Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2022
    İç göçler bağlamında trabzon dışında yaşayan trabzonlulara dair karşılaştırmalı bir analiz (2013-2021)

    Başaran, Erkin; Kılıçaslan, Aydın

    İç göç hareketliliği açısından Karadeniz Bölgesi’nin en önemli illerinden biri olan Trabzon, I. Dünya Savaşı süreci ve 1950’li yıllardan günümüze gelen zaman dilimi olmak üzere 2 ana dönemde ciddi bir göç akışına sahne olmuştur. Trabzon, hem Erzurum, Rize ve Samsun gibi çevre illerle hem de İstanbul, Kocaeli, Ankara ve Bursa gibi metropollerle önemli bir göç alışverişine sahiptir. Kuşkusuz geçmiş yıllardan beri süregelen bu göç akışları, birçok şehirde önemli miktarda Trabzonlu nüfus birikimini beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada Trabzon’un iç göç hareketliliği belirli göstergeler kullanılarak ortaya konulmuş ve Trabzonluların 2013-2021 döneminde en çok ikamet ettikleri iller karşılaştırmalı olarak ilçeler bazında mekansal analize tabi tutulmuştur. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Genel Nüfus Sayım ve Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerinin temel alındığı çalışmada bulgular tablo, grafik ve haritalarla gösterilmiştir. Araştırmada Trabzonluların Trabzon dışında en çok ikamet ettikleri İstanbul, Kocaeli, Ankara, Bursa ve Samsun illerinin merkezi aksında bulunan ve sosyo-ekonomik gelişmişliği yüksek ilçelerinde yaşadıkları tespit edilmiştir.

    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kyb'de kullanılan cam kumun kyb yük-deplasman ilişkisinin davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması

    Etli, Serkan

    Doğada atık olarak bulunan cam, özellikle son yıllarda sıcaklığın artmasıyla birlikte ormanlık alanlarda ve düzenli depolama alanlarında çıkan yangınların sebepleri arasında görünmektedir. Çalışma kapsamında atık sahalarından ve doğal ortamdan toplanan atık soda cam şişeleri öğütüldükten sonra 0.25-0.5 mm arasında eleklerden geçirilerek ayrıştırılmıştır. Bu cam kum ile üretilen kendiliğinden yerleşen beton (KYB), içindeki doğal kum ile değiştirilmiştir. Doğal kum ve cam kumu, hacimce %5 ila %35 arasında %5'lik artışlarla ikame edilmiştir. KYB, yönetmeliklerle ilgili standartları sağladığı taze özellik testleri ile test edilmiştir. Elde edilen karışımlardan 7 ve 28 günlük numunelerde gerilme-şekil değiştirme ilişkileri elde edilmiştir. Elde edilen bu ilişkiler literatürde sıklıkla kullanılan beton modeli ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Ortaya çıkan yük-deplasman ilişkilerinin özellikle 7 günlük yaşta iyi bir şekilde seçilen modele yakınsadığı ancak özellikle başlangıç kısmında 28 günlük yaşta kullanılan modelden ayrıldığı görülmüştür.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    AtıfOpenAlex10TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Investigation of the Changes in Rheological Properties of Purple Basil Sherbet Samples Concentrated by Ohmic Heating at Different Voltage Gradient

    Çevik, Mutlu; Eroğlu, Zeynep

    Purple basil is widely used medicinally and aromatically due to its essential oil properties, and it is a plant that stands out with its antibacterial, antimutagenic and antioxidant properties. It has been determined that purple basil has positive effects on health such as appetizing, insomnia, sputum, diuretical and antispasmodic. Purple basil contains high concentrations of anthocyanins and with these properties it stands out as a potential new source of stable red pigments for the food industry. In recent years, it has been seen that purple basil has been processed into different products such as tea and sherbet in order to benefit from its functional properties. With the processing of purple basil into different products, it is seen that the consumption of basil and basil products has increased by consumers. In this study, purple basil sherbet samples were concentrated at different voltage gradient values (14, 17 and 20 V/cm) under atmospheric conditions with ohmic heating up to 25% soluble solid content (SSC) and the changes in their rheological properties during the concentration process was investigated. The changes in the rheological properties of the purple basil samples were determined in the range of 1-148 s-1 shear rate values and measurement temperature was 25°C. The compatibility of different rheological models (Newton, Power-Law and Herschel-Bulkley) to the experimental data was statistically evaluated to determine the flow behavior index of the purple basil sherbet samples. It has been determined that the shear stress values increased as the shear rate values increased in all the process conditions. Similarly, at the same shear rate values, it was determined that the shear stress values increased as the SSC values increased. It has been determined that the best suitable rheological model was Herschel-Bulkley Model for all purple basil sherbet concentrates. It is thought that the results obtained will provide important data to the food and machinery industry for the installation of pilot and industrial scale ohmic heating systems.

    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    A comparative analysis of plato's and kautilya's approach of the ideal state

    Gökcan, Özkan

    The works put forward by thinkers, philosophers and statesmen about what qualities the ideal state should have and how it should be managed are among the most important sources of political science. It is possible to evaluate these works, which directly reflect the conditions of the period in which they were written, the experience and worldview of their authors, under two categories. In the works in the first category, a philosophical and sometimes utopian approach has been put forward regarding how the state should be, regardless of whether the ideal state design will be realized or not. In the works in the second category, the most ideal state design, which is likely to be realized, has been tried to be revealed based on the state experiences that have been or are being lived. In this study, the works named The Republic (Plato) and Arthashastra (Kautilya), which are the two closest examples of these two categories chronologically, are examined by subjecting them to a mutual analysis. The subject of the study is the comparative analysis of the similarities and differences between the ideas about the origin of the state, the ideal state, the ideal administrator and the ideal form of government in both works.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2022
    Yüksek frekanslı kripto varlık oynaklığının uzun hafıza ve stokastik özelliklerinin fıgarch modeli ile incelenmesi

    Işığıçok, Erkan; Eteman, Volkan

    Bu çalışmada, seçilmiş kripto varlıkların yüksek frekanslı gün içi varlık getirilerinin oynaklık (volatility) modelleri ve uzun hafıza özelliklerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bitcoin (BTC), Ethereum (ETH), Cardano (ADA) ve Binance Coin (BNB) olmak üzere, 4 farklı kripto varlığın, 1 günlük, 12 saatlik, 8 saatlik, 6 saatlik, 4 saatlik, 2 saatlik, 1 saatlik, 30 dakikalık ve 15 dakikalık frekans düzeylerinde gerçekleşen 36 getiri serisi FIGARCH (Fractional Integrated- Kesirli Bütünleşik/Entegre edilmiş GARCH) modeli özelinde ele alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ETH 30 dakikalık getiri serisi dışında, tüm serilerde uzun hafıza özelliğinin mevcut olduğu belirlenmiştir. Örneklem frekansının artması ile hataların bağımsız ve rassal dağılmakta güçlük çektiği, farklı örneklem frekanslarının uzun hafıza parametrelerinin ortalama olarak birbirine benzer olduğu, ancak bazı varlıkların çeşitli frekanslarının avantajlı bir yatırım stratejisi oluşturabileceği yönünde bulgular elde edilmiştir. FIGARCH modeli ile tüm koşul ve kısıtlar sağlanarak, 36 veri kümesinin 35’inin anlamlı ve iyi tanımlanmış olarak modellemede başarılı olduğu belirlenmiştir.

    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    İşsizlik endişesi ve bağlamsal faktörler: dezavantajlı üniversite öğrencileri örneği

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    İşsizlik endişesinin bireysel ve bağlamsal olmak üzere iki bileşeni olmasına rağmen, literatürde bireysel kısım daha çok araştırılmıştır. Bu, özellikle daha dezavantajlı genç nüfusu içeren az gelişmiş bölgelerde, gelecekteki işsizlik endişesinin bağlamsal boyutunun göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin en dezavantajlı üniversitelerinden biri olan Munzur Üniversitesi'ndeki üniversite öğrencileri arasında işsizlik endişesi ile bağlamsal faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Sonuçlar, makroekonomik performans, politik kayırmacılık ve üniversitenin niteliğine yönelik olumsuz algıların işsizlik endişesini arttırdığını göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Arşiv Belgelerine Göre Atatürk Döneminde Mahalli İdareler ve İmar Faaliyetleri

    Yedek, Şahin

    Cumhuriyet döneminde harap halde bulunan kentlerin modern görünüme kavuşturulası, vatandaşların çevre ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için her alanda çalışma başlatılmıştır. Osmanlı Devleti döneminde Avrupa ülkelerinden örnek alınarak kurulan belediye teşkilatları ve il özel idareleri gibi kurumlaraCumhuriyet döneminde çeşitli hukuki ve idari düzenlemeler yapılarak işlerlik kazandırılmış, imar faaliyetlerinin başat kurumları haline getirilmişlerdir. Anayasal düzenlemelerle kentlere ve köylere tüzel kişilik kazandırılarak, oluşturulan belediye, il ve köy meclisleriyle yerel mekanizmalar oluşturulmuş ve özellikle mahalli idareler vasıtasıyla imar faaliyetleri gerçekleştirilerek ülkenin bayındır hale getirilmesine çalışılmıştır. Bu dönem kapsamında, yapılan çalışmalar ve kazanımlara dair faaliyet raporları bazı kurumlarca kısmen yayımlanmıştır. Fakat tüm mahalli idare teşkilatlarının ülke genelinde yaptığı çalışmalara dair kapsamlı bir kaynak oluşturulamamıştır. Bu çalışma, Cumhuriyet Arşivi kayıtlarına göre yerel yönetim birimlerinin çalışmalarına odaklanacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde il özel idareleri, belediyeler ve köy idareleri hakkında bilgiler verilip, yapılan çalışmalardan elde edilen kazanımlar detaylı olarak sunulacaktır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Contributions to the Bryophyte Flora of Taurus Mountains

    Alataş, Mevlüt; Uygur, Ahmet; Ezer, Tülay

    In this study, as a result of the identification of bryophyte specimens collected from different localities and habitats of Antalya, Karaman, Konya and Mersin provinces, 118 taxa (6 liverworts, 112 mosses) belonging to 24 families and 53 genera were determined. Among them, 5 taxa are new records for C12 according to the Turkey bryophytes grid-square system of Henderson. Furthermore, 6 species are new for Antalya Province, 19 species are new for Konya Province and 8 species are new for Mersin Province. While Pottiaceae (33 taxa), Brachytheciaceae (17 taxa), Bryaceae (11 taxa) and Grimmiaceae (11 taxa) are the largest families in terms of number of taxa, Syntrichia (10 taxa), Ptychostomum (7 taxa), Fissidens (7 taxa) and Didymodon (7 taxa) are the most species-rich genera.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The effect of using phase change materials and examining the aspect ratio in an air-cooled system of a plate battery connected to a solar system

    Akkurt, Nevzat

    Lithium-ion batteries are widely used in the electronics industry to store electrical energy. One of the challenges with these batteries is that they heat up during operation, which can damage the battery. For this reason, this paper simulates the cooling process of a plate-type (BTP) lithium-ion battery pack. To control the temperature of the battery (T-B), a laminar air flow and a phase change material (PCM) are used. The PCM is placed in a heat sink around the battery. This evaluation is performed temporarily for four different dimensions of the PCM pack. The hot outlet of this system is used to provide the thermal energy required for a small residential building (THE) at a mild temperature. The BTP was also simulated using COMSOL. The results show that the use of larger heat sinks can increase the maximum (MAX) and average (AVE) temperature of the battery. The minimum T-B occurs at different times for the smaller PCM heat sinks. Also, when using a heatsink with a larger PCM volume, it takes longer for the PCM to fully solidify. A BTP with 5 or 50 battery cells can provide up to 3% or 30% of the THE required for the building.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2022
    Determination Some Physical Properties of Ground NiMnCoSn Magnetic Shape Memory Alloy Powders

    Say, Yakup; Kanca, M. Sait; Ozan, Ecem

    In this study, NiMnCoSn alloy was produced in the arc melting furnace and then grounded into small powder particles. After this procedure, particles of alloys were pelletized and heat treatment was applied to pellet alloys for 3 different temperatures (500 oC,700 oC and 900 oC). Differential scanning calorimetry (DSC), X-ray diffraction (XRD) and physical property measuring system (PMMS) were used for determining physical properties of samples. The biggest feature of NiMn-based shape memory alloys is that they are magnetically based. The feature that distinguishes magnetic shape memory alloys from traditional ones is that the shape memory effect is magnetic. For this reason, studies of NiMn-based alloys are becoming very popular. It was observed that, grounding procedure is effected all physical properties of NiMnSnCo shape memory alloys, seriously.

  • MakaleAçık Erişim2022
    A Method to Improve the Performance of JPEG Algorithm

    Özkaynak, Fatih; Artuger, Firat

    JPEG is one of the most widely used methods for image compression. In the JPEG image compression method, the quantization table used in the quantization step plays an important role. The quantization table significantly determines the quality of the image and the amount of compression. Therefore, the creation of the quantization table is seen as an optimization problem. In this article, rate-distortion approach, human visual system approach and meta-heuristic approaches have been explained in order to create more effective quantization tables. Then, a new table was obtained by taking the average of the neighbors of that value instead of each value in the JPEG quantization table. The results were tested on 5 different images using different quality factors. It has been found that the proposed table increases the compression ratio by 3.52% compared to the standard JPEG table, almost without sacrificing the quality of the images.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Identification of Power Quality Disturbance Signals with Stockwell Transform, ONE-R Feature Selection Method and Random Forest Algorithm

    Akmaz, Düzgün

    In this study, a method was applied to classify the Power Quality (PQ) distortion signals. In the method, a 2- dimensional Time-Frequency (TF) matrix was obtained by applying the Stockwell transform (S-transform-ST) to different PQ signals. Then, classification features were obtained with different entropy values of the obtained matrix and PQ signals. However, using all of the obtained classification features causes the performing method to become complicated. Therefore, in this study, the ONE-R feature selection method was used to determine the effective features in classification, to ensure high classification success with fewer features and a simpler structure. PQ disturbances were classified with the determined features and Random Forest (RF) algorithm. The simulation results showed that the method was successful. At the same time, the simulation results showed that the applied method, once trained, is also effective in the classification of different PQ disturbances with noise levels of 35 dB and above.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Investigation of Antigenotoxic Effects of Althaea officinalis L. in Drosophila Melanogaster

    Karabulut, Aygul Kılıç

    In this study, the antigenotoxic effect of Althaea officinalis L., which is a medicinal plant and is widely used in the treatment of many diseases, was studied. For this reason, the Drosophila wing spot test (SMART), an in vivo test that measures somatic mutation and recombination, was used. The antigenotoxic effect of A. officinalis against the mitomycin C (MMC) mutagen was investigated. After application studies, it was determined that 5 mg, 15 mg and 45 mg doses of dried herba of A. officinalis, could suppress DNA damage caused by MMC. As a result of the application of 5mg, 15mg and 45mg doses it was determined that the total number of spots induced by MMC was inhibited by 3.66%, 1.83% and 2.03%, respectively. According to the data obtained, it is thought that A. officinalis contains some antigenotoxic factors.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2022
    Güney Doğu Anadolu Bölgesi Sülük Faunasının Araştırılması

    Pala, Ayşegül; Dörücü, Mustafa; Saglam, Naim; Sesli, Ahmet; Özbay, Özkan; Balci, Mustafa; Kılıç, Ali; Özbey, Nurten; Demir, Timur; Arca, Selami

    Bu çalışma, Ocak 2012- Aralık 2014 tarihleri arasında Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan yedi ilde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin ve Şanlıurfa) bulunan akarsu, baraj, göl, gölet ve sazlık alan olmak üzere toplam 169 tatlısu habitatında sülük faunasının belirlenmesi amacıyla yürütüldü. Sülük örnekleri habitatın özelliğine göre birim zaman, birim çerçeve (Sülük toplama çerçevesi) ve Ekman kepçesi yöntemiyle toplandı. Toplam 169 sulak alanın 53’ünde sülük tespit edildi. Çalışma süresince toplanan sülük örnekleri su bulunan 0,5-1,0 L’lik pet bidonlarla laboratuvara taşındı. Sülük örnekleri önce % 10 etanol içinde bayıltıldı, sonra %70 alkol veya %4 formalin içinde tespit edildi. Toplanmış olan sülükler morfolojik özelliklerine göre stereo mikroskop altında teşhisi yapıldı. Bu çalışma sonunda , Güneydoğu Anadolu Bölgesi sulak alanlarında Albolossiphonia heteroclita, Albolossiphonia sp., Dina apathyi, Dina sp., Erpobdella octoculata, E. testacea, Erpobdella sp., Helobdella stagnalis, Hirudo sulukii, Placobdella costata ve Placobdella sp. olmak üzere altı soya ait toplam 11 farklı sülük türü belirlendi. Söz konusu çalışma kapsamında tesbit edilen H. sulukii dünya için 2016 yılında tanımlanmış bir tıbbi sülük türü olup, bölge halkı tarafından geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları çerçevesinde kullanılmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Machine Learning-Based Effective Malicious Web Page Detection

    Utku, Anıl; Can, Umit

    The use of the Internet is becoming more and more widespread day by day, putting millions of users at risk of cyberattacks. Especially during the Covid-19 epidemic, internet usage has increased significantly and various cyber-attacks have been made through malicious websites. With these attacks, much information such as people’s private information, bank information, and social information can be captured. Many methods have been developed to prevent cyber-attacks. In particular, methods that use machine learning methods other than traditional methods give more successful results. In this study, it has been tried to automatically detect malicious websites by using the URL properties of malicious websites. For this purpose, popular machine learning methods such as DT, kNN, LightGBM, LR, MLP, RF, SVM, and XGBoost were used. According to the experimental results, the RF algorithm achieved 96% accuracy.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Normal ve %4NaCl Çözünürlüklü Kür Edilmiş Düz ve Nervürlü Donatılı Farklı Dayanımlı Betonlar İçin Donatı Aderans Kaybının Hızlandırılmış Korozyon Deneyi İle Belirlenmesi

    Akgül, Melek; Doğan, Orhan

    Birçok yapı alanında yapı malzemesi olarak ilk sırada tercih edilen betonun, yüksek olan basınç dayanımının aksine, düşük olan çekme dayanımını artırmak ve eğilme gerilmeleri altında gevrek göçmeyi önleyebilmek için çelik çubukların takviyesi ile betonarme sistemler oluşturulmuştur. Betonun sağlamış olduğu yüksek alkalin ortam, betonarme donatısı ile beton arasındaki aderansın sağlanabilmesi ve donatının korozyondan korunabilmesi için betonarme elemanlarda aranan en önemli kriterlerdendir. Geçirgen bir yapıya sahip olan beton, agresif kimyasallara maruz kalması halinde zamanla korozyona uğrar ve beklenen durabiliteyi sağlayamaz. Korozyon, donatının içinde bulunduğu ortam ile kimyasal ve/veya elektrokimyasal reaksiyona girerek metalik özelliklerini kaybetmesidir. Betonarme donatısında kesit kaybına neden olmanın yanında, korozyon; donatı ile beton arasındaki aderansın da azalmasına veya yok olmasına neden olmaktadır. Günümüzde betonarme yapılar, kendi zati ağırlıklarına, servis ve sismik yüklere göre boyutlandırılır. Ancak, analizlerde korozyon dikkate alınmadığından, zamanla donatının aderans ve kesit kaybına uğraması nedeniyle, yapıların depremde hasar görmesine veya yıkılmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada, donatıların korozyona bağlı aderans kaybını belirleyebilmek için hazırlanan deney numuneleri, Türkiye’deki mevcut betonarme yapıları temsil edecek şekilde tasarlanmıştır. Parametre olarak 5 farklı beton grubu, 2 farklı donatı türü ve 2 farklı kür şartı değişken alınıp, numuneler hızlandırılmış korozyon deneyine tabi tutulmuş, aderanstaki dayanım değişimi grafikler ve tablolar ile değerlendirilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Rijit Bodrum Perdelerinin TBDY 2018 ile Tasarlanan Az Katlı Yapılardaki Etkisi Üzerine Bir İnceleme

    Etli, Serkan

    Çalışma kapsamında rijit bodrum perdelerinin 6 katlı betonarme bir binanın davranışına etkisi incelenmiştir. İncelenen yapının tasarımı, TBDY-2018'e uygun olarak 3 boyutlu olarak SeismoStruct yazılımında gerçekleştirilmiştir. Bunun için bina ilk etapta ZD sınıfı katta rijit bodrum perdeleri ile tasarlanmıştır. Daha sonra bu rijit bodrum perdeleri kaldırılarak ikinci bir yapı elde edilmiştir. Sonuç olarak bu iki yapının yatay yükler altındaki performansları incelenmiştir. Her iki durumda da yapılar 3 boyutlu olarak incelenirken doğrusal olmayan statik itme analizlerine tabi tutulmuştur. Modeller, iki farklı yatay yükleme koşuluyla doğrusal olmayan artımlı statik itme analizi ile her iki tasarım yönü için analiz edilmiştir. Sonuç olarak, rijit bodrum perde duvarlı ve perdesiz binanın performans faktörleri, aşırı güç faktörü, doğal aşırı güç faktörü, süneklik ve rijitlik faktörü değerleri açısından karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex4TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Tunceli Müzesi’nde Bulunan Bir Grup Mühür

    Danışmaz, Harun; Şahin, Özgür

    Bu çalışmada Tunceli Arkeoloji Müzesi depolarında yer alan beş mühür değerlendirilecektir. Mühürlerin üçü silindir diğer ikisi ise damga biçimindedir. Keban Barajı Havzası’ndan toplandığı anlaşılan bu mü- hürlerin kesin tarihlemesini yapmak oldukça zordur. Fakat mühürlerin tipolojisi ve motifler üzerinden yapılan karşılaştırmalarda birinin Cemdet Nasr dönemine tarihlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumu Ke- ban Havzası’nda yapılan kazılardan elde edilen veriler de desteklemektedir. En yakın benzerlerinin yine Keban Barajı alanında yer alan Norşuntepe’de bulunması dikkat çekicidir. Kalan iki silindir mühürden biri mö II bin yıla tarihlendiği ve en yakın benzerlerinin Suriye bölgesinde olduğu anlaşılmaktadır. Diğer silindir mühür ise mö I. binyıla tarihlenmektedir. Mühür bezemeleri üzerinde yapılan karşılaştırmalarda bunların Anadolu, Suriye ve Mezopotamya etkileri olduğu görülmektedir. Bu çalışmada değerlendiri- len damga mühürler ise Demir Çağı’na tarihlenmektedir. Özellikle damga mühürlerin birinin üzerinde bulunan kartal figürü Urartu Krallığı’nda mö 7. yüzyılda yaygın olarak kullanılmaktadır. Formundan hareketle konik biçimli damga mührün de Urartu Dönemine tarihlenebileceği söylenebilir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Kentin simgesini görünür kılmak: kızkulesi’nden kızkalesi’ne bir aydınlatma diyaloğu

    Akar, Tuba; Güngör, Gizem Nur

    Kültür varlıklarının profesyonel aydınlatılması konusu başlı başına bir tasarım problemi iken kültür varlıklarının kentsel simge değeri olduğu durumlarda aydınlatma tasarımı çok daha ayrıcalıklı bir hal almaktadır. Tarihi kentlerde kentsel simgelerin aydınlatılması dünyada ve ülkemizde giderek yaygınlaşan bir uygulamadır. Bu uygulamaların profesyonel ve nitelikli tasarımlar olabilmesi için mimari, teknik, ekonomik ve ekolojik hassasiyetlere sahip olması gerekmektedir. Bu çalışmada, öncelikle tarihi kent simgelerinin aydınlatılması konusu kentsel ölçekte ve tekil ölçekte ele alınmış ve uluslararası örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Kentsel simge aydınlatması ile ilgili aktarılan bilgilerle bir teorik altyapı oluşturulmuş ve bu bilgiler ışığında İstanbul’ kentinin simgesi olan Kızkulesi ile Mersin kentinin simgesi olan Kızkalesi arasında simgesel değerleri baz alınarak bir aydınlatma diyaloğu kurulmuştur. Kızkalesi’nin mevcut aydınlatmasının tarihi yapının kültür varlığı değerleriyle bağdaşmaması, bu diyaloğun kurulma ihtiyacının temel sebebidir. Bu noktada Kızkulesi’nin profesyonel ve nitelikli aydınlatması bu aydınlatma diyaloğunun öncüsü olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda Kızkalesi’nin geçmiş aydınlatma süreçleri de göz önünde bulundurularak mevcut aydınlatması eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmış ve Kızkalesi’nin de nitelikli bir aydınlatmaya sahip olması gerekliliği vurgulanmıştır.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    The memorıals of pir sultan

    Daimi, Cengiz

    There has been a lot of research on Pir Sultan and the Guild of Pir Sultan, his personality and his struggle. However, a part of his memorials has been handled by disconnecting them from the context of all other themes. These are the Guild of Pir Sultan in Tunceli/Dersim and the Pir Sultan Memorial Center in Azerbaijan. We have determined four important memorials while tracking Pir Sultan in the historical course. These are Sivas - Banaz, Tokat-Çambulak, Dersim-Hacılı and Ganja-Pir Sultan Memorial in Azerbaijan. There is sufficient literature on the first two of these memorials. However, our knowledge about the last two memorials is either limited or nonexistent. Pir Sultan was exiled before his execution and went to Iran-Ardabil, and after his return he lived in Dersim for 15 years in exile. The Domicile of Pir Sultan and the Guild of Pir Sultan, located today in Pülümür-Hacılı, dates back to his years of exile. Having a 500-year history, this Guild and Domicile constitute an important place in the culture of faith. The Pir Sultan Visitor Center, the Pir Sultan Mountains and the village of Pir Sultan, located in Azerbaijan-Ganja, also have a respected place in this region. These sacred places have their own creations, which are reflected in the Azerbaijani folk literature. Our research is based on the last two memorials. Commemorating Pir Sultan Abdal only within the surroundings of Sivas and Tokat will narrow down his space. Therefore, the research on Pir Sultan should be concentrated on the last two memorials as well. These last memorials are still untouched. Field research should be concentrated in this area. Archives should be re-examined in the context of these memorials.

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele