Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2015
    Journey to the holy land: jerusalem travels of some emperors, crown princes and dignitaries (1855-1901)

    Satış, İhsan

    People from different parts of the world have been visiting Jerusalem for the purposes of becoming pilgrims, seeing historical and sacred sites, and satisfying their curiosities from the past to recent days. Emperors, crown princes and dignitaries had also visited Jerusalem as ordinary people have done. While, however, ordinary people have been motivated by religious sentiments, emperors, crown princes and dignitaries, in addition to religious sentiments, have been motivated by political factors as well. Visitors to Jerusalem have also supported the members of their own religions and religioussects both financially and spiritually. Based on the Ottoman archives, thisstudy aims to identify the emperors, crown princes and dignitaries who visited Jerusalem between1855-1901, and focuses on their activities whilethey were in Jerusalem. While, however, the Ottoman archives give information on theidentity of theroyal visitors, they fail to provide us sufficiently with theinfor- mation on thereal purposes of their visits.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Yemekhaneler ve kantinlerde iç hava kalitesi ile ilgili ölçüm sonuçları ve analizi -Tunceli Üniversitesi örneği

    Işık, Erdem; Çibuk, Serkan

    İç hava kalitesi günümüzde insanların sağlığı ile çalışma performansı açısından doğrudan ilişkili olduğu için önem kazanmaya başlamıştır. İç hava kalitesi genellikle kapalı mahallerde yaşayan insanlar için önem arz etmektedir. Özellikle üniversitelerin yemekhaneleri ve kantinlerinde öğrencilerin sağlıkları ve öğrenme performansları üzerinde iç hava kalitesinin önemli ve olumlu etkileri vardır. Bu çalışmanın temel amacı, ülkemiz için henüz yeni ve önemi gittikçe artmakta olan iç hava kalitesinin öncelikle yüksek öğretim kurumlarında incelemesini yaparak, konunun önemini ve durumunu tartışmaya açmaktır

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Türk Hariciye Raporlarına Göre İspanya İç Savaşı (1936-1939)

    Sertel, Savaş

    İspanya tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. İklimi, coğrafyası, tatlı su kaynakları ve bitki örtüsüyle dünyada yaşamaya en elverişli yerlerden biridir. Bundan dolayı pek çok topluluk burada yaşamıştır. Özellikle Endülüs Emevi Devleti'nin burada kurulması İspanya için çok büyük bir şans olmuştur. Avrupa'nın barbar, İslam dünyasının en ileri medeniyet olduğu dönemlerde bu coğrafya Avrupa'nın en büyük filozof ve bilim adamlarını yetiştirmiştir. İbn Rüşt, İbn Meymun gibi âlimler Avrupalı öğrencilere dersler vermiştir. Avrupa'da Krallar kütüphanelerinde birkaç bin cilt kitapla övünürken, Endülüs Halifesinin kütüphanesinde 400 bin cilt kitap yer almıştır. Reconquista ile yok edilen Müslüman ve Yahudiler İspanya'nın zenginliğini ve medeniyetini de götürmüştür. Buna karşılık İspanya yeni bir şey bulmuştur. Coğrafi keşifler ve altın. Uzun bir süre dünyanın en büyük sömürge ve kan imparatorluğu olan İspanya XIX ve XX. Yüzyılda hızla kan kaybederek İber yarımadasına çekilmiştir. Zamanla ekonomisi ilkel tarıma dayanan İspanya Avrupa'nın en güçsüz ülkelerinden biri olmuştur. Bu süreçte Krallık, diktatörlükler, askeri darbeler ve cumhuriyetler kurulmuştur. Güçsüz İspanya bu süreçlerde sürekli darbeler ve darbe provaları yapmıştır. 1936'da meşru hükümete karşı ordu bir kez daha isyan etmiştir. Ancak bu kez isyancılar dış güçlerin limitsiz yardımıyla beslenmiştir. Empreyalist devletler 1936-1939 yıllarında yapılan kanlı iç savaşın finansörü olmuştur

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Yavru Nil Tilapyalarında (Orerochromis niloticus L.) Büyüme Performansı ve Vücut Bileşimi Üzerinde Yemleme Sıklığının Etkisi

    Bilgüven, Murat; Kurt Kaya, Gülderen

    Bu çalışmada Nil Tilapyalarının büyüme performansı, ortalama yem tüketimi, yemden yararlanma oranı ile toplam vücut ve karkas kompozisyonu üzerinde yemleme sıklılığının (günde 1, 2, 3 ve 6 öğün) etkisi araştırılmıştır. Denemede, ortalama ağırlığı 9.39±0.19 g olan 420 adet Nil Tilapyası kullanılmıştır. Bu amaçla her biri 3 paralelden oluşan 4 grup oluşturulmuş ve çalışma 10 hafta sürmüş olup, her bir tanka 35 adet balık stoklanmıştır. Çalışmada % 35 ham protein (HP) ve 11.7 MJ/kg sindirilebilir enerji (SE) içeren ticari bir yem kullanılmıştır. Deneme sonunda, ortalama canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yemden yararlanma oranı, proteinden yararlanma oranı ve özel büyüme oranı bakımından gruplar arasında önemli fark bulunmuştur (P<0.05). Bununla beraber, gruplar arasında karkas bileşimi bakımından gözlenen farkın da önemli olduğu gözlenmiştir (P<0.05). Sonuç olarak, büyüme oranı üzerinde yemleme sıklığının yavru balıklarda önemli bir etkisinin olduğu ancak büyümeyle birlikte bu etkinin azaldığı söylenebilir

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Stomach contents of the Lesser Spotted Dogfish, (Scyliorhinus canicula (Linnaeus, 1758)) inhabiting Northeastern Mediterranean

    Başusta, Nuri; İfakat Özca, Ebru

    In this study, stomach contents of 604 specimens of Scyliorhinus canicula (Linnaeus, 1758) obtained from the Northeastern Mediterranean between May 2012- March 2014 were examined to determine diet regime. 482 of the sampled fish (79.8%) had stomachs containing food. For each prey group, percentage numerical presence, percentage weight, frequency of occurrence and relative importance index (% IRI) values were calculated. The most important prey groups for S. canicula living in the Northeastern Mediterranean were Crustaceans and fishes (with IRI= 50.08% and IRI = 46.7% respectively). The second group was Cephalopods with IRI = 2.3 %. Spinculidae (IRI = 0.92%) was the rare prey group

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Little Lord of Union and Progress: Minister of Rationing Black Kemal’s Life and Activities

    Yedek, Şahin; Sertel, Savaş

    Head of Union and Progress Governance Ahmet Kemal Bey was known by the name of “Küçük Effendi” and “Kara Kemal”. There were two Kemal in governance for this reason he was known as “Kara Kemal.” The other Kemal is known as “Sari Kemal” was Mustafa Kemal. Talat Pasha was called as “Büyük Effendi” and Kara Kemal was called “Kücük Effendi.” During he was in management of Union and Progress Governance, he took the duty of Minister of Food, agriculture and live stock for a while. He was sentenced with capital punishment by defaultly with some unionist because of assassination attending to Mustafa Kemal in Izmir in 1926. While lots of people were being arrested because of Izmir assassination attempt, he was disappeared before trials. While trial was going on he was arrested by the police in his house in Istanbul and suicide queerly. Trials of Ankara independence court were going on after Kara Kemal’s death

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Keban Baraj Gölü Kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) Avcılığında Hedef Dışı ve Iskarta Av Oranlarının Belirlenmesi

    Yüksel, Fahrettin; Yildirim, Tacettin; Çoban, M. Zülfü; Küçükyılmaz, Mehmet; Kurtoğlu, Mehtap; Ber, Abdulmutalip; Demirol, Ferhat; Gündüz, Fatih

    Bu çalışma, Keban Baraj Gölü'nde yapılan kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) avcılığında hedef dışı ve ıskarta av miktarının tespiti amacıyla yapılmıştır. Araştırma kapsamında, bölgede yaygın olarak kullanılan "D" formlu, tek girişli, çift venterli, 5 çemberli ve germeli olarak yapılandırılmış, 36 mm göz açıklığına sahip 200 adet kerevit pinteri kullanılmıştır. Keban Baraj Gölü'nde ticari olarak kerevit avcılığı yapılan; Keban, Ağın ve Çemişgezek avlak sahalarında 2012 yılının Haziran - Ağustos ayları arasında toplam 17 avcılık operasyonu gerçekleştirilmiştir. Bölgede ticari kerevit avcılığı yapan balıkçılarla anket çalışması yapılarak, pinterler ile yakalanan hedef dışı ve ıskarta avların türleri belirlenmiştir. Avcılık denemelerinde hedef tür olan A. leptodactylus dışında 14 farklı türden bireyler yakalanmıştır. Çalışma süresince avlanan toplam 186 kg ürünün, 29,2 kg'ı (% 15,66) hedef av, 2 kg'ı (% 0,91) tesadüfi av, 155 kg'ı (% 83,43) ise ıskarta av olarak sınıflandırılmıştır. Keban Baraj gölü kerevit avcılığında ıskarta oranı 5,33 olarak hesaplanmıştır. Bir başka ifadeyle yasal av boyunda (>=10 cm) 1 kg kerevit yakalayabilmek için 5,33 kg ıskarta av yapıldığı tespit edilmiştir. Iskarta ölüm oranı Acanthobrama marmid türü için % 14,9, diğer türler için % 0,3, tüm türlerin geneli için ise % 10,8 olarak hesaplanmıştır.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Arşiv belgelerine göre inönü döneminde türkiye- hindistan ilişkileri

    Sertel, Savaş

    Hindistan dünyada en fazla ilgi çeken bölgelerden biridir. Bunun en büyük sebebi tropik iklimi, verimli tarım arazileri, uzun nehirleri ve ürün çeşitliliğini fazla oluşudur. Tarih boyunca insanlar yaşamaya elverişli ılıman iklime sahip su kenarlarını tercih etmişlerdir. Bundan dolayı da Hindistan coğrafyası çok eski medeniyetleri ev sahipliği yapmıştır. Sulak arazilerinin fazla olmasından dolayı bölgede hayvan çeşitliliği de fazladır. Asya fillerinin en yaygın yaşadıkları coğrafya olan Hindistan'da filler ortaçağ savaşlarında tank vazifesi görmüştür. Hindistan Türkleri çok eski çağlarda tanımıştır. Bölgede Sakalar, Kuşhanlar ve Akhunlar hüküm sürmüştür. Bu Hint diline de etki etmiştir. Türkçe Hint diline çok etkilemiştir. Bununla birlikte Türkçe Hindistan'da konuşulan yerel dillerden biridir. Osmanlı döneminde ise Türk-Hint ilişkileri olması gereken düzeyde yer almamıştır. Osmanlılar bölgeyi istila eden Portekizlilere karşı Hindistan'a donanma göndermiştir. Ancak istenen başarı elde edilememiştir. Hindistan zamanla İngiliz sömürgesi haline gelmiştir. Buna rağmen Hint Müslümanları Osmanlı Padişahlarını dini önderleri ve halifeleri olarak tanımıştır. Osmanlı'nın yaptığı Tarblusgarp, Balkan ve I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı'yı maddi olarak desteklemiştir. Bu destek Kurtuluş Savaşı yıllarında da devam etmiştir. Bizzat Atatürk adına yüz binlerce lira para gönderilmiştir. Ancak Halifelik kaldırılınca buna büyük tepki göstermişler ve Türkiye'ye karşı ilgisiz davranmışlardır. İnönü döneminde ise ikili ilişkiler ticari düzeyde kalmıştır. Hindistan 1947'de bağımsızlığını kazandıktan sonra Türkiye'de büyükelçilik açmıştır

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Demokrat parti döneminde türkiye-belçika ilişkileri

    Sertel, Savaş

    Belçika Avrupa'nın en küçük ve en yoğun nüfuslu ülkelerinden biridir. Kurulduktan çok kısa bir süre sonra dünyanın en büyük sanayilerinden biri haline gelmiştir. Zengin kömür ve çelik madenlerine sahip olmuştur. Ayrıca sömürgelerinden getirdiği kauçuğu da dünya piyasalarına satarak zenginleşmeye başlamıştır. Tarafsızlık politikası ve gelişmiş sanayisi ile Osmanlı Devleti'nin en fazla ticaret yaptığı ülkelerden biri olmuştur. Osmanlı Devleti ihtiyaç duyduğu silahların büyük bir kısmını Belçika'dan almıştır. Belçika, ABD ile birlikte Osmanlı'nın tüfek ihtiyacının en önemli sağlayıcısı olmuştur. İlerleyen süreçte Osmanlı Devleti'nin elektrik, tramvay, doğalgaz ihalelerinin büyük bir kısmını da Belçikalı firmalar almıştır. Lozan'ı ve dolayısıyla Türkiye'yi tanıdıktan sonra cumhuriyet yönetimi de Belçika ile ticari ilişkilerini geliştirmiştir. Bu ilişkilerden karlı çıkan Belçika olmuştur. Güçlü bir sanayiye sahip olan ülke ürettiği malları Avrupa piyasalarına satamadığından Türkiye pazarı Belçika'ya çok cazip gelmiştir. Atatürk ve İsmet İnönü dönemlerinde de Türkiye silah ihtiyacının önemli bir kısmını Belçika firmalarından almıştır. Demokrat Parti döneminde iki ülke ilişkileri daha da zenginleşmiştir. İki ülke arasındaki sosyal ve kültürel ilişkiler de artmıştır. 6224 Sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanununun kabulünden sonra pek çok Belçika firması Türkiye'de yatırım yapmaya başlamıştır. Bu yatırımların en önemli avantajı yabancı firmaların teşvik almak amacıyla teknolojilerini Türkiye'ye transfer etmeleri olmuştur. Demokrat Parti döneminde Türkiye-Belçika ilişkileri altı başlık olarak ele alınmıştır

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Hilmi yavuz’un şiirlerinde ilkyaz, yaz, sonyaz ve karyazı ıı

    Yeşilyurt, Türkan

    -

  • MakaleYalnız künye2015
    Ontolojik analiz yöntemiyle necati bey’in bir gazelini şerh denemesi

    Uz, Özkan

    Günümüzde modern yaklaşımlar, dilbilimsel akımlar ve felsefi anlayışlarla şiire yaklaşım yöntemleri, Klasik Türk şiirinde de kullanılmaya yöntemlerinden birisi de Ontolojik Analiz Metodudur. Ontolojik analiz metodunda amaç, metni anlam tabakalarına ayırarak, metni hem iç hem dış yapısını birbirinden bağımsız değerlendirmektir. Ontolojik yöntemle ilgilenenler ele aldıkları konuyu tabakalar şeklinde ele alırlar. Parçadan bütüne giden bu yöntem bir bakıma tümevarım metoduna benzemektedir. Her tabaka kendi içerisinde ve diğer tabakalara kattığı değerle nitelendirilir Bu yazıda on beşinci yüzyıl Divân şairlerinden Necâtî Bey'in "senin" redifli gazeli ontolojik analiz yöntemi ile incelenmeye çalışılmıştır. Necâtî'nin şiirini incelerken öncelikle şiiri oluşturan en küçük parçayı yani beyitleri kendi aralarında yapısal yönden incelenmiştir. Daha sonra da ses, anlam, karakter ve kader tabakalarını belirlenmiştir. Bu aşamadan sonra da şiirin iç ve dış yapısını da göz önünde bulundurarak bir bütün olarak değerlendirmesi yapılmıştır. Şüphesiz ki ontolojik analiz yöntemi bir şiiri incelemede teknik olarak tek başına yetersiz kalacaktır. Fakat bu yöntemin yine de birçok beyti açıklamada ufkumuzu genişleteceği ve bize farklı bakış açısı kazandıracağı kanaatindeyiz. Şiirde uygulamaya çalıştığımız yöntemin, konuyla ilgilenen araştırmacılar için yeni arayışlara ufuk açmasını ümit ediyoruz.

  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ4
    Muhafazakâr Düşüncede Fark Rejimi

    Özsel, Doğancan

    Makale, modern siyasal düşünce içerisinde önemli bir yer işgal eden muhafazakâr siyasal düşünceler üzerine odaklanmaktadır. Her bir siyasal düşünce kümesinin anlamı kurmak ve sabitlemek üzere kendine özgü bir fark rejimi yarattığı düşüncesinden hareketle, çalışmada öncelikle anlam ve fark arasındaki ilişki betimlenmekte, ardından fark rejimi kavramıyla ne kastedildiği açıklandıktan sonra muhafazakâr fark rejimi üzerine bir soruşturma yürütülmektedir. Örneklerle bu fark rejimi anlatıldıktan sonra, sonuç bölümünde bu fark rejiminin ele alınan düşünüş şeklinin izlediği siyasalar açısından ne gibi sonuçlar doğurduğu tartışılmaktadır.

  • MakaleYalnız künye2015
    Removal of basic red 46 from the aqueous solution by using modified sugar beet bagasse with formaldehyde in batch system

    Tümen, Fikret; Altundoğan, H. Soner; Bahar, Nurdan; Arasan, Tülay

    In this study, firstly, sugar beet bagasse (ŞPK) was treated with sodium hydroxide solution andsecondly, saponified sugar beet bagasse obtained from first stage was modified with formaldehyde. Themodified product from sugar beet bagasse with formaldehyde (ŞPKF) was used for removal of basic red46 (BK46) from aqueous solution. The effective dose for removal was found to be 2 g/L. At 25 &deg;C, 100mL of 0.5 mM concentration solution of BK46 with 2 g/L of ŞPKF was contacted in batch containersfor 360 minutes and it was determined that 80.8% of BK46 was removed under these conditions. Furthermore, the effects of pH and sorbent dose on removal of BK46 were investigated. Thesorption capacities data that obtained against time were applied pseudo-first-order, pseudo-second- order, Elovich, intra-particle diffusion, modified Freundlich ve Banghman kinetic models and the bestkinetic model for BK46 removal was determined to be the pseudo second order kinetic model. TheBK46 solutions that a range from 0.10 mmol/L to 2.50 mmol/L of initial concentration were contactedwith 2 g/L dose of sorbent and equilibrium data were obtained. These equilibrium data were analyzedby using Langmuir, Freundlich, Dubinin-Radushkevich, Frumkin, Temkin ve Elovich isotherms and itwas determined that best-fit models for data are Langmuir and Dubinin-Radushkevich isotherms

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Spectral Method Approach For the Relationship Between Tourism and Economic Growth in Turkey

    Türkyılmaz, Serpil; Balibey, Mesut

    Ekonometri ve zaman serileri alanında popüler birkonu durağan olmayan zaman serileri arasındaki eş- bütünleşme ilişkileridir. Engle-Granger in En KüçükKareler Metodu ve Johansen in Koşullu MaksimumOlabilirlik Metodu değişkenler arasındaki ilişkileri be- lirlemek için en yaygın kullanılan metodlardır. Ayrıcaperiodogram ordinatlarına dayanan bir birim kökütest etmek için önerilen metod, geleneksel testlere görebelli avantajlara sahiptir. Periodogramlar herhangi birmodel tanımlaması olmaksızın tanımlanabilmektedirve bir birim kök varlığı altında kesin dağılımı elde edile- bilmektedir. Daha yüksek dereceli süreçler için dağılımasimptotik olarak aynı kalmaktadır. Ayrıca son yıllar- da, bir çok gelişmekte olan ülke, ekonomik büyümeninönemli bir bölümü olarak turizm endüstrisinin gelişi- mine öncelik vermektedir. Bu bağlamda, turizme da- yalı büyüme hipotezi ekonomistler ve politika yapıcılararasında büyük ilgi çekmektedir. Bu nedenle çalışma- da, periodograma dayalı testin geleneksel testlere göreavantajını göstermek için, Türkiye de 1999:01-2010:12dönemi için turizm ve ekonomik büyüme arasındakiolası ilişki, Periodogram Metodu, Johansen MaksimumOlabilirlik Metodu ve Engle-Granger Metodu ile ince- lenmektedir

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Assessment of Physico-chemical Water Quality of Birecik Dam, Şanlıurfa, West East Region, Turkey

    Kutlu, Banu; Mutlu, Ekrem; Tepe, Rıdvan; Sesli, Ahmet

    2013 yılında Birecik Baraj Gölün de dört farklı noktada mevsimsel olarak yerinde ölçümler yapılmış, yüzey ve farklı derinliklerden su örnekleri alınmıştır. Alınan su örneklerinde fiziksel ve kimyasal parametreler incelenmiştir. Mevsimsel değişimler araştırılarak atık suların ve diğer kaynakların baraj gölü sahasına etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmada elde edilen parametrelere ait veriler Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde bildirilen kıta içi su kalite standartlarına göre değerlendirildiğinde, genel olarak Birecik Baraj Gölü sularının I. sınıf yani yüksek kaliteli su sınıfında yer aldığı sonucuna varılmıştır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinde I. sınıfa dahil olan suların yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini, rekreasyonel amaçlar, alabalık üretimi, hayvan üretimi, çiftlik ihtiyacı ve diğer amaçlar için uygun olduğu bulunmuştur.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2014
    Yeni ırkçılığın bileşeni olarak cinsiyetçilik: ırkçılığın cinsiyetçilikle eklemlenmesi

    Çoban Keneş, Hatice

    Irkçılık ve cinsiyetçilik üzerine yapılan tartışmaların farklı bir boyuta sıçramasıyla ilişkili olarak ırkçılığı ve cinsiyetçiliği aynı yapısal koşullardan doğan, birbirini besleyen ideolojiler olarak ele alan bu çalışmada daha çok dilde temellenen, söylemler aracılığıyla dolaşıma giren ve pek çok ayrımcı ideolojiyi birbirine eklemleyerek dolaylı- örtük bir şekilde üretilen yeni ırkçılığa ve yeni ırkçı söylemlerin temel bileşenlerinden biri olarak cinsiyetçiliğe odaklanılmıştır. Yeni ırkçılık ve cinsiyetçilik arasındaki ilişki üzerine var olan bilgilerin ışığında farklı ayrımcı ideolojilerin toplumsal cinsiyet üzerinden eklemlenerek kurduğu yeni ırkçı söylemler derinlemesine görüşmelerden elde edilen ifadeler aracılığıyla analiz edilmiştir.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    AtıfOpenAlex2TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk genel nüfus sayımına göre Dersim bölgesinde demografik yapı

    Sertel, Savaş

    23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla aslında adı konmamış yeni bir devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’te resmen kurulmuş ve cumhuriyet rejimini benimsemiştir. 1923’ten 1926 yılına kadar bir nüfus sayımına ihtiyaç duyulmamıştır. Bu ihtiyaç 1926 yılında hissedilmeye başlanmıştır. 1926 yılında nüfus sayımı hakkında kanun hazırlanarak 28 Ekim 1927’de Türkiye’nin ilk genel nüfus sayımı yapılmıştır. Bu sayım çok önemlidir. Savaşlardan yeni çıkmış olan genç cumhuriyetin halkının, geçim kaynakları, sosyoekonomik durumu, üretim araçları, okuryazarlık oranları, konuşulan anadiller, sakatlıklar, yaş grupları, medeni hal gibi önemli verilerine ulaşmamızı sağlamaktadır.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    A study of the place and importance of women in politics: The case of Tunceli

    Menteşe, Sabit

    This study has attempted to determine the place and importance of women in politics in Tunceli as perceived by women in Tunceli. For this purpose, the study has determined that where women see themselves in politics, where they want to be and the obstacles to women&amp;#8217;s participation in political life by collecting data through semi- structured questions. Data have been collected from 195 women of 18 years and over from Tunceli by using the random sampling method. According to the findings, women in Tunceli do not see themselves as playing a significant role to get elected, but participating in political events. It has been concluded that women in Tunceli where majority of people identify themselves as Alevi/Kızılbaş believe that this identity has a positive impact on their freedom and participation in political life. Many women in Tunceli stated that they would like to participate in politics as a parliamenter. This study has arrived to the conclusion that in Tunceli even though there is no discrimination between genders, the current political situation in Turkey affects Tunceli therefore women cannot get rid of being the object of the politics. This study has arrived to the conclusion that women in Tunceli as well as in Turkey and all over the world may get rid of being object of the politics and become a subject only if it is considered as a democratic problem to be solved.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Altmış yaş ve üzeri kadınlarda jinekolojik sorunlar

    Karadağ, Ezgi; Aylaz, Rukuye; Işık, Kevser; Bayir, Berna; Yetıs, Gülsüm

    Amaç: Bu araştırma Malatyada yaşayan 60 yaş ve üzeri kadınların jinekolojik sorunlarını belirlemek amacıyla planlanmıştır. Gereç-Yöntem: Kesitsel tipte olan bu çalışmanın örneklemini, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Servisinde 15 Aralık 2011 ile 30 Ocak 2012 tarihleri arasında tedavi gören ve çalışmaya katılmayı kabul eden 214 kadın oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen soru formu kullanılmıştır. Veriler bilgisayar ortamında değerlendirilerek, istatistiksel analizlerde; sayı, yüzdelik, ortalama, ki-kare ve Fisher kesin testi yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan kadınların %57,0ının jinekolojik yakınması olduğu ve bu yakınmaların sırasıyla kaşıntı %31,3, ağrı %22,0, akıntı %20,1, kanama %17,8 olduğu; ayrıca kadınların %25,7sinin jinekolojik sorunlara bağlı cinsellikle ilgili sorunlar yaşadığı belirlenmiştir. Kadınların %83,2sinin düzenli jinekolojik muayene yaptırmadıkları ve büyük çoğunluğunun (%74,3) jinekolojik sorunların gelişmesinin önlenmesi için koruyucu amaçlı bilgilendirilmedikleri saptanmıştır. Kadınların bazı doğurganlık özellikleri ile jinekolojik sorun bulunma durumları incelendiğinde; doğum yapma durumu, doğum sayısı, doğumu yaptıran kişi ve doğum şekli arasındaki ilişki istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Bu çalışma sonucunda, geriatrik yaş grubundaki kadınların çoğunluğunun jinekolojik sorunlar yaşadığı, buna karşın düzenli jinekolojik muayene yaptırmadıkları saptanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2014
    The improvements on service quality of Turkish railway corporation (TCDD) in the process of reorganization

    Şenel, Mine; Şenel, Bilgin; Özkara, Belkıs

    This study has been conducted to assess the perceived service quality of Turkish Railways Corporation (TCDD), which is in the process of reorganization. For achievement of the purpose of the study, the relationships between service quality and demographic characteristics of customers have been examined and the results have been compared to the service quality measurements done in 2004. Perceived service quality is measured using widely accepted SERVQUAL scale that is developed by Parasuraman, Zeithaml and Berry. Data has been collected from primary sources. Respondents have been given the statements in proportional way. Data analysis is performed by reliability checks, computation of means, t-test for independent samples and finally ANOVA (Analysis of Variance). Using the results, the most important dimension for respondents is selected among the five dimensions of service quality. It has been observed that there are meaningful improvements in the each of service quality dimensions from angel of the amount of investments. However, it is also seen that the improvements are not enough and customers expect more than current service quality in all the dimensions of service quality.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele