Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(33)
- Serdar, Osman(29)
- Batan, Nevzat(19)
- Dal, Murat(19)
- Utku, Anıl(18)
- Benzer, Fulya(14)
- Ezer, Tülay(14)
- Kutlu, Banu(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Altı, Aziz(13)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aydin, Rahmi(12)
- Karatay, Gülnaz(12)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Aksu, Önder(11)
- Aslan, Alper(11)
- Dal, Nursel Alp(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Gürarslan Baş, Nazan(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Cuşa, Hasan(10)
- Erata, Hüseyin(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Akgül, Melek(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Işık, Erdem(9)
- Kahraman, Gökhan(9)
- Koç, Ali(9)
- Sabanci, Serdal(9)
- Topal, Murat(9)
- Yazdıç, Ferit Can(9)
- Çılğın, Zeynel(9)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2017Alevi-bektaşi öğretisinde “kadın erkek eşittir” söyleminin dinsel arkaplanı ve bu söylemin toplumsal alanda kadının çalışmasına yönelik tutumlar üzerindeki etkisi: tunceli örneği
Yildirim, Erdal
Günümüz, kadınlara karşı pozitif bir duyarlılığın olduğu ve kadınlar açısından eşit söylemlerin gündeme geldiği bir dönem olmuştur. Ancak toplumlarda kadın-erkek arasında ayırım yapıldığı gibi, genellikle ataerkil aile ve toplum yapısının egemen olduğu da görülmektedir. Kadın ve erkek arasındaki cinsiyet ayırımının toplumda bir rol ayırımına yol açtığı, bu rol olduğubölüşümü nedeni ile de kadının ev ve özel yaşamla sınırlandığı, erkeğin ise toplumda etkin konumda olduğu bir toplum yapısı oluşmuştur. Bu roller, kadının aile içindeki konumunu belirlediği gibi, onun kamusal alandaki konumunu da şekillendirmektedir. Bu rollerden dolayı kadınların eğitim, iş, siyaset ve kültürel yaşama katılmaları engellenmekte ya da sınırlandırılmaktadır. Bir anlamda toplumda kadınların yapacağı işlerle erkeklerin yapacağı işler, kadın ve erkeklerin meslek seçimleri ve aynı meslekler karşısında cinsiyete göre tabi tutuldukları gelirler farklılık göstermektedir. Öte yandan her toplumda kadın ve erkeğe ilişkin değer yargıları ve beklentiler de birbirinden farklıdır. Bu değerlerin kaynakları arasında dinin önemli bir yere sahip bilinmektedir. Din, fertlerde oluşturduğu zihniyet yoluyla diğer alanlarda olduğu gibi çalışma hayatında da tutum ve davranışlara etki etmektedir. İşte bu çalışma, nitel araştırma metodolojisinin mülakat ve gözlem teknikleri kullanılarak Tunceli Alevi topluluğunun kadının toplumsal alanda çalışmasına olan yaklaşımını ve bu yaklaşımın gerisinde yatan dinsel zihniyeti ortaya koymayı hedeflemektedir. Bilindiği gibi mülakatlar yoluyla, tutumlar, düşünceler, niyetler, zihinsel algılar ve tepkilerin belirlenmesi mümkün olmaktadır. Yine nitel araştırmaların doğası gereği, araştırmada elde edilen verilerin genellenmesi amaçlanmaktadır
- MakaleYalnız künye2017New soliton properties to the ill-posed Boussinesq equation arising in nonlinear physical science
Duran, Serbay; Sulaiman, Tukur Abdulkadir B; Aşkın, Muzaffer
In manuscript, with the help of the Wolfram Mathematica 9, we employ themodified exponential function method in obtaining some new soliton solutions tothe ill-posed Boussinesq equation arising in nonlinear media. Results obtainedwith use of technique, and also, surfaces for soliton solutions are given. We alsoplot the 3D and 2D of each solution obtained in this study by using the sameprogram in the Wolfram Mathematica 9.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2017Probiyotik Maya Olarak Saccharomyces cerevisiae’nın Gelişimine Citrus limon (L.) Burm. f. (Limon)’un Bazı Fitokimyasal Etkileri
Sönmez, Pınar Erecevit; Kırbağ, Sevda
Bu çalışmada; besin olarak tüketilen Citrus limon (L.) Burm. f. (limon) ile muamele edilen Saccharomyces cerevisiae ekstraktlarının yağ asidi, vitamin, fitosterol, flavonoid ve resveratrol içerikleri ile antimikrobiyal aktiviteleri belirlenerek karşılaştırmalar yapıldı. Elde edilen sonuçlara göre; limon ekstraktındaki toplam yağ asidi düzeylerinin belirgin, vitamin ve fitosteroller içeriklerinin kısmi seviyelerde olduğu gözlendi. S. cerevisiae ile hazırlanan limon ekstraktlarının toplam yağ asidi düzeylerinin çok belirgin, vitamin içeriklerinin farklı miktarlarda arttığı, flavonoid içeriklerinin ise farklı oranlarda azaldığı saptandı. Çalışmada limonun değişen oranlarda antioksidan ve antimikrobiyal aktivitelere sahip olduğu görüldü. S. cerevisiae içeren limon ekstraktlarının ise antimikrobiyal aktiviteleri incelendiğinde yağ asidi ekstraktlarının tüm bakteri, maya ve dermatofit funguslarda değişen oranlarda etkili olduğu görülürken, vitamin ekstraktlarının Escherichia coli ATCC 25922, Klebsiella pneumoniae FMC 5 ve flavonoid ekstraktlarının ise Bacillus megaterium DSM 32, Staphylococcus aureus COWAN 1, Trichophyton sp. dışındaki tüm mikroorganizmalarda az miktarlarda antimikrobiyal aktivite gösterdiği saptandı. Sonuç olarak; besinsel lif kaynağı olan limonun, bu çalışmada kullanılan potansiyel probiyotik olarak kabul edilen S. cerevisiae için hem enerji kaynağı hemde olumlu yönde etkilerinin olduğu ve limondan elde edilen ekstraktlar içerisinde gelişen bu maya türünün faydalı bitkisel biyolojik bileşiklere değişen oranlarda etki gösterdiği saptandı
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Tunceli ili Çemişgezek ilçesinin kent merkezindeki tarihi yapılarındaki bozunma analizi
Dal, Murat; Öcal, Ali Duran
Tunceli ili Çemişgezek ilçesindeki tarihi yapılarda yaygın olarak kullanılagelmiş doğal taş malzemeler, hava koşullarına bağlı olarak çeşitli derecelerdeki bozunmalar görülmektedir. Doğal ortam koşulları ile insan kaynaklı bozunma öğeleri arasındaki işbirliği taştaki bozunmanın türünü ve gücünü kontrol eder. Doğru bir ayrışma ve hasar bilgisi, ayrışma sürecini anlamaktaki gerekliliğin yanında, etkili koruma ölçülerinin belirlenmesinde de yardımcı olabilir. Ayrışma özelliklerinin ve ayrışma formlarının, anıtın dış kısmının görsel analizi üzerine kurulan fenomenolojik prosedürlere göre incelenmesi olasıdır. Bu çalışmada, Çemişgezek ilçesindeki seçilmiş yapıların durumları incelenerek, ayrışma modelleri ele alınmıştır
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017Keban Baraj Gölü'ndeki Kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) Populasyonunun Üreme Özelliklerinin Belirlenmesi
Güler, Mehtap; Beriı, Abdulmutalip; Gündüzl, Fatih; Yüksel, Fahrettin; Yildirim, Tacettin; Demirol, Ferhat
Bu çalışma Keban Baraj Gölü'ndeki kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) populasyonunun üreme özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapıhmştır. Çalışma süresince örneklenen toplam 8745 adet kerevit üzerinde yapılan ölçümler sonucu, pleopodlarında yumurta taşıyan en küçük boya sahip dişi kerevitin toplam uzunluğunun 77,05 m, ağırlığının ise 10,46 olduğu belirlenmiştir. İncelenen 382 adet yumurtalı dişi bireyin ortalama yumurta sayısının 129,73 adet/birey, ortalama yumurta ağırlığının 0,0133:|:0,000 g, ortalama yumurta çapının 2,94:|:0,007 mm, birim canlı ağırlığa düşen yumurta sayısınm ise 5,55:l:l,86 adet/ olduğu tespit edilmiştir. Yumurta sayısının boy ve ağırlıkla olan ilişkisi incelenmiş her iki ilişkinin de doğrusal olduğu anlaşılmıştır. Bu ilişkilerden en kuvvetli olanının yumurta sayısı ile canlı ağırlık arasındaki ilişki olduğu (F=14,268+4,89W, r=0,682) belirlenmiştir. Kerevitlerde Çiftleşme olaymın su sıcaklığının 8,5 °C olduğu ocak aymın II. haftasında başladığı dişi kerevitlerin genital bölgelerinde sertleşmiş sperm kalmtıları görülmeye başlanmasından anlaşılmıştır. Dişi kerevitlerde ilk kez pleopodal yumurtaya ise su sıcaklığının 8,5 oC olduğu ocak ayının III. haftasında yapılan avcılıkta rastlanmıştır. Mayıs ayının IV. haftasından itibaren (19,5 °C) yavruların yumurtadan çıkmaya başladıkları, haziran ayının III. haftasından sonra ise hiçbir dişi kerevitte yavruya rastlanmadığı gözlemlenmiştir.
- MakaleYalnız künye2017Karasu Nehri'ndeki (Türkiye) Alburnus mossulensis veAcanthobrama marmid (Heckel, 1843) 'in BoyAğırhk ve Boy-Boy İlişkileri
Serdar, Osman; Aydin, Rahmi; Ozcan, Ebru Ifakat
Bu çalışmada, Karasu Nehri'nin (Fırat Nehri kolu) 15 farklı istasyonundan yakalanan A. mossulensı's ve A. marmid (Heckel, 1843 )'in boy-ağırlık ve boy-boy ilişkileri belirlenmiştir. Ekim 2014-Ey1ü1 2015 tarihleri arasında elektroşoker ile 228 A. mossulensis ve 365 A. marmı'd yakalanmıştır. Total boy-ağırlık ilişkileri A. mossulensis için W=0,0128L"1 (r2=0,93); A. marmid için W=0,0055L"0 (r2=0,97) olarak tespit edilmiştir. A. mossulensis'in tüm bireylerinde negatif allometrik ve A. marmı'd 'te ise pozitif allometrik büyüme bulunmuştur. A. mossulensis'in boy-boy ilişkisi TB 0,3611+1,0737 ÇB, ÇB=O,3132+1,0549 SB ve SB=0,0709+0,8325 TB; A. marmid'in ise TB=0,2043+1,0767 ÇB, ÇB 0,1062+1,0999 SB ve SB=0,1125+0,8047 TB olarak hesaplanmıştır.
- MakaleYalnız künye2017Geophyte flora of the Munzur Valley (Tunceli) and its surroundings
Babacan, Ebru Yüce; Eker, İsmail
This study was conducted to determine the geophyte flora of Munzur Valley which is placed in the province of Tunceli. The research area is placed in B7 square according to Davis’ quadrature system. In this research, field studies carried out between 2012–2013, during the 2-year study period, 700 plant samples were collected. Some additions have been made also in 2014 and 2015. Of all the recognised plants, 112 species, 20 subspecies and 9 varieties belonging to 48 genera and 22 families have been determined by a total of 113 taxa, 14 of which are endemic and 6 rare of them. Gagea chanae Grossh., which were shown as “DD (Data deficient)” category in the Red Data Book of Turkish plants for so many years and no data are available on it, have been rediscovered during this study. Of all the collected specimens, 33 taxa were new records for the province of Tunceli
AtıfTR Dizin12
İncele - MakaleYalnız künye2017Milli görüş’ün ilk yerel seçim tecrübesi: 9 aralık 1973 mahalli seçimleri
Hazirbulan, Tahsin
Milli Görüş hareketi/düşüncesi 1969 tarihinde Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Bağımsızlar Hareketini başlatmasıyla birlikte başlar. Milli Nizam Partisiyle birlikte siyasi olarak teşkilatlanmaya başlayan hareket henüz yerel ve genel seçim tecrübesini yaşamadan 1970 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından Laiklik gerekçesiyle kapatılır. Hareket daha sonra Milli Selamet Partisi olarak siyasi varlığını devam ettirir. Bu dönem milli görüş tarihi açısından siyasi, idari ve genel olarak büyük tecrübelerin yaşandığı ve bir sonraki siyasi partilerin kurulmasına öncülük etmesi açısından önemli bir dönemdir. Milli Görüş düşüncesinin yaşamış olduğu ilk yerel seçim tecrübesi 9 Aralık 1973 yılında yapılan Mahalli İdareler Seçimidir. Bu seçim Milli Görüş açısından incelendiğinde birçok ilklerin yaşandığı bir seçim olması açısından önemlidir. Aday belirleme, tanıtım çalışmaları, mitingler, seçim tecrübesi ve kazanılan belediyelerin idare edilmesi gibi birçok ilki içerisinde barındırır. Milli Selamet Partisinin girdiği bu seçimlerde 32 belediye kazanmıştır. Bu belediyelerin 3 tanesi merkez, 11 tanesi ilçe, 18 tanesi de belde belediyesidir. Partinin seçimlere girmediği il/ilçe/beldeler mevcuttur. Bu durum partinin henüz bu yerlerde teşkilatlanamadığının göstergesi olabilir. Parti, bazı seçim bölgelerinde seçimleri çok az farkla kaybetmiştir. Bu çalışma 9 Aralık 1973 yapılan Mahalli İdareler seçimlerinden hareketle, Milli Görüş'ün ilk yerel seçim tecrübesini ve kazandığı belediyeleri ve Muş, Tokat, Adıyaman Belediye Başkanları hakkında da bilgi vermektedir
AtıfTR Dizin2
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2017Geometri Konularının Öğretiminde Dinamik Geometri Yazılımı Kullanımının İlköğretim Matematik Öğretmen Adaylarının Görsel Matematik Okuryazarlık Algı Düzeylerine Etkisinin İncelenmesi
İlhan, Aziz; Aslaner, Recep
Bu araştırmanın amacı, geometri konularının öğretiminde Dinamik Geometri Yazılımları (DGY) kullanmanın ilköğretim matematik öğretmen adaylarının görsel matematik okuryazarlık algılarına etkisini incelemektir. Çalışmada deneysel araştırma yöntemlerinden tek gruplu öntest-sontest yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Doğu Anadolu bölgesinde orta büyüklükte bir üniversitenin eğitim fakültesinde alan seçmeli geometri öğretimi dersini alan 36 matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak İlhan (2015) tarafından geliştirilmiş Görsel Matematik Okuryazarlık Algısı Ölçeği (GMOYAÖ) kullanılmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarına 14 hafta boyunca DGY' lerden Cabri II Plus ve Geogebra yazılımları kullanılarak eğitim verilmiştir. Eğitim sürecinin başında ve sonunda GMOYAÖ öntestsontest olarak uygulanmış, öntest ve sontest ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığına bağımlı gruplarda "t testi" kullanılarak bakılmıştır. Araştırmanın sonucu öğretmen adaylarının GMOYAÖ öntest-sontest puanları arasında son test lehine anlamlı farklılık olduğunu göstermiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular ve sonuçlara göre benzer alanlarda çalışmak isteyen araştırmacılara bazı önerilerde bulunulmuştur.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2017Öğretmen Adaylarının Etkili Yaşam Boyu Öğrenme Düzeylerinin Çeşitli Değişkenler Açısından Karşılaştırılması2
Kazu, Hilal; Demiralp, Demet
Araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının etkili yaşam boyu öğrenme düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılarak belirlenmesidir. Araştırmada, genel tarama modellerinden karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Çalışmanın evreni, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında Türkiye'nin her coğrafi bölgesinden bir devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinin birinci ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırma örneklemi, çok aşamalı örnekleme yöntemi ile belirlenerek, 2159 öğretmen adayından oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak Etkili Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, Mann Whitney U ve Kruskall Wallis H testleri kullanılmıştır. Grup ortalamaları arasındaki farkın etki büyüklüğü de incelenmiştir. Araştırmada, öğretmen adaylarının etkili yaşam boyu öğrenmeye yüksek düzeyde sahip oldukları, kadın öğretmen adaylarının etkili yaşam boyu öğrenme düzeylerinin erkek öğretmen adaylarınınkine göre daha yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğretmen yetiştirme programına sadece bir dönem dahil olmuş öğretmen adayları ile programı tamamlamak üzere olanlar arasında etkili yaşam boyu öğrenme düzeyleri açısından bir farklılık olmadığı da ortaya çıkmıştır
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2017Karadağ’da Pleyistosen Buzullaşmaları, Batı Toroslar, Türkiye
Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan; Sarış, Faize
Karadağ, Teke Yarımadasında Beydağları, Akdağ ve Sandıras gibi Pleyistosen buzullaşmasına maruz kalmış dağlardan biridir. Karadağ, Fethiye Körfezi'nin hemen kuzeydoğusunda 30 km kuş uçuşu mesafede 2418 m zirveye ulaşır ve 2300 m üzerinde birçok yükseltiye sahiptir. Teke Yarımadasında Pleyistosen buzullaşmalarına uğramış dağlardan, Sandıras ve Akdağ ile ilgili buzul araştırmalarına ve buzullaşmaların yaşlandırmalarına yönelik çalışmalar varken, Beydağları'nda Pleyistosen buzullaşmalarından sadece çok genel hatları ile bahsedilmiş, Karadağ ile ilgili buzullaşma olgusu bilinmemekte, başka bir deyişle buzullardan bahseden hiçbir çalışma bulunmamaktadır. Oysaki Karadağ yüksek zirve düzlüklerinin yamaçlarında belirgin sirk ve morenler barındırır. Yapılan arazi çalışmalarında, Karadağ'da iki gelişmiş buzul vadisi, farklı büyüklükte ve yönlerde gelişmiş üç tane sirk ve bunların önlerinde 1800 m seviyelerine inen cephe ve tümseksi (hummocky) morenleri gözlenmiştir. Bu çalışma ile Türkiye'de yeni bir buzullaşma sahası tespit edilmiş ve Türkiye Buzullaşma Envanteri'ne katkı yapılmıştır. Yeni buzullaşma alanının jeomorfolojik, klimatolojik özelliklerini ortaya koymayı hedefleyen bu çalışmada; tektonik, klimatik ve karstik özellikler göz önüne alınarak Karadağ'da Pleyistosen'deki jeomorfolojik gelişimi açıklanmaya çalışılmıştır. Arazi çalışmaları, insansız hava aracı ve meteoroloji istasyonlarının verilerinden elde edilen mekânsal veriler coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak analiz edilmiş, sonuç harita ve çıktılar oluşturulmuştur
AtıfTR Dizin13
İncele - MakaleYalnız künye2017Absolute Parallelism in The Bainchi-Type IX Taub Solution
Korunur, Murat
Bu çalışmada, mutlak paralellizm olarak bilinen alternatif bir bakış açısıyla ünlü kütleçekim problemlerinden birini inceliyoruz. Bainchi-Type IX uzay-zamanın Taub çözümü ve mutlak paralellizmde Hamilton yaklaşımı tekniği göz önüne alındığında, bu duruma karşılık gelen açısal momentum, toplam enerji ve momentum dağılımları elde edilmektedir. Temel sonuçlarımızın diğer bir yazar tarafından literatürde yayınlanan sonuçlarla uyumlu olduğu görülmektedir
- MakaleYalnız künye2017Kızıldağ’da (Sivas) buzullaşma izleri
Çılğın, Zeynel; Bayrakdar, Cihan
A B ST R AC TTürkiye'de Pleyistosen buzullaşmalarına uğramış ancak gerek literatür gerekse de buzullaşma envanterinde yer almayan dağların tespiti son zamanlarda yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri yardımıyla olanaklı hale gelmiştir. Bu çerçevede yapılan tespitlere katkı sunan nitelikte olan buçalışmada, Sivas il sınırları içinde Köse Dağları dağ silsilesi içinde yer alan ve 3025 m yükseltiye sahipKızıldağ'da (Akıncılar ile İmranlı ilçeleri arasında) tarafımızdan bir inceleme yapılmıştır. Kızıldağ'ınbuzullaşma izlerine sahip olduğu önce uydu görüntülerinden belirlenmiş, sonrasında yapılan araziçalışmasıyla yerinde incelenmek suretiyle sahanın buzullaşmalara maruz kaldığı tespit edilmiştir.Bu çalışmaya kadar buzullaşma olgusu bilinmeyen, başka bir deyişle buzullardan bahseden hiçbirçalışma bulunmayan Sivas'taki Kızıldağ'da, kuzeybatı-güneydoğu istikametinde uzanan zirveler hattının kuzeye bakan kesimlerinde belirgin sirk ve morenlerin varlığı buzullaşmaların delilleri olarakkarşımıza çıkmaktadır. Yapılan arazi çalışmaları sonrasında Kızıldağ'da biri uzamış sirk (elongatedcirque) formunda olmak üzere 9 adet farklı büyüklükte sirk ve bunların önlerinde cephe ve yan morenleri (2300 m seviyelerine inen) gözlenmiştir. Kızıldağ'da meydana gelen buzullaşmalar bariz birvadi buzullaşmasından ziyade sirklerle karakterize olan ve Pirene Tipi Buzullaşma tipine dahil edilebilecek bir karaktere sahiptir. Bu çalışma; Kızıldağ'da yer alan Pleyistosen buzullaşmasının uzaktanalgılama yöntemleri ve arazi çalışmaları ile desteklendiği ilk araştırmadır. Arazi çalışmaları, insansızhava aracı, uydu görüntüleri ve altlık haritalardan elde edilen mekânsal veriler CoğraŞ Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak analizlere tabi tutulmuş, sonuçta harita ve çıktılar oluşturulmuştur. Elde edilenveriler ışığında Kızıldağ'da gerçekleşen buzullaşmanın yaklaşık 2,33 km2'lik yüzey alanına sahip olduğu; 2300 m ila 2960 m yükselti aralığında gerçekleştiği ve kalıcı kar sınırının 2655 m olduğu ortayakonmuştur. Kızıldağ'da buzullaşmalarının meydana gelmesinde, sirklerin bulunduğu yükselti ve bakıözelliğinin etkili olduğu ön değerlendirmesinde bulunulmuştur
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleYalnız künye2017Business Process Reengineering with Simulation Method
Şenel, Mine; Şenel, Bilgin; Akan, Yaprak
The aim of this study is to establish the Turkish Lokomotif Sanayi A.Ş., which serves as the locomotive of the Turkish Heavy Industry. (TÜLOMSAŞ) 14 bench, 30 personnel and bogie workshop business process change engineering methods by using simulation models suitable for Hammer Champy model, to renew the processes, to utilize the technology more while renewing the processes and to produce much better quality products. To do this, six scenarios were developed by considering the constraints of the factory and all the business processes which were either feasible, but whose operation was uncertain, and models were created by using the computerized ARENA 9.0 Simulation program in this scenario. As a result of total 12 months of change engineering engineering applications, the scenario giving the closest result to the most applicable targets was selected and the annual bogie amount was increased to 2164 with the scenario selected while the annual bogie amount was 2029 before the change engineering application. With this study, the change that will be realized with the change engineer applications in the railway sector will be able to eliminate all the uncertainty states with the established simulation models and to examine the business processes in detail.
- MakaleYalnız künye2017The Investigation on Reproduction Characteristics of Crayfish (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) in the Keban Dam Lake
Yüksel, Fahrettın; Güler, Mehtap; Gündüzl, Fatih; Beri, Abdulmutalip; Yildirim, Tacettin; Demirol, Ferhat
This study was carried out to determine the reproduction characteristics of crayfish (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) living in the Keban Dam Lake. The research was conducted with total of 8745 crayfish collected during study. The minimum size of female carrying eggs on the pleopods was recorded as 77.05 total length and 10.46 weight The mean number of eggs per unit individual mean weight and mean diameter of eggs as well as mean number per unit live weight were calculated as 129.73, 0.0133:|:0.000 g, 2.94i0.007 mm and .55d:1 .86 ind/g, respectively, in total of 382. linear relationship was found between total length, weight and number of eggs. The strongest relationship appeared to be between the number of eggs and live weight (F=l4.268+4.89W, r=0.682). From the observations of hardened spermatopho reremainings around the seminal receptacle, it was understood that matings started in the second week of January when water temperature was around 8.5 oC. The pleopodal eggs appeared in the third week of January when water temperature was still 8.5 °C. The hatchlings emerged in the 4th week of May (—at 19.5 °C) and the juveniles leaved from spawners in the third week ofJune.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2017Afet operasyon yönetiminde ınsani yardım lojistiği için kapsamlı bir litera tür incelemesi
Gumus, Alev Taskin; Çelik, Erkan
Based on social and economic factors, humanitarian relief logistics (HRL) in disaster operations management (DOM) issues have attracted attention among both academia and practitioners. Hence, comprehensive literature review of recent and state of the art papers is vital to draw framework of the past, and to shed light on future directions. ln this paper, state of the art literature review is presented for optimization and decision science to HRL activities in DOM. total of 220 papers published between January 2007 and May 2015 are selected and reviewed. ln particular, the facility location, inventory management, relief distribution planning, debris cleaning and recovery operations, decision support systems, and other operations in accordance with the relevant HRL activities in DOM are investigated. Finally, list of research gap and further research are identified to clarify and to suggest future research opportunities.
- MakaleYalnız künye2017The intellectual genealogy connecting stirner, nietzsche and foucault
Özpolat, Gürhan
In this paper, I shall discuss an unusual but unexplored relationship between Max Stirner (1806–1856), Friedrich Nietzsche (1844–1900) and Michel Foucault (1926–1984) with reference to the link from ‘the death of God’ to ‘the death of Man’. I will put forward that Hegel is present in the philosophy of these thinkers as the enemy and the startling similarities between these thinkers are because of post-Hegelian philosophy that drove them in the same direction.
- MakaleYalnız künye2017Estimating Global Solar Radiation for Tunceli City using ANFIS
Celik, Erkan; Gul, Muhammet
Because of the high cost of measurement equipment and their maintenance, global solar radiation measurement is not always implemented. Hence, several forecasting approaches based on fuzzy sets, artificial intelligence or soft computing are proposed to forecast global solar radiation owing to being less cost. However, it is vital to select the most suitable approach for a specific purpose and region. In this study, the adaptive-network based fuzzy inference systems (ANFIS) is proposed to forecast monthly mean daily global solar radiation for Tunceli, Turkey. The monthly data between 1990 and 2010 is used for the proposed approach. The data was obtained from provincial directorate of meteorology of Tunceli. According to the gathered data, the highest value of monthly average daily global solar radiation was measured as 5.218 kWh/m² in the year of 1993. The lowest one with a value of 3.905 kWh/m² belongs to the year of 1997. Similarly, the highest value of monthly average daily sunshine duration was measured as 8.71 hours in the year of 1993. The lowest one with a value of 6.64 hours belongs to the year of 2009. When the data is analysed on a monthly basis, the highest value of monthly average daily global solar radiation was measured as 7.409 kWh/m² in the month of June. The lowest one with a value of 1.762 kWh/m² belongs to the month of December. Similarly, the highest value of monthly average daily sunshine duration was measured as 12 hours in the month of July. The lowest one with a value of 3.1 hours belongs to the month of December. The experiments were applied in MATLAB 7 package software in order to obtain the optimum network architecture. In this network, there are 3 inputs (months, years and monthly average daily sunshine duration) and 1 output (the estimation of the monthly average daily global solar radiation). The ANFIS proposed in this study has Gaussian membership function and twenty fuzzy rules are used. The number of the data points (monthly average daily global solar radiation measurement) is 245. As a performance measure of the ANFIS network, the mean absolute percentage error (MAPE) was used. In testing stage, the MAPE was obtained as 6.365 which is quite well for this type of problem. The coefficient of determination (RSquared) value was calculated as 0.999 which is significantly high. The highly successful results show the success of the fuzzy based methodology of ANFIS which provides estimations of global solar radiation successfully. The presented approach shows that the ANFIS illustrates promising in the forecasting of monthly mean daily global solar radiation using available data. Future studies to estimate the monthly mean global solar radiation of Tunceli city with greater accuracy can be achieved using more apparent meteorological input parameters and different artificial intelligence techniques like artificial neural networks, autoregressive moving average methods or support vector machines. These methods can be improved for available models of daily and hourly estimation of global solar radiation.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2017Sübstütiye Dihidroksi-imidazolidin-2-tiyon Bileşiklerinin Klasik ve Mikrodalga Destekli Sentezi
Tuncer, Hülya; Pıhtılı, Güzin
Bu çalışmada, aromatik aminlerin, fenilizotiyosiyanat ve 4-metoksi-fenilizotiyosiyanat ile tepkimesi ile, N-sübstütiye-N’-feniltiyoüre ve türevleri sentezlendi. Daha sonra sentezlenen bu bileşikler, asidik ortamda sulu glioksal çözeltisi ile reflaks edildi ve N,N’-disübstütiye-4,5dihidroksi-imidazolidin-2-tiyon bileşikleri sentezlendi. N-sübstütiye-N’-feniltiyoürenin sentezi, geleneksel ısıtma yöntemi kullanılarak gerçekleştirildi. Tiyoüre türevlerinin sentezi hem klasik yöntem hem de mikrodalga destekli sentez yöntemiyle yapıldı. Mikrodalga destekli tepkimeler, sıcaklık ve basınç kontrollü cihazla atmosfer basınçlı ortamda gerçekleştirildi. Tüm ürünler, FT-IR ve 1 H-NMR spektroskopik analiz yöntemleri ile karakterize edildi.
- MakaleYalnız künye2017Ucuz ve Çevre Dostu Bir Adsorbent Olan Üzüm Çekirdeği ile Metilen Mavisinin Sulu Çözeltilerden Gideriminde RSM Kullanımı
Sanyürek, Nesrin Karaca; Yönten, Vahap
Ucuz ve atık olarak değerlendirilen üzüm çekirdeği insanların gıda olarak kullandığı üzümden elde edilen ve bol miktarda bulunan bir atıktır. Bu atık aktif karbon haline getirilerek bir boyar madde olan Metilen Mavisinin (MM) sentetik atık sulardaki gideriminde kullanılmıştır. Optimizasyon süreci Response Surface Metodology (RSM) kullanılarak tamamlanmıştır. Çalışılan süreçte giderimi etkileyecek dört farklı parametre seçilmiş ve bu parametreler optimize edilerek maksimum Metilen mavisi giderimi bulunmuştur. Bu parametrelerin herbirinin (pH, zaman (dakika), adsorbent miktarı (g) ve başlangıç derişimi mgL-1) cevap üzerindeki etkileri Central Compozite Design (CCD) programı kullanılarak hesaplanmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda quadratik bir model bulunmuş ve üç boyutlu grafikler elde edilerek Anova istatiksel verileri hesaplanmıştır. Gerçekleştirilen deneysel ve istatiksel çalışmalar sonucunda bağımsız parametrelerin maksimum değerleri pH 3.7, süre 55.5 dakika, adsorbent miktarı 1.4 gram ve başlangıç derişimi 160 mgL-1 olarak bulunmuştur. Bu veriler kullanılarak aktif karbon (Vitis vinifera L.) ile sentetik atık sulardan yaklaşık %99 verimle Metilen mavisi giderimi sağlanmıştır. Aynı zamanda bulunan modelin yapılan çalışmayı %82 desteklediği gözlenmiştir.

















