Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(34)
- Serdar, Osman(33)
- Utku, Anıl(21)
- Batan, Nevzat(20)
- Dal, Murat(19)
- Kutlu, Banu(19)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(17)
- Benzer, Fulya(15)
- Ezer, Tülay(15)
- Altı, Aziz(14)
- Dal, Nursel Alp(14)
- Karatay, Gülnaz(14)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Aydin, Rahmi(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aksu, Önder(12)
- Aslan, Alper(12)
- Gürarslan Baş, Nazan(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Cuşa, Hasan(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Kocabaş, Mehmet(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Erata, Hüseyin(10)
- Işık, Erdem(10)
- Kahraman, Gökhan(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Topal, Murat(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Acun, Serdar(9)
- Akgül, Melek(9)
- Danabaş, Durali(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Koç, Ali(9)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2023Spor Örgütlerinde Güç Mesafesinin Örgütsel Sessizliğe Yansımaları
Namlı, Aysel Kızılkaya; Şakar, Murat
Bu araştırma spor örgütlerindeki güç mesafesini ve güç mesafesinin örgütsel sessizliğe yansımalarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma modelinden olgubilim (fenemoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amatör ve profesyonel olarak antrenörlük ya da sporcu olan 14 kişi oluşturmuştur. Verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinde çok sık kullanılan içerik ve betimsel veri analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan katılımcıların büyük bir çoğunluğunun yönetici ya da antrenör pozisyonundaki kişilerle ilişkilerinin iyi olmadığı belirlenmiştir. Araştırmaya katılanlardan bazıları karar verme sürecinde fikrinin alındığını belirtmiştir. Yapılan araştırmanın sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde bireysel ve takım sporlarında yüksek güç mesafesinin varlığının söz konusu olduğu görülmektedir. Güç mesafesinin sporun branşı, hangi ligde yer aldığı, amatör ya da profesyonel olması fark etmeksizin spor örgütlerinde kullanıldığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, kullanılan güç mesafesinin katılımcılar üzerinde örgütsel sessizliğe yol açtığı da ortaya çıkan sonuçlar içerisindedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Gebelikte Fizyolojik Yakınmalarla Yaşam Kalitesi ve Gebeliğe Uyum Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Bir Üniversite Hastanesi Örneği
Baltacı, Nazlı; Yılmaz, Ayşe Nur; Yüksekol, Özlem Doğan; Ulucan, Mihriban
Amaç: Bu araştırmada, gebelikte fizyolojik yakınmaların yaşam kalitesine etkisi ile gebeliğe uyum arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde Mart-Haziran 2022’de Doğu Anadolu’daki bir ilin üniversite hastanesinde yapılan bu çalışmada örneklemi, bir üniversite hastanesinin gebe polikliniğine başvuran ve araştırmaya katılmaya gönüllü 402 gebe oluşturdu. Veriler; “Kişisel Bilgi Formu”, “Gebelikteki Yakınmalar ve Yaşam Kalitesine Etkisi Ölçeği (GYYKEÖ)”, “Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği (PKDÖ)” aracılığıyla elde edilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede; tanımlayıcı istatistikler ve pearson korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Gebelerin GYYKEÖ puan ortalaması 133.21±30.15 ve PKDÖ puan ortalaması 214.02 ± 26.43’dür. Gebelerin, GYYKEÖ puan ortalaması üçüncü trimesterde134.21±28.93 ve PKDÖ puan ortalaması birinci trimesterde 222.18±20.23 olarak bulundu. GYYKEÖ puan ortalaması ile PKDÖ puan ortalaması arasında istatistiksel olarak pozitif, çok zayıf önemli bir ilişki belirlendi (r=0.109; p=0.028). GYYKEÖ toplam puan ortalaması ile PKDÖ “Annelik Rolünün Kabulü”, “Gebeliğin Kabulü”, “Kendisinin ve Bebeğinin Sağlığı ile İlgili Düşünceler” ve “Doğuma Hazır Oluş” alt boyutlarının puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak pozitif, çok zayıf ilişki olduğu saptandı. Sonuç: Araştırmada, gebelerin yaşam kalitesinin ve gebeliğe uyumlarının düşük düzeyde olduğu bulundu. Ayrıca, üçüncü trimesterde gebelerin yaşam kalitelerinin azaldığı ve birinci trimesterde gebeliğe uyumun daha düşük olduğu saptandı. Gebelerin yaşam kaliteleri arttıkça; gebelik ve annelik rolü kabulünün, doğuma hazır oluşunun, kendisinin ve bebeğinin sağlığı ile ilgili düşüncelerin ve gebeliğe uyumunun arttığı saptandı.
AtıfOpenAlex7TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2023Kamuda kurumsallaşma olgusunun kurumsal itibar ve etik yönetim ilkeleri perspektifinden analizi
Atmaca, Yıldız; Boyali, Handan
Kurumsallaşma, kurumun faaliyetlerinde yönetenlerin şahsi yöntemlerine bağlı olmadan varlığını sürdürme durumudur. Sürdürülebilir belli kural ve kaideler etrafında birleşerek bir yönetsel yapı oluşturmak kurumsallaşma olgusu ile doğrudan doğruya ilişkilidir. Ku-rumsallaşma olgusunu ayakta tutan bir takım ilkeler bütünü söz konusudur. Bu anlamda, kurumsal itibar ve etik yönetim ilkeleri, kurumsallaşmayı etkili ve verimli hale getiren en önemli ilkeler olarak kabul edilmektedir. Kurumsal itibar, kurumun hedef kitleler tarafın-dan nasıl göründüğünü belirten, kurumu ayakta tutan ve kurumun sürekliliğini sağlayan önemli bir olgudur. Bu ise hedef kitlenin ihtiyaçlarının giderilmesi ve memnuniyetlerinin sağlanması sonucunda kuruma dair algıların olumlu yönde ilerlemesiyle oluşmaktadır. Yine kurumsal performansın artırılması için etik değerlerin dikkate alınarak kararların alınması gereklidir. Kurumların kendi bünyelerinde oluşturdukları etik ilkelerin çalışanlar tarafından doğru bir şekilde algılanıp benimsenmesi ve uygulanması hem kurum içi hem de kurum dışı ilişkileri iyileştirecektir. Hakkaniyet, eşitlik, doğruluk, dürüstlük gibi etik il-keler doğrultusunda hareket eden, çalışanlarının ve diğer paydaşlarının sorunlarını bu ilkeler çerçevesinde çözmeye çalışan kurumlar, vatandaşlar üzerinde olumlu bir intiba oluşturacaktır. Bu olumlu intiba ise kamu kurumlarındaki hem kurumsal itibar hem de kurumsallaşma düzeyini arttıracaktır. Bu bağlamda, bu çalışma ile kamu kurumlarının kurumsallaşma sürecinde kurumsal itibar ve etik yönetim ilkelerinin hangi ölçüde etkili olduğu analiz edilmek istenmiştir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada kavramsal ve teorik açıklamalar yapılmış, sonrasında ise kurumsal itibar ve etik yönetim ilkelerinin bir kurumdaki kurumsallaşma düzeyini olumlu ölçüde etkilediği sonucuna varılmıştır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Pirofillit Cevherinden Alümina Üretimine Zenginleştirme Yöntemlerinin Etkisi
Erdemoğlu, Murat; Uysal, Turan; Aydoğmuş, Ramazan
Bu çalışmada, pirofillit cevherinden alüminyum (Al) kazanımı üzerine farklı zenginleştirme yöntemlerinin etkisi araştırılmıştır. Zenginleştirme yöntemleri pirofillitin doğal hidrofob yapısından dolayı flotasyon yöntemi, kırılganlık farklılığından dolayı ise Aşındırmalı Yıkama (AY) yöntemi kullanılmıştır. Zenginleştirme sonucu konsantre numunelere HCl ile liç işlemi yapılmış, liç sonucu çözeltiye geçen Al miktarları karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Pirofillit cevherinin AY yöntemi ile zenginleştirilmesi sonucu %54.79 verimle %27.44 Al2O3 tenörlü bir konsantre, flotasyon yöntemi ile ise %30.49 verimle %28.05 Al2O3 tenörlü bir konsantre elde edilmiştir. Buna göre zenginleştirme verimi açısından AY yöntemi daha verimli iken liç verimi açısından ise flotasyon yönteminin daha verimli olduğu belirlenmiştir. Tüvenan cevhere göre nihai alümina miktarı ve saflığı birlikte değerlendirildiğinde doğrudan liç ve AY konsantresi değerlerinin birbirine yakın olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak pirofillit cevherinden alümina üretimi için ayrıntılı ekonomik analiz yapılarak uygun yöntemin belirlenmesinin daha doğru olacağı değerlendirilmektedir.
- MakaleAçık Erişim2023The border-ballad reimagined: liminality in the strange undoing of prudencia hart
Demir, Ayşegül
David Greig’in Prudencia Hart ve Bir Tuhaf Dibe Vurma Öyküsü oyunu, İskoçya’nın bir sınır kasabasında kış gündönümünde geçerken, eşiksellik (liminality) konseptini merkezine alır. Geleneksel bir sınır baladı olan “Tam Lin”e dayanan bu oyun, karnavalesk ve ironik bir bakış açısıyla yeniden yorumlanmıştır ve çeşitli sınırların kesişme noktaları üzerine, özellikle de geçmiş ile günümüz, geleneksel ile modern, gerçeklik ile fantezi, ve yaşayanlar ile ölüler arasındaki sınırlar üzerine kuruludur. Ana karakter Prudencia, eski dünyanın gelenekleri ile modern dünyanın gereklilikleri arasında bocalayan geleneksel bir akademisyendir. Nick ise, insan formunda beliren bir Şeytan’dır. Bu makale, Arnold van Gennep’in eşiksel mekân (liminal space) kavramına dayanarak, oyunun eşiksellik ve eşikte bulunan karakter (liminal personae) konularını incelemektedir. Makale, oyunun mekânsal, zamansal ve toplumsal sınırları nasıl işlediğini analiz eder ve karakterlerin bu eşiksel deneyimlerin nasıl bir dönüşüm yarattığını açığa çıkarır. Ayrıca, bu analiz, oyunun geniş kültürel ve toplumsal temalarını daha iyi anlamaya yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır. Ek olarak, makale, Greig’in eserinin sınır baladı türünün geleneklerini nasıl ele aldığını, nasıl yeniden yorumladığını ve bu yeniden yorumlamanın eserin kendine özgü estetik ve tematik özelliklerini nasıl zenginleştirdiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu yaklaşım, Greig’in eserinin geleneksel ve modern öğeleri nasıl bir araya getirerek, eşiksel deneyimlerin ve dönüşümlerin anlatılmasında yeni ve özgün bir yol bulduğunu göstermektedir.
- MakaleAçık Erişim2023Victor hugo’nun “sefiller” romanı üzerine bir okuma
Akar, Yeliz
18.yüzyılın sonu, 19. yüzyılın başında tarihi, kültürel ve sosyal boyuttaki olaylar ekseninde zevk ve estetik anlayışını oluşturan romantizm, klasisizme karşı tepkinin ürünü olarak doğar. Jean Jack Rousseau, Schiller, Goethe, Lamartine, Montesguieu ve Voltaire gibi çok sayıda sanatçının yer aldığı romantizm, Victor Hugo’nun yazınlarıyla başarılı bir ivme kazanır. Cromwell’in Önsözü adlı eseriyle romantizm akımına katılan Victor Hugo, edebi serüveninde de yeni bir başlangıç yapar. Bu akımın izlerini taşıyan birkaç denemeden sonra büyük başarı yakalar. Sefiller, bu bağlamda değerlendirebileceğimiz en iyi örneklerden biridir. Sefiller, imkânsızlıklarla kuşatılan bir insanın trajik sürecini ve bu sürecin yarattığı çok yönlü değişimi anlatır. Roman, değer duygusu silinerek insanı somut bir nesne olarak gösteren sisteme karşı edebi düzeyde tepki olarak düşünülebilir. Başkişi Jean Valjean’ın şahsında yansıtılan bu tepki, Jean Valjean’ın değişim sürecine paralel düzlemde verilir. Zamana yayılan, anlık gelişmeyen, çok sayıda soruyu beraberinde getiren değişim; kişiler ve kavramlar açısından vermek istediği mesajı da destekleyen bir nitelik taşır. Değişimle beraber hayatla ilişkisini vicdan, sevgi, vefa ve adalet gibi değerler üzerine kuran Jean Valjean, ideal insanı sembolize eder. Bu çalışmada suç-ceza kavramına sıkıştırılarak güvensiz, huzursuz ve yalnız Jean Valjean’ın değişimine yönelik tespitler yapılacak; karakterin kendini tanıma ve keşfetme serüveni üzerinde durulacaktır.
- MakaleAçık Erişim2023Beden eğitimi ve spor alanında yapılan görme engellilere yönelik araştırmaların sistematik bir şekilde incelenmesi
Şahin, Aykut
Bu çalışmanın amacı uluslararası dergilerde yayımlanan beden eğitimi ya da spor alanındaki görme engellilere yönelik araştırmaların sistematik bir şekilde incelenmesidir. Bu amaçla Web of Science Core Collection veritabanındaki tüm indekslerde yayımlanmış araştırmalara ait verilere ulaşılmıştır. Elde edilen veriler “Excel” ve “txt” formatlarında indirilerek analiz edilmiştir. Analizlerde yapılan araştırmaların yıllara göre sayısal anlamda ve atıf satısına göre değişimleri ile birlikte, en önde gelen yazarlar, dergiler, üniversiteler ve ülkeler doküman sayısı, atıf sayısı ve toplam bağlantı güçlerine göre incelenmiştir. Ayrıca en çok atıf alan araştırmalara ait bazı istatistiksel bilgiler ve en çok kullanılan anahtar kelimelerin ilişkisel haritası sunulmuştur. Bu alanda ilk araştırmanın 1995, en fazla araştırmanın ise 2019 yılında yapıldığı belirlenmiştir. En çok atıf alan yazarın Justin Haegele A. isimli yazar olduğu, en çok atıf alan üniversitenin Old Dominion Üniversitesi olduğu ve son olarak en çok atıf alan ülkenin Amerika Birleşik Devletleri olduğu görülmüştür. Bu alanda öne çıkan derginin Adapted Physical Activity Quarterly olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; görme engellilerin daha sağlıklı ve zinde olmaları, akranlarıyla birlikte beden eğitimi derslerine katılabilmeleri, görme yetersizliklerine rağmen fırsat eşitliğine sahip olmalarını konu edinen ve burada ortaya çıkan engelleri ortadan kaldıracak çözümler üreten araştırmaların alanyazında olduğu görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2023Tunceli ilinde iç göç hareketleri
Konurhan, Zekeriya; Ceylan, Mehmet Akif
İç göç, bireyler, topluluklar ve bir bütün olarak ülkeler için geniş kapsamlı etkileri olan, ekonomik, sosyal ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonundan etkilenen karmaşık ve çok yönlü bir süreçtir. İç göç hareketleri, bir ülke sınırları içerisinde çeşitli nedenlerden dolayı farklı yönlere doğru gerçekleşir. Türkiye’de de özellikle kırsal alanlardan daha gelişmiş şehirlere doğru bir iç göç hareketi söz konusu olmuştur. Ülkede gerçekleşen göç hareketleri özellikle 1950’li yıllardan itibaren hızlanmış ve 1980-1990’larda üst düzeye çıkmıştır. Bu süreçte özellikle 1980’lerden sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu hem isteğe bağlı hem de zorunlu nedenlerle göç edenlerin en fazla olduğu bölgeler durumuna gelmiştir. Tunceli’de en önemli göç hareketlerinden biri Cumhuriyetin ilk yıllarında Dersim isyanı sonrasında gerçekleşen zorunlu göçlerdir. Yine Tunceli’de 1985-2000 ile 2015-2017 yıllarında yaşanan terör olayları sonrasında göçler meydana gelmiştir. Bunların dışında Tunceli’de daha çok ekonomik sebeplerle isteğe bağlı göçler de yaşanmıştır. Bunun en büyük göstergesi İstanbul şehrinde ikamet eden (yaklaşık 85bin-kişi) ve Tunceli ili nüfusundan fazla olan Tuncelilerin varlığıdır. Çalışmanın temel istatistik verileri, Türkiye İstatistik Kurumu’ndan temin edilmiş olup bazı arşiv belgeleri, literatür ve bazı gözlemlerden de yararlanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre Tunceli ili sürekli göç veren bir ildir. Nitekim Tunceli ili belirli dönemlerde artış ve azalış yaşansa da 2021 yılına kadar genellikle dışarıya göç vermiştir.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Tiyatro ve ortamlararasılık/medyalararasılık: süper iyi günler
Şentürk, Gamze
Sahne, dekor, ışık, ses, oyuncu, seyirci, yönetmen ve tasarımcı gibi çeşitli unsurları bünyesinden barındıran tiyatro, çeşitli ortamların/medyaların etkileşime girdiği ortamlararası/medyalararası bir sanattır. İlk ortaya çıktığından bugüne içinde geliştiği çağın olanaklarını kullanarak anlatmak istediği hikâyesini seyircisine sunmaya çalışan bu sanat, on dokuzuncu yüzyılda elektriğin bulunmasıyla birlikte geliştirilen teknolojileri aşamalı olarak sahnesine dahil etmiştir. Yeni teknolojik uygulamalarla işitsel-görsel açıdan son derece zengin, deneysel ve yenilikçi üretimlere imza atılmıştır. Tiyatronun ortamlararasılığı/medyalararasılığı ise on dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren tartışılmaya başlanmıştır. Teknolojinin tiyatroda kullanımını destekleyenlerin yanı sıra desteklemeyenlerin de içinde bulunduğu bu tartışmalar, modern teknolojinin tiyatronun aurasını değiştirmeye başladığı 2000’li yıllarda daha şiddetlenmiştir. Bu dönemde tiyatro ve teknoloji etkileşimi sıcak bir tartışma konusu haline gelmiştir. Her ne kadar konuyla ilgili bir uzlaşı olmasa da modern teknolojinin tiyatronun sahne diline yenilikler kattığı ve bu sayede yeni bir kitleye hitap ettiği açıktır. Günümüzde tiyatronun teknoloji çağına nasıl ayak uydurduğunu açığa çıkarmayı amaçlayan bu çalışma, tiyatro- teknoloji ilişkisini öncelikle Türk ve Batı tiyatrolarındaki gelişmelere karşılaştırmalı olarak değinerek sonrasında da hem İngiliz hem de Türk sahnelerinde seyirci karşısına çıkarılan Süper İyi Günler [The Curious Incident of the Dog in the Night-Time, 2003] oyununu çözümleyerek irdelemeyi amaçlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023Self-Powered Mechanical Energy Sensor Application of SnO2/Ag and PMMA/ITO Nanocomposites via Triboelectric Effect
Yüzüak, Ercüment; Cetin, Mehmet; Yüzüak, Gizem Durak
The triboelectric nanogenerator is a state-of-the-art device for addressing the growing problem of meeting the world's ever-increasing energy needs by converting mechanical energy into electrical energy. Using the popular semiconductor SnO2 nanostructured thin films as a triboelectric layer over contact regions, as opposed to polymers with lesser performance, increases the output power and life time of nanogenerators. In order to design a triboelectric nanogenerator, deposited thin film SnO2 is used as a friction layer with Ag electrode after heat-treatment at 623 K with a contrary layer of PMMA poly (methyl-methacrylate) with ITO electrode. The structural and electrical properties were analyzed by using scanning electron microscopy (SEM), electro-impedance spectroscopy (EIS) and atomic force microscopy (AFM) measurements. The increased output power of the triboelectric nanogenerator is attributed to the nanoscale PMMA contact charge created by tunneling electrons in the SnO2/Ag nanocomposite thin film layer. Due to its proximity to the PMMA/ITO surface, the SnO2/Ag layer causes electron field emission, and tapping the SnO2/Ag layer may result in electron cloud overlap. Similar to a semiconductor/insulator interface, the Fermi level of SnO2 plays a crucial role in electron transport. The system efficiency stated as a touch detector in a conventional keyboard that generates its own power is revealed in part by an analysis of its operating state up to the 4V.
AtıfOpenAlex2
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bibliometric analysis of the internet of things from a marketing perspective
Cevher, Muhammed Fatih
The main purpose of this study is to examine the structure and dynamics of scientific publications on the "Internet of things" in terms of marketing. The study aims to reveal contemporary research trends and patterns in the field of the Internet of Things (IoT) so that social scientists new to the discipline can be guided in the right direction while studying this phenomenon. Accordingly, the study analyzes the publications on the relationship between Internet of Things and marketing presented in the highly reliable Web of Science database until 2022. The research object is a pool of scientific publications indexed by the keywords "Internet of Things" and "Marketing" in the Web of Science database. The literature review has been done in article titles, abstracts, and keywords. This study includes data from 2008 to 2022 published in the mentioned subject areas. In the study, it has been tried to show the dynamics of publication efficiency and emphasize effective articles and reliable journals with the bibliometric analysis method. In addition, in the study, keyword associations in the articles, the number of publications of the countries, and the language they use were tried to be visualized. This study, which focuses on addressing the latest situation of IoT in social sciences in its relationship with marketing and systematically synthesizing future research directions, reveals its originality in order to guide and raise awareness for many marketers, considering that the trend in the field of marketing has not yet reached the expected level. In this context, bibliometric analysis was carried out through VOSviewer in order to convey the areas where the Internet of Things and the studies conducted together in the field of marketing are related and the authors-country-institution-journals that contribute the most to this field. The obtained data were interpreted through tables and maps and discussed in the conclusion part.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bizans imparatorluğu’nda evlilik ve kadın
Korunur, Harun
Kadınlar yaradılıştan günümüze hayatın içerisinde var olmuş, bazen kutsallaştırılmış bazen de cadı olarak görülmüş ve işkenceye uğramışlardır. Yaşam koşullarına bağlı olarak kimi zaman ön plana çıkmış kimi zaman da ikinci planda kalarak toplumdan soyutlanmışlardır. Pek çok imparatorlukta olduğu gibi Bizans imparatorluğunda da kadının yeri yadsınamaz. Bizans İmparatorluğu bin yılı aşkın bir süre varlığını devam ettiren önemli siyasî teşekküllerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu uzun süre zarfında kadın algısı ve kadının toplum içindeki yeri değişim göstermiştir. Hıristiyanlık dininin ve örfi alışkınlıkların etkisiyle kadın toplumdaki yerini almıştır. Her dönem toplumun temel taşı olan kadınların Bizans İmparatorluğu’nda sosyal yaşam içerisindeki varlıkları, annelik vasıfları, eş olarak görevleri, evlilik gelenekleri araştırmamızın konusunu oluşturmaktadır. Bizans İmparatorluğu’nun uzun süren varlığı boyunca kadınlara bakışı ve onların toplum içerisinde ne şekilde konumlandırıldığı genel bir anlatı ile kaynaklara dayandırılarak ve yorumlanarak bazen de özel örnekler verilerek anlatılmaya çalışılmıştır. Bu araştırmanın amacı Bizans toplumunda kadın algısı ve evliliğe bakış açısını irdeleyerek kadının Bizans tarihinde nasıl bir yere konumlandırıldığına ışık tutmaktır.
- MakaleAçık Erişim2023Yerel yönetimlerde kent konseylerine katılımın politika yayılım modeline göre incelenmesi
Boyali, Handan
Yerel yönetimler, bireylerin ortak ihtiyaçlarını karşılayan, kamusal mal ve hizmetlerin üretilmesi için çalışan, yerel halkın seçtiği organlar tarafından yönetilen kurumlardır. Biçimsel anlamda halkın kendi kendini yönetmesine imkan sağlıyor olmasına rağmen, halkın kamu yönetiminin görev ve yetki alanlarına giren konularda söz sahibi olabilmesi, halk katılımının tesis edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin başarısı katılım düzeyinin sağlanabildiği ölçüde olduğu görülmektedir. Bu bakımdan kent konseyi önem arz etmektedir. Kent konseyi, tarafsız bir yaklaşımla, yerel yönetimlerin yetersiz kaldığı noktaları aşmayı, doğrudan halkın sorun ve ihtiyaçlarını tespit etmeyi, modern belediyecilik açısından pratik çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra hemşehrilik bilincinin oluşturulması, kentin hak ve hukukunun korunması ve katılımcı demokrasiyi esas alması bakımından kent yönetimine yardımcı olmakta ve kentin gelişimine önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmanın amacında, yerel yönetimlerin halka yakınlığı ve yöneten ile ilişkilerinin gelişmesinde katılımcı demokrasinin uygulandığı kent konseylerinin Türkiye’de hangi koşullarda ortaya çıktığını ve ne ölçüde politika yayılımı noktasında uygulanabildiğini incelemektir. Dünyanın birçok yerinde halk egemenliğinin artarak devam ettiği bir sistemde halkın yönetime dahil olması en tabii haktır. Bu bakımdan farklı çalışmalarda kamu politika analizlerinin bu şekildeki uygulamalar üzerinden görünür kılınması konunun anlaşılabilirliği noktasında alana katkı sunacaktır. Çalışmada resmi mevzuat, Avrupa Birliği hakkında ulusal ve uluslararası yazın, internet kaynakları sunularak literatür taraması yöntemi uygulanmıştır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Effect of Longer Waiting Time During OCP and Pre-Applied Cleaning Potential In Corrosion Analysis of Zinc Metal
Cihangir, Salih
Tafel analysis is a widely accepted technique for corrosion studies in electrochemistry. A general literature search for one of the electronegative metals, zinc, revealed serious deviations in corrosion results. In order to understand the reasons behind these deviations, zinc metal was investigated at macro and micro levels during and after the Tafel corrosion analysis. In-situ macro surface investigation during the OCP period and Tafel analysis were performed, and it was found that the zinc surface undergoes proceeding corrosion attack following the immersion in 3.5 wt.% NaCl solution. In-situ macro surface analysis exhibited that the pre-oxidation of the surface proceeds as nonuniform at local regions. SEM-EDS and XRD analysis proved that the particular crystal planes of the zinc form ZnO with increasing immersion time. A linear sweep voltammetry (LSV) technique was applied to detect the oxygen removal and starting hydrogen evolution potentials. Three identical Tafel experiments were performed on samples without any treatment, and another three consecutive Tafel experiments were performed on the samples which applied pre-reduction potential. Obtained results revealed that in-situ pre-applied reduction potential just before the Tafel analysis cleaned the surface and allowed uniform oxide formation, resulting in the lowest standard deviation of the calculated Tafel elements.
AtıfOpenAlex8TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Türkiye’nin Jeopolitik Açılımı: Bir Uluslararası Örgüt Olarak Türk Devletleri Teşkilatı
Gündoğdu, Serkan
Devletlerin politik amaçlarına ulaşmak için bir araya gelerek oluşturdukları örgütler, uluslararası ortamda önemli rol oynamaktadır. 2021 yılında kurulan Türk Devletleri Teşkilatı da bunlardan bir tanesidir. Eski adı Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi olan örgütün temellerinin 2009 yıllarında atıldığı görülmektedir. Örgütün esas kuruluş amacının, Türk devletlerinin birbirleri arasındaki ilişkinin artırılması olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmada, Türkiye’nin dış politikasının jeopolitik anlamda Türk coğrafyasına yakınlaşması ve Türk Devletleri Teşkilatı olarak adlandırılan birliğin uluslararası kurumsal bir kimliğe sahip olmasına değinilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında uluslararası bir örgüt olarak seçilen Türk Devletleri Teşkilatı’nın oluşumu, kurumsal yapısı, üye ve gözlemci ülkelerin potansiyelleri hakkında bilgiler verilerek belli sınırlar çerçevesinde teşkilatın tanıtımı gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yazılı metin, internet kaynağı, resmi gazete, kurumsal içerikleri kapsayan nitelikte literatür taraması kullanılmıştır.
AtıfOpenAlex5TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2023Deep Learning-Based Automatic Helmet Detection System in Construction Site Cameras
Korkmaz, Adem; Ağdaş, Mehmet Tevfik
Ensuring worker safety in high-risk environments such as construction sites is of paramount importance. Personal protective equipment, particularly helmets, plays a critical role in preventing severe head injuries. This study aims to develop an automated helmet detection system using the state-of-the-art YOLOv8 deep learning model to enhance safety monitoring in real-time. The dataset used for the study consists of 16,867 images, with various data augmentation and preprocessing techniques applied to improve the model's robustness. The YOLOv8 model achieved a 96.9% mAP50 score, outperforming other deep learning models in similar studies. The results demonstrate the effectiveness of the YOLOv8 model for accurate and efficient helmet detection in construction sites, paving the way for improved safety monitoring and enforcement in the construction industry.
AtıfOpenAlex15TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2023Keman Eğitiminde Fizyolojik Rahatsızlığı Bulunan Bireylere Alternatif Parmak Numarası Yaklaşımı
Çit, Uğur
Müzik eğitiminin gelişim süreci geçmişten bugüne ilerlemeye devam etmektedir. Kullanılan çalgılar ve müziğe dair yaklaşımlar da bu ilerlemenin getirdiği yeniliklerden etkilenmektedir. Müziğin önemli bir basamağı olan çalgı eğitimi sürecin olmazsa olmazları arasındadır. Fakat fiziksel problemler çalgı icra etmeyi engellemekte ve bu konuda yeterli çalışmalar yapılmamaktadır. Müzik eğitiminin sadece bir topluluğa ya da belirli kriterlere sahip bireylere has olmadığı ve tüm bireylerin eğitimde eşit haklara sahip olduğu bir gerçekliktir. Toplumun tüm üyeleri gibi engelli bireylerin de çalgı eğitimi alma hakları vardır. Bu araştırmada keman eğitiminde (performansında) fizyolojik rahatsızlığı bulunan bireylerin kullandığı parmak numaralarına yönelik yaklaşımlar önerilmiştir. Bu yaklaşımlar bağlamında parmaklarından biri veya birkaçı olmayan ya da parmağı olup işlevsiz olan veya en az bir parmağını kullanabilen bireylerin keman çalma becerilerinin geliştirilmesi bireylerin müzikal gelişimlerinin ilerletilmesine ve ülkemiz eğitim müziğinin eksik kaldığı bazı noktaların tamamlanmasına yardımcı olacaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda kemanda birinci, ikinci ve üçüncü pozisyon için alternatif parmak numaraları yazılmış ve fizyolojik rahatsızlığı olan bireylerin de keman eğitim sürecine dahil edilmeleri için bir yol açmak adına alanda yapılacak olan çalışmalara kaynaklık etmesi için öneriler sunulmuştur. Üç adet alanında uzman keman eğitmeni ile görüşülmüş ve sonuç olarak parmak numaraları işlevsel bulunmuştur. Araştırmanın keman eğitimi kaynakları arasında ilk olması sebebiyle ilgili literatürde kaynak olacağı düşünülmektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Hâfız Sâlih’in Mensur Kırk Hadis Tercümesi
Kayaokay, Ilyas
Edebiyatımızda manzum, mensur yahut ikisi karışık yüzlerce kırk hadis tercümesi türünde eser vardır. Bunlardan manzum olanlar üzerinde çalışmalar yoğunlaşmış olup mensur hadis tercüme ve şerhleri ilgisiz kalmıştır. Bu makalede, mensur kırk hadis tercümesi geleneğine dikkat çekilerek daha evvel literatürde adı zikredilmeyen yeni bir mensur kırk hadis tercümesinin tanıtımı yapılmıştır. Söz konusu tercüme, Hâfız Sâlih b. Süleyman adında, 18. asırda yaşadığı tespit edilen bir mütercime aittir. Eserin bulabildiğimiz yegâne nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih koleksiyonunda, 05430-003 yer numarasıyla kayıtlı 125 varaklık bir mecmua içerisinde 41b-74b yaprakları arasında yer almaktadır. Tam adı; Hāẕā Kitāb-ı Ḥadīs-i Resūlu’llāh ‘Aleyhi’s-selām olan eserde, 11’i sahih olmak üzere seçilen kırk hadis; iki, üç satır hâlinde tercüme edilmiştir. Makalede, Hâfız Sâlih’in kim olduğu hakkında bilgi verildikten sonra mezkûr eserinin şekil ve muhteva hususiyetleri ortaya konulmuştur. Hadis tercümesinin Arap harflerinden Latin alfabesine transkripsiyonu yapılarak Hâfız Sâlih’in ve edebiyat ile hadis gibi müteaddid ilim dallarını yakından ilgilendiren eserinin, literatürde yerini alması hedeflenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2023Ziraat Odasına Bağlı Çiftçilerin Karşılaştıkları Tehlike ve Risklerin Sağlık Algısına Etkisi
Dokuzcan, Deniz Aslı; Yeşiltepe, Akgün; Karadağ, Gülendam; Ozturk, Aygul
Bu araştırma, ziraat odasına bağlı çiftçilerin karşılaştıkları tehlike ve risklerin sağlık algısına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı tipte olan araştırmanın örneklemini Güneydoğu Anadolu bölgesinde bir ilin ziraat odasına bağlı 366 çiftçi oluşturmuştur. Veriler tanımlayıcı form ve sağlık algısı ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Student t testi, One Way ANOVA, Pearson korelasyon, çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Post-hoc testlerden Bonferroni ve Tamhane analizi yapılmıştır. Sağlık Algısı ölçeğinin ortalaması 49.68±7.14’dir. Çiftçilerin; yaşı, eğitim durumu, sosyal güvencesi, yaşanılan yer, aile tipi, sağlığı düşünme durumu, ilaç kullanımı ile sağlık algısı ölçeği arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05). Sosyo-demografik değişkenler, çiftçilerin sağlık algısından elde ettiği puanlarında meydana gelen değişikliğin %34’ünü açıklamaktadır (R²=0.343). Ayrıca; 10 kg üstü ağırlık taşıma ve kaldırma, tarımsal ilaç ve toza maruziyet, çalışırken dikkat kaybı, kişisel koruyucu donanım kullanımı, iş sağlığı güvenliği eğitimi alma ve iş kazası geçirme göre sağlık algıları farklılaşmaktadır (p<0.05). Çiftçilerin, sağlık algısı düzeyi orta düzeydedir. Çiftçilerin sağlık algılarını artırmak için toplumsal temelli farkındalık çalışmaları yapılmalıdır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2023Bitlis Eren Üniversitesi Personelinin Beslenme Alışkanlıkları ve Beslenme Bilgi Düzeyleri
Yasan Güneş, Nubar; Kendilci, Esma Aksoy; Kendilci, Kenan; Altay, Sare
Bu araştırma, Bitlis Eren Üniversitesi’nde görev yapan akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarını, besin tercihlerini ve bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı kesitsel tipteki çalışmaya Bitlis Eren Üniversitesi’ndeki akademik ve idari personelden uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 250 personel katılmıştır. Çalışmaya dahil edilen personele kişisel bilgiler ve beslenme alışkanlıkları hakkındaki düşüncelerini içeren anket uygulanmıştır. Beden kütle indeksine göre katılımcıların %53,2’sinin (n=133) normal ağırlıkta, %38,8’inin (n=97) hafif şişman ve %7,6’sının (n=19) obez olduğu saptanmıştır. Katılımcıların %40,8’ inin öğün atladığı ve %35,6’sının bazen öğün atladığı belirlenmiştir. Akademik ve idari personelin günlük tükettikleri öğün sayısı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Akademik personelin %86,8’i, idari personelin ise %77,2’sinin doğal besinleri, işlenmiş besinlere tercih ettiği saptanmıştır. Personelin %41,6’sı bitkisel sıvı yağ, %34’ü zeytinyağı ve %11,6’sı bitkisel sıvı yağ ve zeytinyağı karışımını en çok tükettikleri yağ çeşidi olarak belirtmişlerdir. Akademik personelin idari personele göre zeytinyağı ve tereyağı kullanma durumu anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Bu araştırma sonucunda akademik ve idari personelin beslenme alışkanlıklarının ve bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu görülmektedir. Üniversite personeline yönelik beslenme bilgisini değerlendirmek ve geliştirmek için özel müdahalelere ihtiyaç bulunmaktadır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele

















