Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Suçun Coğrafi Dağılımını Afet-Suç İlişkisi Bağlamında İncelemek: 6 Şubat 2023 Depremlerinin Mala Karşı İşlenen Suçlara Etkisi

    Avaner, Tekin; Konurhan, Zekeriya; Abdulvahitoğlu, Adnan; Başaran, Erkin; Yayla, Mustafa

    Doğal afetlerden hemen sonraki süreçte yaşanan kargaşa ve kamu otoritesinin azalmasına bağlı olarak suç oranlarının artış gösterdiği bilinmektedir. Depremler gerek etki alanlarının büyüklüğü gerek de çok sayıda insanı etkilemeleriyle bu afetler arasında özel bir yere sahip olup, kriminal yansımaları özellikle uluslararası literatürden anlaşılabildiği üzere cana ve mala karşı suçlar temelinde çok farklı suç şekilleri olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu çalışmada 6 Şubat 2023’te 7.7 ve 7.6’lık iki büyük dalga halinde gerçeklemiş ve asrın felaketi olarak nitelenen depremlerden hemen sonraki 1 ay içerisinde meydana gelen mala karşı suç olayları bir önceki yılın aynı dönemine göre karşılaştırmalı olarak mekansal ve zamansal bazda incelenmiştir. İçişleri Bakanlığın’dan temin edilen suç verileri Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) ve Hotspot yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş, daha sonra bu analizlerden yola çıkılarak veriler kriminoloji çalışmalarında en yaygın kullanılan teorilerden olan Rutin Faaliyetler Teorisi ve Kırık Pencereler Teorisi temelinde yorumlanmıştır. Suç coğrafyası çalışmalarında yaygın olarak kullanılan CBS’den Hotspot yöntemiyle bu çalışmada da istifade edilmiştir. Ancak ÇKKV ve teorik yorumlamayla birlikte üç farklı yöntemin kullanıldığı böyle bir sentez suç coğrafyası araştırmalarında mevcut değildir ki, araştırmanın özgün değeri burada ortaya çıkmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Hapishanenin Doğuşu, Bedenin İşlevsel Üreyişi: Eleştirel Yönetim Alanından Bir Okuma

    Cengiz, Aytül Ayşe; İnan, Arzu; Remziye, Kolcu

    Disiplinci iktidarın yalnızca zorlayıcı değil, aynı zamanda rıza üretimi yoluyla işleyen bir iktidar biçimi olduğunu varsayan bu çalışma, Türkiye’deki açık cezaevlerinde mahpus-işçi olarak çalışmış iki eski mahkûmun tanıklıkları aracılığıyla hapishanelerde uygulanan disipline etme pratiklerinin niteliğini ve etkilerini incelemektedir. Katılımcıların amaçlı örneklem yoluyla seçildiği görüşmeler, eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. Hapishanelerde uygulanan gözetim, ödül-ceza mekanizmaları ve disiplin tekniklerinin iş yerlerindeki yönetim pratikleriyle yapısal düzeyde benzeşmesi; bireylerin her iki bağlamda da ekonomik birer özne olarak kurgulanmasına ilişkin bir tartışma zemini sunmakta ve bu yönüyle çalışmanın eleştirel yönetim literatürüne kuramsal katkı sağlaması hedeflenmektedir. Kimlikleri doğal, verili ve evrensel kabul etmek yerine kurumlar tarafından belli iktidar mekanizmaları içerisinde özneleştirme pratikleri ile kurulan öznel deneyimler olduğunu hapishane-beden ilişkisi üzerinden göstermeyi hedefleyen bu çalışma, eleştirel yönetim anlayışına alternatif öznellik biçimlerini düşünme yönünde bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkiye’de suç coğrafyası araştırmaları: bir literatür değerlendirmesi

    Başaran, Erkin

    Literatür değerlendirmeleri bilimsel araştırmaların temel yapıtaşlarından olup, ele alınacak konuyla ilgili daha önce ortaya konmuş görüşlere bir çerçeve sunmaktadırlar. Bunlar, araştırmalarda genellikle bölüm bazında bulunabildiği gibi başlı başına bir yayın niteliği de taşıyabilmektedirler. Çalışmada, Türkiye’de suç coğrafyası alanında yapılmış yayınlar ayrıntılı şekilde incelenerek coğrafya literatüründe herhangi bir değerlendirmenin mevcut olmadığı alt dallardan bir tanesine yönelik yazınsal boşluğun daha doldurulması amaçlanmıştır. Ayrıca suç coğrafyası alanında yapılmış yayınların hangi konu alanlarına eğildiğinin belirlenmesi ve hangi suç tiplerine daha fazla yoğunlaşıldığının tespiti de hedeflenmiştir. Çalışmalara yönelik belli başlı sayısal ve niteliksel veriler tablo ve grafikler kullanılarak sunulmuş, bilhassa Türkiye’de suçun mekânsal analizine ilişkin araştırmalara konu olan iller harita üzerinde gösterilmiştir. Literatürün incelenmesi sonucunda, dikkat çeken boşluklar ve başta spesifik vakalar olmak üzere üzerinde daha çok çalışılması gereken suç tiplerine ilişkin önerilerde bulunulmuştur.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex6TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Emek piyasasının en altındakiler göçmenler: istanbul’da türkiyeli ve suriyeli çalışanlar arasındaki ücret ayrımcılığı

    Kahveci, Mustafa; Acun, Serdar

    Göçmen emeği son yıllarda Türkiye emek piyasasında çok fazla görünür hale geldi. Özellikle sayıları 3,6 milyona yaklaşan Suriyeli göçmenler, Türkiye’nin bazı illerinde emek piyasasının önemli parçasıdır. Genellikle Türkiye emek piyasasında önemli yer edinen göçmenler içinde bulundukları yaşam koşulları nedeniyle kayıt dışında, güvencesiz ve düşük ücretli olarak istihdam edilmektedir. Bu çalışma Türkiye’nin en fazla göçmene ev sahipliği yapan şehri İstanbul’da Suriyeli göçmenler ile Türkiyeli çalışanlar arasındaki ücret ayrımcılığı konusu ele alınmıştır. Çalışmada Türkiyeli ve Suriyeli emekçilerin arasındaki ücret farklılığına etki eden cinsiyet, eğitim ve çalışma süresinin etkileri analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda Suriyeli göçmenlerin Türkiye emek piyasasında ücret ayrımcılığına uğradığı sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    İşsizlik endişesi ve bağlamsal faktörler: dezavantajlı üniversite öğrencileri örneği

    Güneş, Bayram; Acar, Sedat

    İşsizlik endişesinin bireysel ve bağlamsal olmak üzere iki bileşeni olmasına rağmen, literatürde bireysel kısım daha çok araştırılmıştır. Bu, özellikle daha dezavantajlı genç nüfusu içeren az gelişmiş bölgelerde, gelecekteki işsizlik endişesinin bağlamsal boyutunun göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin en dezavantajlı üniversitelerinden biri olan Munzur Üniversitesi'ndeki üniversite öğrencileri arasında işsizlik endişesi ile bağlamsal faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Sonuçlar, makroekonomik performans, politik kayırmacılık ve üniversitenin niteliğine yönelik olumsuz algıların işsizlik endişesini arttırdığını göstermektedir.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Türkçe metinlerde makine öğrenmesi yöntemleri ile siber zorbalık tespiti

    Baykara, Muhammet; Yazğılı, Enver

    İnternet kullanımının yaygınlaşması ve sosyal medya platformlarının popülaritesinin artması siber zorbalık olarak adlandırılan eylemlerin hızla yayılmasına neden olmuştur. Dünya genelinde siber zorbalığa maruz kalan kişilerin sayısı her geçen gün artmaktadır ve bu da mağdurlar üzerinde büyük etkiler yaratmaktadır. Bu eylemin tespit edilmesi, yeni mağdurların ortaya çıkmaması ve mevcut mağdurların daha fazla bu eyleme maruz kalmaması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada literatürde siber zorbalık tespitine yönelik birçok çalışmanın gerçekleştirildiği görülmüş ancak Türkçe metinlerde yapılan çalışma sayısının çok az olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada kaggle adlı paylaşım sitesinden elde edilmiş ve manuel olarak oluşturulan 3000 cümlelik hazır Türkçe bir veri seti üzerinde doğal dil işleme yöntemleri kullanılarak siber zorbalık tespiti gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kullanılan veri setinin yeni olması ve bildiğimiz kadarıyla bu kadar çok sayıda algoritmanın literatürde test edilmemiş olması nedeniyle bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmada bu veri seti üzerinde Bagging, Boosting, C4.5, Gradient Boosting, K-Means, KNN, LR, NB, ANN, RO, DVM, Stokastik Gradient Descent ve XGBoost algoritmaları karşılaştırmalı olarak ilk kez kullanılmıştır.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Trafik Kazalarının Makine Öğrenmesi Yöntemleriyle Analizi ve Tahmini: Kahramanmaraş İçin Örnek Bir Çalışma

    Utku, Anıl; Yucesan, Melih; Bolat, Hüseyin

    Dünyada her yıl 1 milyonun üzerinde ölümlü, 50 milyona yakın yaralanmalı trafik kazası meydana gelmektedir. Bu kazalarda ortalama her 2 saniyede bir trafik kazası yaşanırken her 50 saniyede bir ölümcül kaza ile sonuçlanmaktadır. Bu çalışmada, 2017 ile 2020 yılları arasında Kahramanmaraş il merkezi ve ilçelerinde gerçekleşen 28 adet öznitelikten oluşan 7929 adet trafik kazası makine öğrenme teknikleri ile analiz edilmiştir. Trafik kazalarının analizinde sınıflandırma, birliktelik kuralı ve görsel karşılaştırma yöntemleri kullanılmıştır. Sınıflandırma için NB, SVM, kNN, PART, AdaboostM1, J48 ve RF algoritmaları kullanılmıştır. Trafik kazalarının sınıflandırılmasında J48 algoritması en başarılı sonuçları elde etmiştir. Naive Bayes algoritmasının başarı düzeyi kötü olmasa da diğer algoritmalara oranla daha düşük kalmıştır. Tüm yöntemlerin ortak sonucu gelecekte yaşanabilecek ölümle ve yaralanmalı potansiyel kazaların daha çok sabah saat 04:00 ile 08:00 ve akşam saat 16:00 ile 20:00 arasında, Kahramanmaraş il merkezi ve Onikişubat ilçesinde yerleşim yeri içerisinde, Göksun ilçesindeki yerleşim yeri dışındaki eğimli ve virajlı yollarda ve Pazarcık ilçesindeki yerleşim yeri dışındaki bölünmüş yollarda yaşanma riskinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca meydana gelen kazalarda sürücülerin trafik ve hız kurallarına uymadığı, trafik lambası, trafik levhası, yaya yolu, emniyet şeridi ve banket gibi yol, çevre ve güvenlik ekipmanlarının yetersiz kaldığı belirlenmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Siber Zorbalık Tespit Yöntemleri Potansiyel Uygulama Alanları ve Zorluklar

    Yazğılı, Enver; Baykara, Muhammet

    Dünya genelinde sosyal medya kullanıcılarının karşılaştığı sorunların başında gelen siber zorbalık güngeçtikçe daha da artmaktadır. İnsanlar arasında yaygınlaşan İnternet kullanımı, siber zorbalığın uygulamaalanlarının da artmasına neden olmuştur. Siber zorbalar, İnternet üzerinden yapacakları zorbalıkların tespitedilememesi veya tespit edilse dahi yasal bir yaptırım uygulanmayacağı düşüncesiyle geleneksel zorbalığaoranla daha fazla zorbalık yapmaktadırlar. Artan siber zorbalık suçları, kurbanlarına psikolojik baskılaryaşatarak toplumdan dışlanmaları ve hatta intiharın eşiğine gelmelerine neden olmaktadır. Bu ve bunabenzer sorunların önüne geçilmesi için siber zorbalığın anlık tespit edilmesi gerekir ancak bu oldukçagüçtür. Bu problemin tespit edilmesi için literatürde çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmadaöncelikle siber zorbalık ve türleri, tespit için kullanılan makine öğrenmesi yöntemleri ve algoritmaları ile literatürde yapılan çalışmalar sunulmuştur.

    AtıfOpenAlex7TR Dizin6
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Orta Eğitim Kademesindeki Öğretmen ve Öğrencilerin Şiddet Algılarının Kırsaldaki Görünürlüğü

    Şener, Gönül

    Son yıllarda ülkemizde görünürlük düzeyinde meydana gelen artışla birlikte özellikle okullarda kaygı verici birhal alan şiddet olayları üzerinde konuşmayı, düşünmeyi, araştırmayı zorunlu kılmaktadır. Bu doğrultuda yapılanaraştırma ile kırsal alanda yer alan orta eğitim kademesinde görev yapan öğretmenler ile bu okullarda öğrenim görenöğrencilerin şiddet algıları metaforlar aracılığıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda öğrencilere“Şiddet…………..gibidir” “Çünkü…….…….” ifadelerini içeren boş soru formları verilerek, katılımcıların boş soruformlarını doldurmaları istenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Elazığ ili Palu ilçesinde öğrenim gören altı, yedive sekizinci sınıf öğrencileri ile bu okullarda görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma, nitel araştırmayöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak metafor kullanılmıştır. Verilerin analizi iseiçerik analizi çerçevesinde yürütülmüştür. Öğrencilerin ve öğretmenlerin yarı yapılandırılmış forma verdiklericevaplar incelenmiş ve metafor listesi oluşturulmuştur. Çözümlemeler bu liste üzerinden yapılmıştır. Araştırmasonucunda; öğrenci algılarına ilişkin görüşlerin daha çok saldırgan insan, korku ve zor kullanma temalarındatoplandığı, buna karşın, bağımlılık yaratan alışkanlık temasına ilişkin görüşlerin daha az tekrarlandığı görülmüştür.Öğretmen algılarına ilişkin görüşlerin ise daha çok saldırgan insan, doğal afet ve kayboluş temalarında toplandığı, zorkullanma ve hakaret temasına ilişkin görüşlerin ise daha az tekrarlandığı görülmüştür.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2019
    Sosyodemografik değişkenler ve namus adına kadına uygulanan şiddete yönelik tutum: üniversite gençliği üzerine bir araştırma

    Tire, Olcay; Ozturk, Meral

    Kadına yönelik şiddet, hem dünyanın hem de Türkiye’nin enönemli toplumsal sorunlarından biridir. Ataerkil kültürün birürünüolan kadına yönelik şiddetin sözde nedenlerinden birisi “namus”olgusudur. Namus kültürünün egemen olduğu toplumlarda kadınlarnamus adına sözel, psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddete uğramakta hattanamus cinayetlerine kurban gitmektedirler. Namus adına kadınauygulanan şiddete yönelik tutumların sosyodemografik değişkenlerdenetkileneceği varsayımından hareketle bu araştırmanın amacı gelecektetoplumsal yapının belirleyicileri ve yön vericileri olacak olan üniversiteöğrencilerinin namus adına kadına uygulanan şiddete yöneliktutumlarının cinsiyet, okunulan alan, sınıf düzeyi, ailenin gelir düzeyi,gelinen bölge, anne-baba eğitim düzeyi gibi sosyo-demografik faktörleregöre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır.Araştırma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin farklı bölümlerindeokuyan tabakalı örnekleme ve kolayda örnekleme teknikleri ilebelirlenen 662 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada kişisel bilgi formuyanında Işık ve Sakallı-Uğurlu (2009) tarafından geliştirilen NamusAdına Kadına Uygulanan Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (NKUŞTÖ)kullanılmıştır. Verilerin analizi ikili gruplar için bağımsız örnekleme ttesti, üç ve daha fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ileyapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre genel olarak öğrencilerin namusadına kadına uygulanan şiddeti onaylamadıkları ancak erkekler, sağlıkve fen bilimleri alanında okuyanlar, birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile annesi okur-yazar olmayan öğrenciler namus adına kadına uygulananşiddete daha olumlu bakmaktadır. Gelir düzeyi, gelinen bölge ve babaeğitim düzeyine göre gruplar arasında farklılık yoktur.

    • SDG 5 · Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex2TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2018
    Tunceli İlindeki Trafik Kazası Oranlarının İncelenmesi

    Zengin, Bilgin; Arslannur, Bircan

    Bu çalışmada, Tunceli ilinde 2012 - 2016 yılları arasında meydana gelen trafik kazası sayıları ile bu kazalardaki ölü ve yaralı sayıları incelenmiş, sonuçlar Türkiye oranlarıyla karşılaştırılmıştır. İncelenen yıllarda araç başına düşen kaza, ölüm ve yaralı yüzdelik oranları belirlenmiştir. Anlamlı bir değerlendirme yapabilmek için yüzdelik oranların ortalamaları dikkatlice hesaplanmıştır. Ayrıca incelenen yıllar için Tunceli ilinin ve Türkiye’nin kişi başına düşen araç sayıları belirlenmiş ve sonraki analizler için ortalamaları hesaplanmıştır. Buradan Türkiye’de kişi başına düşen araç sayısının Tunceli ili ortalamasından 2.83 kat büyük olduğu belirlenmiştir. Bu durumun aksine araç başına düşen kaza yüzdelik ortalamalarına bakıldığında ise; Tunceli ili oranının Türkiye geneli oranından 2.33 kat daha büyük olduğu görülmektedir. Buna paralel olarak, araç başına düşen ölü ve yaralı yüzdelik oran ortalamalarının da Türkiye geneli ortalamalarından sırasıyla 2.67 ve 2.77 kat daha büyük olduğu görülmüştür. Diğer yandan, Tunceli ilinde kişi başına düşen araç sayısının Türkiye ortalamasından çok düşük olmasına rağmen kaza, ölüm ve yaralı oranlarının büyük oluşunun nedenleri de araç cinsi bakımından incelenmiştir. Bu açıdan bakıldığında, Tunceli ili ve Türkiye için toplu taşıma (otobüs + minibüs) araçlarının genel araç toplamı yüzdelerinin sırasıyla %9.94 ve %3.45 olduğu hesaplanmıştır. Buradan Tunceli ilinin toplu taşıma araçları oranının Türkiye geneli oranından 2.88 kat daha büyük olduğu görülmektedir. Bu değerler bize Tunceli ilindeki trafik kazalarının toplu taşıma araçları ile yapılma olasılığının daha büyük olduğunu göstermektedir. Böylece, elde ettiğimiz bu veriler Tunceli ilindeki kazalarda ölü ve yaralı oranlarının Türkiye ortalamasından yaklaşık 3 kat büyük olması durumunu açıklamaktadır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2018
    The Attitudes and the Behaviours of the University Studentstowards Dating Violence

    Baş, Nazan Gürarslan; Karatay, Gülnaz; Karatay, Mahmut; Baş, Kazım

    Aim: The aim of this study is to assess theattitudes and behaviours of the university studentstowards dating violence.Method: The study was conducted among female(n = 200) and male (n = 300) students studyingat a public university and staying a dormitory ofStudents Loans and Dormitories Institution during2015-1016 academic year's spring semester. Aquestionnaire consisting of 23 questions was usedto collect the data. The obtained data wereanalysed by using numbers, percentages and chisquare test in SPSS database.Findings: The average age of the students was22,09 ± 2,29, 51,8% were exposed to theviolence during childhood, 37,8% frequentlywitnessed violence during childhood, 28,6% wereexposed to the violence of intimate partners,22,1% committed violence against their intimatepartners, and 13,9% reported a relationship thatended because of the violence. When theattitudes of the students were examined, it wasseen that, in general, the females' awareness ofviolence was higher than that of the males; also,certain behaviours such as neglect, mocking,tracking, restricting social life, cheating andjealousy were less considered as violentbehaviours by males than by females. Besides, itwas observed that there was a significantrelationship between previous exposure toviolence, witnessing violence in childhood anddating violence practice (p<0,05). Conclusion: Among the university student group,the awareness of dating violence was low and theextent of violent behaviours against partner wassignificant.

    AtıfTR Dizin20
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2017
    Tunceli' de 2005-2015 Yılları Arasında Gerçekleşen İntiharlara İlişkin Epidemiyolojik Bir Inceleme

    Gökçe, Seher; Güler, Burcu; Karatay, Gülnaz; Günderci, Azad

    Amaç: Bu çalışmanın amacı, Tunceli' de 2005-2015 yılları arasında meydana gelmiş olan tamamlanmış intihar ve intihar girişiminde bulunan olgulari bazı özellikler açısından incelemektir. Yöntem: Bu çalışmada 2005-2015 yılları arasında Tunceli' de intihar eden veya intihara teşebbüs eden toplam 435 vakaya ait dosya incelendi. Bulgular: lntihar vakaları en fazla 24 yaş altındaki bireylerde saptandı. İntihar nedenleri değerlendirildiğinde; bilinmeyen nedenleri (%51.5) ailevi sorunlar (%21.1) ve psikiyatrik hastalıklar (%18.2) takip etmiştir. İntihar yöntemleri arasında ilaç intoksikasyonu, kesici/delici alet kullanımı ve ası yöntemleri ilk üç sırayı oluşturmaktaydı. Vakaların %91.3'ü intihar girişimi, %8.7'si tamamlanmış intiharlardan oluşmaktaydı. Erkeklerde tamamlanmış intihar oranının (%17.1), kadınlarda ise intihar girişiminin (%95.6) anlamlı olarak daha fazla görüldüğü bulundu (p<0.05). Ayrıca intihar vakalarının en fazla ilkbahar ve yaz mevsimlerinde ve daha çok kentsel alanda görüldüğü bulundu. Sonuç: Tunceli'de gerçekleşen intihar olaylarının yarısına yakın kısmının nedenleri bilinmemektedir. Genç olmak, erkek cinsiyet, işsizlik, kentsel alanda yaşıyor olmak, ruhsağlığı bozulmuş olmak ve aile içi sorunlar yaşıyor olmak intihar için en önemli risk faktörü olarak saptandı. Tunceli'de intihar olaylarını kapsamlı olarak değerlendiren çalış- maların yapılması ve risk faktörlerine yönelik koruyucu önlemlerin alınması uygun olacaktır.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Regarding the Pain of Miners: Representation of Soma Disaster in Press in Turkey

    Özdemir, İnan; Keneş Çoban, Hatice

    This article analyzes the discursive representation of 2014 Soma coal mine disaster in the most circulated five national newspapers (Zaman, Posta, Hürriyet, Sözcü, Sabah) in Turkey. As part of the analysis the newspapers were searched for a one-week period after the disaster (14-21 May 2014) and a total of 1169 news were found. The news were first analyzed with content analysis to depict the main topics of the coverage. In the second phase, the news were analyzed for their main discursive strategies. The results indicate that, despite their different political and editorial preferences, the newspapers overlooked the social, economic and political background of disaster by using three main discursive strategies: Generalization, dramatization and personalization. More specifically the press constructed a national mourning story from the pain of miners&amp;#8223;, dramatized the issue with focusing on the tragic stories about miners lives, deaths and heroisms and blamed the particular individuals for the causes of the mine, so that, the press covered the disaster with a class biased perspective.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Follow up levels of football for detainees and convicts

    Karahüseyinoğlu, Furkan; Kırtepe, Abdurrahman; Karahüseyinoğlu, M. Fatih; Gacar, Atalay

    This study which aimed to find out how detainees and convicts in Open Prison and Execution İnstitution viewed themselves in terms of spectators, supporters and fans was conducted in 2015. 303 male detainees and convicts at Urfa-Siverek open prison and execution institution participated in the study. Data was analyzed through percentage and frequency distributions using descriptive statistical method. Khi square analysis results were taken into account for the significance of the relationship in terms of independent variables. As a result; Football tracking levels were separated and assessed conceptually as &quot;spectators, supporterd and fanatics&quot;. 35.6% of convicts and prisoners defined themselves as supporters, 33.7% as spectators and 30.7% identified themselves as fans. Convicts and the prisoners were listed as supporters of Fenerbahce (31.7%), Galatasaray (25.7%), other (21.8%) and Besiktas (20.8%) teams. Majority of Galatasaray (38.4%) and Beşiktaş (42.9%) supporters themselves as supporters, while mostly Fenerbahce supporters defined themselves (43.8%) as &quot;fanatic&quot;. Fanatical supporters were found to be upset if their teams lost and spectator, supporter or fanatics were mostly found to watch sports programs or matches

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2015
    Little Lord of Union and Progress: Minister of Rationing Black Kemal’s Life and Activities

    Yedek, Şahin; Sertel, Savaş

    Head of Union and Progress Governance Ahmet Kemal Bey was known by the name of “Küçük Effendi” and “Kara Kemal”. There were two Kemal in governance for this reason he was known as “Kara Kemal.” The other Kemal is known as “Sari Kemal” was Mustafa Kemal. Talat Pasha was called as “Büyük Effendi” and Kara Kemal was called “Kücük Effendi.” During he was in management of Union and Progress Governance, he took the duty of Minister of Food, agriculture and live stock for a while. He was sentenced with capital punishment by defaultly with some unionist because of assassination attending to Mustafa Kemal in Izmir in 1926. While lots of people were being arrested because of Izmir assassination attempt, he was disappeared before trials. While trial was going on he was arrested by the police in his house in Istanbul and suicide queerly. Trials of Ankara independence court were going on after Kara Kemal’s death

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2013
    Kriminoloji teorileri ile Beyoğlu Rapsodisi'ne dokunuş

    Demir, Murat Cem

    Bu çalışmada, suç sosyolojine ait üç kuramın temel varsayımları dikkate alınarak, çağdaş Türk Edebiyatının başarılı yazarlarından Ahmet Ümitin Beyoğlu Rapsodisi adlı kitabı incelenecektir. Burada kitabın edebi bir eleştirisi yapılmayacaktır daha doğrusu bir eleştiriye gidilmeyecektir. Amaçlanan, metnin içinde bulundurduğu zengin materyalin, kuramlarca didiklenmesi, kuramlara referans oluşturmasıdır. Aslında, metinde anlatılanların, sahanın temsili olarak düşünülmesi ve kuramlarla açıklanmaya çalışılması, bir biçimde kurgu ile gerçekliğin özdeşleştirmesidir. Sıkıntıları içinde barındıran bu süreç, sosyal düzensizlik, anomi ve gelişimsel kriminolojinin kavramları ile aydınlatılmaya çalışılacak, kitaptaki olaylar bu kuramlarla anlamlandırılacaktır. Bu kuramlardan ilki, toplumsal düzensizlik adıyla anılır.Bu kuram, şehri bir ekosistem olarak düşünüp, Darwinin, vahşi yaşam nosyonunu kentintoplumsal örüntüsünü açıklamakta kullanmıştır. Göç, yoksulluk, marjinalleşme ve suç, şehir yaşamının fenomenleridir. Beyoğlu çevresi ve orada yaşanılanlar bu kuramın kavram setleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. İkinci kuramımız ise gelişimsel kriminoloji teorisidir. Bu kuram failin yaşam pratiği ile suça bulaşma anı arasında dönemsel bir ilişki olduğunu iddia eder. Yaş değişkeni ile suç ve suç türleri arasında kurulan bu ilişki, romana uyarlanarak, cinayet faillerinden birisinin yaşam kesiti anlaşılmaya çalışılmıştır. Son olarak ise suç ve sapmayı açıklamada anomi teorisine başvurduk. Anomi teorisi engellenme, gerilim ve baskı sonucu, bireylerin hedeflerine ulaşmada nasıl suç ve sapmaya meylettiklerini anlamaya çalışır. Bu kuramı, kurgunun iki farklı kişiliğini resmetmek için kullandık.

  • MakaleYalnız künye2012
    Sosyo-Kültürel ve Fiziki Mekânların Çocukların Suça Yönelme ya da Suç İşlemeye Etkilerinin Van İli Ölçeğinde Araştırması

    Menteşe, Sabit

    Suç işleyen çocuk sayısında son yıllarda görülen artış, dikkatleri çocuk suçluluğu ve nedenleri üzerine çekmiştir. Suç işleme ve suça yönelme nedenlerinin oldukça çokve çeşitli olması, suçu açıklamaya ilişkin oldukça farklı görüşlerin ortaya atılmasına da neden olmuştur. Ancak bu araştırmada, çocukların suç işleme ve suça yönelme nedenleri sosyolojik kuramın bulgularına dayandırılarak, değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle araştırmanın amacı, "çocukların suça yönelme ya da suç işlemelerine sosyo-kültürel ve fiziki mekânlardan kaynaklı nedenlere ilişkin çocuk ve yönetici görüşleri"ni belirleyerek olası çözüm önerilirini geliştirmek olarak belirlenmiştir. Araştırma betimsel nitelikte, nicel bir araştırmadır. 2011 yılında Van merkez ilçede görev yapmakta olan kamu kurum ve kuruluş yöneticileri ile yasalarca suç işlediği belirlenen ve suç işleme riski altında bulunan çocuklara, araştırmacı tarafından geliştirilen 28 likert ve bir açık uçlu sorudan oluşan anket 84 çocuk ve 43 yöneticiye olmak üzere, toplam 127 kişiye uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde yüzdelik, frekans, aritmetik ortalama, parametrik/non parametrik testler kullanılmış ve açık uçlu soru ile elde edilen veriler ise frekans ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, suç işleme ve suça yönelme nedenlerinden "yoksulluğa" çocuklarX=4,6786 ortalama ile birinci en yüksek düzeyde katılırlarken; yöneticiler X=4,5349 ortalama ile "Ailenin çocuğu ihmal ve istismar etmesi"ne en yüksek düzeyde katılmışlardır. Çocuklar ikinci en yüksek düzeyde "İşsizliğe"( (X=4,6429) ortalama ile katılırlarken; yöneticiler X=4,2326 ortalamayla "Arkadaş çevresi" nedenine katılmışlardır. Çocuklar suç işleme ve suça yönelmeye nedenlerden "cinsel istismar"a (X=3,1429), yöneticiler ise "güvenlik personelinin halkla olan ilişki şekli ve düzey"ine X=2,1395 ortalama ile en düşük düzeyde katılmışlardır. Araştırma sonuçları, çocukların suç işleme ya da suça yönelme nedenlerine katılma düzeyleri bakımından, çocuklar ile kamu kurum ve kuruluş yöneticileri arasındaanlamlı bir farkın olduğunu göstermiştir.Çocuk ve yönetici görüşleri arasındaki bu fark, yöneticilerin, suç işlemiş ya da suça yönelmiş çocukların,suç işleme ve suça yönelme nedenlerine ilişkin sağlıklı bir bilgi sahibi olmadıklarına yorumlanmıştır. Dolayısıyla çocukların suç işleme ve suça yönelme nedenlerine yönelik yöneticilerce alınmış ve alınacak tedbirlerin de bu anlamda etkili olmaları beklenmemektedir. Yapılması gereken, yöneticilerin,il genelinde çocuklarınsuç işleme ve suça yönelme nedenlerini doğru tespit ederek, alınması gereken tedbirleri yerinde ve zamanında almasını sağlamaktır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele