile Çelebiler arasında Pirevi’ndeki yönetimi ele geçirme mücadelesine tarafları da dahil olmuş ve merkezi hükümete tutumlarını iletmişlerdi. Muhibban olarak tanımlanan bu taraftar gurubunda yalnızca Babagân ve Çelebileri destekleyen Bektaşiler olmayıp, Hacı Bektaş Veli Tekkesini kendilerine ‘serçeşme’olarak kabul gören Alevi ocakzâdeleri ve talipleri de vardı. Olaylara yalnızca Osmanlı Devleti sınırları içindeki muhibban reaksiyon göstermemiş aynı zamanda o dönemde Rus hakimiyeti altında yaşamlarını süren muhibban da tepkisini sergilemiştir. Bu çerçevede 1911-1912 yılları arasında Pirevi’ndeki yaşananlara sessiz kalmayarak tepkisini gösteren cümle muhibbanın tespiti bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele

















