Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Gul, Muhammet(27)
- Celik, Erkan(14)
- Mete, Suleyman(10)
- Serin, Faruk(10)
- Yucesan, Melih(10)
- Serdar, Osman(9)
- Mahomoodally, Mohamad Fawzi(7)
- Zengin, Gokhan(7)
- Aslan, Alper(6)
- Onat, Onur(6)
- Topal, Murat(6)
- Yildirim, Numan(6)
- Ak, Gunes(5)
- Akkurt, Nevzat(5)
- Alataş, Mevlüt(5)
- Batan, Nevzat(5)
- Cevik, Mutlu(5)
- Erten, Fusun(5)
- Icier, Filiz(5)
- Yildirim, Nuran Cikcikoglu(5)
- Yön, Burak(5)
- Aksakal, B.(4)
- Angeloni, Simone(4)
- Aslan, N.(4)
- Cakilcioglu, Ugur(4)
- Caprioli, Giovanni(4)
- Erata, Hüseyin(4)
- Etli, Serkan(4)
- Gürler, Nedim(4)
- Ince, Muharrem(4)
- Işık, Erdem(4)
- Kaplan Serin, Emine(4)
- Kizilkoca, Mustafa(4)
- Kutlu, Banu(4)
- Maggi, Filippo(4)
- Orhan, Cemal(4)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(4)
- Pıhtılı, Güzin(4)
- Sahin, Kazim(4)
- Sançar, Taylan(4)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Üniversitenin kentin nüfus yapısına etkisi: gümüşhane örneği \r
Başaran, Erkin; Isik, Sevket
Türkiye’de özellikle 1990’dan sonra üniversite sayısında meydana gelen büyük artış, üniversitelerin başta ekonomik olmak üzere, çeşitli\retkilerini konu alan geniş bir literatür yaratmıştır. Bu literatür incelendiğinde üniversitelerin kentlerin nüfusu üzerindeki etkilerini temel\raraştırma konusu yapan çalışmaların sınırlı olduğu; üniversitenin farklı etkilerinin incelendiği araştırmalarda ise nüfus konusunun daha\rçok betimleyici bir veri olarak kullanıldığı görülür. Bu nedenle, kentlerin demografik profilini değiştirmedeki önemli rolüne rağmen,\rTürkiye’de üniversitelerin kentlerin nüfusunda hangi değişimleri yarattığı sorusuna somut bir yanıt bulmak güçtür. Oysa giderek artan\röğrenci ve personel sayılarıyla, üniversitelerin kentlerin nüfusunda yarattıkları değişimin boyutunu bilmek, kentlerin sadece fiziki\rgelişmesini ve planlamasını değil, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan ortaya çıkabilecek sorunların çözümü ve ihtiyaçların belirlenmesi\riçin de önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı da Gümüşhane Üniversitesi’nin kentin nüfus miktarında, yaş yapısında ve göç\rverileri üzerindeki etkilerine odaklanarak, giderek büyüyen literatüre katkıda bulunmaktır.\rÇalışmada, üniversitenin büyük bir kısmının Gümüşhane kentinde yer alması nedeniyle, nüfusa ilişkin en çarpıcı değişimlerin de burada\ryaşanacağı dikkate alınmıştır. Bu nedenle, öncelikle kent nüfusunun miktarı ve yaş yapısı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri temel\ralınarak incelenmiş ve üniversitenin kurulmasıyla meydana gelen değişimler ortaya konmuştur. Üniversitenin nüfus hareketleri\rüzerindeki etkilerinin belirlenmesinde, nüfusun doğum yeri bilgileri ile başka il nüfusuna kayıtlı nüfus verileri kullanılmıştır. Ancak,\rnüfusunun doğum yeri ve kayıtlı olduğu il bilgileri, veri sınırlılığı nedeniyle Merkez ilçe bütününde incelenebilmiştir. Üniversitesi’nin il\rbütünündeki nüfus hareketlerine etkisini sorgulamak amacıyla, Gümüşhane ilinin daimi ikamet verileri de değerlendirilmiştir.\rElde edilen sonuçlar, Gümüşhane Üniversitesi’nin kurulduğu 2008 yılından itibaren kentin nüfusunda önemli artış yaşandığını\rgöstermektedir. 2008 yılında 26.208 olan kent nüfusu, 2011’de 31.011’e, 2017 yılında ise 46.602’ye yükselmiştir. Kent nüfusundaki\rbüyüme, nüfus artış hızlarına da yansımış, 2007-2008 döneminde ‰ -66 olan artış hızı 2013, 2014 ve 2016 yıllarında ‰ 100’ü aşmıştır.\r2007 yılında üniversite öğrencilerinin kümelendiği 15-29 yaş grubunun kent nüfusundaki payı %29,1’ken bu oran 2015’te %43,9’a\ryükselmiştir. Varılan sonuçlardan bir diğeri de, üniversitenin Gümüşhane’nin göç verileri üzerinde de etkileri olduğu yönündedir.\rÜniversite kurulmadan önce, Merkez ilçe nüfusunun ancak %16’sı başka il doğumlulardan oluşurken, bu oran 2019’da %42’ye\ryükselmiştir. Merkez ilçe nüfusunda, başka illere kayıtlı nüfusun miktarında ve oranında da, büyük bir artış meydana gelmiştir. 2007\ryılında Merkez ilçe nüfusunun sadece %13,9’u başka illere kayıtlıyken, bu oran 2019 yılında %35,7’ye ulaşmıştır. Tüm bu sonuçlar,\rüniversitelerin özellikle küçük ve orta büyüklükteki kentlerin nüfus artışı, yaş yapısı ve nüfus hareketlerine yeni bir ivme kazandırdığını;\rbu kentlerin daha kozmopolit bir yapıya dönüşmesinde oynadıkları rolü ortaya koyması açısından önemlidir.\rGümüşhane kentinde, makalenin temel argümanlarıyla çelişki yaratan 2017’den sonraki nüfus azalmasında ise 2019 yerel seçimlerinde\ryaşanan seçmen hareketliliği ile COVID-19 pandemisinin etkisini gösteren bazı bulgulara ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex4TR Dizin3
İncele - Derleme MakaleYalnız künye2021Potential Role of Zeolite on Improvement of Aquaculture Sector
Danabaş, Durali; Dörücü, Mustafa
Aquaculture, which is very important in many regions of the world, attracts attention as the fastest\rgrowing sector in the livestock sector in our country. The share of our country's aquaculture\rproduction in the production of total aquatic products is increasing day by day. Studies have been\rcarried out to solve feed problems and importance has been attached to additives that reduce cost\rand feed conversion ratio (FCR) to contribute to feed quality. Zeolites came to the forefront as feed\radditives. Due to the gap between 20 and 50 % in the structure, the molecules can be taken into the\rstructures and they are named as molecular sieves. Zeolites are used for purposes such as controlling\rthe pollution in pools in the aquaculture sector, increasing the growth parameters of the fish by\rincubation, fish transport and removal of nitrogen compounds from aquarium water, increasing\rambient oxygen in aquarium and fish transport, and as feed additive. In Turkey, billions of tons of\rzeolite have been detected and clinoptilolite type zeolite is found mostly in the beds of AnkaraPolatlı-Mülk-Oğlakçı Region and Bigadiç, Şaphane, Gediz, Emet and Gördes Districts. We believe\rthat the use of zeolites produced in Turkey as a local and natural product as feed additive substance\rin the aquaculture industry in the aquaculture sector will contribute to the production of lower cost\rfish as well as contribute to the development of 2 different sectors (aquaculture and mining) in\rinteraction with each other.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2021Arşiv Belgelerine Göre Demokrat Parti Döneminde Eğitim Yatırım ve Ödenekleri
Yedek, Şahin
1950 yılında Demokrat Parti’nin iktidarı Cumhuriyet Halk Partisi’nden devralmasıyla Türkiye’de adeta\rfarklı bir dönem başlamıştır. Siyasi, askeri, sosyal ve iktisadi bakımdan kendine özgü gelişmeler yaşanan bu\rdönem, 1960 yılında yapılan askeri darbe ile son bulmuştur. Demokrat Parti döneminde, özellikle Milli Eğitim\rBakanlığı yatırımlarında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Eğitimin her kademesinde öğretmen, öğrenci ve okul\rsayısı bakımından üç kata yakın artış görülmüştür. Eğitim tarihi alanında yapılan çalışmalar ve resmi kurumların\ryayınladıkları istatistiklerle bu döneme dair gelişmeler nicel ve nitel açıdan değerlendirilmeye çalışılmıştır. Fakat\ryapılan yatırımların kentlerdeki yansımaları, ayrılan ödeneklerin hangi eğitim kurumunun inşası ve tamiratı için\rkullanıldığı konusu alanın eksik kalan tarafını oluşturmuştur. Çalışmanın odaklandığı bu konu, özellikle\rCumhuriyet dönemi arşiv kayıtlarından elde edilen bilgilerle ayrıntılı bir şekilde sunulacaktır. Kent eğitim tarihi\rçalışmalarına özellikle eğitim kurumlarının tarihçeleri açısından önemli katkı sağlayacak bu çalışma, ilköğretim,\rortaöğretim, özel eğitim, yetiştirme yurtları ve yükseköğretim yatırımları olmak üzere eğitimin her\rkademesindeki gelişmeler ayrı başlıklar altında sunulacaktır.\r
- MakaleAçık Erişim2021Türk Dış Politikasında Kamu Diplomasisi Pratiği (2002- 2013)
Gündoğdu, Serkan; Arafat, Mohammad
-
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Prevalence of Bağlama in Tunceli in the Context of Music Sociology and Its Relationship with Society’s Belief Structure
Yildirim, Tuncay
In this study, a large part of its population consisting of individuals owning of the Alevi faith in Tunceli\rmusic and society relationship are discussed over location and prevalence in society the Baglama’s transmitter\rand carrier main of Alevi music which is an instrument privileged because of the belief images he\rcarries for Alevis. The Bağlama’s of prevalence ın environments home and family of Alevis in Tunceli,\rvalues decreasing and increasing of people who play in the bağlama and these people relationship establish\rbetween Baglama and Alevi faith, is described through analysis of the data obtained using survey\rresearch techniques. Also cultural processes such as preservation of tradition and acculturation position\rof the baglama in Tunceli is briefly mentioned over its prevalence in society of Bağlama.\rIn the study, by random sampling considering differences gender and ageselected randomly people\rhundred sixty five was applied a questionnaire twenty six questions prepared with a person chosen from\rthe public and a music teacher who teaches baglama as well as faculty member statistician and sociologist.\rThe quantitative data obtained were carried out frequency measurements in computer environment\rwith SPSS (Social Package for Social Science) program. As a result of the research, in Tunceli of prevalence\rBağlama acording to other instruments, people establish a close relationship between baglama and\rtheir beliefs, has been determined that the belief elements are supported by the extensiveness and preservation\rof the bağlama through acculturation.
- MakaleAçık Erişim2021Pandemi Sürecinde Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Motivasyonu ve İş Doyumu
Namlı, Aysel Kızılkaya; Yücekaya, Mehmet Akif
Bu araştırmanın amacı pandemi sürecinde beden eğitimi öğretmenlerinin motivasyonu ve iş doyumunu\rbelirleyebilmektir. Bu amaçla araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini pandemi sürecinde uzaktan eğitimde ders veren 16 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre pandemi sürecinde uzaktan eğitim verirken beden eğitimi öğretmenleri etkili zaman geçirememektedir. Bunun sebebi olarak ise yüz yüze eğitim gibi olmadığını ifade etmişlerdir. Beden eğitimi\röğretmenlerinin tamamına yakını uzaktan eğitimde yaptıkları derslerin verimli olmadığını belirtmiştir.\rPandemi sürecinde öğretmen ve öğrencilerin derse katılım isteğinin düşük olduğu ve şartların uygun\rolmaması da araştırma sonuçlarında yer almaktadır. Bu süreçte öğretmenler bunun geçici bir süreç\rolduğunu düşünerek hem kendilerini hem de öğrencilerini motive ettiği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun iş doyumu sağlayamadığı belirlenmiştir. Bu sonuca paralel olarak yine büyük bir çoğunluğunun bu süreçte ek ders kesintisi olmasının kendilerine ve ailelerine\rsorun yarattığını sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex13TR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2021The Bryophyte Flora of Kümbet High Plateau (Dereli district, Turkey)
Alataş, Mevlüt; Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin
As a result of bryological researches in the Kümbet High Plateau of Giresun province (Turkey), a total of 289\rbryophyte taxa belonging to 131 genera and 64 families, of which are 50 liverworts and 239 mosses, were\rdetermined from 40 different localities. Among them, Neckera pumila and Pseudephemerum nitidum new to A4\rgrid square and all bryophyte taxa are new for Kümbet high plateau. Collected localities and substrata are presented\rat bryofloristic list.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021On the Ricci Curvature of Normal-Metric Contact Pair Manifolds
Sari, Ramazan; Ünal, İnan
In this study, we work on normal-metric contact pair manifolds under certain conditions related to the Ricci curvature. We obtain some results for generalized quasi-Einstein normal-metric contact pair manifolds. We prove that such manifolds are not pseudo-Ricci symmetric. Finally, we investigate Ricci solitons on normal-metric contact pair manifolds.
- MakaleYalnız künye2021Türkiye’de kamu denetçiliği kurumu (ombudsmanlık) imajına yönelik bir araştırma
Dursunoğlu, İsmail; Boyali, Handan; Gündoğdu, Serkan
Tarihi 18. yüzyıla kadar giden Kamu DenetçiliğiKurumu, kamu örgütlerini devlet adına denetleyenbir kurum olarak ortaya çıkmıştır. Kamu örgütlerinidenetleyerek vatandaşları idarenin keyfi uygulamalarına karşı koruması, devlet kurumlarını dışardanbağımsız ve tarafsız şekilde denetlemesi, yapılanbaşvurulara kısa süre içinde nihai çözümler üretmesi ombudsmanlık kurumunun önemini her geçengün artırmıştır. Böylece kamu idarelerindeki kötüyönetim en aza indirilerek, insan hak ve özgürlüklerine yönelik ihlallerin önüne geçilmeye çalışılmıştır.Dünyadaki gelişimine nazaran Türkiye’de Kamu Denetçiliği Kurumu ile ilgili çalışmalar daha geç ortayaçıkmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulmasına yönelik ilk girişimler 2006 yılında başlamıştır.2012 yılına gelindiğinde ise kurulum gerçekleşmiştir. Bu kurum, günümüzde birçok iletişim kanallarını kullanmak suretiyle etkili ve bağımsız bir şikâyetmekanizması oluşturmuştur. Vatandaşların gündelik hayatlarını kolaylaştırmayı, kamu idarelerinidaha ilkeli ve güçlü bir yapıya kavuşturmayı, idareile vatandaş arasında arabuluculuk misyonu üstlenmeyi amaçlayan Kamu Denetçiliği Kurumu, her geçen gün devlet ve halk nezdinde itibar kazanmayadevam etmektedir.Bu çalışmada Kamu Denetçiliği Kurumu’nun halktarafından bilinirliği, imajı ve nasıl algılandığı tespitedilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın amacı, Türkiye’denispeten genç bir kurum olan Kamu Denetçiliği Kurumu’nun imajını belirlemektir. CAWI yöntemininuygulandığı araştırma Türkiye örneklemini oluşturacak olan 26 ilde yapılmıştır. Çalışmada kurumimajına yönelik olumlu ve olumsuz bazı sonuçlaraulaşılmıştır
AtıfTR Dizin8
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Effect of Using Cow and Goat Milk on Antioxidant, Rheological andSensory Properties of Kefir
Icier, Filiz; Koca, Nurcan; Sabanci, Serdal; Çağındı, Özlem; Benzer Gürel, Duygu; Akyol, Merve Ildız
In recent years, demand for products produced with goat milk has been increasing. On the other hand, compared to cow's milk, component and flavour differences in goat milk can cause significant differences in the properties of products produced with goat's milk and affect the acceptability of the product. In this study, it was aimed to compare the antioxidant capacity, rheological and sensory properties of kefir produced with goat milk with those properties of kefir produced of cow milk. In this context, cow milk, goat milk and 1: 1 ratio of cow and goat milk kefir were produced, physico-chemical, rheological and sensory analyses were performed. It was determined that the rheological properties of all kefir samples exhibit pseudoplastic behaviour and are compatible with the power-law model. The apparent viscosity of the kefir produced by the goat milk was lower than cow milk kefir. It was determined that the total antioxidant capacity of goat milk kefir was higher than cow's milk kefir and a and b values were lower in colour. On the other hand, in goat milk kefir, panellists perceived lower consistency and kefir flavour, also its overall acceptability score was lower. The addition of 50% cow's milk to goat's milk influenced the condition of goat's milk. The sensory properties of the mixture milk kefir were similar to the sensory properties of the cow's milk kefir. Although the mixture kefir positive results, it has been concluded that further studies are needed to obtain better consistency and flavour in kefir production from goat milk.
AtıfOpenAlex5TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Ballakayati’nin (Erbil - Kuzey Irak) Yabani Gıda Bitkileri HakkındaGeleneksel Bilgiler
Çakılcıoğlu, Uğur; Behçet, Lütfi; Kawarty, Awara Mohammed A.m.a.
Bu çalışma, Ballakayati (Kuzey Irak - Erbil) ilçesinde yöre halkı tarafından gıda amaçlı kullanılan yabani bitkileri tespit etmeyi ve bu bitkilerin yerel adlarını ve kullanımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma 2016-2018 yılları arasında yaklaşık üç yıl boyunca gerçekleştirildi. Bu süre zarfında 62 bitki taksonu örneği toplandı. Bu çalışmada kullanılan bitkilerin literatür incelemesinde 59 taksonunun gıda amaçlı kullanıldığı tespit edilirken, literatür kayıtlarında üç bitkiye rastlanmamıştır. Yerel bitki isimleri, Kuzey Irak'taki yerel lehçelere göre farklılık gösterir. Yerel halk, ilçelerinde yetişen yabani bitkilerden yararlanmaktadır. Bu alanda yöre halkının 23 familyaya ait 62 taksonun gıda amaçlı kullandığı tespit edildi. En önemli gıda bitkileri Juglans regia L., Allium ampeloprasum L., Prunus dulcis (Mill.) D.A.Webb. Ayrıca gıda amaçlı kullanılan bitkiler kurutulup kış aylarında kullanılmak üzere depolanmaktadır. Bu alanda tespit ettiğimiz Carduus pycnocephalus L., Smyrnium cordifolium Boiss., Epilobium hirsutum L. gıda kullanımı ilk kez kayıt altına alındı. Bu çalışmada bu bitkilerin farklı kullanım şekilleri gözlemlenmiştir. Irak'ta etnobotanik çalışmaların sayısı giderek artmaktadır. Ancak, birçok yabani gıda bitkisinin geleneksel kullanımları henüz kaydedilmemiştir. Gıda güvenliği açısından yabani bitki taksonlarının yeterli bilgi olmadan kullanılmasından kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin yerel halka bildirilmesi gerekmektedir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Relationship of the Hot and Mineral Springs in Munzur and Pülümür Valleys (Tunceli) with the Tectonic Structures of the Region and their Hydrogeochemical Properties
Sançar, Taylan; Önal, Ayten Öztüfekçi
The N-S flowing Munzur and Pülümür Rivers, which have the largest drainage areas in Tunceli Province, merge in the city center, and continue as a single river towards the south. In the southern area, there are smaller drainage areas such as Dinar and Rabat. In this study, the hydrogeochemical properties of the hot and mineral springs located in the mentioned drainage areas and the relationship of these springs with the faults in the region were investigated. The most important structural element controlling the reaching of hot and mineral springs to the surface is the primary and secondary deformation structures of the right lateral strike-slip Nazımiye Fault Zone. PermoCarboniferous aged impermeable schists form the basement rocks in the area hydrogeologically. Permian aged marble and crystallized limestones are the reservoir rocks of the hot and mineral waters which are outcropped in the drainage areas of Munzur and Pülümür Rivers. The presence of Eocene-Miocene aged semi-permeable flysch and permeable limestones cover rocks in this recharge area of the reservoir rocks indicates that the system is open. The pH and electrical conductivity of the hot and mineral waters in the system change between 5.96-6.80 and 2231-2930 μS/cm, respectively. Temperature of these waters varies between 35 to 20°C when they reach up to the surface. The total amount of dissolved solids ranges from 1300 to 1600 mg /L. The most abundant cation present in the waters is Ca+2; the most abundant anion is HCO3-. The Na-K-Mg geothermometer results of the hot and mineral waters correspond to the immature waters where the water-rock relationship is not an equilibrium. The pH and electrical conductivity of the cold waters are between 6.66 to 7.28 and 471 to 891 μS/cm, respectively. All waters examined here are of the Ca-Mg HCO3 type
AtıfOpenAlex3
İncele - MakaleAçık Erişim2021Öküzgözü ve Boğazkere Üzüm Çeşitlerine Ait Çekirdeklerin Yağ Asit Kompozisyonu Bakımından Karşılaştırılması
Aydın, Sevinç; Karaca Sanyürek, Nesrin; Aritürk, Necmi
Bu çalışmada, Elazığ bölgesinde yetiştiriciliği yapılan Öküzgözü ve Boğazkere üzüm çeşitlerinin çekirdek yağlarının kalite kriterlerinin belirlenmesi, yağ miktarı ve yağ asit kompozisyonu bakımından karşılaştırılması amaçlanmıştır. Üzüm çekirdekleri doymamış yağ asitleri ve fenolik madde içerikleri bakımından oldukça zengindir. Bu özelliklerinden dolayı yemeklik yağ olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Çalışma, yöresel ticari olarak yetiştirilen iki kırmızı üzüm çeşidi olan Öküzgözü ve Boğazkere çekirdekleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu iki üzüm çeşidi, genellikle şaraplık olarak kullanılmaktadır. Şarap üretiminin yan ürünü olan üzüm çekirdeklerinin değerlendirilmesine olan ilgi son zamanlarda giderek artmaktadır. Tanımlanan yağ asitlerinin miktarları üzüm çeşitlere göre değişmektedir. Yaptığımız analizler sonucunda çekirdek yağlarının yağ asidi kompozisyonu; Miristik asit (0.36±0.02), Palmitik asit (20.45±0.67) ve Palmitoleik asit (5.80±0.10) miktarları karşılaştırıldığında, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerde, Öküzgözü üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Stearik asit (1.15±0.03), Oleik asit (19.40±0.4), Linoleik asit (54.75±0.69), α-linoleik asit (0.07±0.02) ve Gama-linolenik asit (0.24±0.01) miktarları karşılaştırıldığında ise Öküzgözü üzümlerine ait çekirdeklerde, Boğazkere üzümlerine ait çekirdeklerden daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Comparison of Current Metaheuristic Optimization Algorithms by Using Benchmark Functions
Kızıloluk, Soner; Can, Umit
There are dozens of metaheuristic optimization methods inspired by the swarm behaviors of creatures in nature, plants, human-specific phenomena, events in scientific fields such as physics, mathematics, biology and chemistry. These methods are successful in certain problems but not in all problems. Therefore, new metaheuristic methods are suggested by researchers frequently. In this study, for the first time, six up-to-date metaheuristic optimization algorithms, namely Jellyfish Search Optimizer, Carnivorous Plant Algorithm, Giza Pyramids Construction Algorithm, Gradient Based Optimizer, Student Based Psychology Optimization and Tunicate Swarm Optimization, were compared by using 10 mathematical benchmark functions with 10, 30 and 50 dimensions. According to the results obtained, Student Based Psychology Optimization gave the best results in 7 out of 10 benchmark functions. It was observed that Gradient Based Optimizer gave the best results in 4 benchmark functions. Carnivorous Plant Algorithm and Tunicate Swarm Optimization showed the worst performance. In order to compare in terms of time, algorithms were run at 1000 iterations in 50- dimensional benchmark functions. When the average run times obtained are examined, it is seen that Jellyfish Search Optimizer and Tunicate Swarm Optimization are the fastest running algorithms. Carnivorous Plant Algorithm and Student Based Psychology Optimization were the slowest running algorithms.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Investigation of Production Errors and Remedies Arising from the Mold and Material Used in the Plastic Injection Production Line
Taşgın, Yahya; Gökkoruk, Ali
Plastic injection molding is widely used in all areas of the industry. The most important reason for this is that seamless plastic products in desired shapes and sizes can be easily produced with injection molds. Plastic products are exposed to many different parameters during molding. Therefore, it is aimed to create correct production methods by seeing the effect of molding parameters. The purpose of this study was to determine the fast and correct method and minimizing the errors by detecting the manufacturing defects that may occur during the production of materials with different properties with plastic injection machines beforehand. As a result of this study, the problems caused by the air remaining in the mold during the production phase, the problems caused by the turbulence that may occur during the flow of the liquid raw material, the problems that occur in the areas where the flow paths overlap, the reasons for product loss, especially in thin-section parts, the adhesion of the part to the female mold, the product with burr, as well as problems such as distortion and gaps were determined and solutions were provided.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021PLC ve SCADA Kullanılarak Bir Orcik Üretim Sisteminin Otomasyonu
Gencer, Cetin; Üstündag, Aybıke
Orcik, Elazığ yöresinde üzümden ya da duttan elde edilen şıranın un ve özel bir toprakla bulamaç haline getirilipceviz dizili ipin bu bulamaca istenilen kalınlığa göre bir veya daha fazla kez batırılıp güneşte kurutulmasıyla elde edilenyöresel bir üründür. Bu çalışmada, Türkiye'de tüketiminin yanısıra Avrupa ülkelerine de ihraç edilen orciğin fabrikaotomasyon sistemi ile üretimine yönelik bir benzetimi yapılmıştır. Doğal klasik yöntemlerle üretilen orciğin her birüretim aşaması ele alınarak Programlanabilir Mantıksal Denetleyici (PLC) otomasyon sistemi ile tasarımı yapılmış veSCADA üzerinde benzetimi gerçekleştirilmiştir. Elektrikli makineler, hızla büyüyen otomasyon hızının bir sonucuolarak sektörün bir parçası haline gelmiştir. Geleneksel endüstriyel işlemler makinelerin manuel çalıştırılmasıyla olur vebu işlemler manuel müdahaleye bağlıdır. Bu süreç zaman alıcı ve pahalıdır. Endüstrilerdeki yönlendirme görevlerininotomatikleştirilmesi verimliliği arttırır. Minimal insan müdahalesiyle PLC gibi otomasyon araçları kullanılaraktekrarlayan sürecin otomasyonu, geliştirilmiş verim, azaltılmış işletme maliyetleri, geliştirilmiş üretim hacimleri, dahaiyi kalite kontrol ve endüstriyel güvenlik sağlanır. Tasarlanan sistemle, orcik üretiminin klasik yöntem yerine PLCtabanlı otomasyon sistemine geçişi amaçlanmıştır.
- MakaleAçık Erişim2021Factors Affecting Parental Mediation Strategies in Children’s Technology Use: A Systematic Review
Kurşun, Engin; Turgut, Yiğit Emrah; Aslan, Alper; Alkan, Rabia Üstündağ
Parents raise their children by using their own social, cultural, and financial resources. With the development of technology, parents started guiding their children in digital environments. In other words, parents attempt to regulate their children’s use of media while maximizing the benefits of media-rich digital environments for their children. This study aimed to examine, evaluate, and interpret the factors affecting parental mediation strategies through meta-synthesis method. A total of 16 studies were reviewed. The results revealed that demographic characteristics including age, gender, educational level, and socio-economic status, use of technology, parents’ attitudes and perceptions towards technology are the critical factors influencing parental mediation strategies.
AtıfOpenAlex22TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Grafen Katkılı Nişasta Filmlerinin Dielektrik Özelliklerinin Geniş Frekans Aralığında İncelenmesi
Torgut, Gulben; Gürler, Nedim
Bu çalışmada, gliserol ile plastikleştirilmiş patates nişastası (PN) filmlerine, farklı oranlarda (% 0.5, 1, 2) grafen (G) eklenerek döküm yöntemi ile hazırlanmış filmlerin dielektrik sabiti, dielektrik kayıp ve kayıp tanjantı gibi bazı dielektrik özelliklerinin frekansla değişimleri incelendi. PN’nın saf hali ve G ile hazırlanmış kompozitlerinin (PNG0.5, PNG1 ve PNG2) dielektrik sabiti (έ), dielektrik kayıp faktörü (ε՛՛) ve kayıp tanjantı (tanδ) değerleri oda sıcaklığında frekansın bir fonksiyonu olarak (100 Hz ile 10 kHz arasında) empedans analizör cihazı ile belirlendi. Nişastanın 1 kHz sabit frekans ve oda sıcaklığındaki dielektrik sabiti, dielektrik kayıp ve kayıp tanjantı değerleri sırasıyla 9.20, 4.45 ve 0.48 olarak bulundu. Ayrıca, farklı oranlarda G miktarının (ağırlıkça %0.5, %1 ve %2) filmlerin dielektrik özellikleri üzerindeki etkisi araştırıldı. G konsantrasyonu arttıkça dielektrik sabiti, dielektrik kayıp ve kayıp tanjantı değerlerinde, saf nişastaya göre önemli artış olduğu gözlendi.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Reuse of Industrial Metal Wastes as Partial Replacement of Aggregates in Mortar Production
Gülmez, Nihan
Sustainable waste management is becoming more and more important in the construction industry due to increasing waste costs as well as environmental effects. As a result of increasing level of wastes and environmental damage, the use of these wastes has become the focus for beneficial construction activities and sustainable industrial applications. This study presents experimental results on the effect of industrial wastes on the performance of cementitious mixtures. The scope of this study, therefore, was to assess the effect of waste aluminium on physical and mechanical properties of cement based mixtures prepared in different compositions. Consistency, bulk density, porosity, absorption, flexural and compressive strength tests were carried out on mixtures produced by using waste aluminium aggregates in different percentages instead of fine aggregate. Results showed that mixtures prepared with 4% aluminium aggregates had the highest water absorption and porosity. With the addition of %1 lathe waste, it was observed that the flexural behavior of mortar was maximum and the optimum percentage for flexural strength was noted. In addition, when mixtures produced with the same percentage of aluminium were compared, the amount of binder played a significant role on both compressive and flexural strength. Results have shown that to incorporate aluminium into mixtures can be a suitable solution for recycling in industrial applications.
AtıfOpenAlex5
İncele - MakaleAçık Erişim2021Gama Işımasının Kolza Takviyeli Polipropilen Kompozit Malzemenin Mekanik Özellikleri Üzerindeki Etkisi
Kismet, Yilmaz; Doğan, Akar
Bu araştırmada, kurutulmuş ve toz haline getirilmiş kolza bitkisi takviyeli polipropilen matrisli kompozit malzemenin, çekme, üç nokta eğilme ve Izod darbe mukavemetleri gibi mekanik özellikleri deneysel olarak incelenmiştir. Öncelikle matris malzemesi polipropilen olan ve ağırlıkça %5, %10 ve %20 oranında kolza içeren numuneler ekstrüzyon ve plastik enjeksiyon teknikleri kullanılarak üretilmiştir. Üretilen malzemelerin bir kısmı gama ışımasına tabi tutularak matris ve dolgu malzemesi arasındaki fiziksel bağlanma mekanizması güçlendirilmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda ışıma öncesi ve ışıma sonrası numunelerin mekanik özelliklerindeki değişimler araştırıldı. Yapılan testler sonucunda, çekme ve Izod darbe mukavemetleri, takviye olarak kullanılan kolza miktarının artması ile düştüğü, eğilme mukavemetinin ise arttığı gözlenmiştir. Gama ışımasına maruz bırakılan numunelerin çekme, eğilme ve Izod darbe mukavemetlerinde gama ışımasına maruz bırakılmamış numunelere göre artış meydana geldiği tespit edildi.
AtıfTR Dizin1
İncele















