Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(33)
- Serdar, Osman(29)
- Batan, Nevzat(19)
- Dal, Murat(19)
- Utku, Anıl(18)
- Benzer, Fulya(14)
- Ezer, Tülay(14)
- Kutlu, Banu(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Altı, Aziz(13)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aydin, Rahmi(12)
- Karatay, Gülnaz(12)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Aksu, Önder(11)
- Aslan, Alper(11)
- Dal, Nursel Alp(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Gürarslan Baş, Nazan(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Cuşa, Hasan(10)
- Erata, Hüseyin(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Akgül, Melek(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Işık, Erdem(9)
- Kahraman, Gökhan(9)
- Koç, Ali(9)
- Sabanci, Serdal(9)
- Topal, Murat(9)
- Yazdıç, Ferit Can(9)
- Çılğın, Zeynel(9)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2024Evaluation of Susurluk Basin Flows Using Trend Analysis Methods
Acar, Ramazan
Trend analysis of annual average flow data is very important for better water resources management, planning and operation. In this study, annual average flow data from M. Kemal Paşa, Orhaneli and Simav flow observation stations located in Susurluk Basin were tested with Mann-Kendall, Spearman Rho and Şen's Innovative trend methods and the trends of the stations were tried to be determined and the performances of these methods were evaluated. In addition, annual average flow data were submitted to regression analysis, yielding equation sets. For each station, the annual and 100-year changes in m3/s were determined. Analyzing the results, only Şen's Innovative Trend Method analysis found a general decreasing trend for all 3 stations. In the analyses of Mann-Kendall and Spearman’s Rho methods, no trend was detected in all 3 stations. In addition, 100-year percentage change values of the data of 3 stations were determined. According to these values, it is concluded that there will be a significant decrease in the flow values of the stations in the future.
AtıfOpenAlex11TR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2024A Comparative Study for Privacy-Aware Recommendation Systems
Utku, Anıl; Canbay, Yavuz
Recommendation systems are sophisticated processes for information filtering designed to offer users tailored recommendations based on their preferences and interests. Users need help to choose between options as the amount of information on the web grows. As a result, it is critical to deliver personalized recommendations to consumers to promote user loyalty and satisfaction. Because recommender systems use sensitive user information such as ratings, comments, likes, and dislikes, this information can be leaked if no privacy measures are taken. As a result, we presented a comparison of privacy-aware recommendation systems in this paper. Two experiments are carried out. In the first experiment, we examined collaborative filtering algorithms on perturbed ratings and then compared hybrid, collaborative, and content-based algorithms on perturbed ratings in the second experiment. According to the results, the Singular Value Decomposition++ (SVDpp) algorithm presented the lowest Root Mean Square Error (RMSE) and Mean Absolute Error (MAE) values for epsilon 100, with 0.8889 and 0.6822, respectively. Furthermore, for epsilon 100, the hybrid filtering technique had the lowest RMSE and MAE rates of 0.90664 and 0.69813, respectively.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Convmixer ve SDD Kullanılarak DEHB Hastalığının EEG Sinyalleri ile Otomatik Olarak Tespit Edilmesi
Sengur, Abdulkadir; Üzen, Hüseyin; Özçelik, Salih Taha Alperen; Uyanik, Hakan; Karakaş, Buğra
DEHB, çocuklarda dikkat eksikliği, davranış problemleri, eğitimle ilgili sorunlar ve düşük özgüven gibi problemler oluşturabilir. Bu çalışma, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisini elektroensefalografi (EEG) sinyalleriyle değerlendirmeyi hedefleyen bir araştırmayı özetlemektedir. Araştırma, 30 DEHB tanısı almış çocuk ve 30 sağlıklı kontrol grubunun EEG verilerini kullanmıştır. EEG verileri öncelikle gürültü azaltma amacıyla işlenmiş ve ardından ConvMixer, ResNet50 ve ResNet18 gibi derin öğrenme modelleri kullanılarak sınıflandırılmıştır. Bulgular, ConvMixer'in düşük hesaplama kaynaklarına ihtiyaç duyarak yüksek sınıflandırma başarısı elde ettiğini göstermektedir. Ayrıca, EEG sinyallerinin DEHB teşhisinde kullanılabilirliği konusunda farklı kanalların etkileri incelenmiş ve T8 kanalının özellikle etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma, EEG tabanlı DEHB teşhisi için daha hafif modellerin kullanılabilirliğini ve EEG kanallarının önemini vurgulamaktadır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2Sosyo-kültürel değişme bağlamında tunceli alevi ocaklarında aile
Erol, Pelin Önder; Baykan, Pinar
Tunceli’de var olan ve halen aktif biçimde devam eden yedi ana Alevi ocağının aile yapısına odaklanan bu çalışmanın amacı, yedi ocağa mensup Alevi dedeleri ve aile üyelerinin aile yapılarını anlama, aile kurumunun ocaklarda ne gibi karşılıklar bulduğunu öğrenme ve böylece toplumsal değişim sürecinde ailede ne gibi bir farklılaşmanın olduğunu gün yüzüne çıkartmaktır. Alan araştırması dâhilinde Alevi dedeleri ve aile üyeleri ile mülakatlar yapılmıştır. Veriler, içerik analizi tekniğine tabi tutularak çözümlenmiştir. Katılımcılarla yapılan görüşmelerden edilen bulgular hem Alevi dedeleri hem de aile üyelerinin, gerek bulundukları coğrafyada yaşayan Alevi toplumunun gerekse genel olarak tüm Alevi toplumunun aile yapılarının değişime uğradığına işaret etmektedir. Bu değişimi Alevi dedeleri, eskisi gibi Alevi inancına olan bağlılığın kalmadığına ve kentlere olan yoğun göçle birlikte Alevilikte uygulanan ritüellerde, gelenek ve göreneklerde çözülmelerin olmasına bağlarken, aile üyeleri bu durumu genç kuşağın değişime çabuk adapte olmasına, zamanın ve mekânın gerekliliklerine ayak uydurabilmesine bağlamışlardır. Toplumsal değişme ile birlikte kendine has aile yapısına sahip olan Alevi toplumun farklı kültürlerle iç içe girerek Alevi ailesinin bu değişimden etkilendiğini ve bu bağlamda değişim ve dönüşümlere direnç göstermedikleri bulgusuna varılmıştır.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2024Examining Pre-Service Science Teachers' Personal and Enacted Pedagogical Content Knowledge About Seasons
Kılıç, Aygün
This study examined pre-service science teachers’ pedagogical content knowledge (PCK) about seasons. The framework of this study was based on the Refined Consensus Model (RCM), and pre-service teachers’ topic-specific PCK was also discussed in two dimensions: personal PCK (pPCK) and enacted PCK (ePCK), which are included in this model. The pPCK of the pre-service teachers represents their declarative PCK, and their ePCK represents their dynamic PCK. This qualitative descriptive research included 18 pre-service science teachers. In the study, knowledge of pre-service teachers’ pPCK was collected in vignette-based individual semi-structured interviews, and data on their competencies regarding their ePCK, which they revealed in a real classroom environment, were collected through field observations and teaching video recordings. The study’s qualitative data were evaluated using two separate rubrics developed by the author using the literature. Accordingly, it was determined that the pre-service teachers who participated in the research had limited pPCK and ePCK on the seasons and that their topic-specific pPCK was partially better quality than their topic-specific ePCK. Moreover, pre-service teachers’ ePCK was observed to be different from their pPCK, but their ePCK was based on their pPCK. In this context, it was seen that the results of this research are consistent with RCM.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Effect of Probiotic on Copper Nanoparticle Accumulation in Dreissena polymorpha
Serdar, Osman; Aydın, Ayşe Nur
Materials with dimensions between 0.1 and 100 nm are called nanoparticle (NP) materials. In recent years, the usage areas and quantities of NP materials have increased in parallel with the development of the industry. The need and usage areas of heavy metals such as Cu have also expanded in NP sizes. All these developments have led to problems on the ecosystem that are becoming more difficult to compensate. In this study, Zebra Mussel (Dreissena polymorpha) was chosen as a model to investigate the effect of probiotics on CuNP heavy metal accumulation. The model organism was exposed to three different concentrations of CuNP (5, 10, 50 mg/L) with probiotics and directly for 24 and 96 hours. CuNP accumulation amounts in D. polymorpha tissues treated directly and with probiotics were compared. The amount of accumulation in the test organism directly exposed to CuNP was higher compared to the groups administered with probiotics, but a statistically significant difference (p<0.05) was found only in the treatment group with the highest 24-hour concentration (50 mg/L). As a result, according to the findings obtained from the study, it has been determined that probiotics have positive developmental effects on aquatic organisms, as well as beneficial in the elimination of their accumulation in the organism.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024İnsanlıktan uzak: emily için bir gül’de ve atinalı timon’da mizantropinin temsili
Şentürk, Gamze
Bu makale, Amerikalı yazar William Faulkner’ın Emily İçin Bir Gül (1930) adlı kısa öyküsüne ve İngiliz oyun yazarı William Shakespeare’in Atinalı Timon (1623) adlı oyununa odaklanarak bu eserlerde tasvir edilen Emily ve Timon adlı iki mizantrop karakterleri incelemeyi amaçlamaktadır. Oxford İngilizce Sözlüğü’nde mizantrop kavramı, “insanlıktan hoşlanmayan ve insan toplumundan kaçınan kişi” (2010, s. 1130) olarak tanımlanmaktadır. Kavram, Yunanca nefret anlamına gelen “misein” ve insan anlamına gelen “anthropos” sözcüklerinin birleşiminden oluşur. ‘İnsanlık düşmanı’ olarak ifade edebileceğimiz mizantrop karakterler, William S. Gilbert ve Jonathan Swift gibi çeşitli yazarlarca edebiyatta sıklıkla tasvir edilmiştir. En tanınmış mizantrop karakterlerden biri de Fransız oyun yazarı Moliere’in 1666 tarihli Adamcıl oyunundaki Alceste karakteridir. Bu çalışmanın merkezine koyduğu eserlerden biri olan Emily İçin Bir Gül adlı kısa hikâye, gizemli ve izole bir karakter olan Emily Grierson’ın hikâyesini anlatır. Emily inzivada yaşayan, geçmişine sıkı sıkıya bağlı ve dış dünyayla etkileşimi kısıtlı bir figürdür. Babası, statüsü ve toplumun ondan beklentileri gibi dış faktörlerin etkisiyle içine kapanan Emily, bir mizantrop olarak karşımıza çıkar. Shakespeare’in çok az bilinen ve sahnelenen oyunlarından olan Atinalı Timon oyunu ise Timon adlı bir karakterin trajik yolculuğu etrafında geçer. Başlangıçta cömert olan ve toplum tarafından sevilen Timon, insanlığa ve topluma karşı yaşadığı hayal kırıklığı nedeniyle dünyadan ve insanlardan tamamen uzaklaşır ve bir mizantropa dönüşür. Bu iki eser, farklı dönemlerde yazılmış olmalarına rağmen, iki insanlık düşmanı karakteri ele alır. Bu çalışmanın amacı da Emily ve Timon’un insan düşmanı kişiliklerini, toplumdan kopuş süreçlerini de ele alarak ve benzerlik ile farklılıklarına değinerek irdelemektir.
- MakaleAçık Erişim2024Şeyh gâlib’in “eyler semâ” redifli gazelini şerh denemesi
Demirbağ, Abdulsamet
On sekizinci yüzyılın mümtaz şahsiyetlerinden biri olan Şeyh Gâlib, klasik Türk şiiri sahasına damgasını vurmuş Mevlevi şairlerdendir. Şairin şiirleri incelendiğinde kendisine has üslubu, kullanmış olduğu sembolleri ve hayalleri ile şiirlerinin derin manalar içerdiği görülmektedir. Şiirlerindeki bu özelliklerin yanı sıra şairin aynı zamanda bir Mevlevi şeyhi olmasının etkileri de şiirlerinde vücut bulmuştur. Şairin çalışmaya konu olan eyler semâ redifli gazeli de bu özellikleri bünyesinde barındırmaktadır. Dolayısıyla Mevleviliğe dair bazı hususiyetler ve tasavvufi imgeler diğer şiirlerinde olduğu gibi bu gazelde de bir estetik unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde şairin hayatı, Mevlevilik, zikir ve sema konularından bahsedilmiştir. Sonrasında ise yedi beyitten oluşan gazelin şerhine geçilmiştir. Şerhi yapılan bu şiirde genel manada ilahi aşkın tesiriyle varlık âlemindeki her nesnenin cezbe hâlinde olduğu düşüncesi işlenmiş, bu hâl Mevlevi zikri olan sema ile ilişkilendirilerek verilmiştir. Zengin çağrışımların söz konusu olduğu bu gazelin şerhini yaparak hem şairin edebî yönüne hem de şerh alanına katkı sunmaya çalışılmıştır.
- MakaleAçık Erişim2024Evaluation of Novel Plant-Based Milk Produced from Melon Kernel
Aydın, Çağlar Mert
In this study, the possible use of melon kernel (Cucumis melo L.) as a source for production of daily milk alternative was evaluated. For this purpose, the study evaluated proximate composition, physicochemical properties and sensory properties of the milk from Kultik kernel. Overall, proximate composition consists of 88.84% moisture, 1.08 ash, 0.96 protein and 5.50% fat and 3.63% carbohydrate content. Low protein content of the milk limits its usage as an ingredient in the production of fermented dairy products. Physicochemical properties showed that Kultik kernel milk is rich in nutritional value. Rheological behaviour of the milk showed non-Newtonian with pseudoplastic character. Similar flow character to dairy milk enables the milk sample to be produced in existing equipment and processes, allowing large-scale industrial production. In addition, sensory scores of the milk sample were low, thus new formulas including the milk samples should be developed in further studies.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Tüketicilerin Online Alışveriş Platformlarından Satın Alma Niyetlerine Yönelik Nitel Bir Araştırma
Cevher, Muhammed Fatih
Çalışma online alışveriş platformlarından tüketicilerin satın alma niyetlerinin hangi faktörlerden etkilendiği ve bu faktörlerin altında yatan nedenleri derinlemesine analiz etmeyi amaçlamaktadır. Tüketicilerin satın alma niyetlerini yönlendiren temel motivasyon ve algıların yanı sıra etkilendikleri duyguların da kapsamlı şekilde araştırılması çalışmanın amaçlarındandır. Çalışma yöntemi nitel analiz olarak belirlenmiş, çalışma örneklemi için online alışveriş platformlarından alışveriş yapma konusunda deneyimli 25 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler MAXQDA analiz programı aracılığıyla incelenerek betimsel içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışma bulguları incelendiğinde 9 farklı koda ulaşılmıştır. Elde edilen veriler; analizleri ve şekilleriyle ayrı ayrı sunulmuştur. Analizler sonucunda tüketicilerin online alışveriş platformlarından satın alma niyetlerini etkileyen faktörler ve bu faktörlerin altında yatan nedenleri gösterebilmek adına bir model oluşturulmuştur. Model üzerinden; tüketicilerin etkilendiği fenomen faktörlerin kolaylık ve fiyat faktörleri olduğu; bu faktörlerin altında yatan faktörün ise zaman faktörü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüketicilerin kıyas yapabilmesi zaman faktörüne bağlı olarak incelenmekte ve diğer tüketicilerin geri bildirimi ile güven faktörüne bağlı olarak kolaylık ve fiyat konusunda desteklendiği de çalışmanın sonuçlarındandır. Literatür genellikle nicel araştırmalara odaklanırken, bu çalışma tüketicilerin online alışveriş motivasyonlarını, algılarını ve duygularını derinlemesine incelemektedir. Bu açıdan çalışmanın özgünlüğü ortaya koyulmaktadır. İşletmelere; tüketicilerin zaman maliyetini düşürmesi, kıyaslama ve geri bildirim yapabilme fırsatlarının sunulması ile tüketicide oluşturabilecekleri güven üzerine odaklanmaları tavsiye edilmektedir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2024Gölge bankacılığın gölgesinde merkez bankacılığı: küresel finansal kriz sonrasına tarihsel bir yolculuk
Güçlü, Tansel
Küresel finansal krizden sonraki 15 yıl süresince özellikle Federal Reserve’in öncü olarak uygulamaya soktuğu ve diğer merkez bankalarının da repertuvarına giren ve girmeye aday olan birçok yeni araç ve yaklaşımın ortaya çıktığına şahit olduk. Bu yaklaşımlar literatürde çokça tartışılsa da yeni uygulamaların geleneksel merkez bankacılığı uygulamalarından ne yönde ayrıldıklarına, hedefledikleri yeni sonuçlara ve bu sonuçlara ulaşıp ulaşmadıklarına dönük değerlendirmeler yaygın olarak görülmektedir. Yaygın olarak görülen bir diğer tartışma-kanı da miktarsal genişleme (quantitative easing) olarak adlandırılan politikaları güncel enflasyonist trendle ilişkilendirme eğilimidir. Ancak bu çalışmada soru değiştirilip miktarsal genişleme başta gelmek üzere piyasalara daha yüksek düzeyde likidite enjekte edilmesinin, sermaye birikiminin güncel biçimine gömülü olan sebepleri üzerine tartışılacaktır. Merkez bankacılığı kurumsal olarak dönüşürken esasında finansal ortamın ve ilişkilerin uzun tarihsel dönüşümü içerisinde bunu gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda merkez bankalarının birçok krizli meydan okumaya sermaye birikiminin istikrarı açısından cevap üretmeye çalışmakta olan kurumlar olduğunu hatırlatmak gerekir. 1980’li yılların sonrasında merkez bankacıları neoliberal politika dönüşümleri ve beraberindeki (kimi yazarlarca finansallaşma olarak da referans verilen) finansal inovasyonların karmaşık uluslararasılaşması sürecinde müdahale kapasitelerini artıracak bir dönüşüme odaklanmışlardır. Daha açık olmak gerekirse burada itibari paranın ortaya çıkışı, onu destekleyen yapının geri çekilmesi ve zamanla bugünün uluslararasılaşan gölge bankacılığına evrilen finansal yapısındaki yeni konumunu merkeze alarak Fed’in bu yeni finansal mimarideki dönüşümüne odaklanılacaktır. Geçici olacağı düşünülen fakat artık neredeyse kalıcı bir politik araca dönüşen ve bu makalenin de esas odak noktasını oluşturan varlık alım programları bu gelişmelerin en önemlilerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Burada “doğru” politik araçların keşfinden ziyade parasal-finansal dinamiklerin değişen doğası ile merkez bankacılığındaki dönüşümü beraber ele almak temel hedef olacaktır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2024The Relationship Between Healthy Lifestyle Behaviors of Male University Students and the Drive for Muscularity
Önen, Cihan; Sandıkçı, Muhammed Bahadır; Sandıkçı, Duygu Büşra
This study was conducted in order to determine the healthy lifestyle behaviors of male students and examine their relationship with their drive for muscularity. This study was designed as a cross-sectional correlational study. Male students studying at Munzur University Faculty of Sport Sciences in the Fall semester of the 2021-2022 academic year constitute the scope of the study. The Personal Information Form, Healthy Lifestyle Behaviors Scale II (HLBS II), and Drive for Muscularity Scale (DMS) were used as data collection tools. HLBS II mean score of the participants is 129.93±22.89. DMS mean score of the students is 48.07±16.00. The relationship between TBM (Training Behaviors for Muscularity) sub-component and HLBS II is moderate and statistically significant. There is a statistically weak correlation between HLBS II and DMS when considered by the total scores of the scales. In the multiple linear regression model, family residence, HLBS II, and smoking explain the muscularity drive in a statistically significant way. Healthy lifestyle behaviors of university students are associated with the drive for muscularity. However, it was observed that the attitude for muscularity was not directed towards healthy lifestyle behavior. Healthy lifestyle behavior, smoking and place of residence explain the drive for muscularity at a low rate. Students may have desired to be muscular for many purposes other than healthy lifestyle. In future studies, multiple linear regression models can be created with new variables that will explain students' drive for muscularity and the public health dimension of the subject can be discussed.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2024Do Changes in Demographic Factors Affect Public Health Expenditures? The Case of Turkiye
Sarı, Sacit
The main objective of this study is to analyze the effect of demographic factors on public health expenditures in the Turkish economy for the period between 1980 and 2021. Time series methods are employed in this analysis. The stationarity of the variables is tested with the conventional unit root test, while Zivot-Andrews unit root test is employed to identify potential structural breaks in the data. The existence of long-run relationships between non-stationary variables is investigated using the ARDL bounds test method. According to the analysis results, a persistent and statistically significant association exists between public health expenditures and GDP, contingent upon variables such as the old dependent population ratio, urbanization, and population. While increases in national product decrease public health expenditures, increases in demographic variables cause an overall rise in total public health expenditures. Increasing life expectancy, changing demographic structure, urbanization, and advances in medical technology have significantly increased health expenditures. Policymakers must establish strategies to boost the representation of the private sector in the health market if public health spending is to be sustainable and efficient.
- MakaleAçık Erişim2024Ülke ekonomilerinde bir gösterge olarak kredi temerrüt takası (cds) ve makro belirleyicileri: türkiye örneği
Sarı, Sacit
Bir borçlunun temerrüdüne karşı sigorta sunan Kredi Temerrüt Takasları (CDS), bir satıcı ile bir alıcı arasında yapılan ve yatırımcıların temerrüde karşı koruma satın almalarını sağlayan bir sigorta sözleşmesidir. Finansal sermaye akımlarında yaşanan artışlar sonucu riskten korunmak isteyen yatırımcılar, bir ülkenin kredibilitesiyle ilişkili riski azaltmak ve korunmak (hedge) için CDS kullanarak finansal istikrarı artırmaya çalışmaktadırlar. Bu çalışma bağlamında gelişmekte olan bir ülke ekonomisi olarak dış finansmana sıklıkla başvurmak durumunda kalan Türkiye ekonomisinde 2008:01 ile 2023:08 arası dönemde CDS priminin belirleyicileri incelenmiştir. RALS LM birim kök test sonucuna göre düzeyde durağan çıkan seriler arasındaki uzun dönemli ilişkiler RALS regresyon yöntemiyle araştırılmıştır. Enflasyon ve Cari işlemler dengesindeki artışlar CDS primini artırmaktadır. Reel Efektif Döviz Kuru, BİST-100 ve Sanayi Üretim Endeksi değişkenleri ise teoride beklenildiği gibi CDS primi üzerinde negatif etkiler oluşturmaktadır. Granger nedensellik sonucuna göre ise, Enflasyon, BİST-100 ile CDS primi arasında çift yönlü Granger nedensellik ilişkilerinin olduğu, Reel Efektif Döviz Kuru, Cari İşlemler Dengesi ve CDS primi arasında ise nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir.
AtıfOpenAlex9TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2024Potential Human Health Risk from Toxic/Carcinogenic Arsenic in Ripe and Unripe Tomatoes Grown in Wastewater Exposed Zone
Topal, Murat; Topal, E.Işıl Arslan; Öbek, Erdal
The aim of the present study was to investigate the potential risk to human health from toxic/carcinogenic arsenic in ripe (RiTo) and unripe tomatoes (UnRiTo) grown in the municipal wastewater treatment plant effluents exposure zone. The arsenic concen-trations were determined in each tissue of RiTo and UnRiTo tomatoes. Arsenic values in tomatoes were root>leaf>unripe tomato>ripe tomato>stem. The maximum ED (exposure dose) value in RiTos was 1.21E-02 mg.kg-1.day-1 for child, minimum ED value was 4.80E-03 mg.kg-1.day-1 for male. The ED value was calculated as 5.44E-03 mg.kg-1.day-1 for female. The maximum ED value in UnRiTo was 2.12E-02 mg.kg-1.day-1 for child, min ED value was 8.39-03 mg.kg-1.day-1 for male. ED value was calculated as 9.51E-03 mg.kg-1.day-1 for female. EDs in RiTo and UnRiTo were child>female>male. When the HQs (hazard quotient) in RiTo and UnRiTo compared, HQ values in UnRiTo were higher. All of the HQ values were higher than 1. As a re-sult, results of tomatoes analysis show that there was non-carcinogenic and carcino-genic health risks.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2024Pülümür (Tunceli/Türkiye) Florasına Katkılar
Paksoy, Mehmet Yavuz; Başköse, İsa
Bu çalışma 2018-2022 yılları arasında Tunceli il sınırlarında yer alan Pülümür ilçesi florasına katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır. Yapılan bu araştırmada toplanan bitki-lerin teşhis edilmesi sonucunda çalışma sahasında 89 familya ve 433 cinse ait 957 taksonun bulunduğu tespit edilmiştir. Bu taksonlardan 115’i endemiktir ve endemizm oranı %12’ dir. Araştırma sonucunda 304 taksonun Pülümür için yeni kayıt olduğu be-lirlenmiştir. Bitkilerin fitocoğrafik dağılımları sırasıyla; 337’si (%35.2) İran-Turan; 85’i (%8.8) Avrupa-Sibirya; 46’sı (%4.8) Akdeniz; 489’u (%51.2) ise Geniş yayılışlı ve Bilinmeyen olduğu görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2024ZnO Katkılı PCL+PVC-N3 Polimerlerinin Yapısal ve Optiksel Özellikleri
Aydin, Handan
Bu çalışmada poly (-caprolactone) (PCL) ile Poli(vinil klorür) (PVC-N3) blendleri üretilmiş olup, ZnO yarıiletken ilavesi ile oluşan kompozit araştırılmıştır. Öncelikle PCL ve PVC-N3 uygun bir çözelti içerisinde homojenizatör yardımıyla uzun süre ka-rıştırılarak elde edilmiştir. Ayrı bir yerde aynı çözücü ile karıştırılan ZnO hazırlanan blende eklenerek, değişen ZnO oranına göre polimer karışımında meydana gelen fark-lılıklar incelenmiştir. %5, %10, %15 oranlarında ZnO yarıiletkeni eklenmiştir. Hazır-lanan numunelerin yapısal sonuçları XRD ve SEM analizleri ile incelenmiştir. ZnO katkılı kompozitlerinin optik özellikleri UV-VIS spektrometresi ile karakterize edil-miştir. Numunelerin XRD (X-ışını Difraksiyonu) spektrumlarında hekzagonal wurtzite yapılı ZnO’in varlığını göstermiştir. SEM (Taramalı Elektron Mikroskopu) analizle-rinde ise yapıda kümelenmenin artması görülmüş olup; polimer blendinin katkıyla yüzey pürüzlülüğünü değiştirdiğini göstermektedir. Buna ilaveten; PCL+PVC-N3 karı-şımının ZnO ile optiksel etkileşimi UV-Vis spektroskopisi kullanılarak incelenmiştir. UV-Vis ölçümleri kullanılarak numunelerdeki yasak enerji aralıklarındaki değişmeler çeşitli uygulamalar için iyileştirme gösterecek şekilde belirlenmiştir. ZnO-PCL+PVC-N3 kompositlerinin optik enerji bant aralıkları artan katkı içeriğiyle değişiklik gösterdiği görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2024Teleparallel Energy Density within the Framework of Rainbow Gravitation Theory for A Spatial Self-Similar, Local Rotational Symmetric Model
Korunur, Murat; Korunur, Sibel
It is known that the general theory of relativity provides valuable answers about our universe. General relativity theory is used to describe space, time, and mass-energy interactions, while quantum theory is used to explain the behavior and interactions of microscopic particles. The gap between these two theories reveals the need to develop a unified theory of "quantum gravity". However, so far no universal theory has yet been found that fully resolves this conflict. This is a big puzzle that physicists have been working on for a long time, and unifying these two theories harmoniously is one of the biggest challenges in modern physics. One of the theories put forward for this purpose is the "Rainbow" theory of gravity. In this study, Einstein, Bergmann-Thomson and Landau-Lifshitz energy densities are calculated for a spatial self-similar, locally rotationally symmetric model using teleparallel geometry within the framework of the Rainbow theory of gravity. However, the results obtained are evaluated using rainbow functions that are well known in the literature. The obtained results are rewritten as explicit forms of energy densities for Einstein, Bergman-Thomson and Landau-Liftshitz representations using f_1 (\\chi)=1/(1-\\chi)and f_2 (\\chi)=1 rainbow functions. Accordingly, it has been shown that the test particle changes its energy density for the Einstein and Bergmann-Thomson energy-momentum prescriptions but does not change the energy density for the Landau-Liftshitz energy-momentum prescription.
- MakaleAçık Erişim2024Bir Münâcât Örneği: “Du'â-i Müstecâb”
Demirbağ, Abdulsamet
Klasik Türk edebiyatı, yüzyıllar boyunca birçok edebî türün işlendiği zengin muhtevasıyla dikkat çekmektedir. Bu edebî türlerden bazılarının dinî nitelikleriyle ön plana çıktığı görülmektedir. Bunlardan biri de içeriğinde Allah’a yalvarma ve yakarış konularını bulunduran münâcâtlardır. Manzum ve mensur yazılış biçimleri olan münâcâtlarda çaresiz kalan kimselerin Allah’ı yegâne sığınak olarak gördüğü ve ona acziyetini sunduğu görülmektedir. Dolayısıyla münâcâtlar, kulun Allah’a samimi bir şekilde yapmış olduğu duaları içeren metinlerdir. Kulun gereksiniminden doğan bu dua metinleri, geçmişten günümüze varlığını sürdürmektedir. Hem yazılı hem de sözlü kültürde pek çok örneği bulunan münâcâtlara toplum tarafından ilgi gösterilmektedir. Bu münâcât örneklerinden biri de Elazığ’ın Palu ilçesinde yaşamış Şeyh Abud Efendi tarafından yazılan Duâ-i Müstecâb’dır. Bu dua metni, Şeyh Abud Efendi’nin el yazısıyla yazılmıştır. Buna rağmen metnin kendisine mi ait yoksa istinsah mı olduğu tespit edilememiştir. Duâ-i Müstecâb’ı kaleme alan Şeyh Abud Efendi, 1908 yılında Palu’nun Andılar (Sağona) köyünde dünyaya gelmiştir. Babası yörenin önemli âlimlerinden Şeyh Ömer Efendi, annesi ise Zarife Hanım’dır. Dedesi Şeyh Muhammed Efendi’nin (Hacı Baba) yanında eğitim alan Şeyh Abud Efendi, Palu ve yöresinde bulunan birçok yerde fahri imamlık yapmıştır. Öte taraftan Palu’da kanaat önderi görevi üstlenerek halkın birçok sorununu da çözüme kavuşturmuştur. Gittiği yerlerde birçok talebe yetiştirerek ilmî sahaya katkıda bulunan Şeyh Abud Efendi, 2002 yılında vefat etmiştir. Çalışmaya konu olan Duâ-i Müstecâb adındaki bu dua metni, Şeyh Abud Efendi’nin yazdığı mecmuada bulunan müstakil bir metindir. Bu mecmua 34 yapraktan oluşmakla birlikte çalışması yapılan bölüm 12 yapraktır. Bu eserde çalışılan münâcât dışında hutbeler, nikâh duası, cenaze namazının kılınışına dair bilgiler, telkin-i şerif ve birtakım Arapça dua ve metin bulunmaktadır. Çalışmamız mecmuada bulunan Duâ-i Müstecâb başlığı altındaki bölümdür. Dolayısıyla verilen bilgiler bu konu çerçevesinde ortaya konmuştur. Ne zaman yazıldığına dair bir bilgi bulunmayan bu mensur dua, konu çeşitliliği açısından zenginlik göstermektedir. Metinde hem uhrevi hem de dünyevi birçok konudan bahsedilmiştir. Ahlak, bereket, aile, kötü kimseler, anne-baba, fakir-zengin, kabir, cennet ve cehennem... işlenen konulardan bazılarıdır. Metinde Allah’a yalvarma şeklinde edilen bu duaların kabulü için maddi temizliğin yanında manevi bir temizliğin önemine vurgu yapılmıştır. Metnin ilk bölümünde geçen tövbe ifadeleri ise bu hususu kanıtlar niteliktedir. Metinde duaların kabulü için Hz. Muhammed’in aracı kılındığına dair ifadeler de geçmektedir. Bunun yanında mübarek ay ve günlerin isimleri de zikredilmiştir. Çalışması yapılan bu münâcâtın birtakım ifadelerine hem yazılı hem de sözlü kültürde rastlanmıştır. Ancak bu hâliyle bir çalışmanın olmadığı tespit edilerek orijinal metnin hem çeviri yazısı hem de incelenmesi yapılmıştır. Çalışmada metnin yıpranmasından dolayı okunamayan ve yazımı yanlış olan sözcüklerin orijinal hâli esas alınmıştır. Harekeli ve nesih yazı türünde yazılan bu metnin sayfaları tarafımızca numaralandırılmıştır. Her bir sayfada 9-10 satır bulunmaktadır. Metin boyunca yer yer Arapça birtakım ifadeler kullanılsa da metinde sade bir dil kullanımı göze çarpmaktadır. Kullanılan Arapça ifadeler, edilen dua ile bağlantılı verilmiştir. Sade ve akıcı bir dilin kullanılması metnin kolay ve zevkle okunmasını sağlamıştır. Duâ-i Müstecâb’da Eski Anadolu Türkçesinin imla özelliklerini yansıtan birtakım örneklerin olması metne dil açısından zenginlik katmıştır. Söz konusu durum ile ilgili inceleme bölümünde örnekler verilmiştir. Bu çalışmada ilk önce münâcât türü ve örnekleri hakkında bilgi verilecek, daha sonra metnin çeviri yazısı ve incelemesi yapılacaktır. Çalışmanın yapılmasıyla birlikte sözlü ve yazılı gelenekte parçalar hâlinde bulunan dua ifadeleri bir araya getirilerek bütünlük sağlanacaktır. Ayrıca münâcât türünün özelliklerini taşıyan bu dua metninin ortaya çıkarılmasıyla hem dinî hem de edebî sahaya katkı sunulacaktır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2024The Adventure of Turkish Folk Music with Mass Media in the Context of the Music Industry in Turkey: The Era of Radio and Record
Kara, Huseyin; Çakır, Mehmet Serkan
This study historically assessed to what extent Turkish folk music has gained ground in radio and record technology from the mass media. In this context, the study initially drew a general framework of folk music and then reviewed the radio period—the first occasion to perform this genre of music institutionally. It subsequently provided information about the music industry and its development in Türkiye in line with the subject's scope, attempting to exemplify the place of folk music in the record industry. Finally, it analyzed the evolutionary process of "Anatolian Pop," one of the popular music genres of the period that began to gain popularity in Turkey in the 1960s, striving to assess the relationship between this musical genre and folk music by carefully selecting some sample records. As part of the adopted qualitative study approach, the study performed document analysis and subsequently conducted content analysis by listening to representative records, concluding that both the radio and the record industry have provided diversity in folk music production.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele

















