Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleYalnız künye2014
    Ecological sustainability and degrowth

    Turgut, Gönül

    Ecological sustainability recently has become a crucial matter of discussion. Thesustainable development, which has been denoted as a solution to the threat of theecological crisis, endorses the idea that the ecological problems can be overcome withinthe limits of the prevailing economic paradigm. On the contrary, this prevailing paradigmis based on the increasing production and consumption which jeopardise a possiblesolution. De-growth literature and movement is an emerging debate on the questions thatarise from the ecological sustainability perspective and it represents an alternativeconceptualisation of the ecological problem. In this point of view, the solution to ecologicalproblem is only possible within a new social order that is based on less production and lessconsumption, namely de-growth. In this manner, also it might be possible to alleviate thesocial inequalities globally.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Sığırların normal doğum ve güç doğumunda eritrosit arginaz aktivitesi ve plazma nitrik oksit düzeylerinin karşılaştırılması

    Kandemir, Fatih Mehmet; Yüksel, Murat; Benzer, Fulya; Erişir, Mine; Hanedan, Başak

    This study was aimed to investigate erythrocyte arginase activity and plasma nitric oxide (NO)levels in dystocia and normal calving of cows and compare these parameters. The study materialconsisted of 16 cows, 3 8 years old, brought for parturition at term to the Clinic of Obstetrics andGynecology at F ı rat University. Blood samples of cows normally calving and dystocia were takeninto blood collecting tubes with heparin from the jugular vein in the first half hour after delivery andcentrifuged at 3000 rpm for 10 minutes. Plasma NO levels and erythrocyte arginase activities weremeasured. The erythrocyte arginase activity in cows normally calving was significantly increasedcompared to that in cows with dystocia (P<0.01), and the plasma NO level in cows normally calvingwas significantly decreased compared to that in cows with dystocia (P<0.05). It was concluded thatthe lower erythrocyte arginase activity and higher plasma NO level in cows might play a role indystocia.

  • MakaleYalnız künye2014
    Çocuğu hastanede yatan ebeveynlerin hastaneye ve sağlık bakımına yönelik memnuniyet düzeyleri

    Saban, Fatma; Arıkan, Duygu; Gürarslan Baş, Nazan

    Amaç: Bu araştırmada hastanede çocuğu yatan ebeveynlerin hastaneye ve sağlık bakımınayönelik memnuniyet düzeylerini belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: Araştırma, kurumlardan gerekli izinler alındıktan sonra bir üniversite hastanesinde tanımlayıcı nitelikte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Nisan-Haziran 2012 aylarında çocuğu hastanede yatan ulaşılabilen tüm ebeveynler oluşturmuş, herhangi bir örneklem yöntemine gidilmeden, belirtilen tarihlerde hastanede olan ve araştırmaya katılmakisteyen 171 ebeveyn araştırma kapsamına alınmıştır. Veri toplamada, kişisel bilgi formu ilePedsQL Sağlık Bakımı Memnuniyet Ölçeği kullanılmıştır. Veriler yüzdelik dağılım, ortalama, standart sapma, t testi, ANOVA, Kruskal Wallis, Mann Whitney U testi ve alfa katsayıhesaplaması kullanılarak değerlendirilmiştir.Bulgular: Çocuğun hastanede yatış süresi arttıkça genel memnuniyet ortalaması azalmakta(p<0.05), hastanede kendi gereksinimini karşılayamayan ebeveynlerin, teknik beceri veduygusal gereksinim memnuniyeti alt boyutları ortalamalarının azaldığı (p<0.05), kalacakyeri olmayanların duygusal gereksinim memnuniyeti alt boyut ortalamasının azaldığı(p<0.05), evde başka çocuğu olanların duygusal gereksinim memnuniyetinin düşük olduğu(p<0.05), çocuğun hastalığının aileye maddi yük getirenlerin aile katılımı ve genel memnuniyetinin daha düşük olduğu (p<0.05) belirlenmiştir. Sonuç: Ebeveynlerin aldıkları hizmetlerden memnuniyet düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda hemşirelerin çocuğu hastanede yatan ailelerin çocuklarıyla ilgiliişlemlere karar verilmesinde söz sahibi olmasına ve işlemler sırasında çocuğunun yanındaolmasına izin vermeleri ve çocuğa yapılacak işlemler konusunda aileleri bilgilendirmeleriönerilebilir.

    AtıfTR Dizin13
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Ulusal kültürün motivasyona etkileri: kamu ve özel sektör çalışanlarına yönelik bir alan araştırması

    Öncül, Mehmet Sadık; Ay, Ferda Alper

    Bu çalışma, ulusal kültürün işgörenlerin motivasyonu üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışmanın amacı, kamu ve özel sektör açısından işletme türüne göre kültürün motivasyona etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla söz konusu işletmelerden veriler anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma kamu ve özel olmak üzere iki işletmede yapılmıştır. Araştırmada ele alınan anket soruları arasındaki ilişkiler Ki-kare testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, kamu ve özel sektörde genel olarak bir farklılığın olmadığı, az da olsa bazı küçük farklılıklar görüldüğü söylenebilir. Kültürel özelliklere göre çalışanların değerlerinin bilinmesi ve buna uygun motive edicilerin belirlenmesinin yararlı olacağı söylenebilir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Kuzey Anadolu Fay Zonu, Ilıpınar Segmenti'nin (Karlıova, Bingöl) Paleosismolojisi

    Akyüz, H. Serdar; Sançar, Taylan

    Dünyadaki en aktif deformasyon kuşaklarından olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) üzerinde son yüzyılda gerçekleşen depremler 1000 kmden fazla yüzey kırığı oluşturmuştur. KAFZnin farklı kesimlerinden elde edilen paleosismik veriler fay zonunun deprem tarihçesi hakkında önemli bilgiler vermiştir. KAFZnin en doğusunda yer alan Ilıpınar Segmentinin son yüzyılda gerçekleşen depremler ile olan ilişkisini ve eski deprem tarihçesini araştırmak amacıyla, Ilıpınar Segmentinin doğu ucunda yer alan Yoncalık havzası üzerinde iki tane paleosismolojik hendek çalışması gerçekleştirilmiştir. Yoncalık-1 hendeğinden elde edilen radyokarbon yaşlandırma sonuçları MÖ 8500-6150 ve MÖ 5960-4300 tarihleri arasında Ilıpınar segmenti üzerinde yüzey kırığı oluşturan iki depremi göstermektedir. Yoncalık-2 hendeğinden elde edilen veriler ise segment üzerinde MÖ 6325 tarihinden önce ve MÖ 6325-2105 tarihleri arasında yüzey kırığı oluşturan depremleri göstermektedir. Bu depremlerin tarih aralıkları geniş olsa da birbirleri ile uyumludur. Yoncalık-2 hendeğinde MÖ 6325 öncesinde olan depremin Yoncalık-1 hendeğinde MÖ 8500-6150 arasında olan deprem ile aynı olduğu düşünülmektedir. Yoncalık-2 hendeğindeki MÖ 6325-2105 tarihleri arasında olmuş depremin ise Yoncalık-1 hendeğindeki MÖ 5960-4300 tarihleri arasında olmuş deprem ile aynı deprem olması yüksek bir olasılık olarak değerlendirilmiştir. KAFZnin en doğu ucunu oluşturan Ilıpınar Segmenti üzerinde yapılan paleosismoloji çalışmalarından edinilen bulgular segmentin deprem üretme davranışının KAFZnin genel karakteri ile uyumlu olmadığını göstermektedir. Bu uyumsuzluğun nedeni Karlıova Üçlü Eklemi civarındaki kompleks fay geometrisi ve buna bağlı olarak biriken yamulmanın bu yapılar tarafından paylaşılması olarak değerlendirilmiştir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2014
    Bitki doku kültürlerinde sekonder metabolit sentezi

    Güven, Alper; Gürsul, Işıl

    Bitki doku kültürlerinden elde edilen ikincil metabolitler, insan sağlığı açısından önemlidirler. Bu nedenle, son on yılda ikincil metabolitlerin sentezlenmesi ve fermentörlerde üretimi üzerindeki çalışmalar hız kazanmıştır. İkincil metabolitler biyoaktif özellikleri olan bileşenlerdir. Özellikle tıp ve eczacılık alanlarında kullanılırlar. Gıda endüstrisinde ise katkı maddesi, fonksiyonel gıda bileşeni veya besin takviyesi açısından önemlidirler. İkincil metabolitlerin bitkiler tarafından üretilmesi meteorolojik koşullara, coğrafi konuma ve yetiştirme koşullarına bağlıdır ve pek çok bitki ancak belirli mevsimlerde yetişip olgunlaşabilir. Bitki yerine bitki hücrelerinin uygun koşullarda biyoreaktörlerde üretilmesi bitkisel unsurların doğanın sunduğu parametrelerden bağımsız üretimini sağlar. Dolayısıyla, ikincil metabolitlerin tam bitkiden bağımsız üretimi piyasaya arzda süreklilik sağlar, üretim verimini artırır ve ikincil metabolitler belirli spesifikasyonlara sahip endüstriyel ürünler niteliğine kavuşur. Bitkilerin totipotensi özelliği, bir bitki hücresinden organizmanın üretilebilmesine olanak sağlar. Bitki doku kültürleri hayvan dokularıyla karşılaştırıldığında totipotensi özelliğinden dolayı hedef alınan metabolitler daha çok ve daha hızlı üretilebilirler. Ancak, bitki doku kültürlerinin ikincil metabolit sentezlediği mekanizmalar tamamen bilinmemektedir. İkincil metabolit üretimi ile ilgili bilimsel çalışmaların çoğu laboratuar ölçeği ile sınırlı kalmıştır. Biyoreaktörlerde bitki doku kültürlerinden ikincil metabolit üretimi tarıma dayalı endüstrinin katma değer açısından çok önemli bir unsuru olmaya adaydır. Burada, bu konuda bilimsel çalışma yapmayı hedeşeyenler için bitki doku kültürlerinin gelişim ve ikincil metabolizmalarını etkileyen unsurlarla bitki doku hücrelerinde ikincil metabolizmayı etkileyen stres mekanizmaları ve stres sonucu bitki doku kültürünün uğradığı değişimler özetlenmiştir.

    AtıfTR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Görüntü Mozaikleme Algoritması İçin Deneysel Bir Çalışma

    Karaköse, Mehmet; Çolak, Ferhat; Müezzinoğlu, Taha

    Görüntü mozaikleme birçok görüntünün veya bir videonun ardışık görüntü karelerinin birleştirilmesi ilepanoramik bir görüntünün elde edilmesidir. Özellikle haritalamada, insansız hava araçlarının elde ettiğigörüntülerin değerlendirilmesinde ve çeşitli bilgisayar görme uygulamalarında kullanılmaktadır. Bu çalışmadabir görüntü mozaikleme algoritması gerçekleştirilerek bu algoritmanın fotovoltaik dizilerde doğrulamasıverilmektedir. Giriş olarak alınan görüntüler üzerinde sırası ile özellik çıkarma, görüntü eşleştirme, aykırınoktaların tespiti ve çıkarılması, homografi tahmini ve görüntü birleştirme uygulanarak panoramik bir görüntüelde edilmektedir. Gerçekleştirilen görüntü mozaikleme algoritmasının çeşitli görüntüler üzerinde ve özelliklebenzerliği yüksek olduğundan birleştirilmesi daha zor olan fotovoltaik dizi görüntüleri üzerinde deneyseluygulamaları yapılmıştır. Deneysel sonuçlarla doğrulanan algoritmanın performansı karşılaştırmalı sonuçlarlaanaliz edilmektedir. Uygulama için iki, üç ve beş parçalı görüntüler kullanılmıştır. Birleştirilmiş görüntülerinbirleştirme süresi dikkate alındığında algoritmanın gerçek zamanlı çalıştırılabilecek bir yapıya sahip olduğugörülmektedir. Sonuçlar gerçekleştirilen algoritmanın etkinliğini, hesaplama karmaşıklığını ve doğruluğunuortaya koymaktadır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Lemon Drying in Microwave Oven: Kinetics and Modeling

    Yoğurtçu, Hakan

    Thin-layer drying kinetics of lemon was investigated by using microwave oven in this study. Lemon sliceswith 8 mm thick were dried at different microwave output power (90, 180, 360, 600 W at 2450 MHz frequency)and monitored pairs of drying time and lemon mass. It was observed that drying rate of lemon increased withincreasing of the microwave output power. The final moisture contents of lemon for 90, 180, 360 and 600 Wmicrowave output power were obtained at end of 52, 16, 8 and 5.5 min drying time, respectively. Page,Henderson &amp; Pabis and Logarithmic thin layer drying models, available in the literature were used to evaluatethe experimental data. All the models were compared according to statistical parameters; i.e. model efficiency(R2), chi-square (&amp;#61539;2) and root mean square error (RMSE). It was observed that Page model among the modelsused is best mathematical model represented the microwave drying behavior of lemon.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Seasonal Nutrient Enrichment Experiment in Homa Lagoon (İzmir Bay, Aegean Sea)

    Kutlu, Banu

    In order to determine the effects of nutrient (P, Si, NH4, NO3) enrichment on the growth of phytoplankton in Homa Lagoon (İzmir Bay, Aegean Sea), experiments of enrichment with discontinuous cultures have been executed seasonally in 2007. In our study, the elements limiting the growth of phytoplankton were NO3, P and Si in spring season, N and P in summer season, and NH4 in autumn and winter seasons. So, it has been determined that the addition of nitrogen (N) and phosphor (P) has led significant change in biomass and growth of phytoplankton. It has also been observed that diatom and dinoflagellate species have grown under various concentrations of, especially, Silicate (Si) and nitrogen (N).

  • MakaleYalnız künye2014
    Flora of Akdag (Balikesir, Dursunbey/Turkey)

    Açar, Mıkaıl; Satıl, Fatih

    Bu çalışma 2010-2011 yılları arasında B2 karesinde yer alan Akdağ (Balıkesir/ Dursunbey) florasını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma alanına özgü floristik bir araştırmanın yapılmamış olması ve alanın Akdeniz, Avrupa-Sibirya ve İran Turan fitocoğrafik bölge sınırlarının geçiş zonlarında bulunması bu çalışmanın yapılmasında temel etken olmuştur. Araştırma alanından 989 bitki örneği toplanmıştır. Taksonların değerlendirilmesi sonucunda; 53 familyaya ait 442 takson tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda 72 taksonun B2 karesi için yeni kayıt olduğu tespit edilmiştir. Alanda bulunan taksonların 46 tanesi endemik olup, endemizm oranı %10,41' dir. Taksonların fitocoğrafik bölgelerine dağılışı; Akdeniz Elementi %19,6, Avrupa-Sibirya Elementi %17,2, İran-Turan Elementi %7,9 ile geniş yayılışlı ve bilinmeyenler %55,2 şeklindedir. En çok takson içeren ilk üç familya; Asteraceae (50), Fabaceae (50.) ve Lamiaceae (30) olarak belirlenmiştir. En çok takson içeren ilk 3 cins ise; Trifolium (12), Ranunculus (10) and Vicia (9), Veronica (9)' dır

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Farklı Gıdalardan İzole Edilen Laktik Asit Bakterilerinin Endüstriyel ve Probiyotik Özellikleri

    Ertekin, Özlem; Çon, Ahmet Hilmi

    Laktik asit bakterileri, fermente et, süt, sebze, meyve ve tahıl ürünleri endüstrisinde starter ve probiyotik özellikleriyle büyük önem taşımaktadır. Tüketicilerin doğal ve sağlıklı ürünlere gösterdikleri talep artışı dolayısıyla probiyotik laktik asit bakteri suşlarıyla üretilen fonksiyonel gıdaların satışında son yıllarda dikkate değer bir gelişme olmuştur. Bu durum dikkate alınarak farklı gıdalardan izole edilmiş ve muhtemel probiyotik olabilecek 26 izolat, 6 tip izolatı ile karşılaştırmalı olarak endüstriyel ve probiyotik özellikleri açısından test edilmiştir. İzolatların asit üretim yetenekleri % laktik asit cinsinden %1.07-2.47 (ortalama %1.81); pH cinsinden de 3.30-4.41 pH (ortalama 3.85 pH) arasında saptanmıştır. Hidrofobisite değerleri %0-50.82 arasında değişmiştir. L.plantarum ve P.pentosaceus izolatları yüksek tuz ve safra tuzuna dayanıklılık, 3.5 ve 9.6 pH'da gelişebilme açısından diğerlerinden daha toleranslı bulunmuşlardır. Gastrik suya, alkole, ağır metallere, antibiyotiklere ve H2O2'ye dayanıklılık, antimikrobiyal aktivite, ?-galaktosidaz aktivitesi ve proteolitik aktivite gösterme açısından starter kültür için aranan değerlere izolatların tamamının yeterli düzeyde sahip bulunduğu ortaya konulmuştur.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Social sex issue in terms of the quran sociology

    Yildirim, Erdal

    Debating social sex issue woman centered both in Islamic world and our country unavoidably diverted this study to be woman centered. The information produced about woman that reflects on individual and social areas had already been problematic in historical process. Especially woman conception of Islam and its prescripts linked to this leaded to big arguments in West and Islamic World and broadcasting publications that has defensive and reactional mentality. We think analyzing religious texts and traditions with a scientific reading without explaining them in a defensive way make us understand The Quran in a better way. This study is an attempt to understand what the comments of the The Quran's manner are about both social gender and sex subjects using hermenotik method.

  • MakaleYalnız künye2014
    Keban Baraj Gölü'ndeki Kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) Populasyonuna Uygulanan Avcılık Tekniğinin Belirlenmesi

    Yüksel, Fahrettin; Demirol, Ferhat

    Bu çalışma, Keban Baraj Gölü'nde kerevit avcılığında kullanılan tekne ve av araçlarının yapısal özelliklerininbelirlenmesi, ayrıca kullanılan av gücü miktarının ve av veriminin tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, KebanBaraj Gölü'nde kerevit avcılığı yapan 28 adet balıkçıya yönelik anket uygulamasını ve araştırmaları kapsamaktadır.Keban Baraj Gölü'nde 2012 yılı kerevit av sezonunda; Ağın, Çemişgezek, Keban ve Kemaliye olmak üzere bölgede,28 adet teknenin kerevit avcılığı yaptığı, toplam 45.600 adet kerevit pinteri kullanıldığı ve 16.867 kg kerevit avlandığıtespit edilmiştir. Birim çabaya düşen av miktarı; Ağın Bölgesi için 4,91, Keban Bölgesi için 7,09, Çemişgezek Bölgesiiçin 6,16, Kemaliye Bölgesi için 2,94, Baraj Gölü'nün genelinde ise 5,74 g/pinter/gün olarak bulunmuştur.

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Kötü ruhlar manifestosu: baselıtz

    Öner, Ferhunde Küçükşen

    Resim sanatının gelişimi ve tarihi iki açıdan takip edilebilir: Birincisi sanat akımlarının gelişimini takip ederek. İkincisi de süreç içerisinde resim sanatının değişimine ve gelişimine katkıda bulunan öncü ressamların derinlemesine incelenmesiyle. George Baselitz ikincisi içinde değerlendirilebilecek herhangi bir akıma bağlı olarak değil de bağımsız biçimde incelenmesi gereken ressamlardandır. George Beselitz, resim sanatının gelişimine ve değişimine bir akıma bağlı olmanın ötesinde bireysel olarak katkıda bulunan öncü ressamlardan biridir. Alman ve Batı sanatının üretken ve kural yıkıcı ressamı George Baselitz yaşamı, çok yönlülüğü, poetikası, manifestoları ve beslendiği kaynaklarla sanata yön veren sanatçılardan biridir. Alman ulusal sanatına ve neo ekspresyonizm'e yaptığı katkılar da onun sanatının bir parçasıdır. "Hiçbir ressam çalışırken motif aramaz. Bu, paradoks olurdu. Çünkü motif ressamın beynindedir, düşünen o mekanizmanın içinde." sözleriyle resim sanatının düşünme biçimleriyle olan ilgisine dikkat çeker. Böylece resim sanatının yalnızca tuvale yansıyan kısmı değil arka planında yoğun bir zihinsel hazırlık süreci olduğuna da dikkat çeker. Resmin zihinsel arka planı hakkında düşündüğünü yazdığı manifestolar, poetikalardan da takip edebilmek mümkündür. Batı sanatının dolayısıyla Türk sanatının gelişimini anlayabilmek için Modernizm'in önemli duraklarından biri olan Baselitz ve onun gibi sanatçıları anlamak gerekir. Bu makale Baselitz'in yaşamı ve sanatı hakkında bilimsel ve nesnel bir tutumla bilgiler vererek sanatın ve sanatçının dünyasını oluşturan ögeleri göstermeyi amaçlamaktadır

  • MakaleYalnız künye2014
    1927 general population census results by bitlis

    Sertel, Savaş

    In this study, conducted in 1927 by the province of Bitlis, Turkey's first general census of the population characteristics are discussed. First, before the year 1927 is considered the administrative structure of Bitlis. The census population of Bitlis in the Ottoman period were identified. Then, according to the 1927 census the population of Bitlis and districts; population as gender, literacy, marital status, place of birth, age, disabilities, are discussed in terms of economic activity. This counting of European experts under the supervision of a census has been compliance with European standards. In this census focused on the nature of the population. This is very important. Thus, not only about the amount of population, the nature and needs of the population in the future, what would be identified and the related measures and decisions could be taken on. All of these needs with limited resources are used in accordance enables. In addition, the population 's social attributes about data is provided ( the country's children, adults and the elderly population, marriage and divorce rates, literacy, study the industry in the country needed its business lines, the employed population, the unemployment rate and the number of unemployed as. ) . Republic of Turkey, which took place in this first national census biases and omissions have been made ( Literate population were detected 0 years counted from and so many baby illiterate as were counted. These shortcomings marital status when examining were also made. Age criterion are omitted for 0 years, starting many baby and children are added to the single category. Therefore too many single rose across the country. These shortcomings in future years has been fixed in the upcoming census. )

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Taşrada varoluş: hasan ali toptaş'ın gölgesizler romanı üzerine bir inceleme

    Öner, Haluk

    Son dönem Türk romanında nitelik ve nicelik bakımından yaşanan yükseliş okurları seçici bir tavır takınmaya zorlamaktadır. Romanların sayıca çokluğu, romanlardaki posmodernist etkilerin artışı da farklı okur profillerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Hasan Ali Toptaş, hem nitelikli okur profilinin ortaya çıkmasına yardım eden hem de roman Türk edebiyatında roman türünün gelişimine katkıda bulunan önemli bir yazardır. Son dönem Türk romanında üslubu ve kurgulama biçimleriyle kendine önemli bir yer edinmiş, yazmakla yaşamak arasında doğal bağlar kurmuş bir romancıdır. Gölgesizler, Bin Hüzünlü Haz, Heba, Uykuların Doğusu gibi eserlerinde "Doğu"lu olmanın, Modernizm'in, Postmodernizm'in, varoluşçu sorgulamalarının, büyülü gerçekçiliğin izlerini görmek bu konularda yazılmış çeşitli makaleleri okumak mümkündür. Bu makale Hasan Ali Toptaş romanları arasında çok anlamlılığı ve çok boyutluluğu ile önemli bir yer tutan Gölgesizler romanına genel bir bakışı içermektedir. Kurgulanışı, taşıdığı modernist ve postmodernist unsurları, şiirsel dili, mekân ve karakter betimlemeleri, iç içe geçmiş parçacıkları birleştiren bütünlüklü yapısı ile ele alınan Gölgesizler romanı son dönem Tük romanı için önemli bir gelişim hamlesi olarak kabul edilmelidir. Bu makalede Gölgesizler romanının Türk romanı için hangi açılardan önemli olduğu üzerinde durulacak, kurgu ve anlatım biçiminin incelikleri hakkında ayrıntı verilecektir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Sentence types and subordinate clause in terms of structure

    Tosun, İbrahim; Koç, Ali

    Sentence in the language known as judicial units in terms of the location of the item is founded as discrete from language to language, they are similar in terms of the elements of these organizations. Therefore, each of the sentences in the language definition, functions and duties are the same. Due to this fact and sentence classification criteria taken into account in the analysis can be applied to sentences in all languages is becoming a universal character. In the language of this general, universal properties of specific methods of sentence analysis has led to the emergence and of theoretical. Noam Chomsky's “Manufacturer Transformational Grammar Theory” of sentences and other grammatical categories are similar in all languages of the property, is based on universality. Many studies have been made on the topic sentence in Turkish so far. Although a substantial part of these studies is related to the types of sentence and syntactic order of sentence, some of them handle general grammar of Turkish and give place to the sentence. Despite the multitude of studies, all aspects of the subject in Turkish sentence have not been clarified yet. Especially sentences in terms of structure and on terms that form this area have not provided a complete unity. The most controversial issues of this area are the status of the subordinate clause installed with verbals, simple and compound sentences, sequential sentence and top units of sentences. Taking into account the differences of opinion that is stil ongoing in these issues, in this study, the sentences in terms of structure on the basis of what has been said until now, a collective assessment about sentence structure has been studied. Despite opposing views and conflicting statements, widely

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    A text lınguıstıcs approach to the short story “sınağrıt baba” by saıt faık

    Tosun, İbrahim

    “Text” is a term frequently used both in literature and linguistics. Although there are slightly different definitions of the word, it is commonly agreed that there are certain criteria to being a text. Text linguists agree that a text must have coherence, consistency, intentionality, admissibility, contingency, informativity and intertextual connection. In the field of textual analysis, text linguistics and functional grammar aim to determine consistency relations and how paragraph structure can be designed through patterns of plot development. The two most important criteria in determining textuality and analyzing a text are coherence and consistency, which are also known as small and big scale structures. Linguistic regulations that create coherence in a small scale structure are used to show the development of the plot which enables the creation of general meaning in a big scale structure. For this reason, analysing texts in ‘structural’, ‘meaningful’ and ‘functional’ terms necessitate analyses through big scale criteria. In the present study titled “A Text Linguistics Approach to the Short Story Sinağrit Baba by Sait Faik, structuring of the text in surface structure or in other words its structural characteristics will be investigated in terms of coherence and the characteristics that reflect the general meaning of the text in the deep structure and constitute the contents of the text will be investigated in terms of consistency. How textual linguistic coherence and consistency are realized in the text in the short story “Sinağrit Baba” will be evaluated with examples from the story

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2014
    Some Population Parameters of Capoeta trutta (Heckel, 1843) in Uzunçayır Dam Lake (Tunceli)

    Yüksel, Fahrettın; Demyrol, Ferhat; Kurto?lu, Mehtap; Çoban, M. Zülfü; Yildiz, Nurettin; Gündüz, Fatih

    This study was carried out in Uzunçayır Dam Lake between May 2011—September 2012. total of 349 individuals (222 male, 127 female) of Capoeta trutta (Heckel, 1843) investigated in study, samples was determined which ranged between l-XII age groups and male/female ratio was determined to be 0.57. Total length values ranged from 17.2 to 41 cm for males, from 21.4 to 43 .1 cm for females; weight values ranged from 48.0 to 612.0 for males, from 86.0—747.0 for females; condition factor values ranged from 0.65 to 1.297 for males and from 0.627 to .433 for females. However, length—weight relationship equation was determined as W: 0.0096TL2'9856 (R2 0.93) for males, W: 0.0052TL3'1644 (R2 0.93) females and W: 0.0082TL3'0327 (R2:0.94) for all population. The VBBD parameters were found L,: 49.58, K: 0.09, to: -4.00, W7 1109.06 and natural mortality rate (M) 0.236 for all population.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2013Scopus SJRQ4
    Gıdaların coğrafi işaretlenmesi

    Aktaş, Rind Kürşat; Dikici, Abdullah; Koluman, Ahmet

    Geleneksel gıdaların üretiminde sürdürülebilirliğin en önemli teminatlarından birisi ürünlerin coğrafi etiketlenmesidir. Coğrafi etiketleme, Avrupa Birliği (AB) üyesi ve aday ülkelerde yaygın olarak işleme konulmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, birçok farklı ürünü ile coğrafi etiketleme işlemlerine başlamıştır. Dünyada yeni önem kazanan coğrafi işaretlemenin ülkemizde de yaygınlaşması için, farkındalığın oluşturularak biran önce geleneksel ürünlerimizde coğrafi etiketlenmiş ürün sayısının arttırılması gerektirmektedir.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele