Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Şeker, Sevda Arslan(8)
- Gürarslan Baş, Nazan(7)
- Dal, Nursel Alp(6)
- Orhan, Ilksen(6)
- Serin, Emine Kaplan(6)
- Yüksekol, Özlem Doğan(5)
- Durmaz, Yadigar Çevik(4)
- Sezgin, Eray Ekin(4)
- Doğan, Runida(3)
- Erkus Kucukkelepce, Gulhan(3)
- Gül, Şenay(3)
- Karatay, Gülnaz(3)
- Taşçı Beydağ, Kerime Derya(3)
- Basit, Gulden(2)
- Duman, Mesude(2)
- Ferhat, Daşbilek(2)
- Gumussoy, Sureyya(2)
- Kasımoğlu, Necla(2)
- Kunduraci, Ersin(2)
- Kuzu, Ayşe(2)
- Polat, Hilal Türkben(2)
- Taşhan, Sermin Timur(2)
- Yetişmiş, Habibe Yaşar(2)
- Yıldız, Erman(2)
- Yılmaz, Ayşe Nur(2)
- Çevik Durmaz, Yadigar(2)
- Önder, Eylem Yalçınkaya(2)
- Ünal, Esra(2)
- Akay, Mehmet(1)
- Akay, Miyase(1)
- Aksoy Derya, Yeşim(1)
- Aldemir, Hamza(1)
- Alp Dal, Nursel(1)
- Altay, Sare(1)
- Arslan, Sevda(1)
- Arıkan, Duygu(1)
- Avşar, Gülçin(1)
- Aybek, Hasan(1)
- Ağralı, Cansu(1)
- Baltacı, Nazlı(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2022Working environment-related leisure time satisfaction levels and health\rbehaviors of university office workers and ergonomic solutions
Önen, Cihan; Sandıkçı, Muhammed Bahadır; Dincer, Erhan
The present study aims to investigate the health behaviors of university office workers related to the working environment, compare them with leisure time satisfaction, and\rsuggest ergonomic solutions. Office workers at Bitlis Eren University and Munzur University, which are situated in the eastern part of Turkey, constituted the population\rof this study. The sample size was 196 based on the formula [n = (N*t2*p*q)/d2*(N-1)+t2*p*q)], which was applied when the number of people in the population was\rknown. The required sample size was determined based on the estimation of a proportion of 0.5 in a finite population of 401, with a 95% confidence interval of ± 0.05 using\rsimple random sampling. The data of Questionnaire and Leisure Satisfaction Scale (LSS) were collected from 178 participants by a face-to-face interview voluntarily. The\rfindings obtained in this study showed that nearly half of the participants did not sufficiently support their wrists and backs and did not adjust their working posture or the\rscreen inclination and brightness. The mean score of leisure time satisfaction was higher for those who worked in places with ideal physical conditions, including heat and\rsound insulation and in places with good psychological conditions without stress and work overload. The leisure time satisfaction score was significantly higher among\rthose who engaged in leisure time activities, such as recreational activities reading books, and physical activity. It was observed that employees in offices with improved\rnoise, heat, workload and stress had better satisfaction levels in leisure time. One cannot separate leisure activities from workplace activities and both should be conducted\rin harmony. As an ergonomic solution, the worktable and tools should be comfortable and designed in a way that does not require the back muscles to be strained.
- MakaleAçık Erişim2022Vardiyalı Çalışan Hemşirelerin İş Yaşam Kalitelerinin ve İş Aile Çatışmasının Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi
Orhan, Ilksen; Yüksekol, Özlem Doğan; Ferhat, Daşbilek
Amaç: Bu araştırma, vardiyalı çalışan hemşirelerin iş yaşam kalitelerinin ve iş aile çatışmasının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tasarımdaki bu çalışma, 735 hemşirenin çalıştığı bir üniversite hastanesinde, çalışmaya katılımda gönüllü 507 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, “Kişisel Tanıtım Formu, İş Aile Çatışması Ölçeği ve Çalışanlar için İş Yaşam Kalitesi Ölçeği” olmak üzere üç bölümden oluşan çevrim içi anket ile toplanmıştır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Tukey analizi kullanılmıştır. Etki büyüklüğünü hesaplamak için Eta kare(η2) ve Cohen(d) katsayıları kullanılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin; %74’ü lisans mezunu, %52’si evli ve %90,1’i vardiya sistemiyle çalışmaktadır. Hemşirelerin iş yaşam kalitesi ölçeği puan ortalaması 28,578±5,700 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin iş aile çatışması ölçeği puan ortalaması 20,282±2,909 olarak bulunmuştur. Tükenmişliğin iş aile çatışması düzeyini arttırdığı saptanmıştır (ß=0,14). Hemşirelerin iş-aile çatışması puanları, hemşirelerin çalıştıkları klinik ile ilişkili olduğu belirlenmiştir (F=2,807; p<0,05; η2=0,027). Sonuç: Hemşirelikte yaş ve çalışma süresi ilerledikçe mesleki doyumunun artığı, kadın hemşirelerin tükenmişlik, merhamet yorgunlukları ve mesleki doyumlarının erken hemşirelerden yüksek olduğu, vardiyalı çalışmanın iş aile çatışmasını ve tükenmişliği arttırdığı sonucuna varılmıştır. Tükenmişlik ve iş aile çatışması oranları yüksek olan hemşirelerde psikolojik destek verilmesi ve çalışma saatlerinin performansı artırmaya, tükenmişliği ve iş aile çatışmasını azaltma yönelik düzenlenmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex9TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022Hemşirelik Öğrencilerinde Akran Zorbalığı ile İlişkili Faktörler ve Kendini Kabul Arasındaki İlişki
Şeker, Sevda Arslan; Kaya, Yunus
Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinde akran zorbalığı ile ilişkili faktörler ve kendini kabul arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı nitelikteki araştırmanın örneklemini, iki üniversitenin hemşirelik bölümlerinde öğrenimlerine devam eden 405 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma verileri, Tanıtıcı Özellikler Formu, Üniversite Öğrencilerinde Akran Zorbalığını Belirleme Ölçeği ve Koşulsuz Kendini Kabul Ölçeği kullanılarak Nisan-Haziran 2020 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Bağımsız Örneklem t testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Tukey testi ve Pearson Korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Koşulsuz Kendini Kabul alt boyutu puan ortalaması ile Akran Zorbalığı Ölçeği toplam puanı, İdeolojik Zorbalık, Dışlanma ve Cinsel Zorbalık alt boyutu puan ortalamaları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Siber Zorbalık alt boyutu ile Koşulsuz Kendini Kabul Ölçeği toplam puanı arasında negatif yönde ilişki bulunurken, Koşullu Kendini Kabul alt boyutu ile pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, beliren yetişkinlik döneminde olan üniversite öğrencileri için akranlarla kurulan ilişkiler büyük önem taşımaktadır. Akranlar tarafından zorbalığa maruz kalmak üniversite öğrencilerinin fiziksel, ruhsal, sosyal, akademik ve mesleki gelişiminde önemli sorunlara yol açabilmektedir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2022COVID-19 pandemisi sırasında hemşirelerin işe bağlı gerginlik düzeylerinin duygusal tükenmeleri üzerindeki etkisi
Sezgin, Eray Ekin; Kaya, Enes; Tanyıldızı, İrem
Bu çalışmanın amacı pandemi sürecinde, hemşirelerde görülebilecek işe bağlı gerginlik ve duygusal tükenme düzeylerini belirlemek ve işe bağlı gerginlik ve duygusal tükenme belirtilerini yordamada çeşitli demografik ve Covid-19 pandemisine ilişkin değişkenlerin rolünü incelemektir. Tanımlayıcı tasarımda olan bu araştırma, bir üniversite hastanesinde fiili olarak çalışmakta olan ve araştırmaya katılım göstermeyi kabul eden 171 hemşire ile yapılmıştır. Veriler, araştırmacılar tarafından oluşturulan demografik sorular, Maslach Tükenmişlik Ölçeğinin Duygusal Tükenme alt ölçeği ve İşe Bağlı Gerginlik Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi varyans testi, t-testi ve basit doğrusal regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Hemşirelerin pandemi döneminde haftalık ortalama çalışma saati 46.36 ve günlük bakım verdikleri ortalama hasta sayısı ise 29,79’dur. Hemşirelerin %29,8’i Covid servisinde çalışmaktadır. Hemşirelerin işe bağlı gerginlik düzeylerinin ortalamanın altında, duygusal tükenme düzeylerinin ise ortalamanın üstünde olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışmada hemşirelerin işe bağlı gerginliklerinin duygusal tükenmeleri üzerindeki etkisinin pozitif yönde ve düşük seviyede olduğu saptanmıştır (R2=0,188; p<0,05). Covid-19 pandemi döneminde hemşirelerin işe bağlı gerginlik ve duygusal tükenme yaşamalarını azaltmak için yoğun çalışma tempolarını azaltma konusunda iyileştirmeler yapılması, Covid servisinde görev yapanların daha yakından izlenmesi ve profesyonel destek birimlerinden hizmet almalarının sağlanması önemlidir.
AtıfOpenAlex6TR Dizin7
İncele - MakaleAçık Erişim2022Knowledge and Practices of Nurses / Midwives' about Pain Management in Children
Kasımoğlu, Necla; Gürarslan Baş, Nazan
Aim: The aim of the study is to evaluate the knowledge and practices of nurses/midwives' about pain management of children aged 0-6 years. Method: This descriptive study was conducted with 67 nurses/midwives working in family health centers of a province between May-July 2021. The data were collected with "Pain Management Applications in Children Evaluation Form" which created by the researchers, via online google forms . The obtained data were analyzed on the computer aided program with numbers and percentages. Results: 49.3% of the nurses/midwives stated that they considered pain as a vital sign, 34.3% them stated that they found themselves competent in pain management, and 79.1% stated that they needed training on pain. 86.6% of the nurses reported that they decided on the child's pain based on behavior, and 58.2% decided on the child's verbal expression. Almost all of the nurses/midwives reported that non-pharmacological methods were effective in pain management. More than half of the nurses/ midwives stated that they used distraction metod in the first place in the management of pain of children aged 0-6. Conclusion: It was observed that nurses/midwives need information about pain management in children aged 0-6 years. Again, it was seen that nurses used distraction metod in the first place in pain management from non-pharmacological methods .
- MakaleYalnız künye2022Investigation of the relationship between emotional labor behavior and job satisfaction of nurses
Şeker, Sevda Arslan; Gül, Şenay; Erkus Kucukkelepce, Gulhan
Personal characteristics, experiences, perceptions, working environment of nurses, and the attitudes of managers during the delivery of health services affect the relationship between emotional labor and job satisfaction. The aim of this study was to investigate the relationship between emotional labor and job satisfaction levels of nurses. The study was a descriptive cross-sectional and conducted 151 nurses who agreed to participate in the study. The data were collected between October and December 2019 using "Personal Information Form", "Job Satisfaction Scale for Nurses" and "Emotional Labor Scale". Descriptive statistics, non-parametric tests, Spearman's Rho correlation and Mann Whitney U test were used in the analysis of the data. In the study, it was determined that there was no significant relationship between the Emotional Labor Scale and Job Satisfaction Scale for Nurses total scores (r=0.071; p=0.0389). A statistically significant, weak and positive linear relationship was found between Surface Acting sub-scale of the Emotional Labor Scale and the Pleasant Work Environment sub-scale of the Job Satisfaction Scale for Nurses (r=0.175; p=0.031). Emotional labor behaviors and job satisfaction of nurses affect health care in many ways. The results of this study are stimulating for managers at all levels.
- MakaleAçık Erişim2022Klinik Uygulamanın Hemşirelik Öğrencilerinin Problem Çözme ve Karar Verme Becerilerine Etkisi: Yarı Deneysel Çalışma
Şeker, Sevda Arslan; Erkus Kucukkelepce, Gulhan
Amaç: Bu araştırmada, klinik uygulamanın hemşirelik son sınıf öğrencilerinin problem çözme ve karar verme becerilerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Kontrol grupsuz öntest ve son-test yarı deneysel türde yapılan bu araştırmanın örneklemini 77 öğrenci oluşturmuştur. Veriler, Tanıtıcı Özellikler Formu, Problem Çözme Envanteri (PÇE) ve Hemşirelikte Klinik Karar Verme Ölçeği (HKKVÖ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem t-testi, bağımlı örneklem t-testi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin ön-test PÇE puan ortalaması 85,97±18,29 iken son-test puan ortalaması 93,01±18,40’tır. HKKVÖ ön-test puan ortalaması 97,82±16,64 iken son-test puan ortalaması 138,14±15,13’tür. Öğrencilerin, ön-test ve son-test PÇE toplam, Düşünen yaklaşım, Kendine güvenli yaklaşım, Planlı yaklaşım alt boyut puan ortalamaları ile HKKVÖ ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,05). Yaş, cinsiyet, akademik ortalama değişkenlerine göre PÇE ve HKKVÖ toplam puan ortalamaları istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermemiştir (p>0,05). Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinin problem çözme ve karar verme becerileri orta düzeydedir. Öğrencilerin problem çözme ve karar verme ile ilgili ders/kurs alma durumlarının son-testte problem çözme beceri algılarını azalttığı, erkek öğrencilerin ön-test Sonuçları değerlendirmek alt boyutu puan ortalamalarının kadın öğrencilerden anlamlı derecede daha fazla olduğu bulunmuştur. Problem çözme ve karar verme becerilerinin geliştirilmesinde klinik öğretim sürecine farklı öğretim yöntemlerinin eklenmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Motivasyonun Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkisi: Bir Kamu Kurumu Örneği*
Menteşe, Sabit; Unal, Abdulkadir
Sağlık sektörü günümüzde iş yoğunluğunun oldukça fazla olduğu, yapılan iş açısından ise insan etkisinin hayati önem arz ettiği karmaşık bir hizmet alanıdır. Rutin sağlık hizmetlerinin yanı sıra Pandemi, afet ve benzeri durumlarda iş yoğunluğunu maksimum seviyeye çıktığı bu sektörde, çalışanların motivasyonunun yüksek olması işlerin sağlıklı yürütülebilmesi açısından elzemdir. Bu bağlamda çalışanların motivasyonlarının ölçümü, düşük motivasyon sebeplerinin ortaya konulması ve motivasyona bağlı kişilerin çalıştıkları kuruma olan bağlılıklarının tespit edilmesi, verilecek olan sağlık hizmet kalitesinin artırılmasında oldukça önemlidir. Bu araştırmanın temel amacı, sağlık hizmeti sunan bir kamu kurumunda çalışan idari personelin algılarına göre motivasyonlarının örgütsel bağlılıkları üzerine etkisini incelemektir. Nicel ilişkisel tarama modelinde desenlenen bu araştırmada, veriler “İş Motivasyon Ölçeği” ve “Örgütsel Bağlılık Ölçeği” aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2021 yılında Elâzığ İl Sağlık Müdürlüğünün merkezi idaresinde görevli 750 kurum çalışanından tesadüfi örnekleme yöntemiyle tespit edilen 250 kişi oluşturmuştur. Örgütsel bağlılık ölçeğinin boyutlarının (duygusal, devamlılık, normatif) bağımlı değişken ve motivasyon ölçeğinin boyutlarının (içsel, dışsal) bağımsız değişken olduğu regresyon modellerinin analizi sonucunda, motivasyon boyutlarının en çok duygusal bağlılık üzerinde (%46,9), en az ise örgütsel devamlılık bağlılığı üzerinde (%29,4) açıklayıcı olduğu görülmüştür. Demografik faktörler ile motivasyon ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılan analizlerde, çalışanlarının motivasyonlarının cinsiyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ve çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerinin de unvanlarına göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2022The relationship between perceived social support during pregnancy and postpartum comfort
Dal, Nursel Alp; Yetişmiş, Habibe Yaşar
This study was carried out to examine the relationship between perceived social support during pregnancy and postpartum comfort. The data for the cross-sectional study were collected from 544 puerperal women through face-to-face interview between 15.11.2019 and 15.03.2020, using a personal introduction form containing individual information, the Multidimensional Perceived Social Support Scale (MSPSS), and the Postpartum Comfort Questionnaire (PPCQ). Pearson correlation analysis and simple linear regression analysis were used together with descriptive statistics for statistical analysis. Results: 37.5% of the puerperal participants in the study were over 30 years old and 52% had more than three pregnancies. In our study, it was found that there was a positive significant correlation between the total MSPSAS and PPCQ total scores of the puerperal women (r = 0.140). As a result of the study, it was found that as the level of social support perceived by the puerperant during pregnancy increased, the postpartum comfort level increased. Midwives, who are an important part of social support, should determine the support level of pregnant women during pregnancy and birth, postpartum period, and provide support and information to women on all kinds of issues that will increase the comfort of women, such as education and counseling.
AtıfOpenAlex8TR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2022The Effect Of Training Given in Birth and Parenting Class on \rPrenatal Attachment and Breastfeeding Self-Efficacy: Example \rFrom Tunceli
Saridogan, Erdinc; Dal, Nursel Alp; Gumussoy, Sureyya; Ozdemir, Cagdas
Aim: The aim of this study is to examine the effect of training given \rin birth and parenting class on prenatal attachment and breastfeeding self-sufficiency.\rMethod: This research is a training intervention study. The sample of the research is consisted of 55 pregnant women. The research \rdata were obtained by using the questionnaire form including sociodemographics and pregnancy-related characteristics, “Prenatal \rAttachment Scale and Breastfeeding Self-Efficacy Scale”. \rResults: It was determined that 49.1% of pregnant women participating in the study are between the ages of 25 - 29 years, 74.5% are \runiversity graduates, 60% are housewives, and 77.7% prefer to have \ra natural birth. It was found that prenatal attachment and breastfeeding self-sufficiency (p ˂ 0.05) of pregnant women increased after \rparticipating in the birth and parenting class.\rConclusion: It has been observed that the trainings given in the \rpregnancy information class are effective in increasing the level of \rattachment and breastfeeding competence.
- MakaleAçık Erişim2021Bir Hemşirelik Bölümünde Öğrenim Gören Öğrencilerin Hemşirelik Bakım Davranışları Algısının Belirlenmesi
Şeker, Sevda Arslan; Gül, Şenay
Amaç: Bu araştırma, hemşirelik öğrencilerinin hemşirelik bakımına ilişkin algılarının ve bakımı etkileyen faktörlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmanın örneklemini 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde bir üniversitenin hemşirelik bölümünde öğrenim gören, araştırmaya katılmayı kabul eden 142 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri “Tanıtıcı Özellikler Formu” ve “Bakım Davranışları Ölçeği-30 (BDÖ-30)” kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın verileri tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis Analizi ile incelenmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 20.80±1.839 yıl, %56.3’ü kadın ve %59.9’u Anadolu lisesi mezunudur. Öğrencilerin BDÖ-30 puan ortalaması 150.79±21.81’dir. Öğrencilerin cinsiyet ve öğrenim gördükleri sınıflarına göre BDÖ-30 puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Araştırmada öğrencilerin hemşirelik eğitimi sürecinde hemşirelik bakım davranışları algısında artış olduğu, cinsiyet açısından anlamlı farklılıkların olduğu, kadın öğrencilerin puan ortalamalarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Hemşirelik bakımının felsefesi ve öneminin birinci sınıftan itibaren ve cinsiyetçi yaklaşımdan arındırılarak aktarılması önerilmektedir.Anahtar kelimeler: bakım davranışları, hemşirelik eğitimi, hemşirelik bakımı, hemşirelik öğrencisi
AtıfOpenAlex8TR Dizin9
İncele - MakaleAçık Erişim2021Ebelik ve Hemşirelik Öğrencilerinin Covid 19 Salgını Hakkındaki Bilgileri ve Korunmaya Yönelik Aldıkları Önlemler
Orhan, Ilksen; Yılmaz, Ayşe Nur; Yüksekol, Özlem Doğan
Amaç: Bu araştırma ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin Covid 19 ile ilgili bilgi düzeyleri ve korunmaya yönelik aldıkları önlemleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Araştırmanın evrenini bir ilin Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik bölümünde okuyan 315 ve başka bir ilin hemşirelik bölümünde okuyan 200 öğrenci olmak üzere toplam 515 öğrenci oluştururken, araştırmanın örneklemini 395 öğrenci oluşturdu. Veriler 5-15 Mayıs tarihleri arasında, araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu ile online olarak toplandı. Araştırmada yüzde, frekans ve ki kare analizleri kullanıldı. Bulgular: Araştırmada öğrencilerin %90.09 oranında bilgi sahibi oldukları, %99’unun Covid 19 hastalığının belirtilerini doğru tanımladığı, %97.7’si hastalığı önlemek için alınabilecek tedbirleri doğru tanımladığı bulundu. Ayrıca öğrencilerin %93.66’sının korunma için çeşitli önlemler aldığı bulundu. Araştırmada Covid 19 virüsünün kuluçka süresi ortalama 4-14 gündür değişkenine doğru cevap verenler ile yanlış cevap verenler arasında okudukları bölümü isteyerek tercih etme ve okudukları bölümlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0.05, Tablo 4). Önlem olarak yetkililerin yaptığı açıklamaları takip ettiklerini ve mümkün olduğunca bu önerilere uymaya çalıştıklarını ifade eden öğrenciler ile bu değişkene hayır cevabı veren öğrenciler arasında okudukları bölüme göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu (p<0.05, Tablo 5). Sonuç: Öğrencilerin %66.6’sının Covid 19 ile ilgili tedavi konusunda yanlış bilgiye sahip oldukları saptandı. Ebelik ve hemşirelik bölümü öğrencilerine Covid 19 tedavisi konusunda eğitim verilmesi önerilebilir.Anahtar Kelimeler: Ebelik; Hemşirelik, Öğrenciler; Covid 19
AtıfOpenAlex6TR Dizin5
İncele - MakaleAçık Erişim2021The Relationship Between Leadership Orientations and Learning Styles of Nursing Students
Şeker, Sevda Arslan; Palaz, Simge Çoşkun
Aim: This research was conducted to determine the relationship between leadership orientations and learning styles of nursing students. Method: The study was a descriptive, and correlational research. The data were obtained from 140 students in the nursing department of an university who were volunteered to participate in the study. Personal Information Form, Leadership Orientation Scale and Kolb’s Learning Styles Inventory were used to collect data.The data were analyzed using descriptive statistics involving numerical values, percentages, mean and standard deviation, and Pearson correlation tests. Results: The nursing students obtained the highest scores in the human resources leadership and the lowest scores in the political leadership domain. It was determined that most of the students had diverger (38.6%) and assimilator (26.4%) type learning styles. A positive, significant and moderate relationship between students’ leadership orientations and learning styles was determined (r> 0.30, p <0.01). Conclusion: Results indicate that in order to prepare nursing students as leaders of the future, during arrangement of nursing training programs all learning styles including the learning styles of students have to be taken into account.
AtıfOpenAlex8TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2021Investigation of Quality and Patient Safety Courses Conducted in Undergraduate Nursing Programs in Turkey
Şeker, Sevda Arslan; Basit, Gulden
Aim: This study aimed to determine some characteristics of quality and patient safety courses in the undergraduate nursing curriculum of active nursing departments of the state and private universities in Turkey. Method: This descriptive and cross-sectional study was conducted from September-October 2020. One hundred and fifty active undergraduate nursing programs of state and private universities in Turkey constituted the study population. The evaluation form created by the researchers was used as a data collection tool. The data were analyzed using descriptive statistics. Results: It was determined that 58.66% of universities had courses on quality or patient safety courses. However, 87.92% of the academic staff who conducted the courses had no expertise in nursing management. It was determined that the contents of the courses had a limited value in developing knowledge, attitudes and skills in undergraduate nursing students. Conclusion: It was determined that most nursing undergraduate curriculum had a course on quality or patient safety, but the contents of the existing courses failed to establish standards for quality service and patient and employee safety in providing nursing care. The courses should contain current issues the student needs which can be used in the actual working environment and be transferable to the clinical practice.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Üniversite öğrencilerine verilen meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesine yönelik eğitimin öğrencilerin kaygı düzeyine ve sağlık inançlarına etkisi
Durmaz, Yadigar Çevik; Doğan, Runida; Polat, Hilal Türkben; Uzun, Ela; Şakar, Hüseyin; Önder, Eylem Yalçınkaya
Amaç: Araştırmanın amacı meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı seviyesi ve sağlıkinançları üzerine etkisini incelemektir.Yöntem: Bu çalışma tek grup öntest-sontest desenli, yarı deneysel türde bir çalışmadır. Örneklem seçiminde kolay ulaşılabilirdurum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan bir devletüniversitesinin kız öğrencileri, örneklemini ise bu öğrencilerden araştırmaya katılmayı kabul edenler oluşturmuştur.Çalışmaya gönüllülük esasıyla toplamda 126 öğrenci katılmıştır. Veri toplama araçları olarak; “Kişisel Bilgi Formu”,“Champion’un Sağlık İnanç Modeli Ölçeği” ve “Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeği” kullanılmıştır.Bulgular: Öğrencilerin % 84.1’inin kendi sağlığını iyi olarak değerlendirdiği, % 93.7’sinin ailesinde meme kanseri olmadığıbelirlenmiştir. Eğitim sonrasında, öğrencilerin sağlık inançlarında gelişme görülürken, kaygı düzeylerinde azalma tespitedilmiştir. Sağlık İnanç Modeli Ölçeğinin alt boyut toplam puanları incelendiğinde, eğitim sonrasında, algılanan duyarlılık vealgılanan güven alt boyut puanlarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttığı, algılanan engel puanının istatistiksel olarakanlamlı düzeyde azaldığı görülmüştür (p˂0.05).Sonuç: Meme kanseri ve kendi kendine meme muayenesi eğitiminin öğrencilerin kaygı düzeyi ve sağlık inançları üzerinde etkiliolduğu belirlenmiştir. Eğitim sonrasında öğrencilerin kaygı düzeyinde düşme gözlenirken, sağlık inançlarının geliştiğibelirlenmiştir.
AtıfOpenAlex5TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Hematopoetik Kök Hücre Alıcılarının Taburculuk Aşamasında Öğrenme Gereksinimleri
Ister, Emine Derya; Serin, Emine Kaplan; Bayir, Berna; Erkurt, Mehmet Ali
Bu araştırma, hematopoetik kök hücre nakli uygulanan hastaların taburculuk aşamasında öğrenme gereksinimlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Türkiye’de bir üniversite hastanesinin Kök Hücre Nakil Ünitesinde 2018 yılında nakil olan 100 hasta oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Hasta Bilgi Formu” ve “Hasta Öğrenme Gereksinimleri Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmada veriler hasta taburcu olamadan 2-48 saat önce toplanmıştır. Hastaların ölçek toplam puan ortalaması 212.93±29.37 olup, hastaların genel olarak öğrenme gereksinimleri yüksektir. Tedavi ve Komplikasyonlar alt boyut puan ortalaması 4.40±0.61 olup hastaların öğrenme gereksinimlerinin en yüksek olduğu boyuttur. Bunu sırasıyla yaşam kalitesi, ilaçlar, yaşam aktiviteleri, toplum ve izlem, cilt bakımı ve duruma ilişkin duygular izlemektedir. Ölçek toplam puan ortalamasını cinsiyet, medeni durum, çalışma durumu, mevcut kronik hastalık, eğitim düzeyi, nakil tipi etkilememektedir (p>0.05). Hematopoetik kök hücre nakli uygulanan her hastanın öğrenim gereksinimlerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Investigation of midwifery and nursing students' attitudes towards evidence-based nursing
Serin, Emine Kaplan; Dal, Nursel Alp; İkde Öner, Özlem
The objective of this study is to explore the midwifery and nursing students’ attitudes towards evidence-based nursing. The sample of this descriptive and cross-sectional study included 626 undergraduate students studying midwifery/nursing at a state university in the Eastern Anatolia Region of Turkey. The data were collected using the “Descriptive Form for Students” and the “Evidence-Based Nursing Attitude Questionnaire (EBNAQ).” The mean total score of the students in EBNAQ was 55.46±9.92, their mean score in the subscale “Beliefs and Expectations About Evidence-Based Nursing” was 27.24±5.87, their mean score in the subscale “Evidence-Based Practice Intention” was 13.83±3.00, and their mean score in the subscale “Sentiments on Evidence-Based Nursing” was 14.38±4.01. A significant relationship was determined between gender, academic year of study, liking the profession, doing research, duration of internet usage and duration of medical information acquisition and the mean total scores in EBNAQ (p<0.05). The results demonstrated that the students had highly positive attitudes toward evidence-based practices. Determination of the attitudes of students regarding evidence-based practices will help development of strategies towards increasing evidence-based midwifery and nursing practices through education.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2020Determination of Effect of Working Conditions on Obsessive Compulsive Disorder and Anxiety in Midwives and Nurses
Çevik Durmaz, Yadigar; Kuzu, Ayşe; Kilig, Nazli
Aim: This study was carried out to determine the effect of certain characteristics of midwives and nurses for work life on obsessive-compulsive sign and anxiety levels. Materials and Methods: This is a descriptive study. The population of the study consisted of 157 midwives and nurses working in Tunceli State Hospital, Tunceli Dental Hospital and 3 Family Health Centers located in Center of Tunceli Data of the research was collected by Personal Information Form, Maudsley Obsessive Compulsive Questionnaire (MOCQ) and Beck Anxiety Inventory (BAI). For data evaluation, descriptive statistics, Mann-Whitney U test, KruskalWallis test, Spearman's correlation analysis were used. Results: The mean MOCQ score of midwives and nurses participating the study was 29.34 ± 6.01, their mean BAI score was 8.20±8.64. When MOCQ and BAI scores and sociodemographic data were compared, the difference in the gender variable was determined (p<0.05). A significant difference was found between MOCQ and BAI scores, according to the working positions and the presence of obsessive thoughts among family and colleagues. A significant difference was determined, between MOCQ scores according to the profession and BAI scores according to the weekly working hours (p>0.05). There wasn’t significant difference between the scales scores according to suitability of the profession. MOCQ and BAI scores were moderately and negatively correlated. Conclusion: The results of the study indicate that the obsessive-compulsive signs of midwives and nurses are high, their level of anxiety is moderate and these signs are affected by variables such as occupation, working position, weekly working hours.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2020Bir Devlet Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Öğrencilerinde Malpraktis Eğilimi
Durmaz, Yadigar Çevik; Doğan, Runida
Bu araştirma hemşireliköğrencilerinin tıbbi uygulama hatası eğilimlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı tipte yapıldı.Araştırmanın evrenini bir devlet üniversitesi hemşirelik bölümü 2.sınıf, 3.sınıf ve 4.sınıf öğrencileri, araştırmanın örneklemini ise bu öğrenciler arasından araştırmaya katılmaya gönüllü öğrenciler oluşturdu. Araştırma verileri 1 Ocak 2018-30 Ocak 2018 tarihleri arasında toplandı(n:322). Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu ve Malpraktis Eğilim Ölçeği kullanıldı. Toplanan veriler;yüzde, ortalama, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon testleri kullanılarak analiz edildi. Bu çalışma‘agree’adında bir uygulama yönergesi kullanılarak bildirilmiştir (Bkz.Ek.1).Araştırmaya katılan hemşirelik öğrencilerinin Malpraktise Eğilim Ölçeği’ndenaldıkları toplam puan ortalamasının 195,7±24,5 olduğu ve tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük düzeyde olduğu belirlendi. Hemşirelik öğrencilerinin Malpraktis Eğilim Ölçeği’nin alt boyutlarından en az hata eğilimine sahip oldukları alt boyutun “ilaç ve transfüzyon uygulamaları”, en fazla hata eğilimine sahip oldukları alt boyutun ise “düşmeler” olduğu belirlendi. Kadın öğrencilerin malpraktis eğiliminin erkek öğrencilere göre daha düşük olduğu ve meslekten memnuniyet düzeyi arttıkça malpraktis eğiliminin düştüğü belirlendi (p˂0.05).Araştırma sonunda hemşirelik öğrencilerinin malpraktis eğilimlerinin düşük olduğu belirlendi. Bununla birlikte öğrencilerin “düşmeler” hata eğilimi daha yüksek olduğu için bu konuların müfredatta hasta güvenliği ve tıbbi hatalarla ilgili olarak gözden geçirilmesi önerilmektedir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2020Üniversite Öğrencileri Arasındaki Hemşirelik Mesleği İmajınınBelirlenmesi
Serin, Emine Kaplan; Orhan, Ilksen
Amaç: Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin hemşirelik mesleği imajını belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte ki araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Türkiye’nin doğusunda bir devlet üniversitesi’nin merkez kampüsü içinde bulunan fakülte ve yüksekokullara kayıtlı 447 lisans öğrencisi ile yürütüldü. Araştırmada örneklem seçimine gidilmezken, verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından oluşturulan “Kişisel Bilgi Formu” ve “HİÖ (Hemşirelik İmajı Ölçeği)” kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler; sayımla belirlenen değişkenler için sayı ve yüzde, ölçümle belirlenen değişkenler için ortalama ± standart sapma şeklinde gösterildi. Bağımsız gruplarda t testi, varyans analizi (ANOVA), Kruskal Wallis testi, Mann Whitney-U testi, LSD Post Hoc testi ve Pearson korelasyon analizi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Araştırmaya katılan bireylerin yaş ortalamasının 21,98±2.35 olduğu, %53,5’inin erkek ve %61,5’inin ailesinde veya yakın çevresinde hemşire olduğu saptandı. Bireylerin HİÖ “genel görünüm” alt boyutu puan ortalaması10,13±2,01, “iletişim” alt boyutu puan ortalaması 10,70±3,27, “mesleksel ve eğitimsel nitelikler” alt boyut puan ortalaması 24,43±5,72 ve HİÖ toplam puan ortalaması 45,28±8,79 olarak bulundu. HİÖ toplam puan ortalaması ile cinsiyet, gelir durumu, geldiği coğrafi bölge, en uzun yaşanılan yer, aile veya yakın çevresinde hemşire ve erkek hemşire varlığı, daha önce hemşireden hizmet alma durumu, hemşire olmayı isteme durumu, hemşirelik mesleğinin hangi cinsiyete özgü olduğu düşüncesi arasında istatistiksel olarak önemli fark olduğu saptandı (p<0,05). Sonuç: Çalışmaya katılan bireylerdeki hemşirelik imajının orta düzeyde olumlu olduğu, gelir durumu düşük ve erkek bireylerde hemşirelik imajının daha yüksek düzeyde olumlu olduğu saptandı.
AtıfOpenAlex1TR Dizin2
İncele







