Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Alataş, Mevlüt(33)
- Serdar, Osman(29)
- Batan, Nevzat(19)
- Dal, Murat(19)
- Utku, Anıl(18)
- Benzer, Fulya(14)
- Ezer, Tülay(14)
- Kutlu, Banu(14)
- İlhan, Aziz(14)
- Altı, Aziz(13)
- Paksoy, Mehmet Yavuz(13)
- Yüksel, Fahrettın(13)
- Zengin, Ersoy(13)
- Aydin, Rahmi(12)
- Karatay, Gülnaz(12)
- Kutluyer Kocabaş, Filiz(12)
- Ozcan, Ebru Ifakat(12)
- Aksu, Önder(11)
- Aslan, Alper(11)
- Dal, Nursel Alp(11)
- Demirol, Ferhat(11)
- Etli, Serkan(11)
- Gökcan, Özkan(11)
- Gürarslan Baş, Nazan(11)
- Sarı, Sacit(11)
- Sertel, Savaş(11)
- Yucesan, Melih(11)
- Cuşa, Hasan(10)
- Erata, Hüseyin(10)
- Kuzgun, Nermin Karaton(10)
- Şentürk, Gamze(10)
- Akgül, Melek(9)
- Erguven, Gokhan Onder(9)
- Işık, Erdem(9)
- Kahraman, Gökhan(9)
- Koç, Ali(9)
- Sabanci, Serdal(9)
- Topal, Murat(9)
- Yazdıç, Ferit Can(9)
- Çılğın, Zeynel(9)
Yayınlar
- MakaleYalnız künye2019Elazığ-Ağın İlçesi Bademli Nekropolü
Danışmaz, Harun; Demir, Bülent
Çalışmamızda Elazığ İli, Ağın İlçesi, Bademli Köyü sınırları içinde kalan 14 adet kaya mezarı ile cephesikabartmalı khamosorion tipi mezar tanıtılacak, dönemleri hakkında değerlendirmelerde bulunulacaktır. Uzmanlık ve işçilik gerektirdiği anlaşılan kaya mezarları anakaya üzerinde bir giriş kapısıyla ulaşılanodaların yontulmasıyla oluşturulmuştur. Anadolu’da bu gelenek MÖ 1. binyıldan başlayarak MS 7.yüzyıla kadar süren geniş bir zaman aralığında karşımıza çıkmaktadır. Konumuzu oluşturan BademliNekropolü’nde yer alan 14 adet kaya mezarı ile khamosorion tipi lahit mezar önceki dönemlerdedefineciler tarafından soyulmuştur. Dolayısıyla mezar içi buluntulardan nekropolü tarihlemek mümkün değildir. Çoğunluğu tonozlu ve ölü yatağı/kline'li şeklinde yapılan mezar odalarının bazılarındakırmızı kök boya kullanılarak yapılmış çizgisel şeritler ve geometrik süslemeler vardır. Ayrıca nekropolalanında bulunan khamosorion tipi lahit ve üzerinde bulunan kabartmalar tarihleme hakkında bazıipuçları vermektedir.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019Examining the Reproductive Health Behaviors of Women with Chronic Disease
Serin, Emine Kaplan; Taşhan, Sermin Timur; Duman, Mesude
Aim: This study was conducted to examine the reproductive health behaviors of women with chronic disease. Material and Methods: This descriptive study was conducted between 15 October 2016-15 October 2017 with 160 married women who applied to internal medicine outpatient clinics or were hospitalized in internal diseases clinics of a private hospital in Adıyaman and were diagnosed with at least one chronic disease. During the study period, the total number of women with chronic disease in reproductive age who was applied to the internal medicine outpatient clinics and admitted to the internal clinics was 297. In the study, no sampling was performed and all women who met the sample selection criteria and accepted the study were included in the study. The data were collected using “Participant Information Form”. Percentage, arithmetic mean and standard deviation were used in statistical analysis. The necessary permission was received from the institution where the study was conducted and ethical approval was received from the Non-interventional Clinical Studies Ethics Committee. Results: 88.1% of the women who participated in the study reported that having a disease did not affect their decision of having a child in the future, 40% of them had pregnancy after being diagnosed with the illness, 63.8% of them had shortened the duration of breastfeeding due to their disease, 13.8% of them had a perinatal loss after the diagnosis and 10% of them reported that their sexual life was affected because of their illness. In addition, it was determined that 71.9% of women currently use a modern contraceptive method and 26.5% of women who use modern methods prefer condom. Conclusion: The study results showed that having a chronic disease did not affect the desire of having children, shortening the duration of breastfeeding and the high rate of contraceptive use in women with chronic disease. It is recommended that nurses should be more susceptible to possible reproductive health problems in women with chronic diseases, consider reproductive health problems more carefully and provide the necessary additional health care.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2019A Seedling of Neo-Municipalism in Turkey: Victory of the Communist Mayor
Ozsel, Dogancan
This paper offers an analysis of the results of the local elections that were held in March 31st 2019 in Turkey. It primarily focuses on the results in the municipality of Tunceli, in which, Fatih Mehmet Maçoğlu, the candidate of the Turkish Communist Party has won the seat. Within the paper, Maçoğlu’s outlook to municipalities and the policies he intends to implement are discussed within the context of an increased interest among anticapitalist movements around the world towards local politics and the neo-municipalist approach they propose. A semi-structured interview with Mr. Maçoğlu is utilized in carrying out this discussion.
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2019Fabrication and Characterization of Amorphous Semiconductor InTe Thin Film
Aydin, Cihat; Aydin, Handan; Yakuphanoglu, Fahrettin
In this study, X-ray diffraction, electrical conductivity, optical and dielectrical properties of the InTe amorphous semiconductor material have been investigated. X-ray diffraction results show that InTe sample has an amorphous structure. Temperature dependence of electrical conductivity of the sample has been investigated and the obtained results confirm that InTe is an amorphous semiconductor. The InTe sample shows photoconductivity behavior. The optical band gap and optical constants of the sample were calculated using transmittance and reflectance spectra. In the sample, the direct optical transitions take place The refractive index dispersion curve of the sample obeys the single oscillator model. The dielectrical properties of the sample have been investigated as a function of frequency and temperature. It was found that the dielectrical parameters were changed with temperature and frequency. The electrical modulus curves were used to analyze the dielectrical relaxation processes.
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ3Terörizmin Uluslararası Ceza Divanının Yargı Yetkisi Dışında Bırakılmış Olmasına Dair Türkiye’nin İtirazlarının Yeniden Değerlendirilmesi
Kurtuluş, Şehmus
Türkiye’de binlerce sivilin ölümünden sorumlu olan ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bizzat kendisinin de terör\rörgütü olarak tanıdığı PKK’nın Suriye kolu olan PYD’ye açıktan devam eden Amerikan askeri desteği, terörizm\rve terörizme destek suçlarının Uluslararası Ceza Hukuku boyutlarını Türkiye’de yeniden sıcak gündem maddesi\rhaline getirmiştir. Bu çalışmada, öncelikle, terörizm suçunun Uluslararası Ceza Divanınının yargı yetkisi dışında\rbırakılmış olmasının, Türkiye’nin bu mahkemeyi kuran Roma Statüsüne katılmayışının gerekçelerinden biri\rolup olamayacağı güncel gelişmeler ışığında tartışılmıştır. Ardından, Türkiye’nin Roma Statüsüne katılmasının\ron yıllardır süren terörle mücadelesine sunacağı muhtemel katkılara dikkat çekilerek, Türkiye’nin mahkemeye\rüye olmama gerekçelerini belirli aralıklarla gözden geçirmesi gerektiği vurgulanmıştır
- MakaleYalnız künye2019Scopus SJRQ4Nüfus defterlerine göre pirevi (hacı bektaş veli tekkesi) (1830-1846)
Altı, Aziz
Osmanlı Devleti’nde önemli bir yer edinmiş olan Bektaşilik, Yeniçeri Ocağı’nın kapatılmasıyla eş zamanlı olarak yasaklanmıştır. Bektaşiliğin merkezi olan Hacı Bektaş Veli tekkesi (Pirevi), bu süreçtenetkilenmiş ve bir müddet Nakşilerin yönetimi altında kalmıştır. Şimdiye kadar yapılan çalışmalardadeğişik arşiv vesikalarına dayanılarak Pirevi’nin bu dönemi aydınlatılmaya çalışılmıştır. Çalışmamızıdiğerlerinden farklı kılan nokta nüfus defterleri verileri ışığında Pirevi’ne bakmak ve bu doğrultudayeni bilgileri ortaya koymak olmuştur. 1830-1846 yılları arasında tutulan 6 adet nüfus defteri, buçalışmanın ana hatlarını oluşturmuştur. Nüfus verilerinden yola çıkarak Pirevi’nin çatısı altında bulunan Babagan Bektaşiler, Çelebiler ve Nakşi şeyh ile ailesi hakkında yeni bilgiler ve görüşler önesürülmüştür. Böylece Pirevi’nde bulunan dervişlerin, Nakşi şeyh ve ailesinin ve Çelebilerin baştademografik özellikleri olmak üzere diğer farklı yönleri izah edilmiştir. Özellikle nüfus defterlerinintemel verilerinden olan eşkâl kayıtları sayesinde Bektaşi dervişlerinin fiziksel görünüşleri hakkındamalumat sahibi olunmuştur. Bazı kayıtlarda dervişlerin hangi bölgeden Pirevi’ne geldiği ayrıntısınındüşülmesi ise Pirevi’ndeki insan kaynağının Osmanlı sınırları içerisindeki dağılımını göstermesi açısından önemlidir. Ayrıca nüfus defterlerinden Pirevi vakfına bağlı köyler ve bu köylerde yaşayan kişiler de tespit edilmiştir. Nüfus defterleri haricinde temettuat defterinden de faydalanılarak Pirevi’ndedaha önce şeyhlik yapmış olan Şeyh Veli’nin mal varlığı da ortaya konulmuştur.
AtıfTR Dizin6
İncele - MakaleAçık Erişim2019Üç Farklı Sıcaklığa Alıştırılan Türk Kereviti (Astacus leptodactylus)’nin Sıcaklık Toleransı
Kumlu, Metin; Eroldoğan, O. Tufan; Ölçülü, Abdullatif; Yilmaz, Hatice Asuman
15, 20 ve 25 °C’ye alıştırılan Türk kereviti için kritik termal maksima (CTMax) ve minima (CTMin) değerleri belirlenmiştir. CTMin ve CTMax değerleri sırasıyla 1,3, 1,1 ve 2,0 ile 37,4, 37,5 ve 38,7 °C’dir. Sıcaklık tolerans testleri alıştırma sıcaklıklarının (15, 20 ve 25 °C) A. leptodactylus CTMin değerlerine önemli etkilerde bulunduklarını göstermiştir (P≤0,05). Sıcaklık tolerans alanı CTMin ve CTMax sınırları ile değerlendirilerek 364°C2 olarak hesaplanmıştır. Genel olarak 15 ile 25 C arası alıştırma sıcaklıklarında, alıştırma tepki oranı (ARR) 0,07 ile 0,13 olarak hesaplananmıştır. Kerevitlerin tamamı 0,5 °C’de kıvrılma ve geneli 32,0- 33,0°C’de kasılma göstermiştir. Akdeniz bölgesinin güneydoğu kesiminde A. leptodactylus yetiştiriciliği sıcaklık toleransı açısından uygun olabilir.
AtıfOpenAlex5
İncele - MakaleAçık Erişim2019Financial and financial statement literacy: an implementation for tax players dealing in trade in tunceli
Bozkurt Yazar, Birgül; Yalçın, Zülkif
In today's conditions, many real and legal persons are active in the field of finance. These activities are often seen by attracting loans, taking assets and making investments. Real and Legal Persons Although they are so active in the field of Finance, they do not know much about their activities. The reason for this is that the financial and financial statements can be understood by experts. In addition, the technical and practical aspects of financial statements make it more difficult to understand. However, financial literacy and financial statement literacy has gained importance due to the very development of financial sector and increasing activities in this field. At this point, many researches and studies have been published. In order to contribute to science in this sense, the financial literacy and financial statements literacy levels of the taxpayers engaged in trade in Tunceli province were tried to be determined. The aim of our study is to determine the level of literacy of financial and financial statements of real and legal persons engaged in trade. The purpose of our study is to select real and legal persons engaged in trade and to work more with the financial sector. The study consists of four parts. In the first part of our study, general information about financial literacy; In the second part, general information about financial statements literacy; In the third section, information on the relationship between financial literacy and financial statements literacy is given and finally in the fourth section, the application for the taxpayers engaged in trade in the province of Tunceli is given. The aim of this study is to reveal the effects of the financial behaviors of taxpayers engaged in trade in Tunceli province on business performance and continuity. In the study, secondary source scanning was performed as data collection method. SPSS package program was used in the evaluation of the questionnaire in the application part of the study.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Evaluation of tourism employees’ intention to leave in terms of differences in demographic characteristics and the effect of personorganizaton fit
Kırmızıgül, Bayram
One of the most common problems in the tourism sector is the employee turnover. In this study, it is aimed to investigate the reasons of employee turnover and the factors that affect the personnel in this problem. For this purpose, a research was conducted to determine whether the effect of person-organization fit on employees' intention to leave and whether the intention to leave showed significant differences according to the demographic characteristics of the employees. Personorganization fit briefly refers to the level of compatibility of employees' characteristics and values with organizational objectives and organizational values. The intention to leave is the process by which employees want to quit their jobs for individual, organizational or environmental reasons and make assessments on new job options. In this research, a survey was conducted including the managers and nonmanagers working in hotel enterprises and travel agencies operating in Elazığ. Reliability and validity analyzes, T tests, Anova tests and regression analyzes were performed by using SPSS statistical program. Confirmatory factor analyzes and path analyzes were performed by using AMOS program to determine the effect status among the variables. According to the findings; it was determined that employees' intention to leave showed significant differences according to gender, age and job status. In addition, it was found that the level of personorganization fit had a significant negative effect on employees' intention to leave.
- MakaleYalnız künye2019Hemşirelik Esasları Dersi Klinik Uygulaması Sırasında Gerçekleştirilen Temel Hemşirelik Uygulamalarının Değerlendirilmesi: Retrospektif Bir Çalışma
Celik, Gul Hatice Tarakcioglu; Gül, Şenay; Basit, Gulden; Arslan, Sevda
Amaç: Bu çalışma, farklı kliniklerde uygulama yapan birinci sınıföğrencilerinin, Hemşirelik Esasları dersi müfredatında yer alan temel hemşirelik uygulamalarını gerçekleştirme düzeylerini ve sıklıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Çalışma 2013–2014 Öğretim yılı Hemşirelik Esasları Dersi’ne kayıtlı 115 öğrencinin klinik eğitimleri boyunca doldurdukları“Klinik Beceri İzlem Formu”nun değerlendirilmesi ile elde edilmiştir. Analizler sayı ve yüzdelik olarak verilmiştir.Bulgular: “Yaşamsal Bulguların Takibi”, “İlaçların Hazırlanması”, “Hasta Eğitimi” , “Kan Alma”, “Kan Şekeri Takibi”, “İntravenöz Sıvı Tedavisini Başlatma”, “Aldığı Çıkardığı İzlemi Yapma”,“Deri Altı Enjeksiyon” ve “Derin Soluk Alma ve Öksürük Egzersizi”nin en sık gerçekleştirilen temel hemşirelik uygulamaları olduğu bulunmuştur. Öğrenciler “Lokal Sıcak Kompres Uygulama”,“Oturma Banyosu”, “Baş Banyosu”, “Orofarengeal/NazofarengealAspirasyon”, “Trakeostomi Aspirasyonu”, Trakeostomili HastadaStoma Bakımı”, “Rezidüel Miktarı Belirleme” ve “GastrostomiliHastada Stoma Bakımı” gibi temel hemşirelik uygulamalarını yapma fırsatı bulamamıştır.Sonuç: Öğrencilere, Hemşirelik Esasları dersinin klinik uygulamasısüresince beceri geliştirmede sınırlı kaldıkları uygulamaları diğermeslek derslerinin öğretiminde gerçekleştirme fırsatları sunulmalıdır.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleYalnız künye2019Tunceli aleviliğinde inanç-müzik ilişkisi üzerine bir alan araştırması
Erdoğan, Göktürk; Mengüş, Erkan; Kara, Huseyin
Tunceli’de alevi inancının şekillenmesi ve aktarılmasında müzikpratikleri, sözlü unsurlarla oluşan kültürel belleğe dair inanç vetoplumsal değerler arasında önemli bir köprü kurmaktadır. Nüfusununbüyük bir bölümü Alevi olan ve konumu gereği Alevilerin Anadolu’dayaşadığı diğer bölgelere nazaran daha homojen bir kültürel yapıya sahipolan Tunceli’de, Alevi inanç geleneğinin mistik (içsel) yapısına ilişkinbilgilerin anlaşılabilmesinde başvurulacak belki de en önemli alan hiçşüphesiz müzik kültürüdür. İbadet ve sosyal yaşam içerisindeçoğunlukla bağlama etrafında bütünleşen müzik pratikleri, Tunceli’dekiinanç sisteminin topluluk tarafından ortak bir paydaya dönüşmesi vegeleneğin günümüze dek aktarılmasını da mümkün kılmıştır. Tunceli’yiinanç açısından özel kılan bir diğer özellik ise bölge halkı tarafındankutsal sayılan “Munzur Baba”, “Sultan Hıdır/Hızır Baba” ve “DüzgünBaba” gibi kutsal ziyaret yerlerinin olmasıdır. Bölge halkının çeşitlivesilelerle ziyaret ettiği bu yerler, Tunceli’deki Alevi inancının mistikyönden kuvvetli referanslara sahip olduğunu da göstermektedir. Tarihi,kültürel ve coğrafi yapısı düşünüldüğünde Anadolu kültür havzasındapek çok inanç biçimini içinde barındıran bu bölge, inançla bütünleşenmüzikal pratikler açısından da oldukça zengindir. Bu çalışma TunceliAleviliğinde inanç-müzik ilişkisi üzerine kurgulanmış bir alanaraştırmasıdır. Bölgenin çok kültürlü yapısı ve geleneksel müzikbiçimleri, tarihsel süreçte Alevilikle birlikte şekillenen bu bölgede müzik ve inanç arasında organik bir ilişkiyi de araştırmaya değer kılmaktadır.Çalışmanın odak noktası ise bölgeye dair mistik ve kültürel söylemlerinve uygulamaların Alevi müzik anlayışında nasıl yer tuttuğu ve TunceliAleviliğinde inancın müzikle olan ilişkisinin düşünsel ve eylemsel boyuttahangi uygulamaları beraberinde getirdiğidir. Nitel araştırma yöntemlerikullanılarak gözlem ve kişisel görüşmelerle araştırılmaya çalışılan konu,sonuçları açısından bölgeye dair geleneksel müzik kültürünü ve bölgeninmüzikal kodlarını inanç üzerinden ortaya koymaktadır.
AtıfTR Dizin5
İncele - MakaleYalnız künye2019Türkiye’de Zorunlu Göç Mağduru Çocuklar: Çatışmalar ve Yıkımlar Nedeniyle “Kendi Evinde Mülteci Olmak
Çoban Keneş, Hatice
Zorunlu göç, ona maruz kalan tüm gruplar için maddi ve manevi olumsuz sonuçlarıolan travmatik bir süreçtir. Kadınlar, yaşlılar, çocuklar gibi kırılgan konumda olanlariçinse çok daha ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle de yaşları nedeniylealgılama düzeyleri ve savunmasız konumları dikkate alındığında yerinden edilmeyemaruz kalmanın çocuklar açısından nasıl sonuçlar yaratabileceği öngörülebilir.Çocuklar, bilmedikleri, anlamadıkları ve hiçbir etkilerinin olmadığı nedenler yüzündençıkan savaşlara, çatışmalara maruz kalmakta ve bu sürecin en kırılgan kesimi olarakyaşanan süreçten çok daha ağır etkilenmektedirler. Bu nedenle zorunlu göçünsonuçlarına çocuklar açısından bakılması çocukların ve toplumun sağlığı açısındangerekli ve önemlidir. Ancak, zorunlu göç üzerine yapılmış çalışmalar arasında zorunlugöçün, yerinden olmanın ve yerinden edilmenin sonuçlarına çocuklar açısından bakanaz çalışma bulunmaktadır. Bu amaçla çalışmada göç, zorunlu iç göç, yerinden edilmeliteratüründen yola çıkılarak göç çalışmalarında daha az ele alınan bir konu olarakyerinden edilmiş çocukların görünür kılınmasına aracılık edilecektir.Çalışmada, ağırlıklı olarak Kürt nüfusunun yaşadığı Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2015 yılısonlarında başlayan askeri operasyonlar ve çatışmalar nedeniyle yaşanan yerindenedilmenin sonuçlarına çocuklar açısından bakılmıştır. Bölgede yaşayan sivil Kürtler2015 yılı sonlarına doğru önce silahlı çatışmalar ortasında kalmış, çatışma bitiminde dealtyapı ve binaların büyük ölçüde yıkılmasıyla, zorunlu göçe maruz kalmışlardır.Çalışma kapsamında 6-11 ve 12-18 yaş aralıklarındaki yerinden edilmiş Sur’lu çocuklarlagörüşmeler yapılmış, çocukların anlatımlarıyla, çocukların bakış açısıyla yerindenedilmenin sonuçları ortaya konulmuştur. Çocukların anlatımlarından çıkarılan beştemel gösterge, kendi ülkelerinde olsalar bile bu çocukların çatışmalar ve zorlayerinden edilmenin sonuçlarını birer mülteci gibi yaşadıklarını ortaya koymuştur.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2019Generation y candidate teachers and social media
Şener, Gönül; Gündüzalp, Seda
The implications of technology era intertwined with the social media generation y to determine the characteristics of working life, productivity, would be helpful in terms of giving direction to the effectiveness and productivity are considered. In this study to determine the characteristics of being born Y generation of teachers who will start his career in a few years, aimed use of social media has become a part of daily life to predict the effects of the profession. Content analysis method which is frequently used in qualitative research is preferred in analyzing research data. The study group of the study consisted of 65 people composed of candidate teachers enrolled in the formation program. The research data were obtained by semi-structured interview form. As a result of the research; Candidates teacher in generation Y have personal priorities when appointed as teachers; perform myself, to provide personal development, to gain effective communication skills, equality and justice, family, order, being a leader, responsibility awareness, love and respect, material power, to gain prestige and help as listed. These candidate teachers stated that social media is often a time-consuming practice. On the positive side, they defined themselves as a way of updating themselves, accessing information and communicating effectively. Social media, which has a lot in our lives, have both positive and negative aspects for teachers. It can be suggested that candidate teachers called the Y generation use the positive aspects of social media and keep their negative side behind their professional life. In addition, the use of social media in accordance with personal and professional priorities can be seen as an increasing element of success.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleYalnız künye2019Sosyodemografik değişkenler ve namus adına kadına uygulanan şiddete yönelik tutum: üniversite gençliği üzerine bir araştırma
Tire, Olcay; Ozturk, Meral
Kadına yönelik şiddet, hem dünyanın hem de Türkiye’nin enönemli toplumsal sorunlarından biridir. Ataerkil kültürün birürünüolan kadına yönelik şiddetin sözde nedenlerinden birisi “namus”olgusudur. Namus kültürünün egemen olduğu toplumlarda kadınlarnamus adına sözel, psikolojik, cinsel ve fiziksel şiddete uğramakta hattanamus cinayetlerine kurban gitmektedirler. Namus adına kadınauygulanan şiddete yönelik tutumların sosyodemografik değişkenlerdenetkileneceği varsayımından hareketle bu araştırmanın amacı gelecektetoplumsal yapının belirleyicileri ve yön vericileri olacak olan üniversiteöğrencilerinin namus adına kadına uygulanan şiddete yöneliktutumlarının cinsiyet, okunulan alan, sınıf düzeyi, ailenin gelir düzeyi,gelinen bölge, anne-baba eğitim düzeyi gibi sosyo-demografik faktörleregöre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır.Araştırma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin farklı bölümlerindeokuyan tabakalı örnekleme ve kolayda örnekleme teknikleri ilebelirlenen 662 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada kişisel bilgi formuyanında Işık ve Sakallı-Uğurlu (2009) tarafından geliştirilen NamusAdına Kadına Uygulanan Şiddete Yönelik Tutum Ölçeği (NKUŞTÖ)kullanılmıştır. Verilerin analizi ikili gruplar için bağımsız örnekleme ttesti, üç ve daha fazla gruplar için tek yönlü varyans analizi ileyapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre genel olarak öğrencilerin namusadına kadına uygulanan şiddeti onaylamadıkları ancak erkekler, sağlıkve fen bilimleri alanında okuyanlar, birinci ve ikinci sınıf öğrencileri ile annesi okur-yazar olmayan öğrenciler namus adına kadına uygulananşiddete daha olumlu bakmaktadır. Gelir düzeyi, gelinen bölge ve babaeğitim düzeyine göre gruplar arasında farklılık yoktur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2019Hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin algılanan bakım davranışları ve empati eğilimleri
Önder, Eylem Yalçınkaya; Polat, Hilal Türkben; Serin, Emine Kaplan; Durmaz, Yadigar Çevik
Bu çalışma hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin bakım davranışlarını ve empatik eğilimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya 252 öğrenci (188 hemşirelik, 64 ebelik) katılmıştır. Bu çalışmaya katılan öğrencilerin çoğunu bayanlar oluşturmaktadır (201 kız, 51 erkek). Bu çalışmada very toplama aracı olarak ‘SosyoDemografik Anket Formu’, ‘Bakım Değerlendirme Anketi (Care-Q)’ ve ‘Empatik Eğilim Ölçeği’ uygulanmıştır. Veriler; betimleyici istatistikler, Kruskal Wallis testive Mann-Whitney U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, kız ve erkek öğrenciler arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ayrıca, hemşirelik öğrencilerinin empati eğilimlerinin ebelik bölümünde okuyan öğrencilere göre daha yüksek olmasına rağmen, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında empati eğilimleri açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Mesleğini isteyerek ve istemeden seçen öğrencilerin empati eğilimleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Beklendiği üzere, mesleklerini isteyerek seçenlerin empati eğilimi istekli olmayanlardan daha yüksek çıkmıştır. Öğrencilerin empati eğilimlerinin sınıf seviyelerine göre değişip değişmediği de incelenmiştir. 2.-3. sınıf, 3.-4. Sınıf ve 2.-4. Sınıf öğrencilerinin empati eğilimler iarasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ancak, 2. Sınıf öğrencilerinin empati eğiliminin diğerlerinden daha yüksek olduğu dikkat çekmektedir. Kız ve erkek öğrenciler arasında her bir bakım davranışı algısı alt grubu ve toplam bakım davranışı (Care-Q/Bakım-Q) puanları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Öte yandan, hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında toplam Care-Q/Bakım-Q puanları bakımından hemşirelik öğrencilerinin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Ek olarak, bakım davranışı ölçeğinin ‘ulaşılabilirlik’ ve ‘açıklamalar ve olanaklar’ alt boyutlarında hemşirelik ve ebelik öğrencileri arasında hemşirelik öğrencileri lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin kariyer tercihlerine göre bakım davranış algıları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Diğer bir deyişle, öğrencilerin okudukları bölümleri isteyerek ya da rastgele seçmelerinin (kariyer tercihleri) bakım değerlendirme davranışları üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır. Ayrıca, öğrencilerin bakım davranış algıları sınıf seviyelerine göre incelenmiş ve 2.-3. sınıf ile 3.-4. Sınıf öğrencileri arasında Care-Q/Bakım-Q testinin ‘ulaşılabilirlik’ alt boyutu açısından anlamlı bir fark tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex2TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Niyaz: tunceli’de kansız bir kurban geleneği
Kaval, Yılmaz; Taş, Sibel
Tarih öncesi çağlardan itibaren başladığı kabul edilen kurbangeleneği, yüzyıllar içinde değişerek, dönüşerek ve gelişerek günümüzekadar gelen ve bundan sonra da etkisini devam ettirecek olan birgelenektir. Manevi bir odak için kan dökülmesi suretiyle gerçekleştirilenkanlı kurban, toplumumuzda tercih edilen yaygın kurban biçimidir.Ancak toplumumuzun inanç pratikleri içinde kanlı kurbanın yanındakansız kurban geleneğinin de aktif kodlarını okumak mümkündür.Kansız kurban geleneğinin yoğun bir şekilde görüldüğü yerlerden biri deTunceli’dir. Eski çağlardan itibaren pek çok medeniyete ev sahipliğiyapan Tunceli ili köklü bir inanç yapısı ve ritüelleri olan bir yerleşimyeridir. Yöre insanı, dini törenler esnasında, kutsal günlerde ve aracısızbir şekilde Hakk’a yakarmak, dileğini iletmek istediğinde mutlaka un,tereyağı, su veya süt ile yoğrulan bir çeşit çörek olan niyazı pişirmekte vedağıtmaktadır. Kutsal niyaz ekmeği aile bireylerine, akrabalara vekomşulara dağıtıldığı gibi kutsal mekanlarda çeşitli kuruyemişler vemeyve ile birlikte halihazırda orada bulunan kişilere de dağıtılmaktadır.Niyaz dağıtma, pişirilmesine niyet edilmesinden itibaren çeşitli maneviaşamalar ve eylem biçimleri içeren bir ritüeldir.Bu çalışmada Tunceli yöresinde çok eski dönemlerden itibarengörülen kansız kurban geleneği ve bu gelenek içinde yer alan niyazdağıtma pratiği ele alınmıştır. Bu çalışmada, yörede kutsal niyazekmeğinin yapıldığı zamanlar, dağıtıldığı mekânlar ve bu uygulamasırasında gerçekleştirilen ritüeller değerlendirilmeye tabi tutularak budinsel pratiğin halkın inanç sistemi içindeki yeri açıklığakavuşturulmuştur.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2019Türkçe-arapça manzum sözlüklerimizden tuhfe-i hâcibî
Uz, Özkan
Genellikle medreselerde ve sıbyan mekteplerinde, okula yenibaşlayan öğrenciler için hazırlanan manzum sözlükler, sözlük bilimi,eğitim bilimleri, çocuk edebiyatı alanları için önemli metinlerdir. Sonzamanlarda manzum sözlük türüyle ilgili yapılan çalışmalar, bu türdekieserlerin bir hayli fazla olduğunu ve edebî zenginlik açısından ne kadarönemli eserler olduklarını göstermektedir. Manzum sözlüklerin TürkçeArapça, Türkçe-Farsça şeklinde iki dilli örnekleri olabildiği gibi TürkçeArapça-Farsça şeklinde üç dilli örnekleri de görülmektedir.Tuhfe-i Hâcibî, elimizdeki bilgilere göre Muhlis Halil Bey tarafındanyazılmış ve H.1223 / M.1808 yılında müstensih İshak b. Halil b. Osmantarafından da istinsah edilmiş Arapça-Türkçe manzum bir sözlüktür.Mesnevî nazım şekliyle yazılan eser, 135 beyitten oluşmaktadır. Manzumsözlükler, genelde Sıbyan mekteplerinde okutulmak üzere Kur’an-ıKerim’i okumak ve anlayabilmek amacıyla hazırlanmıştır. Tuhfe-iHâcibî’nin sözlük kısmında bu amacın dışında, dinî kelimelerden çokgündelik hayata ait kelime ve kelime gruplarına yer verilmiştir. Genelliklehayvan, bitki, renk, kavram gibi isim türünde kelimelere yer verildiği gibisıfat, fiil, fiil mastarı türünden çok sayıda kelimeye de yer verildiğigörülmektedir. 516 Arapça kelimenin Türkçe karşılığının verildiği bueser, diğer manzum sözlükler gibi devrin dil ve eğitim anlayışı hakkındafikir edinme açısından önem taşımaktadır. Bu makalede, manzumsözlükler ve Hâcibî hakkında kısa bilgiler verilecek ve eserin çeviri yazımetni edebiyatımıza kazandırılarak araştırmacıların istifadesinesunulacaktır.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2019The Mediating Role of Power Distance in the Effect of Organizational Culture Teams on the Personnel Empowerment
Gün, Gül
Personnel empowerment, which is influenced by organizational culture, is an important factor for motivation. As a participatory management, personnel empowerment is defined as authorization and empowerment of lower-level employees to make decisions. Hofstede's power distance from cultural dimensions; is explained by emphasizing the power relationship between people. For empowerment practice, it is desired that the level of power in organizations is at a low level. If there is a high level of power in an organization and employees have this culture, then empowerment practices remain very limited. In this context, this study, conducted in textile enterprises, examines whether the power distance has an intermediary role in the influence of organizational culture types on employee empowerment. For this purpose, the required data were collected by surveying employees from textile enterprises operating in Tunceli province. Correlation and a Structural Equation modelling were applied to all 314 of the data obtained. According to the results of this analysis, the findings supporting the basic hypothesis obtained are that culture of adhocracy and personnel empowerment are mediated by the national cultural power distance dimension.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2019Congo Red Effects on Detoxification and Metabolic Enzymes in Rainbow Trout (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792)
Danabaş, Durali; Yildirim, Nuran Cikcikoglu; Yildirim, Numan; Aksu, Önder
The aim of this study was to evaluate the activities of the biotransformation enzymes (Glutatyon STransferase (GST) and cytochrome P450 (CYP1A1)) and metabolic enzyme (Lactatedehydrogenase-LDH) in the liver of rainbow trout (Oncorhynchus mykiss) after 24 and 48 hourexposure to 0.5, 1.0 and, 2.0 mg l-1 of Congo red (CR). Enzyme activities were determined by usingcommercial kits with ELISA method. Congo red altered the activities of GST, CYP1A, and LDHenzymes in liver tissue of O. mykiss in a dose-dependent manner. The statistical differences in GSTactivities among the groups for 24 and 48 h were significant, but, LDH activities were significantfor only 24 h. Exposure duration of CR didn’t affect the biochemical response of rainbow trout.Thus, CR exposure changed the biotransformation and metabolic enzymes, and the changes of theseenzymes activities may be used as a potential bioindicator of the CR exposure.
- MakaleAçık Erişim2019Doğal afet durumu için cbs tabanlı maksimum kapsama yerleşim modeli: tunceli örneği
Celik, Erkan; Özceylan, Eren; Mete, Süleyman; Özkan, Barış
Afet zamanlarında insani lojistik açısından afetzedelerin barınma yerlerine erişimi önemli bir problemdir. İnsani lojistik yönetiminin önündeki en büyük zorluklardan biri de fazla sayıdaki afetzedelerin koordinasyonudur. Özellikle, olay mahallindeki mekânsal verinin eksikliği etkin bir planlamanın önündeki en büyük engellerden biridir. Bu çalışmada, afet zamanlarında kullanılmak üzere potansiyel afetzedelerin ilgili barınaklara atanması için Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) tabanlı bir çözüm yaklaşımı önerilmiştir. Ulaşılan afetzede sayısını maksimize etmek için ArcGIS’in maksimum kapsama yerleşim modeli kullanılmış ve Tunceli ili üzerinde test edilmiştir. Tunceli şehir merkezindeki 2.121 adet binaya 31.076 kişi, nüfus olarak atanmış ve 5 barınma merkezi ile model çalıştırılmıştır. Daha sonra farklı sayıda barınma merkezi ve kapsama alanları altında senaryo analizleri gerçekleştirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. Elde edilen sonuçlar, önerilen modelin afetzedelerin barınma merkezlerine atanmasında etkin bir araç olduğunu göstermiştir.
AtıfOpenAlex4TR Dizin2
İncele

















