Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(34)
- Serdar, Osman(33)
- Utku, Anıl(21)
- Batan, Nevzat(20)
- Dal, Murat(19)
- Kutlu, Banu(19)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(17)
- Benzer, Fulya(15)
- Ezer, Tülay(15)
- Altı, Aziz(14)
- Dal, Nursel Alp(14)
- Karatay, Gülnaz(14)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Aydin, Rahmi(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aksu, Önder(12)
- Aslan, Alper(12)
- Gürarslan Baş, Nazan(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Cuşa, Hasan(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Kocabaş, Mehmet(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Erata, Hüseyin(10)
- Işık, Erdem(10)
- Kahraman, Gökhan(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Topal, Murat(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Acun, Serdar(9)
- Akgül, Melek(9)
- Danabaş, Durali(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Koç, Ali(9)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2021Voltammetric Determination of Ethalfularin on Glassy Carbon Electrode and Nafion-Graphene Modified Glassy Carbon Electrode
Koçak, Berna
In this study, the electrochemical behavior of ethalfluraline (ETF), a dinitroaniline group herbicide, onglassy carbon electrode(CKE) and nafion-graphene modified glassy carbon electrode(N-GR /CKE) was investigatedby cyclic voltammetry(CV). Voltammetric determination of ETF was examined by differential pulsevoltammetry(DPV). Two peaks observed at -0.942V(1st peak current) and -0.768V(2nd peak current) during thepotential scan of EFT by DPV method in pH 7 phosphate buffer solution between 0 and -1.5V on CKE and at -0.674V(1st peak current) and -0.563 V(2nd peak current) during the potential scan on N-GR/CKE. After determining theoptimum experimental conditions of ETF on CKE and N-GR /CKE, calibration line, working range, limit ofdetection(LOD), limit of quantification(LOQ), intra-day and inter-day repeatability were determined. In addition, the interference effect of some cations(Cu²⁺, Ni²⁺, Co²⁺, Ca²⁺, Pb²⁺) on N-GR/CKE was also investigated.The results show that EFT can be determined in real samples(water and soil) using CKE and N-GR/CKE.
- MakaleYalnız künye2021Synthesis, Characterization and Electrical Impedance Analyzer Applications of P(ε-CL-co MMA)/Montmorillonite Composites
Torgut, Gulben; Pıhtılı, Güzin
In this study, Poly(ε-CL-co-MMA) was synthesized and its composites have beenprepared. Methyl methacrylate monomer was polymerized by the ATRP method in the presence of two armed macroinitiator Poly(ε-CL-NCl2). The composites of the copolymer were prepared with bentonite,which is a montmorillonite rate of 3%, 6% and 15% and their dispersion in the polymer was examined. Composites are prepared by dispersing method. The structure of the copolymer was characterized byFT-IR, 1H-NMR, DSC, TGA and SEM anaylsis methods. Different electrical properties of polymer /MMT composites were investigated with impedance analyzer device. Therefore, the effect ofmontmorillonite on the copolymers was examined depend on the frequency and temperature aselectrical. It was observed that electrical properties of polymers prepared with clay were higher thanpure polymer.
- MakaleAçık Erişim2021Bread Names in Dîvânu Lugâti't-Turk
Korkut, Gizem
In this study; It was aimed to examine the bread names in Dîvânu Lugâti't-Turk. In the introduction part of the study, studies on bread and bread in Turkish culture were mentioned. The seventh edition of Besim Atalay, who first translated Dîvânu Lugâti't-Turk in Latin letters, was published in 2018 by the Turkish Language Association, and was scanned to determine bread names. Atalay has been given as lexical entry; The publication of Ahmet Bican Ercilasun and Ziyat Akkoyunlu, Robert Dankoff and James Kelly is listed. The detected 26 bread vocabularies were witnessed by looking in the origin information dictionaries, the Screening Dictionary, the Compilation Dictionary and the Turkish Dictionary. Words that differ phonologically were examined. The morphological examination of the words derived in terms of structure has been done. Bread was evaluated according to its cooking method, consumption style and preparation method. The mean change in Turkey in the Turkish and mouth and similarities have been identified. The ways of formation of the words were examined and it was determined that the majority of them consisted of a single word. It has been determined that a word is formed as compound word group. It has been determined that 7 words consisting of word groups are formed as adjective groups. In the naming of the words, the effect of the way it is cooked, the place where it is cooked and the shape of the bread on naming are examined.
AtıfOpenAlex2TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2021Tahtacıların mengi oyunu
Daimi, Cengiz
Tahtacılar Horasan’dan gelip Anadolu’ya yerleşen Alevi Türkmen topluluğudur. Şamanist ve batıni Heterodoks itikat öğelerini inançlarında bir arada yaşarlar. Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Muharebesi (1514) akabinde Alevi/Kızılbaş tayfalarına karşı yürüttüğü kıyım sonucu bir kesim Türkmen Alevisi de Akdeniz ve Ege bölgesinin dağlık kuytuluk alanlarına sığındılar. Bu alanlarda ağaç işini ve tahtacılığı kendilerine meslek edindiler. Bu nedenle dışarıdan mesleken kendilerine Tahtacı dendi. Ama onlar kendilerini Türkmen Alevisi olarak tanımladılar. Tahtacılar ağacın ruhunun olduğuna inanırlar. Ağacı kutsal değer olarak görürler. Onlara göre ağaç ruhun barınağıdır. Tahtacı ağaç ile özdeştir. Yaşlı ağaç ise ulu ve yaşlı kişilerle özdeştir. Tahtacılar Ağaçeri soyundandırlar. Ağaçeri torunlarıdır. Ağacın kutsanmasının Anadolu’da binlerce yıllık tarihi vardır. Anadolu mitolojisinde bunu bariz şekilde görmek mümkündür. Tahtacılar ve onların Mengi oyununa dair literatür ve alan araştırma verileri sınırlıdır. Amacımız dağınık olan literatürü derleyerek, yaptığımız alan araştırması verileri ile birleştirerek Mengi oyunu hakkında bilinen dağarcığın sınırlarını zorlamaktır. Tahtacıların doğum, düğün, sünnet, nişan vb. eğlence ortamında icra edilen, genç erkek ve kızları samah kültürü ve oyunu hakkında bilgilendirmek ve eğitmek amacı ile Dışarı Samahı ya da Tarikat Samahı adı altında oynanan Mengi oyunu vardır. Mengiler iki türlüdür: 1. Eski Mengiler 2. Yeni Mengiler. Alanda İtikadi Mengiler ve İtikat dışı Mengiler repertuarını özellikle bulguladık. İtikadi Mengilerin Samah ile tema, figür ve hareket tarzı itibarı ile benzerliği ve ayrılığını da alan çalışması ile belirleyerek kayıt altına aldık. Tahtacıların Meslek/iş ritmi (tahta biçme ritmi) ile mengi’nin melodik ritmi ve düzüm kalplarının (2 2 2 3) aynı olduğunu saptadık. Tahtacıların ifadesi ile” Mengi Tahtacının mührüdür”. Tahtacı Alevi Türkmenler arasında oynanan geleneksel oyun olup samaha yakın özellikler gösteren karşılama türü çoşkulu bir oyundur. Diğer bir ifade ile Mengi samahtan kopan ve samahi özellikler gösteren, samah ile karşılama arası bir oyundur.
- MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ3Murat Nehri’ndeki Garra rufa (Heckel, 1843)’nın Bazı Populasyon Parametreleri
Yüksel, Fahrettın; Çoban, Mehmet Zülfü; Aslan, Şaban
Bu çalışmada, Murat Nehri’nde yaşayan ve “doktor balık” olarak bilinen Garra rufa (Heckel, 1843)’nın bazı populasyon parametrelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada kullanılan toplam 322 adet balık örneği, serpme ağı ve elektroşoker cihazı kullanılarak, Mart 2016 ile Şubat 2017 tarihleri arasında Murat Nehri’nden temin edilmiştir. Populasyonun I-V yaş grupları arasında dağılım gösterdiği ve dişi/erkek oranının 1:1.24 olduğu tespit edilmiştir. Boyağırlık ilişkisi regresyon analizi ile belirlenmiştir. Buna göre; regresyon katsayısı (b) dişilerde 2.4551 (negatif allometrik büyüme), erkeklerde 2.2039 (negatif allometrik büyüme) ve tüm bireylerde 2.3167 (negatif allometrik büyüme) olarak belirlenmiştir. İncelenen balık örneklerinin total boyları 5.1- 15.5 cm, ağırlıkları ise 3.0-50.6 g arasında değişiklik göstermiştir. Populasyonun genelinde tüm yaş gruplarının kondisyon faktörü değerlerinin ortalaması 1.17 olarak tespit edilmiştir. Populasyonun büyüme parametreleri dişilerde; L∞ = 16.33 cm, K = 0.37 yıl⁻¹, t₀ = -0.18 yıl, W∞ = 42.59 g, erkeklerde; L∞ 15.25 cm, K = 0.43 yıl⁻¹, t₀ = -0.03 yıl, W∞ = 31.37 g ve tüm bireylerde; L∞ = 15.88 cm, K = 0.39 yıl⁻¹, t₀ = -0.13 yıl, W∞ = 36.62 g olarak belirlenmiştir. Büyüme performans indeksi (Ǿ) dişilerde 4.59, erkeklerde 4.61 ve populasyonun genelinde 4.59 olarak hesaplanmıştır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2021Acquisition of Rare Earth Elements by Application of Hydrometallurgical Methods
Karacahan, Mehmet Kayra
The demand for rare earth elements in the world is increasing rapidly, but the supply amounts of these elements are decreasing due to export quotas imposed by the Chinese government and illegal mining operations. Many countries have accelerated their efforts to obtain rare earth elements from primary and secondary sources in order to meet their future needs by taking measures. Rare earth elements are the most important components necessary both for the design and development of high-tech products that we use in our daily lives and for the advancement of modern industry. These elements, which have become indispensable materials of our lives, are generally not found in pure form in nature, but in complex structures in ores. Rare earth elements have close to 250 known minerals, but ores such as bastnasite, monazite and xenotime are commercially exploited. It is usually physically enriched by flotation, gravity, electrostatic or magnetic separation processes to obtain bastnasite, monazite and xenotime concentrates. In order to develop viable and environmentally friendly processes, studies are carried out for the extraction of rare earth elements from leaching solutions (chloride, nitrate, sulfate, thiocyanate, etc.) and the use of different cationic, anionic and neutral extractants depending on the solution medium. Commercial extraction of rare earth elements D2EHPA, Cyanex 272, PC-88A, Versatic 10, TBP, Aliquat 336 etc. carried out using different extractants. In this work, hydrometallurgical methods used for the recovery of rare earth elements from primary sources are examined. These methods are hydrometallurgical methods consisting of leaching with acids and alkalis followed by processes such as solvent extraction, ion exchange or precipitation and reduction. With the application of hydrometallurgical processes, processes that may be beneficial for the recovery of rare earth elements under various conditions have been evaluated.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - Derleme MakaleAçık Erişim2021Rare Earth Element Doped ZnO Thin Films and Applications
Ayhan, Nagihan Karaaslan; İpek, Yeliz
In this review, general information has been given about the recent studies on thin film coating techniques, zinc oxide (ZnO) thin films and zinc oxide films doped with rare earth elements (REE). As a thin film coating method, the sol‒gel method is widely used due to its economical nature. However, it has been seen that the magnteron sputter technique is also very popular due to its ease of application. Zinc oxide is a semiconductor with a wide band gap and is easy to produce and to supply. In addition, it does not have negative effects on the environment and human health. All these properties have led to intensive studies on zinc oxide. Due to its optical and electrical properties, it has found many different uses such as solar cells, light emitting diodes, gas sensors and flat panel displays. Recently, various studies have been carried out to improve the properties of zinc oxide and to create new areas of use by doping with rare earth elements.
AtıfOpenAlex6
İncele - MakaleAçık Erişim2021Gadolinyumun Tatlı Su Omurgasızı Dreissena polymorpha Üzerindeki Biyokimyasal Etkileri
Serdar, Osman; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Yildirim, Numan; Tatar, Sule
Bu çalışma, metabolik ve oksidatif stres biyobelirteçlerinin analizi yoluyla, su kirliliğinin iyi bir biyoindikatörü olarak kabul edilen tatlı su omurgasızı Dreissena polymorpha üzerindeki Gadolinyum (Gd) toksisitesini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Öncelikle çalışmamızda Gd’nin D. polymorpha üzerindeki LC50 değeri belirlenmiştir. D. polymorpha, kontrollü koşullar altında 24 ve 96 saatlik bir süre boyunca üç letal olmayan Gd konsantrasyonuna (1/20, 1/10 ve 1/5 LC50 değerine) maruz bırakılmıştır. TBARS ve CYP1A1 seviyeleri ELISA kiti kullanılarak belirlenmiştir. CYP1A1 ve TBARS düzeylerinin tüm gruplarda 24. ve 96. saatte kontrol grubuna göre arttığı görülmüştür. Bu sonuçlar, Gd'nin tatlı su omurgasızları, D. polymorpha için bir risk olarak kabul edilebileceğini ve bu nedenle alıcı ortamlara deşarjının denetlenmesi gerektiğini göstermektedir.
AtıfOpenAlex8TR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2021Bir Hemşirelik Bölümünde Öğrenim Gören Öğrencilerin Hemşirelik Bakım Davranışları Algısının Belirlenmesi
Şeker, Sevda Arslan; Gül, Şenay
Amaç: Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik bakımına ilişkin algılarının ve bakımı etkileyen faktörlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde bir üniversitenin hemşirelik bölümünde öğrenim gören, araştırmaya katılmayı kabul eden 142 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri “Tanıtıcı Özellikler Formu” ve “Bakım Davranışları Ölçeği-30 (BDÖ-30)” kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın verileri tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis Analizi ile incelenmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20.80±1.839 yıl, %56.3’ü kadın ve %59.9’u Anadolu lisesi mezunudur. Öğrencilerin BDÖ-30 puan ortalaması 150.79±21.81’dir. Öğrencilerin cinsiyet ve öğrenim gördükleri sınıflarına göre BDÖ-30 puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmada öğrencilerin hemşirelik eğitimi sürecinde hemşirelik bakım davranışları algısında artış olduğu, cinsiyet açısından anlamlı farklılıkların olduğu, kadın öğrencilerin puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Hemşirelik bakımının felsefesi ve öneminin birinci sınıftan itibaren ve cinsiyetçi yaklaşımdan arındırılarak aktarılması önerilmektedir.Anahtar kelimeler: bakım davranışları, hemşirelik eğitimi, hemşirelik bakımı, hemşirelik öğrencisi
AtıfOpenAlex8TR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2021Ebelik ve Hemşirelik Öğrencilerinin Covid 19 Salgını Hakkındaki Bilgileri ve Korunmaya Yönelik Aldıkları Önlemler
Orhan, Ilksen; Yılmaz, Ayşe Nur; Yüksekol, Özlem Doğan
Amaç: Bu araştırma ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin Covid 19 ile ilgili bilgi düzeyleri ve korunmaya yönelik aldıkları önlemleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın evrenini bir ilin Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik bölümünde okuyan 315 ve başka bir ilin hemşirelik bölümünde okuyan 200 öğrenci olmak üzere toplam 515 öğrenci oluştururken, araştırmanın örneklemini 395 öğrenci oluşturdu. Veriler 5-15 Mayıs tarihleri arasında, araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu ile online olarak toplandı. Araştırmada yüzde, frekans ve ki kare analizleri kullanıldı. Bulgular: Araştırmada öğrencilerin %90.09 oranında bilgi sahibi oldukları, %99’unun Covid 19 hastalığının belirtilerini doğru tanımladığı, %97.7’si hastalığı önlemek için alınabilecek tedbirleri doğru tanımladığı bulundu. Ayrıca öğrencilerin %93.66’sının korunma için çeşitli önlemler aldığı bulundu. Araştırmada Covid 19 virüsünün kuluçka süresi ortalama 4-14 gündür değişkenine doğru cevap verenler ile yanlış cevap verenler arasında okudukları bölümü isteyerek tercih etme ve okudukları bölümlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0.05, Tablo 4). Önlem olarak yetkililerin yaptığı açıklamaları takip ettiklerini ve mümkün olduğunca bu önerilere uymaya çalıştıklarını ifade eden öğrenciler ile bu değişkene hayır cevabı veren öğrenciler arasında okudukları bölüme göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0.05, Tablo 5). Sonuç: Öğrencilerin %66.6’sının Covid 19 ile ilgili tedavi konusunda yanlış bilgiye sahip oldukları saptandı. Ebelik ve hemşirelik bölümü öğrencilerine Covid 19 tedavisi konusunda eğitim verilmesi önerilebilir.Anahtar Kelimeler: Ebelik; Hemşirelik, Öğrenciler; Covid 19
AtıfOpenAlex6TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2021İMobileNet CNN Yaklaşımları ve Özellik Seçme Yöntemleri Kullanarak Araç Türlerini Sınıflandırma
Ergen, Burhan; Doğan, Gürkan
Günümüzde, trafik hayatında seyreden araç yoğunluğu ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenle, mevcut ulaşım ağlarının kullanım kapasitesi maksimum seviyelere çıkmakta ve trafik sıkışıklığına yol açmaktadır. Akıllı Ulaşım Sistemlerinin bir çözümü olan Görsel Trafik Gözetleme Sistemleri trafik sıkışıklığını azaltmak için kullanılan alternatif yöntemlerden biridir. Görsel Trafik Gözetleme Sisteminin temel görevlerinden biri; video veya görüntülerden algılanan araç türlerini doğru bir şekilde sınıflandırmaktır. Bu çalışma, Görsel Trafik Gözetleme Sisteminin araç türlerini sınıflandırma doğruluğunu arttıracak yeni yöntemler sunmayı amaçlamaktadır. Çoğu görüntü sınıflandırma doğruluğunu arttıran çalışmalarda geleneksel yöntemler kullanılırken bu çalışmada günümüzde trend olan mobil evrişimli sinir ağları (MCNN) iki farklı yaklaşımla ele alınmaktadır. İlk olarak, MobileNetv1 ve MobileNetv2 modelleri optimize edilerek İMobileNetv1 ve İMobileNetv2 yaklaşımları önerildi. İkinci olarak, bu önerilen MCNN yaklaşımları sadece özellik çıkarıcı olarak kullanıldığı ve elde edilen özelliklerin birleştirilmesi, seçilmesi ve sınıflandırılması gibi yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir yaklaşım önerildi. Önerilen yaklaşımlarla yapılan sınıflandırma sonucunda, %85,05 oranında çok yüksek bir sınıflandırma başarısı elde edilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2021Traces of schrödınger’s cat ın adalet ağaoğlu’s novel hayır
Cuşa, Hasan
Schrödinger’s cat is a theory put forward by Austrian physicist Erwin Schrödinger in 1935. According to this theory based on the thought experiment, it is assumed that there is a cat inside a closed box and a mechanism that becomes active depending on some conditions. This mechanism consists of a radioactive atom with a 50 percent probability of deterioration and a bottle with cyanide in it. If the radioactive atom is broken, the mechanism will be triggered and the bottle will break. Therefore, the poison released from the bottle will cause the death of the cat. If this atom is not broken, the mechanism will not work and therefore the cat will continue its life from where it left off. In the context of parallel universes, the cat will be considered both alive and dead, unless observation is made in the experimental box. This experiment indicates that the impossibility of the third state is possible. In Schrödinger’s cat experiment, what matters is not whether the cat survives, but the realization that the cat is on the fine line between death and life. From this point of view, it can be said that such a similar thought experiment exists in Adalet Ağaoğlu’s novel Hayır. The purpose of this study is to reveal that Schrödinger’s cat experiment carries traces in this novel.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2021Atık lastiklerden elde edilen siyah karbonun asfaltın işlenebilirlik özelliklerine etkisi
Geçkil, Tacettin; İnce, Ceren Beyza; Aksağan, Zülfükar
Bu çalışmada, atık lastiklerden elde edilmiş olan siyah karbon (SK) katkısının asfaltın orta ve yüksek sıcaklıklardaki işlenebilirlik özellikleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla, penetrasyon sınıfı B 160/220 olan saf asfalta ağırlıkça %5, 10, 15 ve 20 oranlarında SK eklenerek modifiye asfaltlar elde edilmiştir. Saf ve modifiye asfaltların fiziksel özellikleri penetrasyon, yumuşama noktası ve düktilite testleri ile belirlenmiştir. Ayrıca, bağlayıcıların sıcaklık hassasiyetlerinin bir ölçüsü olarak kabul edilen penetrasyon indeksi (PI) değerleri de hesaplanmıştır. Daha sonra, saf ve modifiye bağlayıcıların yüksek sıcaklıklarda bünyelerinde meydana gelen uçucu madde kaybı dönel ince film etüvü deneyi (RTFOT) ile, bağlayıcıların işlenebilirlik özellikleri ise dönel viskozimetre (RV) deneyi ile belirlenmiştir. Fiziksel test sonuçlarına göre, SK katkısıyla bağlayıcıların sertleşme eğiliminin arttığı ve penetrasyon sınıfının B 100/150 olarak değiştiği görülmüştür. Ayrıca, SK katkısıyla bağlayıcıların sıcaklık hassasiyetlerinin azaldığı bu bakimdan en uygun oranın %15SK olduğu görülmüştür. RV sonuçlarına göre, SK katkısıyla bağlayıcıların işlenebilirliklerinin azalarak karıştırma ve sıkıştırma sıcaklıklarının yükseldiği görülmüştür.
- MakaleYalnız künye2021Temiz enerji sektörü, teknoloji sektörü ve ham petrol arasındaki yayılım ilişkisi
Ekinci, Ramazan; Gençyürek, Ahmet Galip
Küresel ısınmanın sonucu olarak ortaya çıkan iklim değişikliği yenilenebilir enerjiye diğer bir ifadeyle temiz enerjiye olan ilgiyi artırmıştır. Gelişen teknolojiyle birlikte verimliliğin artması ve maliyetlerin azalması sonucunda da yenilenebilir enerji tüketimi hızlanmıştır. Petrol piyasasının yenilenebilir enerjinin ikamesi olması, teknolojinin de yenilenebilir enerjinin önemli bir girdisi olması nedeniyle teoride yenilenebilir enerjinin her iki değişkenden etkilendiği düşünülmektedir. Yapılan çalışma ile teoride ileri sürülen bu görüş hem ortalamada hem de varyansta nedensellik ilişkisinin tespitine olanak sağlayan Hong (2001) yöntemiyle incelenmek istenmektedir. Temiz enerji sektörü, teknoloji sektörü ve petrol piyasası sırasıyla Willderhill Endeksi (ECO), ArcaTech Endeksi ve WTI tarafından temsil edilmektedir. 2004-2019 döneminin analiz edildiği çalışma sonucunda ortalamada temiz enerji sektöründen petrol piyasasına doğru, varyansta ise; petrol piyasasından temiz enerji sektörüne doğru Granger nedenselliğin olduğu tespit edilmiştir. Kappa-1 yöntemiyle belirlenen varyans kırılma tarihlerinin dikkate alınması sonrasında nedensellik ilişkilerinin varlığında herhangi bir değişim gözlemlenmemiştir. Elde edilen sonuçların araştırmacılara, politika yapıcılara ve yatırımcılara önemli bilgiler sunacağı düşünülmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2021Havacılık sektöründe sezgisel bulanık topsıs yöntemiyle risk analizi uygulaması
Ünlükal, Ceren; Yücel, Mustafa
Hata Türü ve Etkileri Analizi (HTEA), birçok sektörde potansiyel hataları tanımlamak, değerlendirmek ve önlemekiçin sıklıkla kullanılan risk analizi tekniklerinden biridir. HTEA, süreçler ve ürünlerdeki potansiyel risklerinbelirlenmesine ve azaltılmasına yardımcı olması ve yaygın olarak kullanılması gibi güçlü yönleri olan analitik birteknik olmasına rağmen bazı noktalarda eleştirilmiştir. Risk değerlendirmesini yapan uzmanlar ve karar vericilertarafından, risk faktörlerine 1 ile 10 arasında matematiksel bir sayı atamak kolay değildir. Bu noktada sezgisel bulanıkmantık yaklaşımının sunduğu dilsel değişkenlerin kullanılması karar vericilere kolaylık sağlamakta ve riskdeğerlendirmelerinin doğruluğunu artırmaktadır. Bu çalışma, havacılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeninüretim süreci boyunca ortaya çıkabilecek risklerini HTEA ile değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Risk faktörlerinin gözardı edilmesi ve risk önceliklerinin doğru belirlenememesi ihtimali göz önünde bulundurularak, çalışmaya sezgiselbulanık mantık yaklaşımı entegre edilmiştir. Bu amaçla risk faktörleri uzmanlar tarafından ağırlıklandırılmıştır.Problem çözümünde Sezgisel Bulanık TOPSIS yöntemi kullanılarak, dilsel değişkenlerin desteğiyle hatalar uzmanlartarafından önceliklendirilmiştir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2021Üniversite öğrencilerinin edmodo kullanımına ilişkin görüşleri
Gömleksiz, Mehmet Nuri; Pullu, Emine Kübra
Bu araştırmanın amacı, Edmodo eğitsel sosyal ağ sitesinin kullanımının üniversite öğrencilerinin algılarına göre değerlendirilmesidir. Araştırma olgubilim desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, Kayseri Üniversitesi Hüseyin Şahin Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Teknolojileri bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemi ve olgu bilimi deseni kullanılarak hazırlanan araştırmanın çalışma grubu için ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 7’si kadın ve 12’si’i erkek olmak üzere toplam 19 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analizi yöntemine göre değerlendirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, üniversite öğrencilerinin Edmodo eğitsel sosyal ağ uygulamasına ilişkin görüşleri beş farklı tema altında değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, öğrenciler Edmodo’ya ilişkin olarak uygulamanın paylaşım yapmaya imkân tanıması, iletişimi güçlendirmesi, zaman ve mekândan bağımsız bir öğrenme ortamı sunması gibi olumlu özeliklerini vurgularken; uygulama dilinin ve arayüzünün zor tarafları olması, amaç dışı kullanım ile zaman kaybına sebep olması ve internet bağlantısı gerektirmesi gibi durumları da olumsuz olarak nitelendirmişlerdir. Ayrıca Edmodo eğitsel sosyal ağ sitesinin derse olumlu etkileri öğrenciler tarafından bilişsel ve duyuşsal bağlamda değerlendirilmiştir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2021Risk assessment using a novel hybrid method: a case study at the biochemistry department
Derse, Onur; Göçmen, Elifcan; Narli, Mufide
Risk management has gained substantial attention for the health sector in recent years. Healthcare systems are forced to deal with risk assessment due to deadly accidents. Biochemistry department is one of the most critical units, in which occupational accidents should be controlled preventively. Thus, this paper aims at developing a risk assessment process to minimize the occupational accidents. Failure mode and effects analysis (FMEA) and 5x5 matrix (L Matrix) as most effective quantitative risk analysis methods, are developed for a biochemistry department of a hospital in Turkey to evaluate the risk types discussed in related works and discovered during this work. First, the decision makers’ risk evaluation based on historical data of accidents are adopted to risk management process. Then, with regard to scoring of risk factors such as occurrence, severity and detectability, risk priority numbers and classes are obtained and preventive measures for the high-risk failure modes are determined. Analytic Hierarchy Process (AHP) method has been applied for prioritizing these measures to reduce or eliminate these risk types. Considering the results obtained from the AHP method, a goal programming model is developed to minimize the risk prevention costs. Obtained results demonstrate the effectiveness of the proposed methods.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2021Siber Zorbalık Tespit Yöntemleri Potansiyel Uygulama Alanları ve Zorluklar
Yazğılı, Enver; Baykara, Muhammet
Dünya genelinde sosyal medya kullanıcılarının karşılaştığı sorunların başında gelen siber zorbalık güngeçtikçe daha da artmaktadır. İnsanlar arasında yaygınlaşan İnternet kullanımı, siber zorbalığın uygulamaalanlarının da artmasına neden olmuştur. Siber zorbalar, İnternet üzerinden yapacakları zorbalıkların tespitedilememesi veya tespit edilse dahi yasal bir yaptırım uygulanmayacağı düşüncesiyle geleneksel zorbalığaoranla daha fazla zorbalık yapmaktadırlar. Artan siber zorbalık suçları, kurbanlarına psikolojik baskılaryaşatarak toplumdan dışlanmaları ve hatta intiharın eşiğine gelmelerine neden olmaktadır. Bu ve bunabenzer sorunların önüne geçilmesi için siber zorbalığın anlık tespit edilmesi gerekir ancak bu oldukçagüçtür. Bu problemin tespit edilmesi için literatürde çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmadaöncelikle siber zorbalık ve türleri, tespit için kullanılan makine öğrenmesi yöntemleri ve algoritmaları ile literatürde yapılan çalışmalar sunulmuştur.
AtıfOpenAlex7TR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2021From the guardianship of the “Literary Father” to “Defending the Honor of Women”: A Comparative Study of Hayal ve Hakikat and Enin by Fatma Aliye
Akdemir, Fatma Şen
Fatma Aliye, one of the most significant Ottoman-Muslim female writers of the 19th century, perpetually scrutinizes the “woman question” and sets forth the problems women have to go through in a patriarchal society and a traditional family structure as well as occasionally suggesting possible solutions to these problems in all of the six novels she penned over the course of her life, Hayal ve Hakikat, Muhadarat, Refet, Udi, Levayih-i Hayat and Enin. However, upon closer inspection, her first novel Hayal ve Hakikat, which she co-wrote with Ahmet Midhat, appears to stand out from the rest of her work. Ahmet Midhat, who supported Fatma Aliye during the early years of her career as an emerging writer, deemed her as his “honorary daughter” and even stood up for her against those who opposed her and her writership for no other reason than her being a woman. Furthermore, Ahmet Midhat read and edited her work in addition to playing a fundamental role in the publication of her work both in his own newspaper and other media. There is no doubt that the unwavering support of Ahmet Midhat, not only the most popular and most widely-read writer of the period, but also a writer who is in good terms with the prevailing order, was hugely influential in the public acknowledgement of Fatma Aliye’s authorship. In a way, Ahmet Midhat became a father figure to Fatma Aliye, who was born as the daughter of Ahmet Cevdet Pasha, resulting in the formation of a fatherdaughter relationship between the two writers. Neverthless, the same hierarchical relationship that was prevalent in the patriarchal structure applied to the relationship that developed between Ahmet Midhat and Fatma Aliye: While the male author was the one who possessed authority, the female writer was the one who was subjugated to that authority. This hierarchical relationship is mirrored in the novel the two co-wrote, Hayal ve Hakikat, hence the emergence of distinct author attitude, narrator voice, and a female character noticeably different than the ones found in her other novels. The main starting point of this study is that, in her last novel Enin, which bears many similarities to Hayal ve Hakikat in terms of its subject matter, plot and characters’ life stories, Fatma Aliye completely reverses the male-female roles, gender codes and the negative qualities traditionally projected on women that characterize her first novel Hayal ve Hakikat, in which she had to adopt the ideology of a male author as she was writing under the authority of a male author and had no control over the text whatsoever. Fatma Aliye was in need of the support she could get from Ahmet Midhat in order to be included in the public sphere as a woman writer, but she was ultimately set free from this need as she gradually gained power and secured her place as a writer in the literary circle of the period. In this vein, as opposed to the female author and the female character pushed into the background and overshadowed by the male authority in her first novel, we see Fatma Aliye’s powerful exertion of both literary and female authority in Enin, which she wrote many years after Hayal ve Hakikat. Comparing her first novel Hayal ve Hakikat and her last novel Enin, this article will attempt to reveal the differences in Fatma Aliye’s approach to the woman issue in these novels. Structured Abstract: Fatma Aliye, one of the most significant Ottoman-Muslim female writers of the 19th century, perpetually scrutinizes the “woman question” and sets forth the problems women have to go through in a patriarchal society and a traditional family structure as well as occasionally suggesting possible solutions to these problems in all of the six novels she penned over the course of her life, Dream and Truth, Useful Information, Refet, The Lute Player, Scenes from Life and Groaning. However, upon closer inspection, her first novel Dream and Truth (Hayal ve Hakikat), which she co-wrote with Ahmet Midhat, appears to stand out from the rest of her work. Ahmet Midhat, who supported Fatma Aliye during the early years of her career as an emerging writer, deemed her as his “honorary daughter” and even stood up for her against those who opposed her and her writership for no other reason than her being a woman. Furthermore, Ahmet Midhat read and edited her work in addition to playing a fundamental role in the publication of her work both in his own newspaper and other media. There is no doubt that the unwavering support of Ahmet Midhat, not only the most popular and most widely-read writer of the period, but also a writer who is in good terms with the prevailing order, was hugely influential in the public acknowledgement of Fatma Aliye’s authorship. In a way, Ahmet Midhat became a father figure to Fatma Aliye, who was born as the daughter of Ahmet Cevdet Pasha, resulting in the formation of a father-daughter relationship between the two writers. Neverthless, the same hierarchical rel
- MakaleYalnız künye2021The unrest of I ın Necip Fazıl Kısakürek's of work Bir Adam Yaratmak
Akar, Yeliz
Necip Fazıl Kısakürek, is one of the important writers who influenced both the artists of his time and who came after him. Although he is prominent in the genre of poetry, it is known that he also produced works in different fields of literature. Among these genres, theater takes an important place. In particular, Bir Adam Yaratmak is regarded as a work that proves the success of the author both for its period and beyond. Necip Fazıl Kısakürek, reflects the inner world of Husrev who questions the boundaries of his existence in his play named Bir Adam Yaratmak. Husrev, who emulates God, thinks that he can create new possibilities of existence in his own world based on his artistic identity. This role he assumes, sometimes by envy of God and sometimes by opposing him, is strengthened by his desire for immortality. Husrev, who is mistaken that he can realize this desire by relying on his artistic creativity qualification, goes beyond the boundaries of existence. Because man is mortal; Husrev, who loses his mental and mental health when he realizes the fact that he is mortal, becomes uneasy due to the dead end waiting for him. The fact that he has to wait desperately in the face of this situation that he cannot solve or cope with creates a great uneasiness in his mind. State of restlessness; the violation of the intimate sphere increases due to reasons such as insecurity in social relationships, failure and loneliness syndrome, and it turns into a deep trauma that forces Husrev's limits of endurance. In this study, which we dealt with in the context of Husrev's existential unrest, we evaluated the limits of the human capable of creating, the terror of death in our inner world and the consequences of border violations.

















